Bizi Takip Edin

Asya

12 Maddede Kore Yarımadası: Yıl boyunca neler yaşandı?

Avatar photo

Yayınlanma

Kore Yarımadası, ülkeyi ikiye bölen Kore Savaşı’ndan bu yana dünyanın dikkatini oldukça fazla çeken gelişmelerin yaşandığı özgün bölgelerden biri. 

Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti (Kuzey Kore) ve Güney’deki Kore Cumhuriyeti olarak ikiye bölünen yarımada, Kore Savaşı’nın sonlandığı 1953’ten bu yana en genel ifadeyle Güney’in ABD, Kuzey’in Rusya/Çin ekseninde bölündüğü, küresel rekabetin gerilim düzeyi yüksek alanlarından biri.

2025 yılı da, aynı diğer yıllarda olduğu gibi yarımada genelinde önemli gelişmelere sahne oldu. 

Yıl boyunca Kore Yarımadası’nda yaşanan, en çok öne çıkan gelişmeler ise şu şekilde:

Ocak

2025 yılının Ocak ayı ortasında Pyongyang, doğu kıyılarına doğru bir dizi kısa menzilli balistik füze fırlattı. Bu adım, askeri hazırlık düzeyini her zaman yüksek seviyede tutan Kuzey Kore’nin 2025 yılında da söz konusu tutumunu sürdüreceğinin ilk işaretiydi. 

Güney Kore ise, 2025 yılına Aralık 2024’te eski başkan Yoon Suk-yeol tarafından ilan edilen ve ‘darbe girişimi’ olarak adlandırılan başarısız sıkıyönetimin gölgesinde girdi. 19 Ocak tarihinde, görevden alındıktan haftalar sonra gözaltına alınan Yoon’un gözaltı süresinin uzatılmasını protesto eden destekçileri, Seul’de bir mahkemeye saldırıp binaya hasar verdi, çatışmalar sonucunda yüzlerce kişi gözaltına alındı. 

ABD Başkanı Donald Trump’ın, ikinci başkanlık döneminin ilk günlerinde Fox News’e verdiği mülakatta, Kuzey Kore lideri Kim ile ‘tekrar iletişime geçeceğini’ açıklaması ise, yarımada genelinde yeni bir müzakere sürecinin ilk umutlarını yeşertmişti.

Kuzey Kore’ye dair bir diğer önemli gelişme ise, Seul yönetiminin Ukrayna’da savaşan Kuzey Koreli askerleri yeniden gündeme getirerek, “Ukrayna-Rusya savaşında Kuzey Koreli 300 asker öldü” açıklaması oldu. 

Şubat

Pyongyang yönetimi, 2025’in Şubat ayını stratejik seyir füzesi testiyle karşıladı. Kuzey Kore Kim Jong-un, testleri ‘düşmanlara’ mesaj olarak sundu ve nükleer hazırlıkta tam hazır olunması gerektiğini vurguladı. 

Aynı zamanda Kuzey Kore, beş yıl aradan sonra ilk kez kapılarını Batılı turistlere açtı.

İngiltere, Kanada, Yunanistan, Yeni Zelanda, Fransa, Almanya, Avusturya, Avustralya ve İtalya’dan gelen gezginler, COVID-19 salgını sırasında sınırlarını kapatmasından bu yana ülkeye gelen ilk Batılı ziyaretçi grubu oldu.

Darbe girişimi tartışmalarını sürdüren Güney’de ise, Ocak ayındaki mahkeme baskınıyla bağlantılı olarak 63 kişi hakkında iddianame düzenlendi. 

Mart

ABD ve Güney yönetiminin ‘Freedom Shield’ isimli ortak askeri tatbikat kararını kınayan Pyongyang yönetimi, tatbikatların başladığı günlerde birden fazla balistik füze ateşledi.

ABD ile ortak tatbikatla birlikte, Seul’ün bir diğer gündemi, 21 Mart civarında başlayan ve ülkenin güneydoğusunu vuran orman yangınları oldu. Kore tarihinin en yıkıcılarından biri olarak kabul edilen yangınlarda onlarca can kaybı ve geniş çaplı maddi zarar bildirildi. 

