Bizi Takip Edin

Avrupa

Çekya’da milyarder Babiş bir aydır başbakanlık koltuğuna oturamıyor

Yayınlanma

Çekya’da seçimleri kazanan milyarder Andrej Babiş, ülkenin en büyük holdingi Agrofert’in sahibi olması nedeniyle başbakanlık koltuğuna oturmakta zorlanıyor. Cumhurbaşkanı Petr Pavel, yasal engeller aşılmadan atama yapmayacağını belirtirken parlamento konuyu görüşmek üzere özel oturum düzenliyor.

Çekya parlamentosu, bugün gerçekleştireceği özel oturumda, başbakan adayı Andrej Babiş’in ülkenin en büyük holdingi Agrofert ve medya kuruluşlarıyla olan ilişkisinden doğan çıkar çatışmasını masaya yatıracak.

Seçimlerin ardından muhalefete geçen partilerin girişimi ve Korsan Parti’nin desteğiyle toplanacak oturumda, Babiş’in ailesine ait tröst fonları üzerinden kontrol ettiği devasa ticari yapının yasalara uygunluğu sorgulanacak.

Milyarder siyasetçinin liderliğindeki Gayrimemnun Vatandaşlar Eylemi (ANO), geçen ayın başında yapılan genel seçimlerde oyların yüzde 34,7’sini alarak zaferini ilan etti.

İktidardaki Spolu (Birlikte) koalisyonu ise yüzde 23,24’te kalarak yarışı kaybetti. Cumhurbaşkanı Petr Pavel, seçim zaferinin ardından hükümeti kurma görevini Babiş’e verdi.

Babiş, bu ayın başında sağcı Özgürlük ve Doğrudan Demokrasi (SPD) ve Avrupa şüphecisi Motorcular partisiyle koalisyon protokolünü oluşturdu.

Mevcut Başbakan Petr Fiala ve ekibi istifasını sundu ancak devir teslim süreci tıkandı. Cumhurbaşkanı Pavel, atama kararını imzalamak için yasal belirsizliğin giderilmesini şart koştu.

Pavel, sürece ilişkin açıklamasında, “ANO hareketi başkanı çıkar çatışması sorununu çözemezse, onu atayarak hukuka aykırı bir durumun oluşmasına katkıda bulunmuş olurum” ifadelerini kullandı.

Forbes verilerine göre serveti 3,3 milyar euronun üzerinde olan Babiş, Çekya’nın en zengin on insanı arasında yer alıyor.

Çekya’da 2017 yılında yürürlüğe giren ve kamuoyunda “Lex Babis” (Babiş Yasası) olarak bilinen düzenleme, devlet görevlilerinin ticari faaliyetlerde bulunmasını ve devlet teşviklerinden yararlanan şirketlerde görev almasını yasaklıyor.

Yasa ayrıca siyasetçilerin medya sahibi olmasını da engelliyor. O dönemde maliye bakanı ve ekonomiden sorumlu başbakan yardımcısı olan Babiş, onlarca farklı sektörde faaliyet gösteren Agrofert holdingi ve Mladá fronta Dnes, Lidové noviny gibi ülkenin önde gelen medya organlarını bünyesinde barındıran MAFRA grubunun sahibi olması nedeniyle tepki alıyordu.

Babiş, yasaya uyum sağlamak amacıyla 2017 yılında hisselerini “AB private trust I” ve “AB private trust II” adlı iki tröst fonuna devretti.

Ancak Avrupa Komisyonu’nun 2020 yılında gerçekleştirdiği denetim, Babiş’in 2017-2021 yılları arasındaki başbakanlığı döneminde holdingin fiili sahibi olmaya ve kontrolü elinde tutmaya devam ettiğini ortaya koydu.

Ekonomický deník gazetesi tarafından yayımlanan noter protokolüne göre, söz konusu tröstlerin kapatılmasıyla birlikte ANO lideri geçen ay itibarıyla yeniden Agrofert’in tek sahibi konumuna geldi.

