Bizi Takip Edin

Rusya

Batılı dev şirketlerden Rusya’ya dönüşe ret

Yayınlanma

Ukrayna’daki savaş nedeniyle Rusya’yı terk eden Batılı şirketlerin geri dönüşüne dair spekülasyonlar artarken, The Bell gazetesinin yaptığı araştırmaya göre, bu şirketlerin büyük çoğunluğu Rusya’ya dönmeyi planlamıyor. Şirketler, geri dönüş için jeopolitik alanda ‘temel ve uzun vadeli’ değişiklikler olması gerektiğini belirtirken, bazıları da Rusya makamlarının varlıklarına ‘yasa dışı şekilde el koyduğunu’ iddia ediyor.

Ukrayna’daki askeri müdahale nedeniyle Rusya’dan ayrılan Batılı şirketlerin geri dönüşüne dair söylentiler artarken, bu şirketlerin büyük bir kısmı geri dönmeyi düşünmüyor.

The Bell gazetesinin 60’tan fazla Batılı şirkete sorduğu soruya 21 şirketten yanıt geldi ve hiçbir şirket Rusya’ya dönme planı olmadığını açıkladı.

Rusya’daki faaliyetlerine yeniden başlamayı düşünmeyen şirketler arasında Finlandiyalı lastik üreticisi Nokian Tyres, Letonyalı elektronik distribütörü ELKO Group, telekomünikasyon holdingi VEON, Alman kimya şirketi Henkel, IKEA’nın sahibi Hollandalı holding Ingka, Japon otomobil üreticisi Nissan, Fransız spor malzemeleri perakendecisi Decathlon ve Alman petrol ve doğalgaz şirketi Wintershall Dea yer alıyor.

Şirketler, Rusya’ya geri dönebilmeleri için jeopolitik arenada “temel ve uzun vadeli” değişikliklerin olması gerektiğini ifade ediyor.

Ayrıca, bazı şirketler Rusya makamlarının varlıklarına yasa dışı şekilde el koyduğunu iddia ediyor. Rusya’da yabancı varlıkların millileştirilmesine yönelik süreçler, Batı’da varlıklara yasa dışı bir şekilde el konulması nedeniyle hızlandırılmıştı.

Rusya, Ukrayna’ya yardım eden şirketlerin ülkeye dönüşünü engelleyecek

Henkel’den yapılan açıklamada, “Varlıkların geri alınması seçeneği, ancak jeopolitik durumda temel ve uzun vadeli değişiklikler olması durumunda değerlendirilecektir. Şu anda böyle bir durum görmüyoruz,” denildi ve şirketin Ukrayna’daki savaşın başlamasının ardından 2022’de Rusya’daki faaliyetlerini “net olarak sonlandırdığı” vurgulandı.

Nissan’dan yapılan açıklamada ise, “Rusya’daki işimizi 2022’de satarken belirttiğimiz gibi, faaliyet koşullarının yeniden sağlanabilmesi için siyasi ortamda daha geniş bir değişiklik olması gerekiyor. Rusya’daki durumu takip etmeye devam ediyoruz, ancak şu anda ek bir yorum yapamıyoruz,” ifadelerine yer verildi.

Wintershall Dea ise, varlıklarına fiili ve hukuki olarak el konulmasının ardından “yasal pozisyonlarını korumak için” Rusya Federasyonu ile dava sürecine devam ettiğini bildirdi.

Rusya’ya dönme planı olmadığını belirten bazı şirketler ise, ülkedeki “durumu gözlemlediklerini” ifade etti.

Petrol sahası hizmetleri şirketi Baker Hughes, Rusya’ya uygulanan yaptırımların kaldırılması durumunda durumu değerlendireceklerini belirtirken, Bosch’un Gazprom Ev Sistemleri ile görüşmeler yaptığı ancak detay vermediği aktarıldı.

Asansör üreticisi Otis ise, geri dönüş için henüz erken olduğunu kaydetti.

2022’de Rusya’nın Ukrayna’ya askeri müdahalesinin ardından McDonald’s’tan Mercedes-Benz’e kadar binden fazla şirket Rusya pazarından çekildi.

