Bizi Takip Edin

Avrupa

Finlandiya’da AB yaptırımlarını ihlal eden şirkete mahkumiyet

Yayınlanma

Finlandiya’da Güney Karelya Bölge Mahkemesi, Avrupa Birliği’nin Rusya’ya yönelik yaptırımlarını ihlal ettiği gerekçesiyle lojistik şirketi Idän Liikenteenvälitys IL Oy’un sahibini 3 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırdı. Mahkeme, şirketin 2022 ve 2023 yıllarında kamyon ve römorkları Türkiye ile Kazakistan üzerinden ihraç edilmiş gibi göstererek fiilen Rusya’ya gönderdiğine hükmetti.

Finlandiya’da Güney Karelya Bölge Mahkemesi, Avrupa Birliği’nin Rusya’ya yönelik yaptırım rejimini ihlal ettiği gerekçesiyle Lappeenranta merkezli lojistik şirketi Idän Liikenteenvälitys IL Oy’un sahibini 3 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırdı.

Söz konusu suç için öngörülen azami ceza 4 yıl hapis.

Mahkeme ayrıca şirketin yaklaşık 600 bin avro tutarındaki yasa dışı kazancına el konulmasına karar verdi. Bunun yanında toplam değeri yaklaşık 6 milyon avroya ulaşan şirket varlıklarının da müsaderesine hükmedildi.

Soruşturmaya göre şirket, 2022 ve 2023 yıllarında Finlandiya’dan Rusya’ya 164 kamyon ve römork sevk etti.

Resmi belgelerde araçların alıcısı olarak Türkiye ve Kazakistan’daki şirketler gösterildi. Ancak mahkeme, kamyon ve römorkların Rusya üzerinden transit geçiş yapmadığını, fiilen Avrupa Birliği yaptırımları aşılacak şekilde Rus şirketlerine teslim edildiğini değerlendirdi.

Yle’nin haberine göre bu düzenek, Avrupa Birliği yaptırımlarının malların Rusya topraklarından transit geçişini yasaklamamış olmasından yararlandı.

Bu sayede sevkiyatlar üçüncü ülkelere ihracat gibi gösterildi, ancak nihai varış noktası Rusya oldu. Girişimci suçlamaları kabul etmedi. Kazak şirketlerini nihai alıcı olarak gördüğünü ve araçların Rusya’da kalacağını bilmediğini ifade etti.

Avrupa Birliği, Rusya’ya yönelik yaptırımları Şubat 2022’de uygulamaya koymaya başladı. Bugüne kadar 20 yaptırım paketi kabul edildi.

Bu paketler finans sektörü, enerji, ulaştırma, teknoloji ve ekipman ihracatı ile çift kullanımlı ürünlerin sevkiyatını kapsadı.

Rusya’ya ihracatı yasaklanan ürünler arasında kamyonlar, römorklar ve diğer bazı araçlar da yer aldı.

Son yaptırım paketi nisanda kabul edildi. Paket kapsamında kişi ve kuruluşların yanı sıra 40’tan fazla gemi ile 20 banka da yaptırım listesine eklendi.

Avrupa Komisyonu aynı dönemde, bankacılık sektörü ile savunma sanayisini de kapsayacak 21’inci yaptırım paketini hazırladığını duyurdu. Daha önce yapılan açıklamalarda, Rus askerlerine Avrupa Birliği topraklarına giriş yasağı getirilmesinin de bu pakette yer alacağı bildirilmişti.

Alman Süddeutsche Zeitung gazetesi de bir gün önce, Almanya’da Rus Almanı aileden iki kardeşin Avrupa Birliği’nin Rusya yaptırımlarını ihlal ettiklerini kabul ettiğini yazdı.

Habere göre iş insanları, Kırgızistan ve Türkiye’de kurulan paravan şirketler üzerinden makine mühendisliğinde kullanılan parçaları Rusya’ya gönderdi.

Suçlarını kabul etmeleri karşılığında iki kardeş hakkında en fazla 4 yıl 8 aya kadar hapis cezası verilmesi gündeme gelebilir.

