Diplomasi
Bu bir ‘haklıyken nasıl haksız çıkılır’ hikâyesi…

NATO tarihindeki en büyük skandallardan biri olan, Yunanistan’ın Türk jetlerine S-300 kilidi atması olayı sonrası Erdoğan’ın yaptığı “İzmir’i unutma…” ve “Adaları işgal etmeniz falan bizi bağlamaz… bir gece ansızın gelebiliriz…” açıklaması yeni bir tartışma açtı.
Ankara ile Atina arasındaki gerginliğin rutin sayılmasına ve yıllardır Ege hava sahasında süren “it dalaşı”na rağmen geçen hafta Yunanistan’ın Doğu Akdeniz’de görev yapan Türk jetlerine S-300 radarlarını kilitlemesi alışıldık bir durum değil. Yunanistan bu adımıyla S-300’leri aktif hale getirdiğini açığa çıkarmış ve konuşlandırdığı yer açısından Ege’deki hava sahası sorununu Doğu Akdeniz’e taşımış oldu. Öte yandan bu cüretkâr ve provokatif adımıyla ne kadar ileri gidebileceğinin de ip ucunu verdi.
Gelişme üzerine, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, 3 Eylül cumartesi günü Samsun’da katıldığı etkinlikte, Yunanistan’ı sert bir dille eleştirdi: “(FETÖ) Şimdi nerede? Pensilvanya’da. Kimin beslemesi? Amerika’nın. Kimin dost, kimin de karşımızda olduğunu iyi bilmemiz lazım. Şu anda bu Amerika, Dedeağaç’a, Yunanistan’a silahları gönderiyor mu? Uçakları gönderiyor mu? Oradan S-300’lerle bizi tehdide kalkışıyor mu? Ey Yunan, bak tarihe bak, tarihe dön, çok daha fazla ileri gidersen bunun bedeli ağır olur, ağır. Yunanistan’a bizim tek cümlemiz var, İzmir’i unutma. (…) Adaları işgal etmeniz falan bizi bağlamaz, vakti saati geldiğinde gereğini yaparız. Hani diyoruz ya, bir gece ansızın gelebiliriz. (…) Mücadelemiz zor olacak, çok fedakarlıklar gerektirecek ve bir bedeli olacak.”
‘İşgal edilen’ adalar hangileri
Erdoğan’ın açıklamasındaki “Bir gece ansızın gelebiliriz” cümlesi Yunanistan ve Batı’da çokça gürültü kopardı. Ancak daha dikkat çekici olan “işgal” açıklamasının üzerinde yeterince durulmadı. Önemli, çünkü bugüne kadar, Ege adalarının Yunanistan tarafından işgal edildiğine yönelik Türkiye’nin resmi bir söylemi olmadı. Türkiye hep, silahsızlandırılması koşuluyla Yunanistan’a bırakılan adaların, anlaşmalara aykırı bir biçimde silahlandırılmasına itiraz ede geldi. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu da en son 7 Haziran’da konuya değindiği açıklamasında “işgal”den bahsetmedi, “İhlalden vazgeçmezlerse adaların egemenliği tartışmaya açacaklarını” söyledi.
Erdoğan’ın, statüsü anlaşmalarla belirlenmemiş Eşek ve Bulamaç adaları ile 152 adacık ve kayalığı kastetmiş olması ihtimal dahilinde. Önemli anlaşmazlık konularından biri olan bu mesele geçmişte iki ülkeyi 1996’da Kardak’ta savaşın eşiğine getirmişti. Yunanistan’ın bu ada ve adacıklardan bazılarına bayrak çektiği, deniz feneri diktiği yani “işgal ettiği” bilinen bir durum. Türkiye de bu statüsü belirsiz ada-adacıklar sorununun müzakerelerle çözülmesi gerektiğini savundu. Eğer Erdoğan’ın “işgal” altında olduğunu söylediği adalar, bu statüsü belirsiz adalarsa, yeni bir durum yok demektir. Ancak öyle olmadığını düşündürten bazı sebepler var.
Birincisi Erdoğan’ın üslubundaki sertlik, ikincisi Çavuşoğlu’nun “egemenliğini tartışmaya açma” açıklaması, ki işgal edildiğini savunduğunuz bir adanın egemenliğini otomatik olarak tartışmaya açmış sayılırsınız, üçüncüsü ve en barizi Ülkü Ocakları başkanının MHP lideri Devlet Bahçeli’ye hediye ettiği, Bahçeli’nin de birlikte poz verdiği harita. Haritada, Girit, Rodos, Midilli, Sakız, Samos gibi silahsızlandırılması koşuluyla Yunanistan’a bırakılan adalar, Türkiye’nin egemenliğinde görünüyor. O harita Yunanistan’da tepki çekmiş ve Yunanistan Başbakanı Miçatokis, “(Harita) bir aşırıcının ateşli rüyası mı yoksa Türkiye’nin resmi politikası mı” diye sormuştu. Dördüncüsü, Yunan tarafının da açıklamaları aynı perspektiften görmesi ve Miçatokis’in “Yunan egemenlik haklarına kuşku ile bakılmasının asla kabul edilebilecek bir davranış olmadığını” savunması. Beşincisi ve sonuncusu, kanaatimce en kritik olanı ise bölgedeki yeni saflaşma. Yani ABD’nin Yunanistan’a yaptığı yığınaklarla ülkeyi koskoca bir askeri üs haline getirmesi. Türkiye, yeni duruma göre pozisyonunu yeniden gözden geçiriyor olabilir.
