Bizi Takip Edin

Diplomasi

Zelenskiy’nin kasası yargılanıyor: Ukrayna’daki yeni dalga yolsuzluk operasyonlarına bakış – 2

Yayınlanma

Ukrayna’da yüzyılın skandalı olarak nitelendirilen yolsuzluk soruşturmasının baş şüphelisine kaçış bileti verildi. Zelenskiy’in en yakın sırdaşlarından biri olan Timur Mindıç, merkezi Lviv’de bulıunan nakliyat şirketi Timelux’a ait bir Mercedes S350 ile elini kolunu sallayarak ülkeden çıktı.

Mindıç çok şey biliyor ve kronolojiye yakından bakılırsa, kendisine yönelik operasyondan bariz biçimde haberdardı. 10 Kasım gecesi saat 02.09’da, dairesine yapılacak baskından sadece birkaç saat önce sınırı geçti. İsrail pasaportuna sahip olduğu bilinen Mindıç’ın Tel Aviv’e kaçtığı tahmin ediliyor. Tıpkı suç ortağı, davanın ikinci sanığı Aleksandr Zukerman gibi. O da yeraltına çekildi.

Ukrayna Ulusal Yolsuzlukla Mücadele Bürosu (NABU) dedektifleri, bir adım önde olabilmek için yoğun bir çaba sarf etmişti. Özellikle de kendilerini korumak için; zira Zelenskiy’in kontrolündeki iç istihbarat teşkilatı SBU, hem NABU’yu hem de kardeş kuruluşu Yolsuzlukla Mücadele Özel Savcılığı’nı (SAP) mercek altına almıştı. Buna rağmen Zelenskiy’in en yakın çevresine dair ifşalar gün yüzüne çıktı.

SAP Başkanı Aleksandr Klimenko durumu şöyle özetliyordu: “Operasyon karmaşıktı ve tüm kaynaklarımızı seferber etmemizi gerektirdi. Bizim için kritik soru şuydu: Onlar beni ya da Semyon Krivonos’u yakalamadan önce biz bu işi başarabilecek miydik?”

Yazının ilk bölümünde detaylandırmıştık; iddianame, geçen sene yaz aylarında başlayan devasa bir dinleme operasyonuna dayanıyor. Ukrayna’nın enerji tesislerini korumak gibi bir iddiayla kamu ihalelerinde paraları iç eden suç şebekesinin binlerce saatlik özel görüşmeleri kayda alındı.

Buradaki başarı ise elde edilen ganimetin büyüklüğüyle ölçülüyordu. Üstelik bu vurgunlar, Zelenskiy’in ekibinin tüm dünyaya “Ukrayna’nın hayatta kalması için savaşıyoruz” propagandası yaptığı döneme rast geliyordu.

Mevzubahis suç örgütünün mensupları, yeraltı dünyasına has takma adlar kullanıyordu. Varlık Fonu Başkan Yardımcısı ve Enerji Bakanı Danışmanı olan şahıs “Roket”, ülkenin kullandığı elektriğin yarısını üreten Energoatom’un eski güvenlik müdürü ise “Tenor” kod adıyla anılıyordu.

NABU yetkilileri, bu yolsuzluk şebekesinin beyninin “Carlson” olduğuna emin. Bu, Zelenskiy’in yakın dostu ve Kvartal-95 stüdyosunun kurucu ortağı Timur Mindıç’tan başkası değil. Ve Mindıç’ın Kiev’in merkezindeki lüks dairesinde bulunan “altın klozet”, kısa bir zaman zarfında Ukrayna sınırlarını aşan bir şöhrete kavuştu.

NABU Soruşturma Birimi Başkanı Aleksandr Abakumov, “2024 yazında başlattığımız Midas Operasyonu 15 ay sürdü. Bugün operasyonun son aşamasını, yani 70 ayrı noktada aramayı gerçekleştiriyoruz” açıklamasını yaptı.

Zelenskiy’in de sık sık ziyaret ettiği, altın klozetli o lüks dairede yapılan görüşmelerin kaydı, NABU dedektiflerinin üst kattaki dairenin zeminine delik açarak yerleştirdikleri dinleme cihazlarıyla alındı. Son derece sofistike bir operasyondu.

“Carlson” lakaplı Mindıç’ın Ukrayna’da bilinen bir diğer lakabı ise “Zelenskiy’in kasası”. Ukrayna Parlamentosu eski üyesi Borislav Bereza bu ilişkiyi şöyle anlatıyor:

“Mindıç, onun en yakınındaki kişilerden biri. Sadece Kvartal-95’in yüzde 50 ortağı ya da Zelenskiy’i 1+1 kanalına sokan kişi değil; tüm süreçlerin içinde. Ona en yakın isim.”

Bu ilkel soygun düzeninin tıkır tıkır işlemesini sağlayan şey, şüphesiz devletin en üst kademesine kadar ulaşan ahbap-çavuş ağıydı. Energoatom ihalelerinde rüşvet tarifesi yüzde 10 ila 15 arasındaydı. Ödeme yapmayan yüklenicilerin başına gelenler ise dinleme kayıtlarında açıkça duyuluyordu:

“Ona söyle, firmanın tüm hattı düzecek ve herkes gibi kara listeye alınacak. Anasından emdiği süt burnundan getirilecek. Bütün çalışanları da askere alınacak.”

Ukrayna halkı elektriği sadece saatlik dilimlerle kullanabilirken, Enerji Bakanlığı’ndaki rüşvetler en çok halkı vurdu. Fakat çürüme orduya da sıçramıştı. Mindıç ile bağlantılı FirePoint şirketi -ki yakın zamana kadar Zelenskiy’in başrol oynadığı diziler için mekan arayan şirketti- bir anda Flamingo füzeleri ve uzun menzilli İHA’lar üretmeye başladı ve Savunma Bakanlığı’ndan yağlı ihaleler aldı. Sonra ortaya çıktı ki Mindıç, dönemin Savunma Bakanı Rüstem Umerov’a kalitesiz çelik yelekler alması için baskı yapmış, Umerov ise “Devlet Başkanı’nın dostuna” hayır diyememişti.