Yargı süreci nasıl seyrediyor?

Siyasi kariyeri boyunca çeşitli mali suçlamalarla karşı karşıya kalan Babiş, 2017 yılında dönemin başbakanı Bohuslav Sobotka tarafından vergi kaçırmakla suçlanınca maliye bakanlığı görevinden ayrılmak zorunda kaldı.

Ardından, AB sübvansiyonlarında usulsüzlük yaptığı iddiasıyla “Leylek Yuvası” davası patlak verdi.

İddianameye göre Babiş, holding bünyesindeki bir şirketi küçük işletme statüsüne sokarak 50 milyon kron (yaklaşık 2 milyon avro) hibe aldı ve paranın tahsil edilmesinin ardından şirketi yeniden holdinge dahil etti.

Yargı süreci yıllar içinde karmaşık bir seyir izledi. 2019’da delil yetersizliği nedeniyle kapatılan dosya, savcılığın itirazıyla yeniden açıldı.

2023 ve 2024 yıllarında yerel mahkemelerden beraat kararları çıksa da Yüksek Mahkeme ve Temyiz Mahkemesi bu kararları bozdu. Mayıs 2025’te Yüksek Mahkeme delillerin yeterince incelenmediğine hükmederken, haziran ayında Temyiz Mahkemesi beraat kararını iptal etti.

Prag Şehir Mahkemesi, geçen ay Babiş’in yargılanabilmesi için dokunulmazlığının kaldırılması talebiyle parlamentoya başvurdu.

NMS ajansının Çek Radyosu için yaptığı ankete göre halkın yüzde 56’sı dokunulmazlığın kaldırılmasını destekliyor.

Cumhurbaşkanı Pavel, Babiş’in sorunu çözememesi halinde ANO partisinden başka bir ismi başbakan olarak atamaya hazır olduğunu belirtti.

Babiş ise geçen a ycumhurbaşkanına bazı çözüm önerileri sundu ancak detaylar kamuoyuyla paylaşılmadı. Pavel şeffaflık talep ederken, Babiş detayları yalnızca atamasının garanti altına alınması durumunda açıklayacağını söyledi.

ANO Başkan Yardımcısı Alena Schillerová, Çek Televizyonu’ndaki açıklamasında Babiş’in yasal gereklilikleri yerine getireceğini ancak Agrofert’i satmayacağını vurguladı.

Hukukçulara göre krizin aşılması için şirketin yönetim haklarının devredildiği bir “kör tröst” kurulması, varlıkların çocuklara devredilmesi veya devlet teşviklerinden tamamen feragat edilmesi gibi seçenekler masada duruyor.

Siyaset bilimci Petr Just, Deutsche Welle’ye (DW) verdiği demeçte, Cumhurbaşkanı Pavel’in kaosu uzatmak istemediğini ve hükümetin aralık ayına kadar kurulacağını öngördü.

Babiş, 25 Kasım’da kabine listesini cumhurbaşkanına sundu. Sürecin, 18-19 Aralık’taki Avrupa Konseyi zirvesine kadar tamamlanması hedefleniyor.

Çekya’nın “Trump”ı

Atama krizinin arka planında dış politika anlaşmazlıkları da yatıyor. Kendisini açıkça “Trumpçı” olarak tanımlayan Babiş, Macaristan Başbakanı Viktor Orban’ın yakın müttefiki olarak biliniyor.

Partisi ANO, Avrupa Parlamentosu’nda Orban’ın Fidesz partisiyle birlikte Avrupa Vatanseverleri grubunda yer alıyor. Babiş, Brüksel’in yetkilerini artırmasına ve oybirliği ilkesinin kaldırılmasına kesin bir dille karşı çıkıyor.

Ukrayna savaşı konusundaki tutumu ise Prag ile AB ana akımı arasındaki makası açabilir.