Açıklama Batı’da nasıl göründü
Bu yeni durum ve Türkiye’nin pozisyonuna geçmeden önce Erdoğan’ın açıklamalarının muhatabı Yunanistan ve Batı kamuoyunda nasıl yankılandığına bakalım.
Rum basınında “Erdoğan bize de geliyormuş” gibi alaycı yorumlara rastlanmakla beraber hem Yunan hem de Avrupa basını, Erdoğan’ın sert çıkışını seçim gündemine bağlayarak yorumladı. Analizlerde “Erdoğan’ın gerek iç politika ve ekonomi konularında gerekse Suriye gibi dış politikada çektiği sıkıntılara karşı Yunanistan cephesini sıcak tutmaya özen gösterdiği” öne sürüldü. Ekathimerini, diplomatik kaynaklara dayandırarak Yunan hükümet yetkililerinin de Türkiye ile en azından Haziran 2023 seçimlerine kadar sürebilecek “yüksek gerilimli bir döneme hazırlandığı”nı yazdı ve ekledi: “En azından Yunanistan, Türk kuvvetlerinin yüksek alarm durumuna geçtiğine dair hiçbir işaret görmedi.”
İngiliz Daily Mail, konuyla ilgili haberinde, “Türkiye’nin otoriter hükümdarı Akdeniz’de Yunanistan ile bir savaş mı planlıyor” başlığını kullanırken, “Erdoğan, 20 yıllık iktidarının en büyük seçim sınavına hazırlanırken son zamanlarda dış politika konusundaki söyleminin dozunu yükseltti” yorumunda bulundu.
Washington Post ise, ilgili haberine şu yorumu iliştirdi: “Yunanistan Başbakanı Miçatokis’in yaptığı gibi Erdoğan da gelecek yıl seçimlerle karşı karşıya ve Yunanistan’a karşı söylemin dozunu artırması Türkiye’nin ekonomik sıkıntıları arasında milliyetçi tabanını seferber edecek.”
Alman Tagesspiegel de “Erdoğan, seçim öncesinde artırdığı Batı karşıtı söylemi dikkatleri sadece Türkiye’deki ekonomik krizden ve danışmanlarına yönelik yolsuzluk suçlamalarından uzaklaştırmak için kullanmıyor. Erdoğan’ın Yunanistan’a ve ABD’ye yönelttiği, tonunu kendi belirlediği sert sözler, gündemi muhalefetin değil de kendisinin belirlemesine hizmet ediyor” yorumunda bulundu.
Yunanistan’a destek yağdı
Erdoğan’ın sert açıklamaları, her ne kadar iç gündeme bağlandıysa da en önemli taktiği Batı ülkelerini yanına çekmek olan Yunanistan’a fayda sağladığı çok açık. Nitekim Yunanistan Avrupa Birliği (AB), NATO ve Birleşmiş Milletler’e (BM) birer mektup göndererek Türkiye’nin tutumunu kınamalarını istedi. Yunan basınına göre mektupta Erdoğan’ın açıklamalarının “açıkça tehdit edici”, “tahrik edici” ve “kabul edilemez” olduğu ifade edildi.
Avrupa Birliği Komisyonu Sözcüsü Peter Stano, konuyla ilgili, “Türkiye’nin siyasi liderliğinin Yunanistan’a ve Yunan halkına karşı bu düşmanca açıklamalarından haberdarız. Bunlar ciddi endişe kaynağıdır” derken, ABD Dışişleri Bakanlığı da “Yunanistan’ın bu adalar üzerindeki egemenliğinin tartışılması söz konusu değildir” açıklaması yaptı. Fransa Dışişleri Bakanı Cathrine Colonna’nın Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile ortak basın toplantısında “gerginliği tırmandıran söylemlerden uzak durulmasını” söylemesi ve daha sonra yaptığı açıklamada “Yunanistan’ın egemenliğine yönelik Türkiye’den bir saldırı gelmesi halinde Fransa Atina’yı destekleyici bir tutum içinde olacaktır” demesi, AB Dönem Başkanı Çek Cumhuriyeti’nin dışişleri bakanlığının “Türkiye’nin tehditkar söylemlerini” eleştiren açıklaması Atina’da memnuniyet yarattı.
Bu bir haklıyken nasıl haksız pozisyona düşülür hikayesi… Özetle; “Rus silahını” bir NATO üyesine karşı kullanan ve Ege’deki hava mücadelesini Doğu Akdeniz’e taşıyarak yeni bir kriz başlatan Yunanistan, sınırları tehdit edilen mağdur pozisyonuna yerleşmiş oldu.
