Bizi Takip Edin

Avrupa

Polonya Cumhurbaşkanı Duda: Nükleer silahlara ev sahipliği yapmaya hazırız

Yayınlanma

Polonya Cumhurbaşkanı Andrzej Duda 22 Nisan Pazartesi günü yaptığı açıklamada, Polonya’nın topraklarında nükleer silahlara ev sahipliği yapmaya hazır olduğunu belirterek, yakın zamanda gerçekleştirdiği bir ziyaret sırasında ABD yönetimiyle bu konuda görüşmelerde bulunduğunu teyit etti.

Polonya’da yayımlanan Fakt gazetesine verdiği mülakatta Duda, NATO’nun Nükleer Paylaşım Programı kapsamında Polonya’da nükleer silah konuşlandırılması olasılığını görüştüklerini kabul etti.

ABD’nin nükleer paylaşım düzenlemeleri Avrupa’da nükleer cephaneliğin konuşlandırılmasını ve depolanmasını öngörüyor ve nükleer silah sahibi olmayan devletlerin kendi topraklarına nükleer silah yerleştirmelerine ve planlama ve tatbikatlara katılmalarına izin veriyor.

Resmi bir doğrulama olmamasına rağmen, ABD nükleer silahlarının şu anda Avrupa’daki Amerikan ve Avrupa üslerinde konuşlandırıldığı yaygın olarak biliniyor. Bu üsler arasında Kleine Brogel (Belçika), Büchel (Almanya), Aviano ve Ghedi-Torre (İtalya), Volkel (Hollanda) ve İncirlik (Türkiye) yer alıyor.

“Amerika’nın bize verdiği destek sadaka olmaz”

Duda Polonya medyasına verdiği demeçte “[NATO] müttefiklerimiz tarafından NATO’nun Doğu Kanadının güvenliğini güçlendirmek için Nükleer Paylaşımın bir parçası olarak Polonya’da nükleer silah konuşlandırma kararı alınırsa, biz buna hazırız,” dedi.

Polonya Cumhurbaşkanı, Beyaz Saray yetkilileri ve ABD’nin Cumhuriyetçi başkan adayı Donald Trump ile bir araya geldiği geçen haftaki ziyareti sırasında ABD yönetimiyle yaptığı görüşmelerde Polonya’ya olası nükleer silah konuşlandırılmasının da gündeme geldiğini doğruladı. 

Duda, Amerikalı muhataplarına Rusya’nın komşu Kaliningrad Oblastını askerileştirmeye devam ettiğini ve nükleer silahlarını Polonya ile aynı sınırı paylaşan Belarus’a taşıdığını söylediğini aktardı.

Duda ayrıca Varşova’nın savunma harcamalarını GSYİH’nin %4’üne çıkarma taahhüdünü yineledi ki bu diğer NATO üyelerinin çoğundan çok daha yüksek bir hedef.

Duda, Washington’un Varşova’ya desteğinin ‘sadaka’ olmayacağını vurguladı ve “Amerikalıların Polonya’da kendi çıkarları var ve (…) bizi güvende tutmanın onların da çıkarına olduğunu hissetmelerini istiyorum,” dedi.

Polonya’da muhalefet ile iktidar farklı düşünüyor

İktidarı geçen aralık ayında devreden ‘muhafazakâr-milliyetçi’ Hukuk ve Adalet (PiS) hükümeti de, aşırı sağcı muhalefet partisi Konfederasyon gibi Polonya’nın nükleer paylaşım programına katılmasını desteklemişti.

Konfederasyon sözcüsü Michał Wawer geçen yıl yaptığı açıklamada, “Polonya topraklarına nükleer silah yerleştirmek müttefiklerle yapılacak diğer işbirliği şekillerinden çok daha ciddi bir güvenlik garantisi olacaktır,” dedi.

Öte yandan, PiS’in yerine iktidara gelen ve Başbakan Donald Tusk yönetiminde AB yanlısı partilerden oluşan bir bloğa liderlik eden Sivil Koalisyon (KO), Polonya’da nükleer silah konuşlandırılmasına şüpheyle yaklaşıyor. 

Eski Savunma Bakanı Tomasz Siemoniak geçen yıl böyle bir çözümle ilgili spekülasyonların, ‘Polonya’nın güvenliğine hizmet etmediği’ uyarısında bulunmuştu.

Lavrov: Nükleer savaş tehdidi artıyor

Reuters’ın haberine göre Duda’nın nükleer paylaşımla ilgili yorumları, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un nükleer savaş tehdidinin arttığını açıkladığı gün geldi.

Lavrov, “Batılılar tehlikeli bir şekilde nükleer güçler arasında doğrudan askeri çatışmanın eşiğinde salınuyorlar,” dedi.