Avrupa

AB, savunma politikaları için yeni grup kuruyor

Yayınlanma

AB’nin baş diplomatı Kaja Kallas, değişen ABD varlığı karşısında bloğun kendini nasıl savunabileceğini değerlendirecek, eski siyasi ve askeri liderlerden oluşan üst düzey bir grubun kurulacağını duyurdu.

İrlanda’da düzenlenen gayri resmi savunma bakanları toplantısının açılışında yaptığı açıklamada, önümüzdeki hafta faaliyete geçecek olan bu yeni yapının, Avrupa Birliği’nin yanı sıra Birleşik Krallık ve Ukrayna’dan da önde gelen isimleri içereceğini belirtti.

Kallas şöyle konuştu:

“Elbette NATO, Avrupa güvenliğimizin temel taşı olmaya devam ediyor. Aynı zamanda ABD de Avrupalı müttefiklerden kendi savunmamız konusunda daha fazla sorumluluk üstlenmelerini istiyor. Neden bu siyasi ve askeri liderler? Çünkü onlar, kurumlar olarak bizim söyleyemeyeceğimiz şeyleri de söyleyebilirler.”

Kallas’ın sözcüsü, gruba kimlerin katılacağı konusunda ayrıntı vermedi.

Eski Estonya başbakanı, grubun amacının ABD’nin savunma kapasitesini taklit etmek değil, “benzersiz güçleri” kullanarak Avrupa topraklarını savunmaya odaklanmak ve aynı zamanda “Ukrayna’nın kapsamlı operasyonel deneyimini” kullanarak “geleneksel düşünceye meydan okumak” olduğunu da sözlerine ekledi.

Okumaya Devam Et

Avrupa

Letonya’da 12 bin NATO askerinin katıldığı Namejs tatbikatı başladı

Yayınlanma

Letonya’da 12 bin askerin katıldığı kapsamlı devlet savunma tatbikatı Namejs başladı. NATO müttefiklerinin yer aldığı ve 8 Ekim’e kadar sürecek manevralarda “Ukrayna’daki savaştan çıkarılan dersler” ile insansız hava araçlarına karşı savunma faaliyetleri ön plana çıkıyor.

Letonya’da 2 Eylül itibarıyla başlayan “Namejs” adlı kapsamlı devlet savunma tatbikatı 8 Ekim’e kadar devam edecek.

Delfi portalının haberine göre manevralarda Letonya’nın yanı sıra Kanada, ABD, Estonya ve Litvanya dahil olmak üzere diğer NATO üyesi ülkelerden toplam 12 bin asker görev alıyor.

Tatbikat, NATO’nun Çok Uluslu Kuzey Tümeni Karargahı ile müşterek olarak icra ediliyor. Manevraların planlama aşamasında güncel silahlı çatışmalardan ve Ukrayna’daki muharebelerden elde edilen tecrübeler ile dersler dikkate alındı.

Bu kapsamda özellikle insansız hava aracı sistemlerinin kullanımı ile insansız hava araçlarına karşı savunma kapasitesinin geliştirilmesine ağırlık verilecek.

Letonya’nın sınır bölgelerini de kapsayan doğu kesiminde yoğun insansız hava aracı uçuşları planlanırken, askeri unsurlar bu araçların tespiti, teşhisi ve etkisiz hale getirilmesi üzerine eğitim icra edecek.

Manevralarda Devlet Savunma Hizmeti personeli ve yedek askerler de dahil olmak üzere tüm birliklerden unsurlar görev alıyor. Askeri personel tatbikat boyunca sivil kurumlar, devlet güvenlik organları, yerel yönetimler ve işletmelerle koordinasyon ve işbirliği süreçlerini de uygulayacak.

Letonya Devlet Güvenlik Hizmeti, geçtiğimiz Temmuz ayında Ventspils kentinde yaklaşık 600 kişinin katılımıyla tarihinin en büyük terörle mücadele tatbikatı olan “Vindau 2026″yı düzenlemişti.

Söz konusu tatbikatta, senaryo gereği limana ve bir yolcu feribotuna saldıran silahlı teröristlere müdahale edilmişti.

