Avrupa
İngiltere suç öngören yapay zeka sistemini kapattı

İngiltere’de suçları önceden tahmin etmek ve kırılgan durumdaki vatandaşları tespit etmek amacıyla devreye alınan “Think Family” adlı yapay zeka sisteminin temel modelleri güvenilirlik ve doğruluk sorunları nedeniyle sessizce devre dışı bırakıldı. Yapılan bağımsız incelemeler, sistemin bazı modellerinin doğruluk oranının yüzde 10’un altında kaldığını ortaya koydu.
İngiltere’de emniyet birimlerinin suçları önceden tahmin etmek ve kırılgan durumdaki vatandaşları tespit etmek amacıyla kullandığı “Think Family” adlı yapay zeka sisteminin en önemli modellerinden vazgeçildiği bildirildi.
Wired dergisinin Social Finance tarafından hazırlanan bir inceleme raporuna dayandırdığı haberine göre, sistem bünyesindeki birkaç yapay zeka modeli, Bristol şehri yetkililerinin sisteme güvenilemeyeceğine karar vermesinin ardından sessizce devre dışı bırakıldı.
Haberde, 2016 yılında faaliyete geçen ve çok çeşitli gizli bilgileri bünyesinde barındıran sistemin, devlet denetçileri ve bağımsız uzmanlar tarafından şeffaflık eksikliği gerekçesiyle eleştirildiği kaydedildi.
Uzmanlar, programın bazı modellerindeki bu şeffaflık dışı yapının kamuoyunun güvenini sarsabileceği yönünde uyarılarda bulunmuştu.
Sistemde kullanılan modellerden biri, çocuk istismarını tespit etmeye odaklanan CSE modeliydi.
Çocuk koruma vakfı Barnardo’s, programın geliştiricilerine cinsel istismara maruz kalmış 100 çocuğa ait anonimleştirilmiş veriler sağlamıştı.
Sistem, bu verilerden hareketle benzer özellikler taşıyan diğer çocukları tespit etmeyi hedefliyordu.
Wired’ın aktardığı değerlendirmelerde, Think Family sisteminin emniyet güçleri için yararlı olabileceği ve “olaylara daha zamanında müdahale edilmesini sağlayabileceği” belirtilmekle birlikte, Social Finance raporu yapay zeka modellerinin projenin “en zayıf halkası” olduğunu ortaya koydu.
İncelemede, modellerdeki doğruluk payının son derece yetersiz olduğu vurgulandı.
Social Finance uzmanları, risk değerlendirmesi yapan yapay zeka modellerini kendi testlerinden geçirmek istediklerinde ise kullanılabilir durumda hiçbir veri bulamadı.
İngiliz devlet kurumlarının hiçbirinin, bu modellerin neden ve ne zaman kapatıldığına dair resmi bir kayıt tutmadığı belirlendi.
Bağımsız denetim şirketi Eticas tarafından yapılan bir başka araştırma ise Think Family modellerinin çoğunun çok düşük doğruluk oranlarıyla çalıştığını gösterdi.
Bu durum, “risk altında” olarak tanımlanan kişilerin büyük bir kısmının yanlış teşhis edildiği anlamına geliyor.
İncelemede, soygun gerçekleştirebilecek kişileri tahmin etmek üzere tasarlanan bir modelin, yıllar boyunca yüzde 10’un altında bir doğruluk oranıyla çalıştığı tespit edildi.
Yaşanan başarısızlıklara ve sisteme yönelik eleştirilere rağmen, Birleşik Krallık hükümetinin İngiltere ve Galler’deki tüm emniyet müdürlüklerinde yapay zeka entegrasyonunu sağlamak üzere 75 milyon sterlin bütçeli “PoliceAI” adlı yeni bir proje başlattığı bildirildi.
Projenin yönetiminde, bölgesel düzeyde başarısızlıkla sonuçlanan önceki yapay zeka sistemini de destekleyen Avon ve Somerset eski Emniyet Müdürü Andy Marsh yer alıyor.
Daha önce konuya ilişkin değerlendirmede bulunan İngiliz siber istihbarat teşkilatı GCHQ’nun Direktörü Anne Keast-Butler, yapay zeka dahil olmak üzere teknolojik değişim hızının yüksekliğine işaret ederek, “altımızdaki toprağın kaydığını” ve Birleşik Krallık ile müttefiklerinin küresel rekabette liderliği koruma mücadelesiyle karşı karşıya olduğunu ifade etmişti.
