Asya
Japonya’nın yeni Başbakanı Ishiba, Çin, Rusya ve Kuzey Kore karşısında savunmayı güçlendirme sözü verdi

Japonya’nın yeni Başbakanı Shigeru Ishiba cuma günü yaptığı konuşmada, Çin de dahil olmak üzere artan bölgesel ve küresel tehditler karşısında Japonya’nın savunmasını güçlendirme sözü verirken, bölge deviyle karşılıklı yarar sağlayacak ilişkiler için çalışma vurgusu yaptı.
Eski bir savunma bakanı olan şahin siyasetçi Ishiba, salı günü göreve gelmesinden bu yana parlamentonun alt kanadında yaptığı ilk politika konuşmasında milletvekillerine hitap etti. Ishiba’nın Japonya’nın ulusal yasama organı Diyet tarafından başbakan olarak seçilmesi, bir hafta önce yapılan oylamada iktidardaki Liberal Demokrat Parti’nin (LDP) lideri olarak seçilmesinin ardından gerçekleşti.
Ishiba, Japonya’nın gelişmiş diplomasi arayışına paralel olarak savunma yeteneklerini güçlendirmesini gerektiren zorluklarla kuşatılmış bir dünya tanımladı.
Selefi Kishida’nın sözlerini tekrarlayan Ishiba, “Bugünün Ukrayna’sı yarının Doğu Asya’sı olabilir” dedi. “Japonya, İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana en ciddi ve karmaşık güvenlik ortamıyla karşı karşıya” diyerek Çin ve Rusya’nın ülkenin hava sahasını ihlallerini ve Kuzey Kore’nin artan füze gelişimini örnek gösterdi.
“Japonya’nın savunma kabiliyetlerini temelden güçlendirmemiz gerektiğine hiç şüphe yok” dedi.
‘Temel sorunlardan biri Çin’
Ülkenin karşı karşıya olduğu temel sorunlar arasında Çin’e de değinen Bakan, Çin’in “Doğu ve Güney Çin denizlerindeki statükoyu tek taraflı olarak güç kullanarak değiştirme girişimlerini her geçen gün güçlendirdiğini” söyledi. Ayrıca yakın zamanda Çin’in güneyindeki Shenzhen kentinde bir Japon çocuğun öldürülmesinden de yakındı.
Ishiba ileriye dönük olarak Pekin’den “sorumlu eylem” talep ederken, aynı zamanda “yapıcı ve istikrarlı ilişkiler” için her düzeyde artan iletişim ve karşılıklı endişe alanlarında işbirliği ile karşılıklı yarar sağlayan stratejik bir ilişki sürdürme sözü verdi.
Tebrik mesajları
Çin Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre Ishiba’nın sözleri, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’in salı günü bir kutlama mesajı göndererek “yeni dönemin taleplerini karşılayan yapıcı ve istikrarlı Çin-Japonya ilişkileri inşa etmek için çok çalışma” arzusunu ifade etmesinin ardından geldi. Başbakan Li Qiang da tebriklerini ileterek dostluk ve işbirliğinin güçlendirilmesi çağrısında bulundu.
Japonya’nın yeni lideri konuşmasında Xi’nin yorumlarından bahsetmedi, ancak Kabine Baş Sekreteri Yoshimasa Hayashi çarşamba günü bunları “olumlu bir mesaj olarak” memnuniyetle karşıladı.
‘ABD ile ittifak güvenliğimizin temeli’
Ishiba ayrıca Japonya’nın ABD ile ittifakının diplomasisinin ve güvenliğinin temeli olmaya devam edeceğini söyledi ancak ne ülkedeki Amerikan güçlerinin konuşlanmasını düzenleyen anlaşmada değişiklik yapma arzusundan ne de LDP başkanlığı için kampanya yürütürken sık sık dile getirdiği Japonya’daki ABD üslerinin ortak işletilmesinden bahsetti. Ayrıca bir diğer gözde önerisi olan “NATO’nun Asya versiyonuna duyulan ihtiyaca” da değinmedi.
Erken seçim çağrısı ve protestolar
Gelecek hafta Diyet’in alt meclisini feshedeceğini ve 27 Ekim’de seçim çağrısı yapacağını söyledi. Bunu göz önünde bulundurarak konuşmasını, siyasette güvensizliğe yol açtığını kabul ettiği yakın tarihli bir LDP siyasi bağış toplama skandalı için özür dilemek için kullandı.
“Halkın güvenini yeniden kazanacağız” dedi. “Siyaseti politikacılar için değil, halk için yapacağız. Siyasi fonları bildirmeyen] her bir milletvekiliyle yüzleşecek, onlardan [bu konuda] düşünmelerini isteyecek ve kurallara bağlı bir etik anlayışı tesis etmek için elimizden geleni yapacağız” diye ekledi.
