Bizi Takip Edin

Rusya

Avrupalı UniCredit Rusya’dan çıkış sürecinde vites yükseltti

Yayınlanma

Rusya’da faaliyetini sürdüren az sayıdaki Batılı finans kuruluşundan biri olan İtalyan bankası UniCredit, müşterilerine hesaplarını kapatma ve paralarını başka bankalara taşıma çağrısında bulundu. Banka, hesap kapatma tekliflerinin Rusya pazarındaki faaliyetlerin daraltılması süreciyle bağlantılı olduğunu bildirdi.

Rusya’da faaliyetlerini sürdüren son Batılı bankalardan biri olan İtalyan UniCredit’in müşterileri, mevcut tüm hesap ve kartlarını kapatarak fonlarını başka kredi kuruluşlarına aktarma yönünde bildirimler almaya başladı.

Rus yayın organı RBK, bu tür mesajların UniCredit destek birimi tarafından gönderildiğini aktardı.

Habere göre banka, müşterilere yönelik hizmetlerin derhal durdurulduğunu ilan etmedi; hesap kapatma tekliflerini Rusya’daki faaliyetlerin küçültülmesi süreciyle gerekçelendirdi.

Ukrayna’da başlayan topyekun savaşın ardından 2022 yılında Rusya pazarından ayrılma niyetini açıklayan İtalyan finans grubu, o tarihten bu yana kredi hacmi ve müşteri tabanı dahil olmak üzere ülkedeki varlığını kademeli olarak daralttı.

Avrupa Merkez Bankasının Rusya pazarında kalmaya devam eden Avrupalı kredi kuruluşlarına yönelik kuralları sıkılaştırmasıyla birlikte bu süreç daha aktif bir aşamaya geçti.

Bu kapsamda süresi dolan banka kartlarının yeniden basımını daha önce durduran banka, aralık ayından itibaren herhangi bir gerekçeyle yeni kart çıkarma işlemlerini de tamamen sonlandıracak.

Teslim alındıktan sonra altı takvim ayı boyunca etkinleştirilmeyen tüm banka kartları ise eylül ayı itibarıyla otomatik olarak bloke edilerek kapatıldı.

UniCredit ayrıca 1 Ekim’den geçerli olmak üzere, yabancı bankalardaki hesaplara yapılan ruble transferlerinden yüzde 2 oranında komisyon almaya başladı.

Moskova’da bireysel müşteriler için tek şube kaldı

UniCredit’in haziran ayı başında varlıklı müşterilerine yabancı sermayeli diğer bankalara geçmelerini tavsiye ettiği bildirilmişti.

Bu doğrultuda OTP Bank, UniCredit müşterilerine yönelik hizmet indirimleri ve ayrıcalıklar içeren özel bir kampanya başlatmıştı.

İtalyan bankasının şu anda Moskova’da bireysel müşterilere hizmet veren yalnızca tek bir şubesi kaldı. Banka, 2025 yılından itibaren yeni kurumsal müşteri kabul etmiyor.

İtalyan grubu bu yılın mayıs ayında Rusya’daki ticari faaliyetlerinin bir bölümünün satışı konusunda Birleşik Arap Emirlikleri’nden (BAE) özel bir yatırımcıyla anlaşmaya varıldığını duyurmuştu.

Söz konusu anlaşma bankanın iki yapıya bölünmesini öngörüyor. Bu çerçevede faaliyetlerin bir kısmı yüzde 100 UniCredit kontrolünde kalacak yeni bir tüzel kişiliğe devredilecek, kalan kısım ise yatırımcıya aktarılacak.

İtalyan grubun planına göre işlem sonrasında UniCredit bünyesinde ağırlıklı olarak yaptırım listelerinde yer almayan Batılı ve Rus kurumsal müşterilere yönelik avro ve dolar cinsinden uluslararası ödeme operasyonları kalacak.

Banka, satış işlemlerinin 2027 yılının ilk yarısında tamamlanmasını bekliyor.

