Bizi Takip Edin

Rusya

Rusya, tahıl ihracat vergilerini yıl sonuna kadar askıya alabilir

Yayınlanma

Rusya Tarım Bakanlığı, Azak ve Karadeniz havzasındaki limanlarda yaşanan sevkiyat sorunları nedeniyle buğday, arpa ve mısır ihracatındaki değişken vergilere yıl sonuna kadar moratoryum getirmeyi teklif etmeye hazırlanıyor. Rus tahıl sevkiyatının yüzde 70’inden fazlasının gerçekleştiği güzergahta deniz ulaşımındaki kısıtlamalar ve liman altyapısına yönelik İHA saldırıları ihracatı olumsuz etkiliyor.

Rusya Tarım Bakanlığı, Rus tahıl sevkiyatının yüzde 70’inden fazlasının yapıldığı Azak ve Karadeniz havzası limanlarından tarım ürünlerinin çıkarılmasında yaşanan sorunlar nedeniyle buğday, arpa ve mısır ihracatına uygulanan “değişken” vergiye yıl sonuna kadar moratoryum getirme teklifi hazırlıyor.

Vedomosti gazetesinin tahıl piyasasının işleyişine vakıf iki kaynağa dayandırdığı habere göre, bakanlık söz konusu adımı yakın zamanda atmayı planlıyor.

Rusya’da Haziran 2021’de yürürlüğe giren tahıl sönümleme mekanizması, buğday, mısır ve arpa ihracatında değişken vergiler öngörüyor.

Vergi miktarları, Moskova Borsası’nda tescil edilen ihracat sözleşmelerinin fiyatlarına dayanan fiyat göstergeleri üzerinden haftalık olarak hesaplanıyor. Bu vergiler, ton başına buğday fiyatı 200 doları, mısır ve arpa fiyatı ise 185 doları aştığında alınıyor ve aşan kısmın yüzde 70’i oranında uygulanıyor.

Yetkililerin açıklamasına göre, ihracat vergilerinden elde edilen gelirler tarım sektörüne sübvansiyon olarak geri dönüyor.

Ekonomik Kalkınma Bakanı Maksim Reşetnikov, paranın “ortak bir havuzda toplandığını”, ardından tahıl üretim hacimleriyle orantılı olarak bölgelere geri aktarıldığını açıklamıştı.

Tarım Bakanlığı geçen hafta, 26 Ağustos ile 1 Eylül tarihleri arasında buğday ihracat vergisinin ton başına 1.012,1 ruble olacağını duyurdu. Bu rakam, 25 Ağustos’a kadar yürürlükte olan ton başına 721,1 rublelik orana kıyasla 1,4 kat artış anlamına geliyor.

Arpa ihracat vergisi sıfır düzeyinde kalırken, mısır ihracat vergisi ton başına 285 rubleden 607,3 rubleye yükseldi.

Oranlar ton başına buğday için 229,5 dolar, arpa için 191 dolar ve mısır için 221,2 dolar seviyesindeki gösterge fiyatlar üzerinden hesaplandı.

Geçen hafta Tarım Bakanlığının tahıl ihracatındaki kısıtlamalar nedeniyle zor duruma düşen tarım üreticilerini desteklemek amacıyla tedbirler önerdiği kaydedilmişti.

Bu tedbirler arasında indirimli kredilerin uzatılması, sübvansiyonlar ve alım yönlü tahıl müdahaleleri yer alıyordu. Tarım Bakanı Oksana Lut daha sonra bu tedbirleri açıkladı.

Temmuz 2026’da başlayan yeni tarım sezonunda Rus tahıl ihracatı, Azak ve Karadeniz havzasındaki limanlarda yaşanan yükleme sorunları nedeniyle kısıtlamalarla karşılaştı.

Azak Denizi sularında önemli limanları ve terminalleri etkileyen seyrüsefer kısıtlamaları, bu güzergahtaki sevkiyatların fiilen durmasına yol açtı.

Karadeniz limanlarındaki durum da Ukrayna insansız hava araçlarının bir dizi saldırısı nedeniyle güçleşti.

Ağustos ayında Novorossiysk Limanı’ndaki en büyük tahıl terminalleri olan Novorossiysk Tahıl Terminali (NZT) ve Novorossiysk Tahıl Ürünleri Kombinası (NKHP) saldırıya uğradı.