Dokuz adayın LDP’nin en üst makamına talip olduğu zorlu bir parti seçiminden çıkan Ishiba, fon skandalı üzerinden LDP’yi hedef alarak kampanya yürütmeyi planlayan muhalefet partilerini savuşturmak için partiyi bir araya getirmek gibi büyük bir görevle karşı karşıya. Bu zorluğun bir göstergesi olarak, Nikkei-TV Tokyo anketinde kabinenin onaylanma oranı %51ile 2002’den bu yana en düşük açılış oranına ulaştı. Ishiba’nın konuşmasının bazı bölümleri muhalefet milletvekillerinin tepkisiyle karşılaştı.
Ishiba konuşmasında, on yıllardır süregelen deflasyonist baskıların bertaraf edilmesini sağlama ihtiyacı da dahil olmak üzere ekonomi politikalarını da anlattı. Ülkenin azalan doğum oranı ve düşen nüfusu gibi sosyal meselelerin üstesinden gelme ihtiyacına değindi. Ayrıca doğal afetlere karşı önleme, hazırlık ve müdahalenin güçlendirilmesi ihtiyacını da ele aldı.
Çarşamba günü alt meclisin dağılmasından önce Ishiba’nın üst mecliste de yapacağı politika konuşmasına cevaben diğer siyasi parti temsilcilerinin sorularını yanıtlaması planlanıyor. Alt meclisin feshedilmesinin ardından seçimlerin 15 Ekim’de ilan edilmesi planlanıyor. Bunu 27 Ekim’deki oylama ve oy sayımından önce yaklaşık 12 gün sürecek kampanya izleyecek.
Asya
Hindistan’da Hamamböceği Partisi’nin protestoları sürüyor

Hindistan’da kendilerini “tembeller, işsizler ve kronik olarak haklılar” şeklinde tanımlayan Cockroach Janta Party (CJP) öncülüğündeki protestolar ikinci haftasını geride bırakırken, ünlü aktivist Sonam Wangchuk destek için açlık grevine başladı. Tıp fakültesi giriş sınavı sorularının sızdırılması nedeniyle Eğitim Bakanı Dharmendra Pradhan’ın istifasını talep eden göstericiler, kabine revizyonuna odaklandı.
Hindistan’da gençlik hareketi olarak öne çıkan Cockroach Janta Party (CJP) liderlerinin başkent Yeni Delhi’de yürüttüğü oturma eylemi salı günü itibarıyla ikinci haftasına yaklaşırken, tanınmış aktivist Sonam Wangchuk de eğitim bakanının istifa etmesi talebiyle açlık grevine başladı.
Yeni Delhi’deki protestolar sürerken, hükümete yakın kaynaklar kabinede önemli değişikliklerin değerlendirildiğini aktarıyor.
Hindistan medyasında yer alan haberlerde ise Eğitim Bakanı Dharmendra Pradhan’ın görevden alınabileceği ya da başka bir bakanlığa kaydırılabileceği belirtiliyor.
Geçen ay kurulmasının ardından birkaç gün içinde Instagram’da 22 milyon takipçiye ulaşan CJP, ulusal tıp fakültesi giriş sınavı sorularının sızdırılması gerekçesiyle Pradhan’ın istifasını talep ediyor.
Yeni Delhi’nin merkezindeki protesto alanında her gün yaklaşık 100 CJP destekçisi bir araya geliyor.
Bakan Pradhan’ın görevden alınması çağrısı içeren bir pankartın altında, toplumsal aktivist Sonam Wangchuk ile 30 yaşındaki parti kurucusu Abhijeet Dipke, Reuters ajansına yaptıkları açıklamada “Her geçen gün Hindistan’ın farklı bölgelerinden daha fazla insan buraya geliyor” ifadelerini kullandı.
Dipke, hükümetin kararını beklediklerini belirterek “Kabine revizyonu yapılacağına dair haberler var. Bu açıklama geldikten sonra bir sonraki adımımıza karar vereceğiz” dedi.
Eyleme destek veren Wangchuk, memleketi olan Himalayalar’daki Ladakh federal bölgesine eyalet statüsü verilmesi talebiyle geçen yıl düzenlenen ve şiddet olaylarına sahne olan protestoların ardından gözaltına alınmıştı.
“Altı haftalık açlık grevi ya da ölüm”
Platformdaki bir yatakta uzanan Wangchuk, yaşamını yitirmediği sürece altı hafta boyunca oruç tutacağını açıkladı.
