Asya
12 Maddede Kore Yarımadası: Yıl boyunca neler yaşandı?

Kore Yarımadası, ülkeyi ikiye bölen Kore Savaşı’ndan bu yana dünyanın dikkatini oldukça fazla çeken gelişmelerin yaşandığı özgün bölgelerden biri.
Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti (Kuzey Kore) ve Güney’deki Kore Cumhuriyeti olarak ikiye bölünen yarımada, Kore Savaşı’nın sonlandığı 1953’ten bu yana en genel ifadeyle Güney’in ABD, Kuzey’in Rusya/Çin ekseninde bölündüğü, küresel rekabetin gerilim düzeyi yüksek alanlarından biri.
2025 yılı da, aynı diğer yıllarda olduğu gibi yarımada genelinde önemli gelişmelere sahne oldu.
Yıl boyunca Kore Yarımadası’nda yaşanan, en çok öne çıkan gelişmeler ise şu şekilde:
Ocak
2025 yılının Ocak ayı ortasında Pyongyang, doğu kıyılarına doğru bir dizi kısa menzilli balistik füze fırlattı. Bu adım, askeri hazırlık düzeyini her zaman yüksek seviyede tutan Kuzey Kore’nin 2025 yılında da söz konusu tutumunu sürdüreceğinin ilk işaretiydi.
Güney Kore ise, 2025 yılına Aralık 2024’te eski başkan Yoon Suk-yeol tarafından ilan edilen ve ‘darbe girişimi’ olarak adlandırılan başarısız sıkıyönetimin gölgesinde girdi. 19 Ocak tarihinde, görevden alındıktan haftalar sonra gözaltına alınan Yoon’un gözaltı süresinin uzatılmasını protesto eden destekçileri, Seul’de bir mahkemeye saldırıp binaya hasar verdi, çatışmalar sonucunda yüzlerce kişi gözaltına alındı.

ABD Başkanı Donald Trump’ın, ikinci başkanlık döneminin ilk günlerinde Fox News’e verdiği mülakatta, Kuzey Kore lideri Kim ile ‘tekrar iletişime geçeceğini’ açıklaması ise, yarımada genelinde yeni bir müzakere sürecinin ilk umutlarını yeşertmişti.
Kuzey Kore’ye dair bir diğer önemli gelişme ise, Seul yönetiminin Ukrayna’da savaşan Kuzey Koreli askerleri yeniden gündeme getirerek, “Ukrayna-Rusya savaşında Kuzey Koreli 300 asker öldü” açıklaması oldu.
Şubat
Pyongyang yönetimi, 2025’in Şubat ayını stratejik seyir füzesi testiyle karşıladı. Kuzey Kore Kim Jong-un, testleri ‘düşmanlara’ mesaj olarak sundu ve nükleer hazırlıkta tam hazır olunması gerektiğini vurguladı.
Aynı zamanda Kuzey Kore, beş yıl aradan sonra ilk kez kapılarını Batılı turistlere açtı.
İngiltere, Kanada, Yunanistan, Yeni Zelanda, Fransa, Almanya, Avusturya, Avustralya ve İtalya’dan gelen gezginler, COVID-19 salgını sırasında sınırlarını kapatmasından bu yana ülkeye gelen ilk Batılı ziyaretçi grubu oldu.

Darbe girişimi tartışmalarını sürdüren Güney’de ise, Ocak ayındaki mahkeme baskınıyla bağlantılı olarak 63 kişi hakkında iddianame düzenlendi.
Mart
ABD ve Güney yönetiminin ‘Freedom Shield’ isimli ortak askeri tatbikat kararını kınayan Pyongyang yönetimi, tatbikatların başladığı günlerde birden fazla balistik füze ateşledi.
ABD ile ortak tatbikatla birlikte, Seul’ün bir diğer gündemi, 21 Mart civarında başlayan ve ülkenin güneydoğusunu vuran orman yangınları oldu. Kore tarihinin en yıkıcılarından biri olarak kabul edilen yangınlarda onlarca can kaybı ve geniş çaplı maddi zarar bildirildi.

