Diplomasi
Almanya-Brezilya işbirliği derinleşiyor

Almanya ve Brezilya, özellikle hammadde sektörü ve savunma sanayinde işbirliğini genişletiyor ve yeni ortak projelere odaklanıyor.
Pazartesi günü (20 Nisan) Hannover’de Almanya Şansölyesi Friedrich Merz ile Brezilya Devlet Başkanı Luis Inácio Lula da Silva arasında yapılan görüşmelerde, diğer hususların yanı sıra, Alman gemi üreticisi TKMS’den halihazırda dört fırkateyn siparişi vermiş olan Brezilya Donanması, dört fırkateyn daha satın alacak.
Müzakereler, Brezilya’nın bu yıl konuk ülke olduğu Hannover Fuarının yanı sıra üçüncü Almanya-Brezilya hükümet istişareleri kapsamında gerçekleşti.
İşbirliğinin yoğunlaşmasının temel nedenlerinden biri, ABD Başkanı Donald Trump’ın Brezilya’ya uyguladığı yoğun baskı.
ABD bir yandan, ülkenin nadir toprak element rezervlerine münhasır erişim talep ediyor. Öte yandan, ekim ayında yapılacak Brezilya cumhurbaşkanlığı seçimleri üzerinde doğrudan etki kurmaya çalışıyor.
Lula, ABD’nin müdahalelerine karşı destek arıyor, çok taraflılığı açıkça savunuyor ve “Trump dünyanın imparatoru seçilmedi” diyor.
ABD’nin yeni “Amerika Kalkanı”na karşı işbirliği arayışları
Lula’nın Berlin ziyareti, siyasi açıdan hassas bir ortamda gerçekleşti.
Trump yönetimi, Latin Amerika’nın mevcut bölgesel örgütlerini (Amerika Devletleri Örgütü – OAS ve Latin Amerika ve Karayip Devletleri Topluluğu – CELAC) bölmeye ve bunların yerine yalnızca sağ ve aşırı sağ hükümetlerden oluşan yeni bir örgüt kurmaya başladı: Amerika Kalkanı ittifakı.
Şu ana kadar, ABD’nin yanı sıra, Javier Milei yönetimindeki Arjantin, Nayib Bukele yönetimindeki El Salvador ve muazzam bir servete sahip muz hanedanının varisi olan Başkan Daniel Noboa yönetimindeki Ekvador da dahil olmak üzere on iki devlet bu ittifaka üye.
Resmi olarak, Amerika Kalkanı uyuşturucu kartelleriyle mücadeleye hizmet ediyor. Bu amaçla, Trump yönetiminin Karayiplerde yaptığı gibi, odak noktası öncelikle askeri harekatlar.
Karayiplerde ABD ordusu şu ana kadar uyuşturucu taşıdığı iddia edilen veya gerçekten uyuşturucu taşıyan teknelere 52 füze saldırısı düzenlemiş ve en az 180 kişiyi öldürdü.
Gözlemciler, uzun vadede aşırı sağ ittifakın, Washington’un kıtadaki Çin etkisine karşı mücadelesine de katkıda bulunmayı amaçladığından şüpheleniyor.
En kalabalık üç ülke olan Brezilya, Meksika ve Kolombiya şu anda sol/sosyal demokrat eğilimli yönetimler tarafından yönetiliyor ve ittifakın bir parçası değil.
Trmp’tan Flávio Bolsonaro’ya seçim desteği
Elbette bu durum değişebilir. Brezilya’da ekim ayında cumhurbaşkanlığı seçimleri yapılacak.
Lula’nın tekrar aday olup olmayacağı henüz resmi olarak teyit edilmedi. Eski Başkan Jair Bolsonaro, 2023’ün başlarında gerçekleştirdiği darbe girişimi nedeniyle gözaltında olduğundan ve başlangıçta siyasi halefi olarak görülen oğlu Eduardo, adaleti engellemekle suçlanıp ABD’de sürgünde yaşadığından, ona karşı yarışacak olan kişi en büyük oğlu Flávio olacak.
Lula, 2025’in sonlarında Flávio Bolsonaro’nun arayı kapatmaya başlamasına kadar anketlerde uzun süre önemli bir üstünlük sağlamıştı. Lula’nın zaferi artık kesin görünmüyor.