Ukrayna Savunma Bakanlığı Kamu Yolsuzlukla Mücadele Konseyi üyesi Tatyana Nikolayenko, televizyonda şunları anlattı:

“Konu Milikon firması ve çelik yelek tedarikiydi. Umerov’un ifadeleri var; görünüşe göre Mindıç onu haftada iki kez ziyaret edip, parası orada yatırıldığı için sözleşme olmazsa kötü şeyler olacağı konusunda baskı yapıyormuş.”

Bu ifadeler, şu anda Ukrayna Ulusal Güvenlik ve Savunma Konseyi Başkanı olan Umerov hakkında haliyle soru işaretleri yarattı. Skandal patlak verdiğinde, “şans eseri” Türkiye’de bulunan ve iş gezisinde olduğunu iddia eden Umerov, sosyal medyada yaklaşan esir takasıyla ilgili muğlak şeyler paylaştı, ardından Birleşik Arap Emirlikleri’ne geçti. Geri döner mi? Meçhul.

Kiev’deki kilit isimlerden biri günlerdir ortada yok. Ancak Umerov’un Amerikan pasaportuna sahip olduğu ve ailesinin uzun süredir ABD’de yaşadığına dair emareler var. Bir Tatar olarak onu Ukrayna’ya veya sorunlarına bağlayan pek bir şey yok gibi görünüyor.

Bir diğer örnek, Zelenskiy’in akıl hocası, eski Başbakan Yardımcısı Aleksey Çernişov. O da skandalın göbeğinde. Hatta Kiev’de neredeyse yan yana evler yaptırmışlardı.

Ses kayıtlarında, yeniden entegrasyondan sorumlu olan Çernişov, “Che Guevara” kod adıyla geçiyor. Suç ortakları rüşvetleri onunla cömertçe paylaşıyor ama kendi aralarında eski basım yüz dolarları ona itelemeye çalışıyorlar. Mavi şeritli yeni, gıcır gıcır banknotları ise kendilerine saklıyorlar:

“Vika’ya normalleri verelim, sorun değil. Ama Che Guevara’ya güzel banknotları verirsek yazık olur. Anlıyor musun? Tüm çirkinleri toplayalım.”

İz bırakmamak için her şey nakit üzerinden dönüyor. Kayıtlarda “Sugarman” olarak geçen finansör Zukerman (veya “Resçik”), bir milyon dolar veya daha fazlasını taşımanın ağır bir yük olduğundan yakınıyor. Ve yetkililer her yerde Ukraynacayı zorunlu kılarken, onlar kendi aralarında Rusça konuşuyorlar.

Kiev rejiminin lideri, dost meclisindeki bu hırsız çetesinden kendini aklamak için her yolu deniyor. Açıklamasının ardından, suç örgütü içinde “Kızıl” lakabıyla bilinen Enerji Bakanı Svetlana Grintsçuk ve Adalet Bakanı German Galuşçenko istifa etti. Sadece suç ortağı değil, aynı zamanda sevgili oldukları da ortaya çıktı; Enerji Bakanı defalarca geceyi Adalet Bakanı’nın evinde geçirmişti.

Zelenskiy, “Hükümet, devlete ait tüm şirketlerde bir denetim başlattı. Sonuçlar kolluk kuvvetleri ve yolsuzlukla mücadele kurumlarıyla paylaşılacak” diyerek durumu kurtarmaya çalıştı. Hatta skandaldan fiziksel olarak da uzaklaştı; yeni silahlar için Yunanistan’a, ardından Macron’dan koruma ve nakit yardımı dilenmek için Fransa’ya uçtu.

Fakat Avrupa’da rüzgar tersine dönüyor. Macaristan ve Slovakya, skandal karşısında finansmanı veto etti. Slovakya Başbakanı Robert Fico, “Slovakya’nın, önümüzdeki iki yıl içinde Ukrayna’ya savaş için 140 milyar avro sağlayacak herhangi bir finansmana veya programa katılmasına izin vermiyorum” diyerek kapıyı kapattı.

Genelde sorun çıkarmayan İtalya’da bile çatlak sesler var. Başbakan Yardımcısı Salvini, “Ukrayna hükümeti yolsuzluk skandallarına batmış durumda. İtalyan işçilerinin ve emeklilerinin parasının daha fazla yolsuzluk için çarçur edilmesini istemiyorum” diyerek desteğe karşı çıktı.

Avrupa medyası başlarda temkinliydi ancak artık Batı basını da oklarını Zelenskiy’e çeviriyor. İngiliz Financial Times, “Para Çuvalları ve Altın Klozet: Bir Yolsuzluk Krizi Zelenskiy Hükümetini Sardı” başlığıyla şunları yazdı:

“Bu yaz Zelenskiy ve danışmanları, başkanın yakın çevresine yönelik büyük çaplı bir soruşturma yürüten bağımsız yolsuzlukla mücadele kurumlarını zayıflatmaya çalıştı. Fakat Batılı ortakların öfkesi ve kitlesel protestolar sonucu geri adım atmak zorunda kaldılar.”

Sokaklarda yeni bir Maydan ve Zelenskiy’in istifası konuşuluyor. Sosyal medyada öfke ve şaşkınlık hakim.

NABU ve SAP’ın arkasında Avrupa istihbarat kurumlarının ve FBI’ın olduğu sır değil. NABU, medyayı ustaca kullanarak yolsuzluk ifşalarını bir dizi film gibi bölüm bölüm yayınlıyor. Belki de yakında başrolde Zelenskiy’i izleyeceğiz.