Nisan
Askeri faaliyetlerine Nisan ayında da devam eden Pyongyang, yeni bir savaş gemisinden seyir ve hava savunma füzesi testleri gerçekleştirdi.
Güney’de ise Anayasa Mahkemesi, 3 Aralık 2024’te ülkede sıkıyönetim kararı alan Cumhurbaşkanı Yoon Suk-yeol’un azledilmesini oybirliğiyle onayladı.
Nisan aynı aynı zamanda, iki Kore arasında yılın ‘ilk silahının ateşlendiği’ bir ay oldu. Kuzey Kore askerlerinin sınırı geçmesinin ardından Güney Kore uyarı ateşi açtı. Güney Kore Genelkurmay Başkanlığı’ndan yapılan açıklamada, Güney Kore’nin uyarı ateşi açmasının ardından grubun Kuzey Kore’ye geri döndüğü belirtildi.

Mayıs
Kuzey Kore’de Mayıs ayı, bir ‘kazayla’ karşılandı. Kuzey Kore Merkezi Haber Ajansının (KCNA) haberine göre, ülkenin doğusundaki Chongjin Limanında yeni bir muhribin hizmete girme töreninde 500 tonluk savaş gemisi suya indirilirken kıç tarafındaki kızaktan sıyrılarak karaya oturdu. Kazada geminin tabanının ezildiği, dengesinin bozulduğu ve suya indirilemediği belirtildi.

Güney Kore’de ise, eski Devlet Başkanı Yoon Suk Yeol’ün görevden azledilmesinin ardından yeni devlet başkanını belirleyecek 3 Haziran’daki başkanlık seçimi için erken oy verme sürecinin başlamasıyla halk sandık başına gitti.
Wall Street Journal (WSJ) gazetesinin, ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin, Güney Kore’de konuşlu binlerce ABD askerini geri çekmeyi değerlendirdiği yönündeki haberi ise, Seul’de ABD ilişkilerinin geleceğine dair endişeler yarattı.
Haziran
Haziran ayında Kuzey Kore’de yaşanan en önemli gelişme, askeri denemelerin yanında, turizm alanında yaşandı. Wonsan-Kalma kıyı turizm bölgesinde açılan ve oteller, restoranlar, alışveriş merkezleri ve bir su parkından oluşan tesis, ülkenin turizm alanında attığı bir diğer önemli adımı gösterdi.

Güney Kore ise, 3 Haziran’da yapılan erken başkanlık seçiminde yeni başkanını seçti. Demokrat Parti adayı Lee Jae-myung, ülkenin yeni lideri olurken, Lee’nin Çin ve Kore’ye yönelik ‘olumlu’ sinyalleri, Güney’deki ‘geleneksel’ ABD yanlısı siyasi çevrelerinde rahatsızlıkla karşılandı.
Temmuz
Kuzey’de Haziran ayında açılan mega tatil köyüne yönelik iç turizm artarken, yabancı turistlerin girişi aniden askıya alındı. DPR Korea Tour’un açıklamasıyla öğrenilen bu karar sonucunda, bölgeye yabancı ziyaretçilerin girişi askıya alındı. Ancak, bölgeye Rus turistlerin girmeye devam ettiği öğrenildi.
Güney Kore ise, Meclis, Yoon döneminde yaşanan siyasi krizden çıkarılan derslerle, yeni kısıtlamalar içeren Askeri Hukuk düzenlemesini onayladı. Yeni kurallar arasında, milletvekillerinin Ulusal Meclis’e girişini engellemeye yönelik her türlü girişimin yasaklanması ve Ulusal Meclis Başkanı’nın onayı olmadan ordu ve polisin Ulusal Meclis’e girmesinin yasaklanması yer alıyor.
Yeni Devlet Başkanı Lee Jae-myung ise, Seul’un ‘barışı ve halkın hayatını korumak’ için Pekin ve Moskova ile ilişkilerini ‘hızla’ iyileştireceğini söyledi.
Ağustos
Ağustos ayında Kuzey Kore’de tatil köyüne ilişkin gelişmeler sürerken, Kim Jong-un’un ‘nükleer sözü’ Ağustos sıcağını artıran bir gelişme olarak öne çıktı. Güney Kore-ABD askeri tatbikatlarını kınayan Kim, rakiplerine karşı koymak için nükleer güçlerini hızla genişletme sözü verdi.

