Amerika
Ghislaine Maxwell: Trump’ı hiçbir uygunsuz ortamda görmedim

Seks kaçakçılığı suçundan hüküm giymiş Ghislaine Maxwell, geçen ay Adalet Bakanlığı’nın üst düzey yetkililerine verdiği ifadede, Donald Trump’ın Jeffrey Epstein tarafından tanıştırılan kızlarla “hiçbir uygunsuz ortamda” birlikte olduğunu görmediğini söyledi.
Epstein’ın suç ortağı olan ve 20 yıl federal hapis cezasına çarptırılan Maxwell, Adalet Bakanlığının cuma günü yayınladığı konuşma metinlerine göre, Trump’ı devamlı överken görülüyor.
Maxwell, Trump’ın “masaj” aldığını “asla” görmediğini söylüyor. Savcılar, Epstein ve Maxwell’in, işe aldıkları kızlar ve genç kadınlarla cinsel ilişkiye girdiklerini ifade etmek için bu terimi şifre olarak kullandıklarını belirtmişti.
Geçen ay Florida’da iki gün süren ve aceleyle ayarlanan ifadesinde Maxwell, “Aslında başkanın hiçbir tür masaj ortamında olduğunu görmedim. Başkanı hiçbir şekilde uygunsuz bir ortamda görmedim. Başkan kimseye karşı uygunsuz davranmadı. Onunla birlikte olduğum süre boyunca her bakımdan bir beyefendi gibi davrandı,” dedi.
Adalet Bakanlığı, Epstein dosyaları olarak adlandırılan bir dizi belgeyi Kongre’ye teslim ederken, röportaj materyallerini de aynı zamanda yayınladı. Bu dosyalardaki bilgiler henüz kamuoyuna açıklanmadı.
Bu hamleler, Trump’ın MAGA (Amerika’yı Yeniden Büyük Yap) tabanının, yönetimin Epstein dosyalarına ilişkin tutumuna yönelik tepkisini yatıştırmak için bakanlığın sürdürdüğü çabaların bir parçası.
Transkriptler, onlarca yıldır ceza ve hukuk davalarında titizlikle belgelenen Epstein olayına ilişkin yeni ayrıntılar içermiyor. Maxwell, Trump’ın Epstein ile ilişkisine dair yeni ortaya çıkan bilgiler hakkında sorguya çekildiğinde ayrıntıları hatırlamadığını söyledi.
Maxwell, Epstein’in 50. yaş günü için yapılan kitaba katkıda bulunanların isimlerini hatırlaması istendiğinde, “Çok uzun zaman oldu. Söylemek isterdim, ama hatırlamıyorum,” cevabını verdi.
Başsavcı Yardımcısı Todd Blanche, Maxwell ile röportaj yaptı ve odaya, başsavcı yardımcısı vekili Diego Pestana, bir FBI özel ajanı, bir ABD federal şerif yardımcısı ve Maxwell’in üç avukatı da katıldı.
Şubat ayında, Adalet Bakanlığı, başkanın bazı destekçilerinin takıntısı haline gelen Epstein soruşturmasıyla ilgili belgelerin “ilk aşaması” olarak adlandırdığı belgeleri yayınladı.
Fakat sağcı influencer’lara açıklanan sınırlı belgeler, ölen cinsel istismar suçlusu ile ilgili daha fazla belge yayınlanması için yönetimi baskı altına alan Epstein komplo teorisyenlerini daha da öfkelendirdi.
Trump’ın, diğer önde gelen isimlerle birlikte Epstein ile ilişkisi olduğu ve onunla ilgili mahkeme davalarında belgelerde adı geçtiği uzun süredir kamuoyunun malumuydu. Trump, Epstein ile bağlantılı herhangi bir suçla itham edilmedi.
Maxwell ayrıca Epstein’ın kadınlara olan ilgisinin zamanla değiştiğini, daha genç kadınlara ve hatta genç kızlara yöneldiğini kabul etti.