Trump, tüm Bolsonaro ailesi gibi kendisine siyasi olarak yakın olan Flávio Bolsonaro’yu açıkça destekliyor. Birkaç hafta önce, etkili bir Dışişleri Bakanlığı yetkilisi olan Darren Beattie, halkla ilişkiler amacıyla hapishanedeki Jair Bolsonaro’yu ziyaret etmeye ve aynı zamanda Flávio ile görüşmeye çalıştı.
Lula yönetimi, ülkesinin iç işlerine yönelik bu açık müdahaleye itiraz etti ve Beattie’nin girişine izin vermedi.
Trump daha önce, cezai gümrük vergileri uygulayarak Jair Bolsonaro aleyhindeki ceza davasının askıya alınmasını sağlamaya çalışmış fakat başarısız olmuştu.
Lula’dan Trump’a: Bizi sürekli savaşla tehdit etmeyin
Washington ile tırmanan çatışmaya paralel olarak Lula, dün başlayan üçüncü Almanya-Brezilya hükümet istişareleri öncesinde Trump yönetiminin politikaları hakkında birkaç sert açıklama yaptı.
Geçen hafta Der Spiegel dergisine verdiği röportajda, “Trump dünya imparatoru seçilmedi. Sürekli olarak diğer ülkeleri savaşla tehdit edemez,” demişti.
Dünyanın “tek bir savaş sahnesine dönüşme” sürecinde olduğunu ve bu nedenle acilen “düzen altına alınması gerektiğini” savunan Lula, Tagesspiegel gazetesindeki bir köşe yazısında ise, “Çok taraflılığa alternatif olmadığına ikna oldum,” dedi.
Bu nedenle Brezilya, Almanya ile birlikte çok taraflı politikaya yeni bir güç kazandırmak istiyor.
Pazar günü Hannover Fuarının açılışında Lula, ABD ve İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü savaşın “delilik” olduğunu ilan etti; sayısız insan yoksulluk içinde yaşamaya devam ederken, hatta açlık çekiyorken, dünya çapında savaşlara yıllık yaklaşık 2,7 trilyon ABD doları harcanmasının kabul edilemez olduğunu belirtti.
Nadir toprak elementlerinde Almanya-Brezilya işbirliği
Çok taraflı bir düzen ruhu içinde, ABD’nin Brezilya’nın hayati önem taşıyan hammadde sektörü üzerindeki artan etkisini dengelemek amacıyla Lula, Friedrich Merz’e maden kaynakları konusunda daha yakın işbirliği önerisinde bulundu.
Brezilya, güneş pillerinin üretiminde gerekli olan niyobyum gibi özellikle rağbet gören hammaddelerin yanı sıra nadir toprak elementleri de dahil olmak üzere büyük miktarda hammaddeye sahip.
Özellikle nadir toprak elementleri konusunda şiddetli bir rekabet başladı. Şimdiye kadar bu elementler Brezilyalı Serra Verde şirketi tarafından çıkarılıyordu. Şirket, nadir toprak elementlerini şimdiye kadar Çin’de işletiyordu.
Fakat son zamanlarda ABD’den aldığı büyük bir kredi karşılığında, nadir toprak elementlerini yalnızca ABD’ye ya da en fazla müttefiklerine tedarik etmeyi kabul etmek zorunda kaldı.
Brezilya’da hammadde tahsis hakları hükümete ait olduğu için bunun sonuçları tam olarak net değil.
Hükümet, değer zincirlerinin daha büyük kısımlarını kontrol edebilmek amacıyla ülkede nadir toprak elementleri işleme tesisleri kurulması için bastırıyor.
Bu bağlamda Lula, Amerikan ve Çinli şirketlerin yanı sıra Alman şirketlerin de bu sürece katılmasını önerdi.
Brasília, Alman savaş gemilerine talip
Buna ek olarak, Almanya ve Brezilya askeri ve savunma işbirliğini genişletiyor.
Alman Savunma Bakanlığının bildirdiğine göre, Savunma Bakanı Boris Pistorius ve Brezilya Dışişleri Bakanı Mauro Vieira pazartesi günü Hannover’de bir mutabakat zaptı imzaladı.