Güney Kore’de Başkan Lee yönetimi de, karşılıklı gerilimi düşürme adımları kapsamında sınırda propagandaya yönelik hoparlör yayınlarının kaldırılması kararı aldı.
ABD Başkanı Donald Trump ise, Güney Kore’de bulunan Amerikan askeri üslerinin arazi mülkiyetinin Washington’a devredilmesi gerektiğini söyleyerek iki ülke arasında yeni bir gerilim başlığı daha yarattı.
Eylül
Yarımada sonbaharı, Pyongyang’ın ‘nükleer programlarından vazgeçmeyeceği’ yönündeki açıklamalarıyla karşıladı. Aynı zamanda Kuzey Kore, ‘ABD ana karasını hedef alabileceği’ belirtilen yeni bir füze daha test etti.
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) dönem başkanlığını üstlenen Seul için ise bu dönem, ülkenin dış politika görünürlüğünü artırma çabasıyla geçti. Ülke içinde öne çıkan gündem ise, siyasetçilere lüks hediyeler ve yüklü miktarda para vererek siyasi nüfuz sağlamaya çalışmasıyla gündeme gelen Moon Tarikatı oldu.
Güney Kore özel savcılık makamı, Moon Tarikatı olarak bilinen ‘Birleşme Kilisesi’ lideri Hak Ja-han için tutuklama talebinde bulundu.

Ekim
Ekim ayında Kuzey Kore’de Kim Jong Un Kursk’ta öldürülen Kuzey Koreli askerler için ‘kutsal’ anıt açılışını yaptı ve İktidardaki İşçi Partisi’nin kuruluşunun 80. yıl dönümü kutlamaları için hazırlıklar başladı.

Güney’in Ekim gündemine de, Devlet Başkanı Lee’nin savunma harcamalarını büyük ölçüde artırma ve daha fazla kendine yeten bir ordu kurma sözü damgasını vurdu.
Kasım
Ukrayna savaşına gönderdiği askeri güç nedeniyle Rusya’yla ilişkileri ‘stratejik’ seviyeye yükselen Kuzey Kore, Kasım ayında Rus askeri yetkililerle bir araya geldi. Rus tarafını, Rusya Savunma Bakan Yardımcısı Viktor Goremykin başkanlığındaki heyet temsil etti.
ABD ise, Hazine Bakanlığı’na bağlı Yabancı Varlıkları Kontrol Ofisi (OFAC) üzerinden, Kuzey Kore’ye yönelik yaptırım listesini güncelledi. Karar, Pyongyang’ın tepkisiyle karşılandı.
Güney Kore lideri Lee ise, 24-25 Kasım tarihlerinde Türkiye’yi ziyaret etti ve iki ülke arasında ‘stratejik ortaklık’ ve çok sayıda anlaşma imzalandı.

Aralık
Yılın son ayında ise Kuzey Kore’nin ilk nükleer denizaltısı ortaya çıktı. Devlet medyasının servis ettiği görüntülerde Kim, yeni gemiyi kızıyla birlikte inceledi.

Güney Kore lideri Yoon ise, yılın son ayında Kuzey’e yeni bir zeytin dalı uzatarak, görevden alınan selefi Yoon Suk-yeol’un 2024 sonunda sıkıyönetim ilanı öncesi Kuzey Kore ile askeri gerilimi kasten artırdığı iddiaları nedeniyle Pyongyang’dan özür dilenmesi gerektiğini söyledi.
Asya
Güney Kore borsası Hindistan’ı geride bırakarak dünya altıncısı oldu