Rusya

Rusya Merkez Bankası bankacılık sektörü kâr tahminini yükseltti

Yayınlanma

Rusya Merkez Bankası, bankacılık sektörünün 2026 yılı net kâr tahminini 3,9 ila 4,4 trilyon rubleye yükseltti. Yüksek net faiz marjı sektörel kârlılığı desteklerken kurumsal kredilerdeki batık riskleri ve karşılık giderleri artış gösteriyor.

Rusya Merkez Bankası yayımladığı sektör değerlendirme raporunda, Rus bankacılık sektörünün 2026 yılı net kâr tahminini 500 milyar ruble artırarak 3,9 ila 4,4 trilyon ruble aralığına yükselttiğini duyurdu. Bu adım, Merkez Bankasının yıl içindeki ikinci yukarı yönlü revizyonu oldu. Düzenleyici kurum, yılın başında bankaların 3,3 ila 3,8 trilyon ruble kâr elde edeceğini öngörmüş, mayıs ayında ise bu tahmini 3,4 ila 3,9 trilyon rubleye çıkarmıştı.

Rus bankacılık sektörü 2025 yılında 3,5 trilyon ruble net kâr açıklamıştı. Sektörün önceki kâr rekoru ise 3,8 trilyon ruble ile 2023-2024 döneminde kaydedilmişti.

Merkez Bankası, kâr tahmininin yeniden yükseltilmesini kredi faizlerinin fonlama maliyetinden daha yavaş gerilemesi sonucu net faiz marjının yüksek kalmasına bağladı.

Raporda konuya ilişkin olarak, “Yüksek marjın korunması sayesinde 2026 yılı kâr tahminimizi 0,5 trilyon ruble artırdık” değerlendirmesi yer aldı.

Kredi kuruluşları yılın ilk yarısında, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 36,3 artışla 2,3 trilyon ruble net kâr elde etti. Ancak sektörün finansal sonuçları ikinci çeyrekte ilk çeyreğe kıyasla geriledi.

İlk çeyrekte 1,24 trilyon ruble olan net kâr, ikinci çeyrekte 1,08 trilyon rubleye düştü. Kârdaki bu çeyreklik düşüşün temel nedeni, başta Rusya federal devlet tahvillerindeki (OFZ) negatif yeniden değerleme olmak üzere ana faaliyet dışı gelirlerin azalması olarak gösterildi. Buna karşılık bankaların ana faaliyet kârı yüzde 4 artışla 43 milyar ruble yükseldi.

Ana faaliyet kârındaki artışın temel kaynağı faiz gelirleri olmaya devam etti. Bankaların net faiz geliri ikinci çeyrekte yüzde 11 artarak 237 milyar rublelik yükselişle 2,41 trilyon rubleye ulaştı. Bu artış, faiz giderlerindeki düşüşün faiz gelirlerindeki düşüşten daha hızlı gerçekleşmesi sayesinde sağlandı.

Net komisyon gelirleri ise havale, transfer ve vezne-hesap hizmetlerindeki komisyon artışlarının etkisiyle ikinci çeyrekte yüzde 10 artarak 58 milyar rublelik yükselişle 644 milyar rubleye çıktı.

Merkez Bankası verilerine göre sektörün net faiz marjı ilk çeyrekteki yüzde 5,1 seviyesinden yüzde 5,5’e yükseldi. Bu dönemde fonlama maliyeti 0,9 yüzdelik puan gerilerken aktif kârlılığı yalnızca 0,4 yüzdelik puan düştü.

Merkez Bankası, piyasanın para ve kredi koşullarında daha kademeli bir gevşeme beklemesi nedeniyle kredi faizlerinin mevduat faizlerine kıyasla daha yavaş düştüğünü belirtti.

Düzenleyici kurum, 2026 yılı net faiz marjı beklenti aralığını da önceki yüzde 4,4-4,6 seviyesinden yüzde 4,9-5,1’e revize etti.

Fonlama maliyetlerindeki hızlı gerilemenin yalnızca politika faizinin seyrinden değil, bankaların topladığı kaynakların vade yapısından da kaynaklandığı bildirildi. Merkez Bankası verilerine göre bireysel mevduat bakiyelerinin yaklaşık yüzde 70’i 6 aya kadar, şirket mevduatlarının yaklaşık yüzde 60’ı ise 3 aya kadar vadelerden oluşuyor.