Seçim kampanyasında Çekya’nın Ukrayna için yürüttüğü mühimmat tedarik girişimini durduracağını vaat eden Babiş, askeri yardımlara mesafeli duruyor. Çekya, 2024 yılında Kiev’e 1,5 milyon adet mühimmat sağlamıştı.

Bununla birlikte Babiş, Rusya yanlısı olduğu iddialarını reddediyor. “Çekya’yı asla Doğu’ya sürüklemeyeceğiz, bunu kesinlikle reddediyorum” diyen Babiş, önceki başbakanlığı döneminde Rus istihbaratıyla bağlantılı olduğu gerekçesiyle 18 Rus diplomatı sınır dışı etmiş, Moskova da buna 20 Çek diplomatı istenmeyen kişi ilan ederek karşılık vermişti.

Macaristan, Çekya ve Slovakya ile Ukrayna karşıtı blok kuracak

Avrupa

Macaristan Başbakanı Magyar: Rusya ile ilişkilerde 20 yıl önceki zemine dönüşmeli

Yayınlanma

Macaristan Başbakanı Peter Magyar, Rusya ile ekonomik ilişkilerin normalleşmesi ve 20 yıl önceki işbirliği zeminine dönülmesi gerektiğini belirtti. Paris’te Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile bir araya gelen Magyar, Rusya’nın Avrupa için güvenlik tehdidi oluşturduğunu iddia ederken enerji bağımlılığı ve Ukrayna’nın Avrupa Birliği üyeliği konularında ülkesinin şartlarını açıkladı.

Macaristan Başbakanı Peter Magyar, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile Paris’te gerçekleştirdiği görüşmenin ardından yaptığı açıklamalarda, Avrupa ile Rusya arasındaki ekonomik ilişkilerin normalleştirilmesi gerektiğini söyledi.

Le Monde gazetesine mülakat veren Magyar, “Uzun vadede, Rusya ile ekonomik açıdan oldukça başarılı bir şekilde işbirliği yapılabildiği yirmi yıl önceki duruma geri dönmeye çalışmak önemlidir” ifadesini kullandı.

Macar Başbakan, bu beklentisine karşın mevcut durumda Rusya’nın Avrupa için bir güvenlik tehdidi oluşturduğunu da iddia etti.

Üç hafta önce Viktor Orban’ın yerine hükümet başkanlığı görevini devralan Magyar, Batı Avrupalı ortaklarla ilişkileri güçlendirmek amacıyla 3 Haziran günü Paris’i ziyaret etti. Ziyaretinin amacına değinen Magyar, “Viktor Orban’ın on altı yıllık iktidarının ardından Macaristan-Fransa ilişkilerinde yeni bir sayfa açma zamanı geldi. Paris’e gelişimin amacı tam olarak budur” dedi.

Macaristan Başbakanı, Fransa Cumhurbaşkanı Macron’u, 1956 Macar Devrimi’nin 70’inci yıl dönümünün anılacağı 23 Ekim tarihinde Budapeşte’ye davet ettiğini açıkladı.

Vladimir Putin iktidardayken Rusya ile ilişkilerin normalleşmesinin mümkün olup olmadığı yönündeki soruyu yanıtlayan Magyar, “Bu gerçekleştiğinde belki ne ben ne de Sayın Putin görevlerimizde olacağız” dedi.

Macaristan’ın Rusya’ya olan enerji bağımlılığına da değinen Başbakan, “Coğrafyayı değiştirmek çok zordur” diyerek ülkenin tedarik yollarını çeşitlendirmeye çalışacağını ancak Rus enerji kaynaklarından tamamen vazgeçmenin mümkün olmadığını belirtti.

Magyar, “Barış geldiğinde, özellikle enerji alanında hiç kimse yeni bir soğuk savaşla ilgilenmeyecektir. Bu durum ne Avrupa’nın ne de Moskova’nın çıkarınadır” diye ekledi.

