Amerika
Trump’ın Fed adayı Warsh Senato engelini aşamıyor

ABD Başkanı Donald Trump’ın Fed Başkanı Jerome Powell’ı görevden uzaklaştırma çabaları, yerine geçmesi planlanan Kevin Warsh’ın Senato onay sürecini tehlikeye atıyor. Powell’a yönelik yürütülen ceza soruşturması, Senato içindeki dirençle birleşerek mevcut yönetimin faiz politikası üzerindeki kontrolünü beklenenden daha uzun süre kısıtlama riski taşıyor.
ABD Başkanı Donald Trump’ın Merkez Bankası (Fed) Başkanı Jerome Powell’ı görevden uzaklaştırmaya yönelik hamleleri, uzun süredir baş hasmı olarak gördüğü ismi nihayet değiştirme kabiliyetini tehlikeye atıyor.
Senato Bankacılık Komisyonu, Trump’ın Powell’ın yerine Fed başkanlığına aday gösterdiği eski Fed Yönetim Kurulu Üyesi Kevin Warsh için salı günü bir atama onay oturumu düzenlemeye hazırlanıyor.
Trump, sayısız kez alay ettiği, azarladığı ve görevden almakla tehdit ettiği Powell’ı saf dışı bırakma fırsatı için iki başkanlık dönemi boyunca dört yılı aşkın bir süre bekledi.
Ancak Trump yönetiminin Fed Başkanı’na yönelik başlattığı ve Powell’ı daha erken ayrılmaya zorlamanın bir yolu olarak değerlendirilen ceza soruşturması, Powell’ın bankada beklenenden daha uzun süre kalmasına yol açabilir.
Beacon Policy Advisers analistleri pazartesi günü yayımladıkları araştırma notunda, “Warsh’ın oturumunun hem para politikasına -ki bu Trump’ın yeni başkan arayışının belirleyici özelliği- hem de küçültme sözü verdiği Fed bilançosuna dair vizyonuna odaklanması bekleniyor” değerlendirmesinde bulundu. Analistler, yarınki oturumun üzerinde Warsh’ın adaylığına dair belirsiz bir izleğin gölgesinin bulunduğunu da kaydetti.
Tillis’in engeli Warsh’ın adaylığını çıkmaza sokuyor
Warsh’ın adaylığının onaylanması, büyük ölçüde Trump yönetiminin Powell’ın Fed tesislerindeki tadilat çalışmalarına yönelik denetimine ilişkin yürüttüğü ve ilerlemekte güçlük çeken ceza soruşturmasını sonlandırıp sonlandırmayacağına bağlı bulunuyor.
Emekliliğe hazırlanan Cumhuriyetçi Senatör Thom Tillis, Adalet Bakanlığı bankaya yönelik soruşturmasını tamamlayana kadar Warsh dahil tüm Trump adaylarını engelleyeceğini taahhüt etti.
Senato Bankacılık Komisyonu üyesi olan Tillis, Warsh’ın kuruldan onay alarak genel kurul oylamasına gitmesini engelleme yetkisine sahip bulunuyor.
Bu durum adaylığı askıda bırakırken Powell’ın Fed’in başında kalmasına imkan tanıyor. LH Meyer/Monetary Policy Analytics analistleri konuyla ilgili notlarında, “Tillis kararlı bir duruş sergiliyor ve Trump’a Senato süresinin dolmasını beklemesi ya da Demokratların çoğunlukta olduğu bir Senato riskini alması için meydan okuyor” ifadelerine yer verdi.
Analistler ayrıca Cumhuriyetçilerin Senato’da Tillis’in engelini aşmak için gereken 60 oya sahip olmadığının altını çizdi.
Ceza soruşturmasının Powell’ın görev süresinin dolacağı 15 Mayıs tarihinden önce sonlandırılması, Warsh’ın selefinin süresi bitmeden onaylanmasının önünü açabilir.
Fakat soruşturmanın devam etmesi, Powell’ın Trump’ın ikinci döneminin derinliklerine kadar faiz oranları üzerindeki kontrolünü sürdürmesiyle sonuçlanabilir.