Bu mutabakat zaptı, bir yandan Berlin ve Brasília’nın “çeşitli deniz, kara ve hava temelli tedarik projelerinde işbirliğini yoğunlaştıracağını” öngörüyor.
Bu, tedarikin “sözleşme müzakereleri ve eğitimden sistemlerin entegrasyonu ve işletilmesine kadar” “tüm sürecini” kapsamayı amaçlıyor.
Ayrıca, her iki taraf da Brezilya Donanması’na dört adet ek fırkateynin teslimatı konusunda anlaştı.
Almanya, geleneksel olarak bu Güney Amerika ülkesinin en önemli silah tedarikçileri arasında yer almamıştı.
Brezilya, savunma teçhizatını şimdiye kadar genellikle Fransa, İtalya ve ABD’den temin etme eğilimindeydi.
Fakat 2019’da TKMS, Brezilya’ya dört adet MEKO A-100 sınıfı fırkateyn teslim etmek üzere bir sözleşme imzalamayı başardı.
Gemiler, São Paulo’nun birkaç yüz kilometre güneyindeki Itajaí’de, TKMS ve Brezilyalı Embraer şirketi tarafından kurulan Águas Azuis konsorsiyumu tarafından Brezilya’da inşa edilecek.
Águas Azuis, savunma işbirliğinin daha geniş çaplı genişlemesinin bir ön göstergesi olarak dört adet ek fırkateyn inşa etmeye hazırlanıyor.
Diplomasi
NATO yeni bir ‘Baltık Muharebesi’ne hazırlanıyor

The Telegraph, ABD ve NATO ülkelerinin Baltık bölgesinde olası bir Rusya çatışmasına karşı lojistik hazırlıklarını yoğunlaştırdığını yazdı. Gazeteye göre BALTOPS tatbikatı kapsamında ABD birlikleri hızlı üs konuşlandırma ve ikmal altyapısı kurma kabiliyetlerini test etti.
The Telegraph gazetesi, ABD ve diğer NATO ülkelerinin Baltık bölgesinde olası bir çatışmaya yönelik lojistik hazırlıklar yürüttüğünü ve bölgenin Rusya ile yaşanabilecek yeni bir küresel karşılaşmanın merkezlerinden biri olarak değerlendirildiğini yazdı.
Gazetenin aktardığına göre, 4-19 Haziran tarihleri arasında düzenlenen BALTOPS tatbikatı kapsamında ABD Deniz Kuvvetleri’nin mühendis birlikleri Seabees, Baltık kıyısında tekne rampaları ve çeşitli yapılar inşa ederek üslerin hızlı şekilde konuşlandırılmasına yönelik çalışmalar gerçekleştirdi.
ABD’li Teğmen Cody Robertson, “Belirlenen bir bölgeye ulaşma, kamp kurma ve bu merkezi savaş gücümüzü yansıtabileceğimiz bir nokta olarak kullanma kabiliyetimizi test ediyoruz” dedi.
The Telegraph, 1942 yılında kurulan Seabees birliğinin, eski ABD Başkanı ve General Dwight Eisenhower’ın “Muharebeler, harekatlar ve hatta savaşlar öncelikle lojistik nedeniyle kazanıldı ya da kaybedildi” sözüyle özetlenen anlayış doğrultusunda faaliyet gösterdiğini belirtti.
Haberde, Baltık Denizi’nin sekiz NATO ülkesi ile Rusya tarafından çevrelendiği ve İsveç’e bağlı Gotland ile Danimarka’ya bağlı Bornholm gibi stratejik öneme sahip adalarla çevrili olduğu kaydedildi.
Gazeteye göre NATO, bu adaları olası bir saldırının püskürtülmesinde ve karşı harekatlar için ileri üs olarak kullanmayı planlıyor.
Baltık’ın doğu kıyısında ise Rusya Baltık Filosu’nun konuşlu bulunduğu Kaliningrad bölgesi yer alıyor.
The Telegraph, Finlandiya ve İsveç’in 2023 ve 2024 yıllarında NATO’ya katılmasının ardından bölgenin kolektif savunmasının daha da öncelikli hale geldiğini yazdı.
Robertson da gazeteye yaptığı açıklamada, “Finlandiya ve İsveç’in NATO’ya katılması, buradaki koşulları iyi tanımamızı daha da önemli hale getiriyor” ifadelerini kullandı.
