Diplomasi
Azerbaycan ve Ermenistan internet transit anlaşması imzaladı

Azerbaycan’ın omurga internet operatörü AzerTelecom ile Telecom Armenia, Ermenistan’ın uluslararası internet bağlantısının Azerbaycan üzerinden sağlanmasına yönelik anlaşma imzaladı. Anlaşmanın, iletişim güzergahlarını çeşitlendirmesi, telekomünikasyon ağlarının güvenilirliğini artırması ve bölgesel işbirliğini geliştirmesi hedefleniyor.
Azerbaycan’ın omurga internet operatörü AzerTelecom ile Ermenistan’da Team Telecom Armenia markasıyla faaliyet gösteren Telecom Armenia, Ermenistan’ın uluslararası internet bağlantısının Azerbaycan üzerinden sağlanmasına yönelik bir anlaşma imzaladı.
Minval’in haberine göre AzerTelecom, Ermenistan yönündeki internet trafiğinin transit geçişini kendi altyapısı üzerinden sağlayacak.
Anlaşmanın, iletişim güzergahlarını çeşitlendirmesi, telekomünikasyon ağlarının güvenilirliğini artırması ve bölgesel işbirliğini geliştirmesi amaçlanıyor.
AzerTelecom, Azerbaycan’ı küresel internet ağına bağlayan omurga internet operatörü olarak faaliyet gösteriyor.
Telecom Armenia ise Team Telecom Armenia markası altında Ermenistan’da mobil ve sabit iletişim, internet ve dijital televizyon hizmetleri sunuyor.
Söz konusu anlaşma, Bakü ile Erivan arasındaki ilişkilerin normalleşmesi sürecinde atılan son adımlardan biri oldu.
Ağustos 2025’te Ermenistan ile Azerbaycan, ABD’nin arabuluculuğunda barışın ve devletler arası ilişkilerin tesisine ilişkin anlaşmayı parafe etmiş, ayrıca bölgesel iletişim hatlarının yeniden açılmasının önemini teyit etmişti.
Ocak 2026’da Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Ermenistan ile ilişkilerin çatışmadan işbirliğine doğru evrildiğini belirtmişti.
Aliyev, Bakü’nün Ermenistan’a yönelik yük taşımacılığı kısıtlamalarını kaldırdığını ve ülkeye kritik önemdeki bazı ürünlerin sevkiyatına başladığını ifade etmişti.
Diplomasi
Avrupa, LNG için Asya ile kıyasıya rekabete girmek zorunda

Avrupa, yaz aylarında ulusal rezervlerin azalması ve talebin hızla artmasıyla birlikte, sınırlı doğal gaz kaynakları konusunda Asya’dan gelen artan rekabetle karşı karşıya kalıyor.
POLITICO’nun aktardığına göre analistler ve yetkililer, AB’nin bu rekabeti kazanmakta zorlanacağı konusunda uyarıyor.
Çin, Vietnam ve Güney Kore gibi merkezi planlamalı Asya ekonomileri, spot piyasada gaz alımı için anlaşmalar yapmak konusunda daha donanımlı durumda; bu da serbest piyasa odaklı Avrupa’yı dezavantajlı konuma düşürüyor.
AB, Ukrayna savaşının ardından toplu enerji alımlarını koordine etmek için Avrupa Komisyonu’na yetki vermişti ama bu politika pek işe yaramadı.
Bu da, ABD ile İran arasındaki barış anlaşması yürürlükte kalsa bile, Avrupa’nın önümüzdeki aylarda yine de daha yüksek doğalgaz ve elektrik fiyatlarıyla karşı karşıya kalabileceği anlamına geliyor.
TotalEnergies CEO’su Patrick Pouyanné, bu hafta başında Fransız milletvekillerine yaptığı açıklamada, “Gergin bir dönem bizi bekliyor” dedi ve AB’nin Katar’dan gelen tedarikleri hızla yeniden başlatmazsa zor durumda kalacağını savundu.
Pouyanné, “Fiyatların 2022 seviyelerine çıkacağını sanmıyorum fakat yakıt fiyatlarında olduğu gibi düşmesini de beklemiyorum,” diye ekledi.
AB kuralları uyarınca, üye ülkeler Aralık ayına kadar gaz rezervlerini ulusal kapasitelerinin en az yüzde 80’ine kadar doldurmak zorunda.
Normalde bu işlem, talep ve fiyatların daha düşük olduğu yaz aylarında gerçekleştirilir.