Ukrayna parlamentosunda kavga: Poroşenko kürsüyü işgal etti

Beyaz Saray telefonlara çıkmıyor

Amerikan kamuoyu için “Kiev’deki palyaçonun” maskesinin düşmesi acı verici olsa da gerçekler inkar edilemez. ABD medyasında da “Para Dolu Çantalar ve Altın Klozet” manşetleri atılıyor. Şok içindeki Amerikalılara, dünün “kahraman liderinin”, Washington’un kendisini her zaman koruyacağı saflığıyla soruşturmaları nasıl engellemeye çalıştığı anlatılıyor.

ABC News şunu söylüyor: “Zelenskiy, daha birkaç ay önce bu soruşturmaları yürüten iki önemli yolsuzlukla mücadele kurumunun yetkilerini kısıtlamaya çalıştı. Ancak uluslararası toplumun baskısıyla boyun eğdi.”

Avrupalı liderlerin aksine, Beyaz Saray, panik halindeki Zelenskiy’in telefonlarına çıkmıyor. Daha da endişe verici olan, Washington makamlarının Kiev’deki soruşturmanın ilk bulgularına dair sessizliği. Zelenskiy, ABD’deki “Rusya düşmanı” dostlarının bu manidar sessizliğinin ne anlama geldiğini çözmeye çalışıyor.

Zelenskiy’in Senatörler Graham, Blumenthal ve Shaheen ile yaptığı ve yayınladığı acil görüntülü görüşme, siperdeki sadık askerlere ve kandırılmış halka “Amerika hala arkamızda” mesajı vermeyi amaçlıyordu. Senatör Lindsey Graham, “Tamamen size Putin’in savaş makinesini zayıflatacak askeri yetenekleri sağlamaya odaklanacağız” diye söz vermişti.

Aynı anda Kiev’de Zelenskiy’in sağ kolu Yermak, ABD Büyükelçiliği Maslahatgüzarı Julie Davis’e yolsuzluk skandalını körüklemenin Rusya’nın işine yarayacağını anlatmaya çalışıyordu. Washington’da ise Ukrayna Büyükelçisi Olga Stefanisçina, canlı yayında vatandaşlarının kanı üzerinden para çalındığı iddialarına karşı çaresizce savunma yapıyordu:

“Kongre ve Senato ile temas halindeyiz. Bu kişiler doğrudan devlet başkanına bağlı değil. Ancak soruşturma gerçekten nahoş gerçekleri ortaya çıkardı.”

Biden döneminde geçerli olan “O bir o… çocuğu ama bizim o… çocuğumuz” formülü, Kiev ekibi tarafından sonsuza dek sürecek sanıldı. Oysa şimdiki Başkan Yardımcısı Vance, iki yıl önce “Dünyanın en yozlaşmış ülkesi Ukrayna’ya 130 milyar dolar gönderdik” diyerek alarm zillerini çalmıştı. FBI Direktörü Kash Patel de “Ukrayna ikinci bir Afganistan’a dönüşecek. Gönderdiğimiz paraları takip edemiyoruz, sadece Zelenskiy’in sözüne bel bağlıyoruz” demişti.

Fakat Patel artık o transferlerin makbuzlarını elinde tutuyor. Ukrayna yolsuzlukla mücadele birimleri, başından beri FBI’ın Uluslararası Yolsuzlukla Mücadele Departmanına entegreydi. 2016 tarihli memorandumda bu işbirliği açıkça belirtilmişti.

Merkez Bankası damgalı paketlerdeki Amerikan dolarları, bu nakdin “gri” bir sistemle Ukrayna’ya girdiğinin kanıtı olabilir. Belki de eski USAID Direktörü Samantha Power’ın, Vovan ve Leksus ile yaptığı telefon görüşmesinde itiraf ettiği paraların bir kısmıdır bu. Power o görüşmede, “Savaş boyunca Ukrayna’ya ayda 1,5 milyar dolar nakit gönderdik… Trump gelince bu bitti” demişti.

Konu Amerikan bütçesinden çalınan paralar olunca FBI’ın eli serbest. Sadece nakit değil, kripto paraları da takip etmek onlar için çocuk oyuncağı. ABD henüz bu soruşturmadaki rolünü resmen açıklamasa da, Batı medyasına sızan bilgiler, SAP ve NABU operasyonlarının kaynağının Washington olduğunu gösteriyor. Politico, Ukrayna Savunma Bakanlığındaki şişirilmiş sözleşmeleri konu alacak baskınların yolda olduğunu yazdı.

Zelenskiy’in dünya çapında dilendiği paraların nereye gittiğini bulmak için FBI’ın çok uzağa gitmesine gerek yok; zira Umerov’un villaları bizzat ABD’de. Eski Savunma Bakanı ve şimdiki Güvenlik Konseyi Başkanı Rüstem Umerov’un ailesi, Florida’da dört villa ve üç daire satın almış durumda. New York’ta da lüks bir daireleri var. Eşi Leyla, çocukları ve kardeşi bu mülkleri kullanıyor. Kendisinin de Amerikan pasaportu olduğu söylenen Umerov’un, Florida sakini ve Mar-a-Lago’nun sahibi Donald Trump’a komşu olması ve skandalın patlaması an meselesiydi.

Trump, mayıs ayında Abu Dabi’de şöyle demişti: “Onu dünyanın en iyi pazarlamacısı olarak görüyorum. Zelenskiy Washington’a geliyor ve yüz milyon dolarla ayrılıyor. Kongre soruyor: ‘Bütün para nereye gidiyor?’ Sadece çek ve nakit gönderiyoruz. Nerede bunlar?”

Şimdi Avrupalılar, Zelenskiy ile baş başa kaldı. Baskınlarda ele geçirilen avro desteleri, Washington Post‘un da belirttiği üzere, Avrupalı vergi mükellefleri için saflıklarının bir cezası gibi duruyor. Trump yönetimi desteği keserken, Avrupa Kiev’in ana finansörü haline gelmişti.