Mevcut kapasitesiyle Türkiye gibi bir “düşmanla” yüzleşemeyeceğini bilen Yunanistan’ın bütün yatırımı, kendisini stratejik ve askeri açıdan “vazgeçilmez ülke” olarak konumlandırma üzerine. Bu çerçevede, Türkiye’nin sorun yaşadığı tüm ülkelerle ilişkisini sıcak tutuyor, maliyesinin çok üzerinde olsa da Fransa’dan Rafale savaş uçağı alıyor yetmiyor, Türkiye’nin dışlandığı F-35 uçaklarını almak için sıraya giriyor. Yunan topraklarının yeni Amerikan üslerine açılması ve mevcut üslerin de genişletilmesine izin verilmesi hepsi bu politikanın bir parçası. Atina, Amerikan üsleri ve Batı silahlarıyla Ege ve Doğu Akdeniz’de Türkiye’den daha güçlü bir konuma yükseleceğini düşünüyor. Atina’nın politikasının diğer yönü de “Türk saldırganlığının kurbanı” olduğu savıyla her konuda, ABD ve AB’nin Türkiye’ye tepki vermesini talep etmek. Bu konuda epey başarılı olduğunu da kabul etmek lazım. Konumuz, Yunanistan’ın önünde sonunda en çok zararı Yunan halkının göreceği üçüncü ülkelerden “himaye” talebi olmadığı için tekrar başa Erdoğan’ın açıklamalarına dönelim.
‘Esas düşman’ saptaması
Erdoğan’ın açıklaması, eğer ki iddia edildiği gibi seçim yatırımı değilse, bölgedeki yeni duruma göre konumlanmanın ilk işareti olabilir. Her ne kadar söz konusu açıklamada “Yunanistan” öne çıksa da daha kritik olanı ABD ile ilgili söyledikleri: “(FETÖ) Şimdi nerede? Pensilvanya’da. Kimin beslemesi? Amerika’nın. Kimin dost, kimin de karşımızda olduğunu iyi bilmemiz lazım. Şu anda bu Amerika, Dedeağaç’a, Yunanistan’a silahları gönderiyor mu? Uçakları gönderiyor mu? Oradan S-300’lerle bizi tehdide kalkışıyor mu?” Yani, FETÖ ve Yunanistan sadece ABD’nin piyonu, Türkiye’nin karşısındaki esas “düşman” ise ABD. Bu özet, niyet okuma değil. Zaten Erdoğan Haziran ayında, ABD’nin Yunanistan’daki üslerinin Türkiye’ye karşı kurulduğunu söylemişti: “Şu anda 9 tane Amerikan üssü Yunanistan’da kuruldu. Peki bu üsler kime karşı kuruluyor? Verdikleri cevap; Rusya’ya karşı. Bunu yemezler, kusura bakmasınlar.”
Ak Parti hükümeti, bölgedeki yeni durumu Erdoğan’ın ifade ettiği gibi okuyorsa Yunan adalarının egemenliğini tartışmaya açmak, uçuk bir strateji sayılmaz. Yani “düşman” gelmiş kapına yığınak yapıyorsa savunma hattını çekebileceğin en ileri noktaya çekersin. Böylece ülke toprakları en azından ilk aşamada, “çatışma alanı” olmaktan kurtulur. Durum buysa, yani Ak Parti hükümeti ABD’yi sınıra yığınak yapan “düşman” olarak görüyor ve ona göre pozisyon belirliyorsa, artık dalga konusu haline gelen hamasetle soruna çözüm bulması imkansız. Adalar meselesi stratejik olarak ölüm kalım meselesi ise ve tüm seçenekler tükenmiş, tek çözümü de sonu sıcak çatışmaya varabilecek bir yola girmekse, “ha geldim, ha gelicem” diye tehdit etmek yerine “bir gece ansızın gidersin.”
Hayır, “En iyi zafer savaşmadan kazanılandır” deniliyorsa da “bir gece ansızın gelebiliriz” demenin yine bir anlamı yok. O zaman da buna uygun davranmak yani soğuk kanlı kalmak, çıkar birliğine dayalı bölgesel ittifaklar inşa etmek, diplomasi savaşını yürütecek kadroları örgütlemek gerekiyor. Örneğin, Türkiye-Libya deniz sınırı anlaşmasını doğru bulmadığını ima eden “Benim düşünceme göre, Türkiye ile İsrail arasında bir deniz sınırı yoktur” diyen Denizcilik, Havacılık ve Hudut İşlerinden Sorumlu Genel Müdür Çağatay Erciyes, kime karşı, hangi diplomatik mücadeleyi verecek? Bu tespit, Erciyes’in şahsına yönelik değil, nitekim kendisinin daha faydalı olacağı bir alan mutlaka vardır, ancak bulunduğu pozisyon ile savunduğu şey arasında uçurum var. Bu kamuoyuna yansıyan, sadece bir örnek.
Pozisyondaki çelişkiler
Öte yandan Türkiye, Erdoğan’ın “FETÖ, Yunanistan ve ABD” ile ilgili tespitine uygun pozisyon alıyor mu? ABD’nin liderliğindeki NATO’yu ve politikalarını savunurken ABD ile mücadele edildiği/edileceği iddiası koca bir çelişki değil mi? Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan’la ışık hızında ilerleyen “normalleşme” süreci, sıra Doğu Akdeniz’deki en olası iki müttefikimiz Mısır ve Suriye’ye gelince neden kağnı hızında ilerliyor? 100 yıl önce başarısızlığı bir kez kanıtlanan “denge politikası”nın bugün zafer getirme ihtimali var mı? Bu soruların yanıtları herkesin malumu ve aynı zamanda Ege ve Doğu Akdeniz’de hakkaniyete dayalı paylaşımı savunan taraf olmasına rağmen Türkiye’nin neden yalnız kaldığını da açıklıyor.