Enerji tüccarları genellikle yaz aylarında bu düşük fiyatlardan yararlanarak gaz satın alıp depolar, ardından talep ve fiyatların yükseldiği kış aylarında kâr elde etmek üzere satarlar.
Ne var ki bu yıl, yaz aylarındaki yüksek fiyatlar bu teşviki ortadan kaldırdı ve bloğun depolama seviyelerini beş yıllık ortalamanın altında bıraktı.
Asya’daki gelişmeler durumu daha da kötüleştirebilir. Analistler, Asya’da daha sıcak geçecek bir yazın klima kullanımını artıracağı ve bu durumun Asya’daki gaz talebini yukarı çekeceği konusunda uyarıyor.
Asya ülkeleri öncelikle uzun vadeli tedarik anlaşmalarına güveniyor fakat artan talep ve azalan rezervler, onları fiyatların günlük olarak belirlendiği ve talep aniden yükseldiğinde hemen artma eğiliminde olan spot piyasadan gaz satın almaya giderek daha fazla itebilir.
Bu durum, Asya ülkelerini, tedarik güvenliğini sağlamak için bu yıl spot piyasaya olağanüstü derecede bağımlı hale gelen Avrupa ile doğrudan rekabete sokacaktır.
Artan Asya talebi, Avrupa’nın yaz sonundaki panik alımlarıyla çakışırsa enerji yükü üzerinde kıtalararası bir mücadeleye yol açabilir.
Montel Energy’nin baş analisti Tobias Federico, AB’nin depolama hedeflerine ulaşmak için spot piyasada Asya’dan daha yüksek teklifler vermek zorunda kalabileceğini söyledi.
AB enerji ajansı ACER’e göre, bu yıl bu hedeflere ulaşmak için 2025 yılına kıyasla LNG ithalatında yüzde 13’e varan bir artış gerekebilir.
Bu, mevcut koşullar altında, özellikle de Basra Körfezi’ndeki üretim toparlanmazsa, başarılması zor bir hedef.
Bu durum, gaz fiyatları üzerindeki baskıyı yeniden alevlendirebilir ve Avrupa rezervlerini hızla tüketecek ek çekimlere yol açabilir.
Analitik şirketi Energy Flux’un kurucusu Seb Kennedy, “Küresel piyasaları sıkılaştıracak daha çaresiz LNG alımları görebiliriz; bu durumda, belki de Avrupa gaz depolama yenileme çabalarından tamamen vazgeçip sorunu kışa erteleyecektir,” dedi.
Bir üst düzey AB yetkilisine göre, bu risk Avrupa Komisyonu tarafından da yakından izleniyor. İşler şiddetli bir mücadeleye dönüşürse, AB kendini dezavantajlı bir durumda bulabilir.
2021’de spot piyasadan agresif bir şekilde LNG satın alan Çin gibi merkezi ekonomiye sahip Asya ülkelerinin aksine, Avrupa’nın farklı önceliklere sahip ve 27 farklı üye devlete yayılmış enerji ithalatçıları üzerinde çok az etkisi var.
Ukrayna savaşının ardından AB, özel şirketlerin uluslararası piyasada gaz için daha iyi anlaşmalar yapabilmelerini sağlayacak bir platform (AggregateEU) kurmaya çalıştı.
Kaynakları daha kısıtlı olan küçük ithalatçılar arasında popüler olsa da, platformda kaç anlaşma yapıldığına dair net bir bilgi yok.
Büyük oyuncular, genellikle bu platformdan uzak durduklarını ve tek başlarına hareket etmeyi tercih ettiklerini söylüyor.
Alman enerji devi SEFE’nin iletişim başkanı Christoph Gottstein, POLITICO’ya yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“Birkaç müzakere başlatılmış olsa da, bunlar tamamlanmış işlemlerle sonuçlanmadı. Bu deneyim, gaz piyasasının müdahaleye gerek kalmadan etkili bir şekilde işleyişini sürdürdüğü yönündeki değerlendirmemizi pekiştiriyor.”
İki AB yetkilisi, POLITICO’ya, gaz koordinasyon platformunun hizmet dışı bırakıldığını fakat Komisyon’un İran savaşının ardından platformu yeniden faaliyete geçirmeyi düşündüğünü söyledi.
Fakat yetkililer, AB’nin şirketleri bu platformları kullanmaya fiilen zorlamak için pek bir şey yapamayacağını da belirtti.
İlk yetkili, ithalatçıların platform üzerinden koordinasyonun bir tür gizli anlaşma olabileceğinden endişe duyduğunu ve Komisyon’un da şirketlerin karmaşık rekabet kurallarını ihlal etmediklerinden emin olmalarına yalnızca gayri resmi olarak yardımcı olabileceğini belirtti.