Maxwell’in uygunsuz davranışları hakkındaki inkârları Trump’ın ötesine de geçti. Bakanlık yetkililerine verdiği ifadelerde, Epstein’i ziyaret eden veya onunla seyahat eden hiçbir erkeğin uygunsuz davranışına tanık olmadığını ileri sürdü.
Bu ifade, Adalet Bakanlığı yetkililerinin vardığı sonuçlarla ve ceza davasında ve çok sayıda hukuk davasında sunulan çok sayıda kanıtla çelişiyor.
Maxwell, Epstein ile reşit olmayanlar arasında herhangi bir cinsel temas veya başka türden “rızaya dayalı olmayan” cinsel faaliyetlerden haberi olmadığını da ısrarla savunmuştu fakat şimdi, bu tür olayların “kendi huzurunda gerçekleşmemiş” olabileceğini kabul ettiğini söyledi.
Maxwell, “Bay Epstein’in bu tür şeyler yapmadığını söylemiyorum. Şu anda bildiğim gerçekleri göz önüne alındığında, bunu bugün söylemekten rahatsızlık duyuyorum. Bu yüzden onu savunmak için burada değilim. Ama söyleyebileceğim şey, bu faaliyetlere katılmadığımdır,” dedi.
Maxwell, Epstein’in “ilgisinin” daha sonra 18 yaşında veya daha genç görünen kadınlara kaydığını, ama bunun suç teşkil eden bir davranış olacağını hiç düşünmediğini öne sürdü.
Herhangi bir suç faaliyetinin sorumluluğunu üstlenmeyen Maxwell, kendisinin ve Epstein’e yakın diğer kişilerin, masaj ve genç kadınlarla ilgili takıntılı eğilimlerini kabul ettiklerini söyledi.
Maxwell, ifadelerinde, Epstein’in ilişkilerinin süresince kendisine 30 milyon dolar gibi muazzam miktarda para ödediği yönündeki savcıların iddialarını reddetti.
Savcılar, duruşma sırasında bu cömertliğin, Maxwell’in Epstein ile cinsel ilişkiye girmeleri için reşit olmayan kızları işe almasıyla ilgili rolünü gizli tutması için yapıldığını öne sürmüşlerdi ama Maxwell bunu reddetti.
Maxwell, paranın bir kısmının yatırım ve iş anlaşmalarına aktarıldığını, diğer ödemelerin ise kendisine ait hesaplara aktarıldığını, fakat aslında Epstein için alışveriş yapmak için kullanıldığını söyledi.
Maxwell, “Benim inancım, bu paranın örneğin benim hiç sahip olmadığım ve hiç benim olmayan bir helikopter için de kullanıldığıdır,” dedi.
Transkriptlerde siyaset ve iş dünyasından birçok önemli isme atıfta bulunuluyor, fakat Maxwell birçok durumda Epstein ile tanışmadıklarını veya Epstein’i tanımadıklarını ileri sürdü.
Maxwell, eski Dışişleri Bakanı Hillary Clinton ile arkadaş olduğunu ve eski Başkan Bill Clinton ile Epstein’ın uçaklarından birinde en az bir kez olmak üzere birçok seyahate çıktığını söylüyor.
Fakat Epstein’in o seyahatte olmadığını ileri sürdü ve ayrıca Bill Clinton’ın Epstein’in Karayipler’de sahip olduğu Little Saint James Island adlı özel adada zaman geçirdiği yönündeki söylentileri de yalanladı.
Maxwell ayrıca Bill Clinton’ın Epstein ile özel bir kişisel ilişkisi olduğunu hissetmediğini de söyledi ve “Başkan Clinton’ın Epstein ile ilgilendiğini görmedim. O sadece uçağı olan zengin bir adamdı,” dedi.
Maxwell, Epstein ile birlikte, reşit olmadığı sırada Prens Andrew’a sattığını iddia ederek Prense dava açan Virginia Roberts Giuffre ile hiç tanışmadığını da iddia ediyor.