Letonya’nın Omega ve Sigma birimleri ile Finlandiya Ulusal Ordusu’nun özel harekat taburunun yer aldığı tatbikata Estonya, Letonya, Kanada, Ukrayna ve Polonya’dan temsilciler katılmıştı.

Okumaya Devam Et

Avrupa

Deutsche Bank CEO’sundan “popülizm” uyarısı

Yayınlanma

Deutsche Bank CEO’su Christian Sewing, AfD’nin kazanmaya çok yakın olduğu Saksonya-Anhalt seçimleri öncesinde “popülizm” uyarısında bulundu.

Sewing, Frankfurt’ta Handelsblatt’ın ev sahipliğinde düzenlenen bir konferansta, Almanya için Alternatif’in (AfD) adını anmadan, “Popülist partiler basit çözümleri varmış gibi davranıyorlar. Gerçekte ise, başarılarımızın temelini oluşturan değerlerle çelişen kavramları yayıyorlar: açıklık, çeşitlilik, güçlü bir Avrupa, güvenilir kurumlar ve uluslararası işbirliği,” dedi.

Almanya’nın en büyük kredi kuruluşunun CEO’su, “aşırıcı” partilerin politika belirleme sürecinde söz sahibi olması halinde ortaya çıkacak olumsuz iktisadi sonuçlar konusunda daha önce de uyarıda bulunan şirket liderleri arasında yer alıyor.

Anketlerde önde giden AfD, ortak para birimi olarak avrodan vazgeçilmesini ve göçün sıkı bir şekilde engellenmesini savunuyor.

Sewing’in yorumları, Infineon Technologies CEO’su Jochen Hanebeck’in birkaç gün önce LinkedIn’de yayınladığı bir gönderide “sahte tartışmalar, sembolik siyaset ve popülizm” konusunda uyarıda bulunmasının ardından geldi.

Bundesbank Başkanı Joachim Nagel de Le Monde’a verdiği röportajda, avronun ortadan kaldırılması çağrısının “sorumsuzca ve son derece tehlikeli” olduğunu söyledi.

Nagel, “Almanya, tıpkı Fransa ve para birliği genelinde olduğu gibi, tek para birimi sayesinde muazzam bir refah elde etti,” dedi.

Kamu yayıncısı ARD tarafından yaptırılan en son Infratest Dimap anketine göre, 6 Eylül’deki seçimler öncesinde AfD, Saksonya-Anhalt eyaletinde %42 civarında oy alıyor.

Bu, Temmuz ayındaki ankete kıyasla bir puanlık artışa karşılık gelirken, iktidardaki Hıristiyan Demokrat Birliği’nin (CDU) desteği ise 2 puan düşüşle %22’ye geriledi.

Sol Parti (Die Linke), SPD ve Yeşiller, sırasıyla %11, %8 ve %6 oranlarıyla eyalet parlamentosuna girmek için yeterli oy oranına sahip olacak.

Büyük çaplı sınır dışı etmeleri savunan AfD’nin ezici bir zaferi, ülkenin İkinci Dünya Savaşı sonrası siyasi düzeniyle bir kopuşu işaret edecek.

Bu durum, halkın desteğini kazanmak için zorluklar yaşayan Şansölye Friedrich Merz’in Berlin’deki federal hükümetine özellikle ağır bir darbe vuracak.

Sewing Çarşamba günü yaptığı açıklamada şöyle devam etti:

“Böyle bir gidişatın nereye varacağını açıkça ortaya koymalıyız. İzolasyonizm, milliyetçilik ve güvensizliğin körüklenmesi sorunlarımızın hiçbirini çözmeyecek. Aksine, tüm bunlar Almanya’yı bir iş merkezi olarak zayıflatır, yatırımları ve vasıflı işçileri caydırır ve büyümeyi tehlikeye atar.”

Birkaç partinin Saksonya-Anhalt eyalet parlamentosuna girmek için gerekli %5 barajını aşamaması nedeniyle, AfD %50’nin altında bir oy oranıyla bile sandalye çoğunluğunu elde edebilir.

Eğer bu hedefe az da olsa ulaşamazsa, AfD ile işbirliği yapmayı reddeden diğer partilerin oylarına da güvenmeye çalışabilir.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English