Kurumsal kredi portföyünün yaklaşık yüzde 65’inin değişken faizli kredilerden oluştuğuna işaret eden Merkez Bankası, kurumsal segmentte aktif kârlılığının para ve kredi koşullarındaki gevşemeye daha hızlı tepki verdiğini, bireysel kredilerde ise faiz indirimlerinin daha sınırlı kaldığını kaydetti.

Net faiz gelirlerindeki artış, sektörün yükselen karşılık giderlerini telafi etmesini sağladı. İkinci çeyrekte kredi zarar karşılığı giderleri yüzde 25 artışla 130 milyar ruble yükseldi.

Bu artışın büyük ölçüde kurumsal segmentten kaynaklandığı, bankaların mali güçlük yaşayan şirketlerin kredilerine ilişkin zararları bilançolarına daha fazla yansıttığı ifade edildi.

Merkez Bankası, yüksek borç yükü taşıyan ve geçmişten gelen sorunları bulunan şirketler için karşılık ayırma eğiliminin yılın ikinci yarısında da süreceğini öngörüyor.

Kredi portföyüne oranla ayrılan karşılık miktarını gösteren risk maliyeti (CoR), kurumsal tarafta çeyreklik bazda 0,7 yüzdelik puan artarak yüzde 1,3’e ulaştı.

Bireysel kredilerde ise risk maliyeti 0,8 yüzdelik puan azalarak yüzde 2,2’ye geriledi. Merkez Bankası 2026 yılı kurumsal risk maliyeti tahminini yüzde 1,3-1,7, bireysel risk maliyeti tahminini ise yüzde 2,2-2,6 aralığında korurken, yılın ikinci yarısında karşılık giderlerinin ilk yarıya kıyasla daha yüksek olmasını bekliyor.

Kurumsal portföy kalitesinde de kısmi bir bozulma görüldü. Tüzel kişilere verilen sorunlu kredilerin payı ilk çeyrek sonundaki yüzde 11,6 seviyesinden haziran ayı sonunda yüzde 11,8’e yükseldi.

Merkez Bankası kredi kalitesindeki değişime ilişkin olarak, bazı sanayi şirketlerindeki yüksek riskli borç yapılandırmalarının 0,2 trilyon rublelik ilave getirdiğini, gayrimenkul sektöründeki bazı borçluların mali durumunun 0,1 trilyon ruble ve petrol ile doğalgaz sektöründeki borçluların mali durumunun da 0,1 trilyon ruble bozulma yarattığını açıkladı.

Okumaya Devam Et

Rusya

Novak: Petrol rafinerilerimizi BAE’den daha iyi koruyoruz

Yayınlanma

Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak, ülkesindeki petrol rafinerilerinin Birleşik Arap Emirlikleri’ne kıyasla daha iyi korunduğunu savundu. Vladivostok’taki Doğu Ekonomi Forumu’nda konuşan Novak, güvenlik hesaplamalarında daha sert bir tehdit modelini temel aldıklarını belirtti.

Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak, Rusya’daki petrol rafinerilerinin şu anda Birleşik Arap Emirlikleri’nden (BAE) daha iyi korunduğunu, çünkü Rus makamlarının daha sert bir tehdit modelini esas aldığını açıkladı.

TASS ajansının aktardığına göre Vladivostok’ta düzenlenen Doğu Ekonomi Forumu kulisinde gazetecilerin sorularını yanıtlayan Novak, Rus rafinerilerinin BAE örneğinde olduğu gibi depolama tanklarının etrafına kurulan ve inşaat iskelesini andıran yüksek metal karkas ve ağ benzeri koruma sistemlerine ihtiyaç duyup duymadığı yönündeki soruya yanıt verdi.

Son aylarda edinilen tecrübelere dikkat çeken Novak, “İnanın bizde durum daha kötü değil, hatta son birkaç ayda edindiğimiz tecrübeler dikkate alındığında belki daha da iyi. Proje enstitülerimiz, tesislerin korunması konusunda petrol rafinerileriyle çok yakın bir çalışma yürütüyor. Seviye bana göre çok daha iyi, çünkü hesaplamalar daha sert bir tehdit modeli üzerinden yapılıyor” dedi.