Wangchuk “Ancak umarım işlerin bu noktaya varmasına gerek kalmaz. Demokrasilerde duyarlı bir hükümet halkın acılarını dinler ve umarım harekete geçerler” ifadelerini kullandı.
CJP, kendisini “tembellerin, işsizlerin ve kronik olarak haklıların” temsilcisi olarak tanımlıyor. Partinin internet ortamındaki hızlı yükselişi, 1,42 milyarlık nüfusunun yarısından fazlasını gençlerin oluşturduğu Hindistan’da, genç kuşak arasındaki huzursuzluğu yansıtıyor.
Resmi verilere göre Hindistan’da 15 yaş ve üzeri nüfusta işsizlik oranı 2025 yılında yüzde 3,1 olarak kaydedilse de bu oran 15-29 yaş grubunda yaklaşık yüzde 10’a ulaşıyor.
Kentlerde ise söz konusu oran yüzde 13,6’ya kadar yükseliyor.
Gençlerin tepkisini çeken bir diğer unsur ise 2,3 milyon adayın girdiği tıp fakültesi sınavının iptal edilmesine yol açan soru sızıntısı oldu.
Bu ay ikinci kez düzenlenen sınavda hükümet, soru kitapçıklarını taşımak için askeri uçakları görevlendirmiş ve sızıntının yayıldığını belirttiği mesajlaşma platformu Telegram’a erişimi geçici olarak engellemişti.
CJP’nin faaliyetleri, Başbakan Narendra Modi’nin liderliğindeki iktidar partisi BJP bünyesinde de tepkiyle karşılanıyor. BJP Genel Başkanı Nitin Nabin bu hafta yaptığı bir konuşmada, bu tür yapıların ülkeye zarar verdiğini ifade etti.
Nabin, konuşmasında “Bu virüs ve hamamböceği partileri ülkenin içini boşaltabilir. Bu tür insanlar Hindistan karşıtı bir çetenin parçasıdır ve onlara dersini yalnızca BJP kadroları verebilir” dedi.
Asya
Çin, Japon şirketlerine yönelik ihracat kısıtlamalarını genişletti

Çin, Japon şirketleri ve kuruluşlarının yer aldığı ihracat kontrol listesini genişletti. Bu adım, Pekin’in Başbakan Sanae Takaichi Sanae hükümetinin politikalarından kaynaklandığını savunduğu “yeni tür militarizmi” sınırlamaya yönelik son hamlesi oldu.
Pazartesi günkü karar, hem sivil hem de askeri amaçlara hizmet edebilecek “çift kullanımlı” ürünlerin Çin’den ihracatını kısıtlıyor. Bu karar, Japonya-Çin ilişkilerini son on yılı aşkın sürenin en kötü seviyesine sürükleyen gerilimdeki son tırmanış niteliğinde.
Pekin, Takaichi’nin geçen yıl Çin’in Tayvan’a müdahale etmesi halinde Japonya’nın bölgesel bir çatışmaya askeri olarak dahil olabileceği yönündeki sözlerine tepki göstermişti. Çin, Takaichi yönetimini defalarca “saldırgan yeniden silahlanma” ile ve Japonya’nın pasifist anayasasını ihlal etmekle suçladı.
Japonya’nın İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana en ağır güvenlik ortamıyla karşı karşıya olduğunu iddia eden Takaichi ise açıklamalarını geri çekmeyi reddetti.
İhracat kontrol listesine eklenen Japon şirketler arasında Mitsubishi Electric ve Mitsubishi Heavy Industries’in iştirakleri de bulunuyor. Kısıtlamalar, Japon hükümetine bağlı bazı araştırma kuruluşlarını da kapsayacak. Bunlar arasında Ulusal Savunma Araştırmaları Enstitüsü de yer alıyor.
Çinli ihracatçıların, kısıtlı listedeki kuruluşlara satış yapması yasaklandı. Yabancı kuruluşların veya bireylerin de Çin’de üretilmiş ya da Çin menşeli çift kullanımlı ürünleri satması yasaklandı.
Çin, listeyi son olarak şubat ayında 40 şirketi kapsayacak şekilde genişletmişti.
Genişletilen ihracat kontrol listesine paralel olarak, Çin Ticaret Bakanlığı pazartesi günü 20 Japon şirket ve kuruluşunu izleme listesine aldı. Bu, söz konusu şirketlerin potansiyel çift kullanımlı teknolojilerle bağlantılı her konuda daha yakından denetleneceği anlamına geliyor. Listede Fujitsu, Mitsui E&S, Hitachi, Komatsu ve Terra Drone’un iştirakleri bulunuyor.