Prens Andrew ve bu yılın başlarında hayatını kaybeden Giuffre, 2022’de davayı uzlaşma ile sonuçlandırdı. Prens Andrew, kendisine yöneltilen iddiaları reddediyor.
Ayrıca, Giuffre’nin Maxwell’in Londra’daki evinin banyosunda Prens Andrew ile cinsel ilişkiye girdiğine dair ifadesini de yalanlayarak, banyonun fiziksel olarak bunun için çok küçük olduğunu savundu.
Maxwell, “İki kişinin küvette yaptıklarıyla ilgili açıklamaları mantıklı değil. Banyo o kadar küçük ki, yerde düz olarak uzanmak bile imkansız,” dedi.
Maxwell, Epstein’in şu anki Trump kabinesinin bir üyesini tanıdığını doğruladı: Sağlık ve İnsan Hizmetleri Bakanı Robert F. Kennedy Jr. Maxwell, birkaç on yıl önce Epstein ve Kennedy ile Dakota’ya “dinozor kemikleri avına” çıktığını söyledi.
Maxwell, Kennedy’nin seyahat sırasında Epstein’in masözlerinden herhangi birinden masaj alıp almadığını bilmediğini ama hiçbir uygunsuz davranışa tanık olmadığını savundu.
Amerika
ICE’tan kaçarken hayatını kaybeden Meksikalının turist vizesi varmış

ICE görevlilerinden kaçarken Florida’da bir tırın altında kalan Meksikalı bir adamın, ABD’de tatil yaptığı ve turist vizesine sahip olduğu açıklandı.
Yetkililerin açıklamasına göre, 28 yaşındaki Juan Jairo Coronilla Durán, 14 Temmuz’da St. Augustine’de yoğun trafiğin olduğu bir yoldan aniden karşıya geçerek bir kamyonun önüne atladı ve hayatını kaybetti.
Teksas ve Maine’de meydana gelen ölümcül silahlı çatışmaların ardından, Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) görevlileriyle yaşanan çatışmalarda yaklaşık bir hafta içinde meydana gelen üçüncü ölüm bu olay oldu.
Tarım işçilerini savunan bir grup olan Colectivo Arbol’un kurucusu Isaret Jeffers’e göre, Coronilla Durán, Meksika’nın orta kesimindeki Guanajuato eyaletindeki memleketi San Luis de la Paz’dan, ailesini ve arkadaşlarını ziyaret etmek üzere Atlanta’ya seyahat etmişti.
Jeffers salı günü yaptığı açıklamada, Coronilla Durán’ın plajların tadını çıkarmak için Florida’nın doğu kıyısına gitmeden önce üç hafta boyunca Georgia’da kaldığını söyledi.
ABD yetkilileri adamın kimliğini kamuoyuna açıklamadı fakat bir Meksikalı yetkili adını ve kimliğini doğruladı.
Jeffers, maktulün eşi Yezzika Alamilla’nın kendilerine, kocasının turist vizesiyle ABD’yi ziyaret ettiğini söylediğini aktardı.
İç Güvenlik Bakanlığı, salı günü Coronilla Durán’ın geçerli bir vizesinin olup olmadığına dair yorum talebini içeren bir e-postaya yanıt vermedi.
Coronilla Durán, öldüğü gün sabah saat 7’den önce bir benzin istasyonu otoparkında duran araçtaki dört kişiden biriydi.
Florida Otoyol Devriyesi’nin açıklamasına göre, dört kişi ICE ile İç Güvenlik Bakanlığı Soruşturma Birimi ajanlarıyla karşılaştıkları sırada yaya olarak kaçmaya başladı ve bunlardan biri yoğun trafiğin olduğu bir yolu geçerek bir tırın önüne atladı.
Bu çatışmaya neyin yol açtığı ve araçtaki diğer üç kişinin başına ne geldiği henüz belli değil.
