Asya
2026 Asya Gündemi: Seçimler, diplomatik rekabet, zirveler

2025 Asya için, ABD’nin gümrük vergileriyle ticaretin büyük ölçüde aksadığı, Güney ve Güneydoğu Asya’da çatışmaların yaşandığı, Güney Kore ve Japonya’da iktidarların değiştiği, Çin’in Trump ile ticaret müzakereleri yürüttüğü bir yıl oldu.
2026’da ise Asya’yı bol seçimli, siyasi çalkantılı ve diplomatik zirveli bir yıl bekliyor. Nikkei Asia, Asya için öne çıkan gelişmeleri derledi:
OCAK
Japonya’da Abe suikastı kararı
Japonya’da bir bölge mahkemesi, 2022’de eski Başbakan Shinzo Abe’nin suikastı ile ilgili kararı 21 Ocak’ta açıklayacak. Bu dava, Abe dahil olmak üzere muhafazakar politikacılarla güçlü bağları olan bir tarikat olan Birleşme Kilisesi’nin faaliyetlerini gündeme getirdi. 45 yaşındaki katil zanlısı Testuya Yamagami ve ailesi, annesinin bu örgüte yaptığı büyük bağışlar nedeniyle maddi sıkıntılar yaşıyordu.
Myanmar seçimleri
Myanmar cuntasının Birlik Seçim Komisyonu, 28 Aralık’ta 102 ilçede gerçekleştirilen ilk aşamanın ardından, 11 Ocak’ta 100 ilçede genel seçimlerin ikinci aşamasını gerçekleştirecek. Üçüncü aşamanın ise 25 Ocak’ta yapılması bekleniyor. Ülke hala iç savaşın içinde ve siyasi belirsizlikle karşı karşıya olmasına rağmen seçimler gerçekleştiriliyor. Bölge ülkeleri, ordunun müttefiklerinin hakim olduğu sıkı bir parti sistemi içindeki şüpheli seçmen listeleri konusunda endişeli.
Vietnam Komünist Partisi kongresi
Vietnam Komünist Partisi üyeleri, ülkenin dört bir yanından Hanoi’de toplanarak partinin en büyük toplantısını gerçekleştirecek. Toplantıda, önümüzdeki beş yıl için ülkenin en üst düzey liderlerinin seçimi de yapılacak. Parti kongresi, Vietnam’ın son kırk yılın en kapsamlı reformlarını gerçekleştirdiği kritik bir dönemde düzenleniyor. Yeni liderler, ülkenin 2026’dan itibaren yıllık en az %10 ekonomik büyüme dahil olmak üzere iddialı hedeflerine ulaşıp ulaşamayacağını belirlemede kilit rol oynayacak.
ŞUBAT
Bangladeş seçimleri ve referandumu
12 Şubat’ta Bangladeş, Ağustos 2024’te Başbakan Şeyh Hasina’nın görevden alınmasından bu yana ilk seçimlerini ve Temmuz Şartı olarak bilinen reform paketi hakkında bir referandum düzenleyecek. Bangladeş Milliyetçi Partisi, fiili lideri Tarique Rahman’ın Londra’dan dönüşüyle ivme kazanarak seçimlerin favorisi olarak görülüyor. İslamcı Jamaat-e-Islami’nin ise ikinci sırada yer alması bekleniyor. 2024 ayaklanmasını yöneten öğrenciler tarafından kurulan Ulusal Vatandaş Partisi ise anketlerde geride kalıyor. Milliyetçi-İslamcı partiler Bangladeş’te güç kazanıyor.
Tayland seçimleri
8 Şubat’ta yapılacak genel seçimlerde Taylandlılar, alt meclisteki 500 milletvekili için oy kullanacak. Toplamın 400’ü ülke genelindeki seçim bölgelerinde seçilirken, kalan 100 sandalye her partiye verilen toplam oy sayısına göre dağıtılacak. Seçim Komisyonu, parlamentonun Nisan ayında yeni başbakanı seçmek için toplanmasından önce yaklaşık bir ay boyunca tüm milletvekillerini onaylayacak.
Laos seçimleri
Laoslular, iktidardaki Laos Halk Devrimci Partisi kongresi öncesinde 22 Şubat’ta sandık başına giderek Ulusal Meclis ve İl Halk Meclisleri temsilcilerini seçecek. Tokyo Üniversitesi profesörü Toshiro Nishizawa, kongrede liderlik geçişinin teknokratların ekonomiyi daha fazla yönlendirmesine yol açacağını öngörüyor.