G7 Dışişleri Bakanları toplantısında Marco Rubio, “Rusya’ya yaptırım hususunda elimizde pek bir şey kalmadı” diyerek çaresizliği itiraf etti. Ayrıca Rusya’nın Ukrayna’ya gönderilen hava savunma sistemlerini sistematik olarak yok ettiğini de kabul etti.

Trump’ın ekibi, Moskova ile iktisadi işbirliği olasılığını masada tutarak çatışmayı bitirmeyi hedeflerken, yolsuzluğun boyutu ortaya çıktıktan sonra Kiev’e yapılacak her kuruş yardım Trump’ın itibarını zedeleyecek. Trump net konuştu: “350 milyar dolar harcadık, yeter.”

Napolyon’un sonu

Zelenskiy’in iktidara gelmesinde kilit rol oynayan oligark İgor Kolomoyskiy, mahkemede savcıların yüzüne karşı kameralar önünde o çarpıcı kehaneti dile getirdi:

“Generalissimus IV. Napolyon… Eh, Zelenskiy bir filmde Napolyon’u oynamıştı. Neredeydi o, Kaluga yakınlarında mı? Artık bunun bir önemi yok, çünkü yakında bu Napolyon gitmiş olacak.”

Zelenskiy ile kaçak dostu Mindıç arasındaki ilişkinin derinliğini anlamak önemli. Bugün internette ikisinin birlikte çekilmiş fotoğraflarını bulmak zor, hepsi temizlenmiş. Ancak gerçek şu: Zelenskiy ve Mindıç, Kiev’de, Gruşevskiy Caddesi 9a’daki aynı binada dairelere sahip. Oligark Kolomoyskiy’in dairesi de orada. Hatta Mindıç’ın o binada iki dairesi var ve biri, 2019’daki seçim kampanyası sırasında gayri resmi karargah olarak kullanıldı. Ocak 2021’de Zelenskiy’in doğum gününü o dairede kutladılar.

46 yaşındaki Timur Mindıç, hiçbir zaman resmi bir görev almadı ama 20 yıllık dostlukları baki. Mindıç, Zelenskiy’i 2008’de Kolomoyskiy ile tanıştıran kişiydi. Yani “Devlet Başkanı Zelenskiy” projesi, büyük ölçüde Mindıç’ın girişimidir. Hatta söylentilere göre Kolomoyskiy, kızıyla evli olmasa da Mindıç’a “damat” derdi.

Mindıç, Zelenskiy’in dürüst Devlet Başkanı Goloborodko’yu canlandırdığı Halkın Hizmetkarı dizisinin de yapımcısıydı. O dizideki Goloborodko şöyle diyordu: “Size söz veriyorum, çocukların ve ebeveynlerin gözüne bakarken utanmayacak şekilde yaşayacağım.”

Gerçek hayattaki yemin töreninde ise Zelenskiy şunları söylemişti: “Seçilmem, vatandaşların rüşvet, zenginleşme ve paylaşımdan ibaret bir ülke yaratan şişko politikacılardan bıktığını kanıtlıyor… Herkesin kanun önünde eşit olduğu bir ülke inşa edeceğiz.”

Tıpkı 2019’da Donbass’ta savaşı bitirme sözü verip savaşı körüklemesi gibi, bu da rol icabıydı. O zaman “Kahramanlarımız ölmesin diye her şeyi yapmaya hazırım. Gerekirse koltuğumu kaybetmeye hazırım” demişti.

Ve o konuşmanın sonunda: “Sevgili Ukraynalılar, önümüzdeki beş yıl boyunca bir daha ağlamamanız için her şeyi yapacağım” sözünü vermişti.

Batı bile artık gerçeği görmeye başlıyor. İngiliz The Spectator dergisinin şu ironisiyle bitirelim:

“Eski Devlet Başkanı Yanukoviç’in lüks malikanesinde bulunan altın klozet resmi, 2014 Maydan protestolarını ateşleyen yolsuzluğun sembolü olmuştu. Buradaki en büyük ironi şudur: Altın klozet sahiplerine karşı yapılan devrim, nihayetinde Rusya ile topyekûn bir savaşa yol açtı ve görünüşe göre bu savaştan elde edilen kârlar, daha fazla altın klozet satın almak için kullanıldı.”

The Economist: Zelenskiy için hesaplaşma saati yaklaşıyor

Diplomasi

BRICS Zirvesi: 13 dünya lideri Hindistan’da buluşuyor. Kimler geliyor, beklentiler ne?

Yayınlanma

Dünya liderleri BRICS Zirvesi kapsamında Yeni Delhi’de bir araya geliyor.

Başkent Yeni Delhi, cuma gününden itibaren BRICS Liderler Zirvesi için 12 devlet veya hükümet başkanını ağırlayacak. Ülkeler ve uluslararası kuruluşlardan gelecek 17 ayrı heyete ise dışişleri bakanları ve devlet başkan yardımcıları dahil olmak üzere farklı düzeylerde yetkililer başkanlık edecek.

Liderler, zirvenin gerçekleştirileceği iki gün olan cumartesi ve pazar günü yapılacak görüşmelere katılacak. BRICS, 11 üye ülke ve 10 ortak ülkeden oluşuyor.

Başbakan Narendra Modi, aralarında Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ve İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın da bulunduğu en az 15 konuk lider ve üst düzey yetkiliyle ikili görüşmeler gerçekleştirecek. Cumhurbaşkanı Droupadi Murmu da Pezeşkiyan ile görüşecek.

ThePrint, Hindistan’ın zirveye katılan heyetlerle ilişkilerinin mevcut durumunu ve görüşmelerde hangi konuların gündeme gelmesinin beklendiğini derledi:

Brezilya

Brezilya heyetine, cuma günü Yeni Delhi’ye ulaşan Dışişleri Bakanı Mauro Vieira başkanlık ediyor. Güney Amerika ülkesinde devlet başkanlığı seçimlerinin ekim ayının ilk haftasında yapılacak olması nedeniyle Devlet Başkanı Luiz Inacio Lula da Silva zirveye katılmayacak.