Yılda 8,5 milyon ton tahıl yükleme kapasitesine sahip NZT’nin sahibi Demetra-Holding, terminalin faaliyetlerini askıya aldığını duyurdu.

En büyük ulaştırma ve lojistik şirketi Delo, çalışanların ve altyapının güvenliğini sağlamak amacıyla Novorossiysk Limanı’ndaki KSK tahıl terminalinin operasyonel faaliyetlerini durdurduğunu açıkladı. KSK, Novorossiysk’te bulunan tahıl terminalleri arasında en yüksek geçiş kapasitesine sahip tesis konumunda bulunuyor.

Rus Demiryolları (RJD) da Novorossiysk’e yönelik yük taşımacılığını durdurdu.

Şirketin internet sitesinde yer alan bildirimde, Novorossiysk ve Novorossiysk-ihracat istasyonları yönündeki yüklemelerin 13-22 Ağustos 2026 tarihleri arasında sınırlandırıldığı kaydedildi.

Rus askeri yetkilileri son dönemde Ukrayna limanlarında Ukrayna Silahlı Kuvvetleri ile bağlantılı gemi ve altyapı tesislerinin vurulduğunu defalarca rapor etti. Savunma Bakanlığı, saldırıların yalnızca Ukrayna’nın askeri ve enerji tesisleri ile bunlarla bağlantılı altyapıya yönelik olduğunu vurguladı.

Vladimir Putin, Temmuz ayında yaptığı açıklamada, Ukrayna Silahlı Kuvvetlerinin Rusya topraklarına yönelik saldırılarına “yalnızca birkaç kat daha güçlü” olacak şekilde simetrik karşılık verileceğini söylemişti.

Putin, “Düşman bunu hissedecektir. Umarım şimdiden hissediyordur. Ve gelecekte de artan bir ölçekte hissetmeye devam edecektir” dedi.

Putin, Rusya’nın önemli bir ihracat potansiyeline sahip olduğunu da belirtti. Putin’in aktardığına göre, Tarım Bakanı kendisine en az 60 milyon ton tahıl ihraç etme imkanı bulunduğunu rapor etti.

Putin, “Bu çok iyi bir zemin. Evet, ürünlerimizin sevkiyatıyla ilgili sorunlarımız var ama bu meseleleri çözeceğiz. Dolayısıyla küresel pazarda herhangi bir açık yaşanmayacaktır” ifadelerini kullandı.

Rusya

Rusya, Hindistan’a gübre sevkiyatını artırmaya hazır olduğunu duyurdu

Yayınlanma

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Hindistan Dışişleri Bakanı Subrahmanyam Jaishankar ile Moskova’da yaptığı görüşmede tarım sektörünün ihtiyacını karşılamak üzere bu ülkeye gübre sevkiyatını artırmaya hazır olduklarını açıkladı. İki ülke arasındaki ticaret hacminin yükseldiğine dikkat çeken Putin; nükleer enerji, uzay ve yüksek teknoloji alanlarındaki işbirliğinin de sürdüğünü belirtti.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Hindistan Dışişleri Bakanı Subrahmanyam Jaishankar ile Kremlin’de gerçekleştirdiği görüşmede, Hindistan tarımının ihtiyaçlarını tamamen karşılamak amacıyla gübre sevkiyatını artırmaya hazır olduklarını bildirdi.

Kremlin’in aktardığı görüşmede Putin, konunun yalnızca enerji kaynaklarıyla sınırlı olmadığını vurguladı.

Putin görüşmede, “Bu başlıklardan biri yalnızca enerji kaynakları değil, elbette gübre tedarikidir. Hint çiftçiler ve tarım sektörü için bu meseleyi çözmek adına her şeyi yapıyoruz, bu sevkiyatları artırıyoruz ve bunu sürdürmeye hazırız” ifadelerini kullandı.

Rus lider, gübre tedariki konusunun iki devlet arasındaki işbirliği hükümetlerarası komisyonu kapsamında da ele alındığını kaydetti.

İki ülke arasındaki ticaret hacmindeki artışa işaret eden Putin, bu durumun Rusya-Hindistan ilişkilerinin geliştirilmesine önem veren Hindistan Başbakanı Narendra Modi’nin önemli bir katkısı olduğunu dile getirdi.