Avrupa
AB, Ukrayna için 2027 sonrası mali desteği görüşüyor

Avrupa Birliği’nde (AB), savaşın 2027 sonrasında da sürmesi ihtimaline karşı Ukrayna’ya sağlanacak mali desteğin devamına yönelik seçenekler değerlendiriliyor. Avrupa Parlamentosu’nun Ukrayna ile işbirliğinden sorumlu heyet başkanı Pekka Toveri, mevcut 90 milyar euroluk destek programının 2027 sonunda sona ereceğini, bu nedenle yeni finansman mekanizmalarının şimdiden ele alındığını söyledi.
Avrupa Birliği’nde (AB), savaşın 2027 sonrasında da devam etmesi ihtimaline karşı Ukrayna’ya sağlanacak mali desteğin sürdürülmesine yönelik seçenekler değerlendiriliyor.
Avrupa Parlamentosu’nun Ukrayna ile işbirliğinden sorumlu heyet başkanı Pekka Toveri’nin, Rus gazetesi İzvestiya’nın aktardığı açıklamasına göre, toplam 90 milyar euro tutarındaki mevcut iki yıllık destek programı 2027 yılı sonunda sona eriyor. Bu nedenle Brüksel, finansmanın devamını sağlayabilecek olası mekanizmalar üzerinde çalışıyor.
Ukrayna makamlarının paylaştığı verilere göre söz konusu paketin 30 milyar eurosu bütçe desteğine, 60 milyar eurosu ise savunma harcamalarına ayrıldı. Kiev yönetimi, bu kaynağın önümüzdeki iki yılda ülkenin mali ihtiyaçlarının yaklaşık üçte ikisini karşılayacağını öngörüyor.
Ukrayna’nın ek kaynağa ihtiyacı sürüyor
Toveri, Ukrayna’nın mevcut programın ötesinde ilave 30 ila 45 milyar euroya ihtiyaç duyduğunu da ifade etti. Bu finansmanın nasıl sağlanacağına ilişkin görüşmelerin G7 ülkeleri ve NATO müttefikleriyle sürdüğünü söyledi.
Avrupa Komisyonu’nun değerlendirmesine göre Ukrayna’nın 2026 ve 2027 yıllarında ihtiyaç duyacağı dış finansman yaklaşık 135,7 milyar euro düzeyinde.
Ukrayna Maliye Bakanı Sergey Marçenko da ülkenin finansman ihtiyacının yüksek seviyesini koruduğunu açıklamış, makroekonomik istikrarın sürdürülmesi ve bütçe harcamalarının karşılanabilmesi için uluslararası ortaklardan gelecek desteğin önemini vurgulamıştı.
Kiev uzun sürecek bir savaşa hazırlanıyor
The Economist, mayıs ayının sonunda hükümet kaynaklarına dayandırdığı haberinde, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski’nin devlet kurumlarına çatışmaların iki ila üç yıl daha sürebileceği ihtimaline göre hazırlık yapılması talimatını verdiğini yazmıştı.
Dergiye göre Kiev yönetimi yılın başında, ABD’nin arabuluculuğunda yürütülen görüşmelerin geçici bir anlaşmayla sonuçlanabileceğini değerlendiriyordu.
The Economist’in görüştüğü iyimser Ukraynalı ve Batılı kaynaklar, diplomatik sürecin yaz aylarında yeniden ivme kazanabileceğini dile getiriyor.
Bununla birlikte dergi, daha olası senaryonun savaşın, Ukrayna ya da Rusya taraflarından biri daha zayıf konuma gelinceye kadar sürmesi olduğu değerlendirmesine yer verdi.
Avrupa
İngiltere savaş gemisi filosunda rotayı hibrit platformlara kırdı

İngiltere, yeni nesil Type 83 muhriplerini geliştirme planlarından vazgeçerek en az altı adet hibrit savaş gemisi tedarik etmeye hazırlanıyor. Havada, karada ve su altında insansız sistemleri yönetme kabiliyetine sahip olacak bu yeni nesil gemilerin Kraliyet Donanması’nın operasyonel menzilini artırması hedefleniyor.
İngiltere, yeni nesil muhrip sınıfı olan Type 83 projesini geliştirme planlarını rafa kaldırarak bunun yerine “Common Combat Vessel” (CCV) adı verilen en az altı adet hibrit savaş gemisi tedarik etme kararı aldı.
