Bizi Takip Edin

Amerika

Anthropic’in Mythos modeli Wall Street ve Washington’u alarma geçirdi

Yayınlanma

Anthropic firmasının yeni “Mythos” modeline dair yayımladığı siber güvenlik uyarıları, Washington ve Wall Street’te geniş çaplı bir teyakkuz durumu başlattı. Beyaz Saray, yapay zekâ teknolojisinin artan kabiliyetlerini ve oluşturduğu riskleri değerlendirmek üzere Trump yönetimi yetkililerinin katılımıyla çok yönlü bir inceleme süreci yürütüyor.

Anthropic şirketinin yeni yapay zekâ modeli Mythos’un kısıtlı erişime açılması, Washington ve Wall Street’te en üst düzeyde güvenlik endişelerini tetikledi.

Yapay zekâ firmasının modelin barındırdığı siber güvenlik risklerine dair yayımladığı uyarı notu, teknoloji endüstrisinde bir tartışma başlatırken siyasi ve finansal karar vericileri harekete geçirdi.

Beyaz Saray, Anthropic’in geliştirdiği yeni teknoloji hakkında bilgilendirilmesinin ardından, Trump yönetimi bünyesindeki farklı kurumların liderlerini içeren çok yönlü bir müdahale süreci başlattı. Söz konusu süreçte, yapay zekâ teknolojisinin ulaştığı güç ve olası etkileri kapsamlı bir değerlendirmeye tabi tutuluyor.

Anthropic’in açıklaması, yapay zekâ alanında yıllardır süregelen uyarıların ardından geldi. Ancak geçen hafta yapılan bu duyurunun, Washington üzerindeki baskıyı artırma noktasında önceki uyarılardan daha etkili olduğu ve tehdidin kapsamına dair soru işaretlerine rağmen hükümetin gelişmeleri yakından takip etme ihtiyacı duyduğu kaydedildi.

Trump Beyaz Saray Yapay Zekâ Eylem Planı’nın yazarlarından Dean Ball, Pazartesi günü The Hill’e verdiği mülakatta, yönetimdeki birçok ismin yapay zekâ gelişiminin geçen yaz öngörüldüğü gibi bir duraklama dönemine girmediğini fark etmeye başladığını belirtti.

Ball, “Yetkililer, bu durumun idare edilmediğini görerek sürece bizzat dahil olmaları ve sorumluluk almaları gerektiğinin ayırdına varıyor” değerlendirmesinde bulundu. Dean Ball ayrıca, yönetimin bu tabloyla yüzleşmeye hazır olmadığını da sözlerine ekledi.

Anthropic, geçtiğimiz hafta yaptığı açıklamada, Claude Mythos Preview modelinin genel kullanıma açılmayacağını duyurdu. Şirket, modelin mevcut aşamada kamuoyu için “çok tehlikeli” olduğunu ifade etti.

Model, “Project Glasswing” adlı yeni bir girişim kapsamında, savunma amaçlı güvenlik çalışmalarında kullanılmak üzere kısıtlı bir teknoloji firması ve yazılım geliştirici grubuna sunuldu.

Cisco, Google ve Palo Alto Networks gibi ortaklar projeye destek verirken, Palo Alto Networks projeyi gizli güvenlik açıklarını bulma konusunda “oyun değiştirici” olarak nitelendirdi.

Mythos yirmi yıllık güvenlik açıklarını gün yüzüne çıkardı

Anthropic tarafından paylaşılan bilgilere göre Mythos, bazıları yirmi yılı aşkın süredir fark edilmeyen binlerce yüksek riskli güvenlik açığını tespit etti.

Söz konusu aracın hükümetlere bu açıkların bulunmasında yardımcı olabileceği belirtilse de aynı zamanda bilgisayar korsanlarının bu gedikleri istismar etmesini de kolaylaştırabileceği vurgulandı.

Anthropic bünyesinde çalışan araştırmacılar, Mythos değerlendirme raporunda tehdidin bu kez kuramsal olmadığını ve gelişmiş dil modellerinin artık sahaya indiğini kaydetti.

