Asya
Kazakistan’da yeni dönem sinyali: Parlamento ve yürütme organları yeniden şekilleniyor

Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, ülkenin yönetim yapısını kökten değiştirecek kapsamlı anayasa reform paketini açıkladı. Çift kanatlı parlamento yapısının tek meclise indirilmesini ve başkan yardımcılığı makamının kurulmasını öngören değişikliklerin, 2027 yılında referanduma sunulması hedefleniyor.
Kazakistan makamları, Anayasa’nın 40’tan fazla maddesinde köklü değişiklikler yapmaya hazırlanıyor.
Ülkenin güneyindeki Kızılorda kentinde düzenlenen 5. Ulusal Kurultay toplantısında konuşan Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, “Fiilen yeni bir anayasa kabul etmeye eşdeğer bir adım atma niyetindeyiz” dedi.
Bu kapsamlı reform sürecini, başkanlığını Anayasa Mahkemesi Başkanı’nın yürüteceği ve 100 üyeden oluşan bir Anayasa Komisyonu yönetecek.
Cumhurbaşkanına bağlı bir istişare organı olan ve 2022 yılında kurulan Ulusal Kurultay (Halk Kongresi), toplumsal konsolidasyonun sağlanması amacıyla siyasetçiler, iş insanları ve akademisyenlerden oluşan 114 üyeyi bünyesinde barındırıyor.
Parlamenter yapıda radikal dönüşüm: Tek meclise geçiş
Yeni anayasa yolundaki sürecin başlangıç noktası, Tokayev’in Eylül 2025’te halka sesleniş konuşmasında duyurduğu parlamento reformu oldu.
Söz konusu reform, mevcut alt kanat (Meclis) ve üst kanadın (Senato) lağvedilerek ülkenin tek kamaralı bir parlamento yapısına, yani “Kurultay” sistemine geçmesini öngörüyor.
Hukukçular ve uzmanlardan oluşan çalışma grubuyla bir araya gelen Tokayev, yeni parlamentonun yapısına dair şu detayları paylaştı:
- Yeni Kurultay, üç meclis başkan vekili ve toplam 145 milletvekilinden oluşacak; komite sayısı sekizi geçmeyecek.
- Parlamento; Anayasa Mahkemesi, Yüksek Denetim Odası ve Merkez Seçim Komisyonu’nu oluşturma yetkisine sahip olacak. Mevcut sistemde bu yetkiler Meclis, Senato ve Cumhurbaşkanı arasında dağıtılmış durumda. Ayrıca milletvekilleri, Cumhurbaşkanının önerisiyle Yüksek Mahkeme yargıçlarını seçecek.
- Milletvekili seçimlerinde, sandalyelerin parti listelerine göre dağıtıldığı nispi temsil sistemi benimsenecek. Mevcut sistemde ise karma bir model uygulanıyor. Milletvekillerinin görev süresi beş yıl olacak.
- Yasama süreci üç aşamadan oluşacak: Yasa tasarısının kavramsal onayı, değişikliklerin onayı ve yasanın kabulü.
Tokayev, Eylül 2025’te açıkladığı bu reformun, “cumhurbaşkanlığı yetkilerine ilişkin düzenlemeler de dahil olmak üzere önceki tüm dönüşümlerin mantıksal bir devamı olacağını” vurguladı.
“Acele etmeyeceğiz: Referandum 2027’de olabilir”
Parlamento reformunun ülkede yirmi yıldır tartışıldığını hatırlatan Tokayev, Senato’nun 1995 yılında karmaşık ve istikrarsız siyasi koşullarda kurulduğunu, kendisinin de toplam on yıl bu kuruma başkanlık ettiğini belirtti.
Tokayev, “Bu nedenle parlamento reformu hakkında konuşmak benim için kolay değil” ifadelerini kullandı.
Konunun ciddiyetine dikkat çeken Tokayev, şu değerlendirmeyi yaptı:
“Bu çok ciddi bir mesele, çözümünde acele etmek tamamen yersiz olur. Bu reform sivil toplumda, uzman çevrelerinde ve elbette mevcut parlamentoda kapsamlı bir şekilde tartışılmalı.”
Tokayev’in öngörüsüne göre tartışma süreci en az bir yıl sürecek. 2027 yılında ise konuyla ilgili bir ulusal referandum düzenlenmesi ve ardından anayasal değişikliklerin yapılması planlanıyor.
Mevcut Meclis ve Senato’nun görev sürelerinin devam ettiğini hatırlatan Tokayev, mevcut milletvekillerinin görev süreleri dolana kadar yasama faaliyetlerini sürdüreceğini, Senato’nun ise referandum sonuçlanana ve yeni seçimler yapılana kadar işlevini koruyacağını belirtti.