Magyar ayrıca, Macaristan’ın Ukrayna’nın Avrupa Birliği’ne katılım müzakerelerinin başlamasını ancak bu ülkedeki Macar azınlığın haklarının iade edilmesinden sonra destekleyeceğini açıkladı.

Macaristan Başbakanı, “Tek bir şartın yerine getirilmesi gerekiyor: Ukrayna’daki Macar azınlık temel haklarına yeniden kavuşmalıdır. Ukrayna bunu taahhüt ettiği an Macaristan müzakerelerin başlamasına engel olmayacaktır” dedi ve tarafların uzmanlar düzeyinde bir anlaşmaya yakın olduğunu sözlerine ekledi.

Magyar, Avrupa Birliği fonlarından dondurulan 16 milyar avronun alınabilmesi için reformları içeren yeni eylem planının önümüzdeki iki hafta içinde sunulacağını da bildirdi.

Okumaya Devam Et

Avrupa

Polonya doğu sınırında uçuş kısıtlaması getirdi

Yayınlanma

Polonya Hava Seyrüsefer Hizmetleri Ajansı, ülkenin doğu sınırında 10 Haziran ile 9 Eylül tarihleri arasında uçuş kısıtlamaları uygulanacağını duyurdu. Belarus ve Ukrayna sınırındaki özel bir bölgeyi kapsayan kısıtlamalar, yaklaşık 3 kilometre yüksekliğe kadar olan uçuşlar için geçerli olacak.

Polonya Hava Seyrüsefer Hizmetleri Ajansı, ülkenin doğu sınırındaki hava sahasında 10 Haziran ile 9 Eylül tarihleri arasında uçuş kısıtlamaları uygulanacağını açıkladı.

Alınan karara göre kısıtlamalar, Belarus ve Ukrayna sınırına yakın özel bir bölgede yürürlükte olacak. Belirlenen kısıtlamaların yaklaşık 3 kilometre yüksekliğe kadar olan uçuşları kapsayacağı, bu irtifanın üzerinde seyreden yolcu uçaklarının ise yeni düzenlemeden etkilenmeyeceği belirtildi.

Uygulama kapsamında, kısıtlama getirilen bölgede gece saatlerinde uçuşlar tamamen yasaklanacak. Bu yasağın dışındaki istisnaların yalnızca askeri havacılık unsurları ile önceden koordine edilmiş belirli uçuşlar için geçerli olacağı aktarıldı. Gündüz saatlerinde ise askeri uçaklar, ambulans uçaklar, arama kurtarma ekipleri ve bazı insansız hava araçlarının uçuş yapmasına izin verilecek.

Polonya Hava Seyrüsefer Hizmetleri Ajansı yetkilileri, söz konusu tedbirlerin devlet güvenliğini sağlamak amacıyla alındığını bildirdi. Kısıtlama bölgesinin, Polonya’nın doğu sınırından yaklaşık 20 ila 50 kilometre mesafedeki alanı kapsayacağı kaydedildi.

Ajans ayrıca, kuralların ihlal edilmesi durumunda bu durumun ülkenin havacılık kanunlarının ihlali olarak kabul edileceği uyarısında bulundu.

Polonya, Ukrayna topraklarındaki patlamalar nedeniyle son bir ay içinde birkaç kez savaş uçaklarını havaya kaldırmıştı.

Bununla birlikte Polonya Silahlı Kuvvetleri Komutanlığı tarafından yapılan açıklamada, gerçekleştirilen son önleme uçuşundan önce Polonya hava sahasına yönelik herhangi bir ihlalin tespit edilmediği bilgisi verilmişti.

Rusya Savunma Bakanlığı ise 2 Haziran tarihinde bir açıklama yaparak, Ukrayna’nın savunma sanayisi tesislerine, yakıt altyapısına ve askeri havaalanlarına yönelik kitlesel bir saldırı düzenlendiğini bildirmişti.