Powell 15 Mayıs sonrasında görevde kalabilir
Powell’ın görevde kalabilme kabiliyeti, Fed Yönetim Kurulu üyelerinin ve liderlerinin adaylık ile onay süreçlerindeki kendine özgü işleyişten kaynaklanıyor.
Fed, yedi üyeli bir yönetim kurulu tarafından yönetiliyor ve bu “guvernörlerin” tamamı başkan tarafından aday gösterilip Senato tarafından 14 yıllık kademeli dönemler için onaylanıyor. Bu kurul üyelerinden üçü ise başkan, başkan yardımcısı ve denetimden sorumlu başkan yardımcısı sıfatıyla ayrı dört yıllık dönemler için görevlendiriliyor.
Powell’ın Fed Başkanı sıfatıyla görev süresi mayıs ayında dolsa da yönetim kurulu üyeliği süresi Ocak 2028’e kadar devam ediyor. Eski Fed başkanlarının çoğu başkanlık süreleri nihayete erince bankadan ayrılsa da Powell, ceza soruşturması altında olduğu sürece görevini sürdüreceğini vurguladı.
Powell mart ayında yaptığı açıklamada, “Soruşturma şeffaflık ve kesinlikle tam olarak sona erene dek kuruldan ayrılma niyetim yok” dedi.
Powell ayrıca halefi onaylanana kadar başkanlık süresi dolsa dahi Fed Başkan Vekili olarak görev yapacağını belirtti; bu durum Trump’ın tepkisini çekerken görevden alınma tehditlerini de beraberinde getirdi.
Geçen hafta Fox Business Network’ten Maria Bartiromo’ya mülakat veren Trump, Powell’ın 15 Mayıs’a kadar ayrılmaması durumunda onu görevden almaya çalışacağını ifade etti ve Adalet Bakanlığı’nın yürüttüğü soruşturmayı savundu. Trump, “Beceriksizlik mi, yolsuzluk mu yoksa her ikisi mi; bence bunu öğrenmek zorundasınız” şeklinde konuştu.
Faiz kararlarında yetki Powell’da kalıyor
Powell’ın 15 Mayıs’tan sonra görevde kalması halinde Trump, diğer kurul üyeleri arasından geçici bir başkan atamayı deneyerek Powell’ın konumunu sarsmaya çalışabilir.
Bu hamlenin Fed’in bağımsızlığı üzerine yeni bir yargı süreci başlatabileceği ancak Fed’in faiz politikası üzerinde somut bir değişim yaratmayacağı değerlendiriliyor.
Fed Yönetim Kurulu’nun geniş sorumluluklarını başka bir isim üstlense dahi Powell, para politikasını belirleyen asıl merci olan Federal Açık Piyasa Komisyonu (FOMC) başkanlığını sürdürmek için gerekli hukuki yetkiye sahip bulunuyor.
FOMC, şubat ayında oybirliğiyle Powell’ın halefi onaylanana kadar faiz belirleme komisyonun başında kalması yönünde karar aldı.
Beacon Policy Advisors analistleri, “Geçici Fed Yönetim Kurulu Başkanı’nı kim seçerse seçsin, Powell’ın para politikası kararlarını alan asıl yapı olan FOMC’nin başkanlığını sürdürmek için hukuki zemini sağlam” değerlendirmesini paylaştı.
FOMC’nin Powell’ın görev süresinin bitiminden sonraki ilk toplantısı 16 Haziran’da yapılacak; bu durum Trump yönetimine Warsh’ın önünü açmak için iki aydan az bir süre tanıyor.
Beacon analistleri, takip edilmesi gereken asıl tarihin 16 Haziran olduğunu belirterek, Warsh’ın 15 Mayıs’a kadar onaylanmamasının piyasaları ve Cumhuriyetçi vekilleri rahatsız edebileceğini ancak bunun Fed politikasını kökten değiştirmeyeceğini, dolayısıyla mayıs ortasının “yanıltıcı bir son tarih” niteliği taşıdığını kaydetti.
