Bizi Takip Edin

Diplomasi

FT: İran savaşı enerji krizinde yeni risk evresi başlattı

Yayınlanma

Financial Times, İran’daki savaşın tetiklediği enerji krizinin yaz sezonuna girilirken daha tehlikeli bir evreye geçtiğini yazdı. Gazeteye göre klima kullanımındaki artış ve yaz tatili seyahatleri, petrol, benzin, dizel ve havacılık yakıtı stokları üzerindeki baskıyı artıracak. Ekonomistler ve traderlar, çatışmanın uzaması halinde enerji fiyatlarında yeni sıçrama, yakıt kotaları, üretim duruşları ve küresel büyümede sert yavaşlama riskine dikkat çekiyor.

İngiliz Financial Times gazetesi, İran’daki savaşın yol açtığı enerji krizinin yaz sezonunun yaklaşmasıyla birlikte daha tehlikeli bir evreye girdiğini yazdı.

Gazeteye göre yaz başında klima kullanımındaki artış ve tatil seyahatleri, petrol, benzin, dizel ve havacılık yakıtı stokları üzerindeki baskıyı artıracak.

Ekonomistler ve enerji traderları, krizin bir sonraki aşamasının enerji fiyatlarında yeni ve sert bir sıçramaya yol açabileceği uyarısında bulunuyor.

Haberde, daha geniş çaplı yakıt kotaları, sanayi tesislerinde üretim duruşları ve küresel büyümede belirgin yavaşlama ihtimalinin de değerlendirildiği aktarıldı.

Aberdeen ekonomisti Paul Diggle, şirketin şu anda Brent petrol fiyatının varil başına 180 dolara yükseldiği bir senaryo üzerinde çalıştığını söyledi.

Diggle, böyle bir tablonun enflasyonda sert yükselişe ve Avrupa ile Asya’daki bazı ülkelerde resesyona yol açabileceğini belirtti.

“Bu ihtimali çok ciddiye alıyoruz” diyen Diggle, bunun henüz temel senaryo olmadığını da ekledi. Diggle, “Adeta borç alınmış zaman içinde yaşıyoruz” ifadesini kullandı.

Avrupa Komisyonu’nun ulaştırmadan sorumlu üyesi Apostolos Tzitzikostas da Ortadoğu’daki çatışmanın “önümüzdeki haftalarda sona ermemesi ve Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmaması halinde dünya ekonomisinde resesyonun gündeme gelebileceği” uyarısında bulundu.

Uluslararası Enerji Ajansı’nın değerlendirmelerine göre mart ile haziran ayları arasında küresel petrol tüketimi, günlük yaklaşık 6 milyon varil düzeyinde üretimin üzerine çıkacak. Bazı analistler ise açığın günlük 8 ila 9 milyon varile ulaşabileceğini düşünüyor.

Haberde, stratejik rezervlerden her gün 2 milyon varilden fazla petrol piyasaya verildiği, ancak bu sevkiyatların önemli bölümünün temmuz ayında sona ermesinin planlandığı kaydedildi.

Uluslararası Enerji Ajansı verilerine göre savaşın başlamasından bu yana, Basra Körfezi’ndeki stoklar hariç tutulduğunda küresel petrol rezervleri yaklaşık 380 milyon varil azaldı.

Stokların büyük kısmı, 3 milyar varilden fazlası, petrol şirketleri, traderlar ve rafinerilerin kontrolünde bulunuyor.

Bununla birlikte haberde, boru hatlarındaki basıncın korunabilmesi için belirli asgari hacimlerin gerektiği, rafinerilerin kesintisiz ham petrol akışına ihtiyaç duyduğu ve depolama tanklarının tamamen boşaltılamadığı belirtildi.

Oxford Enerji Araştırmaları Enstitüsü’nden Paul Horsnell ise mevcut yüksek petrol fiyatlarının talebi kayda değer ölçüde azaltmak için yeterli olmadığını söyledi.

Horsnell, “Bu rakam, 18 yıl önce görülen ve varil başına 140 doların üzerine çıkan tarihi zirvenin hâlâ belirgin biçimde altında. Çok uzun süre önce değil, varil başına 90 doları normal fiyat olarak görüyorduk” dedi.

HSBC’den Kim Fustier de tüketiciler açısından mevcut sorunların merkezinde işlenmiş yakıt ürünlerinin bulunduğunu söyledi.