Güney Kore hisse senedi piyasası, yapay zeka sektörüne yönelik güçlü küresel ilginin etkisiyle Hindistan’ı geride bırakarak dünyanın en büyük altıncı borsası konumuna yükseldi. Bloomberg verilerine göre, Kospi endeksinin piyasa değeri 2026 başından itibaren yüzde 86’dan fazla artarak 5 trilyon dolara ulaşırken, Hindistan borsası gerileyerek yedinci sıraya yerleşti.
Güney Kore hisse senedi piyasası, Hindistan’ı geride bırakarak dünyanın en büyük altıncı borsası unvanını elde etti.
Seul yönetimindeki piyasalar, mayıs ayının başında da Kanada’yı geride bırakarak yedinci sıraya yerleşmişti.
Borsadaki bu yukarı yönlü ivmenin temel itici gücü olarak yapay zeka teknolojilerine yönelik devam eden yüksek küresel ilgi gösteriliyor.
Bloomberg tarafından yapılan hesaplamalara göre, Güney Kore hisse senedi piyasasının ana endeksi Kospi’nin toplam kapitalizasyonu, 2026 yılının başından bu yana yüzde 86’nın üzerinde bir artış kaydederek 5 trilyon dolara ulaştı.
Aynı dönemde Hindistan hisse senedi piyasasını temsil eden Nifty 50 endeksinin toplam hacmi ise gerileyerek 4,8 trilyon dolar seviyesine düştü.
Dünya borsaları sıralamasında güncel verilere göre ilk sırada 79,47 trilyon dolar piyasa değeriyle ABD yer alıyor. ABD’yi sırasıyla 15,09 trilyon dolarla Çin, 8,63 trilyon dolarla Japonya ve 7,24 trilyon dolar değerindeki Hong Kong piyasası takip ediyor.
Tayvan 5,15 trilyon dolarlık piyasa değeriyle listenin beşinci sırasında konumlanırken, hemen ardından 5,04 trilyon dolarla Güney Kore geliyor.
Hindistan ise bu gelişmeler neticesinde altıncı sıradan yedinci sıraya gerilemiş bulunuyor. Güney Kore, mayıs ayının başında da bu sıralamada Kanada piyasasını geride bırakmıştı.
Bloomberg, Güney Kore piyasasında gözlenen bu büyümenin arkasında, küresel yapay zeka endüstrisinin gelişimini sağlayan en büyük mikroçip üreticilerinin hisselerine yönelik yoğun talebin bulunduğunu aktardı.
Bununla birlikte analizde, yatırımcıların bahislerini ağırlıklı olarak yapay zeka sektöründe yoğunlaştırmasının, piyasada aşırı ısınma risklerine dair endişeleri de beraberinde getirdiği ifade edildi.
Reed Capital Partners Yatırım Direktörü Gerald Gan gelişmeye ilişkin yaptığı değerlendirmede, “Bu büyüme, sonraki teknolojik inovasyon dalgasında Güney Koreli teknoloji şirketlerinin süregelen önemini vurguluyor. Aynı zamanda bu durum, küresel sermaye akışlarının bir zamanlar Batı piyasalarının gölgesinde kalan ancak günümüzde teknolojinin ve büyümenin geleceğini şekillendirmede giderek daha belirgin bir rol oynayan büyük Asya ekonomilerine doğru geniş çaplı kayışını yansıtıyor” ifadelerini kullandı.
Diğer taraftan Asset Value Investors Kıdemli Yatırım Analisti Ross McGarry, Güney Kore için asıl sınavın, bu büyüme performansını kurumsal yönetim alanında gerçekleştirilecek gerçek reformlar ve yapısal değişikliklerle koruyup koruyamayacağı olacağını ekledi.
Bloomberg analizine göre Hindistan, para birimi rupinin zayıflaması, rekor düzeydeki yabancı sermaye çıkışları ve doğrudan yapay zeka altyapısıyla ilişkili şirketlerin eksikliği nedeniyle küresel sıralamadaki konumunu kaybediyor.
Enerji kaynaklarının fiyatlarındaki artışın da enflasyon endişelerini tetikleyerek Hindistan piyasası üzerinde baskı oluşturduğu kaydedildi.
Gerald Gan, konuya ilişkin olarak “Yatırımcıların gözünde Hindistan’ın büyüme hikayesi, ülkenin artan iç ve dış siyasi zorluklarla karşı karşıya kalması nedeniyle dinamizmini giderek yitiriyor” değerlendirmesinde bulundu.
Güney Kore’nin piyasa kapitalizasyonunda öne geçmesine rağmen Hindistan ekonomisi, toplam gayrisafi yurtiçi hasıla (GSYİH) büyüklüğünde Güney Kore’nin önünde yer almaya devam ediyor.
Uluslararası Para Fonu (IMF) verilerine göre Güney Kore’nin GSYİH’si 1,93 trilyon dolar seviyesinde bulunuyor.
Asya
Çinli yapay elmas üreticileri yapay zeka ile yükselişte

