Bizi Takip Edin

Avrupa

Ukrayna’nın doğusu ve Kiev karanlığa gömülme riski altında

Yayınlanma

Rusya’nın Ukrayna’nın enerji altyapısına yönelik saldırıları, ülkenin doğusunu ve başkent Kiev’i tamamen karanlığa gömülme riskiyle karşı karşıya bıraktı. Yetkililere göre Moskova, ülkenin enerji şebekesini ikiye bölerek “enerji adaları” oluşturmayı hedefliyor. Kiev’de düzenli kesintiler 16 saati buluyor.

Ukrayna’nın doğu bölgeleri ve başkent Kiev, Rusya’nın enerji altyapısını hedef alan saldırılarının yoğunlaşması nedeniyle tamamen karanlığa gömülme riskiyle karşı karşıya bulunuyor.

Yetkililer, Rusya ordusunun ülkenin elektrik üretim ve iletim sistemini kasıtlı olarak imha ederek doğu ile batı arasındaki enerji bağlantısını koparmayı ve Kiev’i elektriksiz bırakmayı amaçladığını belirtiyor.

Her savaş kışının bir öncekinden daha zor geçtiği Ukrayna’da, saldırıların ölçeği ve yoğunluğu nedeniyle başkentte dahi düzenli olarak 16 saatlik elektrik kesintileri yaşanıyor.

Kiev tam bir kesintiye bir adım uzaklıkta

The Washington Post‘a konuşan bir enerji uzmanı, “Kiev’de tam bir elektrik kesintisine bir adım uzaklıktayız” dedi.

Üst düzey bir Avrupalı diplomat da “Ülkenin doğusunda tam bir elektrik kesintisinin eşiğinde olmasak bile çok yakınız” diyerek durumu teyit etti.

Rusya’nın saldırıları geçen ay zirveye ulaştı

Ukrayna Enerji Bakan Yardımcısı Nikolay Kolesnik, Rusya’nın kasım ayında yaklaşık 5 bin insansız hava aracı ve füze fırlattığını, bu sayının yılın başında aylık 2 bin civarında olduğunu açıkladı.

Kolesnik, saldırıların büyük bölümünün elektrik santrallerini, iletim hatlarını ve doğalgaz altyapısını hedef aldığını kaydetti.

The Washington Post‘a bilgi veren kaynaklar, bu saldırıların elektriğin büyük kısmının üretildiği batıdan doğuya uzanan iletim sistemlerini devre dışı bırakarak ülkeyi fiilen ikiye bölme tehdidi taşıdığını belirtti.

Şebeke işletmecisi Ukrenergo’nun halkla ilişkiler direktörü Valeriy Osadçuk da düzenli saldırıların hedeflerinden birinin iletim ve dağıtım altyapısı olduğunu doğruladı.

Ukrayna kış karartmalarına hazırlanıyor

Moskova’nın hedefi enerji adaları oluşturmak

Avrupalı diplomat, Moskova’nın Ukrayna’nın elektrik şebekesini bölmenin yanı sıra “enerji adaları oluşturma stratejisi” izlediğini ifade etti.

Diplomat, amacın “belirli bölgeleri her türlü üretim kapasitesinden ve elektrik tedarikinden mahrum bırakmak” olduğunu söyledi.

Kolesnik ise en çok etkilenen yerlerin sınır bölgeleri olduğunu, “Rusların gün boyu küçükten büyüğe tüm enerji tesislerine saldırmaya çalıştığını” sözlerine ekledi.

Başkentte onarım çalışmaları yetersiz kalıyor

Ukrayna’nın doğusunu batıdaki şebekeden ayırma girişimleri ekim ayında başladı. Bu tarihten itibaren Kiev’in yanı sıra Sumı, Çarnigov ve Harkov oblastları da yoğun bombardımana maruz kaldı.

The Economist‘e konuşan Ukrayna hükümetinden bir kaynak, “Öncelikle tüm ülkeyi değil, doğu kanadını elektriksiz bırakmak istiyorlar” diye konuştu.

Habere göre, o tarihten bu yana saldırılar sıklaşırken, onarım ekiplerinin çalışmaları için zaman daralıyor.

Aralık ayı başında Kiev’deki kesintiler günde 2,5 saate indirilmiş olsa da 5 Aralık gecesi düzenlenen yoğun bombardıman, şebekeye yeniden ciddi ölçüde zarar verdi ve Kiev’in elektrik arzı önemli ölçüde düştü.

Başkentteki kurumsal sektörün halihazırda ağırlıklı olarak jeneratörlerle faaliyet gösterdiği bildiriliyor.

