Bizi Takip Edin

Amerika

Hegseth’in Kara Kuvvetleri adayı Senatoda Cumhuriyetçilerin engeline takıldı

Yayınlanma

ABD Savaş Bakanı Pete Hegseth’in Kara Kuvvetleri Komutanlığı görevine getirmek istediği Orgeneral Christopher LaNeve’in adaylığı, Senatoda hem Cumhuriyetçi hem de Demokrat üyelerin itirazlarıyla karşı karşıya kaldı. Nisan ayından bu yana vekaleten görev yapan LaNeve’in asli atama onayı, dört yıldızlı generallik kıdeminin yetersizliği ve siyasi saik iddiaları nedeniyle tehlikeye girdi.

ABD Savaş Bakanı Pete Hegseth’in ordunun en kıdemli üniformalı görevlerinden biri olan Kara Kuvvetleri Komutanlığı için seçtiği isim, Kongrenin her iki kanadındaki üyelerin itirazları nedeniyle Senato onayını alamama riskiyle karşı karşıya kaldı.

Nisan ayından bu yana ABD Kara Kuvvetleri Komutan vekili olarak görev yapan Orgeneral Christopher LaNeve’in Senato Silahlı Hizmetler Komisyonundan geçebilmesi için Cumhuriyetçi senatörlerin tamamının desteğine ihtiyacı bulunuyor.

Ancak konuya yakın bir kaynak ile üç milletvekilinin aktardığına göre, geçmişte Hegseth’in kıdemli askeri danışmanı olarak görev yapan LaNeve’e komisyon içinden itirazlar yükseliyor. Bu durum, orgeneralin kalıcı göreve atanma ihtimalini tehlikeye sokuyor.

Senato Silahlı Hizmetler Komisyonu Başkanı Cumhuriyetçi Senatör Roger Wicker, çarşamba günü gazetecilere yaptığı açıklamada, komisyondaki bazı Cumhuriyetçi üyelerin LaNeve’in adaylığına karşı çıktığından “haberdar olduğunu” belirtti. Wicker, karşı çıkan senatörlerin isimlerini vermedi.

Komisyon üyesi Cumhuriyetçi Senatör Tommy Tuberville ise şahsen tanıdığı LaNeve hakkındaki bazı endişeleri duyduğunu ifade etti.

Tuberville, “Dört yıldız kademesinde yeterince tecrübesi olmadığını söylüyorlar. Bir dördüncü yıldızı almadığınız sürece bu tecrübeyi kazanamazsınız. Bu yüzden Savaş Bakanı’nın ne istediğine bakacağım ve onun izinden gideceğim. Onu bizden daha iyi tanıyorlar” dedi. Tuberville açıklamasında Hegseth’in tercih ettiği “Savaş Bakanı” unvanını kullandı.

Alabama Senatörü, LaNeve’in bu muhalefeti aşıp aşamayacağına ilişkin bir soruya ise “Evet, aşabileceğini düşünüyorum” yanıtını verdi.

Komisyonun Demokrat üyelerinden Senatör Richard Blumenthal ise Hegseth’in “görünüşe göre siyasi nedenlerle, önceki komutanlara kıyasla daha az nitelikli birini seçmeye çalışmasından son derece endişeli” olduğunu belirtti. Blumenthal, siyasi saiklerin bu tür seçimlerde yeri olmaması gerektiğini vurguladı.

The Wall Street Journal’ın haberine göre, ABD Kara Kuvvetleri İhtiyat Teşkilatı ile Iowa Kara Ulusal Muhafız Teşkilatında görev yapmış olan ve Hegseth’in çekişmeli onay sürecinde kritik bir oy kullanan Cumhuriyetçi Senatör Joni Ernst de LaNeve’in adaylığına itirazlarını dile getirdi.

Demokrat Senatör Mark Kelly, LaNeve’in adaylık dosyasını henüz “yakından” incelemediğini, ancak Cumhuriyetçi meslektaşlarının bazılarının bu konuda “pürüzler” çıkardığını bildiğini söyledi. Kelly, generalle görüşmediğini veya niteliklerini incelemediğini belirterek şu an için adaylığa karşı çıkmak adına bir gerekçesi olmadığını ekledi.

Komisyon üyesi bir diğer isim olan Cumhuriyetçi Senatör Rick Scott ise LaNeve hakkında herhangi bir “endişesi bulunmadığını” ifade etti.

Bazı milletvekilleri ve eski savunma yetkilileri, Kara Kuvvetleri Komutanlığına atanacak isimlerin bu göreve getirilmeden önce genellikle en az 18 ay boyunca dört yıldızlı bir makamda görev yaptığını hatırlatıyor. LaNeve ise yaklaşık altı aydır dördüncü yıldızı taşıyor.

