Bizi Takip Edin

Rusya

Rusya, 1000 kilometre menzile sahip kamikaze dronlarının seri üretimine başladı

Yayınlanma

Rus savunma sanayisi şirketi Almaz-Antey, 1000 kilometreden fazla menzile sahip Garpiya-A1 kamikaze dronlarının seri üretimine geçti. Rosoboroneksport, uluslararası pazara sunulan sistemin yabancı müşterilerin ilgisini çektiğini ve dost ülkelerde ortak üretime açık olduklarını bildirdi.

Rusya merkezli Almaz-Antey Doğu Kazakistan Bölgesi (VKO) Konsorsiyumu, dolanan mühimmat sınıfındaki “Garpiya-A1” kamikaze dronlarının seri üretimine başladı.

Rusya’nın resmi silah ihracat şirketi Rosoboroneksport’un basın servisi, üretimin sistemi dünya pazarına sunma hedefi doğrultusunda yürütüldüğünü duyurdu.

Rosoboroneksport Genel Direktörü Aleksandr Miheyev, şirketin ulaştığı üretim kapasitesine dikkat çekerek, “Almaz-Antey VKO Konsorsiyumu, Garpiya-A1 (E) sisteminin seri üretiminde yetkinlik kazandı. Ülkenin savunma kabiliyetine zarar vermeden, yabancı müşterilerle yapılan sözleşmeleri rekabetçi sürelerde yerine getirmeyi sağlayan bir seviyeye ulaştı” dedi.

Miheyev, şirketin sistemin sevkiyatına ve Rusya’ya dost ülkelerin topraklarında üretimin yerelleştirilmesine yönelik müzakerelere açık olduğunu belirtti.

İnsansız hava aracının ihraç versiyonunun yabancı müşterilerin ilgisini çektiğini vurgulayan Miheyev, ürünün bazı ortaklara tanıtıldığını kaydetti.

Belirlenen koordinatlardaki sabit hedefleri vurmak üzere tasarlanan “Garpiya-A1 (E)” sistemi bünyesindeki uzun menzilli BLA-D insansız hava aracı, 50 metreden 2 bin 500 metreye kadar irtifada uçabiliyor.

Saatte 170 kilometreye varan hıza ulaşabilen araç, 1000 kilometrenin üzerinde mesafe katedebiliyor. Havada en az altı saat kalabilen dron, 50 kilogramın üzerinde harp başlığı taşıma kapasitesine sahip.

Rusya’da insansız sistemlere yönelik geliştirme faaliyetleri sürerken Kalaşnikov Konsorsiyumu Başkanı Alan Luşnikov da ağustos ayı başında yaptığı açıklamada, 11 kilogramlık harp başlığına ve yapay zeka unsurları içeren bir otomatik güdüm sistemine sahip “Kub-10ME” kamikaze dronunun yakında Ukrayna’daki askeri harekat bölgesinde kullanılacağını açıklamıştı.

Rusya

Şeremetyevo özelleştirmesinde devlet altın hisse hakkını kullanacak

Yayınlanma

Rusya hükümeti, Şeremetyevo Uluslararası Havalimanı’nın yönetiminde Rusya Federasyonu’nun “altın hisse” özel hakkını kullanmasını kararlaştırdı. Başbakan Mihail Mişustin’in imzaladığı karar, Devlet Başkanı Vladimir Putin’in havalimanındaki kamu hisselerinin özelleştirilmesine izin veren kararnamesi doğrultusunda alındı.

Rusya hükümeti, Şeremetyevo Uluslararası Havalimanı Anonim Şirketi’nin yönetiminde Rusya Federasyonu adına özel bir hak olan “altın hisse” uygulamasını devreye sokma kararı aldı.

İnterfaks ajansının aktardığına göre Başbakan Mihail Mişustin ilgili kararnameyi 18 Ağustos’ta imzaladı.

Söz konusu belge, Devlet Başkanı Vladimir Putin’in ağustos ayı başında yayımlanan kararnamesinin icrası kapsamında hazırlandı. Putin, bahsi geçen kararnameyle Şeremetyevo’yu stratejik işletmeler listesinden çıkarmış ve havalimanındaki kamu hisselerinin özelleştirilmesine izin vermişti.