Bir Anthropic yetkilisi, Pazartesi günü The Hill’e yaptığı açıklamada, modelin dışarıya açılmasından önce ABD hükümetindeki üst düzey isimlerin Mythos’un saldırı ve savunma amaçlı siber yetenekleri konusunda bilgilendirildiğini teyit etti.

Bu süreçte Siber Güvenlik ve Altyapı Güvenliği Ajansı (CISA) ve Yapay Zekâ Standartları ve İnovasyon Merkezi ile görüşmeler yapıldığı aktarıldı.

Ekonomi yönetimi ve bankacılık devleri siber riskleri görüştü

Project Glasswing’in duyurulduğu gün, Hazine Bakanı Scott Bessent ve Merkez Bankası (Fed) Başkanı Jerome Powell, Wall Street yöneticileriyle bir araya gelerek siber güvenlik endişelerini ele aldı.

Toplantıya katılan ve sürece aşina olan kaynaklar, görüşmenin odağında yapay zekâ kaynaklı tehditlerin bulunduğunu ifade etti.

Bloomberg’in ilk olarak duyurduğu habere göre toplantıya Bank of America CEO’su Brian Moynihan ve Goldman Sachs CEO’su David Solomon gibi isimler katıldı.

Kaynaklar, yöneticilerin bir kısmının ülkenin en büyük sekiz bankasının temsil edildiği Finansal Hizmetler Forumu için zaten Washington’da bulunduğunu belirtti.

CNBC’nin haberine göre, Anthropic’in duyurusu öncesinde Bakan Bessent, Başkan Yardımcısı Vance ile birlikte bir grup teknoloji lideriyle telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmeye Anthropic CEO’su Dario Amodei, xAI CEO’su Elon Musk ve OpenAI CEO’su Sam Altman’ın katılarak yapay zekâ modellerinin güvenliğini tartıştığı bildirildi.

Ulusal Ekonomi Konseyi Direktörü Kevin Hassett, Cuma günü Fox News’e yaptığı açıklamada, yapay zekânın diğer yazılımlardaki açıkları bulma yöntemleri geliştirmesinin yeni ve aciliyet arz eden bir durum olduğunu belirtti.

Wall Street Journal’ın haberine göre, Ulusal Siber Direktör Sean Cairncross, kritik altyapılardaki güvenlik açıklarını tespit etmek ve kamu kurumlarını yapay zekâ istismarına karşı güçlendirmek üzere bir heyete liderlik edecek.

Beyaz Saray’dan bir yetkili, hükümetin bu konuda endüstriyle aktif temas halinde olduğunu ve yapay zekâ şirketleriyle kritik yazılımların güvenliğini sağlamak için çalışmaya devam ettiğini bildirdi.

Sektör temsilcileri federal hükümetin müdahalesini destekliyor

Booz Allen Hamilton’ın siber işlerden sorumlu başkan yardımcısı Brad Medairy, yapay zekânın hızlı ilerleyişi karşısında hükümetin proaktif tutumunu olumlu karşıladığını belirtti.

Medairy, “Bu meseleyi kimsenin tek başına çözebileceğini sanmıyorum; en üst düzey liderlerin bu konunun üzerine gitmesi cesaret verici” dedi.

Check Point kurumsal strateji şefi Gil Messing ise siber güvenliğin uzun süredir dünya gündeminde olduğunu ancak geçmişte hayali görülen ya da sadece süper güçlerin elinde olan araçların artık yaygınlaşmasının tehdidi reel hale getirdiğini ifade etti.

Wall Street kanadında da benzer bir yaklaşım gözlemlendi. Goldman Sachs CEO’su David Solomon, Pazartesi günkü hissedar toplantısında, Mythos’a erişimleri olduğunu ve güvenliği artırmak için Anthropic ile birlikte çalıştıklarını açıkladı. Solomon, siber güvenliğin işlerinin merkezinde yer aldığını ve bu alandaki yatırımlarını hızlandırdıklarını kaydetti.