Fustier, rafinerilerin pahalı ham petrol alımı ve hızla yükselen taşıma maliyetleri nedeniyle isteksiz davrandığını, buna bağlı olarak stokların hızla azaldığını ifade etti.

Financial Times’a göre çok sayıda ekonomist, arz koşullarında kısa süre içinde iyileşme yaşanmasını ve petrol fiyatlarının yeniden varil başına 100 doların altına gerilemesini bekliyor.

FT, İran savaşının ABD ekonomisine maliyetini yazdı: 41,5 milyar dolarlık zarar

Gazete, bunun yüksek enflasyon ve yavaşlayan ekonomik büyümenin birleştiği en ağır stagflasyon risklerinin önüne geçebileceği değerlendirmesine de yer verdi.

Morgan Stanley analistleri ise ABD’de yapay zeka yatırımlarındaki güçlü artış ve dayanıklı tüketici talebi sayesinde küresel ekonomik büyümenin sürmesini bekliyor.

Ancak analistler, “Petrol fiyatlarının varil başına 150 doların üzerine çıktığı bir tırmanma senaryosu, fiziksel arz açığına, tedarik kesintilerine ve resesyona işaret eder” değerlendirmesinde bulundu.

Uluslararası Enerji Ajansı’nın verilerine göre olağanüstü önlemler uygulamak zorunda kalan ülke sayısı mart sonundaki 55 düzeyinden 76’ya yükseldi.

Diplomasi

Hollanda, Ukrayna ordusuna yönelik eğitim desteğini sonlandırdı

Yayınlanma

Hollanda, Ukrayna Silahlı Kuvvetleri personelinin eğitilmesi amacıyla İngiltere liderliğinde yürütülen uluslararası Interflex operasyonundaki katılımını sonlandırdığını duyurdu. Program kapsamında bugüne kadar 63 bin Ukrayna askeri eğitilirken, Hollanda savunma bakanlığı Ukrayna’nın artık kendi temel eğitimini sağlama potansiyeline ulaştığını belirtti.

Hollanda Savunma Bakanlığı, Ukrayna Silahlı Kuvvetleri personelinin eğitilmesi amacıyla İngiltere liderliğinde yürütülen uluslararası Interflex operasyonundan çekildiğini duyurdu.

Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, eğitim gruplarının rotasyonunun tamamlanmasıyla Hollanda’nın Interflex operasyonuna katılımının sona erdiği belirtildi.

Açıklamada, programın İngiltere liderliğinde yeni bir aşamayla devam edeceği, bu süreçte odak noktasının geniş kapsamlı temel eğitimden uzmanlık eğitimine kayacağı ifade edildi.

Interflex programı kapsamında, aralarında 11 bin eğitmenin de bulunduğu toplam 63 bin Ukrayna askeri eğitim aldı.

Hollanda Savunma Bakanlığı, programın işlediği dört yıllık süre zarfında Ukrayna’nın kendi temel eğitimini bağımsız olarak sağlama potansiyelini artırdığına dikkat çekti.

Uluslararası desteğin kesintisiz süreceğini vurgulayan bakanlık, bu desteğin Ukrayna Silahlı Kuvvetlerinin güncel ihtiyaçlarına uygun bir formda yürütüleceğini kaydetti.

Bakanlık ayrıca, Hollanda’nın Ukrayna askerlerinin eğitimine Avrupa Birliği Askeri Yardım Misyonu (EUMAM) gibi farklı kanallar üzerinden katkı sunmaya devam edeceğini hatırlattı.

İngiltere, Ukrayna askerlerine yönelik askeri eğitim sağlama amacıyla kurulan bu programı 2022 yılının temmuz ayı başında başlatmış ve ilk bir yıl içinde 18 bin Ukrayna askerine eğitim vermişti.

Okumaya Devam Et

Diplomasi

Ermenistan muhalefeti, seçim sonuçlarına itiraz edecek

Yayınlanma

Ermenistan’ın eski Cumhurbaşkanı Robert Koçaryan, liderliğini yaptığı Ermenistan Bloğunun 7 Haziran’daki parlamento seçimlerinin sonuçlarına itiraz edeceğini açıkladı. Parlamentoya girmeye hak kazanan iki muhalefet bloğu da açıklanan sonuçların gerçek tabloyu yansıtmadığını belirtti.