Cumhuriyetçiler soruşturmanın sonlanmasını bekliyor
Senato’daki Cumhuriyetçiler, Trump yönetiminin soruşturmayı sonlandırmasını ve Powell ile olan çekişmesini geride bırakmasını bekliyor. Trump’ın ilk dönemindeki bazı Fed adaylarının aksine Warsh’ın, nihai oylamada tüm Cumhuriyetçi senatörlerin desteğini alması öngörülüyor.
Cumhuriyetçi vekiller ayrıca, Temsilciler Meclisi ve potansiyel olarak Senato kontrolünü kaybedebilecekleri ara seçimler öncesinde ekonomi politikasına dair somut bir başarı elde etme ihtiyacı duyuyor.
Geçen ay bir federal yargıcın Fed ve Powell’a gönderilen iki Adalet Bakanlığı celbini bloke etmesi, davayı kritik bir noktada sekteye uğratırken Warsh için bir ilerleme ihtimalini artırdı.
Ancak Trump ve davayı yürüten ABD Savcısı Jeanine Pirro, siyasi maliyet artsa dahi geri adım atma niyetinde olmadıklarını gösteriyor.
Senato Çoğunluk Lideri John Thune geçen hafta yaptığı açıklamada, “Soruşturmanın tamamlanmasının herkesin çıkarına olduğunu düşünüyorum. Daha önce de söyledim, soruşturmanın nihayete ermesi daha iyi olur” diyerek sürecin sonlandırılması yönündeki görüşünü dile getirdi.
Amerika
Tesla ve SpaceX için 3,6 trilyon dolarlık birleşme planı

Tesla ve SpaceX yönetim kurulları, iki şirketi yaklaşık 3,6 trilyon dolarlık piyasa değeri altında bir araya getirebilecek birleşme planını incelemek üzere bağımsız komiteler kurdu. Yapay zeka yatırımları ve roket harcamaları nedeniyle birleşen yapının yıllık serbest nakit akışının en az eksi 54 milyar dolara inmesi bekleniyor.
Elektrikli araç üreticisi Tesla ile uzay taşımacılığı şirketi SpaceX’in olası birleşimi, piyasa değeri yaklaşık 3,6 trilyon dolara ulaşan yeni bir yapı ortaya çıkarabilir.
Financial Times, yatırımcılar, hukukçular ve analistlerin değerlendirmelerine dayandırdığı incelemesinde, her iki şirketin yönetim kurullarının bağımsız komiteler kurarak birleşme ihtimalini araştırmaya başladığını duyurdu.
Elon Musk, 20 Ekim’de yaptığı açıklamada birleşmeyi “iyi bir fikir” olarak nitelendirdi ancak koşulların henüz netleşmediğini ve anlaşmanın garanti olmadığını belirtti. Girişimci, çıkar çatışması sebebiyle görüşmelere doğrudan katılamayacağını bildirdi.
Hissedarlar açısından birleşmenin en belirgin avantajı, Musk’ın zaman ve kaynak paylaşımına dair soru işaretlerini giderebilmesi. İsmi açıklanmayan bir Tesla yatırımcısı, “Şu an vaktinin bir kısmını Tesla’da, bir kısmını da SpaceX’te geçiriyor ve hissedarlar gücünün veya parasının büyük bölümünün nereye gittiğini anlayamıyor” dedi.
Otomobil üreticisine yakın bir kaynak, iki şirketin Roadster spor modelinden malzeme, yakıt ve üretim teknolojilerine kadar uzanan mevcut işbirliğini hatırlattı. Aynı kaynak, birleşmenin işlem gücü ile yapay zekanın fiziksel cihazlardaki kullanımını entegre eden dikey bir yapı kuracağını kaydetti.
Tesla ile SpaceX arasındaki finansal ilişkiler şimdiden belirgin bir hacme ulaştı. SpaceX, Tesla’dan yaklaşık 1 milyar dolar değerinde Megapack batarya sistemleri ve Cybertruck araçları satın aldı.