Yapay zeka teknolojilerindeki küresel yükseliş, gelişmiş mikroçip üretiminde kritik bir soğutma bileşeni haline gelen Çinli yapay elmas üreticilerine rekor büyüme getirdi. Bloomberg’ün haberine göre sektördeki talep kaymasıyla birlikte Çinli laboratuvar üreticilerinin hisseleri hızla yükselirken, geleneksel metal üreticilerinin hisselerinde sert düşüşler kaydedildi.
Geleneksel olarak çoğunlukla mücevher sektörüyle ilişkilendirilen Çin üretimi sentetik elmaslar, yapay zeka çiplerinin soğutulmasında etkili bir malzeme olarak kullanılmaya başlandı.
Bloomberg’ün haberine göre, yapay elmaslar yapay zeka alanında daha güçlü yarı iletkenlerin üretilmesini sağlayan kritik bir bileşene dönüştü ve Çinli üreticiler bu yapay zeka patlamasının önemli yararlanıcıları haline geldi.
Bu gelişmenin ardından geçtiğimiz hafta sentetik elmas üreticilerinden Zhecheng Huifeng Diamond Technology Co. şirketinin hisseleri yüzde 51, SF Diamond Co. şirketinin hisseleri ise yüzde 40 oranında değer kazandı.
Yükseliş eğilimi bu hafta da devam etti. Söz konusu hisselerin gösterdiği performans, Şanghay ve Şençen menkul kıymetler borsalarında işlem gören en büyük ve en likit 300 hisse senedinin performansını takip eden CSI 300 endeksinin yüzde 1 seviyesindeki artışını geride bıraktı.
Bloomberg, baskı devre kartları ve optik modüller gibi donanım alanlarının aşırı yoğunlaştığı bir dönemde, yapay zeka yarı iletkenlerinde sentetik elmas kullanımının yeni ve niş bir segment olarak öne çıktığını bildirdi.
Sentetik elmaslar, mikroçiplerin soğutulmasında geleneksel olarak kullanılan bakır ve alüminyum malzemelerine alternatif bir çözüm sunuyor.
Huayuan Securities analistleri konuya ilişkin değerlendirmelerinde, “Elmas ile soğutma sektörel bir fikir birliği haline geliyor ve bu yöntemin yapay zeka ile veri merkezleri alanındaki uygulamasının genişlemesi bekleniyor” ifadelerini kullandı.
Elmas laboratuvarlarının hisselerindeki artışla eş zamanlı olarak, yapay zekaya yönelik iyimserlik ve renkli metallere olan talep nedeniyle daha önce yükseliş gösteren metal üreticileri Aluminum Corp. of China şirketinin hisselerinde yüzde 25, Jiangxi Copper Co. şirketinin hisselerinde ise yüzde 28 oranında düşüş kaydedildi.
Nomura’nın Çin teknoloji ve telekomünikasyon analisti Duan Bing, mevcut piyasa koşullarının sentetik elmaslar için avantajlı bir tablo ortaya koyduğunu belirtti.
Sentetik elmas üreticisi SF Diamond, Çin dışındaki müşterileri tarafından gerçekleştirilen testlerin ardından, kendi ürettiği malzemelere dayalı ısı emicilerin küçük partiler halinde sevkiyatına başladı.
Benzer şekilde, Henan Liliang Diamond Co. da yüksek güçlü ısı emici üretim projesinin ilk aşamasını başlattığını duyurdu.
Diğer taraftan, Rusya’nın en büyük elmas madenciliği şirketi Alrosa, 2025 yılının sonunda yayımladığı öngörüde dünyadaki doğal elmas üretiminin son 30 yılı aşkın sürenin en düşük seviyesine yaklaştığını bildirdi.
Söz konusu öngörüye göre, üretimin 150 milyon karata ulaştığı 2017-2018 dönemindeki seviyelerin ardından, düşüş eğiliminin 2026 yılında da devam ederek yıllık 95 milyon karata kadar gerileyebileceği tahmin ediliyor.
Asya
Çin, Japonya ve Filipinler’in sınır görüşmelerine genişletilmiş deniz devriyeleriyle karşılık verdi