Bu şirketler, Rusya’daki varlıklarını sattı, yönetime devretti veya terk etti. Bazıları geri satın alma opsiyonuyla ayrılırken, diğerleri işlerinin geçici olarak kamulaştırılmasının ardından işlerini yerel yatırımcılara satmak zorunda kaldı.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, geçtiğimiz günlerde bazı yabancı şirketlerin ülkeye geri dönüşü için gizli görüşmeler yürüttüklerini açıklamıştı.

Putin, “Bugün bile bazı ortaklarımızın inisiyatifiyle, pazarlarımıza olası dönüşleri hakkında henüz kapalı bir şekilde görüşmeler yapıyoruz. Her şey sakin, saygılı, birbirimize saygı duyarak ve karşılıklı çıkarları gözeterek ilerliyor,” demişti.

Putin, geri dönmek isteyenlere özel bir ayrıcalık beklememeleri gerektiğini de sözlerine eklemişti.

Öte yandan Moskova, Batılı şirketlerin Rusya’ya dönüşü için katı koşullar getiriyor.

Örneğin, Maliye Bakanlığı şubat ayı sonunda yaptığı açıklamada, “hasım” ülkelerden gelen işletmelerin Rusya pazarına yalnızca yabancı yatırımlar konusunda hükümet komisyonundan izin aldıktan sonra dönebileceğini belirtmişti.

McDonald’s’tan Visa’ya: Rusya’ya hangi Batılı şirketlerin dönmesi mümkün?

Rusya

Rusya, 1000 kilometre menzile sahip kamikaze dronlarının seri üretimine başladı

Yayınlanma

Rus savunma sanayisi şirketi Almaz-Antey, 1000 kilometreden fazla menzile sahip Garpiya-A1 kamikaze dronlarının seri üretimine geçti. Rosoboroneksport, uluslararası pazara sunulan sistemin yabancı müşterilerin ilgisini çektiğini ve dost ülkelerde ortak üretime açık olduklarını bildirdi.

Rusya merkezli Almaz-Antey Doğu Kazakistan Bölgesi (VKO) Konsorsiyumu, dolanan mühimmat sınıfındaki “Garpiya-A1” kamikaze dronlarının seri üretimine başladı.

Rusya’nın resmi silah ihracat şirketi Rosoboroneksport’un basın servisi, üretimin sistemi dünya pazarına sunma hedefi doğrultusunda yürütüldüğünü duyurdu.

Rosoboroneksport Genel Direktörü Aleksandr Miheyev, şirketin ulaştığı üretim kapasitesine dikkat çekerek, “Almaz-Antey VKO Konsorsiyumu, Garpiya-A1 (E) sisteminin seri üretiminde yetkinlik kazandı. Ülkenin savunma kabiliyetine zarar vermeden, yabancı müşterilerle yapılan sözleşmeleri rekabetçi sürelerde yerine getirmeyi sağlayan bir seviyeye ulaştı” dedi.

Miheyev, şirketin sistemin sevkiyatına ve Rusya’ya dost ülkelerin topraklarında üretimin yerelleştirilmesine yönelik müzakerelere açık olduğunu belirtti.

İnsansız hava aracının ihraç versiyonunun yabancı müşterilerin ilgisini çektiğini vurgulayan Miheyev, ürünün bazı ortaklara tanıtıldığını kaydetti.

Belirlenen koordinatlardaki sabit hedefleri vurmak üzere tasarlanan “Garpiya-A1 (E)” sistemi bünyesindeki uzun menzilli BLA-D insansız hava aracı, 50 metreden 2 bin 500 metreye kadar irtifada uçabiliyor.

Saatte 170 kilometreye varan hıza ulaşabilen araç, 1000 kilometrenin üzerinde mesafe katedebiliyor. Havada en az altı saat kalabilen dron, 50 kilogramın üzerinde harp başlığı taşıma kapasitesine sahip.

Rusya’da insansız sistemlere yönelik geliştirme faaliyetleri sürerken Kalaşnikov Konsorsiyumu Başkanı Alan Luşnikov da ağustos ayı başında yaptığı açıklamada, 11 kilogramlık harp başlığına ve yapay zeka unsurları içeren bir otomatik güdüm sistemine sahip “Kub-10ME” kamikaze dronunun yakında Ukrayna’daki askeri harekat bölgesinde kullanılacağını açıklamıştı.