Nisan

Askeri faaliyetlerine Nisan ayında da devam eden Pyongyang, yeni bir savaş gemisinden seyir ve hava savunma füzesi testleri gerçekleştirdi.

Güney’de ise Anayasa Mahkemesi, 3 Aralık 2024’te ülkede sıkıyönetim kararı alan Cumhurbaşkanı Yoon Suk-yeol’un azledilmesini oybirliğiyle onayladı.

Nisan aynı aynı zamanda, iki Kore arasında yılın ‘ilk silahının ateşlendiği’ bir ay oldu. Kuzey Kore askerlerinin sınırı geçmesinin ardından Güney Kore uyarı ateşi açtı. Güney Kore Genelkurmay Başkanlığı’ndan yapılan açıklamada, Güney Kore’nin uyarı ateşi açmasının ardından grubun Kuzey Kore’ye geri döndüğü belirtildi.

Mayıs

Kuzey Kore’de Mayıs ayı, bir ‘kazayla’ karşılandı. Kuzey Kore Merkezi Haber Ajansının (KCNA) haberine göre, ülkenin doğusundaki Chongjin Limanında yeni bir muhribin hizmete girme töreninde 500 tonluk savaş gemisi suya indirilirken kıç tarafındaki kızaktan sıyrılarak karaya oturdu. Kazada geminin tabanının ezildiği, dengesinin bozulduğu ve suya indirilemediği belirtildi.

Güney Kore’de ise, eski Devlet Başkanı Yoon Suk Yeol’ün görevden azledilmesinin ardından yeni devlet başkanını belirleyecek 3 Haziran’daki başkanlık seçimi için erken oy verme sürecinin başlamasıyla halk sandık başına gitti.

Wall Street Journal (WSJ) gazetesinin, ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin, Güney Kore’de konuşlu binlerce ABD askerini geri çekmeyi değerlendirdiği yönündeki haberi ise, Seul’de ABD ilişkilerinin geleceğine dair endişeler yarattı.

Haziran

Haziran ayında Kuzey Kore’de yaşanan en önemli gelişme, askeri denemelerin yanında, turizm alanında yaşandı. Wonsan-Kalma kıyı turizm bölgesinde açılan ve oteller, restoranlar, alışveriş merkezleri ve bir su parkından oluşan tesis, ülkenin turizm alanında attığı bir diğer önemli adımı gösterdi.

Güney Kore ise, 3 Haziran’da yapılan erken başkanlık seçiminde yeni başkanını seçti. Demokrat Parti adayı Lee Jae-myung, ülkenin yeni lideri olurken, Lee’nin Çin ve Kore’ye yönelik ‘olumlu’ sinyalleri, Güney’deki ‘geleneksel’ ABD yanlısı siyasi çevrelerinde rahatsızlıkla karşılandı.

Temmuz

Kuzey’de Haziran ayında açılan mega tatil köyüne yönelik iç turizm artarken, yabancı turistlerin girişi aniden askıya alındı. DPR Korea Tour’un açıklamasıyla öğrenilen bu karar sonucunda, bölgeye yabancı ziyaretçilerin girişi askıya alındı. Ancak, bölgeye Rus turistlerin girmeye devam ettiği öğrenildi.

Güney Kore ise, Meclis, Yoon döneminde yaşanan siyasi krizden çıkarılan derslerle, yeni kısıtlamalar içeren Askeri Hukuk düzenlemesini onayladı. Yeni kurallar arasında, milletvekillerinin Ulusal Meclis’e girişini engellemeye yönelik her türlü girişimin yasaklanması ve Ulusal Meclis Başkanı’nın onayı olmadan ordu ve polisin Ulusal Meclis’e girmesinin yasaklanması yer alıyor.

Yeni Devlet Başkanı Lee Jae-myung ise, Seul’un ‘barışı ve halkın hayatını korumak’ için Pekin ve Moskova ile ilişkilerini ‘hızla’ iyileştireceğini söyledi.

Ağustos

Ağustos ayında Kuzey Kore’de tatil köyüne ilişkin gelişmeler sürerken, Kim Jong-un’un ‘nükleer sözü’ Ağustos sıcağını artıran bir gelişme olarak öne çıktı. Güney Kore-ABD askeri tatbikatlarını kınayan Kim, rakiplerine karşı koymak için nükleer güçlerini hızla genişletme sözü verdi.