Lula, şubat ayında AI Impact Summit için Hindistan’a gelmiş ve Başbakan Modi ile ikili bir görüşme gerçekleştirmişti. Hindistan-Brezilya ilişkileri son bir yılda daha da yoğunlaştı. Modi geçen yıl BRICS Zirvesi için Rio de Janeiro’ya gitmişti.

İki ülke ayrıca Güney Amerika ticaret bloğu Mercosur ile Hindistan arasındaki tercihli ticaret anlaşmasının 2026 sonuna kadar genişletilmesi hedefini belirledi.

Vieira’nın zirve sırasında Modi ile görüşmesi mümkün olsa da şu ana kadar resmi bir görüşme planlanmış değil.

Rusya

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin cuma günü erken saatlerde Yeni Delhi’ye ulaştı ve saat 15.30’da Modi ile zirve kapsamındaki ilk ikili görüşmeyi gerçekleştirdi. 

Putin Hindistan’ı son olarak Aralık 2025’te yıllık Hindistan-Rusya Zirvesi için ziyaret etmişti.

Bu, iki liderin bu yılki ikinci görüşmesi oldu ve yaklaşık 45 dk sürdü. Modi ve Putin geçen ay Kırgızistan’da düzenlenen Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) Zirvesi’nin marjında da bir araya gelmişti.

Modi’nin bu yılın ilerleyen dönemlerinde yıllık zirve için Rusya’ya gitmesi de planlanıyor.

İki tarafın ekonomik ve stratejik ilişkilerin derinleştirilmesine odaklanması bekleniyor.

BRICS Zirvesi’nde Xi ve Modi bir araya gelecek mi?

Çin

Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, yedi yıl aradan sonra ilk kez Hindistan’ı ziyaret ediyor. Bu aynı zamanda iki ülkenin 2020’de Doğu Ladakh’taki Galwan bölgesinde yaşadığı çatışmalardan bu yana Xi’nin Hindistan’a yaptığı ilk ziyaret.

Xi’nin ziyareti, iki ülke arasındaki ilişkilerin istikrara kavuşturulması sürecinin devamı açısından kritik önem taşıyor.

Modi, Ağustos 2025’te Tianjin’de düzenlenen ŞİÖ Zirvesi için Çin’e gitmişti.

Hindistan-Çin ilişkileri, iki ülkenin Ekim 2024’te Fiili Kontrol Hattı (LAC) boyunca sürtüşme yaşanan bölgelerde karşılıklı olarak askerleri geri çekme konusunda anlaşmasından bu yana geçen iki yılda iyileşti.

Modi ve Xi’nin cumartesi günü saat 17.45’te liderler zirvesinin marjında ikili görüşme gerçekleştirmesi planlanıyor.

Bu, iki liderin Ekim 2024’ten bu yana yapacağı üçüncü ikili görüşme olacak.

Güney Afrika

Güney Afrika heyetine Devlet Başkanı Cyril Ramaphosa başkanlık edecek.

Modi ve Ramaphosa’nın pazar günü saat 16.10’da ikili görüşme gerçekleştirmesi planlanıyor.

Modi son yıllarda Güney Afrika’yı birkaç kez ziyaret etti. 2023’te Johannesburg’da düzenlenen BRICS Zirvesi’ne ve geçen yıl Güney Afrika’nın ev sahipliği yaptığı G20 Zirvesi’ne katıldı.

Güney Afrika, 2011’de BRIC grubuna katılarak oluşumun BRICS adını almasını sağlamıştı.

Mısır

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, BRICS Zirvesi için cuma günü geç saatlerde Hindistan’a ulaşacak.

Bu, Sisi’nin Eylül 2023’te düzenlenen G20 Liderler Zirvesi’nden bu yana Hindistan’a yapacağı ilk ziyaret olacak. Sisi ayrıca Ocak 2023’te Hindistan’ın Cumhuriyet Günü kutlamalarının onur konuğu olmuştu.

İki ülke aynı yıl ilişkilerini “stratejik ortaklık” seviyesine yükseltti.

Bununla birlikte Modi ve Sisi son bir buçuk yıl içinde yalnızca bir kez, bu yıl G7 kapsamında gerçekleştirilen kısa bir görüşmede bir araya geldi.

Modi ile Sisi, pazar günü saat 15.30’da zirvenin marjında ikili görüşme gerçekleştirecek.

Etiyopya

Etiyopya heyetine Başbakan Abiy Ahmed başkanlık edecek.

Hindistan-Etiyopya ilişkileri son yıllarda gelişme gösterdi. Modi, Aralık 2025’te Afrika ülkesine ilk ikili ziyaretini gerçekleştirmiş ve kendisine “Etiyopya Büyük Nişanı” takdim edilmişti.

Bu görüşme, iki liderin son bir yıl içindeki ikinci buluşması olacak.

Modi ve Ahmed cumartesi günü saat 10.00’da ikili görüşme gerçekleştirecek.

İran

Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, 2024’te İran Cumhurbaşkanı olmasından bu yana Hindistan’a ilk ziyaretini gerçekleştiriyor.

Pezeşkiyan, ülkesini ABD ile devam eden çatışma sürecinde yönetiyor. Modi ile Pezeşkiyan geçen ay Bişkek’te düzenlenen ŞİÖ Zirvesi’nin marjında görüşmüştü.

İki lider Batı Asya’daki durum konusunda temaslarını sürdürüyor.

İran, 2019’daki ABD yaptırımlarının ekonomik ilişkileri olumsuz etkilemesine rağmen Hindistan açısından önemli bir bölgesel ortak olmayı sürdürüyor.

Hindistan açısından İran’la daha derin bir angajman, zirve sonrasında tüm BRICS üyelerinin üzerinde uzlaşacağı bir liderler bildirisi yayımlanabilmesi bakımından da önem taşıyor.