Pentagon ise Savaş Bakanlığı ve Bakan Hegseth’in, LaNeve’in Kara Kuvvetleri Komutan vekili olarak sergilediği liderliğin “arkasında durduğunu” açıkladı.

Baş Pentagon Sözcüsü Sean Parnell yaptığı yazılı açıklamada, “Bakanlık, Başkan Trump’ın ABD Kara Kuvvetlerine liderlik etmesi için seçtiği adayın görevlendirilmesi ve nihayetinde onaylanması amacıyla Beyaz Saray ve Senato ile çalışmaya devam edecektir” ifadelerini kullandı.

Pittsburgh doğumlu olan LaNeve, piyade sınıfında göreve başladığı 1990 yılından bu yana orduda hizmet veriyor.

Adaylığının onaylanması halinde LaNeve, ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) harekat alanında görev yapan askerlerin bulunduğu, askeri liderlerin insansız hava harp kabiliyetlerini artırmaya ve geniş ölçekli muharebe modernizasyonuna odaklandığı kritik bir dönemde ordunun en büyük kuvvet komutanlığının başına hızla tırmanmış olacak.

Ordu içindeki gelişmeleri değerlendirmek üzere isminin açıklanmaması kaydıyla konuşan bir kaynak, LaNeve’in yükselişi hakkında “Kulağa yanlış geliyor, yanlış görünüyor ve yanlış hissettiriyor” değerlendirmesinde bulundu.

LaNeve, Hegseth tarafından nisan ayı başlarında görevden alınan önceki komutan Orgeneral Randy George’un yerine vekaleten seçilmişti. Görevden alınan George, hem askeri kanatta hem de Kongrede geniş saygı gören bir isimdi.

Siyasi olarak ABD Başkan Yardımcısı JD Vance’e yakınlığıyla bilinen ve Hegseth ile gergin ilişkileri geçen yıla dayanan Kara Kuvvetleri Müsteşarı Dan Driscoll, nisan ayında Temsilciler Meclisinde katıldığı bir oturumda George’u övmüş, ancak sivil yönetimin istediği liderleri seçme hakkı olduğunu vurgulamıştı.

Driscoll, Temsilciler Meclisi Tahsisat Komisyonu Savunma Alt Komisyonundaki oturumda, “Orgeneral George’a benden daha fazla saygı duyan kimse yoktur, kendisi muazzam ve dönüştürücü bir liderdi. Bununla birlikte, sistemimizin tasarımı gereği sivil yönetim istediği liderleri seçer, biz de bu emirleri uygularız” diye konuşmuştu.

LaNeve, Orgeneral James Mingus’un ekim ayında, görev süresinin dolmasına bir yıl kala herhangi bir açıklama yapılmaksızın emekliye ayrılmasının ardından şubat ayında Kara Kuvvetleri Komutan Yardımcılığına atanmış ve bu görev Senatoda onaylanmıştı.

Aynı kaynak, Mingus’un erken emekliliği ve Hegseth’in LaNeve tercihi için “Şartlar şüphe uyandırıcı” ifadesini kullandı.

Kuzey Karolina’daki Fort Bragg’de 82. Hava İndirme Tümeni Komutanlığı yapan LaNeve, korgeneral rütbesiyle Güney Kore’deki 8. Ordu’ya komuta etmişti.

Hegseth daha önce LaNeve hakkında yaptığı açıklamada, “Neslinin lideri olan Orgeneral LaNeve, Kara Kuvvetlerinin savaşçı ruhunu yeniden canlandırmasına, modern harp sahası için yeniden yapılanmasına ve dünya genelindeki düşmanlarımızı caydırmasına yardımcı olacaktır” demişti.

LaNeve’in, geçen yıl ocak ayında düzenlenen göreve başlama törenleri sırasında Trump’ın dikkatini çektiği belirtiliyor.

Komutanların katıldığı baloda konuşan LaNeve, Trump’a hitaben, “Efendim, komutam altında hizmet veren erkek ve kadınlar ile Kore’deki müşterek gücün parçası olan binlerce özverili asker adına, ABD’nin 47. Başkanı olarak kazandığınız zaferi kutlarım. Tekrar hoş geldiniz Sayın Başkan. Sizi yakın zamanda orada ağırlamaktan onur duyarız” demişti.

General ile kısa bir süre sohbet eden Trump ise “Bu adam tam bir sinema oyuncusu değil mi? Bir film çekiyor olsaydım, başrolü oynaması için onu seçerdim” ifadelerini kullanmıştı.

