Avrupa
Danimarka, Grönland’da ilk asker grubunu eğitmeye başladı

ABD Başkanı Donald Trump’ın bu bölgeyle ilgili iddialarının ardından Danimarka, ilk kez Grönland’a zorunlu askerler gönderdi.
Kopenhag, Danimarka Krallığı bünyesindeki yarı özerk bir bölge olan Grönland’daki askeri varlığını artırdı ve şimdi ilk kez adanın başkenti Nuuk ile Kangerlussuaq hava üssüne zorunlu askerler konuşlandırdı.
Şu anda Grönland’da bulunan askerleri yöneten yüzbaşı ve bölük komutanı Laura, “Dünyanın şu anki durumu, Arktik arazisine daha fazla alışmamız gerektiği anlamına geliyor,” dedi,.
Grönland, ABD Başkanı Donald Trump’ın bu bölge üzerinde hak iddia etmesinin ardından transatlantik gerilimlerin odak noktası haline geldi.
Trump, askeri harekat olasılığını dışlamayı reddedip nihayetinde geri adım atmadan önce, diğer Avrupa ülkeleri bu yılın başlarında Danimarka’nın yardımına koştu.
Krizin doruk noktasında Danimarka, Grönland’a kan torbaları gönderdi ve potansiyel bir düşmanın ilerleyişini mümkün olduğunca yavaşlatmak amacıyla Nuuk ve Kangerlussuaq’taki uçak pistlerini imha etmeyi planladı.
Şu anda bölgede yaklaşık 300 profesyonel asker konuşlandırılmış durumda.
Schleswig Piyade Alayı’ndan gelen yaklaşık 100 asker, Şubat 2026’da uygulamaya konulan Danimarka’nın yeni 11 aylık zorunlu askerlik programı kapsamında ilk grup olarak Grönland’da yaklaşık bir ay boyunca eğitim görecek.
Savunma Bakanı Jeppe Bruus haziran ayında yaptığı açıklamada, bu gençlerin orada “daha uzun süreli uzmanlık eğitimi gerektirmeyen görevlere atanacaklarını” belirtti.
Danimarka, 2022’de başlayan Ukrayna savaşının ardından cinsiyet ayrımı gözetmeyen zorunlu askerlik uygulamasını hayata geçirdi.
Önceki dört aylık programın yerine, genç Danimarkalılar artık beş aylık temel eğitimden geçtikten sonra, askerlik sürelerinin geri kalanında Grönland’a sevk gibi operasyonel görevleri yerine getiriyorlar.
Avrupa
Almanya’da nehirlerin sığlaşması sanayi ve ihracatı vuruyor

Almanya Merkez Bankası, Ren ve diğer nehirlerdeki su seviyesinin düşmesinin ülke ekonomisindeki toparlanmayı geçici olarak frenleyeceğini açıkladı. Nehirlerdeki sığlaşmanın yük taşımacılığını aksatarak lojistik maliyetlerini artırdığı ve üçüncü çeyrekte sanayi üretimi ile ihracat büyümesini olumsuz etkileyeceği bildirildi.
Almanya Merkez Bankası (Bundesbank), yayımladığı aylık raporda Ren Nehri ile ülkedeki diğer nehirlerin sığlaşmasının 2026 yılının üçüncü çeyreğinde ekonomik büyümeyi sınırlandırabileceği uyarısında bulundu.
Sığlaşan nehirlerin Almanya’daki yük taşımacılığının bir kısmını felç ettiğine ve işletmelerin harcamalarını tırmandırdığına dikkat çeken banka, kuraklık ve artan lojistik maliyetlerinin ekonomik toparlanmanın önüne geçtiğini belirtti.
Bundesbank raporunda, “Üçüncü çeyrekte, önemli su yollarındaki düşük su seviyesinin doğurduğu sonuçlar muhtemelen Alman ekonomisindeki toparlanmayı geçici olarak frenleyecek” ifadelerine yer verildi.