MART
Nepal seçimleri
Nepal, 5 Mart’ta, eylül ayında şiddetli protestoların ülke geneline yayılması ve 76 kişinin hayatını kaybetmesi üzerine, Batı tarafından “Z kuşağı” diye adlandırılan protestocuların o dönemki Başbakan K.P. Sharma Oli’nin seçilmiş hükümetini devirmesinden bu yana ilk parlamento seçimlerini gerçekleştirecek. Kasım ayı sonunda aday kayıtları kapandığında, Nepal Kongresi, CPN-UML ve Maoist Merkez dahil 100’den fazla siyasi parti adaylığını açıklamıştı.
Çin Ulusal Halk Kongresi
Çin, Komünist Parti liderlerinin ülkenin önümüzdeki beş yıllık ekonomik planını gözden geçirip onaylayacağı yıllık Ulusal Halk Kongresi’ni düzenleyecek. Plan, ekim ayında partinin önemli dördüncü genel kurulunda tartışıldı ve dünyanın ikinci büyük ekonomisi ABD ile uzun süreli bir süper güç rekabetine girerken, teknolojik yenilik ve kendi kendine yeterlilik konularına yoğun bir şekilde odaklanıldı.
NİSAN
Trump’ın Çin gezisi olasılığı
ABD Başkanı Donald Trump, nisan ayında Çin’i ziyaret etmeyi planladığını ve muhtemelen rakibi Xi Jinping ile iki ülke arasındaki ilişkileri yeniden şekillendirebilecek bir dizi zirve toplantısı başlatacağını söyledi. İki lider, ekim ayı sonunda Güney Kore’de bir araya geldiklerinde ticaret ateşkesini kesinleştirdiler ve gümrük vergileri ve nadir toprak elementleri konusundaki gerilimi azalttılar, ancak birçok konu çözümlenmemiş kaldı.
Çin otomobil fuarı
Çin’in en önemli otomobil fuarı, en son araç teknolojilerini sergileyecek şekilde 24 Nisan’da Pekin’de açılacak. Çinli elektrikli araç üreticilerinin hızlı yükselişi, küresel endüstriyi bir dönüm noktasına getirdi. Organizatörün web sitesine göre, Auto China fuarı 380.000 metrekareye yayılacak ve 1.000’den fazla katılımcıya ev sahipliği yapacak.
MAYIS
Shangri-la Diyaloğu
Asya’nın en büyük savunma konferansı olan Shangri-la Diyaloğu, ABD-Çin rekabetinin arka planında bir kez daha düzenlenecek. Üst düzey askeri yetkililer ve güvenlik analistlerinin yıllık konferansa katılması beklenirken, dünyanın en büyük iki ekonomisinin savunma bakanlarının katılıp katılmayacağı merak konusu.
HAZİRAN
FIFA Dünya Kupası
11 Haziran’da, FIFA Dünya Kupası, ev sahibi ülkeler Meksika ve Güney Afrika’nın Meksiko’da karşılaşmasıyla başlayacak. ABD ve Kanada’nın da ev sahipliği yaptığı turnuvada, Asya-Pasifik ülkeleri Japonya, Güney Kore, Avustralya, Yeni Zelanda ve Özbekistan, ikonik altın kupayı kazanmak için mücadele edecek, ancak bu ülkeler arasında favori olarak gösterilen yok. Final maçı 19 Temmuz’da New Jersey’de oynanacak.
Güney Kore yerel seçimleri
Güney Koreliler, geleneksel olarak iktidar partisinin ilk dönem karnesi olarak görülen yerel seçimlerde, ülke genelinde belediye başkanları ve diğer belediye yöneticilerini seçecek. Seçimler, Cumhurbaşkanı Lee Jae Myung’un görevdeki ilk yılını doldurmasıyla gerçekleşecek. En çok ilgi çeken koltuk, nüfusun beşte birinin yaşadığı Seul belediye başkanlığı olacak. Konut ve istihdam yaratma gibi temel konular seçim öncesi tartışmaların ana gündem maddelerini oluşturacak gibi görünüyor.