Karayolu Devriyesi ve İç Güvenlik Bakanlığı, devam eden soruşturmayı gerekçe göstererek ek ayrıntılar vermedi.
Jeffers, Alamilla’nın kocasının ölümünden bir gün sonra, Orta Florida’daki tarım işçilerine hukuki danışmanlık ve yardım sağlayan Colectivo Arbol’u aradığını söyledi.
Jeffers, Alamilla’nın “kocasının çok korktuğunu ve bu yüzden kaçtığını düşündüğünü” söyledi.
Meksika’nın Guanajuato eyaletinde göçmenlere yardım ve hareketlilik konularından sorumlu müsteşar Susana Guerra Vallejo, dul eşin verdiği bilgilere göre Coronilla Durán’ın “ABD’de çok kısa bir süredir bulunduğunu ve turist vizesine sahip olduğunu” belirtti.
Guerra Vallejo, Alamilla’nın Florida’daki cenaze evinde kocasının naaşını görebileceğini söyledi.
Guerra Vallejo, Associated Press’e yaptığı açıklamada, Coronilla Durán’ın cenazesinin Orlando’dan ticari bir uçuşla Meksika’ya nakledileceğini belirtti.
Guerra Vallejo, Durán’ın Meksiko’nun yaklaşık 260 kilometre kuzeybatısındaki Guanajuato eyaletinde bulunan bir tarım kasabası olan memleketi San Luis de la Paz’da toprağa verileceğini ekledi.
Jeffers, Coronilla Durán ve Alamilla’nın 7 aylık bir kızı ve 7 yaşında bir oğlu olmak üzere iki çocuğu olduğunu söyledi.
Coronilla Durán’ın ölümü, Başkan Donald Trump’ın geçen yıl başlattığı toplu sınır dışı etme kampanyasından bu yana göçmenlik görevlileriyle yaşanan çatışmalarda meydana gelen en az 10. ölüm.
Meksika hükümeti, ICE gözetiminde veya baskınlar sırasında hayatını kaybeden göçmenlerin ölümlerini olası cezai kovuşturma açısından incelemeleri için ABD’deki eyalet başsavcılarından talepte bulunduğunu açıkladı.
Amerika
Cumhuriyetçi senatörlerden Trump’ın Kanada vergilerine itiraz

Trump’ın Kanada ithalatına yüzde 50 gümrük vergisi getireceğini açıklaması kendi partisinin senatörleri arasında endişe yarattı. Kanada’dan ithal edilen alkol, süt ürünleri ve otomotiv gibi çok sayıda sektörü hedef alan karar, ara seçimler öncesinde enflasyon baskısı altındaki ABD’li tüketicilerin maliyetlerini artırma riski taşıyor. Bazı Cumhuriyetçi senatörler girişimi müzakere taktiği olarak görse de uygulamanın yasal dayanakları ve ekonomik hedefleri konusunda Beyaz Saray’dan açıklama bekliyor.
ABD Başkanı Donald Trump’ın Kanada’dan ithal edilen ürünlere yüzde 50 oranında yeni gümrük vergisi uygulama kararı, kendi partisi içindeki senatörlerin tepkisiyle karşılaştı.
Cumhuriyetçi senatörler, bu adımı Trump’ın klasik bir müzakere yöntemi olarak değerlendirse de siyasi açıdan kritik bir dönemde günlük yaşam maliyetlerinin yükselmesinden endişe duyuyor.
Pazartesi günü açıklanan karar, uzun vadeli bir ticaret anlaşması çerçevesinde yürütülen müzakerelerde Kanada üzerinde baskı kurmayı amaçlıyor.
Gümrük vergisi kapsamına alınan ürünler arasında alkol, süt ürünleri ve motorlu taşıtların yanı sıra çok sayıda farklı mal ve hammadde yer alıyor.
Senato Çoğunluk Lideri Cumhuriyetçi John Thune, salı günü gazetecilere yaptığı açıklamada, yeni vergilerin gerekçesi hakkında daha fazla bilgi edinmek istediğini belirtti.