“Altın hisse”, bir anonim şirkette hissedar konumundaki kamu tüzel kişiliklerine veya yerel yönetimlere tanınan kurumsal bir hakkı ifade ediyor.

Özelleştirilen işletmeler üzerindeki devlet denetimini koruma işlevi gören bu hak, yabancı yatırımcıların yer aldığı şirketlerde genel olarak oy kullanma imkanı sağlamasa da devlete ana sözleşme değişikliklerini onaylama veya veto etme yetkisi veriyor.

Devlet Başkanı Vladimir Putin’in yayımladığı kararname, özelleştirme ve stratejik işletme statüsüne dair hükümlerin yanı sıra havalimanının ana faaliyet alanının korunmasını, tesis ve kapasitelerin modernizasyonu için gerekli şartların sağlanmasını şart koşuyor.

Belge aynı zamanda hisse senetlerinin doğrudan ya da dolaylı yoldan yabancı kişi ve kuruluşların kontrolündeki tüzel kişilere geçmesini engellemeyi de güvence altına alıyor.

Putin, 2015 yılında Şeremetyevo’nun varlıklarının konsolidasyonunu ve kısmi özelleştirmesini öngören kararnameyi imzalamıştı.

Devlet, yeni kurulan “Şeremetyevo Havalimanı” şirketine federal mülkiyette bulunan yüzde 83,038 oranındaki havalimanı hissesini devrederken kamu payının en az yüzde 30 seviyesinde kalması şartı getirilmişti.

Varlıkların birleştirilmesi süreci Mayıs 2017’de tamamlandı. Bu konsolidasyon sonucunda Şeremetyevo Holding havalimanının yüzde 66,06 hissesine sahip olurken Rusya Federal Mülkiyet Yönetim Ajansı (Rosimuşçestvo) yüzde 30,46’lık payı elinde tuttu.

Geriye kalan hisselerin yüzde 2,43’ü Aeroflot’a, yüzde 1,05’i ise havalimanı yönetimine geçti.

Şeremetyevo Holding 2020 yılında devlete ait hisseleri satın almak üzere başvuruda bulunmuş, ancak daha sonra işlemden vazgeçmişti. Bu vazgeçmeyle birlikte havalimanının mülkiyeti bütünüyle özel sektöre devredilmemişti.

Okumaya Devam Et

Rusya

Rusya, Alman gazeteci Michael Martens hakkında arama kararı çıkardı

Yayınlanma

Rusya İçişleri Bakanlığı, Alman Frankfurter Allgemeine Zeitung gazetesi muhabiri Michael Martens hakkında uluslararası arama kararı çıkardı. Kararın, gazetecinin Ukrayna ve Sırbistan liderlerinin basın toplantısında Rus askerlerinin öldürülmesine dair yönelttiği sorunun ardından alındığı bildirildi. Rusya Dışişleri Bakanlığı ve ilgili diplomatik misyonlar gazetecinin ifadelerine sert tepki gösterdi.

Rusya, Alman Frankfurter Allgemeine Zeitung (FAZ) gazetesi muhabiri Michael Martens hakkında uluslararası arama kararı çıkardı.

RBK’ya konuşan kolluk kuvvetlerindeki iki kaynak, kararın Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy ile Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic’in ortak basın toplantısının ardından alındığını aktardı.

Rusya İçişleri Bakanlığının arananlar veri tabanında, Martens’in Rusya Ceza Kanunu’nun ilgili maddesi uyarınca arandığı bilgisi yer alıyor.

Martens söz konusu basın toplantısında, Avrupa ülkelerinin “daha fazla Rus’un öldürülmesine yardımcı olmak” için neler yapabileceğini sormuştu.

Gelişmelerin ardından FAZ gazetesi, sorunun ifade ediliş biçimini “yanıltıcı” olarak nitelendirerek kurumun yayın politikasının “mümkün olduğunca çok sayıda Rus askerinin öldürülmesine yönelik çağrıları” kapsamadığını vurguladı.