Raporda, nehirlerin sığlaşmasına bağlı kısıtlamaların ve hızla yükselen nakliye masraflarının sanayi üretimini ve ihracat artışını kayda değer ölçüde zayıflatacağı tahmin edildi. Kurum, düşük su seviyesinin üçüncü çeyrekteki genel ekonomik aktivite üzerinde de belirgin bir etki yarattığını bildirdi.
Su yollarındaki düşük seviyelerin sürmesi ve özellikle Ren Nehri’ndeki rekor seviyedeki düşüş nedeniyle yeni risklerin eklendiğini vurgulayan Bundesbank, şu değerlendirmede bulundu: “Bunun muhtemelen teslimatlarda ek gecikmelere yol açması, malzeme tedarikindeki açığı daha da büyütmesi, taşıma maliyetlerini yükseltmesi ve üretimi geciktirmesi bekleniyor.”
Bundesbank verilerine göre, gelecekteki fiyat dinamikleri büyük ölçüde Ortadoğu’daki durumun seyrine bağlı olacak.
Bununla birlikte uzmanlar, mevcut aşamada gerilimin tırmanmasının ücret artış mekanizmaları üzerinden ikinci bir enflasyon dalgası yaratacağına dair bir işaret bulunmadığının altını çiziyor.
Geçtiğimiz hafta Ren Nehri’ndeki su seviyesi 9 santimetreye kadar geriledi ve bu durum nehrin belirli kısımlarında gemi seferlerini neredeyse tamamen durma noktasına getirdi.
Batı Avrupa’da bu yılın haziran ayı, veri toplama tarihinin en sıcak haziranı olarak kayıtlara geçti. Reuters, Batı Avrupa ülkelerindeki rekor sıcak hava dalgası sırasında 10 binden fazla aşırı ölüm vakasının kayda geçtiğini aktarmıştı.
Euractiv’in geçtiği bilgilere göre ise bu yaz yaşanan kuraklık Avrupa Birliği topraklarının yaklaşık yüzde 38’ini etkiledi; hayvancılık meraları kururken zeytinyağı, şarap, mısır ve ayçiçeği üretimi zarar gördü.
Sıcak havanın Tuna ve Ren nehirlerinde de sığlaşmaya yol açtığı kaydedildi. Ren Nehri Avrupa’daki altı ülkenin, Tuna Nehri ise on ülkenin topraklarından geçiyor.
Avrupa
Avrupa İHA tehdidine karşı dron duvarları örüyor

Avrupa ülkeleri hava sahası ihlallerinin ardından İHA savunma sistemleri ve ortak sınır projeleri geliştirirken ABD kıtadaki özel dron taburunun faaliyetlerini sonlandırma kararı aldı. Almanya, Polonya ve Baltık ülkeleri hava savunma hatlarını güçlendirirken NATO ve AB ortak fonlarla yeni savunma kalkanları oluşturuyor.
Romanya’da 20 Ağustos gecesi Ukrayna sınırına yakın bölgede son bir ay içinde dördüncü kez bir İHA düştü.
Romanya Savunma Bakanlığı, ülke hava sahasına giren insansız hava aracının Grindu köyünün yaklaşık 4 kilometre kuzeydoğusundaki meskun olmayan bir alana düştüğünü duyurdu. Aynı gün Moldova İçişleri Bakanlığı da Ukrayna sınırına bir kilometre mesafede bir İHA enkazı bulunduğunu açıkladı.
Son bir ayda Almanya, Bulgaristan, Letonya, Romanya ve Moldova dahil olmak üzere Avrupa’da tanımlanamayan İHA’ların hava sahasını ihlal ettiği veya düştüğü en az altı vaka kayıtlara geçti. Bazı bölge ülkeleri bu olaylarda Rusya’nın parmağı olabileceğini öne sürdü.
Moldova, Crocmaz köyü yakınlarında patlayan bir askeri İHA’nın düşmesi üzerine 10 Ağustos’ta Moskova Büyükelçisini istişareler için geri çağırdı.