Tesla, yapay zeka girişimi xAI’a yaptığı 2 milyar dolarlık yatırımın Şubat 2026’da SpaceX ile birleşmesi sonucunda uzay şirketinin doğrudan hissedarı haline geldi. Musk, xAI hamlesini yapay zeka, roket teknolojisi ve uydu iletişimini bir araya getirerek uzayda veri merkezleri kurma hedefiyle gerekçelendirmişti.
Visible Alpha tarafından derlenen analist tahminleri, Tesla ve SpaceX’in toplam gelirinin 2026 yılında 153 milyar dolara çıkacağını gösteriyor. Buna karşılık yapay zeka altyapısı, çip üretimi ve roket harcamaları sebebiyle iki yapının toplam serbest nakit akışının en az eksi 54 milyar dolar olması bekleniyor.
Financial Times, 3,6 trilyon dolarlık büyüklüğün kesinleşmiş anlaşma bedelini değil, şirketlerin mevcut piyasa değerini yansıttığını bildirdi. Olası birleşme aynı zamanda Musk’ın Tesla üzerindeki kontrolünü güçlendirebilir.
Girişimci, imtiyazlı hisseler sayesinde SpaceX’te yaklaşık yüzde 84 oy gücünü elinde tutarken bu oran Tesla’da yüzde 20 civarında kalıyor. Anlaşmanın kabul edilmesi için Tesla tarafında yalnızca oylamaya katılanların değil, tüm hisselerin çoğunluğunun desteği aranacak.
Hukuk uzmanları, birleşme müzakerelerinin bir tarafın diğerinin aleyhine avantaj sağlamadığına piyasayı ikna edecek biçimde yürütülmesi gerektiğini belirtiyor. Colorado Üniversitesi kurumsal hukuk profesörü Ann Lipton, her iki şirketin merkezini taşıdığı Teksas yasalarının yönetim kararlarına itirazı zorlaştırdığına işaret etti.
Lipton, çıkar çatışması iddiasının tek başına yetersiz kalacağını, hissedarların dolandırıcılık veya kasıtlı yasa ihlali gibi fiilleri ispat etmek zorunda olduğunu söyledi. Sürecin bir diğer zorlu ayağını ise küresel onaylar oluşturuyor.
Hukukçulara göre anlaşmanın AB, Birleşik Krallık ve Çin’deki düzenleyici kurumlardan onay alması gerekecek. Geçen yıl Tesla’ya 21 milyar dolarla toplam cirosunun yaklaşık yüzde 22’sini kazandıran Çin, şirketin en büyük otomobil fabrikasına Şanghay’da ev sahipliği yapıyor.
SpaceX’in ABD savunma ihalelerini üstlenmesi ve askeri Starshield uydularını üretmesi, Pekin hattında güvenlik çekincelerini artırıyor. JPMorgan analistleri, ulusal güvenlik kaygıları nedeniyle Çin onayının ciddi engellerle karşılaşabileceğini bildirdi.
Banka analistleri, Tesla’nın Çin operasyonlarını tamamen ayırmasını veya kontrolü yerel bir konsorsiyuma devrederek marka ile otonom sürüş lisans gelirleriyle yetinmesini olası seçenekler arasında gösterdi.
The Wall Street Journal temmuz ayında Tesla’nın Çin birimini satmayı değerlendirdiğini yazmış, ancak Musk bu iddiayı “kesinlikle sahte haber” diyerek yalanlamıştı.
Tesla’ya yakın bir kaynak, birleşmenin Donald Trump’ın 2029’da bitecek başkanlık görev süresinden önce tamamlanmasının önem taşıdığını ifade etti. Kaynak, “Bu anlaşma gerçekleşecek, ama herkesin düşündüğü kadar hızlı değil” dedi.
SpaceX’in halka arzının ardından haziran ayında tarihin ilk trilyoneri unvanını alan Musk, hisselerdeki dalgalanmalar nedeniyle bu eşiğin altına indi. Forbes verilerine göre 13 Ekim’de SpaceX hisselerinin değer kaybetmesiyle serveti 982,9 milyar dolara gerileyen girişimcinin güncel varlığı 925 milyar dolar seviyesinde.