Ukrayna’nın en büyük özel enerji şirketi DTEK’in genel müdürü Maksim Timçenko, içinde bulundukları zorlu durumu şu sözlerle anlattı:

“Elimizden geldiğince hızlı müdahale ediyoruz ancak bu giderek zorlaşıyor. Kapasitemizin önemli bir bölümünü kaybettik. Şu anki önceliğimiz, Ukrayna’ya hızlıca teslim edilebilecek yedek parçaları çeşitli Avrupa ülkelerinde bulmak. Transformatörler ve gaz kompresörleri en önemlileri.”

Avrupa

Almanya, Fransa ve İngiltere, Rusya ile müzakere planı üzerinde çalışıyor

Yayınlanma

Bloomberg’in kaynaklarına göre Almanya, Fransa ve İngiltere, Ukrayna ile birlikte Rusya’nın da katılacağı barış görüşmelerinin organizasyonu için bir plan hazırlıyor. Avrupa ülkeleri çatışmanın bir kış daha uzamasını önlemeyi hedeflerken, görüşmelere ilişkin nihai kararın Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy’e ait olacağını ve Kiev’e baskı yapılmayacağını belirtiyor.

Bloomberg’in kaynaklara dayandırdığı haberine göre Almanya, Fransa ve İngiltere, Ukrayna ile birlikte Rusya’nın da katılacağı barış görüşmelerinin organizasyonuna yönelik bir plan üzerinde çalışıyor.

Ajansa konuşan kaynaklar, Avrupa ülkelerinin çatışmanın bir kış daha devam etmesini önlemek istediğini belirtti. Aynı kaynaklar, görüşmeler konusunda nihai kararın Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy’e ait olacağını ve Avrupa’nın bu konuda kendisine baskı yapmayı planlamadığını aktardı.

Kaynaklara göre İngiltere Başbakanı Keir Starmer, önümüzdeki günlerde bu konuyu Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Almanya Başbakanı Friedrich Merz ile görüşecek.

Alman televizyon kanalı NTV, 2 Haziran’da Almanya’nın eski Başbakanı Gerhard Schröder’in Moskova’ya geldiğini bildirmişti. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin daha önce Schröder’i Avrupa tarafından tercih edilebilecek bir müzakereci olarak nitelendirmişti.

Rusya Devlet Başkanı Sözcüsü Dmitriy Peskov, mayıs ayının sonunda yaptığı açıklamada Avrupa’nın Rusya ile diyalog kurulmasının gerekliliğini anladığını, ancak müzakere süreci konusunda “ancak şimdi olgunlaşmaya başladığını” ifade etmişti.

Peskov ayrıca Moskova’nın, Avrupa Birliği’nden Rusya ile temas kurabilecek olası müzakerecilere ilişkin gelen sinyalleri ciddiyetle değerlendirdiğini söylemişti.

Norveç Dışişleri Bakanı Espen Barth Eide ise Avrupa’nın Ukrayna konusundaki görüşmelere tarafsız bir arabulucu olarak değil, çatışmadan etkilenen çıkarlara sahip bir taraf olarak katılması gerektiğini belirtti.

Eide, Avrupa Birliği ve ABD’nin Kiev’e desteğini sürdürmesi gerektiğini de vurguladı.

Putin ise Kiev’in çatışmayı barışçıl yollarla çözmeye hazır olduğuna inanmadığını dile getirmişti. Rus lider, çatışmanın temel nedenlerinin ortadan kaldırılması ve 2024 yılında açıkladığı koşullar temelinde barışçıl bir çözüme hazır olduğunu söylemişti.

Putin’in sıraladığı koşullar arasında Ukrayna birliklerinin Donetsk ve Lugansk halk cumhuriyetleri ile Zaporojye ve Herson bölgelerinden çekilmesi, bu bölgeler ile Kırım’ın Rusya’nın parçası olarak tanınması, Ukrayna’nın tarafsız, askeri bloklara katılmayan ve nükleer silahlardan arındırılmış bir statü benimsemesi, Ukrayna’nın silahsızlandırılması ve “Nazizmden arındırılması” ile Rusya’ya yönelik tüm yaptırımların kaldırılması yer alıyordu.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ise geçen yıl eylül ayında Avrupa’ya Ukrayna konusundaki müzakere masasında yer olmadığını söylemişti.

Lavrov, Avrupa Birliği ülkelerinin Rusya karşıtı tutumları nedeniyle bu süreçte yer alamayacağını belirtmiş ve Batı tarafından sunulan güvenlik garantilerinin “Rusya’ya karşı kurgulandığını” ifade etmişti.

Okumaya Devam Et

Avrupa

Rheinmetall, otomotiv tedarik bölümünü satıyor

Yayınlanma

Alman savunma sanayi şirketi Rheinmetall, otomotiv tedarikçi bölümünü özel sermaye şirketi Aequita’ya satıyor.