Moldova Savunma Bakanı Anatolie Nosatıy, 12 Ağustos’ta yaptığı açıklamada ilk verilerin İHA’nın Rus menşeili olduğunu gösterdiğini ve uzmanların enkazı incelemeyi sürdürdüğünü bildirdi.
Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova ise iddialara karşı çıkarak Moskova’nın Moldova dahil olmak üzere Ukrayna’ya komşu devletlerin hava sahası üzerinden İHA uçurmadığını ve bu tür uçuş rotaları planlamadığını belirtti.
The Wall Street Journal’ın (WSJ) haberine göre ABD yönetimi, İHA harp tekniklerini geliştirmek amacıyla ocak ayında Avrupa’da kurduğu vurucu taburu lağvetme kararı aldı.
Gazeteye konuşan ve ismi açıklanmayan bir ABD ordusu yetkilisi, birliğin Almanya’da ağustos ve eylül aylarında gerçekleştirilen geniş çaplı tatbikatların ardından sonuçları komutanlığa sunacağını ve asli muharebe görevi olan hava indirme piyade taburu yapısına geri döneceğini ifade etti.
Avrupa ülkelerinin hava sahasının tanımlanamayan İHA’larca ihlal edildiği olaylar 2025 sonbaharından itibaren sıklaştı.
Yaşanan gelişmeler üzerine Avrupa Birliği, NATO’nun doğu sınırında İHA’lara karşı kolektif bir savunma mekanizması olan “dron duvarı” inşasını tartışmaya başladı.
Avrupa Komisyonu, Ekim 2025’te 2030 Savunma Hazırlığı Yol Haritası (Defence Readiness Roadmap 2030) kapsamında bu konsepti kamuoyuna sundu.
Planlama dahilinde Avrupa İnsansız Hava Aracı Savunma Girişimi (European Drone Defence Initiative) ve Doğu Nöbeti (Eastern Flank Watch) olmak üzere iki projenin hayata geçirilmesi öngörüldü.
İlk proje, AB ve Ukrayna’nın ortak bir AB – Ukrayna Dron İttifakı kurmasını hedefliyor. Bu girişimin finansmanı için G7’nin Kiev’e destek amacıyla başlattığı Olağanüstü Gelir Hızlandırma (ERA) programı çerçevesinde 6 milyar avro tutarında kredi tahsis edildi.
Doğu Nöbeti projesi kapsamında ise AB, NATO ile yakın koordinasyon içinde hibrit operasyonlar, Rus “gölge filosu” faaliyetleri ve silahlı saldırı riski dahil geniş kapsamlı tehditlere karşı yekpare bir Avrupa savunma sistemi kurmayı amaçlıyor.
Çok katmanlı gözetleme sistemleri, anti-dron teknolojileri, elektronik harp araçları ve nokta atışı vuruş sistemlerini içeren proje, Rusya ve Belarus ile olan kara ve deniz sınırları dahil AB’nin doğu sınırındaki tüm ülkelerde konuşlandırılacak. Sistemin 2028 yılı sonuna kadar operasyonel hale gelmesi planlanıyor.
Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, 15 Temmuz’da AB ile Ukrayna arasında ortak İHA üretimine ilişkin bir anlaşma imzalandığını açıkladı.
Von der Leyen, “Ukrayna yaratıcılığa sahip, ihtiyacı olan şey ise ölçek. Birlikte bunu sağlayabiliriz; böylece Ukrayna avantajını korur, Avrupa da kendi gücünü pekiştirir” ifadelerini kullandı.
İki gün sonra resmi olarak başlatılan Dron İttifakı, Ukraynalı ve Avrupalı İHA ve karşı tedbir üreticilerini bir araya getiren bir platform olarak tasarlandı.
Girişime her iki taraftan dokuzar olmak üzere toplam 18 şirket katıldı; Avrupa kanadında yer alan firmalar arasında ORQA, Indra Group, Fincantieri ve WB Electronics/WB Group bulunuyor.