Ermenistan’da muhalefetteki Ermenistan Bloğu, parlamento seçimlerinin sonuçlarına itiraz edecek. İttifakın lideri ve ülkenin eski cumhurbaşkanı Robert Koçaryan, News.am‘e yaptığı açıklamada seçim sonuçlarını yargıya taşıyacaklarını bildirdi.

Koçaryan, “Bu seçimler, iktidarın ülke genelindeki baskısı, muhaliflerin gözaltına alınması, idari imkanların benzeri görülmemiş şekilde kullanılması ve seçim sürecindeki ihlallerin yaşandığı koşullarda gerçekleşti. Sonuçlara itiraz etmeye hazırlanıyoruz” dedi.

Eski cumhurbaşkanı, bu konuda atılacak adımları şu anda “muhalefet cephesindeki meslektaşlarıyla” görüştüğünü de belirtti.

Ermenistan’da parlamento seçimleri 7 Haziran’da yapıldı. Seçimlere 18 siyasi oluşum katıldı. Ermenistan Merkezi Seçim Komisyonunun verilerine göre tüm oyların sayılmasının ardından iktidardaki Yurttaşlık Sözleşmesi Partisi oyların yüzde 49,81’ini aldı.

Sonuçlara göre iş insanı Samvel Karapetyan’ın liderliğindeki Güçlü Ermenistan bloğu yüzde 23,28, Koçaryan’ın liderliğindeki Ermenistan ittifakı ise yüzde 9,93 oyla parlamentoya girmeye hak kazandı.

AGİT gözlemcileri Ermenistan seçimlerindeki ihlalleri açıkladı

Görevdeki Başbakan Nikol Paşinyan, Merkezi Seçim Komisyonu oyların yalnızca yüzde 20’sini işlemişken partisinin seçimleri kazandığını ve hükümeti tek başına kurmayı planladığını açıklamıştı. Koçaryan bu açıklamayı “iktidarın gasbedilmesi” olarak nitelendirdi.

Karapetyan da Paşinyan’ın tutumunu değerlendirerek bunu “benzeri görülmemiş bir durum” diye tanımladı ve resmi seçim sonuçlarının gerçek tabloyu yansıtamayacağını ifade etti.

Robert Koçaryan, 1998-2008 yılları arasında Ermenistan’ın ikinci cumhurbaşkanı olarak görev yaptı. Ayrıca 1 Ocak 2024’e kadar varlığını sürdüren ve uluslararası alanda tanınmayan Dağlık Karabağ Cumhuriyeti’nin ilk lideriydi.

Koçaryan, 2008 yılında anayasal düzeni devirmekle suçlandığı dava kapsamında 2020 yılında 4 milyon dolar kefalet karşılığında serbest bırakılmıştı.

Okumaya Devam Et

Diplomasi

Pentagon çok sayıda Çinli teknoloji devini kara listeye aldı

Yayınlanma

Pentagon, aralarında Alibaba, BYD, Baidu, Unitree, Huawei ve CXMT dahil olmak üzere onlarca Çinli şirketi, Çin ordusuyla bağlantıları olduğu iddia edilen kuruluşlar listesine ekledi.

Bu hamle, Washington’un ulusal güvenlik endişeleri nedeniyle “çift kullanımlı teknolojiler” tanımını giderek genişlettiğini gösteriyor.

Pazartesi akşamı yayınlanan güncellenmiş 1260H Bölümü listesinde, ABD Savunma Bakanlığı (DoD), bu Çinli şirketlerin doğrudan veya dolaylı olarak ABD’de faaliyet gösterirken, aynı zamanda Çin’in ordusunu güçlendirme ve modernize etme çabalarını desteklediklerinin tespit edildiğini belirtti.

Listeye eklenen şirketler, yapay zeka, yarı iletkenler, otonom sistemler, insansız hava araçları, robotik ve bataryalar dahil olmak üzere geniş bir teknoloji yelpazesini kapsıyor.

Listenin önceki bir versiyonu, bellek çipi üreticileri ChangXin Memory Technologies (CXMT) ve Yangtze Memory Technologies (YMTC) şirketlerini yanlışlıkla hariç tuttuğu için geri çekilmeden önce şubat ayında kısa bir süreliğine yayınlanmıştı.

“Çift kullanımlı” terimi, hem sivil hem de askeri uygulamaları olan teknolojileri ifade ediyor.