Dalian’da “Yaz Davos”
Dünya Ekonomik Forumu, yıllık yaz toplantısını 23-25 Haziran tarihleri arasında Çin’in kuzeydoğusundaki Dalian kentinde gerçekleştirecek. Konferans, akademisyenleri, politikacıları, yöneticileri ve diğer kişileri bir araya getirerek güncel küresel konuları tartışacak.
TEMMUZ
Ankara’da NATO zirvesi
2025 yılında Lahey’de düzenlenen tarihi NATO zirvesinde müttefikler, 2035 yılına kadar gayri safi yurtiçi hasılanın %5’ini savunmaya ayırmayı taahhüt ettikten sonra, transatlantik savunma paktı, Ukrayna, Orta Doğu ve Kafkasya’ya yakın stratejik bir konumda bulunan Ankara’da yıllık toplantısını düzenliyor. Bu, 2004 yılındaki toplantının ardından Türkiye’nin ikinci kez zirveye ev sahipliği yapması anlamına geliyor.
AĞUSTOS
Yeni J. League takviminin başlangıcı
32 sezonun ardından, Japonya’nın futbol J. Ligi takvimini değiştirerek Avrupa tarzı sonbahar-ilkbahar sezonuna geçiyor. Geçişin sorunsuz olması için, Ağustos-Mayıs sezonunun başlamasından önce Şubat-Mayıs ayları arasında bir mini lig düzenlenecek. Amaç, takvimi küresel transfer dönemlerine daha iyi uyumlu hale getirerek oyuncu değerlerini artırmak, ülkenin zorlu yaz aylarında oynanan maç sayısını azaltmak ve kıtasal yarışmalarla daha iyi senkronize olmaktır.
EYLÜL
Semicon Tayvan
Yılın en önemli teknoloji ve çip endüstrisi etkinliklerinden biri 2 Eylül’de Taipei’de başlıyor. Geçen yılki etkinlik, 100.000’den fazla ziyaretçi ve 1.200’den fazla katılımcıyla rekor kırdı. Semicon, düzenli olarak sektörün en büyük isimlerini çekiyor ve geçmişte Taiwan Semiconductor Manufacturing Co., Nvidia ve Infineon’un yöneticileri konuşmacı olarak yer aldı.
Şanghay İşbirliği Örgütü zirvesi
Çin liderliğindeki Şanghay İşbirliği Örgütü, bu kez Kırgızistan’ın başkenti Bişkek’te yıllık zirvesini gerçekleştirecek. Diğer Orta Asya ülkeleri ile Rusya, Hindistan, Pakistan ve İran’ı da içeren grubun bu toplantısının güvenlik odaklı olması bekleniyor.
EKİM
Uluslararası Denizcilik Örgütü’nün net sıfır tartışmaları
Uluslararası Denizcilik Örgütü’nün Net Sıfır Çerçevesi, IMO üyeleri tarafından yılın başlarında geçici olarak kabul edilmesine rağmen, ABD’nin ortak muhalefeti karşısında Ekim 2025’teki toplantıda kabul edilmedi. Bunun yerine, küresel yakıt standardı ve deniz taşımacılığı emisyonları için fiyatlandırma mekanizmasından oluşan çerçeveye ilişkin oylamanın bir yıl ertelenmesi kararlaştırıldı. Sektör, küresel enerji kaynaklı karbondioksit emisyonlarının yaklaşık %2’sini oluşturmaktadır.
KASIM
Filipinler’de ASEAN Zirvesi
Elçiler ve liderler, Asya için en önemli zirvelerden biri olan ASEAN Zirvesi için Filipinler’de bir araya gelecek. Tüm gözler, grubun yeni başkanı olarak Manila’ya çevrilmiş durumda. Manila’nın görev süresi, derinleşen jeopolitik çatlaklar ve ekonomik zorluklar karşısında bloğun dayanıklılığını belirleyecek.
APEC toplantısı, Shenzhen
Çin, 18 ve 19 Kasım tarihlerinde Shenzhen’de Asya-Pasifik Ekonomik İşbirliği liderler toplantısına ev sahipliği yapacak. Toplantının temasını “Birlikte Refah İçinde Yaşamak için Asya-Pasifik Topluluğu Oluşturmak” olarak belirleyen Çin, ABD, Japonya, Tayvan ve diğer ülkelerle tırmanan gerilimin aksine bir tavır sergiliyor.