Avrupa bu süreçte ABD ile işbirliğini de derinleştirdi. WSJ’nin aktardığı bilgilere göre, Ukrayna tecrübesini incelemek amacıyla 173. Hava İndirme Tugayı bünyesinde özel bir tabur kurulması kararı Kasım 2025’te alındı.
Fikrin mimarı olan eski ABD Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Randy George’un planı doğrultusunda, yaklaşık 600 kişilik taburdan oluşan küçük bir grup Amerikan askeri Kiev’e gizli ziyaretler düzenleyerek Ukraynalı yetkililerle bir araya geldi. Birlik ayrıca NATO muharebe eğitim sahalarında Ukraynalı İHA operatörleriyle ortak çalışmalar yürüttü.
Taburun faaliyetlerini sonlandırma kararının, ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth’e yakınlığıyla bilinen ABD Kara Kuvvetleri Komutan Vekili Christopher Laniwe’in etkisiyle alındığı bildirildi.
WSJ daha önce, Almanya’da nisan ve mayıs aylarında düzenlenen Combined Resolve (Müşterek Kararlılık) tatbikatında ABD birliklerinin İHA’lara karşı savunmasızlığının ortaya çıktığını, Ukraynalı dron operatörlerinin Amerikan birliklerini ve zırhlı araçlarını tespit ederek simülasyon ortamında vurduğunu aktarmıştı.
Atlantik’in iki yakası arasındaki işbirliği farklı kanallardan devam ediyor. NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, temmuz ayında Ankara’daki Sanayi Forumu’nda İHA sistemleri ve bunlara karşı savunma araçlarının geliştirilmesini amaçlayan NATO Drone Edge girişimini duyurdu.
İttifak ülkeleri bu kapsamda beş yıl içinde 40 milyar dolardan fazla kaynak tahsis etme ve 2027 sonuna kadar eğitilmiş İHA operatörü sayısını beş katına çıkarma konusunda uzlaştı.
Rutte, “En yeni yenilikçi teknolojileri kullanıyor, transatlantik savunma sanayimize yatırım yapıyor ve Ukrayna’daki muharebelerden pratik dersler çıkarıyoruz” dedi.
Aynı dönemde Almanya, Danimarka, Finlandiya ve Norveç, Northrop Grumman tarafından ABD Donanması için geliştirilen uzun menzilli ve yüksek irtifa MQ-4C Triton İHA’larının ortak alımına yönelik niyet beyanı imzaladı.
Almanya, İHA teknolojileri ve savunması alanında en faal ülkelerden biri haline geldi. Ağustos başında Leipzig/Halle Havalimanı’nda, mühimmat taşıdığı tahmin edilen Ukrayna’ya ait bir An-24 nakliye uçağının yakınında Semtex tipi patlayıcı içeren bir İHA bulundu.
Almanya İçişleri Bakanı Alexander Dobrindt, ülkesinin yabancı devletlerin yürüttüğü “hibrit savaşın hedefi haline geldiğini” belirtti ancak belirli bir ülke adı vermedi. Olayla ilgili üst makamlardan başka resmi bir açıklama yapılmadı.
Bild ve Die Zeit gazeteleri, inceleme ekiplerinin İHA üzerinde bulduğu DNA izlerinin, Leipzig’deki bir DHL kargo tesisine 2024 yılında düzenlenen ve Alman müfettişlerin Rus sabotaj faaliyetleriyle ilişkilendirdiği kundaklama vakasındaki DNA örnekleriyle örtüştüğünü yazdı.
Die Zeit ayrıca emniyet birimlerinin, Berlin yönetimini Rusya’ya karşı daha fazla destek vermeye sevk etmek amacıyla operasyonun Ukrayna tarafından bir sahte bayrak eylemi olarak düzenlenmiş olabileceği ihtimali üzerinde durduğunu da aktardı.
Rusya’nın Berlin Büyükelçiliği ise olayı provokasyon olarak nitelendirerek “Alelacele kurgulanan bu provokasyonun yalnızca Kiev’in ve Avrupalı siyasi sınıfın militarist kanadının hedeflerine hizmet ettiği açıktır” açıklamasını yaptı.