Güney Kore’de Başkan Lee yönetimi de, karşılıklı gerilimi düşürme adımları kapsamında sınırda propagandaya yönelik hoparlör yayınlarının kaldırılması kararı aldı.

ABD Başkanı Donald Trump ise, Güney Kore’de bulunan Amerikan askeri üslerinin arazi mülkiyetinin Washington’a devredilmesi gerektiğini söyleyerek iki ülke arasında yeni bir gerilim başlığı daha yarattı. 

Eylül

Yarımada sonbaharı, Pyongyang’ın ‘nükleer programlarından vazgeçmeyeceği’ yönündeki açıklamalarıyla karşıladı. Aynı zamanda Kuzey Kore, ‘ABD ana karasını hedef alabileceği’ belirtilen yeni bir füze daha test etti.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) dönem başkanlığını üstlenen Seul için ise bu dönem, ülkenin dış politika görünürlüğünü artırma çabasıyla geçti. Ülke içinde öne çıkan gündem ise, siyasetçilere lüks hediyeler ve yüklü miktarda para vererek siyasi nüfuz sağlamaya çalışmasıyla gündeme gelen Moon Tarikatı oldu. 

Güney Kore özel savcılık makamı, Moon Tarikatı olarak bilinen ‘Birleşme Kilisesi’ lideri Hak Ja-han için tutuklama talebinde bulundu.

Ekim

Ekim ayında Kuzey Kore’de Kim Jong Un Kursk’ta öldürülen Kuzey Koreli askerler için ‘kutsal’ anıt açılışını yaptı ve İktidardaki İşçi Partisi’nin kuruluşunun 80. yıl dönümü kutlamaları için hazırlıklar başladı. 

Güney’in Ekim gündemine de, Devlet Başkanı Lee’nin savunma harcamalarını büyük ölçüde artırma ve daha fazla kendine yeten bir ordu kurma sözü damgasını vurdu.

Kasım

Ukrayna savaşına gönderdiği askeri güç nedeniyle Rusya’yla ilişkileri ‘stratejik’ seviyeye yükselen Kuzey Kore, Kasım ayında Rus askeri yetkililerle bir araya geldi. Rus tarafını, Rusya Savunma Bakan Yardımcısı Viktor Goremykin başkanlığındaki heyet temsil etti. 

ABD ise, Hazine Bakanlığı’na bağlı Yabancı Varlıkları Kontrol Ofisi (OFAC) üzerinden, Kuzey Kore’ye yönelik yaptırım listesini güncelledi. Karar, Pyongyang’ın tepkisiyle karşılandı.

Güney Kore lideri Lee ise, 24-25 Kasım tarihlerinde Türkiye’yi ziyaret etti ve iki ülke arasında ‘stratejik ortaklık’ ve çok sayıda anlaşma imzalandı. 

Aralık

Yılın son ayında ise Kuzey Kore’nin ilk nükleer denizaltısı ortaya çıktı. Devlet medyasının servis ettiği görüntülerde Kim, yeni gemiyi kızıyla birlikte inceledi. 

Güney Kore lideri Yoon ise, yılın son ayında Kuzey’e yeni bir zeytin dalı uzatarak, görevden alınan selefi Yoon Suk-yeol’un 2024 sonunda sıkıyönetim ilanı öncesi Kuzey Kore ile askeri gerilimi kasten artırdığı iddiaları nedeniyle Pyongyang’dan özür dilenmesi gerektiğini söyledi.

Asya

Mao gafı krize yol açtı: Mbappe özür diledi, Çin’de boykot başladı

Yayınlanma

Kylian Mbappe, internette yayılan bir videoda Çin’in kurucu lideri Mao Zedong hakkındaki sözleri nedeniyle üç dilde özür diledi. Çinli dev markaların sponsorluk anlaşmalarını iptal etmesinin ardından devlet televizyonu La Liga maçlarının yayınına ara verdi.

Fransa Milli Takımı ve Real Madrid’in yıldız futbolcusu Kylian Mbappe, internette hızla yayılan bir videoda Çin’in kurucu lideri Mao Zedong hakkında şaka yapması üzerine patlak veren krizin ardından özür diledi.