Kongrenin her iki kanadındaki Demokrat ve Cumhuriyetçiler, Hegseth’i Pentagon’daki göreve gelişinden bu yana, aralarında Kara Kuvvetlerinin üst düzey komutanlarının da bulunduğu iki düzineden fazla kıdemli askeri yetkiliyi görevden aldığı için eleştiriyor.

Senato Tahsisat Komisyonu Başkanı Cumhuriyetçi Senatör Susan Collins, geçen ay yapılan tahsisat oturumunda, “Bu durumu son derece kaygı verici buluyorum. Bu insanlar ülkemize hizmet etmek için gönüllü olmuş, Anayasamızı desteklemek ve savunmak için yemin etmiş erkek ve kadınlardır” şeklinde konuşmuştu.

Amerika

Meta, 48 eyaletle 18 milyar dolarlık uzlaşma sağladı

Yayınlanma

Meta, sosyal medyanın gençlere verdiği zarara ilişkin devasa federal davayı 18 milyar dolarlık anlaşmayla sona erdirdi.

48 eyaletle varılan uzlaşma anlaşmasının bir parçası olarak Meta, Facebook ve Instagram hizmetlerinde kapsamlı değişiklikler yapacak.

Bu değişiklikler arasında, 18 yaşın altındaki kullanıcılar için uygulamalarında varsayılan olarak iki saatlik bir zaman sınırı getirilmesi de yer alıyor.

Daha önce görülmedik bir düzenleme kapsamında, Meta, uzlaşma bedelinin yalnızca %70’ini ödeyecek. Fakat TikTok ve Alphabet’e ait YouTube’un da uygulamalarında reşit olmayan kullanıcılar için günde varsayılan bir saatlik zaman sınırı getirmeyi ve eyaletlere toplamda yaklaşık 5,3 milyar dolar ödemeyi kabul etmemeleri halinde, Meta uzlaşma bedelinin geri kalan %30’unu, yani 5,3 milyar doları ödeyecek.

Anlaşma bedeli, imzacı eyaletlere nüfuslarına göre 10 yıllık bir süre boyunca yıllık taksitler halinde dağıtılacak.

Anlaşma, 48 eyalet ile dört ABD yargı bölgesini (Columbia Bölgesi, Porto Riko, Amerikan Samoası ve Kuzey Mariana Adaları) kapsıyor.

Bu bahar benzer bir davada Meta’ya dava açan ve kazanan New Mexico ile Florida, şu anda anlaşmanın bir parçası değil.

Meta’nın hisseleri Çarşamba günü %2’nin üzerinde artışla açıldı.

Kararlaştırılan diğer platform değişiklikleri arasında, “gece modu”nun devreye sokulması, uygulamalarda gece yarısı ile sabah 6 arasında varsayılan engelleme ve reşit olmayan kullanıcılar için sabah 8 ile öğleden sonra 3 arasındaki okul saatlerinde anlık bildirimleri (push notifications) devre dışı bırakan bir “okul modu” yer alıyor. Bu ayarlar yalnızca ebeveyn izniyle değiştirilebilir.

Meta’nın hukuk başkanı C.J. Mahoney bir röportajda, “Şu anda ilk kez, bu sorunun nasıl ele alınacağı konusunda büyük sosyal medya platformlarından biri ile ülkenin dört bir yanındaki düzenleyici kurumlar arasında bir uzlaşma sağlandı,” dedi.

Federal bir yargıcın onayı gereken bu uzlaşma, Salı günü itibarıyla hâlâ devam etmekte olan bir davayı durduruyor.

Kaliforniya, Kentucky, New Jersey ve Colorado eyalet başsavcıları tarafından açılan bu davada, Meta’nın platformlarını bilerek bağımlılık yaratacak şekilde tasarlayıp genç kullanıcıları hedef alarak, eyaletlerin tüketici koruma yasalarını ve aynı zamanda genel olarak COPPA olarak bilinen 1998 tarihli federal Çocukların Çevrimiçi Gizliliğinin Korunması Yasası’nı ihlal ettiği iddia ediliyordu.

Kaliforniya’nın Oakland kentinde görülen dava ikinci haftasına girmişti ve Instagram’ın başkanı Adam Mosseri Salı günü ifade vermeye başlamıştı. Meta CEO’su Mark Zuckerberg’in de ifade vermesi bekleniyordu.

Bu davada eyalet başsavcıları, yaklaşık 200 milyar dolarlık tazminat talep etmişti. Bu rakam, Meta’nın New Mexico’da benzer bir çocuk güvenliği davasını kaybettikten sonra yakın zamanda ödemesine hükmedilen tutarın 200 katından fazla.