İkili ilişkilerin gündeminde gübrenin yanı sıra nükleer enerji ve yüksek teknoloji alanlarındaki işbirliğinin de bulunduğunu belirten Putin, tüm bu alanların “oldukça güvenli bir şekilde ilerlediğini” kaydetti.

Aralık 2025’te Putin’in Hindistan’a gerçekleştirdiği resmi ziyaret sırasında iki ülkenin liderleri, ticari ve ekonomik işbirliğini de içeren 70 maddelik bir bildiri imzalamıştı.

Taraflar bu kapsamda aralarındaki ticaret hacmini 2030 yılına kadar 100 milyar dolara çıkarmayı kararlaştırmıştı.

Dünyanın önde gelen gübre ithalatçılarından biri olan Hindistan; İran savaşı ve Çin’in ihracat kısıtlamalarının yaz ekim sezonu öncesinde tedariki düşürme riski yaratması nedeniyle Beyaz Rusya, Rusya ve Fas’tan alımları artırmak üzere görüşmeler yürütmüştü.

Rusya’nın Hindistan’a gübre ihracatı Başbakan Narendra Modi’nin talebi doğrultusunda 2024’teki 4,7 milyon tondan 2025 yılında yaklaşık 6 milyon tona yükseldi.

Moskova’nın Hindistan’a gübre ihracatı 2021 yılına kıyasla 5,5 kat artış gösterdi. Öte yandan Reuters’a konuşan konuya vakıf kaynaklar, Rus gübre üreticilerinin sevkiyat kapasitesinin ihracat kotaları, iç pazar gereksinimleri ve insansız hava aracı saldırıları nedeniyle bazı tesislerin devre dışı kalmasıyla sınırlandığını bildirdi.

Hükümetlerarası komisyonda uzay, havacılık ve turizm başlıkları

Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov, Devlet Başkanı Putin ile Hindistan Dışişleri Bakanı Jaishankar arasındaki görüşmeyi önceden duyururken, Hint bakanın Rusya Başbakan Birinci Yardımcısı Denis Manturov ile bir araya geldiğini ve Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile de görüşmeler planlandığını açıklamıştı.

Hükümetlerarası komisyonun Rusya tarafına başkanlık eden Denis Manturov, komisyon toplantısında Rusya ve Hindistan’ın insanlı uçuşlar dahil olmak üzere uzay alanındaki işbirliğini genişletmeyi müzakere etmeyi sürdürdüğünü ifade etti.

Manturov, sivil uçak üretimini de gelecek vadeden bir diğer alan olarak nitelendirdi.

İki ülke arasındaki karşılıklı turist hareketliliğine değinen Manturov, 2026’nın ilk yarısında turist akışının yüzde 8 arttığını açıkladı.

Bu dönemde yaklaşık 50 bin Rus vatandaşının Hindistan’ı ziyaret ettiğini, 25 binden fazla Hint turistin de Rusya’ya seyahat ettiğini belirten Manturov, Rusya’nın elektronik vize uygulaması ve “IndiaFriendly” standardı temelinde hizmet kalitesini yükselterek Hint turistler için daha elverişli koşullar oluşturma çalışmalarını sürdürdüğünü söyledi.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov da 13 Mayıs’ta Hint mevkidaşı Subrahmanyam Jaishankar ile bir araya gelmişti.

Görüşmede Lavrov, “sorumlusu olmadıkları küresel sorunlara küresel yanıtlar aramak” gerektiğini belirterek Hindistan ile ticaret hacmini artırma hedefinin yerine getirileceğine olan inancını dile getirmişti.

Okumaya Devam Et

Rusya

İran riyali ABD baskısı karşısında tarihi dip seviyeye geriledi

Yayınlanma

İran riyali, ABD yönetiminin devreye soktuğu kapsamlı ekonomik baskı ve tecrit adımlarının ardından serbest piyasada dolar karşısında tarihi dip seviyeye geriledi. Washington yönetimi Tahran’ın ana limanlarını, ticaret ortaklarını ve petrol ihracatını hedef alırken BAE de mali işlemleri askıya aldı.