Rheinmetall çarşamba günü yaptığı açıklamada, iki şirketin “bugün, Rheinmetall’in eski Power Systems bölümüne yeni bir yönetim altında bir gelecek açan bir satın alma anlaşması imzaladığını” duyurdu.

Bu, “stratejik yeniden yapılanmada bir dönüm noktası” niteliğinde; sivil bölümün satışıyla birlikte grup, “odak noktasını askeri işine kaydırıyor.”

İşlemin bu yılın dördüncü çeyreğinde tamamlanması bekleniyor ve halen düzenleyici kurumların onayına tabi.

Hisselerin yüzde 100’ü için ön satın alma bedeli 350 milyon avro olarak belirlendi fakat bu rakam işlemin kesinleşmesinden önce değişebilir.

Rheinmetall, kısa süre önce savunma işinde rekor kâr ve dolu sipariş defterleri bildirdi. Öte yandan, otomotiv tedarik endüstrisi krizde.

Şirket, “Özellikle otomotiv sektöründeki iş durumunun daha da kötüleşmesi, nihai anlaşmanın şart ve koşullarını etkiledi,” açıklamasını yaptı.

Avrupa’nın savunma harcamalarını artırmasıyla Ukrayna savaşının başlamasından bu yana iş hacmi hızla artan Rheinmetall, geçen yıldan beri Power Systems bölümüne alıcı arıyordu ve bu bölümü Aralık 2025’te durdurulan faaliyetler kategorisine almıştı.

Rheinmetall, şirketleri satın alıp yeniden yapılandıran bir yatırım şirketi olan Aequita’nın, bu birimdeki dünya çapındaki yaklaşık 6.250 çalışanı işte tutmayı planladığını da ekledi.

Aequita’nın Yönetim Kurulu Başkanı ve Eş CEO’su Axel Geuer, “Bu şirket, artık yaklaşık 5 milyar avro gelir elde edecek olan otomotiv bölümümüze mükemmel bir katkı sağlıyor,” dedi.

Geuer, Aequita’nın bu şirketin uzun vadeli gelişimini destekleyeceğini ve otomotiv portföyü genelinde sinerji yaratmaya çalışacağını da sözlerine ekledi.

Rheinmetall, satışın dışında kalanlar arasında alüminyum döküm uzmanı KS Huayu AluTech’in Almanya’daki üç tesisi, otomotiv sensörleri ortak girişimi Dermalog SensorTec’teki hisseler ve otomobil parçaları üreticisi Pierburg’un İspanya’daki Abadiano fabrikasının bulunduğunu belirtti.

Okumaya Devam Et

Avrupa

Litvanya, ABD ile nükleer silah müzakerelerine başladı

Yayınlanma

Litvanya Savunma Bakanı Robertas Kaunas, ABD nükleer silahlarının ülke topraklarında olası konuşlandırılmasına yönelik Washington ile müzakereler yürütüldüğünü açıkladı. Litvanya Anayasası kitle imha silahlarının konuşlandırılmasını yasaklasa da Cumhurbaşkanı Gitanas Nauseda güvenlik risklerini gerekçe göstererek bu engeli aşacak değişiklikler önerdi.

Litvanya, ABD’ye ait nükleer silahların kendi topraklarında olası konuşlandırılması konusunda Washington ile müzakereler yürütüyor.

Litvanya Savunma Bakanı Robertas Kaunas, konuya ilişkin yaptığı açıklamada ABD ile görüşmelerin sürdüğünü doğruladı.

Politico’nun aktardığı habere göre Kaunas, “Tartışmalar devam ediyor. Litvanya kesinlikle bu sürecin dışında kalmıyor” ifadelerini kullandı.

Litvanya Anayasası, ülke topraklarında kitle imha silahlarının konuşlandırılmasını açıkça yasaklıyor. Ancak Litvanya Cumhurbaşkanı Gitanas Nauseda, bölgedeki güvenlik risklerini gerekçe göstererek bu yasal engelin etrafından dolaşılmasını sağlayacak anayasa değişiklikleri yapılmasını daha önce teklif etti.

Politico, söz konusu müzakerelerin ABD’nin Avrupa’daki askeri varlığını azaltma eğiliminde olduğu ve bu durumun NATO müttefikleri arasında güvenlik endişelerini artırdığı bir dönemde yürütüldüğünü yazdı.

Financial Times tarafından aktarılan bilgilere göre ise ABD, ek nükleer savaş başlıkları ve bombardıman uçaklarının diğer Avrupa merkezli NATO ülkelerinde konuşlandırılması seçeneğini değerlendiriyor.

Mevcut durumda ABD’ye ait nükleer silahlar Avrupa coğrafyasında altı ülkede bulunuyor. Bu ülkeler Almanya, Belçika, İtalya, Türkiye, Hollanda ve Birleşik Krallık olarak sıralanıyor.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English