BM iklim konferansı, Türkiye
Birleşmiş Milletler’in yıllık iklim görüşmeleri Türkiye’nin Antalya kentinde yapılacak, ancak Ankara ve Canberra arasında ev sahipliği konusunda uzlaşma sağlanmasının ardından müzakerelerin başkanlığını Avustralya üstlenecek. 2025’te Brezilya’da düzenlenen konferansta petrol üreticisi ülkelerin muhalefeti nedeniyle fosil yakıtların aşamalı olarak kaldırılmasına yönelik bir yol haritası üzerinde anlaşma sağlanamamış, bu kez ilerleme kaydedilip kaydedilemeyeceği odak noktası olacak. Hindistan ve Çin’in Brezilya’da iklim sorunu haline getirilmesine katkıda bulunduğu ticaret konusu yine gündemde olacak.
Bangladeş, Nepal ve Laos en az gelişmiş ülke statüsünden çıkıyor
Birleşmiş Milletler kararının üzerinden beş yıl geçtikten sonra, Bangladeş, Nepal ve Laos 24 Kasım’da en az gelişmiş ülke statüsünden çıkmaya hazırlanıyor. Bu, ülkelerin ekonomik kalkınmasında bir dönüm noktası olacak. Ancak, bu kategoriden çıkmak ticaret dahil bazı avantajların kaybı anlamına geliyor ve Bangladeş’te bu statüden çıkmanın ertelenip ertelenmemesi konusunda tartışmalar bile yaşandı. Dakka, geçişi sorunsuz hale getirmek için şu anda ticaret anlaşmaları imzalamaya çalışıyor.
Tayvan yerel seçimleri
Tayvan’da seçmenler 28 Kasım’da belediye başkanları, belediye meclisi üyeleri ve diğer yetkililer için oy kullanacak. Tayvan lideri Lai Ching-te’nin Demokratik İlerleme Partisi, ana muhalefet partisi Kuomintang ve yeni lideri Cheng Li-wun ile mücadele ederken, yerel seçimler genel siyasi ivmenin yakından izlenecek bir göstergesi olacak.
ARALIK
Yeni Zelanda seçimleri
Yeni Zelanda, mevcut parlamentonun feshedilmesi veya görev süresinin dolmasının ardından seçimler düzenleyecek ve oy kullanma için son tarih 19 Aralık olacak. İktidar koalisyonunun baskın üyesi olan Ulusal Parti ile 2023’teki önceki seçimlerde yenilgiye uğrayan muhalefet partisi İşçi Partisi, şu anda anketlerde başa baş gidiyor.
G20 zirvesi
G20 zirvesi, 14 Aralık’tan itibaren iki gün boyunca Trump’ın Miami’deki golf tesisinde yapılacak. Asya ‘nın büyük güçleri Çin, Hindistan ve Japonya için önemli bir diplomatik platform oluşturacak olan bu etkinliğe, ABD başkanının davetiyle Kazakistan ve Özbekistan liderleri de katılacak.
Asya
Japonya ve Filipinler’in deniz sınırı görüşmeleri Çin’i neden öfkelendirdi?

Tokyo ve Manila’nın, Japonya ile Filipinler arasındaki münhasır ekonomik bölgelerin (MEB) ve kıta sahanlığının deniz sınırını belirlemek üzere resmî müzakerelere başlayacaklarını açıklamasının ardından, Tayvan’ın doğusundaki sular yeni bir gerilim noktası hâline geldi.
Batı Pasifik Okyanusu’nda yeni bir gerilim noktası ortaya çıkarken, Pekin’in Tayvan’ın doğusundaki sulardaki varlığını güçlendirmesi bekleniyor.
Pazartesi günü Çin Sahil Güvenliği bölgede kolluk devriyeleri gerçekleştirdi ve Pekin’in hem iç hukuk hem de uluslararası hukuk kapsamında kendi MEB ve kıta sahanlığı haklarını koruma iddiasını uygulamaya koydu.
Tayvan Sahil Güvenliği, pazartesi günü saat 11.00 sularında ana adanın güneydoğu kıyısından yaklaşık 64 km açıkta yer alan Orchid Adası’nın yaklaşık 51 ila 52 deniz mili güneydoğusunda tespit edilen iki Çin gemisini izlediğini ve takip ettiğini açıkladı.
South China Morning Post, Japonya ile Filipinler arasındaki sınır görüşmeleri ve bunların uluslararası hukuk ile jeopolitik açısından sonuçları hakkında bilinmesi gerekenleri derledi:
Tokyo ve Manila neden sınırlandırma görüşmeleri istiyor?
