Bizi Takip Edin

Rusya

Rusya’da ulusal ödeme sisteminin özelleştirilmesi gündemde

Yayınlanma

Rusya Merkez Bankasının bütünüyle sahibi olduğu Ulusal Ödeme Kartı Sisteminin (NSPK) kısmi özelleştirilmesi için pazar oyuncularıyla müzakereler yürütülüyor. Rusya Tarım Bankası (RSHB) Yönetim Kurulu Başkanı Boris Listov, bankanın bu yapıya ortak olmaya hazır olduğunu açıklarken, şirkete yaklaşık 20 yeni hissedarın katılabileceğini belirtti.

Rusya Tarım Bankası (RSHB), mülkiyeti bütünüyle Rusya Merkez Bankasına ait olan Ulusal Ödeme Kartı Sisteminin (NSPK) kısmi özelleştirilmesi fikrini desteklediğini ve şirketin sermayesine ortak olarak girmeye hazır olduğunu açıkladı.

Finans Kongresi sırasında gazetecilerin sorularını yanıtlayan RSHB Yönetim Kurulu Başkanı Boris Listov, konuya ilişkin değerlendirmesinde, “Merkez Bankası detayları henüz tartışıyor ancak konsept olarak biz hazırız” ifadesini kullandı.

Listov, NSPK’nın olası özelleştirme modeline dair bazı ayrıntıları paylaştı.

Rusya Merkez Bankasının en az yüzde 50 artı bir hisseyle kontrol gücünü elinde tutacağını şimdiden netleştirdiğini belirten Listov, bunun prensipte çok önemli bir koşul olduğunu vurguladı. Listov, pazar oyuncularına azınlık hissesi sunulacağını ve olası yeni hissedar sayısının 20 civarında olabileceğini aktardı.

Birçok kesimin bu adımı NSPK’nın gelişimi için ek sermaye arayışı olarak gördüğünü ifade eden Listov, şirketin mevcut kârının kendi kendine gelişmesi için yeterli olduğunu kaydetti.

Listov, bu nedenle ortaklığın yeni yatırımların şirkete kalması yerine, mevcut hissedara kaynak aktarımı sağlayacak nakit çıkışı (cash-out) yöntemiyle gerçekleşmesinin öngörüldüğünü dile getirdi.

NSPK platformunda, Rusya’daki ödeme sistemlerinin organizasyonu da dahil olmak üzere stratejik kararların alınmasının tartışılması planlanıyor. Listov, kararların oy çokluğuyla mı yoksa Merkez Bankası ile bir katılımcının oyunun birleşmesiyle mi alınacağı gibi karar alma mekanizmalarının detaylı şekilde çalışılması gerektiğini söyledi.

Platform bankaları ile klasik bankaların ödeme servislerinin gelişimi konusunda farklı stratejik vizyonlara sahip olabileceğini belirten Listov, “Bu nedenle, pazarın tüm katılımcılarının görüşleri dikkate alınarak gelişebilmesi için kararların tek bir bütün halinde alınmasını sağlayacak mekanizmanın doğru ayarlanması büyük önem taşıyor” dedi.

NSPK, Kırım’ın ilhakı sonrasında uygulanan yaptırımların ardından, uluslararası ödeme sistemlerinin Rus bankalarının işlemlerini durdurma olasılığına karşı 2014 yılında kuruldu. Rusya içindeki tüm kart işlemleri NSPK tarafından gerçekleştiriliyor.

Buna, Ukrayna’daki askeri faaliyetler nedeniyle Mart 2022’de Rusya pazarından çekilen Visa ve Mastercard kartları da dahil ediliyor.

NSPK, işlem süreçlerinin yanı sıra 2015 sonundan itibaren Mir kartını, Hızlı Ödeme Sistemini (SBP) ve QR kod ile akıllı telefon üzerinden ödeme gibi çeşitli servisleri geliştiriyor. Bu servislerin bir kısmının zamanla bankalar için zorunlu hale getirilmesi, kendi teknolojilerini geliştiren Sberbank gibi bazı büyük sektör oyuncularının eleştirilerine yol açmıştı.

Geleceğe yönelik planlar

Rusya Merkez Bankası Başkanı Elvira Nabiullina, NSPK’nın gelecekte kısmi olarak özelleştirilebileceğini ilk kez 2024 yılında kamuoyu önünde dile getirdi.

Merkez Bankası, Eylül 2025’te yayımladığı raporda kısmi özelleştirmenin nasıl yapılabileceğini özetledi. Raporda azınlık hisselerinin satılmasının yanı sıra bazı servislerin ayrı bir şirket altında toplanması (spin-off) ve ardından bu şirketin hisselerinin satılması seçeneği de yer aldı.