Amaç, bağcıyı dövmek değil de üzüm yemekse, çelişkinin en aza indiği bir politika belirlemek, o politikada ısrar etmek, kararlı bir tutum geliştirmek, gidilebilecek tüm yolları denemek gerekiyor. Tabi bir de “rakibin” hanesine yazılan golleri atmayı artık bırakmak lazım.
Diplomasi
BRICS Zirvesi: 13 dünya lideri Hindistan’da buluşuyor. Kimler geliyor, beklentiler ne?

Dünya liderleri BRICS Zirvesi kapsamında Yeni Delhi’de bir araya geliyor.
Başkent Yeni Delhi, cuma gününden itibaren BRICS Liderler Zirvesi için 12 devlet veya hükümet başkanını ağırlayacak. Ülkeler ve uluslararası kuruluşlardan gelecek 17 ayrı heyete ise dışişleri bakanları ve devlet başkan yardımcıları dahil olmak üzere farklı düzeylerde yetkililer başkanlık edecek.
Liderler, zirvenin gerçekleştirileceği iki gün olan cumartesi ve pazar günü yapılacak görüşmelere katılacak. BRICS, 11 üye ülke ve 10 ortak ülkeden oluşuyor.
Başbakan Narendra Modi, aralarında Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ve İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın da bulunduğu en az 15 konuk lider ve üst düzey yetkiliyle ikili görüşmeler gerçekleştirecek. Cumhurbaşkanı Droupadi Murmu da Pezeşkiyan ile görüşecek.
ThePrint, Hindistan’ın zirveye katılan heyetlerle ilişkilerinin mevcut durumunu ve görüşmelerde hangi konuların gündeme gelmesinin beklendiğini derledi:
Brezilya
Brezilya heyetine, cuma günü Yeni Delhi’ye ulaşan Dışişleri Bakanı Mauro Vieira başkanlık ediyor. Güney Amerika ülkesinde devlet başkanlığı seçimlerinin ekim ayının ilk haftasında yapılacak olması nedeniyle Devlet Başkanı Luiz Inacio Lula da Silva zirveye katılmayacak.
Lula, şubat ayında AI Impact Summit için Hindistan’a gelmiş ve Başbakan Modi ile ikili bir görüşme gerçekleştirmişti. Hindistan-Brezilya ilişkileri son bir yılda daha da yoğunlaştı. Modi geçen yıl BRICS Zirvesi için Rio de Janeiro’ya gitmişti.
İki ülke ayrıca Güney Amerika ticaret bloğu Mercosur ile Hindistan arasındaki tercihli ticaret anlaşmasının 2026 sonuna kadar genişletilmesi hedefini belirledi.
Vieira’nın zirve sırasında Modi ile görüşmesi mümkün olsa da şu ana kadar resmi bir görüşme planlanmış değil.
Rusya
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin cuma günü erken saatlerde Yeni Delhi’ye ulaştı ve saat 15.30’da Modi ile zirve kapsamındaki ilk ikili görüşmeyi gerçekleştirdi.
Putin Hindistan’ı son olarak Aralık 2025’te yıllık Hindistan-Rusya Zirvesi için ziyaret etmişti.
Bu, iki liderin bu yılki ikinci görüşmesi oldu ve yaklaşık 45 dk sürdü. Modi ve Putin geçen ay Kırgızistan’da düzenlenen Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) Zirvesi’nin marjında da bir araya gelmişti.
Modi’nin bu yılın ilerleyen dönemlerinde yıllık zirve için Rusya’ya gitmesi de planlanıyor.
İki tarafın ekonomik ve stratejik ilişkilerin derinleştirilmesine odaklanması bekleniyor.
Çin
Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, yedi yıl aradan sonra ilk kez Hindistan’ı ziyaret ediyor. Bu aynı zamanda iki ülkenin 2020’de Doğu Ladakh’taki Galwan bölgesinde yaşadığı çatışmalardan bu yana Xi’nin Hindistan’a yaptığı ilk ziyaret.
Xi’nin ziyareti, iki ülke arasındaki ilişkilerin istikrara kavuşturulması sürecinin devamı açısından kritik önem taşıyor.
Modi, Ağustos 2025’te Tianjin’de düzenlenen ŞİÖ Zirvesi için Çin’e gitmişti.
Hindistan-Çin ilişkileri, iki ülkenin Ekim 2024’te Fiili Kontrol Hattı (LAC) boyunca sürtüşme yaşanan bölgelerde karşılıklı olarak askerleri geri çekme konusunda anlaşmasından bu yana geçen iki yılda iyileşti.
Modi ve Xi’nin cumartesi günü saat 17.45’te liderler zirvesinin marjında ikili görüşme gerçekleştirmesi planlanıyor.
Bu, iki liderin Ekim 2024’ten bu yana yapacağı üçüncü ikili görüşme olacak.
Güney Afrika
Güney Afrika heyetine Devlet Başkanı Cyril Ramaphosa başkanlık edecek.
Modi ve Ramaphosa’nın pazar günü saat 16.10’da ikili görüşme gerçekleştirmesi planlanıyor.