New Mexico başsavcısı tarafından açılan o davada Meta’ya, 375 milyon dolarlık idari para cezası ödemesi, New Mexico’daki gençlere verilen zararı telafi etmek için 567 milyon dolarlık bir telafi fonu oluşturması ve 18 yaşın altındaki kullanıcılara anlık bildirimler gönderebileceği zamanları sınırlamak da dahil olmak üzere, uzlaşma metnindekine benzer değişiklikleri uygulamalarında yapması emredilmişti.

Şirket, sosyal medyanın zararlarına ilişkin iddialarla okul bölgeleri ve bireysel davacılar tarafından açılmış binlerce davayla hâlâ karşı karşıya.

Davalar, yenilikçi bir hukuki ürün sorumluluğu argümanı yoluyla, şirketin Instagram ve Facebook ürünlerinin tasarımından sorumlu tutulmasını amaçlıyor.

Okumaya Devam Et

Amerika

11 Eylül’ün baş zanlısı Halid Şeyh’in duruşması için tarih verildi

Yayınlanma

ABD’de 11 Eylül saldırılarının baş planlayıcısı olduğu öne sürülen Halid Şeyh Muhammed ve diğer üç sanığın yargılanmasına Haziran 2028’de başlanacak. Askeri yargıç, savcıların talep ettiği 2027 tarihinin çok erken olduğuna hükmederek duruşma gününü belirledi. Kararla birlikte dava, saldırılardan 25 yılı aşkın bir süre sonra başlamış olacak.

ABD hükümetinin “modern tarihte Amerikan topraklarındaki en korkunç suç eylemi” olarak nitelediği 11 Eylül saldırılarının baş planlayıcısı olduğu öne sürülen Halid Şeyh Muhammed, saldırılardan çeyrek asrı aşkın bir süre sonra, Haziran 2028’de yargılanacak.

ABD Hava Kuvvetleri Askeri Yargıcı Yarbay Michael A Schrama, çarşamba günü aldığı kararla Muhammed ve beraberindeki üç sanığın davasının 5 Haziran 2028’de başlamasına hükmetti.

Yargıç, savcılık makamının talep ettiği 2027 tarihinin çok erken olduğuna karar vererek davanın iki yıl sonra başlayacağını belirtti.

Mahkeme belgesinde, suç ortağı oldukları öne sürülen diğer sanıklar Velid bin Attaş, Ali Abdülaziz Ali ve Mustafa el-Havsavi olarak kayda geçti.

Yargıç Schrama, belirlenen başlangıç tarihinin mahkeme süreçlerine ilişkin konuların ele alınması ve mahkemeye hangi delillerin sunulabileceğine dair uyuşmazlıkların çözülmesi gibi hususlar için ilave zaman tanıdığını yazdı.

Önümüzdeki ay, hava korsanlarının New York’taki Dünya Ticaret Merkezi’ne ve Virginia’daki Pentagon’a uçaklarla çarpması, kaçırdıkları bir diğer uçağın ise Pennsylvania’da bir araziye düşmesinin üzerinden 25 yıl geçmiş olacak. Saldırılarda yaklaşık 3 bin kişi hayatını kaybetmişti.

ABD’de eğitim görmüş bir mühendis olan Halid Şeyh Muhammed, ticari uçakları binalara çarpmak üzere pilot yetiştirme fikrini geliştirmek ve bu planları El Kaide lideri Usame bin Ladin’e sunmakla suçlanıyor. Muhammed daha önce 2001 yılındaki “11 Eylül operasyonunu A’dan Z’ye” kendisinin planladığını ifade etmişti.

Mart 2003’te Pakistan’da Mustafa el-Havsavi ile birlikte yakalanan Muhammed, Eylül 2006’dan bu yana Guantanamo Körfezi’ndeki askeri hapishanede tutuluyor.

Muhammed, idam cezasıyla yargılanmaktan kurtulmak karşılığında suçunu kabul edeceği bir uzlaşma anlaşmasına varmıştı. Kendisine şartlı tahliye imkanı olmaksızın müebbet hapis cezası getirecek olan bu anlaşma, iki yıllık müzakerelerin ardından dönemin Savunma Bakanı Lloyd Austin tarafından atanan bir yetkili tarafından imzalanmıştı.

Ancak haberlere göre karara hazırlıksız yakalanan ve durumu şaşkınlıkla karşılayan Austin, anlaşmayı derhal iptal etme girişiminde bulundu. Federal bir temyiz mahkemesi ise geçen yaz söz konusu anlaşmayı geçersiz kıldı.