Nabiullina, Ekim 2025’te yaptığı açıklamada, bu servisler arasında SBP ve Mir ödeme sisteminin bulunabileceğini belirtti. Merkez Bankası Başkanı, pazarla bu konudaki diyalogların NSPK bünyesindeki katılımcılar konseyinde devam ettiğini söyledi.

Merkez Bankasının tek bir yatırımcıya en fazla yüzde 5 hisse satmayı değerlendirdiği, piyasa koşullarının uygun olması durumunda bu işlemin 2027 yılında gerçekleşebileceği belirtiliyor.

Sberbank, Alfa-bank ve T-bank gibi ülkenin en büyük bankaları, NSPK’ya alternatif veya tamamlayıcı olabilecek kendi ödeme sistemlerini kurmayı tartışmış, ancak Rusya Merkez Bankası bankaların bu yöndeki tüm konsept ve önerilerini reddetmişti.

Rusya

Rus tarım şirketleri, yakıt krizi nedeniyle dizel yerine gaza yöneliyor

Yayınlanma

Rusya’nın büyük tarım holdingleri, dizel yakıt sıkıntısı ve artan maliyetler nedeniyle gaz yakıtlı araç ve tarım makinelerine geçişi değerlendirmeye başladı. Sektör temsilcileri, doğalgazın önemli maliyet avantajı sunduğunu belirtirken, altyapı, güvenlik ve tedarik sorunlarının yaygın dönüşümün önünde engel oluşturduğunu ifade ediyor.

Rusya’nın büyük tarım ve gıda şirketleri, ülkede yaşanan yakıt krizi nedeniyle dizel yakıt kullanan araç ve tarım makinelerini gaz yakıtlı sistemlere dönüştürme olasılığını değerlendirmeye başladı.

Vedomosti gazetesine konuşan sektör temsilcileri, artan yakıt maliyetleri ve dizel tedarikindeki sıkıntıların şirketleri alternatif çözümlere yönelttiğini aktardı.

Et üreticisi Miratorg, dizel kullanan yaklaşık 300 kamyonu, başka bir ifadeyle dönüştürülmesi mümkün araçlarının yüzde 90’ını gaz yakıtlı sisteme geçirdi.

Tahıl işleme, keten üretimi ve kümes hayvancılığı alanlarında faaliyet gösteren Melkom da kamyon filosu ile tarım makinelerini gaz yakıtına dönüştürme seçeneğini değerlendirdi. Ancak şirket, mevcut araçları dönüştürmek yerine yalnızca yeni alınacak ekipmanların gazlı sistemlerle donatılmasına yatırım yapma kararı aldı.

Çerkizovo ise bu yıl araç filosunu gaz-dizel hibrit çalışma sistemine geçirmeyi planlıyordu. Ancak şirket bu kararı şimdilik askıya aldı.

Şirketin hesaplamalarına göre tek kamyonun dönüştürülmesi yaklaşık 1 milyon rubleye mal oluyor.

Agro and Food Communications Genel Müdürü İlya Bereznyuk, büyük tarım holdingleri açısından doğalgaza geçişin ekonomik açıdan cazip olabileceğini söyledi.

Bereznyuk’a göre yakıt giderleri bitkisel üretimde toplam üretim maliyetinin yüzde 15 ila yüzde 25’ini oluşturuyor.

Doğalgaz ise tarım üreticileri için dizelden 2 ila 2,5 kat daha ucuza mal oluyor. Bu nedenle traktörlerin dönüşüm maliyetinin üç yıldan daha kısa sürede geri kazanılması mümkün olabiliyor.

Devlet, leasing yoluyla satın alınan gaz yakıtlı tarım makinelerinin maliyetinin yüzde 35’ine kadarını sübvanse ediyor. Buna karşın Rosagroleasing verilerine göre bu araçlara ilgi sınırlı kalıyor.

Talep, traktör ve biçerdöver gibi kendinden tahrikli araçlardan çok ekipman ve diğer tarımsal makinelerde yoğunlaşıyor.

Rusya’da üç bölgede yakıt satışlarına sınırlama

Vedomosti’ye konuşan büyük tarım şirketlerinden bir yetkili ise yüksek maliyetler ve güvenlik konusundaki soru işaretleri nedeniyle tarım makinelerinin yaygın biçimde gaz yakıtına geçirilmesine kuşkuyla yaklaştığını söyledi.