Lavrov’a göre ABD ve Avrupa’daki nükleer güçler, Rusya’ya karşı savaşında Ukrayna’yı destekleyerek ‘provokatif adımlar’ atıyor.

Devlet basın ajansı TASS da dahil olmak üzere Rus medyası Duda’nın Polonya’daki nükleer silahlarla ilgili açıklamasını haberleştirdi fakat henüz Kremlin’den resmi bir tepki gelmedi.

Avrupa

Almanya, Fransa ve İngiltere, Rusya ile müzakere planı üzerinde çalışıyor

Yayınlanma

Bloomberg’in kaynaklarına göre Almanya, Fransa ve İngiltere, Ukrayna ile birlikte Rusya’nın da katılacağı barış görüşmelerinin organizasyonu için bir plan hazırlıyor. Avrupa ülkeleri çatışmanın bir kış daha uzamasını önlemeyi hedeflerken, görüşmelere ilişkin nihai kararın Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy’e ait olacağını ve Kiev’e baskı yapılmayacağını belirtiyor.

Bloomberg’in kaynaklara dayandırdığı haberine göre Almanya, Fransa ve İngiltere, Ukrayna ile birlikte Rusya’nın da katılacağı barış görüşmelerinin organizasyonuna yönelik bir plan üzerinde çalışıyor.

Ajansa konuşan kaynaklar, Avrupa ülkelerinin çatışmanın bir kış daha devam etmesini önlemek istediğini belirtti. Aynı kaynaklar, görüşmeler konusunda nihai kararın Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy’e ait olacağını ve Avrupa’nın bu konuda kendisine baskı yapmayı planlamadığını aktardı.

Kaynaklara göre İngiltere Başbakanı Keir Starmer, önümüzdeki günlerde bu konuyu Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Almanya Başbakanı Friedrich Merz ile görüşecek.

Alman televizyon kanalı NTV, 2 Haziran’da Almanya’nın eski Başbakanı Gerhard Schröder’in Moskova’ya geldiğini bildirmişti. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin daha önce Schröder’i Avrupa tarafından tercih edilebilecek bir müzakereci olarak nitelendirmişti.

Rusya Devlet Başkanı Sözcüsü Dmitriy Peskov, mayıs ayının sonunda yaptığı açıklamada Avrupa’nın Rusya ile diyalog kurulmasının gerekliliğini anladığını, ancak müzakere süreci konusunda “ancak şimdi olgunlaşmaya başladığını” ifade etmişti.

Peskov ayrıca Moskova’nın, Avrupa Birliği’nden Rusya ile temas kurabilecek olası müzakerecilere ilişkin gelen sinyalleri ciddiyetle değerlendirdiğini söylemişti.

Norveç Dışişleri Bakanı Espen Barth Eide ise Avrupa’nın Ukrayna konusundaki görüşmelere tarafsız bir arabulucu olarak değil, çatışmadan etkilenen çıkarlara sahip bir taraf olarak katılması gerektiğini belirtti.

Eide, Avrupa Birliği ve ABD’nin Kiev’e desteğini sürdürmesi gerektiğini de vurguladı.

Putin ise Kiev’in çatışmayı barışçıl yollarla çözmeye hazır olduğuna inanmadığını dile getirmişti. Rus lider, çatışmanın temel nedenlerinin ortadan kaldırılması ve 2024 yılında açıkladığı koşullar temelinde barışçıl bir çözüme hazır olduğunu söylemişti.

Putin’in sıraladığı koşullar arasında Ukrayna birliklerinin Donetsk ve Lugansk halk cumhuriyetleri ile Zaporojye ve Herson bölgelerinden çekilmesi, bu bölgeler ile Kırım’ın Rusya’nın parçası olarak tanınması, Ukrayna’nın tarafsız, askeri bloklara katılmayan ve nükleer silahlardan arındırılmış bir statü benimsemesi, Ukrayna’nın silahsızlandırılması ve “Nazizmden arındırılması” ile Rusya’ya yönelik tüm yaptırımların kaldırılması yer alıyordu.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ise geçen yıl eylül ayında Avrupa’ya Ukrayna konusundaki müzakere masasında yer olmadığını söylemişti.

Lavrov, Avrupa Birliği ülkelerinin Rusya karşıtı tutumları nedeniyle bu süreçte yer alamayacağını belirtmiş ve Batı tarafından sunulan güvenlik garantilerinin “Rusya’ya karşı kurgulandığını” ifade etmişti.

Okumaya Devam Et

Avrupa

Rheinmetall, otomotiv tedarik bölümünü satıyor

Yayınlanma

Alman savunma sanayi şirketi Rheinmetall, otomotiv tedarikçi bölümünü özel sermaye şirketi Aequita’ya satıyor.