Yönetim şemasında yeni bir aktör: Cumhurbaşkanı Yardımcılığı
Tokayev, reformların sadece parlamento ile sınırlı kalmayacağını, çalışma grubuna anayasal inşaya dair yaklaşık bin 500 öneri geldiğini açıkladı.
Cumhurbaşkanı, yasama organının ötesine geçen şu kritik değişiklikleri önerdi:
- Yeni Üst Kurul: Kazakistan Halkı Asamblesi ve Ulusal Kurultay lağvedilerek, yerine “Kazakistan Halk Konseyi” kurulacak. Ülkenin en yüksek danışma organı olacak bu yapıda etnik gruplar ve bölgeler temsil edilecek. Cumhurbaşkanı tarafından atanacak 126 üyenin 42’si etnik ve kültürel birliklerden, 42’si büyük sivil toplum kuruluşlarından, 42’si ise yerel meclislerden (Maslihat) seçilecek.
- Seçim Zorunluluğu: Cumhurbaşkanının görevini yapamaz hale gelmesi durumunda, yetkilerin Senato Başkanı’na devredilmesi uygulaması sona erecek. Böyle bir durumda, iki ay içinde erken cumhurbaşkanlığı seçimine gidilmesi zorunlu hale gelecek.
- Anayasal Değerler: Anayasa’nın giriş bölümünde ulusal değerler ve devletin laik niteliği daha güçlü bir şekilde vurgulanacak.
- Dijital Haklar: Vatandaşların dijital verilerinin korunması anayasal güvence altına alınacak.
Konuşmasının sonunda Tokayev, Anayasa’da yer alacak yeni bir “Başkan Yardımcılığı” makamının kurulmasını önerdi. Cumhurbaşkanının talimatıyla hareket edecek olan Başkan Yardımcısı’nın dört temel görevi olacak: Cumhuriyeti uluslararası forumlarda temsil etmek, Cumhurbaşkanını parlamentoda temsil etmek, sivil toplum ve akademi ile ilişkileri yürütmek ve Cumhurbaşkanının diğer talimatlarını yerine getirmek.
Bu değişiklikle bağlantılı olarak, 2022’de kurulan ve halen Yerlan Karin tarafından yürütülen “Devlet Danışmanı” makamı da dahil olmak üzere bazı idari pozisyonlar kaldırılacak.
Tokayev, “Bu anayasal yenilik, cumhurbaşkanlığı kurumunun zayıflaması anlamına gelmiyor. Aksine, cumhurbaşkanlığı makamı devlet sisteminin merkezi olmaya devam ediyor. Kazakistan’ın cumhurbaşkanlığı sisteminde başarıyla gelişeceğine inanıyorum” diye konuştu.
“Kanlı Ocak” sonrası reform süreci
Tokayev, Eylül 2022’de açıkladığı “Adil Kazakistan” vizyonunu, Haziran 2022 referandumuyla kabul edilen “Güçlü Cumhurbaşkanı, Etkili Parlamento, Hesap Verebilir Hükümet” formülü üzerine inşa ediyor. Yapılan değişikliklerle Cumhurbaşkanının yerel yöneticilerin (valiler) kararlarını iptal etme yetkisi kaldırılmış ve parlamentonun denetim yetkileri artırılmıştı.
Söz konusu reform süreci, Ocak 2022’de sıvılaştırılmış enerji fiyatlarına yapılan zamların ardından patlak veren ve “Kanlı Ocak” (Kandı Kantar) olarak bilinen kitlesel protestoların ardından hız kazandı.
Protestocuların ekonomik talepleri kısa sürede hükümetin istifası ve Kurucu Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev’in siyasetten çekilmesi taleplerine dönüşmüştü.
Olayların ardından Nazarbayev Güvenlik Konseyi başkanlığından ayrılmış, yakın çevresi devlet kademelerinden uzaklaştırılmış ve dönemin İstihbarat Teşkilatı (KNB) Başkanı Kerim Mesimov vatana ihanet suçlamasıyla tutuklanarak 18 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı.
Asya
Denizaltı kablolarını tahrip eden süper akıntılar sanıldığından daha yaygın

Tsinghua Üniversitesi’nin liderliğindeki uluslararası bir ekip, devasa denizaltı akıntılarının daha önce sanıldığından daha yaygın olduğunu ortaya çıkardı.
Çinli bilim insanları bu akıntıların daha önce bu tür akıntıların oluşmasının imkânsız olduğu düşünülen baraj gölleri ve göller gibi sakin ortamlarda da oluştuğunu da tespit etti.