Çinli dev markaların sponsorluk anlaşmalarını peş peşe feshetmesiyle başlayan tepki dalgası, İspanya 1. Futbol Ligi La Liga’nın Çin’deki televizyon yayınlarının askıya alınmasına kadar uzandı.

Tepki çeken videoda Mbappe, kendisiyle ilgili internette gördüğü en komik görselin, yüzünün fotomontajla “bir adamın, sanırım bir Çin diktatörünün” bedenine yerleştirildiği içerik olduğunu söylüyor.

Bu sözlerin, futbolcunun yüzünün Mao Zedong’un bilinen portresine yerleştirildiği bir internet mizahına gönderme olduğu görülüyor.

Tepkilerin büyümesi üzerine Fransız forvet Fransızca, Çince ve İngilizce olmak üzere üç dilde yayımladığı yazılı açıklamada, “Yaptığım yorum düşüncesizceydi. Şimdi Çin’de ve dünya genelindeki Çinli topluluklarda birçok insanı incittiğini anlıyorum. Sözlerimin üzdüğü herkesten özür dilerim” dedi.

Krizin büyümesi üzerine La Liga yönetimi de resmi bir özür açıklaması yayımlamak zorunda kaldı.

Açıklamada, “Kylian Mbappe’nin son yorumlarının Çinli taraftarlar arasında yarattığı kırgınlıktan derin üzüntü duyuyoruz. Bu yorumlar kişisel sıfatla yapılmıştır ve La Liga’yı temsil etmemektedir” ifadeleri yer aldı.

Çin’de, 1976 yılında hayatını kaybeden ve sert politikaları tarihçiler tarafından kitlesel kıtlık ile milyonlarca insanın ölümüyle ilişkilendirilen kurucu lider Mao hakkında espri yapmak en katı tabular arasında kalmayı sürdürüyor.

Sponsorlar anlaşmaları tek tek bozdu

Açıklamanın ardından Çin’in önde gelen ticari markaları yıldız futbolcuyla yollarını ayırdı.

Bu yılki Dünya Kupası sırasında Mbappe’nin yapay zekayla üretilmiş görüntülerini spor içeceği reklamlarında kullanan içecek devi Dongpeng, Fransız kaptanla tüm işbirliğini sonlandırdığını duyurdu.

Şirket açıklamasında, “Firmamız, ulusal duyguları inciten her türlü davranışa kesinlikle karşı çıkmakta ve sıfır tolerans politikası uygulamaktadır” dedi.

Çin’in en büyük süt ürünleri üreticisi Mengniu ve peynir markası Milkground da bugüne dek ülkede milyonlarca sosyal medya takipçisiyle büyük bir hayran kitlesine sahip olan Mbappe ile bağlarını kopardığını açıkladı.

Çin’in sosyal medya platformu Weibo’da “Dongpeng İçecek Mbappe ile işbirliğini sonlandırdı” başlığı, 430 milyon görüntülenmeyle en çok konuşulan konu haline geldi. Bir Weibo kullanıcısı söz konusu ifadelerin “kırmızı çizgiyi aşan son derece ciddi yanlış sözler” olduğunu yazarken, birçok kullanıcı Dongpeng’e Mbappe’nin resimlerini şişelerden kaldırması çağrısında bulundu.

Ülkenin en büyük çevrimiçi futbol platformlarından Dongqiudi de Mbappe’nin ifadelerinin “Çin’e ve Çin halkına yönelik bir hakaret” niteliği taşıdığını belirtti.

Geçtiğimiz pazartesi günü dünyanın en iyi futbolcusuna verilen Ballon d’Or ödülünde İngiliz forvet Harry Kane’in arkasında ikinci sırayı alan 27 yaşındaki futbolcu, eylül ayında Fransız spor gazetesi L’Equipe’e verdiği bir mülakatta kendisini askeri bir diktatör olarak gösteren eski bir internet mizahına değinmişti.

Mbappe o söyleşide, “Bunun komik bir yanı var… Ama bir diğer yanı da bu tür insanların tarih boyunca yol açtığı yıkım yüzünden o kadar komik değil” ifadelerini kullanmıştı.