RBK’nın kaynaklarına göre, gazeteci hakkındaki arama kararı Moskova İçişleri Ana Müdürlüğü tarafından 13 Ağustos’ta çıkarıldı.

Martens’e gıyabında Rusya Ceza Kanunu’nun 282. maddesinin 2. fıkrası uyarınca nefret veya düşmanlığı körükleme suçlaması yöneltildi. Soruşturma makamlarının yakın zamanda mahkemeye başvurarak gazeteci hakkında gıyabi tutuklama talep etmeyi planladığı belirtildi.

Rusya’nın Berlin Büyükelçiliği, Martens’in sözlerini “iğrenç” olarak nitelendirerek Moskova’nın hukuki mekanizmaları kullanma ihtimalini değerlendireceğini duyurdu.

Diplomatik temsilcilik, Martens’in fiilen Zelenskiy’e Rus askerlerinin öldürülmesi konusunda yardım teklif ettiğini ve gazetecinin daha sonra sosyal medyada yaptığı paylaşımların “her türlü yanlış anlaşılmayı ortadan kaldırdığını” açıkladı.

Büyükelçilik ayrıca Alman makamlarının, Almanya Gazeteciler Birliği dahil olmak üzere meslek örgütlerinin ve meslektaşlarının çoğunluğunun bu ifadeleri kınamamasını “üzüntü verici” bulduğunu bildirdi.

Büyükelçilik açıklamasında şu ifadelere yer verildi:

“FAZ’ın kısa açıklaması maalesef durumu kökten değiştirmiyor. Gazetenin Michael Martens’in ifadelerindeki ‘muğlaklığa’ sığınma girişimi eleştirilere dayanamaz; nitekim gazeteci sonrasında tam olarak söylediği şeyi kastettiğini ve bunda kınanacak bir yön görmediğini defalarca teyit etti.”

Rus diplomatlar, ifade özgürlüğünün, “burada resmi düzeyde iddia edildiği gibi” Almanya’nın resmi olarak çatışma halinde bulunmadığı bir devletin vatandaşları da dahil olmak üzere insanların öldürülmesine yönelik aleni çağrıları kapsamaması gerektiğini değerlendirdi.

Rusya’nın Washington Büyükelçiliği ise Martens’in sorusunu “Freudyen bir dil sürçmesi” olarak nitelendirdi ve bu çıkışın Alman makamlarının “Rusya-ABD cepheleşmesi” yönündeki arzusunu yansıttığını öne sürdü.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov da Sırbistan makamlarına çağrıda bulunarak Martens’in sorusuna tepki göstermelerini istedi.

Gazetecinin ifadelerini kabul edilemez olarak nitelendiren Lavrov, Vucic’in bu soruyu duyduğunda “adeta donakaldığına” dikkat çekti.

Lavrov, bu tür görüşlere sahip bir kişinin medyada veya devlet kurumlarında görev almaması gerektiğini söyledi.

Okumaya Devam Et

Rusya

Rusya akaryakıt krizine karşı Asya’dan yakıt ithalatını artırıyor

Yayınlanma

Rusya, bölgeleri ve Moskova’yı etkisi altına alan ikinci akaryakıt krizi dalgası nedeniyle ağustos ayında Asya ülkelerinden petrol ürünleri ithalatını artırıyor. Reuters’ın sektör kaynaklarına ve deniz taşımacılığı verilerine dayandırdığı habere göre, bu ay yurtdışından yapılacak benzin ve uçak yakıtı tedariki 270 bin tona ulaşacak.

Rusya, bölgeleri ve başkent Moskova’yı etkisi altına alan ikinci akaryakıt krizi dalgasına karşı ağustos ayında Asya ülkelerinden petrol ürünleri alımını hızlandırıyor.

Reuters’ın sektör kaynaklarına ve deniz taşımacılığı istatistiklerine dayandırdığı verilere göre, ülkenin bu ay yurtdışından yapacağı benzin ve uçak yakıtı alımı 270 bin tona çıkacak.

