Avrupa
Sırbistan ile Macaristan arasında kapsamlı askeri işbirliği anlaşması

Sırbistan ile Macaristan 1 Nisan’da kapsamlı bir askeri işbirliği anlaşması imzaladı. Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vučić, bu anlaşmanın 2023 tarihli stratejik ortaklık anlaşmasını somutlaştırdığını ve iki ülke arasında tam bir askeri ittifak kurulmasına zemin hazırladığını belirtti.
Sırp RTS kanalının haberine göre, Sırbistan ile Macaristan 1 Nisan’da kapsamlı bir askeri işbirliği anlaşması imzaladı.
Anlaşma, Sırbistan Savunma Bakanı Bratislav Gašić ve Macar mevkidaşı Kristóf Szalay-Bobrovniczky tarafından imzalandı.
Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vučić, söz konusu anlaşmanın 2023 tarihli savunma alanındaki stratejik ortaklık anlaşmasını somutlaştırdığını ve iki ülke arasında tam teşekküllü bir askeri ittifak kurulmasını yakınlaştırdığını ifade etti.
Sırbistan’ın aksine Macaristan’ın NATO üyesi olduğunu belirten Vučić, “ortak faaliyetlerin sayısı ve önemine bakılırsa” Macaristan’ın bölgedeki tüm ülkeler arasında Sırbistan’ın en önemli askeri ortağı olduğunu söyledi.
Sırp lider, “Bu ilişkilerin kilit unsurları, ikili ve çok uluslu tatbikatların gerçekleştirilmesi yoluyla askeri işbirliği ile sistem ve silahların tedarikine yönelik askeri-teknik işbirliğidir,” diye ekledi.
Ayrıca Vučić, bu yıl iki ülkenin savunma bakanlıklarının 79 ortak etkinlik düzenleme konusunda anlaştığını, rekor kırılan 2023 yılında bu sayının 48 olduğunu vurguladı.
Belgrad ile Budapeşte’nin askeri tıp, eğitim ve sanayi alanlarında işbirliği kurmayı ve ortak askeri tatbikatlar düzenlemeyi planladığı belirtildi.
Bunun yanı sıra Vučić, Macaristan’ın Sırbistan ticareti açısından taşıdığı öneme de dikkat çekti.
Sırp lider, geçen yıl iki ülke arasındaki ticaret hacminin 3,3 milyar avroya ulaştığını, 2020’den bu yana Sırbistan’ın Macaristan’a ihracatının 5,6 kat, Macaristan’dan ithalatının ise 2,3 kat arttığını kaydetti.
Analitiz portalı OEC‘nin verilerine göre, 2023 yılında Macaristan, Sırbistan’ın ihracatında 2,26 milyar dolar (yüzde 6,9 pay) ile ikinci, ithalatında ise 1,83 milyar dolar (yüzde 4,7 pay) ile üçüncü sırada yer aldı.
Karşılaştırma yapmak gerekirse, Rusya-Sırbistan ticaret hacmi 2023’te 3 milyar dolar iken, 2024’te 2,4 milyar dolara geriledi.
Sırbistan ile Macaristan savunma bakanlıkları, askeri ve askeri-teknik işbirliğini güçlendirmeye yönelik bir anlaşmayı Haziran 2023’te Macaristan sınırı yakınlarındaki Sırp toprağı Palić kasabasında imzalamıştı.
Mevcut Sırp-Macar savunma anlaşmaları, Sırbistan’a komşu Hırvatistan, Arnavutluk ve kısmen tanınan Kosova’nın Savunma Bakanlıkları arasında imzalanan savunma deklarasyonundan iki hafta sonra gerçekleşti.
18 Mart’ta Tiran’da imzalanan anlaşma, katılımcılar arasında personel eğitimi, tatbikatlar düzenlenmesi, dış tehditlere karşı koyma, istihbarat paylaşımı ve “katılımcıların politika ve pozisyonlarının Avrupa-Atlantik çok taraflı yapılarla uyumlaştırılmasını” içeriyor.