JPMorgan Chase CEO’su Jamie Dimon geçen haftaki toplantıya katılamamış olsa da banka, Project Glasswing’in ortakları arasında resmen yer aldı.

Eski Beyaz Saray yetkilileri Anthropic’in stratejisine karşı şüpheli

Washington ve Wall Street’teki hızlı tepkilere rağmen, Trump yönetimine yakın bazı isimler Anthropic’in iddialarına şüpheyle yaklaşıyor.

Beyaz Saray’daki yapay zekâ ve kripto para danışmanlığı görevinden yakın zamanda ayrılan David Sacks, hafta sonu boyunca bu konudaki tereddütlerini dile getirdi.

Sacks, “All-In” adlı podcast programında, Anthropic’in ürün lansmanları ve insanları korkutma konusunda çok başarılı olduğunu belirtti. Sacks, şirketin her yeni model duyurusunda teknolojinin yol açabileceği en kötü senaryolara dair çalışmalar yayımladığını bir gelenek olarak nitelendirdi.

Sacks ayrıca X platformu üzerinden yaptığı paylaşımda, Mythos ile ilişkili siber tehditlerin ciddiye alınması gerektiğini ancak Anthropic’in geçmişteki “korkutma taktiklerinin” de göz ardı edilemeyeceğini yazdı.

Musk’ın eski çalışanlarından ve Stephen Miller’ın eşi Katie Miller da sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, Anthropic’in endüstrideki korkuları manipüle etmek için devasa bir halkla ilişkiler şeması yürüttüğünü ve bunun CEO Dario Amodei’nin geçmişte de kullandığı bir yöntem olduğunu bildirdi.

Geçtiğimiz Ağustos ayında Beyaz Saray’daki görevinden ayrılan Dean Ball, yönetim içerisinde yapay zekâ yetkinliklerine dair ciddi bir görüş ayrılığı ve uyumsuzluk yaşandığını belirtti.

Anthropic, piyasadaki en çok kullanılan yapay zekâ ürünlerini sunmaya devam ederken, güvenlik ve ulusal güvenlik risklerini ön plana çıkararak kendisini rakiplerinden ayrıştırmaya çalışıyor. Bu yaklaşım, inovasyon yanlısı ve esnek düzenleme ajandasına sahip Trump yönetimi ile şirket arasında gerilime yol açıyor.

Pentagon’un, hükümet ve ordunun yapay zekâ kullanımına dair Anthropic’ten gelen güvence taleplerinin ardından yıl başında şirketle bağlarını kesmesi bu gerilimin en somut örneklerinden biri olarak kaydedildi.

Sektör gözlemcileri, diğer yapay zekâ şirketlerinin de yakında Anthropic’in izinden giderek benzer güvenlik odaklı ürünler sunabileceğini öngörüyor.

ISG yazılım araştırma direktörü David Menninger, teknoloji trendlerinde bir kümelenme yaşandığını ve diğer büyük dil modeli sağlayıcılarının da Mythos ile rekabet edecek benzer yetenekler geliştirebileceğini ifade etti.

Amerika

ABD Senatosu, dijital dolar yasağını içeren tasarıyı kabul etti

Yayınlanma

ABD Senatosu, Fed’in 31 Aralık 2030’a kadar merkez bankası dijital para birimi (CBDC) niteliğinde bir dijital dolar çıkarmasını yasaklayan düzenlemeyi kabul etti. 85’e karşı 5 oyla geçen hüküm, 21st Century ROAD to Housing Act tasarısına Cumhuriyetçilerin girişimiyle eklendi. Düzenlemenin yürürlüğe girmesi için Temsilciler Meclisi’nin de onayı ve Başkan Trump’ın imzası gerekiyor.