Modi ve Pezeşkiyan cuma akşamı ikili görüşme gerçekleştirecek.

İran Cumhurbaşkanı ayrıca cumartesi günü saat 11.30’da Cumhurbaşkanı Murmu ile görüşecek.

Birleşik Arap Emirlikleri

Abu Dabi Veliaht Prensi Halid bin Muhammed bin Zayid Al Nahyan, BAE heyetine başkanlık edecek.

Bu, kendisinin şubat ayında AI Impact Summit için BAE heyetine başkanlık etmesinin ardından bu yıl Hindistan’a yapacağı ikinci ziyaret olacak.

BAE, Hindistan’ın Batı Asya’daki en yakın stratejik ortaklarından biri haline geldi.

Modi, bölgedeki çatışmaların yoğunluğunun azaldığı bu yıl içerisinde BAE’yi ziyaret etmişti.

BAE ile İran, bölgedeki çatışmada karşıt taraflarda yer alıyor.

Suudi Arabistan

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan Al Suud, krallığın Hindistan’a göndereceği heyete başkanlık edecek.

Suudi heyeti, cumartesi günü geç saatlerde gelmesi planlanan son heyet olacak.

Suudi Arabistan BRICS üyeliğini kabul ettiğini gruba resmi olarak bildirmemiş olsa da Riyad, BRICS toplantılarına ve çalışma gruplarına katılmaya davet edilmeye devam ediyor.

Dışişleri Bakanı, pazar günü düzenlenecek genişletilmiş katılımlı zirve toplantısına katılacak.

Endonezya

Endonezya Devlet Başkanı Prabowo Subianto, Ocak 2025’te Hindistan Cumhuriyet Günü’nün onur konuğu olarak gerçekleştirdiği son ziyaretin ardından yeniden Hindistan’a gelecek.

Prabowo o dönemde resmi devlet ziyareti kapsamında davet edilmiş ve Hindistan’da dört gün kalmıştı.

Hindistan-Endonezya ilişkileri son yıllarda daha da gelişti.

2022’de G20 dönem başkanlığını yürüten Endonezya, Bali’de düzenlenen zirveye ev sahipliği yapmıştı. Modi ile Xi, o zirvedeki akşam yemeğinde kısa bir görüşme gerçekleştirmişti. Bu görüşme, Galwan çatışmalarından bu yana iki lider arasındaki ilk temas olmuştu.

Modi, Hindistan’ın G20 Liderler Zirvesi’ne ev sahipliği yapmasından kısa süre önce, Eylül 2023’te ASEAN-Hindistan Zirvesi ve bağlantılı toplantılar için Endonezya’yı ziyaret etmişti.

BRICS Zirvesi sırasında Modi ile Prabowo arasında planlanmış resmi bir ikili görüşme bulunmuyor. Ancak iki liderin iki günlük zirve sırasında kısa bir görüşme gerçekleştirmesi bekleniyor.

Endonezya, Ocak 2025’te gruba katılarak BRICS’in en yeni üyesi oldu.

Ortak ülke heyetleri

BRICS’in 11 üyesinin yanı sıra, zirveye 10 ortak ülke de davet edildi.

Başbakan Modi, bu ülkelerin bazı liderleriyle de ikili görüşmeler gerçekleştirecek.

Belarus

Doğu Avrupa ülkesi Belarus’u Dışişleri Bakanı Maksim Rıjenkov temsil edecek.

Hindistan-Belarus ilişkileri son yıllarda gelişti. Birçok Hint şirketi, askeri teçhizat satın almak amacıyla Belaruslu savunma şirketleriyle ortaklıklar kurdu.

Belarus aynı zamanda Avrasya Ekonomik Birliği’nin (AEB) önemli üyelerinden biri.

Hindistan, AEB ile serbest ticaret anlaşması müzakereleri yürütüyor.

Belarus ayrıca 2024 yılında ŞİÖ’ye katıldı.

Bolivya

Bolivya’yı, ülkenin Yeni Delhi Büyükelçiliği Maslahatgüzarı Arlette Garcia temsil edecek.

Güney Amerika ülkesi BRICS’e katılmak istediğini daha önce açıklamıştı.

Hindistan Cumhurbaşkanı Ram Nath Kovind, 2019’da Bolivya’ya resmi bir ziyaret gerçekleştirmişti. Bu, bir Hindistan cumhurbaşkanının ülkeye yaptığı ilk ziyaretti.

Hindistan’ın La Paz’da büyükelçiliği bulunuyor.

Küba

Küba heyetine Dışişleri Bakanı Bruno Rodriguez Parrilla başkanlık edecek.

Küba, Batı Yarımküre’deki son büyük komünist ülke olmayı sürdürüyor.

Ülke son aylarda ABD’nin sert yakıt ve petrol ablukasıyla karşı karşıya kaldı. Washington, Havana’daki hükümeti değiştirmeyi ya da hükümeti müzakereye zorlamayı amaçlıyor.

Kazakistan

Kazakistan heyetine Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev başkanlık edecek.

Tokayev, pazar günü düzenlenecek genişletilmiş zirvede Avrasya Ekonomik Birliği’ni de temsil edecek.

Modi ile Tokayev’in pazar günü saat 14.30’da Bharat Mandapam’da ikili görüşme gerçekleştirmesi planlanıyor.

Tokayev, Yeni Delhi’den Güney Kore’ye geçerek Seul’e resmi bir devlet ziyareti gerçekleştirecek.

Malezya

Malezya Başbakanı Enver İbrahim, BRICS genişletilmiş zirvesinde ülkesinin heyetine başkanlık edecek.

Enver İbrahim başbakan olarak Hindistan’a ilk ziyaretini 2024’te gerçekleştirmiş, Modi ise bu yıl şubat ayında Malezya’ya bağımsız bir ikili ziyaret yapmıştı.