Aynı yetkili, hasat döneminde büyük bir tarım şirketinin araçlarını kesintisiz çalıştırabilmesi için 5 bin ila 8 bin ton ya da daha fazla dizel yakıta ihtiyaç duyduğunu belirtti.

Yakıt depolamanın lisans ve yeterli depolama kapasitesi gerektirdiğini ifade eden yetkili, bu nedenle tarım işletmelerinin büyük yakıt stokları oluşturamadığını dile getirdi.

Halk Çiftçisi Derneği Başkan Yardımcısı Babken İspiryan da tarım makinelerinin gaz yakıtına geçirilmesinin çiftçilere kesintisiz yakıt tedariki sorununu çözmeyeceğini söyledi.

İspiryan, dizel yakıtın ülkenin neredeyse her noktasına ulaştırılabildiğini, ancak aynı durumun doğalgaz için geçerli olmadığını ifade etti.

Daha önce Rusya’nın güney bölgelerindeki çiftçiler, hasat sezonu öncesinde dizel yakıt sıkıntısı ve fiyatlarda yaşanan keskin artıştan şikayet etmişti. Rusya’daki yakıt krizi, Ukrayna’nın petrol rafinerilerine düzenlediği saldırıların ardından derinleşti.

Bunun sonucunda Orta Rusya’daki petrol işleme faaliyetleri fiilen durma noktasına gelirken, rafinerilerin kapasite kullanım oranı 2009’dan bu yana en düşük seviyeye geriledi.

RBK’nin hesaplamalarına göre bu gelişmelerin ardından Rusya’nın 40’tan fazla bölgesinde, Ukrayna’nın Rusya kontrolündeki bölgeleri de dahil olmak üzere, akaryakıt satışına resmi kısıtlamalar getirildi.

Yakıt tedarikindeki aksamalar ile boş ya da kapalı akaryakıt istasyonlarına ilişkin şikayetler ise toplam 85 bölgeden geldi.

Rusya’da akaryakıt krizi: Perakende fiyatları ilk kez 100 rubleyi aştı

Okumaya Devam Et

Rusya

Gürcistan’daki Kulavi rafinerisi Rus petrolünü bırakıyor

Yayınlanma

Gürcistan’ın Kulavi Limanı’ndaki petrol rafinerisini işleten Black Sea Petroleum (BSP), Ağustos-Eylül 2026 döneminden itibaren yalnızca Rusya dışı kaynaklardan sağlanan ham petrol işleyeceğini açıkladı. Tesis, daha önce Rus petrolüyle bağlantılı faaliyetleri nedeniyle Avrupa Birliği’nin 20’nci yaptırım paketi taslağına alınmış, ancak Gürcistan makamlarının verdiği güvencelerin ardından listeden çıkarılmıştı.

Gürcistan’ın Kulavi Limanı’ndaki petrol rafinerisini işleten Black Sea Petroleum (BSP), Ağustos-Eylül 2026 döneminden itibaren Rusya’dan ithal edilen ham petrolün işlenmesini tamamen durdurmayı planladığını açıkladı.

Şirketin açıklamasında, “Bu yılın ağustos-eylül döneminden itibaren şirket yalnızca Rusya dışı kaynaklardan gelen ham petrolü işleyecek” ifadeleri kullanıldı.

BSP, yeni hammaddeye geçişin, rafinerinin ürettiği ürünleri daha yüksek kâr marjı sunan pazarlarda değerlendirmesine olanak sağlayacağını belirtti.

Şirket ayrıca, 2026 yılının ilk yarısında tesisin 650 bin tondan fazla ham madde işlediğini açıkladı.

BSP, ABD merkezli teknoloji şirketi Honeywell ile işbirliğini genişlettiğini de duyurdu. Şirketin planına göre rafineri, 2027 yılının ilk çeyreğinde iç ve dış pazarlar için yol bitümü üretimine başlayacak. İkinci çeyrekte ise havacılık yakıtı üretme kapasitesine kavuşacak.

Kulavi Limanı, Avrupa Birliği’nin Rusya’ya yönelik 20’nci yaptırım paketinin ilk taslağında yer almıştı.

Brüksel, limanın Rus petrolüyle bağlantılı işlemlerde ve “gölge filo” olarak adlandırılan gemilerin faaliyetlerinde kullanıldığı değerlendirmesini yapmıştı.

Gürcistan makamları mart ayında Kulavi’nin yaptırım listesi taslağından çıkarıldığını açıkladı. Avrupa Komisyonu ise bu kararın, Gürcistan makamları ile terminal işletmecisi SOCAR’ın Rus petrolünün yeniden ihracatına son verecekleri yönünde Brüksel’e güvence vermelerinin ardından alındığını bildirdi.