Novak, rafinerilerin güvenliğini sağlamanın petrol şirketleri açısından oldukça maliyetli olduğunu, ancak tesislerin atıl kalmasının ve faaliyetlerinin durmasının çok daha büyük zararlara yol açacağını kaydetti.

Kritik altyapıya geçici yönetim yetkisi

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ağustos ayı sonunda Rusya Federasyonu’nun kritik altyapı tesislerinin korunmasına ilişkin bir kararname imzaladı.

Belgeye göre Rus hükümeti; sahiplerinin güvenlik önlemleri almaması veya bu tür tesislerin korunmasına yönelik kuralları ihlal etmesi durumunda, kritik altyapı tesislerinde geçici yönetim kurma yetkisine sahip oluyor.

Rus makamları, zarar gören işletmelerin onarım ve restorasyon süreçlerinde gecikme yaşanması halinde de geçici yönetim uygulayabilecek.

Doğu Ekonomi Forumu, 1-4 Eylül tarihleri arasında Vladivostok’ta, Uzak Doğu Federal Üniversitesi kampüsünde düzenleniyor.

Forumun 2026 yılındaki ana teması “Uzak Doğu – İnsanların Yararına Kalkınma” olarak belirlendi. Organizasyon, Rusya Federasyonu hükümetinin desteğiyle Roscongress Vakfı tarafından yürütülüyor.

Okumaya Devam Et

Rusya

FT: Rusya İran’a süpersonik seyir füzesi için gizli destek sağlıyor

Yayınlanma

Financial Times gazetesinin haberine göre Rusya, İran’ın ses hızını aşan gelişmiş süpersonik seyir füzeleri geliştirmesine gizli bir programla teknik destek sağlıyor. Gazete, “C430L” kod adlı işbirliği kapsamında Rus uzmanların, Tahran’ın Ortadoğu’daki ABD savaş gemilerini hedef alma kapasitesine sahip ramjet motorlu füzeler tasarlamasına yardım ettiğini iddia etti.

Financial Times (FT) gazetesinin haberine göre Rusya, İran’ın gelişmiş süpersonik seyir füzeleri geliştirmesine gizli bir program üzerinden yardım ediyor.

Moskova ile Tahran arasındaki stratejik askeri teknoloji transferleri arasında en kapsamlılarından biri olarak nitelendirilen çok yıllı gizli işbirliğinin “C430L” kod adını taşıdığı bildirildi.

Sızdırılan yazışmalar, seyahat kayıtları ve askeri patentlerin incelenmesine dayandırılan haberde, 2023 yılında başlayan programın ABD ve İsrail’in İran’a yönelik savaşı sırasında da sürdüğü aktarıldı.

Program kapsamında Rusya’nın deneyimli füze uzmanlarının, Ortadoğu’daki ABD uçak gemilerini ve savaş gemilerini tehdit edebilecek nitelikte yeni bir silah sınıfı geliştirmesi için İran’a destek verdiği kaydedildi.

Ramjet teknolojisiyle hava savunma sistemleri aşılmak isteniyor

Habere göre C430L programının temel amacı, bir seyir füzesinin ses hızının birkaç katı süratte uçmasını sağlayan ramjet itki sistemini geliştirmesinde İran’a yardımcı olmak.

Askeri uzmanlar söz konusu teknolojinin gemisavar ve karadan karaya seyir füzelerinde kullanılmak üzere tasarlandığına işaret ediyor.

İngiltere merkezli silah izleme kuruluşu Conflict Armament Research uzmanı Fabian Hinz, İranlıların on yıllardır elde etmek istediği bu stratejik transferin Rusya’da en üst siyasi düzeyin onayını gerektireceğini vurguladı.

James Martin Silahsızlanma Çalışmaları Merkezi uzmanı ve eski CIA analisti Jim Lamson ise bu sistemin İran’a ABD donanma unsurlarını tehdit edebilecek nitelikte yeni bir stratejik silah kazandıracağını ifade etti.