İran ulusal para birimi riyal, Washington yönetiminin ekonomik baskıyı artırmasının ardından serbest piyasada dolar karşısında tüm zamanların en düşük seviyesine geriledi.

Bloomberg’in serbest piyasa verilerine dayandırdığı habere göre, İran’daki serbest piyasa döviz kurlarını izleyen Bonbast internet sitesinde riyal, 23 Ağustos Pazar günü, 21 Ağustos Cuma günkü kapanışa kıyasla yüzde 4,6 değer kaybederek 1 dolar karşısında 1 milyon 992 bin riyal seviyesine indi.

Bir diğer gayriresmi izleme platformu olan TGJU ise pazar günü kurun 1 dolar karşısında 2 milyon riyal sınırını aştığını, ancak seans kapanışına doğru bir miktar gerilediğini bildirdi.

İran para birimi üzerindeki baskı, ABD Başkanı Donald Trump’ın geçtiğimiz hafta Tahran’a yönelik “benzeri görülmemiş bir ekonomik tecrit” sürecinin başladığını duyurmasının ardından hız kazandı.

Washington yönetimi; Tahran’ın kalan az sayıdaki ticaret ortağına yönelik tehditler savurarak, Basra Körfezi’ndeki ana limanlarını abluka altına alarak ve ülkenin en kritik döviz kaynağı olan petrol ihracatını kısıtlayarak İran’ı tamamen yalnızlaştırmayı hedefliyor.

İran Merkez Bankası Başkanı Abdunnasır Himmeti, ülkenin ham petrol ihracatının “neredeyse tamamen durduğunu” açıkladı.

Bununla birlikte Tahran’ın başlıca ticaret ortakları arasında yer alan Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), ikinci bir duyuruya kadar İran ile yürütülen tüm mali operasyonları askıya aldığını bildirdi.

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, yürütülen stratejiye ilişkin yaptığı değerlendirmede, “Amacımız, İran tamamen yapayalnız kalana dek onu ayakta tutan bütün ekonomik damarları kesmektir” ifadelerini kullandı.

Bessent, 24 Ağustos Pazartesi günü şafak vakti itibarıyla İran için ekonomik bir “D-Day” (Normandiya Çıkarması) başladığını belirterek, bunun bir hasma karşı bugüne kadar organize edilmiş en büyük finansal taarruz olduğunu söyledi.

İran’ın ekonomi gazetesi Donya-e Eqtesad’da yer alan bilgilere göre riyaldeki sert düşüş; döviz transferlerindeki aksamalar ve ihracattaki gerilemenin, ithalat talebindeki artış ve yükselen enflasyon beklentileriyle aynı döneme denk gelmesinden kaynaklandı.

İran petrolünün büyük kısmını satın alan Çin ise ABD’nin Tahran üzerindeki ekonomik baskısının sonuç vermeyeceğini savunarak anlaşmazlığın diplomatik yollarla çözülmesi çağrısında bulundu.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, devlete ait İttilaat gazetesinde yayımlanan yazısında çok kutuplu mekanizmalara işaret etti.

Arakçi, “Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) ve BRICS grubu gibi yapıların, güç tekelini kırmak ve daha adil bir uluslararası düzene ilerlemek adına etkili araçlar olduğuna inanıyoruz” değerlendirmesinde bulunarak İran’ın bu fırsatları azami ölçüde kullanma kararlılığında olduğunu vurguladı.

İran riyali, Ortadoğu’daki gerilime paralel olarak şubat sonundan bu yana dalgalı bir seyir izliyor. Mart ayı sonunda ABD’nin İran petrolünün satışına kısmen izin verme kararı almasıyla riyal yüzde 6,7 değer kazanarak 1 dolar karşısında 1 milyon 559 bin seviyesine yükselmişti.

Ancak nisan ayı sonunda İran ile ABD arasındaki müzakerelerin çıkmaza girmesi üzerine para birimi 1 dolar karşısında 1,8 milyon riyale gerileyerek o dönemin en düşük seviyesini görmüştü.

Haziran ayı ortasında İran ve ABD arasında bir mutabakat zaptı imzalanmıştı. Söz konusu mutabakat, ateşkes sağlanmasını ve Hürmüz Boğazı’ndaki ablukanın kaldırılmasına yönelik çalışmaların başlatılmasını öngörüyordu.