Diğer yandan Moskova Devlet Uluslararası İlişkiler Enstitüsü (MGİMO) araştırmacısı Anastasiya Maleşeviç, Vedomosti gazetesine verdiği demeçte imzalanan memorandumların tam anlamıyla askeri ittifaklar olmadığını ancak ortak askeri tatbikatları teşvik ettiğini belirtti.
Uzman, Sırbistan’ın Macaristan ile anlaşmaya gitmesinin, Hırvatistan, Arnavutluk ve ordusunun olması yasaklanan tanınmayan Kosova arasındaki hasmane anlaşmalara bir yanıt olduğunu hatırlattı.
Maleşeviç, “Sırbistan için bir NATO ülkesi olan Macaristan ile askeri yakınlaşma, şimdilik tarafsızlık doktrininden sembolik bir geri çekilme işlevi görebilir ve zorunlu bir adım, ancak aynı zamanda Belgrad’a karşı yöneltilen bölgesel askeri ittifakların gelişimini engellemeyi amaçlıyor,” şeklinde durumu açıkladı.
Rusya Yüksek Ekonomi Okulu (VŞE) Kapsamlı Avrupa ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi’nden başuzman Yuliya Semke ise, Hırvatların ve Arnavutların geleneksel olarak Sırbistan yerine Kosova ile ilişkilere daha yatkın olduğunu, Macaristan’ın ise uzun süredir Belgrad ile işbirliğini artırdığını kaydetti.
Uzman, Budapeşte ile yapılan anlaşmanın bir yanıt niteliği taşıdığını belirterek, “Üçlü memorandum açıkça Sırp karşıtı ve Sırbistan için son derece sancılı; tıpkı yabancı ülkelerin Kosova ile yaptığı herhangi bir anlaşma gibi. Belgrad için bu kabul edilemez, zira bu toprağı kendilerinin sayıyorlar,” dedi.
Semke, NATO üyeleri Hırvatistan ve Macaristan’ın Balkanlar’daki potansiyel rakiplerle anlaşmalar yapmasının NATO çerçevesiyle tam olarak örtüşmediğini ifade etti.
Budapeşte’nin dış politikasının genel Avrupa mutabakatına uymadığını da sözlerine ekleyen uzman, Macaristan’ın uzun süredir Sırbistan’ın AB entegrasyonu sürecinde ana arabulucu rolünü üstlendiğini hatırlattı.
Semke, bu tür anlaşmaların, tek tek Avrupa ülkelerinin güvenlik politikalarında parçalanmanın, bir “bölgeselleşmenin” başladığını ve “çıkar gruplarının” oluştuğunu gösterdiğini belirtti.
Uzman, “Bu, NATO içinde bir bölünme anlamına gelmez, ancak Avrupa’da bu askeri ittifakın dışında, ittifakın bazı üyeleri ile örgüte üye olmayan ülkeler arasında devletlerarası anlaşmalar için zemin hazırlar,” ifadesini kullandı.
Avrupa
Deutsche Bank, altın fiyatı tahminlerini yüzde 22’ye varan oranlarda indirdi

Deutsche Bank, ABD Merkez Bankasının para politikasına yönelik endişeler ve azalan yatırımcı talebi nedeniyle altın fiyatı tahminlerini üçüncü çeyrek için yüzde 22, dördüncü çeyrek için yüzde 17 düşürdü. Bankanın analisti Michael Hsueh, faiz artışlarının sürmesi halinde altının ons fiyatının 3 bin 800 dolara kadar gerileyebileceğini öngördü.
Deutsche Bank, altın fiyatlarına yönelik üçüncü ve dördüncü çeyrek tahminlerini sırasıyla yüzde 22 ve yüzde 17 oranında düşürdü. Yapılan bu revizyona gerekçe olarak, ABD para politikasına ilişkin endişeler ve daralan yatırım talebi gösterildi.