Dışişleri devrede, devlet televizyonu maçları kesti

Gelişmeler Pekin yönetiminin de gündemine girdi. Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Guo Jiakun olağan basın toplantısında, Mbappe ile ilgili haberlerden haberdar olduklarını belirterek, “Çin halkının duygularını inciten söz ve eylemler, Çin toplumunun tüm kesimlerinden doğal olarak ortak bir ret tavrıyla karşılaşacaktır” diye konuştu.

The Paper yayın organının devlet televizyonu kaynaklarına dayandırdığı habere göre, CCTV kanalı La Liga maçlarının tüm yayınlarını askıya aldı ve Mbappe’nin yer aldığı tüm reklamları yayından kaldırdı.

Bununla birlikte CCTV’nin internet sitesinde, bu hafta sonu oynanacak La Liga karşılaşmaları çevrimiçi yayın akışı çizelgesinde görünmeye devam ediyor.

Pekin merkezli spor danışmanlığı şirketi Key-Solution Sports Consulting’in kurucusu Adam Zhang, Mbappe özür dilemeden önce AFP’ye yaptığı açıklamada, krizin yatışması için hızlı hareket edilmesi gerektiğini vurgulayarak, “İçten bir açıklama yapmak şart. Ne kadar erken olursa o kadar iyi” uyarısını yapmıştı.

Çinli taraftarlar da tepkilerini doğrudan dile getirdi. Pekin’deki bir alışveriş merkezinde çalışan 30 yaşındaki Zhang Jingqi, “Mbappe’yi sahada izlemekten gerçekten keyif alırdım. Fakat dün bu haber çıktığından beri, üzülerek söylüyorum ki bu hayranlığımı tamamen kaybettim” dedi.

Tayvan, Tibet ve Hong Kong gibi Pekin açısından hassas konulara değinen küresel spor yıldızları daha önce de Çin’de benzer tepkilerle karşılaşmış ve sponsorlarını kaybetmişti.

Okumaya Devam Et

Asya

Çin, ticari sırlarını ‘yabancı kuruluşlara’ karşı korumak için yeni kurallar hazırladı

Yayınlanma

Kamuoyunun görüşüne açılan düzenleme taslağı, Çin’in ticari sırlarını yabancı kuruluşlara karşı koruyarak ‘ulusal egemenliğini’ ve ‘kalkınma çıkarlarını’ güvence altına almayı hedefliyor.

Çin Ticaret Bakanlığı, pazartesi günü yaptığı açıklamada, ülkenin ticari sırlarını korumaya yönelik özel kurallar hazırladığını ve önerilen düzenlemeleri kamuoyunun görüşüne açtığını duyurdu.

South China Morning Post’un bakanlığın yayımladığı taslak metinden aktardığına göre düzenlemeler, “yabancı bir kuruluşun uluslararası ekonomi, ticaret ve bunlarla bağlantılı faaliyetler sırasında Çin’e ait ticari sırları ihlal eden eylemlerde bulunması” ve bu eylemlerin “Çin’in ulusal egemenliğini, güvenliğini ve kalkınma çıkarlarını tehlikeye atması veya bunlara yönelik gerçek bir tehdit oluşturması” durumlarında uygulanacak.

Taslağa göre Ticaret Bakanlığı, yasaklanmış faaliyetlerde bulunduğu tespit edilen yabancı kuruluşlara bir veya birden fazla yaptırım uygulayabilecek. Bu yaptırımlar arasında söz konusu kuruluşların Çin ile mal, teknoloji ve hizmet ticaretinin kısıtlanması veya yasaklanması ve Çin’de yeni yatırım yapmalarının sınırlandırılması da bulunuyor.

Öngörülen diğer tedbirler arasında, kuruluşların personelinin ve taşıtlarının Çin’e girişinin sınırlandırılması, ülkede bulunan personelin çalışma izinleri ve oturma haklarının iptal edilmesi veya kısıtlanması ve ihlalin ağırlığıyla orantılı para cezaları uygulanması yer alıyor.

Taslak düzenleme, Çin’in elektrikli araçlar, bataryalar ve nadir toprak elementlerinin işlenmesi gibi sektörlerde lider konuma yükseldiği bir dönemde hazırlandı. Bu sektörlerde teknolojik bilgi birikimi ve ticari sırlar, rekabet gücünün temel unsurları arasında yer alıyor.