ABD Senatosu, Merkez Bankası’nın (Fed) merkez bankası dijital para birimi (CBDC) olarak dijital dolar veya CBDC’ye “esaslı ölçüde benzer” herhangi bir dijital varlık çıkarmasını 31 Aralık 2030’a kadar yasaklayan 21st Century ROAD to Housing Act tasarısını kabul etti.

Tasarı Senato’da 85’e karşı 5 oyla geçti.

CBDC, nakit ve kaydi paranın yanında ulusal para biriminin üçüncü biçimi olarak tanımlanıyor. Bu tür dijital para birimlerinin ihracı ve kontrolü doğrudan merkez bankaları tarafından yürütülüyor.

Bazı CBDC projelerinde kripto para ve blokzincir teknolojilerinden yararlanılsa ve dijital para birimleri kriptografik tokenlar şeklinde ihraç edilse de, bu varlıklar merkezi bir ihraççıya sahip olmaları nedeniyle kripto para olarak değerlendirilmiyor.

Dünyada birçok ülke kendi CBDC projelerini geliştiriyor veya test ediyor.

Çin, dijital yuanı 2020 yılından bu yana deneme programları kapsamında test ederken, Rusya’da dijital rublenin geniş çaplı kullanımına 1 Eylül’de başlanması planlanıyor.

Esasen emlak piyasasına ilişkin düzenlemeler içeren 21st Century ROAD to Housing Act tasarısındaki CBDC yasağı hükmü, Cumhuriyetçilerin girişimiyle metne eklendi.

Tasarının şimdi Temsilciler Meclisi’nde oylanması, ardından da Başkan Donald Trump’ın imzasına sunulması gerekiyor.

Trump yönetimi daha önce de dijital doların hayata geçirilmesine karşı çıkarken, sabit kripto para birimlerini destekleyen bir çizgi izledi.

ABD’de GENIUS Act adlı sabit kripto para yasasının kabul edilmesinin ardından Hazine Bakanı Scott Bessent, ABD devlet tahvilleriyle desteklenen sabit kripto para birimlerinin Amerikan kamu borcuna yönelik yeni bir talep kaynağı oluşturacağını ve doların dijital ödemelerdeki konumunu güçlendireceğini söyledi.

Fed de dijital dolar fikrinden bir yıldan uzun süre önce uzaklaşmıştı.

Kurumun eski başkanı Jerome Powell, görev süresi boyunca ABD’de merkez bankası dijital para biriminin hayata geçirilmeyeceğini açıklamıştı. Powell’ın yerine gelen mevcut Fed Başkanı Kevin Warsh da CBDC karşıtı bir tutum sergiliyor.

Avrupa Birliği ise dolar bazlı sabit kripto para birimlerinin yaygınlaşmasına karşılık dijital euro projesini bir CBDC olarak destekliyor. Birlik, pazarını korumaya yönelik adımlar da attı.

Bu yıl yürürlüğe giren MiCA kripto varlık düzenlemeleri, Avrupa’daki kripto para borsalarında işlem gören tüm sabit kripto para birimlerinin, özel lisans almış ve AB içinde faaliyet gösteren ihraççılar tarafından çıkarılmasını şart koşuyor.

Toplam piyasa değeri 317 milyar dolar olan sabit kripto para piyasasının yüzde 90’dan fazlasını dolar bazlı ürünler oluşturuyor.

En büyük sabit kripto para birimleri, 186 milyar dolarlık piyasa değerine sahip Tether’in USDT’si ile 74 milyar dolarlık piyasa değerine sahip Circle’ın USDC’si olarak öne çıkıyor.

Trump ailesiyle bağlantılı kripto para projesi World Liberty Financial tarafından yaklaşık bir yıl önce piyasaya sürülen USD1 adlı sabit kripto para birimi ise yaklaşık 4,5 milyar dolarlık piyasa değeriyle kategorisinde dördüncü sırada yer alıyor.

USD1 arzının yaklaşık yüzde 75’i Binance’te tutuluyor.