1260H listesine dahil edilmek otomatik olarak yaptırımları tetiklemez ama etkilenen şirketler için ABD hükümeti alımlarında kısıtlamalara, yatırım incelemelerine ve itibar veya düzenleyici risklere yol açabilir.

Tencent ve CATL dahil olmak üzere Çinli şirketler, Ocak 2025’te aynı 1260H listesine eklenmişti.

Son açıklamanın ardından, hem Baidu hem de Alibaba’nın depo sertifikaları New York’ta hafif düşüş yaşarken, salı günü Hong Kong’daki hisseleri büyük ölçüde yatay seyretti.

Nikkei Asia’ya konuşan NYU Hukuk Fakültesi yardımcı doçenti Winston Ma, “Alibaba, Baidu, BYD, Tencent ve Xiaomi gibi şirketler ulusal güvenlik merceğinden bakıldığında, bu durum stratejik teknolojinin tanımının önemli ölçüde genişlediğini gösteriyor,” dedi.

Ma, güncellenen Pentagon listesinin, ABD’deki Yabancı Yatırım Komitesinin ticari birleşme ve satın almaların inceleme kapsamını genişletme yönündeki erken hamlesiyle uyumlu olduğunu belirtti.

2025’in başlarında gerçekleşen bu genişletme, siyasi rakiplerin, özellikle de Çin’den gelenlerin yatırımlarını kısıtlamayı amaçlıyordu.

Ma, “Her iki gelişme de daha geniş bir gerçeği yansıtıyor: Ticari teknoloji ile ulusal güvenlik arasındaki sınır giderek bulanıklaşıyor,” dedi.

Güncellenen liste, Başkan Donald Trump’ın Pekin’de Başkan Xi Jinping ile görüşmesinden bir aydan kısa bir süre sonra yayınlandı.

İki lider, devam eden ticaret savaşında kırılgan bir ateşkes sağladı ve bu durum, bazı analistlerin yönetimin zirve sonrasına kadar listenin yayınlanmasını ertelemiş olabileceğini düşünmesine neden oldu.

Alibaba ve listedeki diğer şirketler, listeye alınmalarına karşı mücadele edeceklerini taahhüt ettiler.

Alibaba sözcüsü şunları söyledi:

“Alibaba’nın 1260H Listesine alınması gerektiği sonucuna varacak hiçbir dayanak yok. Alibaba, Çin ordusuna ait bir şirket değil ve herhangi bir askeri-sivil entegrasyon stratejisinin parçası da değil. Şirketimizi yanlış tanıtma girişimlerine karşı tüm yasal yollara başvuracağız.”

Baidu da Nikkei Asia’ya yaptığı açıklamada listeye alınmasına karşı çıktı. Bir Baidu sözcüsü, “Baidu’nun listeye eklenmesi için inandırıcı bir gerekçe yok. Baidu’nun askeri bir şirket olduğu iddiası tamamen asılsız. Şirketin listeden çıkarılması için elimizdeki tüm seçenekleri kullanmaktan çekinmeyeceğiz,” dedi.

Trump’ın Ocak 2025’te yeniden iktidara gelmesinden bu yana, Çin’in yapay zeka ve biyoteknoloji şirketleri gelişmeye devam ederken, ABD çeşitli kara listeler ve düzenleyici çerçeveler aracılığıyla Çinli şirketlere yönelik kısıtlamaları önemli ölçüde genişletti ve hedef alınan sektörlerin yelpazesini genişletti.

Pentagon’un listesiyle karşılaştırıldığında, Sanayi ve Güvenlik Bürosu’nun Varlık Listesi, şirketlerin ABD teknolojisine erişimini kısıtlayarak ve ihracat lisansı zorunluluğu getirerek şirketler üzerinde daha acil etkiler yaratıyor.

Center for a New American Security’nin bir raporuna göre, geçen yıl 95 Çinli kuruluş Varlık Listesine eklendi ve bunların yaklaşık üçte ikisi Çin’in askeri modernizasyonuyla bağlantılıydı.

Geçen yıl BIS, lisans kısıtlamalarını kara listeye alınmış kuruluşların %50 veya daha fazlasına sahip, listede yer almayan yabancı bağlı kuruluşlara da genişleten “Bağlı Kuruluşlar Kuralı”nı getirerek ihracat kontrollerini genişletti. 

Fakat kuralın uygulanması şu anda askıya alınmış durumda.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English