Bilim insanları, “turbidite akıntıları” olarak adlandırılan devasa denizaltı akıntılarının okyanus tabanlarını yeniden şekillendirebileceğini ve dünyanın internet trafiğini taşıyan hayati öneme sahip kablolara zarar verebileceğini on yıllardır biliyorlardı.
Fakat bu akıntıların nasıl oluştuğu ve nasıl davrandığına dair bir anlayış, şimdiye kadar tam olarak anlaşılamamıştı.
Bu bulgular, araştırmacıların bulanıklık akıntılarının oluşumunu anlamak için geliştirdikleri çerçeveyle birlikte, bu güçlü akıntıları daha iyi tahmin etmeye ve yönetmeye yardımcı olarak su altı altyapısını korumaya ve baraj göllerini yönetmeye katkıda bulunabilir.
SCMP’nin aktardığına göre 26 Mayıs’ta Proceedings of the National Academy of Sciences dergisinde yayınlanan makalede şunlar yazıyor:
“Kendi kendine hızlanan bulanıklık akıntıları, kıtalararası telekomünikasyon kablolarını koparan ve su altı manzaralarını yeniden şekillendiren güçlü, aşındırıcı yerçekimi alt akıntılarıdır. Küçük ölçekli deneylerdeki başarıya rağmen, hızlanan bulanıklık akıntılarına ilişkin saha gözlemleri nadir olmuştur; bu gözlemler çoğunlukla denizaltı ortamlarında gerçekleşen birkaç vakayla sınırlıdır.”
Ekipte, Sarı Nehir Hidrolik Araştırma Enstitüsü, Wyoming Üniversitesi, Illinois Üniversitesi, Texas Tech Üniversitesi, Hokkaido Üniversitesi ve Durham Üniversitesi’nden araştırmacılar yer aldı.
ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi (NOAA), bulanıklık akıntılarını, depremler dahil jeolojik bozulmaların neden olabileceği, aktıkları yerlere büyük miktarda tortu biriktiren hızlı, yokuş aşağı su akışları olarak tanımlıyor.
Bu akıntılar, mikroplastikler gibi parçacıkların okyanusa taşınması da dahil olmak üzere, uzun mesafeli tortu taşınmasının başlıca mekanizmalarından biri.
Bu parçacıklar, dünyadaki kıtalararası dijital trafiğin yüzde 99’una kadarını taşıyan denizaltı kabloları için bir risk oluşturuyor.
Denizaltı fiber optik kabloların küresel ağında her yıl yüzlerce arıza meydana geliyor. Kazara yaşanan hasarların ardından, bilinen bir risk faktörü olan bulanıklık akıntıları da dahil olmak üzere doğal afetler bu arızalara neden oluyor.
Örneğin 1929’da, Kanada’nın Newfoundland kıyıları açıklarındaki Grand Banks’ta meydana gelen büyük bir deprem, bir sualtı heyelanını ve birkaç yüz kilometre yol alan bir bulanıklık akıntısını tetikleyerek 12 transatlantik iletişim kablosuna zarar vermişti.
Amerika Birleşik Devletleri Jeoloji Araştırmaları Kurumu’na göre, o zamandan bu yana geçen neredeyse bir asırlık araştırma sürecine rağmen, bilim insanları bu akıntıların oluşumunu tam olarak anlamakta hâlâ zorlanıyor.
Bu akıntılar, hem denizaltı altyapısı hem de tortu taşınımı açısından büyük önem taşımasına rağmen, su altında meydana gelmeleri, öngörülemez olmaları ve araştırma ekipmanlarına zarar verebilmeleri nedeniyle doğal ortamlarda incelenmesi zor.
Çin liderliğindeki ekip, Çin’in en uzun ikinci ve en fazla tortu taşıyan su yolu olan Sarı Nehir üzerindeki Xiaolangdi Baraj Gölü’nü, 2018 ile 2020 yılları arasında ve 2023’te gerçekleştirilen dört yıllık saha araştırması için doğal bir laboratuvar olarak kullandı.
Kendi kendine hızlanan bulanıklık akıntılarının –aşağı doğru ilerledikçe tetiklenen veya şiddeti artan akıntılar– büyük miktarlarda sedimanın derin okyanusa taşınmasında kilit bir mekanizma olduğu düşünülüyor.
Illinois Üniversitesi’ne göre, bu fenomen 60 yıldır bilinmesine rağmen, daha önce laboratuvar dışında gözlemlenmemişti.
Çinli araştırmacılar, rezervuarı inceleyerek kendiliğinden hızlanan bulanıklık akıntılarının sık sık meydana geldiğine dair “net kanıtlar” buldu.