Japonya ve Filipinler’in ortak kara sınırı yok. Ancak kıyı devletleri olarak, kıyılarından itibaren 200 deniz mili —370 km ya da 230 mil— genişliğinde bir münhasır ekonomik bölge ilan etme hakkına sahipler.
Okinawa Adası’nın yaklaşık 400 km güneybatısındaki Yaeyama Adaları ile Filipinler’in en kuzeyindeki Mavulis Adası esas alınarak ölçüm yapıldığında, iki ülkenin MEB’leri Batı Pasifik Okyanusu’nda birbirine temas ediyor; hatta örtüşüyor.
Ayrıca bu alan, Çin’e bağlı olan ve Pekin’in egemenliği için ‘kırmızı çizgi’ olarak gördüğü ve gerekirse güç kullanarak yeniden birleştirmeyi hedeflediği Tayvan adasının 200 deniz millik MEB’iyle de örtüşüyor.
Amerika Birleşik Devletleri ve müttefikleri Japonya ile Filipinler dâhil çoğu ülke, Tayvan’ı bağımsız bir devlet olarak tanımıyor ve Çin’e bağlı olduğunu Birleşmiş Milletler kararıyla kabul ediyor. Ancak Washington, Tayvan’ı Çin’e karşı bir koz olarak kullanarak adaya silah tedarik etmeyi taahhüt ediyor ve müttefiklerini de buna teşvik ediyor.
Görüşmeler hakkında ne biliyoruz?
Japonya Başbakanı Sanae Takaichi ve Filipinler Devlet Başkanı Ferdinand Marcos Jr., perşembe günü Tokyo’da gerçekleştirdikleri zirvenin ardından yayımlanan ortak açıklamaya göre, “münhasır ekonomik bölgenin ve kıta sahanlığının deniz sınırını belirlemek üzere resmî müzakerelere başlamayı” kabul etti.
Açıklamada, bu kararın “uluslararası hukuka, özellikle Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi’nin —UNCLOS— ilgili hükümlerine uygun olarak ve bölgedeki hukuki kesinliği artırmak amacıyla ilgili uluslararası içtihatlar rehberliğinde” alındığı belirtildi.
Ancak iki taraf, müzakerelerin kesin coğrafi kapsamını açıklamadı. Bu da, eğer Pekin ya da Taipei tarafından talep edilen alanları kesecek şekilde ikili bir hat çizerlerse, söz konusu sınırın dışarıda bırakılan hak sahiplerine karşı hukuken ileri sürülemeyeceği anlamına geliyor.
Buna bir örnek, Doğu Çin Denizi’nde Pekin’in kıta sahanlığı iddialarını devre dışı bırakan 1974 tarihli Japonya-Güney Kore ortak kalkınma anlaşmasıdır. Pekin, bu anlaşmayı derhâl tamamen yasadışı ve geçersiz ilan etmişti; bu tutumunu bugün de sürdürüyor.
Tokyo ve Manila sınırlandırmadan ne elde eder?
UNCLOS’a göre bir kıyı devleti, 200 deniz millik MEB’i içinde tüm doğal kaynakları araştırma, işletme ve yönetme konusunda münhasır haklara sahiptir. Bu haklar, deniz yatağı ve deniz altı toprağındaki petrol, doğal gaz ve diğer mineralleri kapsar ve kıta sahanlığı haklarıyla büyük ölçüde örtüşür.
Uluslararası hukuk ayrıca bir kıyı devletine, MEB içinde tüm yapay tesislerin inşasını ve işletilmesini, ayrıca deniz bilimsel araştırmalarını yetkilendirme, düzenleme ve denetleme yönünde yürütme yetkileri tanır.
Hainan Adası merkezli Güney Çin Denizi Çalışmaları Ulusal Enstitüsü’ndeki Uluslararası ve Bölgesel Meseleler Araştırma Merkezi Direktörü Ding Duo, Tokyo ve Manila’nın deniz sınırı görüşmelerinin kapsadığı alanlarda güvenlik işbirliğini artırmayı ve ortak kaynak geliştirme faaliyetleri yürütmeyi de hedefleyebileceğini söyledi.