Genel bir kural olarak gümrük vergilerine sıcak bakmadığını dile getiren Thune, Amerikan işletmeleri ve ekonomisi için daha eşit bir rekabet alanı yaratmak gibi belirli bir amaca hizmet etmeyen uygulamaları desteklemediğini, bu kararın arkasındaki mantığı ise henüz duymadığını söyledi.
Senatör Mike Rounds da yönetimin bu vergiler için hangi yetkiye dayandığını ve başarının nasıl ölçüleceğini henüz tam olarak göremediğini ifade etti.
Rounds, ilk aşamadaki endişesinin verginin amacı ve nasıl bir sonucun başarı kabul edileceğiyle ilgili olduğunu kaydetti.
Hangi yasal hükmün kullanıldığını henüz görmediğini ekleyen Rounds, kararın ekonomik etkilerinin de değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Rounds, İran’daki savaş nedeniyle fiyatların yükseldiği bir ortamda tüketicilerin korunması gerektiğine işaret ederek şu değerlendirmede bulundu:
“Maliyet boyutu hepimizi endişelendirmeli. Şu anda enflasyon geçmişe kıyasla yüksek seyrediyor. Akaryakıt fiyatlarını kontrol altında tutmak ve aşağı çekmek bizim için çok önemli. Uluslararası gelişmeler fiyatların yeniden yükselmesine neden oldu. Amerikan tüketicisi için benzin fiyatlarını yeniden düşürmeliyiz.”
Bu yılki ön seçimleri Trump destekli bir adaya karşı kaybeden Senatör John Cornyn, gümrük vergilerinin başkanın bir müzakere biçimi olduğunu ancak uygulanması durumunda olumsuz ekonomik etkiler yaratacağını kabul etti. Cornyn, ithalata getirilen vergilerin Amerikan ürünlerinin fiyatını yükselttiğinden şüphe olmadığını ve bu durumdan endişe duyduğunu belirtti.
Yıl sonunda Kongre’den ayrılacak olan Senatör Bill Cassidy de Cumhuriyetçilerin önceliğinin maliyetleri artıracak adımlar yerine fiyatları düşürmek olması gerektiğini savundu.
Cassidy, bu büyüklükteki vergilerin doğrudan Amerikan tüketicisine daha yüksek fiyatlar olarak yansıyacağını dile getirdi.
Kanada sınırındaki Kuzey Dakota eyaletinin Senatörü John Hoeven ise pekmez gibi bazı ürünlerde vergilerin haklı gerekçeleri olduğunu ifade etti.
Ancak Hoeven da bu tehdidin muhtemelen bir müzakere taktiği olduğunu ve mutlaka hayata geçmeyebileceğini ima etti.
Üreticilerin çıkarlarını gözetecek bir sonuca ulaşmak istediklerini belirten Hoeven, bu sürecin değişkenlik göstereceğini öngördü.
Yasal dayanak tartışmaları
Beyaz Saray, Kanada’nın süt ürünlerindeki ithalat vergilerini aşırı artırarak ve Amerikan alkollü içeceklerini raflardan kaldırarak haksız ticaret yaptığını savunuyor.
Yönetim, gümrük vergilerine yasal gerekçe olarak Büyük Buhran döneminden kalma ve ABD ürünlerine adil fiyat tanımayan ülkelere karşı başkana misilleme yetkisi veren özel bir kanun hükmüne dayanıyor.
Bu hamle, ABD Federal Yüksek Mahkemesinin şubat ayında Trump’ın küresel gümrük vergileri ilan etmek için kullandığı acil durum yetkisini iptal etmesinin ardından geldi.
Serbest piyasa ekonomisini savunan geleneksel muhafazakarlar, Trump’ın ikinci başkanlık döneminde müttefik ülkelere gümrük vergisi getirme çabalarına karşı çıkıyor.