Pekin, Japonya ve Filipinler’in deniz sınırlarının belirlenmesine yönelik görüşmeleri başlatma kararına misilleme olarak Tayvan’ın doğusundaki sularda kolluk devriyeleri düzenlediğini duyurdu.
Çin Sahil Güvenliği’nden yapılan açıklamaya göre, Daishan gemisinin öncülük ettiği bir filo pazartesi günü “hukuka uygun olarak” kolluk devriyeleri gerçekleştirdi.
Çin Sahil Güvenliği Sözcüsü Jiang Lue açıklamada, “Bu, Japonya ve Filipinler’in Çin’in Tayvan adasının doğusundaki sularda deniz sınırlarının belirlenmesine yönelik müzakerelerin başlatıldığını tek taraflı olarak ilan etmesine karşı alınmış gerekli bir eylemdir. Söz konusu ilan, Çin’in toprak egemenliğini ve deniz hakları ile çıkarlarını ciddi biçimde ihlal etmektedir,” dedi.
Jiang, “Japonya ve Filipinler’i, Çin’in egemenliğini ve haklarını ihlal eden tüm yasa dışı eylemleri derhal durdurmaya çağırıyoruz,” diye ekledi.
Sahil güvenliğin ilgili sulardaki kontrol ve yönetimini güçlendirmeyi sürdüreceğini de belirten Jiang, Çin’in “toprak egemenliğini ve deniz hakları ile çıkarlarını kararlılıkla korumak” için somut önlemler alacağını söyledi.
ABD ve müttefikleri Japonya ile Filipinler dahil olmak üzere çoğu ülke, Tayvan’ı bağımsız bir devlet olarak tanımıyor ve Çin’e bağlı olduğunu kabul ediyor. Bu konuda Birleşmiş Milletler kararı da var. Ancak Washington, Çin’i çevreleme çabaları doğrultusunda Tayvan’a silah sağlamaya devam ediyor ve müttefiklerini de buna teşvik ediyor.
Japonya Başbakanı Sanae Takaichi ile Filipinler Devlet Başkanı Ferdinand Marcos Jr. arasında Tokyo’da yapılan zirvenin ardından iki ülke, perşembe günü yayımladıkları ortak açıklamada, aralarındaki münhasır ekonomik bölgeyi (MEB) ve kıta sahanlığını belirlemek üzere “resmi müzakerelere başlama” konusunda mutabık kaldı.
Pekin, açıklanan görüşmeleri “tamamen yasa dışı ve hükümsüz” olarak kınayarak hem Tokyo hem de Manila nezdinde hızla resmi protesto girişiminde bulundu.
Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mao Ning cuma günü, “Sözde sınırlandırma görüşmeleri tamamen yasa dışıdır, geçersiz ve hükümsüzdür; Tayvan adasının doğusundaki bölgede Çin’in hak iddiaları ya da Çin’in meşru haklarını kullanması üzerinde hiçbir etkisi olmayacaktır,” dedi.
Tırmanan bu gerilim, Pekin ile hem Tokyo hem de Manila arasındaki ilişkilerin hâlihazırda gergin seyrettiği bir döneme denk geliyor. Tokyo ve Manila’nın her biri ABD’nin anlaşmalı müttefiki. Çin’in ayrıca Doğu Çin Denizi’nde Japonya ile, Güney Çin Denizi’nde ise Filipinler ile ayrı toprak anlaşmazlıkları bulunuyor.
Washington’ın kaynakları ve dikkati İran’daki savaşa yönelmiş, Beyaz Saray da Batı Yarımküre’yi stratejik önceliği haline getirmişken, Japonya ve Filipinler “Hint-Pasifik” olarak adlandırılan bölgede diplomatik temaslarını artırdı.