Avrupalı yetkililer, rakiplerle doğrudan müzakere de edemez. İki yetkili, savaşın patlak vermesinden bu yana Komisyon ve Asyalı muhataplarının piyasaları karıştırmamak için enerji politikalarına ilişkin güncellemeleri doğrudan paylaştıklarını fakat hangi yüklerin nereye gideceği konusunda pazarlık yapamayacaklarını belirtti.
İkinci bir yetkili, “Herkes kendi başının çaresine bakıyor,” dedi.
Bu, Asya ülkelerinin Avrupa’ya göre bir avantaj sahibi olabileceği anlamına geliyor.
İkinci AB yetkilisi, “Kriz durumlarında, otorite odaklı piyasalar birkaç şirkete ‘Sadece işinizi yapın’ diyebilir. Koordinasyon sağlayabiliriz, teşvik edebiliriz, fakat Çin’in yaptığı gibi hareket edemeyiz,” dedi.
Analistler, ABD-İran barış anlaşmasının bu baskıları hafifletebileceği konusunda uyarıda bulunsa da, Asyalı alıcıların spot piyasaya girmeye başladığına dair işaretler şimdiden var.
Kpler LNG analisti Charles Costerousse, Güney Kore, Tayland ve Vietnam’ın yaz boyunca spot piyasadan LNG tedariki arayışına girmelerinin beklendiğini belirtti.
Nihayetinde dengeleri değiştirebilecek olan Çin. İran savaşının patlak vermesinden bu yana, normalde dünyanın en büyük enerji ithalatçısı olan ülke, ithalatını azaltıp muazzam rezervlerine güvenerek küresel piyasada dengeleyici bir güç olarak hareket etti.
Fakat Costerousse’a göre, mart ayından bu yana LNG rezervlerini beş yıllık ortalamanın çok altına düşüren Çin’in yakında spot alımlarını yeniden artırması gerekebilir.
AB yetkilileri için bu, savaşın sona erme belirtileri göstermesine rağmen devam eden bir endişe kaynağı. Yetkililerden biri, “Çin’in büyük çapta geri dönmesi anında… bu önemli bir faktör olacak,” dedi.
Diplomasi
Hindistan, BAE’ye süpersonik BrahMos füzesi satmak için görüşmeler yürütüyor

Dört Hint kaynağın Reuters’a verdiği bilgiye göre Hindistan hükümeti, Orta Doğu’daki savaşın ardından silah tedarikini artıran Körfez ülkesi Birleşik Arap Emirlikleri’ne (BAE), süpersonik seyir füzesi BrahMos da dahil olmak üzere bazı amiral gemisi savunma sistemlerini satmak için görüşmeler yürütüyor.
Daha önce haberleştirilmeyen görüşmeler, Hindistan’ın hava savunma sistemi Akashteer’in muhtemel satışını da kapsıyor. Konuya doğrudan vakıf iki kaynağın Reuters’a bu bilgiyi verdiği kaydedildi.
Konuya doğrudan vakıf üçüncü bir kaynak, “BAE, BrahMos ve Akashteer de dahil olmak üzere birçok silah sistemimize ilgi gösterdi. Hindistan ile BAE arasındaki görüşmeler ilk aşamada ve hızla ilerliyor” dedi.
Hint yetkililer ve BAE Dışişleri Bakanlığı, yorum taleplerine yanıt vermedi.
Hindistan ve Rusya tarafından ortak geliştirilen BrahMos, dünyanın en hızlı seyir füzeleri arasında yer alıyor ve kara, deniz ve hava platformlarından fırlatılabiliyor. Akashteer ise Hindistan devlet şirketi Bharat Electronics Ltd ve Hindistan Ordusu tarafından geliştirilen tam otomatik bir hava savunma sistemi.
BAE, savaş sırasında İran tarafından saldırılara uğramasının ve ortaya çıkan tehditlere yanıt verme kabiliyetini güçlendirme çabalarının ardından Hindistan’dan ve başka kaynaklardan savunma teçhizatı satın almayı değerlendiriyor. Ülkenin ayrıca enerji ihracatı açısından kritik bir geçiş hattı olan Hürmüz Boğazı ile ilgili endişeleri sürüyor.
BAE bu yılın başlarında, değeri 35 milyar doları aşacak savunma işbirliğini teşvik etmek amacıyla Güney Kore ile bir mutabakat zaptı imzaladı.