Süpersonik seyir füzeleri, yüksek hız ile alçak irtifada uçuş kabiliyetini birleştirerek gelişmiş hava savunma sistemlerinin füzeyi tespit edip engelleme süresini daraltıyor. Bu da, ABD ve bölgesel müttefiklerinin kara ve deniz konuşlu savunma sistemlerine sahip olduğu Basra Körfezi hattında Tahran yönetimi için stratejik bir avantaj anlamına geliyor.

Haberde, İran’ın ramjet sistemini inşa edip uçuş testlerini gerçekleştirdiği, ancak Rus destekli bir süpersonik füzenin henüz sahaya konuşlandırıldığına dair somut bir kanıt bulunmadığı belirtildi.

Devlet şirketleri ve başmühendisler devrede

Süpersonik füze yardım programının, Rusya’nın devlete ait silah ihracat şirketi Rosoboroneksport tarafından koordine edildiği ve projenin NPO Mashinostroyenia şirketiyle yürütüldüğü bildirildi.

ABD’nin 2014 yılında yaptırım listesine aldığı NPO Mashinostroyenia; gemi, denizaltı ve kara platformlarından fırlatılan seyir füzesi sistemleri ile Rusya’nın kıtalararası balistik füzelerini içeren nükleer kuvvetlerine yönelik çalışmalarıyla biliniyor.

Sızan seyahat kayıtları, Kasım 2023’te İran Savunma ve Silahlı Kuvvetler Lojistik Bakanlığı ile sözleşme imzalanmadan önce üst düzey Rus mühendislerin ve ihracat yetkililerinin defalarca İran’a gittiğini gösteriyor.

Bu isimler arasında NPO Mashinostroyenia’nın deniz füzeleri baş tasarımcısı Aleksandr Dergaçev, ramjet uzmanı Aleksander Çebakov ve aerodinamik birimi başkanı Yuri Prohorçuk ile Rosoboroneksport Savunma Teknolojileri ve Uzay Dairesi Başkanı Vladislav Kuzmiçev yer alıyor.

Belgeler, 2025 yılına gelindiğinde şirketin ramjet itki sistemine ilişkin kapsamlı İran teknik materyallerini teslim aldığını ve yapılan uçuş testinden elde edilen telemetri verilerini analiz ederek Tahran’a yakıt sistemi, yanma dengesi ve hava girişi gibi konularda ayrıntılı sorular ilettiğini gösteriyor.

Rosoboroneksport, Nisan 2025’te teknik istişareler için yaklaşık yirmiden uzmandan oluşan bir heyeti İran’a göndermeyi teklif etti.

İki ülke arasındaki askeri işbirliği derinleşiyor

Program, Tahran ile Moskova arasında derinleşen askeri ortaklığın bir parçası olarak değerlendiriliyor. İran daha önce Rusya’nın Ukrayna savaşında kullandığı Şahid tipi silahlı insansız hava araçlarını tedarik etmiş ve bu araçların Rusya içinde üretilmesine yardımcı olmuştu.

Batılı yetkililer ayrıca Rusya’yı, ABD ve İsrail ile süren çatışmalar sırasında İran’a uydu görüntüleri ve silah bileşenleri sağlamakla suçluyor.

Haberde, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Kırgızistan’da İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile yaptığı görüşmede Moskova’nın “bu zor dönemde gereken yardımı ve malları sağlama gayretinde olduğunu” söylediği hatırlatıldı.

Paris’teki Sciences Po Üniversitesinden Nicole Grajewski, gizli ramjet programının “Rusya’nın Ukrayna savaşını genişletme ve ABD’yi farklı cephelere çekme çabasını” gösterdiğini ve Moskova’nın bölgedeki kırmızı çizgilere artık eskisi kadar önem vermediğini dile getirdi.

Sızdırılan yazışmalar, C430L programının 2026 yılına kadar devam ettiğini, tarafların geliştirme sürecinin bir sonraki aşamasını ve teknik raporları müzakere etmeyi sürdürdüğünü ortaya koyuyor.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English