Okumaya Devam Et

Amerika

Google yapay zeka için A24 stüdyosuna ortak oluyor

Yayınlanma

Google, yapay zeka alanında iş birliği geliştirmek amacıyla bağımsız film stüdyosu A24’e yaklaşık 75 milyon dolar yatırım yapmaya hazırlanıyor. The Wall Street Journal gazetesinin kaynaklara dayandırdığı habere göre ortaklık kapsamında sinema sektörüne yönelik yeni yapay zeka araçlarının geliştirilmesi hedefleniyor.

The Wall Street Journal gazetesinin konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre Google, yapay zeka alanındaki ortaklık kapsamında bağımsız film stüdyosu A24’e yaklaşık 75 milyon dolar yatırım yapacak.

Gazete, bu adımın teknoloji devinin bir sinema stüdyosundan ilk kez hisse satın aldığı örnek olduğunu kaydetti.

Google bünyesindeki yapay zeka birimi DeepMind ile A24, filmlerin üretimi ve dağıtımı için yeni araçlar geliştirmeyi planlıyor.

A24 stüdyosunun teknoloji ve inovasyon alanındaki çalışmalarını yürüten ortağı Scott Belsky, geliştiricilerin yapay zekayı film üretimini hızlandırmak ve maliyetleri düşürmek amacıyla öne çıkardığını, ancak bu durumun sinemacılar arasında memnuniyetsizlik yarattığını ifade etti.

Sürece ilişkin değerlendirmede bulunan Belsky, “Yaratıcı kontrolü koruyan ve risk alma isteğini teşvik eden daha etkili yapay zeka uygulama yöntemlerinin olduğuna inanıyoruz” dedi.

Yeni araçların, kullanıcı taleplerine göre doğrudan içerik üreten üretken yapay zekadan farklı olacağını belirten Belsky, Google’ın A24 stüdyosunun film ve televizyon arşivine erişim hakkı elde etmeyeceğini kaydetti.

DeepMind Başkan Yardımcısı Eli Collins ise ortaklığa ilişkin, “Teknolojinin, alanındaki en iyi uzmanların ellerine ulaştığı anlarda büyük ilerlemelerin kaydedileceğine inanıyoruz.” açıklamasında bulundu.

ABD merkezli bağımsız bir sinema şirketi olan A24 stüdyosu, özellikle yazar ve festival filmleri üzerine odaklanmasıyla tanınıyor. Yakın zamanda “Gerçekliğin Sahne Arkası” (Y2K) ve “Marty Supreme” filmlerini izleyiciyle buluşturan stüdyonun portföyünde, yedi Oscar ödülü kazanan “Her Şey Her Yerde Aynı Anda” (Everything Everywhere All at Once) yapımının yanı sıra “Yeşil Şövalye” (The Green Knight), “Deniz Feneri” (The Lighthouse), “Cadı” (The Witch), “Ritüel” (Midsommar), “Geçmiş Yaşamlar” (Past Lives), “Demir Pençe” (The Iron Claw), “When You Finish Saving the World” ve “İç Savaş” (Civil War) gibi filmler yer alıyor.

Okumaya Devam Et

Amerika

SpaceX, 6,3 milyar dolarlık bilgi işlem gücü anlaşması imzaladı

Yayınlanma

SpaceX, açık kaynaklı yapay zeka girişimi Reflection AI ile önemli bir bilgi işlem gücü anlaşması imzaladı.

Anlaşma kapsamında Reflection, gelişmiş modelleri eğitmek ve çalıştırmak için kullanılan en üst düzey yapay zeka çipleri olan Nvidia GB300’lere anında erişim elde edecek.

CNBC’nin incelediği belgelere göre, 1 Temmuz 2026’dan itibaren 2029 yılına kadar SpaceX’e aylık 150 milyon dolar ödeme yapmayı kabul etti.

Anlaşma süresi sonuna kadar devam ederse, ödemelerin toplam tutarı yaklaşık 6,3 milyar dolara ulaşacak.

Her iki şirket de ilk üç ayın ardından 90 gün önceden bildirimde bulunarak sözleşmeyi feshedebilir.