Rheinmetall çarşamba günü yaptığı açıklamada, iki şirketin “bugün, Rheinmetall’in eski Power Systems bölümüne yeni bir yönetim altında bir gelecek açan bir satın alma anlaşması imzaladığını” duyurdu.

Bu, “stratejik yeniden yapılanmada bir dönüm noktası” niteliğinde; sivil bölümün satışıyla birlikte grup, “odak noktasını askeri işine kaydırıyor.”

İşlemin bu yılın dördüncü çeyreğinde tamamlanması bekleniyor ve halen düzenleyici kurumların onayına tabi.

Hisselerin yüzde 100’ü için ön satın alma bedeli 350 milyon avro olarak belirlendi fakat bu rakam işlemin kesinleşmesinden önce değişebilir.

Rheinmetall, kısa süre önce savunma işinde rekor kâr ve dolu sipariş defterleri bildirdi. Öte yandan, otomotiv tedarik endüstrisi krizde.

Şirket, “Özellikle otomotiv sektöründeki iş durumunun daha da kötüleşmesi, nihai anlaşmanın şart ve koşullarını etkiledi,” açıklamasını yaptı.

Avrupa’nın savunma harcamalarını artırmasıyla Ukrayna savaşının başlamasından bu yana iş hacmi hızla artan Rheinmetall, geçen yıldan beri Power Systems bölümüne alıcı arıyordu ve bu bölümü Aralık 2025’te durdurulan faaliyetler kategorisine almıştı.

Rheinmetall, şirketleri satın alıp yeniden yapılandıran bir yatırım şirketi olan Aequita’nın, bu birimdeki dünya çapındaki yaklaşık 6.250 çalışanı işte tutmayı planladığını da ekledi.

Aequita’nın Yönetim Kurulu Başkanı ve Eş CEO’su Axel Geuer, “Bu şirket, artık yaklaşık 5 milyar avro gelir elde edecek olan otomotiv bölümümüze mükemmel bir katkı sağlıyor,” dedi.

Geuer, Aequita’nın bu şirketin uzun vadeli gelişimini destekleyeceğini ve otomotiv portföyü genelinde sinerji yaratmaya çalışacağını da sözlerine ekledi.

Rheinmetall, satışın dışında kalanlar arasında alüminyum döküm uzmanı KS Huayu AluTech’in Almanya’daki üç tesisi, otomotiv sensörleri ortak girişimi Dermalog SensorTec’teki hisseler ve otomobil parçaları üreticisi Pierburg’un İspanya’daki Abadiano fabrikasının bulunduğunu belirtti.

Okumaya Devam Et

Avrupa

Litvanya, ABD ile nükleer silah müzakerelerine başladı

Yayınlanma

Litvanya Savunma Bakanı Robertas Kaunas, ABD nükleer silahlarının ülke topraklarında olası konuşlandırılmasına yönelik Washington ile müzakereler yürütüldüğünü açıkladı. Litvanya Anayasası kitle imha silahlarının konuşlandırılmasını yasaklasa da Cumhurbaşkanı Gitanas Nauseda güvenlik risklerini gerekçe göstererek bu engeli aşacak değişiklikler önerdi.

Litvanya, ABD’ye ait nükleer silahların kendi topraklarında olası konuşlandırılması konusunda Washington ile müzakereler yürütüyor.

Litvanya Savunma Bakanı Robertas Kaunas, konuya ilişkin yaptığı açıklamada ABD ile görüşmelerin sürdüğünü doğruladı.

Politico’nun aktardığı habere göre Kaunas, “Tartışmalar devam ediyor. Litvanya kesinlikle bu sürecin dışında kalmıyor” ifadelerini kullandı.

Litvanya Anayasası, ülke topraklarında kitle imha silahlarının konuşlandırılmasını açıkça yasaklıyor. Ancak Litvanya Cumhurbaşkanı Gitanas Nauseda, bölgedeki güvenlik risklerini gerekçe göstererek bu yasal engelin etrafından dolaşılmasını sağlayacak anayasa değişiklikleri yapılmasını daha önce teklif etti.

Politico, söz konusu müzakerelerin ABD’nin Avrupa’daki askeri varlığını azaltma eğiliminde olduğu ve bu durumun NATO müttefikleri arasında güvenlik endişelerini artırdığı bir dönemde yürütüldüğünü yazdı.

Financial Times tarafından aktarılan bilgilere göre ise ABD, ek nükleer savaş başlıkları ve bombardıman uçaklarının diğer Avrupa merkezli NATO ülkelerinde konuşlandırılması seçeneğini değerlendiriyor.

Mevcut durumda ABD’ye ait nükleer silahlar Avrupa coğrafyasında altı ülkede bulunuyor. Bu ülkeler Almanya, Belçika, İtalya, Türkiye, Hollanda ve Birleşik Krallık olarak sıralanıyor.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English