Çin Ticaret Bakanlığı yaptığı açıklamada, “Japonya pişmanlık göstermemiş, aksine yanlış yolda daha da ilerleyerek yeni tür militarizmini hızlandırmış, yeniden silahlanmayı süratlendirmiş, saldırı silahları konuşlandırmış ve denizaşırı ülkelere saldırı füzeleri yerleştirmiştir,” ifadelerini kullandı.
Geçen hafta Çin Dışişleri Bakanlığı da Japonya’nın ölümcül silah ihracatına yönelik kendi koyduğu yasağı kaldırma kararına ve Pekin’in bölgesel istikrara tehdit olarak nitelendirdiği “muharebe kabiliyetine sahip” bir askeri sistem inşa etme çabalarına dikkat çekti.
Pazartesi günü Japonya hükümetinin en üst düzey sözcüsü, Çin Sahil Güvenlik gemilerini Tayvan’ın doğusundaki bir bölgede Japonya’nın münhasır ekonomik bölgesi içinde zaman zaman seyretmekle suçladı ve gemilerin “bu sulara ilişkin tek taraflı iddialarda” bulunduğunu söyledi.
Japonya Kabine Baş Sekreteri Kihara Minoru, “Çin’in bu tür faaliyetleri Japonya açısından kabul edilemez ve diplomatik kanallar aracılığıyla defalarca protestoda bulunduk,” dedi.
Asya
Modi’nin üst düzey danışmanı: Hindistan yüzde 8 büyümeye çok yakın

Hindistan Başbakanı Narendra Modi’nin üst düzey danışmanına göre, büyük yeni küresel çatışmalar yaşanmazsa Hindistan yıllık yüzde 8 ekonomik büyümeye dönüşe “çok yakın” olacak.
Modi’nin baş sekreterlerinden Shaktikanta Das, Financial Times’a yaptığı açıklamada, Hindistan ekonomisinin son yıllarda Kovid pandemisi, Ukrayna savaşı ve ABD-İsrail’in İran’a karşı savaşı nedeniyle zorlandığını, ancak ivmeyi artırmaya dönük yeni reformların planlandığını söyledi.
IMF, nisan ayında Hindistan’ın büyümesinin mart ayında sona eren yıldaki yüzde 7,6 seviyesinden bu mali yıl ve gelecek mali yılda yüzde 6,5’e düşeceğini öngörmüştü.
Bu oran yine de Hindistan’ı dünyanın en hızlı büyüyen büyük ekonomisi konumunda tutacak. Ancak Yeni Delhi’deki bazı yetkililer, ABD ile İran arasında bu ay varılan kırılgan ateşkes anlaşmasının ardından 2026-27’de yüzde 7 büyümenin ulaşılabilir olduğuna inanıyor.
2018’den 2024’e kadar Hindistan Merkez Bankası’nın başkanlığını yapan, kariyer bürokratı 69 yaşındaki Das, “Jeopolitik durumda makul düzeyde bir normalleşme ve başbakan tarafından yürütülen reformlarla, yüzde 8 büyüme erişilebilir mesafede olmalı,” dedi.
Yüzde 8 eşiği önemli; zira ekonomistler, Hindistan’ın Modi’nin açıkladığı, İngiltere’den bağımsızlığın yüzüncü yılı olan 2047’ye kadar gelişmiş ülke statüsüne ulaşma hedefini gerçekleştirebilmesi için ortalama reel GSYH büyümesini yaklaşık bu seviyede sürdürmesi gerektiğini tahmin ediyor.
Hindistan bu yıl, enflasyonu farklı biçimde hesaba katan ve ilave veri kaynakları kullanan yeni bir GSYH veri serisi uygulamaya koydu. Yeni metodolojiye göre büyüme 2023-24’te yüzde 7,2, 2024-25’te ise yüzde 7,1 oldu.
Hindistan borsası bu yıl, yatırımcıların Tayvan ve Güney Kore gibi borsalarda yapay zekâ odaklı kazançların peşine düşmesi nedeniyle yoğun bir satış dalgasına maruz kaldı.
Analistler ayrıca yapay zekânın Hindistan’ın devasa dış kaynak kullanımı ve bilişim teknolojileri sektörleri üzerindeki etkisine ilişkin kaygılarını dile getirdi. Ancak üst düzey yetkililer, yeni teknolojinin ülkenin ekonomik büyümesini sınırlamayacağına inanıyor.
Bir yetkili, “Yapay zekânın Hindistan’ın GSYH büyümesi üzerindeki etkisi gelişmiş ekonomilere kıyasla çok daha az olacak,” dedi ve ekledi: “Hindistan’ın büyümesi yapay zekâya bağımlı değil; çok sayıda sektöre yayılmış daha çeşitlendirilmiş bir büyüme.”