Anlaşma, SpaceX’in rekor kıran halka arzının ardından devasa veri merkezi altyapısını nasıl kullandığını gösteriyor.

Şirket, Colossus’u kısmen ChatGPT’nin rakibi olan Grok’a güç sağlamak amacıyla kurmuştu. 

Şimdi ise SpaceX, bu altyapıyı dışardaki yapay zeka şirketlerine hesaplama gücü kapasitesi satmak için de kullanıyor.

SpaceX, daha önce Anthropic, Google ve Cursor ile hesaplama gücü konusunda anlaşmalar imzalamıştı. Musk’ın şirketi şu anda Cursor’u satın alma sürecinde.

Reflection, bu listeye stratejik açıdan farklı bir müşteri daha ekliyor: Hükümetlerin ve işletmelerin kapalı yapay zeka sistemlerine olan bağımlılığını yeniden değerlendirdiği bir dönemde, açık kaynaklı modellere odaklanan bir yapay zeka laboratuvarı.

Zamanlama dikkat çekici. Anthropic’in Fable ve Mythos’a erişimi kesmesinin ardından açık kaynaklı yapay zeka ivme kazandı.

Bu durum, kritik işler için kapalı model sağlayıcılarına güvenmenin riskleri konusunda soru işaretleri yarattı.

Bu olay, açık model şirketlerine, müşterilerin modelleri daha fazla kontrol sahibi olarak inceleyebilmesi, özelleştirebilmesi ve çalıştırabilmesi gerektiği yönünde daha güçlü bir argüman sağladı.

Reflection, son değerlemesi 25 milyar dolar olan bu girişim olarak, OpenAI, Anthropic ve Google’ın öncü sistemleriyle rekabet edebilecek Amerikan açık kaynaklı yapay zeka modelleri geliştirmeye çalışırken, hükümetlere ve işletmelere kapalı sistemlere kıyasla daha fazla esneklik sunma hedefiyle bu yaklaşımı doğrudan benimsedi.

Reflection sözcüsü yaptığı açıklamada, “Son zamanlarda yaşanan olaylar, açık kaynağın yapay zeka ekosistemi için ne kadar önemli olduğunu ortaya koyuyor; giderek daha fazla ülke ve işletme, yalnızca kapalı modellere bağımlı olmanın getirdiği riskleri ve maliyetleri fark ediyor,” dedi.

Reflection, bu anlaşmanın kendisine “Amerikan açık zekası” olarak adlandırdığı şeyi hızlandırmak için ek hesaplama gücü, yani hesaplama kapasitesi sağladığını belirtti.

Girişim henüz halka açık bir öncü açık kaynaklı model yayınlamadı fakat hükümet ve ulusal güvenlik müşterileriyle ivme kazanmaya devam ediyor.

Şirket, Enerji Bakanlığı’nın Genesis Misyonu ile birlikte çalışıyor ve Pentagon’un daha geniş kapsamlı yapay zeka çabalarının bir parçası.

SpaceX için bu anlaşma, hesaplama gücünün yapay zeka yarışında stratejik bir değer haline geldiğinin bir başka işareti.

Gelişmiş Nvidia çiplerine erişim, öncü modelleri eğitmeye ve kullanmaya çalışan şirketler için hâlâ en büyük kısıtlamalardan biri olmaya devam ediyor.

Colossus’u dış müşterilere açarak şirket, kıt grafik işlem birimi kapasitesini satmak için yarışan bulut sağlayıcıları ve yapay zeka altyapı şirketlerinin yanına konumlanıyor.

Bu aynı zamanda SpaceX’e, büyüyen yapay zeka altyapısı anlatısını haklı çıkarmak için başka bir yol sunuyor.

Yatırımcılar, SpaceX’in roketler ve Starlink’in ötesine geçerek yapay zeka, veri merkezleri ve hesaplama hizmetlerine genişleyip genişleyemeyeceğini izliyor.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English