Çatışma izleme grubu Armed Conflict Location & Event Data’nın Güney Asya kıdemli analisti Pearl Pandya, “Çeşitlendirilmiş bir tedarikçi tabanı BAE’ye daha fazla stratejik özerklik sağlar. Hindistan ile daha yakın bağların ek faydası ise, ülkeler müttefik olmaya devam ettiği için ABD’yi karşısına almamasıdır” dedi.
Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü’nün (SIPRI) verilerine göre ABD, 2021-2025 yılları arasında Orta Doğu’ya en fazla silah ihraç eden ülke oldu ve ithalatın yüzde 54’ünü karşıladı. ABD’yi yüzde 12 ile İtalya ve yüzde 11 ile Fransa izledi.
Hindistan’ın BAE’ye herhangi bir BrahMos satışı gerçekleştirmeden önce Rusya’nın onayını alması gerekecek; zira 290 kilometre, yani 180 mil menzilli füze ortak geliştirildi. Bir kaynak, Moskova’nın Abu Dabi ile yakın ilişkileri göz önüne alındığında bunun bir engel oluşturmasının beklenmediğini söyledi.
SIPRI’nin silah transferleri programında kıdemli araştırmacı olan Siemon Wezeman, Körfez ülkelerine silah satmak için uluslararası rekabet artsa ve BAE’nin başka tedarikçilerle deneyimi bulunsa da hem BrahMos füzesinin hem de Akashteer sisteminin BAE’nin ihtiyaçlarına potansiyel olarak hizmet edeceğini söyledi.
Hindistan ile BAE arasında daha sıkı bağlar
Uluslararası Stratejik Araştırmalar Enstitüsü’ne göre BAE’nin hâlihazırda azami menzili 300 kilometre olan ABD yapımı MGM-168 ATACMS balistik füzesi bulunuyor. Hava savunmasında ise gelişmiş ABD yapımı THAAD ve Patriot sistemlerine sahip.
Savunma uzmanlarına göre Akashteer, hava tehditleriyle mücadelede farklı cihazlardan gelen bilgilerin bir araya getirilmesine yardımcı olacak.
Hindistan’ın geçmişte her zaman sonuç vermeyen silah ihracatı anlaşmaları haberleriyle anılan bir sicili olsa da Wezeman, BAE’ye ve diğer Körfez ülkelerine yaklaşan satışların mümkün olduğunu söyledi.
Son yıllarda Hindistan ile BAE arasında yakınlaşan ilişkiler, ticaret ve enerji alanlarında çok sayıda anlaşmaya ve askeri donanımın ortak geliştirilmesine yönelik bir mutabakata yol açtı.
Hindistan’ın amiral gemisi silah sistemlerini satmaya yönelik görüşmeler, bölgedeki değişen hizalanmaların bir başka göstergesi. İki Hint hükümet kaynağına göre Hindistan, BAE ile derinleşen ortaklığını Suudi Arabistan ile Pakistan arasında kısa süre önce imzalanan savunma paktına karşı bir denge unsuru olarak görüyor.
Pandya, “Büyüyen ilişkiler, daha geniş bölgesel jeopolitik dinamikler; özellikle de Riyad ile Abu Dabi arasındaki bölgesel liderlik rekabeti arka planında da anlaşılmalıdır” dedi.
Pandya ayrıca, “Hindistan ile BAE arasındaki genişleyen savunma bağları, esasen her iki ülkenin de ortaklıklarının gücünü ve derinliğini sergilemesine imkân tanıyan bir stratejik mesaj verme biçimi işlevi görüyor” ifadelerini kullandı.
Hindistan’ın savunma ihracatı artıyor
Hint kaynaklardan ikisine göre, Hindistan’ın BrahMos da dahil olmak üzere bazı silah sistemlerini ilk kez savaşta kullandığı Hindistan ile Pakistan arasındaki geçen yılki dört günlük savaş, başka ülkelerden alıcı ilgisini artırdı.
İki kaynağa göre Hindistan o tarihten bu yana BrahMos’u Vietnam ve Endonezya’ya satmak için anlaşmalar imzaladı. Ayrıca Tayland, Güney Afrika, Brezilya ve Şili’den de ilgi gördü.
BrahMos’un önceki tek satışı 2022’de Filipinler’e yapılmıştı.
Hindistan hükümetine göre ülkenin savunma ihracatı, Mart 2026’da sona eren yılda 4 milyar doların üzerine çıktı. Bu rakam 2013-2014 döneminde yalnızca 7,26 milyon dolardı.