Modi’nin geçen yıl Malezya’nın ev sahipliği yaptığı ASEAN Zirvesi’ne katılması planlanmıştı ancak onun yerine Dışişleri Bakanı S. Jaishankar ülkeye gitmişti.

Modi ve İbrahim cumartesi günü saat 10.30’da ikili görüşme gerçekleştirecek.

Nijerya

Nijerya heyetine Devlet Başkan Yardımcısı Kashim Shettima başkanlık edecek.

Shettima ile Modi, pazar günü saat 17.10’da ikili görüşme gerçekleştirecek.

Nijerya, Hindistan açısından önemli bir enerji ortağı haline geldi.

Modi, Kasım 2024’te Nijerya’yı ziyaret etmiş ve kendisine “Nijer Nişanı Büyük Komutanı” unvanı verilmişti.

Tayland

Tayland heyetine Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Sihasak Phuangketkeow başkanlık edecek.

Tayland geçen yıl BRICS ortak ülkesi oldu.

Modi, Nisan 2025’te BIMSTEC Zirvesi için Bangkok’u ziyaret etmişti.

Tayland, Hindistan ve bölgedeki diğer ülkelerle birlikte BIMSTEC üyesi.

Hindistan ile Tayland arasında ayrıca yakın kültürel bağlar bulunuyor. Hindistan’dan çeşitli Budist kutsal emanetleri daha önce Tayland’a gönderilmişti.

Uganda

Uganda heyetine Devlet Başkan Yardımcısı Jessica Alupo başkanlık edecek.

Modi, zirve kapsamındaki son ikili görüşmesini pazar günü saat 17.40’ta Alupo ile gerçekleştirecek.

Modi 2018’de Uganda’yı ziyaret etmiş ve ülke parlamentosuna hitap etmişti.

Bu konuşmasında Hindistan’ın Afrika ile ilişkilerinde izlenecek 10 temel ilkeyi açıklamıştı.

Özbekistan

Özbekistan heyetine Başbakan Yardımcısı ve Ekonomi Bakanı Jamshid Kuchkarov başkanlık edecek.

Modi geçen ay bağımsız bir ikili ziyaret kapsamında Özbekistan’a gitmiş ve Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev ile görüşmüştü.

Özbekistan, Hindistan’ın Orta Asya’ya yönelik açılımında kilit ortaklardan biri olmayı sürdürüyor.

Vietnam

Vietnam heyetine Başbakan Le Minh Hung başkanlık ediyor.

Bu, bu yıl Vietnam’dan Hindistan’a yapılan ikinci üst düzey ziyaret olacak. Cumhurbaşkanı To Lam da yılın başlarında Hindistan’ı ziyaret etmişti.

Modi’nin Hung ile cumartesi günü saat 11.30’da ikili görüşme gerçekleştirmesi planlanıyor.

 

Okumaya Devam Et

Diplomasi

Putin ve Modi Yeni Delhi’deki BRICS Zirvesi kapsamında görüştü

Yayınlanma

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Hindistan Başbakanı Narendra Modi, Yeni Delhi’de düzenlenen BRICS Zirvesi kapsamında 45 dakikalık ikili görüşme gerçekleştirdi. Bharat Mandapam Kongre Merkezi’ndeki buluşmada Modi, Rus mevkidaşına 2 bin yıllık antik Hint felsefe eseri “Tirukkural”ın Rusça çevirisini takdim etti.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Hindistan Başbakanı Narendra Modi, Yeni Delhi’de düzenlenen BRICS Zirvesi kapsamında ikili görüşme yaptı.

Bharat Mandapam Kongre ve Sergi Merkezi’nde gerçekleşen ve 45 dakika süren görüşmede iki lider, ülkeleri arasındaki işbirliğini ele aldı.

Görüşmenin başlangıcında Modi, Putin’e antik Hint düşünürü Tiruvalluvar’ın kaleme aldığı ve Rusçaya çevrilen yaşam felsefesi eseri “Tirukkural”ı hediye etti. Modi takdim sırasında, “Bu kitap 2 bin yıl önce Hindistan’da yazıldı. Büyük yazar Tiruvalluvar eserinde insan hayatından, şefkatten ve devlet yönetiminden söz etti. Düşünceleri günümüzde de geçerliliğini koruyor. Bu kitabı Rusçaya tercüme ettik. Kitabın iki ülke halkları arasındaki bağları güçlendirmemize yardımcı olacağına inanıyorum” dedi.

Hediyeye teşekkür eden Putin, Hindistan Başbakanı’nın ikili ilişkilerin geliştirilmesine yönelik vurgusundan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Rus lider, “Sizin bu değerlendirmelerinizle birlikte tam olarak böyle olacaktır” ifadesini kullandı. Modi, Aralık 2025’te Putin’in Hindistan ziyareti sırasında da Rus lidere “Bhagavad Gita” destanının Rusça baskısını vermişti.

Putin, Modi’yi 24’üncü Yıllık Rusya-Hindistan Zirvesi için Rusya’ya davet etti; Modi de bu daveti kabul etti.

Ziyaretin kesin tarihlerinin daha sonra belirleneceği açıklandı. İki lider görüşmenin tamamlanmasının ardından aynı limuzine binerek Yeni Delhi’deki “INNOPROM. Hindistan” sergisine geçti. Putin gün içinde ayrıca BRICS İş Forumu’nun yıllık genel kurul oturumuna hitap edecek.

İki lider en son 31 Ağustos’ta Bişkek’te toplanan Şanghay İşbirliği Örgütü Zirvesi marjında Ala-Arça devlet konutunda bir araya gelmişti. Liderler o görüşmede iki ülke arasındaki ekonomik ortaklığı ve Ukrayna’daki durumu ele almıştı.

Rusya Devlet Başkan Yardımcısı Yuriy Uşakov, Moskova yönetiminin iki lider arasındaki güvene dayalı ilişkiye değer verdiğini ve tarafların güncel konuları gayriresmi ortamlarda açıkça değerlendirmeyi tercih ettiğini kaydetti.