Okumaya Devam Et

Rusya

Şeremetyevo özelleştirmesinde devlet altın hisse hakkını kullanacak

Yayınlanma

Rusya hükümeti, Şeremetyevo Uluslararası Havalimanı’nın yönetiminde Rusya Federasyonu’nun “altın hisse” özel hakkını kullanmasını kararlaştırdı. Başbakan Mihail Mişustin’in imzaladığı karar, Devlet Başkanı Vladimir Putin’in havalimanındaki kamu hisselerinin özelleştirilmesine izin veren kararnamesi doğrultusunda alındı.

Rusya hükümeti, Şeremetyevo Uluslararası Havalimanı Anonim Şirketi’nin yönetiminde Rusya Federasyonu adına özel bir hak olan “altın hisse” uygulamasını devreye sokma kararı aldı.

İnterfaks ajansının aktardığına göre Başbakan Mihail Mişustin ilgili kararnameyi 18 Ağustos’ta imzaladı.

Söz konusu belge, Devlet Başkanı Vladimir Putin’in ağustos ayı başında yayımlanan kararnamesinin icrası kapsamında hazırlandı. Putin, bahsi geçen kararnameyle Şeremetyevo’yu stratejik işletmeler listesinden çıkarmış ve havalimanındaki kamu hisselerinin özelleştirilmesine izin vermişti.

“Altın hisse”, bir anonim şirkette hissedar konumundaki kamu tüzel kişiliklerine veya yerel yönetimlere tanınan kurumsal bir hakkı ifade ediyor.

Özelleştirilen işletmeler üzerindeki devlet denetimini koruma işlevi gören bu hak, yabancı yatırımcıların yer aldığı şirketlerde genel olarak oy kullanma imkanı sağlamasa da devlete ana sözleşme değişikliklerini onaylama veya veto etme yetkisi veriyor.

Devlet Başkanı Vladimir Putin’in yayımladığı kararname, özelleştirme ve stratejik işletme statüsüne dair hükümlerin yanı sıra havalimanının ana faaliyet alanının korunmasını, tesis ve kapasitelerin modernizasyonu için gerekli şartların sağlanmasını şart koşuyor.

Belge aynı zamanda hisse senetlerinin doğrudan ya da dolaylı yoldan yabancı kişi ve kuruluşların kontrolündeki tüzel kişilere geçmesini engellemeyi de güvence altına alıyor.

Putin, 2015 yılında Şeremetyevo’nun varlıklarının konsolidasyonunu ve kısmi özelleştirmesini öngören kararnameyi imzalamıştı.

Devlet, yeni kurulan “Şeremetyevo Havalimanı” şirketine federal mülkiyette bulunan yüzde 83,038 oranındaki havalimanı hissesini devrederken kamu payının en az yüzde 30 seviyesinde kalması şartı getirilmişti.

Varlıkların birleştirilmesi süreci Mayıs 2017’de tamamlandı. Bu konsolidasyon sonucunda Şeremetyevo Holding havalimanının yüzde 66,06 hissesine sahip olurken Rusya Federal Mülkiyet Yönetim Ajansı (Rosimuşçestvo) yüzde 30,46’lık payı elinde tuttu.

Geriye kalan hisselerin yüzde 2,43’ü Aeroflot’a, yüzde 1,05’i ise havalimanı yönetimine geçti.

Şeremetyevo Holding 2020 yılında devlete ait hisseleri satın almak üzere başvuruda bulunmuş, ancak daha sonra işlemden vazgeçmişti. Bu vazgeçmeyle birlikte havalimanının mülkiyeti bütünüyle özel sektöre devredilmemişti.

Okumaya Devam Et

Rusya

Rusya, Alman gazeteci Michael Martens hakkında arama kararı çıkardı

Yayınlanma

Rusya İçişleri Bakanlığı, Alman Frankfurter Allgemeine Zeitung gazetesi muhabiri Michael Martens hakkında uluslararası arama kararı çıkardı. Kararın, gazetecinin Ukrayna ve Sırbistan liderlerinin basın toplantısında Rus askerlerinin öldürülmesine dair yönelttiği sorunun ardından alındığı bildirildi. Rusya Dışişleri Bakanlığı ve ilgili diplomatik misyonlar gazetecinin ifadelerine sert tepki gösterdi.