Modi son yıllarda Güney Afrika’yı birkaç kez ziyaret etti. 2023’te Johannesburg’da düzenlenen BRICS Zirvesi’ne ve geçen yıl Güney Afrika’nın ev sahipliği yaptığı G20 Zirvesi’ne katıldı.
Güney Afrika, 2011’de BRIC grubuna katılarak oluşumun BRICS adını almasını sağlamıştı.
Mısır
Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, BRICS Zirvesi için cuma günü geç saatlerde Hindistan’a ulaşacak.
Bu, Sisi’nin Eylül 2023’te düzenlenen G20 Liderler Zirvesi’nden bu yana Hindistan’a yapacağı ilk ziyaret olacak. Sisi ayrıca Ocak 2023’te Hindistan’ın Cumhuriyet Günü kutlamalarının onur konuğu olmuştu.
İki ülke aynı yıl ilişkilerini “stratejik ortaklık” seviyesine yükseltti.
Bununla birlikte Modi ve Sisi son bir buçuk yıl içinde yalnızca bir kez, bu yıl G7 kapsamında gerçekleştirilen kısa bir görüşmede bir araya geldi.
Modi ile Sisi, pazar günü saat 15.30’da zirvenin marjında ikili görüşme gerçekleştirecek.
Etiyopya
Etiyopya heyetine Başbakan Abiy Ahmed başkanlık edecek.
Hindistan-Etiyopya ilişkileri son yıllarda gelişme gösterdi. Modi, Aralık 2025’te Afrika ülkesine ilk ikili ziyaretini gerçekleştirmiş ve kendisine “Etiyopya Büyük Nişanı” takdim edilmişti.
Bu görüşme, iki liderin son bir yıl içindeki ikinci buluşması olacak.
Modi ve Ahmed cumartesi günü saat 10.00’da ikili görüşme gerçekleştirecek.
İran
Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, 2024’te İran Cumhurbaşkanı olmasından bu yana Hindistan’a ilk ziyaretini gerçekleştiriyor.
Pezeşkiyan, ülkesini ABD ile devam eden çatışma sürecinde yönetiyor. Modi ile Pezeşkiyan geçen ay Bişkek’te düzenlenen ŞİÖ Zirvesi’nin marjında görüşmüştü.
İki lider Batı Asya’daki durum konusunda temaslarını sürdürüyor.
İran, 2019’daki ABD yaptırımlarının ekonomik ilişkileri olumsuz etkilemesine rağmen Hindistan açısından önemli bir bölgesel ortak olmayı sürdürüyor.
Hindistan açısından İran’la daha derin bir angajman, zirve sonrasında tüm BRICS üyelerinin üzerinde uzlaşacağı bir liderler bildirisi yayımlanabilmesi bakımından da önem taşıyor.
Modi ve Pezeşkiyan cuma akşamı ikili görüşme gerçekleştirecek.
İran Cumhurbaşkanı ayrıca cumartesi günü saat 11.30’da Cumhurbaşkanı Murmu ile görüşecek.
Birleşik Arap Emirlikleri
Abu Dabi Veliaht Prensi Halid bin Muhammed bin Zayid Al Nahyan, BAE heyetine başkanlık edecek.
Bu, kendisinin şubat ayında AI Impact Summit için BAE heyetine başkanlık etmesinin ardından bu yıl Hindistan’a yapacağı ikinci ziyaret olacak.
BAE, Hindistan’ın Batı Asya’daki en yakın stratejik ortaklarından biri haline geldi.
Modi, bölgedeki çatışmaların yoğunluğunun azaldığı bu yıl içerisinde BAE’yi ziyaret etmişti.
BAE ile İran, bölgedeki çatışmada karşıt taraflarda yer alıyor.
Suudi Arabistan
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan Al Suud, krallığın Hindistan’a göndereceği heyete başkanlık edecek.
Suudi heyeti, cumartesi günü geç saatlerde gelmesi planlanan son heyet olacak.
Suudi Arabistan BRICS üyeliğini kabul ettiğini gruba resmi olarak bildirmemiş olsa da Riyad, BRICS toplantılarına ve çalışma gruplarına katılmaya davet edilmeye devam ediyor.
Dışişleri Bakanı, pazar günü düzenlenecek genişletilmiş katılımlı zirve toplantısına katılacak.
Endonezya
Endonezya Devlet Başkanı Prabowo Subianto, Ocak 2025’te Hindistan Cumhuriyet Günü’nün onur konuğu olarak gerçekleştirdiği son ziyaretin ardından yeniden Hindistan’a gelecek.
Prabowo o dönemde resmi devlet ziyareti kapsamında davet edilmiş ve Hindistan’da dört gün kalmıştı.
Hindistan-Endonezya ilişkileri son yıllarda daha da gelişti.
2022’de G20 dönem başkanlığını yürüten Endonezya, Bali’de düzenlenen zirveye ev sahipliği yapmıştı. Modi ile Xi, o zirvedeki akşam yemeğinde kısa bir görüşme gerçekleştirmişti. Bu görüşme, Galwan çatışmalarından bu yana iki lider arasındaki ilk temas olmuştu.
Modi, Hindistan’ın G20 Liderler Zirvesi’ne ev sahipliği yapmasından kısa süre önce, Eylül 2023’te ASEAN-Hindistan Zirvesi ve bağlantılı toplantılar için Endonezya’yı ziyaret etmişti.