Amerika
ABD’de yolsuzluğu ihbar edene ödül verilecek

ABD Başkanı Donald Trump, kamudaki dolandırıcılıkları ihbar edenlere nakit ödeme sağlayacak 25 milyon dolarlık teşvik programını tanıttı. Mahkûmiyetle sonuçlanan bildirimlere yüzde 1 komisyon vadeden düzenlemede ilk ödeme 10 bin dolarla muhafazakâr YouTuber Nick Shirley’ye yapıldı.
ABD Başkanı Donald Trump ve Başkan Yardımcısı JD Vance, federal hükümeti dolandıranları ihbar edenlere nakit para ödenmesini öngören 25 milyon dolarlık bir ihbarcı programı açıkladı.
Oval Ofis’te duyurulan Dolandırıcılık İhbar Teşvik Programı kapsamında, mahkûmiyetle sonuçlanan başarılı bildirimlerde bulunanlara yüzde 1 oranında komisyon verilmesi planlanıyor.
Ödüllerin kimlere dağıtılacağı konusundaki tek yetkilinin kendisi olacağını belirten Trump, süreçte son sözü söyleyeceğini dile getirdi.
Trump, Oval Ofis’teki konuşmasında, “Biri birini ihbar ederse yüzde 1 komisyon alacak. Bu harika olacak çünkü bu ülkeden çalınan para trilyonları buluyor” ifadelerini kullandı.
İhbarların “America.gov/fraud” internet sitesi üzerinden toplanacağını aktaran Trump, süreci hızlandırmak adına aynı ödül için birden fazla talep gelmesi durumunda bağlayıcı hakem rolünü bizzat üstleneceğini bildirdi.
Trump, ödemelere ilişkin takdir yetkisini, “Başka bir deyişle o kişinin bunu hak edip etmediğine ben karar vereceğim ve oldukça cömert davranacağım” sözleriyle savundu.
İnternet sitesindeki yönergede, yapılan bildirimin cezai kovuşturmaya yol açması şartıyla ödülün en fazla 30 bin dolara kadar çıkabileceği belirtiliyor.
Öte yandan Trump, Oval Ofis’te yaptığı konuşmada bir kişinin alabileceği tutarda herhangi bir tavan sınır olmadığını iddia etti.
İhbarcıların çok yüksek gelirler elde edebileceğini öne süren Trump, “İnsanlar başkalarını ihbar ederek milyonlarca dolar kazanacak” dedi.
Trump ayrıca ödemelerin ceza davası açılmasına bağlı kalmayacağını, çalınan paranın geri alınması durumunda yapılacağını savundu.
Program kapsamında verilen ilk ödül, Oval Ofis’te Trump ve Vance’in yanında yer alan muhafazakâr YouTuber Nick Shirley’ye gitti. Fox News, Shirley’ye bu kapsamda 10 bin dolar ödendiğini aktardı.
Shirley, Minnesota’daki çocuk bakım programlarında yürütülen usulsüzlük iddialarını araştırdığı bir video yayımlamasının ardından geçen yıl sağ çevrelerde tanınmıştı.
Yeni program, Başkan Yardımcısı Vance’in başkanlığını yürüttüğü dolandırıcılıkla mücadele görev gücünün çalışmalarına dayanıyor.
Vance, “Başkan bu durumun durması gerektiğini söyledi. Artık duruyor ve bunu durdurmamıza yardım etmek isterseniz, ABD Başkanı’nın yaptıkları sayesinde siz de bu ödülleri paylaşabilirsiniz” diye konuştu.
Trump, federal hükümet programlarındaki suistimalleri incelemek ve azaltmak amacıyla mart ayında Dolandırıcılığı Ortadan Kaldırma Görev Gücü’nü kurmuş, yapının başına da Vance’i getirmişti.
Amerika
Anthropic halka arz öncesinde 80,7 milyar dolar zarar açıkladı

Yapay zeka devi Anthropic, 2026’nın ilk yarısında 80,7 milyar dolar net zarar açıklarken gelirini 16,3 milyar dolara taşıdı. Şirket, halka arz izahnamesinde modellerin şantaj benzeri davranışlar sergileyebileceği ve felaket boyutundaki risklerin sigortalanamayacağı uyarısını yaptı.