Dikkat çekici biçimde, Yaeyama Adaları Japonya’nın en güneybatıdaki takımadalarını oluşturuyor ve Çin’in Batı Pasifik’e askerî erişimini kısıtlamayı amaçlayan, Doğu Asya kıyı şeridi boyunca uzanan takımadalar dizisi olarak bilinen “birinci ada zinciri” üzerinde yer alıyor.
Ding, “Sınırlandırma aynı zamanda Çin’in birinci ada zinciri içindeki operasyon alanını daraltmayı da hedefleyebilir” dedi.
Pekin ve Taipei nasıl tepki verdi?
Pekin, cuma günü müzakereleri “tamamen yasadışı ve hükümsüz” olarak kınadı.
Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mao Ning, Pekin’in iki hükümete protesto girişiminde bulunduğunu söyledi.
Pazartesi günü yaptığı açıklamada Çin Sahil Güvenliği Sözcüsü Jiang Lue, sahil güvenliğin ilgili sulardaki kontrol ve yönetimini güçlendirmeye devam edeceğini ve “Çin’in toprak egemenliğini ve denizlerdeki hak ve çıkarlarını kararlılıkla korumak” için somut önlemler alacağını belirtti.
Salı sabahı düzenlenen olağan basın toplantısında Tayvan Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hsiao Kuang-wei, Japonya ve Filipinler’den açıklamalarında bahsettikleri deniz sınırı belirleme sürecine ilişkin ayrıntı vermelerini istediklerini söyledi.
Japonya ve Filipinler’in müzakere ettiği suların Tayvan’ın sularıyla önemli ölçüde örtüştüğünü dikkate alan bakanlık, iki ülkeyi süreç boyunca bu gerçeği göz önünde bulundurmaya çağırdı.
Hsiao, Tokyo ve Manila’nın Tayvan’ın hak ve çıkarlarını dışlamaması ya da ihlal etmemesi gerektiğini belirterek, Tayvan ile istişarelerde bulunmaları gerektiğini söyledi.
Çin’deki gözlemciler, Pekin’in Tayvan’ın doğusundaki sulardaki varlığını güçlendirmesini beklediklerini ifade etti.
Çin’in en üst düzey devlet bağlantılı düşünce kuruluşu olan Çin Sosyal Bilimler Akademisi’nde araştırmacı Yang Xiao, “Onlar [Japonya ve Filipinler] üç taraflı örtüşen bir bölgede müzakere ettiklerine göre, biz de Tayvan’ın doğusundaki sular üzerindeki yetki alanımızı ilerletmek için daha ileri adımlar atabiliriz” dedi.
Devlet yayıncısı CCTV ile bağlantılı bir sosyal medya hesabı olan Yuyuan Tantian’ın aktardığına göre Yang, “Karşı taraf pervasız ve yıkıcı adımlar atacağına göre, biz de kaçınılmaz olarak yeni karşı önlemler devreye sokacağız” ifadelerini kullandı.
Asya
Güney Kore borsası Hindistan’ı geride bırakarak dünya altıncısı oldu

Güney Kore hisse senedi piyasası, yapay zeka sektörüne yönelik güçlü küresel ilginin etkisiyle Hindistan’ı geride bırakarak dünyanın en büyük altıncı borsası konumuna yükseldi. Bloomberg verilerine göre, Kospi endeksinin piyasa değeri 2026 başından itibaren yüzde 86’dan fazla artarak 5 trilyon dolara ulaşırken, Hindistan borsası gerileyerek yedinci sıraya yerleşti.
Güney Kore hisse senedi piyasası, Hindistan’ı geride bırakarak dünyanın en büyük altıncı borsası unvanını elde etti.
Seul yönetimindeki piyasalar, mayıs ayının başında da Kanada’yı geride bırakarak yedinci sıraya yerleşmişti.
Borsadaki bu yukarı yönlü ivmenin temel itici gücü olarak yapay zeka teknolojilerine yönelik devam eden yüksek küresel ilgi gösteriliyor.
Bloomberg tarafından yapılan hesaplamalara göre, Güney Kore hisse senedi piyasasının ana endeksi Kospi’nin toplam kapitalizasyonu, 2026 yılının başından bu yana yüzde 86’nın üzerinde bir artış kaydederek 5 trilyon dolara ulaştı.
Aynı dönemde Hindistan hisse senedi piyasasını temsil eden Nifty 50 endeksinin toplam hacmi ise gerileyerek 4,8 trilyon dolar seviyesine düştü.