Saldırılardan altı ay sonra açılan Guantanamo Körfezi’ndeki askeri cezaevinde halen yaklaşık 15 tutuklu var.

Okumaya Devam Et

Amerika

Biden döneminde Brezilyalı bir yetkili hakkında sahte belge üretilmiş

Yayınlanma

Bir ABD federal yargıcı, Biden yönetimi döneminde Gümrük ve Sınır Koruma (CBP) sistemine girilen bir göçmenlik kaydının sahte olduğu sonucuna vardı.

Gazeteci Glenn Greenwald’un haberine göre bu sahte kayıt, eski Brezilya Devlet Başkanı Jair Bolsonaro’nun ulusal güvenlik danışmanının ABD’ye hiç gerçekleşmemiş bir girişini yansıtıyordu.

Uydurulan bu giriş kaydı daha sonra, tartışmalı bir Brezilya Yüksek Mahkemesi yargıcı tarafından bir şekilde ele geçirilerek söz konusu ulusal güvenlik yetkilisinin hapse atılması için kullanıldı.

Florida Orta Bölgesi’nden federal yargıç Gregory A. Presnell, yalnızca CBP belgesinin sahte olduğu sonucuna varmakla kalmadı.

Yargıç ayrıca bu sahte kayıttan kimin sorumlu olduğu ve bu kaydın Brezilya’da Bolsonaro’nun en yakın danışmanlarından birini hapse atmak için nasıl kullanıldığına dair hükümetin elindeki tüm belgeleri sunmayı reddettikleri için ABD hükümeti avukatlarını da sert bir şekilde azarladı. 

Yargıcın kararları, geçen yılın sonlarında ABD federal mahkemesinde, 2024 yılında bu sahte CBP göçmenlik kaydı nedeniyle altı ay boyunca önleyici olarak tutuklanan Bolsonaro’nun uluslararası ilişkiler danışmanı Filipe Martins tarafından açılan dava kapsamında verildi.

O dönemde Martins, 2022 başkanlık seçimlerinde Lula’nın Bolsonaro’ya karşı az farkla kazandığı zaferin ardından, Bolsonaro ile birlikte darbe planlamaya katıldığı suçlamasıyla yargılanmayı bekliyordu.

Darbe iddiasıyla ilgili davalara bakan yargıç, sadece kendi ülkesinde değil, tüm dünyada siyasi bir tartışma odağı haline gelen Brezilya Yüksek Mahkemesi Yargıcı Alexandre de Moraes.

Geçen yıl, Trump yönetimi, Moraes’in ABD’li şirketlerin ifade özgürlüğü haklarına “zorbalık” içeren saldırılar düzenlediğini ve açıkça “partizanca amaçlar uğruna” Brezilya adalet sistemini yozlaştırdığını iddia ederek, Moraes’e kişisel mali yaptırımlar uyguladı.

Trump yönetimi, Moraes’e bir kez daha yaptırım uygulamaya hazır görünüyor.

Bu belgeyi kimin uydurduğu şeklindeki temel sorunun ötesinde, hiçbir zaman yanıtlanmamış birçok sorudan biri de, bu sahte CBP kaydının Martins’i hapse atmaya çalışan Brezilyalıların eline nasıl geçtiği.

Bu sahte CBP kaydı ilk kez, Moraes’e çok yakın olduğu bilinen Brezilyalı muhabir Guilherme Amado’nun, açıkça Martins’i suçlamaya yönelik, Greenwald’a göre “tamamen yalanlarla dolu bir haber” yayınlamasıyla kamuoyuna çıktı.

Amado’nun haberinin başlığı, “Soruşturma altında olan eski Bolsonaro danışmanı, 2022’de Orlando’ya gitti ve ortadan kayboldu” idi.

Greenwald’a göre sadece iki hafta sonra, aynı muhabir, Moraes’in kendisinin bu iddiayı kullanmaya başladığını duyurdu.

Çeşitli gazeteciler ve politikacılarla kayıt dışı görüşmeler yaparak onlara Martins’in ABD’ye gittiğini ve “ortadan kaybolduğunu” söyledi ve böylece onun tutuklanmasını emretmek için açıkça zemin hazırladı.

Haftalar sonra Moraes tam da bunu yaptı ve sahte CBP kaydının yer aldığı bir polis raporuna dayanarak, Martins’in ABD’ye gittiğini ve Brezilya’ya bir daha dönmediğini (yani “ortadan kaybolduğunu”) iddia eden bir emir çıkardı.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English