Bu gelişmeler yaşanırken 18 Ağustos’ta Magdeburg-Cochstedt’teki Alman Havacılık ve Uzay Merkezi (DLR) test havaalanında İHA Savunma Teknoloji Merkezi resmi olarak açıldı.
Bilimsel çalışmaları, teknolojiyi ve güvenlik kurumlarının taleplerini bir araya getirmeyi hedefleyen yapı; İHA tespit ve engelleme sistemlerinin geliştirilmesini hızlandırmayı amaçlıyor. Merkezin bünyesinde federal polisin mobil anti-dron birimi ile federal ve eyalet makamlarının kurduğu ortak İHA koordinasyon merkezi yer alıyor.
Açılış töreninde konuşan Dobrindt, “İHA alanındaki silahlanma yarışı, teknolojik gelişmelere ayak uydurabilmek için kendi araştırma birimlerimizi kurmayı gerektiriyor” diyerek Almanya’nın Avrupa’nın ekonomik ve siyasi güvenliğindeki kilit rolü nedeniyle her gün yabancı devletlerin hibrit saldırılarına maruz kaldığını vurguladı.
Merkezin geliştirilmesi için önümüzdeki yıllarda 10 milyon avroya kadar bütçe ayrılması öngörülüyor.
Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius, nisan ayında ülke tarihinin ilk askeri strateji belgesini sundu. Belgede Rusya’nın öngörülebilir gelecekte Avrupa için “en büyük güvenlik tehdidi” olmayı sürdüreceği kaydedildi.
Metne göre Moskova, NATO’yu zayıflatarak Avrupa güvenlik mimarisini yeniden şekillendirmeyi hedefliyor. Belgenin “Tehdit” başlıklı bölümünde, “Rusya, NATO ülkelerine yönelik askeri bir saldırının ön koşullarını oluşturuyor. Bu da aralarında Almanya’nın da bulunduğu ittifak üyesi ülkelere karşı şimdiden hibrit operasyonlar yürütülmesine yol açıyor” tespiti yer aldı.
Polonya yönetimi de hava savunma hattı çalışmalarına hız verdi. Ocak ayında doğu sınırında SAN adı verilen anti-dron duvarı projesini duyuran Varşova, 3,8 milyar avro değerindeki projeyi devlete ait Polska Grupa Zbrojeniowa, Norveçli Kongsberg ve Polonyalı özel şirket Advanced Protection Systems konsorsiyumuyla yürütüyor.
Polonya Savunma Bakan Yardımcısı Cezary Tomczyk; APKWS füze fırlatıcıları, uçaksavar topçusu, makineli tüfekler ve önleyici İHA’lardan oluşan 18 özel anti-dron hava savunma bataryası konuşlandırılacağını ve çalışmaların 2028 yılına kadar tamamlanacağını duyurdu.
Estonya, Letonya, Litvanya, Polonya ve Finlandiya’nın Ocak 2025’te duyurduğu Baltık Dron Duvarı girişiminin de 2026 yılı sonuna kadar tamamlanması hedefleniyor.
AB ve NATO’nun doğu sınırını korumayı amaçlayan ortak proje; radar, sensör ve önleyici İHA’ların merkezi bir yönetim altında çok katmanlı tek bir ağda birleştirilmesini öngörüyor. Katılımcı ülkeler yıl sonuna kadar ağı genişleterek Rusya sınırında kesintisiz izleme sağlamayı planlıyor.
Avrupa Dış İlişkiler Konseyi (ECFR) uzmanları, AB, NATO ve doğu kanadı ülkelerinin İHA tehdidine karşı çözümler üretmek için yoğun çaba gösterdiğini ancak girişimlerin çokluğunun mükerrer çalışmalara ve projelere dahil olan ticari yapılar için belirsizliklere yol açabileceğini belirtiyor.