Bununla birlikte gazetenin aktardığına göre, Letonya Güvenlik Kurumu’nun (SAB) eski başkanı Janis Kazocins, Rusya ile NATO arasında tam ölçekli bir çatışma yaşanma ihtimaline kuşkuyla yaklaştı.
Kazocins, Rusya’nın Ukrayna’daki savaşının henüz sona ermediğine işaret etti ancak Baltık ülkelerinin enerji altyapısına yönelik olası sabotajlara karşı kırılgan olmaya devam ettiği uyarısında bulundu.
Baltık Denizi’nde Kasım 2024 ile Şubat 2026 arasında bir dizi denizaltı kablosu arızası ve hasarı meydana geldi. Finlandiya ile Almanya arasındaki C-Lion1 kablosu Kasım 2024, Aralık 2024 ve Şubat 2026’da olmak üzere üç kez koptu. EstLink 2 enerji kablosu Ocak ve Aralık 2025’te devre dışı kaldı.
Litvanya ile İsveç arasındaki BCS East-West Interlink Kasım 2024’te, Letonya ile İsveç arasındaki fiber optik kablo Ocak 2025’te ve Rusya’ya ait Baltika kablosu ise Şubat 2026’da zarar gördü. Avrupa’daki bazı yetkililer bu olaylarda Rusya’dan şüphelendiklerini açıklamıştı.
Rus yetkililer ise kablo kopmaları ve NATO ülkelerindeki diğer sabotaj eylemleriyle bağlantılı oldukları yönündeki tüm suçlamaları reddediyor. Kremlin, Rusya’nın başka ülkelerin iç işlerine müdahale etmediğini belirtiyor.
Washington Post, 19 Ocak’ta yayımladığı haberinde ABD ve bazı Avrupa ülkelerinin istihbarat servislerinin, Moskova’nın söz konusu olaylarla bağlantılı olmadığı yönündeki değerlendirmeye eğilim gösterdiğini yazmıştı.
Letonya Dışişleri Bakanı Bayba Braze de gazeteye yaptığı açıklamada, Baltık’taki tatbikatların ABD’nin müttefiklerine bağlılığını ortaya koyduğunu belirterek, “BALTOPS-26’nın ölçeği her şeyi anlatıyor. Güçlü transatlantik işbirliği NATO’nun kolektif savunmasının temelini oluşturuyor ve mevcut güvenlik ortamında her zamankinden daha önemli” dedi.
Daha önce The Economist de Baltık Denizi’nin Rusya ile NATO arasında yaşanabilecek olası bir karşılaşmanın kilit alanlarından biri haline geldiğini yazmış, denizaltı altyapısının kırılganlığına ve bunun korunmasının ittifak açısından yarattığı zorluklara dikkat çekmişti.
Politico ise İsveç’in Gotland Adası’nı güçlendirerek adayı bir savunma merkezine dönüştürmeye çalıştığını aktarmıştı.
Rusya Devlet Başkanı Yardımcısı ve Denizcilik Kurulu Başkanı Nikolay Patruşev, Baltık bölgesinde çok uluslu NATO grubunun ortaya çıkmasının ardından bölgede “karmaşık bir durum” oluştuğunu söylemişti.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ise birçok kez Rusya’nın NATO ile savaşmak için herhangi bir nedeni ya da çıkarı bulunmadığını ifade etti.
Putin, “Rusya’nın NATO’ya saldırmak istediğini uydurdular. Aklınızı mı kaçırdınız? Şu masa kadar bile akıllı değil misiniz?” sözlerini kullanmıştı.
Diplomasi
Hindistan, Rusya’dan petrol alımında rekor kırdı

Kpler verilerine göre Hindistan’ın Rusya’dan petrol ve kömür ithalatı, Ortadoğu’daki savaş ve sevkiyat aksaklıkları nedeniyle haziran ayında rekor seviyelere ulaştı. Rusya’dan yapılan günlük petrol sevkiyatının haziranda 2,55 milyon varile çıkması beklenirken, Moskova Avustralya’yı geride bırakarak Hindistan’ın ikinci en büyük kömür tedarikçisi konumuna yükseliyor.