Eski Başkan Yardımcısı Mike Pence tarafından kurulan Advancing American Freedom adlı düşünce kuruluşundan Andrew Hale, Kanada’ya yönelik haksız ticaret iddialarının temelsiz olduğunu ve yeni vergilerin hiçbir yasal dayanağının bulunmadığını savundu.
Hale, haksız ticaret uygulamalarını tespit edecek bir soruşturmanın yapılmadığını belirterek, “Bu bir zorbalıktır. Kanada dik durmalı ve bu zorbalığa boyun eğmemelidir” dedi.
Hale, yönetimin geçmişte mahkemede kaybettiği yetkileri ikame etmek amacıyla eski bir yasal boşluktan yararlanmaya çalıştığını, bu vergilerin de büyük olasılıkla yargı yoluyla iptal edileceğini sözlerine ekledi.
Amerika
SpaceX halka arzı sonrası bankalardan boğa piyasası raporları

Geçen ay gerçekleşen SpaceX halka arzına aracılık eden tüm yatırım bankaları, yasal kısıtlama süresinin dolmasının ardından şirket hisseleri için alım tavsiyesi yayımladı. Goldman Sachs hisse hedef fiyatını 205 dolar, Morgan Stanley 300 dolar, Raymond James ise 800 dolar olarak belirlerken halka arz konsorsiyumu dışındaki Morningstar hisse değerini 63 dolar düzeyinde hesapladı.
Elon Musk’ın uzay taşımacılığı şirketi SpaceX’in geçen ay tamamlanan halka arzında görev alan yatırım bankaları, aracılara yönelik yasal sessizlik süresinin sona ermesinin ardından araştırma raporlarını yayımladı.
Halka arz konsorsiyumunda yer alan tüm bankalar şirket hisseleri için alım yönünde tavsiyede bulundu.
Halka arz izahnamesinde ana lider konumunda yer alan Goldman Sachs, SpaceX hisseleri için 205 dolar hedef fiyat belirledi.
Financial Times gazetesinin aktardığına göre Morgan Stanley hedef fiyatını 300 dolar olarak açıklarken, Raymond James 800 dolarlık hedef fiyat tahminiyle şirkete 10 trilyon doların üzerinde bir piyasa değeri biçti.
Raporlarda yer alan gerekçeler bankalara göre farklılık gösterse de ulaşılan sonuçlar boğa piyasası yönelimini korudu.
Deutsche Bank yayımladığı raporda SpaceX’i, “tarihin akışını değiştiren, çelik ve ateşle ifade edilen medeniyet iddialarının zirvesi” şeklinde tanımlayarak hedef fiyatını 255 dolar olarak kaydetti.
Bankaların olumlu değerlendirmelerine karşın, halka arz sonrası ulaşılan en yüksek seviyeden yüzde 44 düşüş kaydeden ve arz fiyatının yüzde 6 altına inerek 125 dolar civarında seyreden mevcut hisse fiyatı, yatırımcıların daha temkinli bir tutum sergilediğini ortaya koyuyor.
Konsorsiyum içerisinde yer alan kurumlar yalnızca büyüme potansiyelinin ölçeği konusunda farklı görüş bildirdi. Buna karşın konsorsiyum dışındaki bağımsız analiz kuruluşlarından farklı değerlendirmeler geldi.
Halka arzda görev almayan Morningstar, SpaceX hisselerinin adil değerini 63 dolar olarak hesapladı.