Rusya, Alman Frankfurter Allgemeine Zeitung (FAZ) gazetesi muhabiri Michael Martens hakkında uluslararası arama kararı çıkardı.

RBK’ya konuşan kolluk kuvvetlerindeki iki kaynak, kararın Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy ile Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic’in ortak basın toplantısının ardından alındığını aktardı.

Rusya İçişleri Bakanlığının arananlar veri tabanında, Martens’in Rusya Ceza Kanunu’nun ilgili maddesi uyarınca arandığı bilgisi yer alıyor.

Martens söz konusu basın toplantısında, Avrupa ülkelerinin “daha fazla Rus’un öldürülmesine yardımcı olmak” için neler yapabileceğini sormuştu.

Gelişmelerin ardından FAZ gazetesi, sorunun ifade ediliş biçimini “yanıltıcı” olarak nitelendirerek kurumun yayın politikasının “mümkün olduğunca çok sayıda Rus askerinin öldürülmesine yönelik çağrıları” kapsamadığını vurguladı.

RBK’nın kaynaklarına göre, gazeteci hakkındaki arama kararı Moskova İçişleri Ana Müdürlüğü tarafından 13 Ağustos’ta çıkarıldı.

Martens’e gıyabında Rusya Ceza Kanunu’nun 282. maddesinin 2. fıkrası uyarınca nefret veya düşmanlığı körükleme suçlaması yöneltildi. Soruşturma makamlarının yakın zamanda mahkemeye başvurarak gazeteci hakkında gıyabi tutuklama talep etmeyi planladığı belirtildi.

Rusya’nın Berlin Büyükelçiliği, Martens’in sözlerini “iğrenç” olarak nitelendirerek Moskova’nın hukuki mekanizmaları kullanma ihtimalini değerlendireceğini duyurdu.

Diplomatik temsilcilik, Martens’in fiilen Zelenskiy’e Rus askerlerinin öldürülmesi konusunda yardım teklif ettiğini ve gazetecinin daha sonra sosyal medyada yaptığı paylaşımların “her türlü yanlış anlaşılmayı ortadan kaldırdığını” açıkladı.

Büyükelçilik ayrıca Alman makamlarının, Almanya Gazeteciler Birliği dahil olmak üzere meslek örgütlerinin ve meslektaşlarının çoğunluğunun bu ifadeleri kınamamasını “üzüntü verici” bulduğunu bildirdi.

Büyükelçilik açıklamasında şu ifadelere yer verildi:

“FAZ’ın kısa açıklaması maalesef durumu kökten değiştirmiyor. Gazetenin Michael Martens’in ifadelerindeki ‘muğlaklığa’ sığınma girişimi eleştirilere dayanamaz; nitekim gazeteci sonrasında tam olarak söylediği şeyi kastettiğini ve bunda kınanacak bir yön görmediğini defalarca teyit etti.”

Rus diplomatlar, ifade özgürlüğünün, “burada resmi düzeyde iddia edildiği gibi” Almanya’nın resmi olarak çatışma halinde bulunmadığı bir devletin vatandaşları da dahil olmak üzere insanların öldürülmesine yönelik aleni çağrıları kapsamaması gerektiğini değerlendirdi.

Rusya’nın Washington Büyükelçiliği ise Martens’in sorusunu “Freudyen bir dil sürçmesi” olarak nitelendirdi ve bu çıkışın Alman makamlarının “Rusya-ABD cepheleşmesi” yönündeki arzusunu yansıttığını öne sürdü.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov da Sırbistan makamlarına çağrıda bulunarak Martens’in sorusuna tepki göstermelerini istedi.

Gazetecinin ifadelerini kabul edilemez olarak nitelendiren Lavrov, Vucic’in bu soruyu duyduğunda “adeta donakaldığına” dikkat çekti.

Lavrov, bu tür görüşlere sahip bir kişinin medyada veya devlet kurumlarında görev almaması gerektiğini söyledi.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English