Bloomberg’in aktardığına göre, Deutsche Bank Analisti Michael Hsueh, üçüncü çeyrek için altın fiyatı tahminini önceki öngörüsünün yüzde 22 altında bir seviye olan ons başına 4 bin 300 dolara çekti.
Analist, dördüncü çeyrek tahminini ise önceki beklentisinin yüzde 17 altında kalan 4 bin 800 dolar seviyesine indirdi.
Revize edilen her iki hedef seviye de altının mevcut fiyatı olan yaklaşık 4 bin 110 dolara kıyasla bir artışa işaret etse de önceki tahminlere göre çok daha az iyimser bir tablo ortaya koydu.
Deutsche Bank’ın daha ihtiyatlı bir yaklaşıma geçmesi, geçen hafta yıllık tahminini ons başına 500 dolar düşürerek 4 bin 900 dolara çeken Goldman Sachs’ın adımını izledi.
Goldman Sachs da revizyon kararına gerekçe olarak ABD Merkez Bankasının (Fed) bu yıl faiz indirimine gitmesini beklememesini göstermişti.
Altın fiyatları içinde bulunulan çeyrekte yaklaşık yüzde 12 oranında değer kaybetti. Orta Doğu’daki çatışmalar başlangıçta enerji fiyatlarının yükselmesine yol açarken, bu durum para politikasının daha da sıkılaştırılacağı beklentilerini artırdı.
Analist Hsueh, “Fed politikasının yeniden değerlendirilmesi ve ABD’deki güçlü makroekonomik veriler, altın fiyatlarındaki düşüşte temel rolü oynadı” değerlendirmesinde bulundu.
Fed, son toplantısında faiz oranını değiştirmeyerek sabit tutmuş ancak faiz artırımına yönelik desteğin arttığı yönünde işaretler vermişti. Kurumun yeni başkanı Kevin Warsh da fiyat istikrarını yeniden sağlama sözü vermişti.
Deutsche Bank’ın dördüncü çeyreğe ilişkin baz senaryo tahmini, Fed’in faiz oranlarını değiştirmeyeceği varsayımına dayanıyor.
Ancak Hsueh, regülatörün üç ila dört kez faiz artırımına gitmesi durumunda, bir ons altının fiyatının yaklaşık 3 bin 800 dolara kadar gerileyebileceği uyarısında bulundu.
Hsueh, altınla desteklenen borsa yatırım fonlarından (ETF) devam eden çıkışların, değerli metal için alışılagelmiş desteğin şu anda mevcut olmadığını gösterdiğini yazdı.
Analist ayrıca, Çin’deki fiziki altın fiyatlarının Comex fiyatlarına göre iskontolu seyretmesinin, bu ülkeden yapılacak ithalatın da piyasayı desteklemeyeceğine işaret ettiğini belirtti.
Diğer taraftan analist, “Tek güçlü destek noktası merkez bankalarının talebi olmaya devam ediyor ve bu durumun bir süre daha böyle sürmesini bekliyoruz” değerlendirmesini ekledi.
Avrupa
Teknoloji CEO’ları, AB politikalarını şekillendirmek istiyor

Bir grup Avrupalı teknoloji şirketi CEO’su, AB’nin sanayi liderlerinin yararına politika oluşturma sürecini hızlandırmak amacıyla Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in dikkatini çekmek istiyor.
Hollandalı çip makinesi üretim devi ASML’nin CEO’su Christophe Fouquet, pazartesi günü Brüksel’de gazetecilere yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“Önce çok karmaşık politikalar oluşturup sonra bunları basitleştireceğiz diyemezsiniz. En başından doğru politikayı uygulamak çok daha iyidir.”
Fouquet, havacılık devi Airbus, telekom devi Ericsson ve yapay zeka öncüsü Mistral’ın yöneticileriyle birlikte Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’i ziyaret etti.