Modi, 12 yıllık iktidarı döneminde büyük altyapı yatırımlarına öncülük ettiği için yabancı yatırımcılardan övgü aldı. Hindistan havalimanı sayısını iki kattan fazla artırdı ve binlerce kilometre otoyol inşa etti. Ayrıca geniş demiryolu ağını elektriklendirdi; bu, birçok Avrupa ülkesinin başaramadığı bir kazanım.
Başbakan geçen yıl ayrıca Hindistan’ın işgücü piyasasını liberalleştirmek, karmaşık mal ve hizmet vergisi rejimini uyumlu hale getirmek ve yabancı yatırımcıları çekmek amacıyla bir dizi reform başlattı.
Morgan Stanley, hükümet ile merkez bankasının yakın dönemde açıkladığı yatırımcı teşvik paketinin 40 milyar ila 60 milyar dolar arasında ek sermaye girişi sağlayabileceğini ve bunun gelecek yıl Hindistan’ın ödemeler dengesinin açık vermemesine yardımcı olacağını tahmin etti. Das, piyasa dostu daha fazla girişimin “boru hattında” olduğunu söyledi, ancak ayrıntı vermedi.
Das, “Başbakan, iş yapma kolaylığını artıracak reformlara tamamen odaklanmış durumda,” dedi. “Son altı-yedi yılda dört büyük uluslararası kriz yaşadık. Hindistan her seferinde daha güçlü çıktı; çünkü her krizi daha fazla reformu ilerletmek için bir fırsat olarak gördü” dedi.
ABD-İsrail’in İran’a karşı savaşının başlangıcında analistler, Hindistan’ın ithal petrol ve gaza yüksek bağımlılığı konusunda endişelerini dile getirmişti. Ancak Yeni Delhi, Rusya ve Venezuela’dan petrol alımlarını artırdı ve ciddi kıtlıkları önledi.
Modi kriz sırasında büyük ölçüde “işler olağan seyrinde” tutumunu yansıtmaya çalıştı. Ancak geçen ay bir noktada vatandaşlara evden çalışarak ve toplu taşıma kullanarak yakıt tasarrufu yapmaları, zorunlu olmayan altın alımlarını askıya almaları ve tatil ile düğünler için yurt dışına seyahat etmekten kaçınmaları çağrısında bulundu.
Bununla birlikte, başbakanın çağrısı büyük ölçüde karşılık bulmadı. Hükümet yetkilileri, Hindistan’ın ekonomisini Körfez’deki çatışmanın en kötü etkilerinden korumakta görece başarılı olduğunu söylüyor.
Yakıt ve gübre fiyatları, çatışmanın büyük bölümünde savaş öncesi seviyelerde tutuldu; yakıt fiyatlarında yalnızca mayıs ortasından itibaren küçük bir artış başladı. Bu durum tüketicilerin harcama gücünü korudu. Ancak yetkililerin özel olarak yaptığı tahminlere göre, bunun maliyeti bu yıl GSYH’ye oranla kamu mali açığında fazladan yarım puanlık bir artış olabilir.
Yetkililer ayrıca bu yıl İngiltere ve AB ile sonuçlandırılan ticaret anlaşmalarının ve ABD ile müzakere edilmekte olan geçici anlaşmanın yabancı fon girişini artırmaya yardımcı olacağına inanıyor.
Resmî verilere göre, aylar süren çıkışların ardından net doğrudan yabancı yatırım nisan ayında 6,6 milyar dolara yükseldi; bu, son beş yılın en yüksek seviyesi oldu.
Amerika2 hafta öncePeter Thiel’in gizli cemiyeti: “Dialog”
Avrupa6 gün önceKuzey Akım sabotajında ‘porno filmi kılıfı’ iddiası
Asya2 hafta önceÇKP, ‘Xi Jinping’in Parti İnşası Üzerine Düşüncesi’ni resmi doktrin ilan etti
Görüş1 hafta önceHeidegger’in kulübesindeki Avrupa solu
Dünya Basını2 hafta önceİngiliz iktisatçı Pettifor: Yapay zeka çöküşü kaçınılmaz bir krize yol açacak
Dünya Basını2 hafta önceForeign Policy: İran, Vietnam’dan Daha Ağır Bir Yenilgi
Dünya Basını2 hafta önceİran savaşı küresel güç dengelerini nasıl yeniden şekillendirdi?
Rusya2 hafta önceRFKP Lideri Zyuganov: Rusya’da sol dönüş kaçınılmaz