Dünya borsaları sıralamasında güncel verilere göre ilk sırada 79,47 trilyon dolar piyasa değeriyle ABD yer alıyor. ABD’yi sırasıyla 15,09 trilyon dolarla Çin, 8,63 trilyon dolarla Japonya ve 7,24 trilyon dolar değerindeki Hong Kong piyasası takip ediyor.
Tayvan 5,15 trilyon dolarlık piyasa değeriyle listenin beşinci sırasında konumlanırken, hemen ardından 5,04 trilyon dolarla Güney Kore geliyor.
Hindistan ise bu gelişmeler neticesinde altıncı sıradan yedinci sıraya gerilemiş bulunuyor. Güney Kore, mayıs ayının başında da bu sıralamada Kanada piyasasını geride bırakmıştı.
Bloomberg, Güney Kore piyasasında gözlenen bu büyümenin arkasında, küresel yapay zeka endüstrisinin gelişimini sağlayan en büyük mikroçip üreticilerinin hisselerine yönelik yoğun talebin bulunduğunu aktardı.
Bununla birlikte analizde, yatırımcıların bahislerini ağırlıklı olarak yapay zeka sektöründe yoğunlaştırmasının, piyasada aşırı ısınma risklerine dair endişeleri de beraberinde getirdiği ifade edildi.
Reed Capital Partners Yatırım Direktörü Gerald Gan gelişmeye ilişkin yaptığı değerlendirmede, “Bu büyüme, sonraki teknolojik inovasyon dalgasında Güney Koreli teknoloji şirketlerinin süregelen önemini vurguluyor. Aynı zamanda bu durum, küresel sermaye akışlarının bir zamanlar Batı piyasalarının gölgesinde kalan ancak günümüzde teknolojinin ve büyümenin geleceğini şekillendirmede giderek daha belirgin bir rol oynayan büyük Asya ekonomilerine doğru geniş çaplı kayışını yansıtıyor” ifadelerini kullandı.
Diğer taraftan Asset Value Investors Kıdemli Yatırım Analisti Ross McGarry, Güney Kore için asıl sınavın, bu büyüme performansını kurumsal yönetim alanında gerçekleştirilecek gerçek reformlar ve yapısal değişikliklerle koruyup koruyamayacağı olacağını ekledi.
Bloomberg analizine göre Hindistan, para birimi rupinin zayıflaması, rekor düzeydeki yabancı sermaye çıkışları ve doğrudan yapay zeka altyapısıyla ilişkili şirketlerin eksikliği nedeniyle küresel sıralamadaki konumunu kaybediyor.
Enerji kaynaklarının fiyatlarındaki artışın da enflasyon endişelerini tetikleyerek Hindistan piyasası üzerinde baskı oluşturduğu kaydedildi.
Gerald Gan, konuya ilişkin olarak “Yatırımcıların gözünde Hindistan’ın büyüme hikayesi, ülkenin artan iç ve dış siyasi zorluklarla karşı karşıya kalması nedeniyle dinamizmini giderek yitiriyor” değerlendirmesinde bulundu.
Güney Kore’nin piyasa kapitalizasyonunda öne geçmesine rağmen Hindistan ekonomisi, toplam gayrisafi yurtiçi hasıla (GSYİH) büyüklüğünde Güney Kore’nin önünde yer almaya devam ediyor.
Uluslararası Para Fonu (IMF) verilerine göre Güney Kore’nin GSYİH’si 1,93 trilyon dolar seviyesinde bulunuyor.
Asya
Çinli yapay elmas üreticileri yapay zeka ile yükselişte

Yapay zeka teknolojilerindeki küresel yükseliş, gelişmiş mikroçip üretiminde kritik bir soğutma bileşeni haline gelen Çinli yapay elmas üreticilerine rekor büyüme getirdi. Bloomberg’ün haberine göre sektördeki talep kaymasıyla birlikte Çinli laboratuvar üreticilerinin hisseleri hızla yükselirken, geleneksel metal üreticilerinin hisselerinde sert düşüşler kaydedildi.
Geleneksel olarak çoğunlukla mücevher sektörüyle ilişkilendirilen Çin üretimi sentetik elmaslar, yapay zeka çiplerinin soğutulmasında etkili bir malzeme olarak kullanılmaya başlandı.