İthal edilecek hacmin yaklaşık üçte biri, yani 90 bin ton kadarı doğrudan Hindistan’dan gelecek. Geriye kalan bölümü ise Güney Kore ve Malezya kıyılarında tankerden tankere (borda bordaya) aktarılan petrol ürünleri oluşturuyor.

Vortexa ve Kpler verilerine göre, bu hafta içinde iki tankerin Rusya’nın Uzak Doğu limanlarına ulaşması planlanıyor.

Reuters’ın kaynakları, gemilerden birinin Malezya yakınlarındaki Johor Boğazı’nda borda bordaya yüklenen en az 40 bin ton uçak yakıtı taşıdığını belirtirken, ajansa konuşan bir yetkili kargonun Hindistan menşeli olduğunu açıkladı.

Kpler verilerine ve kaynaklara göre ikinci tanker ise ağustos ayı başında Güney Kore’nin Yeosu kıyılarında borda bordaya yöntemle yaklaşık 30 bin ton benzin yükledi.

Hindistan benzini taşıyan ilk tanker ağustos başında Rusya’nın Arktik bölgesindeki Vitino Limanı’nda tahliye edildi. Reuters kaynakları, yakıt ithalatçısı petrol şirketlerinin fiyat konusunda anlaşmaya çalıştığı uzun bir aranın ardından sevkiyatın Rusya iç pazarına girmeye başladığını bildirdi.

İthal ürünün fiyatı, iç toptan satış piyasasındaki kotasyonların belirgin biçimde üzerinde kalarak litre başına 100 rubleyi aştı. Kaynaklar, araç yakıtı yüklü en az iki geminin daha tahliyesinin beklendiğini aktardı.

Ekonomist Kirill Rodyonov, yüksek maliyetin Hindistan menşeli benzin ithalatındaki en temel sorunlardan biri olmaya devam ettiğine dikkat çekti.

Federal Rekabet Kurumu (FAS) verilerine göre, Hindistan’dan ithal edilen araç benzininin fiyat paritesi temmuzda ton başına 100 bin 466 rubleye ulaştı. Bu tutar, Petersburg Borsası’ndaki AI-92 tipi benzinin ton başına 71 bin 870 rublelik aylık ortalama fiyatını yüzde 40 aştı.

Rodyonov, navlun ve gemi sigortası masraflarından kaynaklanan yüzde 40’lık bu farkın perakende satışları zorlaştırdığını belirterek, “Perakende ağları bu kadar pahalı yakıtın alım maliyetini karşılayabilmek için fiyatları daha da yukarı çekmek zorunda kalacak” dedi.

Tüm bu maliyetlere karşın Rus makamlarının başka bir seçeneği kalmadığı görülüyor.

Rusya’da ham petrol işleme hacmi temmuz ayında günlük 3,6 milyon varille 2002 yılından bu yana görülen en düşük seviyeye geriledikten sonra günlük 4 milyon varilin hemen üzerine çıksa da bu düzey yılın bu dönemi için normal kabul edilen seviyenin üçte bir oranında altında kaldı.

Kommersant’a daha önce konuşan kaynaklar, rafinerilerdeki kapasite kullanım oranının ağustosta yeni bir dip noktaya inebileceğini ve yakıt üretiminde yıl sonuna kadar bir toparlanma beklenmemesi gerektiğini ifade etmişti.

Piyasanın ağustos ayında mücbir sebepler ve planlı bakımlar da dahil olmak üzere yeni bir kapasite kaybı dalgasıyla karşılaştığını belirten Rodyonov, krizin başka bir izahının bulunmadığını vurguladı.

Rodyonov, düzenleyici kurumların Euro-2, Euro-3 ve Euro-4 standartlarındaki yakıtların üretimine ve dolaşımına izin vermesine, ayrıca benzinin borsada zorunlu satış kotasını aylık üretim hacminin yüzde 15’inden yüzde 10’una düşürmesine rağmen krizin sürdüğüne işaret etti.

Uzman, alınan bu tedbirlerle dikey entegre petrol şirketlerinin kendi perakende ağlarında satmak üzere ellerinde daha fazla yakıt kalması gerektiğinin altını çizdi.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English