SIPRI’ye göre Hindistan aynı zamanda küresel silah ithalatının yüzde 8’inden fazlasını gerçekleştirerek dünyanın en büyük ikinci silah alıcısı konumunda.
Diplomasi
Çin misilleme olarak Pentagon’la bağlantılı Amerikan şirketlerini hedef aldı

Çin, Washington’ın bu ay bazı Çinli şirketleri kısıtlama kapsamına almasına misilleme olarak, ABD ordusuyla bağlantılı olduğunu söylediği MP Materials ve USA Rare Earth’ün yanı sıra sekiz ABD’li kuruluşu daha ihracat kontrol listesine ekledi.
Kritik görev uygulamaları için motor üreten Aveox da listeye alınan şirketler arasında yer aldı. Listeye dahil edilmek, Çin’in bu şirketlere çift kullanımlı ürün ihracatını durduruyor.
Pentagon destekli MP Materials, ABD’de faaliyette olan tek nadir toprak elementi madenini işletiyor. USA Rare Earth ise MP Materials ile birlikte madenden mıknatısa uzanan tedarik zincirinde yer alıyor.
Üç ABD’li şirket, mesai saatleri dışında yorum talebine yanıt vermedi.
Çin Ticaret Bakanlığı pazartesi günü yaptığı açıklamada, söz konusu tedbirlerin “ABD hükümetinin kötü niyetli uygulamalarına” yanıt olarak alındığını; ulusal güvenlik ve çıkarları korumanın yanı sıra silahların yayılmasının önlenmesi gibi uluslararası yükümlülükleri yerine getirmeyi amaçladığını bildirdi.
Bakanlık, “Herhangi bir ülke veya bölgedeki kuruluş ve bireylerin, Çin menşeli çift kullanımlı ürünleri bu kuruluşlara devretmesi veya tedarik etmesi yasaktır” dedi ve ihracat faaliyetlerinin derhal durdurulması gerektiğini ekledi.
Bu adım, adı geçen şirketlere yönelik çift kullanımlı ürün ihracatına fiilen tam yasak anlamına geliyor. Daha önceki kurallar yalnızca ihracat lisansı alınmasını gerektiriyordu; yeni düzenleme ise şartları daha da sıkılaştırıyor.
Ancak analistler, Çin’in bu hamlesinin, Pentagon’un Çin ordusuna destek verdiğine inandığı Çinli teknoloji şirketlerini içeren 1260H listesine büyük ölçüde sembolik bir yanıt yani misilleme olduğunu söyledi. Liste bu ay güncellenerek e-ticaret devi Alibaba, internet arama sağlayıcısı Baidu ve otomobil üreticileri BYD ile NIO’yu da kapsayacak şekilde genişletildi.
Jeopolitik danışmanlık firması Asia Group’un Büyük Çin bölgesi ortağı George Chen, “Şirketlerin çoğu ABD savunma sanayii oyuncuları ya da ABD hükümetiyle yakın bağlantıları var… Bu şirketler zaten Çin’de iş yapmayacak, dolayısıyla etkisi oldukça sembolik olacak” dedi.
Chen, “Pekin’in bugünkü hamlesi, Savaş Bakanlığı’nın 1260H listesine orantılı bir yanıt niteliğinde” ifadelerini kullandı.
Ayrı bir bildirimde Çin Maliye Bakanlığı, 46 ABD şirketine karşı tedbir alma kararı verdiğini açıkladı. Çinli alıcıların artık bu şirketler tarafından üretilen herhangi bir ürünü tedarik etmesi yasaklandı. Ancak Çin’de faaliyet gösteren ABD sermayeli işletmeler bunu yapmaya devam edebilecek.
Amerika5 gün öncePeter Thiel’in gizli cemiyeti: “Dialog”
Görüş2 hafta önceSavaşın kısa tarihi ve senaryolar – 3
Görüş2 hafta önceYeni Delhi’den Yükselen Ses: BRICS’in Yeni Dünya Düzeni Manifestosu
Asya6 gün önceÇKP, ‘Xi Jinping’in Parti İnşası Üzerine Düşüncesi’ni resmi doktrin ilan etti
Dünya Basını2 hafta önceİran’ın Yeni Büyük Stratejisi
Görüş1 hafta önceSavaşın kısa tarihi ve senaryolar – 5
Asya2 hafta önceKuzey Kore, yaptırımlara rağmen özel tüketim, inşaat ve teknoloji hamlesi yapıyor
Ortadoğu1 hafta önceİran, ABD ile varılan anlaşmanın detaylarını açıkladı