Hazırlanan raporda, “Girişimler arasında uyumu ve özellikle veri paylaşımı düzeyinde tutarlılığı sağlamak için daha fazla koordinasyona ihtiyaç var” denildi. Raporda ayrıca Rusya kaynaklı İHA tehdidine karşı Avrupa savunma sanayisinin kapasite artırımının hiçbir şekilde diplomatik, siyasi ve askeri adımların yerini alamayacağı vurgulandı.
Avrupa
Polonya Başbakanı, Kuzey Akım sabotajından sorumlu olanların yargılanmamasını istedi

Polonya Başbakanı Donald Tusk, Almanya’ya Kuzey Akım boru hatlarına yönelik sabotajın failleri hakkındaki cezai takibatı durdurma çağrısında bulundu. Tusk, söz konusu hattı inşa edenlerin utanç duyması gerektiğini vurguladı.
Polonya Başbakanı Donald Tusk, Almanya’ya Kuzey Akım doğalgaz boru hatlarının patlatılmasından sorumlu olanlar hakkında yürütülen cezai kovuşturmadan vazgeçme çağrısı yaptı.
TVP World kanalının aktardığına göre Tusk, konuya ilişkin değerlendirmesinde, “Bu konudaki fikrimi değiştirmeyeceğim. Boru hattını devre dışı bırakanların değil, onu inşa edenlerin utanması gerektiğine inanıyorum” ifadelerini kullandı.
Hırvatistan’da 19 Ağustos’ta, Almanya’nın Kuzey Akım boru hatlarının patlatılmasıyla bağlantılı olduğundan şüphelendiği Ukrayna vatandaşı Vladimir Z. gözaltına alındı. Alman savcılığının iddiasına göre profesyonel bir dalgıç olan şüpheli, Eylül 2022’de Bornholm Adası açıklarındaki doğalgaz boru hatlarına patlayıcı düzenekleri yerleştiren grupta yer alıyordu.
Ağustos 2025’te ise İtalya’da, Alman savcılığı tarafından Kuzey Akım sabotajına karışan grubu yönetmekle suçlanan Ukraynalı Sergey Kuznetsov gözaltına alındı. Kuznetsov, sonbaharda Almanya’ya iade edildi. Soruşturma makamlarının tezine göre söz konusu grup, sabotajı gerçekleştirmek amacıyla “Andromeda” isimli yatı kullandı. Kuznetsov ise olayla herhangi bir ilgisi bulunduğu iddiasını reddediyor.
Kuzey Akım boru hatlarına yönelik bombalı sabotaj Eylül 2022’de gerçekleşti. Rusya Federal Güvenlik Servisi (FSB) olayı uluslararası terör eylemi olarak nitelendirdi. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ise saldırıdan “Anglosaksonları” sorumlu tuttu.
Rusya Devlet Başkanı Sözcüsü Dmitri Peskov, Temmuz 2026’da yaptığı açıklamada, Avrupa Birliği ülkelerinin Ukrayna’nın birliğe üyelik perspektifini ele alırken Kiev’in söz konusu boru hatlarının patlatılmasındaki rolünü göz önünde bulundurması gerektiğini kaydetti.
Ortadoğu2 hafta önceMısır, üçlü pakta neden katılmadı?
Dünya Basını1 hafta önceThe Jerusalem Post: Suudi Arabistan-Türkiye-Pakistan savunma anlaşması İsrail’e tehdit
Görüş2 hafta önceTürkiye ve İsrail ilişkilerinin geleceği
Dünya Basını2 hafta önceForeign Affairs: Amerika Ortadoğu’dan Vazgeçmeli
Diplomasi1 hafta önce‘İslami NATO’ mu? Yeni savunma paktı Hindistan’ı neden tedirgin ediyor?
Diplomasi2 hafta önceUkrayna, Türkiye’den 70 ATACMS ve diğer ABD menşeli silah satın aldı
Rusya2 hafta önceRusya, yolları insansız hava aracı saldırılarına karşı koruyacak
Rusya4 gün önceDört AB ülkesi daha Rus pasaportlarına kısıtlama getiriyor