CEO’lar, AB’yi bürokrasiyi daha fazla azaltmaya, birleşme kurallarını yeniden gözden geçirmeye ve ABD’ye karşı kendi içinden çıkan şampiyonlara yatırım yapmaya çağırdı.
Bu, Airbus, ASML, Ericsson, Mistral, Nokia, SAP ve Siemens gibi dev şirketlerin yer aldığı “European Tech Creators” adlı yeni bir sürekli diyalog girişiminin parçası.
Grup, AB kurumlarının ihtiyaçlarına daha iyi hizmet etmesini istiyor; tıpkı ABD ve Çin gibi rakip bölgelerde görülen hükümet ile sanayi arasındaki işbirliği gibi.
Fouquet, “Sürekli konuşmamız gerekiyor çünkü Avrupa için söz konusu olan mesele çok önemli. Ve bir diyalog kurmak zaman alır. Rakip olduğumuz taraflar bunu son derece etkili bir şekilde yapıyor,” diye ekledi.
Airbus CEO’su Guillaume Faury ise şöyle konuştu:
“Avrupa’nın bugün yaptıklarının, Avrupa’nın yapması gerekenler olmadığı konusunda aynı görüşteyiz… Eğer bu bir lobi faaliyeti ise, bu başarılı bir Avrupa için yapılan bir lobi faaliyetidir.”
Grup, nisan ayı sonunda von der Leyen ile bir görüşme gerçekleştirdi ve açık sözlü bir mesaj iletti: “Düzenlemeleri gevşetin, yoksa Avrupa’nın bir inovasyon gücü olarak geleceğini heba edeceksiniz.”
Bir hafta sonra, Almanya’nın güçlü desteğiyle sektör, daha az kural ve ertelenen bir son tarih içeren yapay zeka basitleştirme tasarısında bazı kazanımlar elde etti.
Sunumlarının bir parçası, Brüksel’in endüstri ile daha yakın istişare içinde düzenlemeleri daha hızlı gevşetmesi, birleşmelerin önünü açması ve tek pazarı tamamlaması.
Ericsson’un görevden ayrılan CEO’su Börje Ekholm, “Pazarın tamamen parçalanmasına izin verdik ve kimseye rekabet edebilecek ölçekte bir yapı sağlamadık. Bir adım geri çekilip bu konuda endüstriyel bir düşünce süreci izlemeliyiz,” diye konuştu.
Hız da son derece önemli bir mesele olarak öne çıkıyor. Fransız yapay zeka devi Mistral’ın kurucu ortağı Arthur Mensch şunları söyledi:
“Yapay zeka alanında işler son derece hızlı ilerliyor. Karşı karşıya olduğumuz sorun, iki yıl içinde işlerin çoktan geç kalmış olabileceği.”
Mensch, Komisyonun bulut ve yapay zeka geliştirmeye ilişkin son önerisinin doğru yönde atılmış bir adım olduğunu ama çok yavaş ilerlediğini belirtti.
Von der Leyen, AB başkanı olarak ikinci görev dönemine başladığından beri endüstri yanlısı bir deregülasyon gündemini savunuyor.
Gelgelelim Siemens Yönetim Kurulu Başkanı Jim Hagemann Snabe’nin endüstriyel yapay zeka konusunda Komisyon danışmanı olarak atanması, AB yürütme organının Avrupa’nın endüstri devlerine çok yakın olduğunu savunan muhaliflerden eleştiri aldı.
Fouquet bu eleştirileri reddederek, “Başkan, endüstriden birinden gelip yardım etmesini istedi ve o kişi de gidip yardım etmeye karar verdi. Ve bizim karar için verdiğimiz tek ödül, o kişiyi çıkar çatışmasıyla suçlamak,” dedi.