Economist Intelligence Unit’in kıdemli ekonomistlerinden Xu Tianchen, “Çin’in ABD ve Avrupa Birliği ile rekabeti bağlamında ticari sırların korunması gerçekten daha önemli hale geldi” dedi.

South China Morning Post’a konuşan Xu, “Özellikle Çin’in uluslararası ziyaretçilere yönelik daha açık bir politika benimsemesiyle birlikte şirketler, olası ticari casusluk faaliyetlerine karşı dikkatlerini artırmak isteyeceklerdir” ifadelerini kullandı.

Ticaret Bakanlığının hazırladığı düzenleme, bu ayın başında Bilim ve Teknoloji Bakanlığı ile birlikte yayımladığı ayrı bir taslak planın ardından geldi. Söz konusu planda, yapay zekâdan biyoteknolojiye ve fotovoltaik güneş enerjisine kadar uzanan sektörlerde 14 teknolojiyi kapsayan ihracat yasakları önerilmişti.

Xu, teknoloji ihracat kataloğunda yapılması planlanan değişikliklerin hangi teknolojilerin korunması gerektiğini tanımladığını, yeni düzenlemelerin ise hükümetlerin ve şirketlerin bu tür durumlarda nasıl hareket etmesi gerektiğini belirleyeceğini söyledi.

Yeni kurallar, Ticaret Bakanlığına yabancı kuruluşların faaliyetlerinin Çin’in egemenliği, güvenliği veya kalkınma çıkarları açısından tehdit oluşturup oluşturmadığını soruşturma yetkisi de verecek.

Düzenlemeler, soruşturma altındaki yabancı kuruluşların yetkililerle işbirliği yapmasını ve ilgili bilgileri sağlamasını zorunlu kılarken, söz konusu kuruluşlara kendilerini savunma hakkı da tanıyor. Bununla birlikte, bir kuruluşun işbirliği yapmaması veya “soruşturmayı başka şekillerde engellemesi” durumunda Bakanlık, mevcut bulgulara dayanarak karar verebilecek.

Taslak metne göre şirketler ve bireyler de yabancı kuruluşların ticari sırları ihlal ettiğine ilişkin iddialarını Ticaret Bakanlığına bildirebilecek.

Bakanlığın açıklamasına göre taslak düzenleme şu anda kamuoyunun görüşüne açık bulunuyor. Görüş ve önerilerin 24 Kasım’a kadar iletilmesi gerekiyor.

Geçen hafta ABD Dışişleri Bakanlığı, Amerikan şirketlerine ait ticari sırları çaldıklarından şüphelenilen beş Çinli kuruluşa, Amerikan Fikri Mülkiyetini Koruma Yasası kapsamında kapsamlı yaptırımlar uygulayacağını duyurmuştu.

Yaptırım uygulanan kuruluşlar arasında, eski Google yazılım mühendisi Ding Linwei tarafından kurulan Shanghai Zhisuan Technology, risk sermayesi şirketi MiraclePlus ve bunlarla bağlantılı üç kuruluş yer alıyor.

Çin Ticaret Bakanlığı ise buna karşılık yaptığı açıklamada, söz konusu adıma “kesinlikle karşı çıktığını” belirtti. Bakanlık, yaptırımların “Çinli şirketleri damgaladığını” ve bu şirketlerin hak ve çıkarlarına ciddi zarar verdiğini savundu.

Bakanlık ayrıca Çinli yapay zekâ şirketlerinin hızlı gelişiminin, temel araştırma alanında yıllardır sürdürülen çalışmaların ve inovasyona yapılan kesintisiz yatırımların sonucu olduğunu, ticari sırların çalınmasıyla hiçbir ilgisi bulunmadığını vurguladı.

Okumaya Devam Et

Asya

Pentagon Şefi Hegseth, ASEAN kapsamında ABD müttefikleriyle görüşmek üzere Filipinler’e gidecek

Yayınlanma

Pentagon, ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth’in bölgedeki müttefiklerle görüşmek üzere bu hafta Filipinler’e gideceğini duyurdu. 

Filipinler’e ziyaret, Washington’ın Hint-Pasifik bölgesindeki güvenlik ilişkilerini güçlendirme çabalarını yoğunlaştırdığı bir dönemde gerçekleşecek.