Hindistan’a üç günlük bir çalışma ziyareti yapan Putin, örgütün kuruluşunun 20’nci yıldönümüne denk gelen 18’inci zirve programı kapsamında başka liderlerle de temaslarda bulunacak.

Uşakov’un aktardığı programa göre Rus lider; Güney Afrika Cumhurbaşkanı Cyril Ramaphosa, Malezya Başbakanı Enver İbrahim, Etiyopya Başbakanı, Abu Dabi Veliaht Prensi ve BRICS Yeni Kalkınma Bankası Başkanı ile ayrı ayrı görüşmeler yapacak. Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi ile de olası bir temas planlanıyor.

Adını kurucu ülkeleri Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika’nın İngilizce baş harflerinden alan ve gelişmekte olan ekonomileri buluşturan BRICS’in 18’inci zirvesi, 11-13 Eylül tarihleri arasında Yeni Delhi’de düzenleniyor.

Okumaya Devam Et

Diplomasi

Ermenistan, Rus gazına alternatif arıyor

Yayınlanma

Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, ülkesinin doğalgaz tedarikinde Rusya’ya alternatif kaynakları araştırdığını açıkladı. Halihazırda tüketiminin yüzde 82’sinden fazlasını Rus enerji şirketi Gazprom üzerinden sağlayan Erivan yönetimi, farklı kaynaklara açık olduğunu vurguluyor.

Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, ülkesinin doğalgaz tedarik kaynaklarını çeşitlendirme olanaklarını değerlendirdiğini açıkladı.

Newsarmenia haber portalının aktardığına göre Paşinyan, Avrasya Ekonomik Birliği’nden (AEB) ayrılma ihtimali karşısında Rus doğalgazına alternatif arayıp aramadıkları yönündeki soruya yanıt verdi.

Hükümetin çeşitlendirmeye gitmeyeceği hiçbir alanın olmadığını vurgulayan Paşinyan, gaz alımında farklı güzergahlara açık olduklarını belirtti.

Paşinyan açıklamasında, “Ermenistan’da doğalgaz ucuz değil. Sınırdan tüketiciye ulaşana kadar geçen süreçte, diğer ülkelerle kıyaslandığında en yüksek fiyat artışı Ermenistan’da yaşanıyor. Gazprom Armenia şirketi büyük kârlar elde ediyor ve bu da kayda geçirmemiz gereken ayrı bir gerçek” dedi.

Rus enerji şirketi Gazprom, halihazırda Ermenistan’ın tek doğrudan doğalgaz tedarikçisi konumunu koruyor. Ülkedeki doğalgaz iletim şebekesinin işletmesini ise tamamı Rus enerji devine ait olan yan kuruluş Gazprom Armenia yürütüyor.

Ermenistan, 2009 yılından bu yana İran’dan da doğalgaz alıyor. Ancak bu sevkiyat, 2030 yılına kadar geçerliliği korunan elektrik karşılığı doğalgaz takas anlaşması kapsamında gerçekleşiyor. Erivan yönetimi İran’dan aldığı gazı elektriğe dönüştürüyor ve bir metreküp doğalgaz karşılığında İran’a 3 kilovatsaat elektrik ihraç ediyor. Takas programına dahil santraller bir metreküp İran gazından 4 ila 4,5 kilovatsaat elektrik üretiyor; arta kalan elektrik ise Ermenistan’ın iç tüketiminde kalıyor.

FinPort verilerine göre 2025 yılında Ermenistan’ın doğalgaz ihtiyacının yüzde 82,4’ünü Rusya karşıladı. Bu oran 2 milyon 229 bin 697,4 metreküpe karşılık gelirken, kalan miktar İran’dan temin edildi.

ArmRadio’nun haberine göre Paşinyan enerji politikasındaki yaklaşımı şu sözlerle dile getirdi:

“İkinci bir kaynaktan gaz alma veya bu kaynaktan daha fazla gaz tedarik etme imkanı doğarsa bu yolu seçeriz; üçüncü bir kaynaktan alma imkanı çıkarsa o yönde ilerleriz; dördüncü bir seçenek oluşursa yine bu adımı atarız. TRIPP kapsamında Ermenistan üzerinden geçecek ve bize transit geçiş geliri sağlayacak bir boru hattı inşa etme olanağı doğarsa bu yolu da değerlendirebiliriz.”

Nisan ayı başında Ermenistan Parlamento Başkanı Alen Simonyan, Rusya’dan ithal edilen doğalgazın fiyatının artması halinde Erivan’ın Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütü (KGAÖ) ile Avrasya Ekonomik Birliği’nden ayrılma sürecini başlatacağını söylemişti.

Paşinyan ise Rusya’yı saygı gösterilmesi gereken bir süper güç olarak nitelendirmiş ve Erivan’ın Moskova’ya asla zarar vermeyeceğini dile getirmişti. Ermenistan Başbakanı aynı zamanda Rusya’nın çıkarlarını Ermenistan’ın çıkarlarının önüne koymayacağının altını çizmişti.

Kremlin yönetimi, Ermenistan’ın KGAÖ üyeliğinin Erivan’ın egemen kararı olduğunu belirtmişti. Ancak Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Paşinyan ile gerçekleştirdiği görüşmede Ermenistan’ın hem Avrupa Birliği hem de AEB Gümrük Birliği içinde aynı anda yer alamayacağını hatırlatmıştı.

Mayıs ayı sonunda Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, Erivan yönetiminin Avrupa Birliği’ne katılım sürecini sürdürmesi halinde, Rusya Büyükelçiliğinin doğalgaz ve petrol ürünleri tedariki işbirliği anlaşmasının askıya alınabileceği veya feshedilebileceği konusunda Ermenistan’ı resmi olarak uyardığını açıklamıştı.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English