BRICS Zirvesi sırasında Modi ile Prabowo arasında planlanmış resmi bir ikili görüşme bulunmuyor. Ancak iki liderin iki günlük zirve sırasında kısa bir görüşme gerçekleştirmesi bekleniyor.
Endonezya, Ocak 2025’te gruba katılarak BRICS’in en yeni üyesi oldu.
Ortak ülke heyetleri
BRICS’in 11 üyesinin yanı sıra, zirveye 10 ortak ülke de davet edildi.
Başbakan Modi, bu ülkelerin bazı liderleriyle de ikili görüşmeler gerçekleştirecek.
Belarus
Doğu Avrupa ülkesi Belarus’u Dışişleri Bakanı Maksim Rıjenkov temsil edecek.
Hindistan-Belarus ilişkileri son yıllarda gelişti. Birçok Hint şirketi, askeri teçhizat satın almak amacıyla Belaruslu savunma şirketleriyle ortaklıklar kurdu.
Belarus aynı zamanda Avrasya Ekonomik Birliği’nin (AEB) önemli üyelerinden biri.
Hindistan, AEB ile serbest ticaret anlaşması müzakereleri yürütüyor.
Belarus ayrıca 2024 yılında ŞİÖ’ye katıldı.
Bolivya
Bolivya’yı, ülkenin Yeni Delhi Büyükelçiliği Maslahatgüzarı Arlette Garcia temsil edecek.
Güney Amerika ülkesi BRICS’e katılmak istediğini daha önce açıklamıştı.
Hindistan Cumhurbaşkanı Ram Nath Kovind, 2019’da Bolivya’ya resmi bir ziyaret gerçekleştirmişti. Bu, bir Hindistan cumhurbaşkanının ülkeye yaptığı ilk ziyaretti.
Hindistan’ın La Paz’da büyükelçiliği bulunuyor.
Küba
Küba heyetine Dışişleri Bakanı Bruno Rodriguez Parrilla başkanlık edecek.
Küba, Batı Yarımküre’deki son büyük komünist ülke olmayı sürdürüyor.
Ülke son aylarda ABD’nin sert yakıt ve petrol ablukasıyla karşı karşıya kaldı. Washington, Havana’daki hükümeti değiştirmeyi ya da hükümeti müzakereye zorlamayı amaçlıyor.
Kazakistan
Kazakistan heyetine Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev başkanlık edecek.
Tokayev, pazar günü düzenlenecek genişletilmiş zirvede Avrasya Ekonomik Birliği’ni de temsil edecek.
Modi ile Tokayev’in pazar günü saat 14.30’da Bharat Mandapam’da ikili görüşme gerçekleştirmesi planlanıyor.
Tokayev, Yeni Delhi’den Güney Kore’ye geçerek Seul’e resmi bir devlet ziyareti gerçekleştirecek.
Malezya
Malezya Başbakanı Enver İbrahim, BRICS genişletilmiş zirvesinde ülkesinin heyetine başkanlık edecek.
Enver İbrahim başbakan olarak Hindistan’a ilk ziyaretini 2024’te gerçekleştirmiş, Modi ise bu yıl şubat ayında Malezya’ya bağımsız bir ikili ziyaret yapmıştı.
Modi’nin geçen yıl Malezya’nın ev sahipliği yaptığı ASEAN Zirvesi’ne katılması planlanmıştı ancak onun yerine Dışişleri Bakanı S. Jaishankar ülkeye gitmişti.
Modi ve İbrahim cumartesi günü saat 10.30’da ikili görüşme gerçekleştirecek.
Nijerya
Nijerya heyetine Devlet Başkan Yardımcısı Kashim Shettima başkanlık edecek.
Shettima ile Modi, pazar günü saat 17.10’da ikili görüşme gerçekleştirecek.
Nijerya, Hindistan açısından önemli bir enerji ortağı haline geldi.
Modi, Kasım 2024’te Nijerya’yı ziyaret etmiş ve kendisine “Nijer Nişanı Büyük Komutanı” unvanı verilmişti.
Tayland
Tayland heyetine Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Sihasak Phuangketkeow başkanlık edecek.
Tayland geçen yıl BRICS ortak ülkesi oldu.
Modi, Nisan 2025’te BIMSTEC Zirvesi için Bangkok’u ziyaret etmişti.
Tayland, Hindistan ve bölgedeki diğer ülkelerle birlikte BIMSTEC üyesi.
Hindistan ile Tayland arasında ayrıca yakın kültürel bağlar bulunuyor. Hindistan’dan çeşitli Budist kutsal emanetleri daha önce Tayland’a gönderilmişti.
Uganda
Uganda heyetine Devlet Başkan Yardımcısı Jessica Alupo başkanlık edecek.
Modi, zirve kapsamındaki son ikili görüşmesini pazar günü saat 17.40’ta Alupo ile gerçekleştirecek.
Modi 2018’de Uganda’yı ziyaret etmiş ve ülke parlamentosuna hitap etmişti.
Bu konuşmasında Hindistan’ın Afrika ile ilişkilerinde izlenecek 10 temel ilkeyi açıklamıştı.
Özbekistan
Özbekistan heyetine Başbakan Yardımcısı ve Ekonomi Bakanı Jamshid Kuchkarov başkanlık edecek.