Hindistan, İran’da yaşanan gerilim nedeniyle tedarik zincirinde meydana gelen aksamalar ve yükselen fiyatlar karşısında Rusya’dan petrol ve kömür ithalatını artırıyor.
Reuters haber ajansının uluslararası analiz şirketi Kpler verilerine dayandırdığı habere göre, Rusya’dan Hindistan’a yapılan sevkiyatlar haziran ayında rekor düzeylere ulaştı.
Kpler tahminlerine göre, Rusya’nın Hindistan’a petrol sevkiyatı haziran ayında günlük 2,55 milyon varille rekor düzeye yükselecek.
Bu miktar, mayıs ayındaki günlük 2,13 milyon varillik sevkiyatı ve Mayıs 2023’teki günlük 2,16 milyon varillik düzeyi geride bırakıyor.
Rusya’nın Hindistan’ın haziran ayındaki toplam ithalatı içindeki payı ise yüzde 50’nin hemen altında gerçekleşecek. Bu oran, Ortadoğu’daki çatışmanın başladığı 28 Şubat öncesindeki üç aylık dönemde ortalama yüzde 23 seviyesindeydi.
Hindistan’ın Rus petrolüne yönelmesi, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı fiilen kapatmasının ardından piyasadaki arzı artırmak amacıyla ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin alımlara yönelik yaptırımları geçici olarak kaldırmasını izledi.
Ancak yaptırımlardan muafiyet süresi 17 Haziran’da sona erdi ve ABD Hazine Bakanlığı tarafından uzatılmadı.
Reuters, bu durumun Rus petrolü alımlarında azalmaya yol açabileceğini, ancak sürecin gidişatının Hindistan rafinerilerinin ve yetkililerinin Ortadoğu ülkelerinden sevkiyatlara dönme konusundaki istekliliğine bağlı olacağını belirtiyor.
Kpler öngörülerine göre, Suudi Arabistan’dan yapılan ithalatın haziran ayında günlük 349 bin varil seviyesinde kalması bekleniyor. Bu miktar, savaş öncesindeki üç aylık dönemde günlük ortalama 832 bin varil düzeyindeydi.
İthalat artışı Rus kömüründe de gözleniyor. Haziran ayında tüm kalitelerde Rus kömürü ithalatının, mayıs ayındaki 3,27 milyon tona kıyasla 3,16 milyon ton olarak gerçekleşmesi bekleniyor.
Her iki ay da geçen yılın mayıs ayında kaydedilen 3,76 milyon tonluk zirvenin ardından sırasıyla tarihin en yüksek ikinci ve üçüncü değerleri olarak kayda geçecek.
Rusya’nın haziran ayında Avustralya’yı geride bırakarak, Çin’den sonra dünyanın en büyük ikinci kömür ithalatçısı olan Hindistan’a en çok kömür sağlayan ikinci ülke konumuna geleceği tahmin ediliyor.
Ajansın değerlendirmesine göre Rusya, Hindistan’ın temel kömür tedarikçisi olma rolünü korumaya devam edecek; ancak Rus petrolünün gelecekteki alımları, ABD’nin Moskova’ya yönelik yaptırım politikasını olası sıkılaştırma adımlarına bağlı olacak.
Yeni Delhi petrol sevkiyatının yaptırımlardan etkilenmeyeceğini açıkladı
Hindistan Dışişleri Bakanı Subrahmanyam Jaishankar, haziran ayı ortasında yaptığı açıklamada, ülkesinin 2022 yılından bu yana küresel fiyatları dizginlemek amacıyla ABD’nin talebi doğrultusunda Rus petrolü alımlarını artırdığını belirtmişti.
Jaishankar, Rus hammaddesine yönelik Amerikan kısıtlamalarını eleştirerek, bu önlemlere büyük ilkeler süsü verilmemesi çağrısında bulunmuştu.
Hindistan Petrol ve Doğalgaz Bakanlığı Temsilcisi Sujata Sharma da mayıs ayında yaptığı açıklamada, Rusya’dan sevkiyatların devam ettiğini ve ABD’nin yaptırım muafiyetlerine ilişkin kararlarından bağımsız olarak süreceğini kaydetmişti.