Okumaya Devam Et

Avrupa

Almanya, Fransa ve İngiltere, Rusya ile müzakere planı üzerinde çalışıyor

Yayınlanma

Bloomberg’in kaynaklarına göre Almanya, Fransa ve İngiltere, Ukrayna ile birlikte Rusya’nın da katılacağı barış görüşmelerinin organizasyonu için bir plan hazırlıyor. Avrupa ülkeleri çatışmanın bir kış daha uzamasını önlemeyi hedeflerken, görüşmelere ilişkin nihai kararın Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy’e ait olacağını ve Kiev’e baskı yapılmayacağını belirtiyor.

Bloomberg’in kaynaklara dayandırdığı haberine göre Almanya, Fransa ve İngiltere, Ukrayna ile birlikte Rusya’nın da katılacağı barış görüşmelerinin organizasyonuna yönelik bir plan üzerinde çalışıyor.

Ajansa konuşan kaynaklar, Avrupa ülkelerinin çatışmanın bir kış daha devam etmesini önlemek istediğini belirtti. Aynı kaynaklar, görüşmeler konusunda nihai kararın Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy’e ait olacağını ve Avrupa’nın bu konuda kendisine baskı yapmayı planlamadığını aktardı.

Kaynaklara göre İngiltere Başbakanı Keir Starmer, önümüzdeki günlerde bu konuyu Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Almanya Başbakanı Friedrich Merz ile görüşecek.

Alman televizyon kanalı NTV, 2 Haziran’da Almanya’nın eski Başbakanı Gerhard Schröder’in Moskova’ya geldiğini bildirmişti. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin daha önce Schröder’i Avrupa tarafından tercih edilebilecek bir müzakereci olarak nitelendirmişti.

Rusya Devlet Başkanı Sözcüsü Dmitriy Peskov, mayıs ayının sonunda yaptığı açıklamada Avrupa’nın Rusya ile diyalog kurulmasının gerekliliğini anladığını, ancak müzakere süreci konusunda “ancak şimdi olgunlaşmaya başladığını” ifade etmişti.

Peskov ayrıca Moskova’nın, Avrupa Birliği’nden Rusya ile temas kurabilecek olası müzakerecilere ilişkin gelen sinyalleri ciddiyetle değerlendirdiğini söylemişti.

Norveç Dışişleri Bakanı Espen Barth Eide ise Avrupa’nın Ukrayna konusundaki görüşmelere tarafsız bir arabulucu olarak değil, çatışmadan etkilenen çıkarlara sahip bir taraf olarak katılması gerektiğini belirtti.

Eide, Avrupa Birliği ve ABD’nin Kiev’e desteğini sürdürmesi gerektiğini de vurguladı.

Putin ise Kiev’in çatışmayı barışçıl yollarla çözmeye hazır olduğuna inanmadığını dile getirmişti. Rus lider, çatışmanın temel nedenlerinin ortadan kaldırılması ve 2024 yılında açıkladığı koşullar temelinde barışçıl bir çözüme hazır olduğunu söylemişti.

Putin’in sıraladığı koşullar arasında Ukrayna birliklerinin Donetsk ve Lugansk halk cumhuriyetleri ile Zaporojye ve Herson bölgelerinden çekilmesi, bu bölgeler ile Kırım’ın Rusya’nın parçası olarak tanınması, Ukrayna’nın tarafsız, askeri bloklara katılmayan ve nükleer silahlardan arındırılmış bir statü benimsemesi, Ukrayna’nın silahsızlandırılması ve “Nazizmden arındırılması” ile Rusya’ya yönelik tüm yaptırımların kaldırılması yer alıyordu.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ise geçen yıl eylül ayında Avrupa’ya Ukrayna konusundaki müzakere masasında yer olmadığını söylemişti.

Lavrov, Avrupa Birliği ülkelerinin Rusya karşıtı tutumları nedeniyle bu süreçte yer alamayacağını belirtmiş ve Batı tarafından sunulan güvenlik garantilerinin “Rusya’ya karşı kurgulandığını” ifade etmişti.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English