Bloomberg’in İngiltere Savunma Bakanlığı açıklamasına dayandırdığı haberine göre, yeni gemiler havada, su üstünde ve su altında insansız sistemleri yönetme kabiliyetine sahip olacak.
Yeni sınıfa ait ilk gemilerin 2030’lu yılların başında hizmete girmesi planlanıyor. İngiliz hükümeti, mevcut Type 45 muhriplerinin yerini alması öngörülen Type 83 projesinden ise tamamen vazgeçti.
İngiltere Savunma Bakanlığı, yeni gemilerin insansız sistemler için birer yönetim merkezi olarak işlev göreceğini açıkladı. Bakanlık değerlendirmesine göre bu adım, mürettebat sayısını ve harcamaları artırmadan Kraliyet Donanması’nın operasyonel menzilini genişletmeye, gücünü daha dayanıklı kılmaya ve ateş kabiliyetini artırmaya olanak sağlayacak.
İngiltere Savunma Bakanı Dan Jarvis, konuya ilişkin açıklamasında, “Bu çok yönlü savaş gemileri, denizcilerimize yükselen tehditler göz önünde bulundurularak tasarlanan ve inşa edilen hibrit platformlar sunacak” ifadesini kullandı.
Söz konusu karar, hükümetin NATO zirvesi öncesinde sunmayı planladığı yeni savunma yatırımları planında yer alacak.
Silahlı kuvvetlerin modernizasyonu için ne kadar bütçe ayrılması gerektiği konusundaki anlaşmazlıklar nedeniyle, bu belgenin yayımlanması geçen yılın sonundan bu yana birkaç kez ertelenmişti.
İngiltere, nisan ayı sonunda Kuzey Avrupa’daki on ülkeyi kapsayan Birleşik Seferberlik Kuvvetleri temelinde yeni bir deniz ittifakı kurma planını açıklamıştı.
Londra yönetimi, bu girişimin denizdeki tehditlerle mücadele etmeyi, ayrıca Kuzeybatı Avrupa, Kuzey Atlantik ve Arktik bölgelerini korumayı amaçladığını bildirmişti.
Haziran ayı başında İngiltere Deniz Kuvvetleri Kurmay Başkanı Gwyn Jenkins, İngiliz filosunun zamanının yaklaşık üçte birini Rus filosunun faaliyetlerini izlemeye harcadığını açıklamıştı.
Jenkins, donanma gemilerinin 2025 yılı boyunca Rus askeri gemilerinin hareketlerine onlarca kez yanıt verdiğini kaydetmişti. Donanma kurmay başkanı, aynı açıklamasında geleneksel gemiler ile insansız ve otonom sistemleri bir araya getirecek hibrit bir filonun kurulacağını da duyurmuştu.
Daha sonra Birleşik Krallık Savunma Dergisi (UK Defence Journal), açık kaynaklı verilere dayanarak denizlerde görev yapan tek bir İngiliz çok amaçlı nükleer denizaltısının kalmadığını yazmıştı.
Yayında, bu denizaltıların Kuzey Atlantik’teki Rus gemilerini gizlice izlemek ve stratejik füze taşıyıcılarını korumak amacıyla da kullanıldığı bilgisine yer verilmişti.
Avrupa
Starmer, giderayak savunma bütçesini artırıyor

Görevinden istifa edeceğini açıklayan İngiltere Başbakanı Keir Starmer, savunma harcamalarına en az 1 milyar sterlin düzeyinde ek kaynak aktarmayı planlıyor. Bu adımın, Starmer’ın siyasi mirasını güçlendirme çabası olduğu belirtilirken, hükümet içindeki bütçe anlaşmazlıkları nedeniyle Savunma Bakanı John Healey görevinden ayrılmıştı.
Görevinden istifa edeceğini açıklayan İngiltere Başbakanı Keir Starmer, savunma sektörüne en az 1 milyar sterlin düzeyinde ek bütçe sağlama taahhüdünde bulunuyor.
Financial Times gazetesinin konuya vakıf kaynaklara dayandırdığı haberine göre, bu adım Starmer’ın başbakanlık makamındaki siyasi mirasını pekiştirme gayretinin bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Kaynaklar, Başbakan Starmer’ın daha önce yayımlanması pek çok kez ertelenen savunma sektörü yatırım planını 30 Haziran Salı günü kamuoyuna sunmayı hedeflediğini aktarıyor.