Buna karşın taraflar arasındaki karşılıklı saldırılar devam etti. Sürecin ardından Tahran yönetimi, Washington’ın taahhütlerini yerine getirmediğini öne sürdü ve ABD bölgeye müdahalesine son verene kadar Hürmüz Boğazı’ndaki ablukanın süreceğini, savaş nedeniyle “tek bir damla” petrolün dahi geçişine izin verilmeyeceğini ilan etti.

Okumaya Devam Et

Rusya

Rusya akaryakıt piyasasını ithalatla dengeleyecek

Yayınlanma

Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak, ülkedeki akaryakıt piyasasının ithalat yoluyla dengeleneceğini açıkladı. Novak, iç piyasada dizel veya uçak yakıtı sıkıntısı bulunmadığını, sorunların yalnızca benzinle sınırlı olduğunu bildirdi.

Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak, Birleşik Rusya Partisinin kongresinin ikinci aşamasında gazetecilere yaptığı açıklamada, Rusya akaryakıt piyasasının ithalat yoluyla dengelenmesi gerektiğini ve ithalat hacminin piyasadaki açığa bağlı olarak değişiklik göstereceğini söyledi.

İthalat adımlarının geçici nitelik taşıdığını belirten Novak, “İthalat konusunda, piyasanın tam olarak ithalatla dengelenmesi gerektiği kanaatindeyim. Buradaki hacimler de geçici bir karakter taşıyor; ithalat hacmi açık durumuna göre dalgalanacaktır” dedi.

İç piyasada dizel yakıt sıkıntısı yaşanmadığını vurgulayan Novak, “Dizel yakıt yeterli seviyede. Tarım üreticilerinin ihtiyacı karşılandı, kuzey ikmali güvence altına alındı. Uçak yakıtı da yeterli miktarda bulunuyor. Sorunlar yalnızca benzinle bağlantılı” diye konuştu.

Birkaç Rus petrol rafinerisinin kısa süre önce bakım ve onarım çalışmalarını tamamlayarak piyasaya ek akaryakıt sevk etmeye başladığını kaydeden Novak, “Şu anda birkaç tesis yeniden işletmeye alındı” bilgisini paylaştı.

Novak, Euro-5 çevre sınıfının (Rusya’daki K-5 standardı) altındaki akaryakıtın Rusya pazarındaki payının yüzde 10’un altında kalarak önemsiz bir düzeyde olacağını ifade etti. Dikey entegre petrol şirketlerinin K-2, K-3 veya K-4 standartlarında yakıt üretmeyi planlamadığını ve K-5 standardında üretime devam edeceğini kaydetti.

Türkiye’den Rusya’ya ilk deniz yolu benzin sevkiyatı yola çıktı

Rusya hükümeti, ağustos ayı başında K2, K3 ve K4 sınıfı benzinlerin üretimini, ithalatını ve satışını 1 Temmuz 2027 tarihine kadar serbest bırakmıştı.

Novak başkanlığında 21 Ağustos’ta düzenlenen hükümet toplantısında Enerji Bakanlığı, petrol şirketlerinin iç pazara yönelik benzin ve dizel tedarikini artırma tavsiyelerini yerine getirdiğini bildirmişti.

Bu tedarik artışının, ithalatın yükseltilmesi ile K2, K3 ve K4 çevre sınıflarındaki yakıtların üretimi sayesinde sağlandığı aktarılmıştı.

O dönemden bu yana Rusya’nın 80’den fazla federe biriminde benzin ve dizel dağıtımına yönelik tam veya kısmi kontrol tedbirleri uygulandı.

Temmuz ayına doğru bazı bölgelerde bu kısıtlamalar kademeli olarak gevşetilmeye başlandı.

Enerji Bakanı Sergey Tsivilev, 18 Ağustos’ta yaptığı açıklamada bazı akaryakıt istasyonlarında kuyrukların sürdüğünü kabul etmiş ve bakanlığın bu sorunun çözümü üzerinde çalıştığını duyurmuştu.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ise akaryakıt piyasasındaki güçlükleri geçici olarak nitelemiş ve bu durumun genel ekonomik gidişatı etkileyemeyeceğini vurgulamıştı.

Rusya akaryakıt krizine karşı Asya’dan yakıt ithalatını artırıyor

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English