Aracılık yapan kurumların hedef fiyat ve tavsiye listesi Bloomberg verilerine göre şu şekilde sıralandı:
- Morgan Stanley: 300 dolar hedef fiyat, Yüksek Ağırlık/Cazip tavsiyesi
- Deutsche Bank: 255 dolar hedef fiyat, Al tavsiyesi
- Bank of America: 235 dolar hedef fiyat, Al tavsiyesi
- Wells Fargo: 230 dolar hedef fiyat, Yüksek Ağırlık tavsiyesi
- JPMorgan: 225 dolar hedef fiyat, Yüksek Ağırlık tavsiyesi
- RBC Capital: 225 dolar hedef fiyat, Sektör Üstü Performans tavsiyesi
- Citi: 200 dolar hedef fiyat, Al tavsiyesi
- UBS: 210 dolar hedef fiyat, Al tavsiyesi
- Goldman Sachs: 205 dolar hedef fiyat, Al tavsiyesi
- Bernstein: 239 dolar hedef fiyat, Sektör Üstü Performans tavsiyesi
Tablo, New York Başsavcısı Eliot Spitzer’ın Wall Street’te hisse araştırmaları ile yatırım bankacılığı birimlerini birbirinden ayırmasından 23 yıl sonra düzenlemelerin yapısını yeniden tartışmaya açtı.
İngiliz iktisatçı Pettifor: Yapay zeka çöküşü kaçınılmaz bir krize yol açacak
“Wall Street Şerifi” olarak anılan Spitzer, 2000’li yılların başında internet şirketi balonu patladığında analistlerin kamuoyuna övdüğü hisseleri kendi aralarındaki yazışmalarda kötülediğinin ortaya çıkması üzerine hukuki süreç başlatmıştı.
Düzenleyici kurumlar ile bankalar arasında 2003 yılında varılan küresel uzlaşma, yatırım bankacılarının analist primlerini belirlemesini yasakladı, araştırma ve bankacılık birimleri arasındaki iletişimi denetime tabi tuttu ve analistlerin halka arz sunumlarına katılımını engelledi.
Söz konusu küresel uzlaşma kararı geçtiğimiz yılın aralık ayında resmi olarak sona erdi ve yerini sektör kuruluşu gözetimindeki esnek kurallara bıraktı.
Bankalar bünyesindeki uyum departmanları birimler arasındaki sınırları korumayı sürdürüyor.
Analistlerin büyük ölçekli işlemlerde yer alma isteği, kurumsal yatırımcı müşterileri için şirket yönetimlerine erişim sağlama ihtiyacı ve üst yöneticilerin halka arzda lider rol almak için yürüttüğü temaslar sektörel dinamikler üzerinde etkili olmayı sürdürüyor.
Ayrıca halka arz öncesindeki özel fonlama turlarına katılan ve hisse satış kısıtlaması süresi devam eden kurumlar, şirket değerlemesini sorgulayan raporlar hazırlamaktan kaçınıyor.
Sermaye piyasalarındaki kurumsal fon yöneticileri yatırım kararlarında aracı kurum tavsiyeleri yerine kendi analiz modellerini kullanıyor.
Kurumsal yatırımcılar bu tür büyük halka arzlarda aracı kurum araştırmalarının tarafsız olamayacağı varsayımıyla hareket ederken, bu raporları şirket verilerine ve yönetim kadrolarına erişim aracı olarak değerlendiriyor.
Görüş2 hafta önceAnkara’nın ikinci zirvesi: 22 yılın ardından NATO, kuralları yeniden yazan bir Türkiye’ye dönüyor
Diplomasi2 hafta önceNATO ülkeleri, milyarlarca dolarlık savunma anlaşması açıkladı
Amerika2 hafta önceNATO 3.0’un mucidi: Elbridge Colby
Asya2 hafta önceXi, bilim ve teknoloji inovasyonuyla Çin modernleşmesinin ilerletilmesi çağrısı yaptı
Görüş2 hafta önceTahran’da iki kritik isimle konuştum: İran kendisini nasıl görüyor?
Diplomasi1 hafta önceFT: Çin’e bağımlılığı azaltmanın Batı’ya maliyeti 23 trilyon doları aşabilir
Diplomasi2 hafta önceNATO liderleri Ankara Deklarasyonu’nu kabul etti
Diplomasi2 hafta önceAnkara’daki NATO zirvesinde hangi silah anlaşmaları yapıldı?