Silahlı kuvvetlerin önümüzdeki dört yıllık süreçteki toplam finansman hacminin, daha önce öngörülen seviyenin yaklaşık 14,5 milyar ila 15 milyar sterlin üzerine çıkması bekleniyor.
Starmer liderliğindeki hükümet daha önce savunma ihtiyaçları için 13,5 milyar sterlinlik ek kaynak sağlamayı teklif etmişti.
Ancak eski Savunma Bakanı John Healey bu miktarı yetersiz bularak başbakanın önerisine karşı çıkmış ve haziran ayında görevinden istifa etmişti.
Healey, savunma bütçesinde 18 milyar sterlinlik artış yapılması yönünde ısrarcı olmuştu. Görevinden ayrılan eski bakan, istifa açıklamasında hükümet başkanına, askeri harcamaların 2030 yılına kadar gayri safi yurtiçi hasılanın yüzde 3’ü seviyesine ulaştırılması yönünde taahhüt vermesi çağrısında bulunmuştu.
Healey, başbakanın mevcut planının bu oranı yalnızca yüzde 2,68 seviyesinde tuttuğunu belirtmişti.
Gelişmelerin ardından Savunma Bakanlığı görevine getirilen Dan Jarvis, kaynakların aktardığına göre bütçe planını yeniden şekillendirerek bazı zorlu kararlara imza attı.
Jarvis’in hazırladığı yeni programda, ordunun savaşa hazırlık durumuna ve tüm askeri birimlerde insansız kara araçları dahil otonom teknolojilerin yaygınlaştırılmasına, görevden ayrılan Healey’nin önerilerine kıyasla daha fazla öncelik verildiği ifade ediliyor.
Hükümet bünyesindeki bir yetkili, son dakikada yaşanabilecek olası aksaklıklar karşısında nihai sınırın, Ankara’da düzenlenecek NATO zirvesinin hemen öncesine denk gelen 6 Temmuz olacağını bildirdi.
Financial Times, Starmer üzerindeki baskının kaynağı olarak, başta ABD Başkanı Donald Trump olmak üzere müttefik ülkelere İngiltere’nin savunma alanına ciddi yatırımlar yaptığını gösterme yükümlülüğünü işaret ediyor.
Haberde yer alan iddialara göre Starmer, başbakanlık yetkilerini en güçlü halefi olarak görülen Andy Burnham’a 20 Temmuz gibi yakın bir tarihte devredebilir.
Sürece aşina kaynaklar, Burnham’ın devlet işleyişine dair bilgilendirilmeye başlandığını kaydediyor.
Kaynaklar ayrıca, Burnham’ın harcama planının NATO zirvesinden önce onaylanması ve konunun ertelenmemesi yönündeki argümanları özel görüşmelerde haklı bulduğunu ifade ediyor.
Buna karşın kaynaklardan biri, göreve gelecek yeni başbakanın daha yoğun bir baskıyla karşı karşıya kalabileceğini ve bu durumun savunma finansmanının yeniden değerlendirilmesine yol açabileceğini dışlamıyor.
İlgili kaynak, askeri liderliğin pozisyonuna dair, “Askeri kanat, hiç yoktan iyidir yaklaşımını benimsemiş durumda ancak yeni Başbakan Andy Burnham ile bu konuyu her halükarda tekrar müzakere etmek zorunda kalacağız” değerlendirmesinde bulunuyor.
Keir Starmer, kendi partisinden gelen baskıların ardından haziran ayında istifa edeceğini açıklamıştı.
Starmer, İngiliz hükümetinin liderliğini yaklaşık iki yıldır yürütüyordu.
Amerika2 hafta öncePeter Thiel’in gizli cemiyeti: “Dialog”
Avrupa5 gün önceKuzey Akım sabotajında ‘porno filmi kılıfı’ iddiası
Asya2 hafta önceÇKP, ‘Xi Jinping’in Parti İnşası Üzerine Düşüncesi’ni resmi doktrin ilan etti
Ortadoğu2 hafta önceİran, ABD ile varılan anlaşmanın detaylarını açıkladı
Görüş1 hafta önceHeidegger’in kulübesindeki Avrupa solu
Dünya Basını2 hafta önceİngiliz iktisatçı Pettifor: Yapay zeka çöküşü kaçınılmaz bir krize yol açacak
Dünya Basını2 hafta önceForeign Policy: İran, Vietnam’dan Daha Ağır Bir Yenilgi
Rusya2 hafta önceRFKP Lideri Zyuganov: Rusya’da sol dönüş kaçınılmaz