Hindistan rafinerileri, 2025 yılında ABD baskısı ve Hindistan mallarına yönelik yüzde 25’lik gümrük tarifesi tehdidi nedeniyle Rusya’dan yaptıkları ithalatı azaltarak Suudi Arabistan ve Irak’a yönelmişti.
Ancak Reuters’ın verilerine göre, Ortadoğu’daki savaşın ve Hürmüz Boğazı’ndaki ablukanın ardından Hindistan firmaları mart ayı başında Rus petrolü alımlarını yeniden artırdı.
Rusya’nın Yeni Delhi Büyükelçisi Denis Alipov nisan ayı sonunda yaptığı açıklamada, Hindistan’ın kabul etmeye hazır olduğu miktarda hammaddeyi tedarik etmeye hazır olduklarını duyurmuştu.
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov da daha sonra yaptığı açıklamada, Moskova’nın Hindistan’a enerji taşıyıcıları sevkiyatına ilişkin anlaşmalara bağlı kaldığını doğrulamıştı.
Diplomasi
Honduras uyuşturucu çeteleriyle mücadele için Ukrayna’dan İHA alacak

Honduras Devlet Başkanı Nasry Asfura, organize suçla mücadele ve sınır güvenliğini sağlamak amacıyla Ukrayna’dan insansız hava araçları satın almayı planladıklarını açıkladı. Geçen hafta Kiev’i ziyaret eden Asfura, Ukrayna’nın yüksek teknolojik ekipmanlarıyla uyuşturucu kaçakçılığına karşı destek sağlayabileceğini belirtti.
Honduras Devlet Başkanı Nasry Asfura, AFP’ye verdiği mülakatta, ülkesinin sınırlarını korumak ve uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadele etmek amacıyla Ukrayna’dan insansız hava araçları satın almayı planladığını duyurdu.
Asfura, yüksek teknolojik ekipmanlar aracılığıyla organize suçla daha etkin mücadele etmeyi hedeflediklerini belirterek, “Sınırlarımızı korumak, sınırlarımızda etkin güvenliği sağlamak ve yüksek teknolojik ekipmanlarla organize suçla mücadele etmek için insansız hava araçlarından bahsediyoruz” ifadesini kullandı.
Honduras lideri, Ukrayna’nın sınırların daha da güçlendirilmesi ve uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadele süreçlerinde ülkesine yardımcı olabileceğini kaydetti.
Geçen hafta Ukrayna’nın başkenti Kiev’e resmi bir ziyarette bulunan Asfura ile bir araya gelen Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Honduraslı mevkidaşına Ukrayna’nın bu alandaki deneyimlerinden yararlanmayı teklif etti.
Ukrayna lideri Zelenskiy, haziran ayında Baltık ülkeleri üzerindeki insansız hava aracı sorununa çözüm olarak “drone anlaşması” önerisinde bulunmuş ve Ukrayna’nın İHA koruması konusundaki uzman ekiplerini her an bu bölgeye göndermeye hazır olduğunu ifade etmişti.
Rusya Güvenlik Konseyi Sekreter Yardımcısı Aleksey Şevtsov ise ilkbahar aylarında yaptığı açıklamada, Ukrayna’ya ait insansız hava araçlarının Polonya ve Baltık ülkelerinin hava sahasından engelsiz şekilde geçtiğini ifade etmişti.
Uyuşturucu kartelleri Ukrayna’yı drone okulu olarak kullanıyor
Amerika6 gün öncePeter Thiel’in gizli cemiyeti: “Dialog”
Görüş2 hafta önceYeni Delhi’den Yükselen Ses: BRICS’in Yeni Dünya Düzeni Manifestosu
Asya7 gün önceÇKP, ‘Xi Jinping’in Parti İnşası Üzerine Düşüncesi’ni resmi doktrin ilan etti
Görüş1 hafta önceSavaşın kısa tarihi ve senaryolar – 5
Dünya Basını2 hafta önceİran’ın Yeni Büyük Stratejisi
Ortadoğu1 hafta önceİran, ABD ile varılan anlaşmanın detaylarını açıkladı
Asya2 hafta önceGüney Kore’de askeri istihbarat teşkilatına tarihi darbe
Görüş2 hafta önceSavaşın kısa tarihi ve senaryolar – 4