Eski Fox News sunucusu Hegseth, İran’a karşı yürütülen savaşı yönetme biçimi nedeniyle Demokratların ve bazı Cumhuriyetçilerin eleştirilerinin hedefinde. Ayrıca savaşın ABD’nin dikkatini Hint-Pasifik bölgesinden uzaklaştırabileceğine ilişkin endişeler de dile getiriliyor.

Filipinler, Güneydoğu Asya Uluslar Birliği’nin (ASEAN) yıllık zirvesine gelecek ay başkent Manila’da ev sahipliği yapacak. ASEAN ülkelerinin savunma bakanları ise bu ayın sonunda Cebu kentinde ABD’nin de aralarında bulunduğu bölgesel ortaklarla bir araya gelecek.

ASEAN’ın yıllık rotasyon sistemi kapsamında dönem başkanlığını üstlenen Manila yönetimi, bu görevi daha geniş kapsamlı bölgesel işbirliğini teşvik etmek ve ABD’nin bölgedeki ilişkilerini güçlendirmesine yardım etmek için kullanmayı hedefliyor.

Pentagon, Hegseth’in savunma bakanları toplantısına katılacağını ve “Amerika’nın Pasifik’te güç yoluyla barışa bağlılığını yeniden teyit etmek” amacıyla çeşitli ikili ve çok taraflı görüşmeler gerçekleştireceğini açıkladı.

Pentagon ayrıca toplantıların “caydırıcılığı güçlendirmeyi, temel ittifakları ve ortaklıkları ilerletmeyi ve bölge genelinde yük paylaşımını genişletmeyi” amaçladığını belirtti.

South China Morning Post (SCMP), geçen hafta yayımladığı özel haberinde, ABD’nin müttefiklerinin Filipinler’in başkenti Manila’da düzenlenecek ASEAN zirvesi kapsamında bir araya gelmeyi planladığını bildirmişti.

Hegseth’in ziyareti, Trump’ın Asya-Pasifik Ekonomik İşbirliği (APEC) zirvesi için Çin’in Shenzhen kentine yapması beklenen ziyaretten önce gerçekleşecek. Trump’ın burada Çinli mevkidaşı Xi Jinping ile bu yıl üçüncü kez görüşmesi bekleniyor.

Ziyaret, Manila ile Pekin arasında Güney Çin Denizi’ndeki egemenlik iddiaları nedeniyle gerilimin sürdüğü bir döneme de denk geliyor. Filipinler Devlet Başkanı Ferdinand Marcos Jr., bu konuda daha agresif ve iddialı bir tutum izliyor.

Anlaşmazlık, ihtilaflı bölgeler yakınlarında Filipin ve Çin gemileri arasında bir dizi karşı karşıya gelmeye yol açtı. Bu gelişmeler üzerine Manila, ABD ve diğer müttefikleriyle ilişkilerini güçlendirmeye yöneldi.

Filipinler’in Washington Büyükelçisi Jose Manuel Romualdez, kısa süre önce SCMP’ye yaptığı açıklamada, ABD, Filipinler, Avustralya ve Japonya’dan oluşan gayriresmî “Squad” grubunun Filipinler’de düzenlenecek ASEAN etkinlikleri kapsamında toplantılar gerçekleştirmesinin muhtemel olduğunu söyledi.

Romualdez, bu toplantılara söz konusu ülkelerin savunma bakanlarının da katılabileceğini belirterek, “Böyle bir fırsat doğarsa bunu mutlaka değerlendireceklerinden eminim” dedi.

Öte yandan Washington, Filipinler’in yer almadığı, Hindistan’ın ise üyesi olduğu dört ülkeli Quad grubunun da ASEAN zirvesi kapsamında bir araya geleceğini doğruladı.

Hegseth, bu hafta Cebu’da ASEAN savunma bakanları ile ABD, Çin, Japonya, Avustralya, Güney Kore, Rusya ve Yeni Zelanda’nın da aralarında bulunduğu sekiz diyalog ortağını bir araya getirecek toplantıya katılacak.

Çin ve Filipinler, son iki toplantıya katılan Çin Savunma Bakanı Dong Jun’un bu toplantıda hazır bulunup bulunmayacağını henüz doğrulamadı.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English