Modi geçen ay bağımsız bir ikili ziyaret kapsamında Özbekistan’a gitmiş ve Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev ile görüşmüştü.
Özbekistan, Hindistan’ın Orta Asya’ya yönelik açılımında kilit ortaklardan biri olmayı sürdürüyor.
Vietnam
Vietnam heyetine Başbakan Le Minh Hung başkanlık ediyor.
Bu, bu yıl Vietnam’dan Hindistan’a yapılan ikinci üst düzey ziyaret olacak. Cumhurbaşkanı To Lam da yılın başlarında Hindistan’ı ziyaret etmişti.
Modi’nin Hung ile cumartesi günü saat 11.30’da ikili görüşme gerçekleştirmesi planlanıyor.
Diplomasi
Putin ve Modi Yeni Delhi’deki BRICS Zirvesi kapsamında görüştü

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Hindistan Başbakanı Narendra Modi, Yeni Delhi’de düzenlenen BRICS Zirvesi kapsamında 45 dakikalık ikili görüşme gerçekleştirdi. Bharat Mandapam Kongre Merkezi’ndeki buluşmada Modi, Rus mevkidaşına 2 bin yıllık antik Hint felsefe eseri “Tirukkural”ın Rusça çevirisini takdim etti.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Hindistan Başbakanı Narendra Modi, Yeni Delhi’de düzenlenen BRICS Zirvesi kapsamında ikili görüşme yaptı.
Bharat Mandapam Kongre ve Sergi Merkezi’nde gerçekleşen ve 45 dakika süren görüşmede iki lider, ülkeleri arasındaki işbirliğini ele aldı.
Görüşmenin başlangıcında Modi, Putin’e antik Hint düşünürü Tiruvalluvar’ın kaleme aldığı ve Rusçaya çevrilen yaşam felsefesi eseri “Tirukkural”ı hediye etti. Modi takdim sırasında, “Bu kitap 2 bin yıl önce Hindistan’da yazıldı. Büyük yazar Tiruvalluvar eserinde insan hayatından, şefkatten ve devlet yönetiminden söz etti. Düşünceleri günümüzde de geçerliliğini koruyor. Bu kitabı Rusçaya tercüme ettik. Kitabın iki ülke halkları arasındaki bağları güçlendirmemize yardımcı olacağına inanıyorum” dedi.
Hediyeye teşekkür eden Putin, Hindistan Başbakanı’nın ikili ilişkilerin geliştirilmesine yönelik vurgusundan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Rus lider, “Sizin bu değerlendirmelerinizle birlikte tam olarak böyle olacaktır” ifadesini kullandı. Modi, Aralık 2025’te Putin’in Hindistan ziyareti sırasında da Rus lidere “Bhagavad Gita” destanının Rusça baskısını vermişti.
Putin, Modi’yi 24’üncü Yıllık Rusya-Hindistan Zirvesi için Rusya’ya davet etti; Modi de bu daveti kabul etti.
Ziyaretin kesin tarihlerinin daha sonra belirleneceği açıklandı. İki lider görüşmenin tamamlanmasının ardından aynı limuzine binerek Yeni Delhi’deki “INNOPROM. Hindistan” sergisine geçti. Putin gün içinde ayrıca BRICS İş Forumu’nun yıllık genel kurul oturumuna hitap edecek.
İki lider en son 31 Ağustos’ta Bişkek’te toplanan Şanghay İşbirliği Örgütü Zirvesi marjında Ala-Arça devlet konutunda bir araya gelmişti. Liderler o görüşmede iki ülke arasındaki ekonomik ortaklığı ve Ukrayna’daki durumu ele almıştı.
Rusya Devlet Başkan Yardımcısı Yuriy Uşakov, Moskova yönetiminin iki lider arasındaki güvene dayalı ilişkiye değer verdiğini ve tarafların güncel konuları gayriresmi ortamlarda açıkça değerlendirmeyi tercih ettiğini kaydetti.
Hindistan’a üç günlük bir çalışma ziyareti yapan Putin, örgütün kuruluşunun 20’nci yıldönümüne denk gelen 18’inci zirve programı kapsamında başka liderlerle de temaslarda bulunacak.
Uşakov’un aktardığı programa göre Rus lider; Güney Afrika Cumhurbaşkanı Cyril Ramaphosa, Malezya Başbakanı Enver İbrahim, Etiyopya Başbakanı, Abu Dabi Veliaht Prensi ve BRICS Yeni Kalkınma Bankası Başkanı ile ayrı ayrı görüşmeler yapacak. Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi ile de olası bir temas planlanıyor.
Adını kurucu ülkeleri Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika’nın İngilizce baş harflerinden alan ve gelişmekte olan ekonomileri buluşturan BRICS’in 18’inci zirvesi, 11-13 Eylül tarihleri arasında Yeni Delhi’de düzenleniyor.
Diplomasi
Ermenistan, Rus gazına alternatif arıyor

Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, ülkesinin doğalgaz tedarikinde Rusya’ya alternatif kaynakları araştırdığını açıkladı. Halihazırda tüketiminin yüzde 82’sinden fazlasını Rus enerji şirketi Gazprom üzerinden sağlayan Erivan yönetimi, farklı kaynaklara açık olduğunu vurguluyor.
Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, ülkesinin doğalgaz tedarik kaynaklarını çeşitlendirme olanaklarını değerlendirdiğini açıkladı.
Newsarmenia haber portalının aktardığına göre Paşinyan, Avrasya Ekonomik Birliği’nden (AEB) ayrılma ihtimali karşısında Rus doğalgazına alternatif arayıp aramadıkları yönündeki soruya yanıt verdi.
Hükümetin çeşitlendirmeye gitmeyeceği hiçbir alanın olmadığını vurgulayan Paşinyan, gaz alımında farklı güzergahlara açık olduklarını belirtti.
Paşinyan açıklamasında, “Ermenistan’da doğalgaz ucuz değil. Sınırdan tüketiciye ulaşana kadar geçen süreçte, diğer ülkelerle kıyaslandığında en yüksek fiyat artışı Ermenistan’da yaşanıyor. Gazprom Armenia şirketi büyük kârlar elde ediyor ve bu da kayda geçirmemiz gereken ayrı bir gerçek” dedi.
Rus enerji şirketi Gazprom, halihazırda Ermenistan’ın tek doğrudan doğalgaz tedarikçisi konumunu koruyor. Ülkedeki doğalgaz iletim şebekesinin işletmesini ise tamamı Rus enerji devine ait olan yan kuruluş Gazprom Armenia yürütüyor.
Ermenistan, 2009 yılından bu yana İran’dan da doğalgaz alıyor. Ancak bu sevkiyat, 2030 yılına kadar geçerliliği korunan elektrik karşılığı doğalgaz takas anlaşması kapsamında gerçekleşiyor. Erivan yönetimi İran’dan aldığı gazı elektriğe dönüştürüyor ve bir metreküp doğalgaz karşılığında İran’a 3 kilovatsaat elektrik ihraç ediyor. Takas programına dahil santraller bir metreküp İran gazından 4 ila 4,5 kilovatsaat elektrik üretiyor; arta kalan elektrik ise Ermenistan’ın iç tüketiminde kalıyor.
FinPort verilerine göre 2025 yılında Ermenistan’ın doğalgaz ihtiyacının yüzde 82,4’ünü Rusya karşıladı. Bu oran 2 milyon 229 bin 697,4 metreküpe karşılık gelirken, kalan miktar İran’dan temin edildi.
ArmRadio’nun haberine göre Paşinyan enerji politikasındaki yaklaşımı şu sözlerle dile getirdi:
“İkinci bir kaynaktan gaz alma veya bu kaynaktan daha fazla gaz tedarik etme imkanı doğarsa bu yolu seçeriz; üçüncü bir kaynaktan alma imkanı çıkarsa o yönde ilerleriz; dördüncü bir seçenek oluşursa yine bu adımı atarız. TRIPP kapsamında Ermenistan üzerinden geçecek ve bize transit geçiş geliri sağlayacak bir boru hattı inşa etme olanağı doğarsa bu yolu da değerlendirebiliriz.”
Nisan ayı başında Ermenistan Parlamento Başkanı Alen Simonyan, Rusya’dan ithal edilen doğalgazın fiyatının artması halinde Erivan’ın Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütü (KGAÖ) ile Avrasya Ekonomik Birliği’nden ayrılma sürecini başlatacağını söylemişti.
Paşinyan ise Rusya’yı saygı gösterilmesi gereken bir süper güç olarak nitelendirmiş ve Erivan’ın Moskova’ya asla zarar vermeyeceğini dile getirmişti. Ermenistan Başbakanı aynı zamanda Rusya’nın çıkarlarını Ermenistan’ın çıkarlarının önüne koymayacağının altını çizmişti.
Kremlin yönetimi, Ermenistan’ın KGAÖ üyeliğinin Erivan’ın egemen kararı olduğunu belirtmişti. Ancak Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Paşinyan ile gerçekleştirdiği görüşmede Ermenistan’ın hem Avrupa Birliği hem de AEB Gümrük Birliği içinde aynı anda yer alamayacağını hatırlatmıştı.
Mayıs ayı sonunda Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, Erivan yönetiminin Avrupa Birliği’ne katılım sürecini sürdürmesi halinde, Rusya Büyükelçiliğinin doğalgaz ve petrol ürünleri tedariki işbirliği anlaşmasının askıya alınabileceği veya feshedilebileceği konusunda Ermenistan’ı resmi olarak uyardığını açıklamıştı.
Avrupa5 gün önceAvrupa savunma sanayii Ukrayna’ya yetişemiyor
Avrupa4 gün önceKoçbaşı olarak AfD
Görüş2 hafta önceBişkek’te “Yeni Düzen” gerçeğe dönüşüp dönüşemeyeceğini görmek için toplanıyor
Dünya Basını2 hafta önce“Yapay zeka devasa bir aldatmaca”
Avrupa5 gün önceCDU, AfD’yi durdurmak için yeni göç planı hazırlıyor
Asya2 hafta önceHindistan’ın 2047 gelişmiş ekonomi hedefi zora girdi
Asya2 hafta önceABD’nin baskısıyla karşı karşıya kalan Japonya Merkez Bankası kritik bir karar aşamasında
Asya3 gün önceÇin’in HQ-17AE kısa menzilli hava savunma sistemi Pakistan’ın İHA savunmasını güçlendirecek