Bu süreç, diğer ülkelerle daha yakın güvenlik ve savunma bağları örmeyi de içerdi; bu da Pekin’in onları bölgede bloklar arası cepheleşmeyi teşvik etmekle suçlamasına yol açtı.
Japonya ve Filipinler ortak deniz sınırına sahip değil, ancak her iki ülke de yasal kıta sahanlıklarını 200 deniz milinin, yani 370 kilometre veya 230 milin ötesine genişletmeyi hedeflediğinden deniz tabanı iddiaları çakışabilir.
Japonya’nın Ryukyu Adaları’nın güneybatısında ve Filipinler’in Batanes Adaları’nın kuzeyinde yer alan bu örtüşen bölge, Tayvan’ın doğusunda bulunuyor.
Pekin’in en üst düzey devlet bağlantılı düşünce kuruluşu olan Çin Sosyal Bilimler Akademisi’nde araştırmacı Yang Xiao, “Tayvan adasının MEB’i ve kıta sahanlığı da bu bölgenin içinde yer alıyor. Bunlar Çin’in haklarıdır ve iki tarafın kendi aralarında müzakere edebileceği bir şey değildir,” dedi.
Yang, Çin devlet yayın kuruluşu CCTV ile bağlantılı bir sosyal medya hesabı olan Yuyuan Tantian’da pazar günü — Çin Sahil Güvenliği’nin devriyeyi duyurmasından önce — yayımlanan röportajında, Pekin’in Tokyo ve Manila’ya karşı “tarihi ve benzeri görülmemiş” karşı önlemler alacağını söyledi.
Yang, “Onlar [Japonya ve Filipinler] üç taraflı bir örtüşme bölgesinde müzakere ettiklerine göre, biz de Tayvan’ın [doğusundaki sularda] yargı yetkimizi ilerletmek için daha ileri adımlar atabiliriz,” dedi.
“Karşı taraf pervasız ve yıkıcı eylemlerde bulunacağına göre, biz de kaçınılmaz olarak yeni karşı önlemler devreye sokacağız” ifadelerini kullandı.
Yang, Tayvan’ın doğusundaki suları, ada sakinlerinin ekonomik faaliyetleri için asli bir deniz alanı olarak tanımladı.
“Eğer bu sular Japonya ve Filipinler arasında paylaştırılırsa, bu açıkça Tayvan adasındaki halkın çıkarlarına zarar verir,” diye ekledi.
Filipinler ve Vietnam ilişkilerini ‘geliştirilmiş stratejik ortaklık’ seviyesine yükseltti
Dünya Basını2 hafta önceProf. Mearsheimer: Trump, İran savaşını sonlandırmak için Çin’den yardım istedi
Dünya Basını2 hafta önceİktisat tarihçisi Chance: Batı, Çin’i kendi sistemine entegre ederek liberal bir demokrasiye dönüştüreceğini sandı
Asya2 hafta önceRusya ve Çin liderleri Pekin’de stratejik ortaklığı görüştü
Diplomasi2 hafta önceXi ve Putin ‘çok kutuplu bir dünya ve yeni tip uluslararası ilişkiler’ çağrısı yaptı
Amerika2 hafta önceBolivyalı işçi ve köylüler başkent La Paz’ı kuşattı
Asya2 hafta önceLai, Tayvan’ın “özgürlüğünden vazgeçmeyeceğini” söyledi, yeni İHA bütçeleri sözü verdi
Asya2 hafta önceRusya ve Çin arasındaki ticaret hacmi 240 milyar dolara ulaştı
Asya2 hafta önceİran’daki savaş yuan için küresel ticarette fırsat penceresi açtı