Araştırmacılar, aşındırıcı bulanıklık akıntılarının düşük eğimli ortamlarda bile gelişip kendiliğinden hızlanabileceğini göstererek, bu akıntıların hızlanması için dik eğimlerin veya yüksek su hızlarının gerekli olduğu yönündeki önceki inanışları sorguladılar.
Akıntıları tespit ettikten sonra ekip, oluşum koşullarını analiz etti ve bu verileri kullanarak, ortamdan bağımsız olarak bu akıntıların ne zaman başlayıp hızlanabileceğini belirleyen, akış, eğim, hız ve çökelme hızına dayalı evrensel bir eşik değeri oluşturdu.
Araştırmacılar, bu eşiğin bu tür bulanıklık akıntılarının oluşumunu tahmin etmek ve rezervuar yönetimi için mühendislik stratejileri geliştirmek amacıyla kullanılabileceğini belirtti:
“Bu bulgular, bu akıntıları kullanarak rezervuar sedimanlarını aşmak ve aşındırmak, sediman bağlantısını yeniden sağlamak ve şu anda küresel depolama kapasitesini yıllık yaklaşık yüzde 1 oranında azaltan küresel rezervuar sedimantasyon krizini hafifletmek için fiziksel bir temel oluşturmaktadır.”
Asya
Çin, nadir toprak elementleri ihracat kontrollerinin ihlalini bildirenlere ödül verecek

Açıklama, iki Japon vatandaşının kaçakçılık iddiasıyla tutuklanmasının ardından ve Pekin’in nadir toprak elementleri üzerindeki denetimini sıkılaştırdığı bir dönemde geldi.
Pekin, nadir toprak elementleri ve diğer stratejik minerallerin ihracatını denetlemek için kullandığı araçları güçlendiriyor. Çin, şüpheli ihlalleri bildiren şirket ve kişilere ödül verileceğini öngören yeni önlemler açıkladı.
Açıklama, Tokyo’nun iki vatandaşının nadir toprak elementleriyle bağlantılı ürünleri Çin dışına kaçırmaya çalıştıkları iddiasıyla ülkede gözaltına alındığını doğruladığı gün, çarşamba günü yapıldı.
Ticaret Bakanlığı, “Herhangi bir kuruluş ya da birey, çift kullanımlı stratejik mineral kalemlerinin ihracatında ilgili yasa ve düzenlemelerin ihlal edildiğinden şüphelenilen davranışları bildirme hakkına sahiptir” dedi.
Bakanlık, 1 Temmuz’da yürürlüğe girecek yeni önlemlerin amacının, Pekin’in ihlal ve usulsüzlüklerle “mücadele” çabaları kapsamında denetimi güçlendirmek olduğunu belirtti.
Bakanlık, doğru olduğu teyit edilen ihbarlar için ödül verileceğini duyurdu ve ihracat yapan kuruluşları herhangi bir ihlalden şüphelenmeleri halinde inisiyatif almaya çağırdı. Açıklamada, “Kendiliğinden bildirimde bulunulması, ilgili ihlal veya usulsüzlükler için daha hafif ya da indirilmiş ceza verilmesinde dikkate alınacak bir unsur olacaktır” denildi.
Açıklamada, gerekli lisanslar olmaksızın ihracat yapılması, kısıtlamaları aşmaya yönelik girişimler ve stratejik minerallerle bağlantılı teknolojilerin fikri mülkiyet lisanslaması, yatırım ve diğer kanallar yoluyla yasa dışı biçimde yurt dışına aktarılması dahil olmak üzere bir düzineden fazla ihlal türü sıralandı.
Önlemler, kontrollü mineralleri hukuka aykırı biçimde ihraç eden kişi veya firmalara bilerek hizmet sağlayanları da kapsayacak.
Bakanlık, stratejik mineraller kapsamındaki çift kullanımlı kalemlere ilişkin ihracat kontrolleriyle bağlantılı olarak yabancı hükümetlerin talep ettiği ziyaretleri önceden izin almadan kabul etmenin ya da kabul edeceğini taahhüt etmenin de ihlal sayıldığını ve bildirilmesi gerektiğini belirtti. Bakanlık, olası kötü niyetli ihbarlara karşı sıkı inceleme yapacağını da taahhüt etti.
Ticaret Bakanlığı ayrı bir açıklamada, “İhracat kontrolü ihlallerine karşı kamu ihbarlarının denetleyici rolünden yararlanmak yaygın bir uluslararası uygulamadır ve dünyadaki pek çok ülkede buna ilişkin düzenlemeler bulunmaktadır” dedi.