Yapay zeka modeli Claude’un geliştiricisi Anthropic, 30 Haziran’da sona eren 2026’nın ilk altı ayında 80,7 milyar dolar net zarar açıkladı.
The Wall Street Journal gazetesinin şirketin halka arz izahname taslağına dayandırdığı habere göre kaydedilen bu zarar, 2025 yılının tamamında gerçekleşen 42 milyar dolarlık kaybı neredeyse ikiye katladı.
Söz konusu devasa tutarın 72 milyar dolarlık büyük bölümü muhasebe kaynaklı defter değeri düşüşlerinden kaynaklandı.
Buna karşın şirketin gelirlerinde sert bir yükseliş görüldü; yılın ilk yarısındaki ciro, önceki yılın aynı dönemindeki 1,1 milyar dolardan 16,3 milyar dolara ulaştı.
Anthropic bu dönemde işlem gücü ve altyapı ihtiyaçları için yaklaşık 9 milyar dolar harcayarak, 2025’in tamamında yapılan 7,3 milyar dolarlık harcamayı altı ayda geride bıraktı.
Şirketin önümüzdeki 7 ila 10 yıl içinde bulut hizmetleri sözleşmeleri kapsamında yaklaşık 450 milyar dolar ödeme taahhüdü bulunuyor.
Bu yükümlülükler çerçevesinde Google Cloud ile 111 milyar dolar, Amazon Web Services ile 110 milyar dolar ve Microsoft ile 31 milyar dolarlık sözleşmeler planlanıyor.
Anthropic ayrıca yapay zeka odaklı daha küçük bulut sağlayıcıları Nscale ve Lambda üzerinden Nvidia çipleri kiralamak için sırasıyla 2033 ve 2034 yıllarına kadar 86 milyar dolara varan harcama yapacak.
Şirket gelecek yıllarda bilgi işlem kapasitesini artırmak amacıyla 750 milyar dolar daha harcayabilir.
Halka arz izahname taslağının yaklaşık üçte birlik kısmı ise doğrudan risk faktörlerine ayrıldı.
Belgede modellerin gerçek dünyada somut zararlara yol açma olasılığına dikkat çekilirken, yapay zekanın “kendini koruma” eğilimi sergileyebileceği ve “şantajı” andıran yanıtlar üretebileceği kaydedildi.
Anthropic, yapay zeka kaynaklı “felaket boyutundaki bir olayın” yaratacağı hasarın büyüklüğü nedeniyle bu tür riskleri sigortalamanın imkansız hale gelebileceği uyarısında bulundu.
Piyasa beklentilerine göre Anthropic’in halka arzı tarihin en büyük işlemlerinden biri olabilir ve SpaceX’in rekorunu geride bırakabilir.
Borsaya açılmanın ardından şirketin piyasa değerinin 2 trilyon dolara kadar ulaşabileceği öngörülüyor.
Dünya Basını2 hafta önceEski CIA analisti Johnson: Trump İran’a girerse Çanakkale’deki Churchill gibi yenilir
Asya2 hafta önceGüney Kore, Kiev Büyükelçisini geri çağırdı
Amerika2 hafta önceBrezilya’da ikinci tur süreci nasıl işleyecek?
Asya2 hafta önceEndonezya’nın yeni iş yasası işçileri memnun etti, iş dünyasını endişelendirdi
Diplomasi2 hafta önceİtalyan gazeteci ve yazar Thomas Fazi: Avrupa, II. Dünya Savaşı’ndan beri ABD işgali altında
Dünya Basını2 hafta önceNükleer bilimci Hughes: Bölgesel nükleer savaş bile dünya genelinde üç milyar insanı aç bırakır
Amerika3 gün önceSenatör Sanders: Silikon Vadisi zenginleri “korkunç bir plan” üzerinde çalışıyor
Dünya Basını1 hafta önceİngiliz diplomat Crooke: Suudi Arabistan’da asıl çöküş içeriden gelecek