AB ayrıca bu taahhütlerin yerine getirilmesini izlemeyi sürdüreceğini kaydetti.

Rus petrolünün Gürcistan’a ithalatı 2025 yılında keskin biçimde arttı. Ülkenin Ulusal İstatistik Servisi verilerine göre Gürcistan, Rusya’dan 225,3 bin ton ham petrolü 95,8 milyon dolar karşılığında ithal etti.

Bu miktar, bir önceki yıla göre 21 katı aşkın artışa işaret etti. Kayda değer sevkiyatlar, Kulavi Rafinerisi’nin faaliyete geçmesinin ardından 2025 sonbaharında başladı.

2026 yılının ilk çeyreğinde ise Gürcistan’ın Rusya’dan ham petrol ithalatı yaklaşık 300 bin tona ulaştı.

Aynı dönemde ülkenin petrol ürünleri ihracatı da geçen yılın aynı dönemine kıyasla yedi katı aşkın artış gösterdi.

Okumaya Devam Et

Rusya

AB Adalet Divanı, Russia Today kanalının içerikleri için cezai kovuşturmanın önünü açtı

Yayınlanma

Avrupa Birliği (AB) Adalet Divanı, RT içeriklerinin açık internet sitelerinde yayılmasının belirli koşullarda gerçek kişiler hakkında cezai kovuşturmaya konu olabileceğine hükmetti. Karar, Almanya’da üç kişi hakkında yürütülen ceza davası kapsamında yapılan ön karar başvurusu üzerine alındı.

Avrupa Birliği (AB) Adalet Divanı’nın Dördüncü Dairesi (Court of Justice of the European Union), Rus medya kuruluşlarına yönelik yaptırımların uygulanmasına ilişkin mevzuatı yorumlayarak, RT (Russia Today) içeriklerinin açık internet sitelerinde paylaşılması nedeniyle belirli durumlarda gerçek kişiler hakkında cezai kovuşturma yürütülebileceğine hükmetti.

Karar, Almanya’da üç gerçek kişi hakkında açılan ceza davası kapsamında yapılan ön karar başvurusuna dayanıyor.

Söz konusu kişiler, RT Germany’ye ait videoları herkesin erişimine açık bir internet sitesinde yayımlamakla suçlanıyor.

Mahkeme kararında, bu medya kuruluşunun içeriklerinin AB yaptırımları kapsamındaki yayım yasağına tabi olduğu belirtiliyor.

Alman mahkemesi, yaptırım tüzüğünde geçen “işletmeci” kavramının, bu tür içerikleri yayımlayan internet sitelerini yöneten ve gelirlerini yalnızca kullanıcıların gönüllü bağışlarından sağlayan gerçek kişileri de kapsayıp kapsamadığı konusunda AB Adalet Divanı’ndan yorum istedi.

AB Adalet Divanı, “işletmeci” kavramının geniş yorumlanması gerektiğine karar verdi. Mahkeme, ticari faaliyet yürütmeseler ve yalnızca kullanıcıların gönüllü katkılarıyla finanse ediliyor olsalar bile, yaptırım kapsamındaki içerikleri yayan gerçek kişilerin de bu tanıma dahil olduğunu belirtti.

Karara göre bu kişiler, AB’nin yaptırım listelerinde yer alan kuruluşlara ait içeriklerin yayılmasını yasaklayan düzenlemelerin kapsamına giriyor.

Avrupa Birliği Konseyi, mart 2022’de Sputnik haber ajansı ile RT televizyon ağının RT English, RT UK, RT Germany, RT France ve RT Spanish kanallarına yaptırım uygulamış, bu kuruluşların AB ülkelerinde yayın yapmasını yasaklamıştı.

Daha sonra AB, söz konusu önlemlerin geçici nitelik taşıdığını ve “durum normale döndüğünde” kaldırılmalarının yeniden değerlendirileceğini açıklamıştı.

Birlik ayrıca kararın “eşi benzeri görülmemiş ve olağanüstü koşullar” altında alındığını ifade etmişti.

Rusya ise Batılı ülkelerin yaptırımlarını hukuka aykırı olarak değerlendiriyor. Kremlin, Rus ekonomisinin “çok sayıda yaptırım” altında faaliyet göstermeyi sürdürdüğünü ve bu yaptırımlara karşı “belirli bir bağışıklık” geliştirdiğini çeşitli vesilelerle dile getirdi.

RT Genel Yayın Yönetmeni Simonyan: Bizi sansürlediler ama izleyicimiz iki katına çıktı

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English