Avrupa
Alman hükümetinden emeklilik sisteminde kapsamlı reform taahhüdü

Alman Şansölyesi Friedrich Merz, ideolojik açıdan bölünmüş koalisyonunu, yılın ikinci yarısında Almanya’nın emeklilik sisteminde kapsamlı bir reform yapmaya ikna edeceğine söz verdi.
“Hızlı hareket etmeliyiz, çünkü karşı karşıya olduğumuz sorunlar ertelenemez,” diyen Merz, akademisyenler ve milletvekillerinden oluşan bir uzman komisyonunun, Almanya’nın emeklilik sistemini reform etmek için 33 öneri sunmasının ardından Berlin’de gazetecilere konuştu.
Merz şunları söyledi:
“Aslında çoktan geç kalmış durumdayız. Bunların hepsini yıllar, hatta on yıllar önce halletmiş olmalıydık… Şimdi bu süreci çok hızlı bir şekilde başlatmak ve yılın ikinci yarısında bu reformu hayata geçirmek için gerekli kararları almak istiyorum.”
Merz’in hızla uygulamaya koyacağına söz verdiği 33 öneri arasında, İsveç sistemini örnek alan zorunlu sermaye fonlu emeklilik tasarruf planı ve emeklilik yaşı ile ortalama yaşam süresi arasında bir bağlantı kurulması yer alıyor.
Bu bağlantı uyarınca emeklilik yaşı, 2032’den itibaren her on yılda yaklaşık altı ay artacak.
Raporda yer alan bir özet, “Emeklilik yaşı en erken 2092’den itibaren 70 olacak” ifadesini içeriyor.
Bu reform, Merz ve hükümetin liderlerinin önümüzdeki haftalarda üzerinde anlaşmaya varmayı taahhüt ettikleri, vergi politikası, emeklilik ve uzun süreli bakım sigortasını kapsayan bir dizi acil ve uzun süredir ertelenen önlemden biridir.
Amaç, ana muhalefet partisi Almanya için Alternatif’e (AfD) verilen desteğin artmaya devam etmesi karşısında, popüler olmayan ve zaman zaman iç çekişmelerin yaşandığı koalisyonun hâlâ yönetme kapasitesine sahip olduğunu göstermek.
Merz’in partisi CDU ile koalisyon ortağı SPD’nin liderlerinden Bärbel Bas da komisyonun önerilerinin hızlı bir şekilde uygulanacağına söz verdi.
Bas, önerilerin kapsamlı bir paket oluşturduğunu ve ideolojik tercihlere göre tek tek önlemlerin seçilemeyeceğini savundu.
“Burada şunu açıkça belirtmek istiyorum: Bu paketi uygulamak istiyorum,” diyen ve aynı zamanda çalışma bakanı olarak bu konudan sorumlu olan Bas, Merz’in yanında yaptığı açıklamada şunları ekledi:
“Bunu gerçekleştirmek için, kendi saflarımızdaki parlamento gruplarının desteğini almamız kesinlikle gerekecek. Bu önemli çünkü sonuçta paketin Alman Federal Meclisi tarafından onaylanması gerekiyor.”
Amerika6 gün öncePeter Thiel’in gizli cemiyeti: “Dialog”
Görüş2 hafta önceYeni Delhi’den Yükselen Ses: BRICS’in Yeni Dünya Düzeni Manifestosu
Asya7 gün önceÇKP, ‘Xi Jinping’in Parti İnşası Üzerine Düşüncesi’ni resmi doktrin ilan etti
Görüş1 hafta önceSavaşın kısa tarihi ve senaryolar – 5
Dünya Basını2 hafta önceİran’ın Yeni Büyük Stratejisi
Ortadoğu1 hafta önceİran, ABD ile varılan anlaşmanın detaylarını açıkladı
Asya2 hafta önceGüney Kore’de askeri istihbarat teşkilatına tarihi darbe
Görüş2 hafta önceSavaşın kısa tarihi ve senaryolar – 4