Bloomberg’ün haberine göre, yapay elmaslar yapay zeka alanında daha güçlü yarı iletkenlerin üretilmesini sağlayan kritik bir bileşene dönüştü ve Çinli üreticiler bu yapay zeka patlamasının önemli yararlanıcıları haline geldi.
Bu gelişmenin ardından geçtiğimiz hafta sentetik elmas üreticilerinden Zhecheng Huifeng Diamond Technology Co. şirketinin hisseleri yüzde 51, SF Diamond Co. şirketinin hisseleri ise yüzde 40 oranında değer kazandı.
Yükseliş eğilimi bu hafta da devam etti. Söz konusu hisselerin gösterdiği performans, Şanghay ve Şençen menkul kıymetler borsalarında işlem gören en büyük ve en likit 300 hisse senedinin performansını takip eden CSI 300 endeksinin yüzde 1 seviyesindeki artışını geride bıraktı.
Bloomberg, baskı devre kartları ve optik modüller gibi donanım alanlarının aşırı yoğunlaştığı bir dönemde, yapay zeka yarı iletkenlerinde sentetik elmas kullanımının yeni ve niş bir segment olarak öne çıktığını bildirdi.
Sentetik elmaslar, mikroçiplerin soğutulmasında geleneksel olarak kullanılan bakır ve alüminyum malzemelerine alternatif bir çözüm sunuyor.
Huayuan Securities analistleri konuya ilişkin değerlendirmelerinde, “Elmas ile soğutma sektörel bir fikir birliği haline geliyor ve bu yöntemin yapay zeka ile veri merkezleri alanındaki uygulamasının genişlemesi bekleniyor” ifadelerini kullandı.
Elmas laboratuvarlarının hisselerindeki artışla eş zamanlı olarak, yapay zekaya yönelik iyimserlik ve renkli metallere olan talep nedeniyle daha önce yükseliş gösteren metal üreticileri Aluminum Corp. of China şirketinin hisselerinde yüzde 25, Jiangxi Copper Co. şirketinin hisselerinde ise yüzde 28 oranında düşüş kaydedildi.
Nomura’nın Çin teknoloji ve telekomünikasyon analisti Duan Bing, mevcut piyasa koşullarının sentetik elmaslar için avantajlı bir tablo ortaya koyduğunu belirtti.
Sentetik elmas üreticisi SF Diamond, Çin dışındaki müşterileri tarafından gerçekleştirilen testlerin ardından, kendi ürettiği malzemelere dayalı ısı emicilerin küçük partiler halinde sevkiyatına başladı.
Benzer şekilde, Henan Liliang Diamond Co. da yüksek güçlü ısı emici üretim projesinin ilk aşamasını başlattığını duyurdu.
Diğer taraftan, Rusya’nın en büyük elmas madenciliği şirketi Alrosa, 2025 yılının sonunda yayımladığı öngörüde dünyadaki doğal elmas üretiminin son 30 yılı aşkın sürenin en düşük seviyesine yaklaştığını bildirdi.
Söz konusu öngörüye göre, üretimin 150 milyon karata ulaştığı 2017-2018 dönemindeki seviyelerin ardından, düşüş eğiliminin 2026 yılında da devam ederek yıllık 95 milyon karata kadar gerileyebileceği tahmin ediliyor.
Dünya Basını2 hafta önceProf. Mearsheimer: Trump, İran savaşını sonlandırmak için Çin’den yardım istedi
Dünya Basını2 hafta önceİktisat tarihçisi Chance: Batı, Çin’i kendi sistemine entegre ederek liberal bir demokrasiye dönüştüreceğini sandı
Asya2 hafta önceRusya ve Çin liderleri Pekin’de stratejik ortaklığı görüştü
Diplomasi2 hafta önceXi ve Putin ‘çok kutuplu bir dünya ve yeni tip uluslararası ilişkiler’ çağrısı yaptı
Amerika2 hafta önceBolivyalı işçi ve köylüler başkent La Paz’ı kuşattı
Asya2 hafta önceLai, Tayvan’ın “özgürlüğünden vazgeçmeyeceğini” söyledi, yeni İHA bütçeleri sözü verdi
Asya2 hafta önceRusya ve Çin arasındaki ticaret hacmi 240 milyar dolara ulaştı
Asya2 hafta önceİran’daki savaş yuan için küresel ticarette fırsat penceresi açtı