Açıklamada, “Çin’in stratejik mineral çift kullanımlı kalemlerine yönelik ihracat kontrolü ihbar sistemini geliştirmek için uluslararası deneyimlerden yararlanmak, bu kalemlerin yasa dışı amaçlarla kullanılmasını etkili biçimde önleyebilir” ifadeleri kullanıldı.
Bakanlık, Pekin’in bu tür ihbarları ele alma konusunda deneyim kazandığını ve ihbar kanallarının netleştirilmesinin, gelen bilgilerin daha iyi işlenmesi için gerekli olduğunu ekledi.
Açıklama, Japonya’nın iki vatandaşının mayıs ayında gözaltına alındığını ve her ikisinin de kısıtlı malların ithalat ve ihracatını düzenleyen Çin yasalarını ihlal etmekle suçlandığını duyurmasının ardından geldi. Çin Dışişleri Bakanlığı çarşamba günü gözaltıları doğruladı. Bakanlık Sözcüsü Guo Jiakun, Tokyo’ya “Çin’deki Japon vatandaşlarını ve şirketlerini Çin yasa ve düzenlemelerine uymaları konusunda eğitme ve hatırlatmada bulunma” çağrısı yaptı.
Aynı gün Ticaret Bakanlığı, sanayi ve tedarik zinciri güvenliğini sağlamak amacıyla internet sitesinde yeni önlemler yayımladı. Bu önlemler, bakanlığa, ayrımcı yasaklar, ticaret kesintileri veya benzeri eylemleri Çin’in sanayi tedarik zincirlerine zarar verdiği ya da zarar verme tehdidi oluşturduğu değerlendirilen yabancı hükümetler, kuruluşlar ve bireyler hakkında soruşturma başlatma yetkisi veriyor.
Bakanlık, soruşturmaların herhangi bir ihlali doğrulaması halinde kişi veya şirketlerin ticaret ve yatırımlarını yasaklayabileceğini ya da kısıtlayabileceğini belirtti.
Asya
Çin Başbakanı Yaz Davos’unda Avrupa’nın sübvansiyon iddialarını reddetti

Çin Başbakanı Li Qiang, Dünya Ekonomik Forumu’nun “Yaz Davos’u” toplantısında Avrupalı ticaret ortaklarının sübvansyion şikâyetlerini reddetti.
Çin Başbakanı Li Qiang, Dünya Ekonomik Forumu (WEF) konferansında ülkesinin rekabet gücünü teknolojik yeniliğe bağladı ve devlet sübvansiyonlarına ilişkin uluslararası şikâyetleri reddetti.
Çarşamba günü kuzeydeki liman kenti Dalian’da düzenlenen WEF’in “Yaz Davos’u” etkinliğinde konuşan Li, Çinli şirketlerin araştırma-geliştirme harcamalarını ve bataryalardan iletişim teknolojilerine kadar uzanan sektörlerde elde edilen başarıları öne çıkardı.
“Çin ürünlerinin rekabet gücünün anahtarı, bazılarının iddia ettiği gibi hükümet sübvansiyonlarına dayanması değildir” diyen Li, “Çin hükümeti o kadar zengin değil, bunu karşılayabilecek durumda da değil” ifadelerini kullandı.
Li’nin yorumları, Çin’in Avrupalı ticaret ortaklarının ülkenin ekonomik modeline yönelik eleştirilerinin ardından geldi. Bu eleştirilerde, Pekin’in öncelikli sektörlerde sanayi politikalarını kullanmasının aşırı kapasiteyi körüklediği savunuluyor. Çin’in ticaret fazlası, mal ihracatının gücüyle geçen yıl 1,2 trilyon dolarla rekor seviyeye ulaştı.
Yıllardır artan ticaret gerilimleri geçen yıl Washington ile Pekin arasında patlak veren sert tarife savaşıyla zirveye çıkarken, Avrupa Birliği’nin (AB) en büyük dört ekonomisi de “haksız ticaret uygulamalarının yükselişi” olarak niteledikleri duruma karşı Avrupa sanayisini savunmak için daha sert önlemler alınması yönünde baskı yapıyor.
IMF bu yıl Çin’e sübvansiyonlarını yarıya indirme çağrısında bulundu. Kurum, bu sübvansiyonların GSYİH’nin yüzde 4’üne denk geldiğini tahmin etmiş ve bunların “uluslararası taşma etkilerine ve baskılara yol açtığını” belirtmişti.
WEF’in “Yeni Şampiyonlar Yıllık Toplantısı” —Dalian ve Tianjin arasında dönüşümlü olarak düzenlenen ve Çin’in İsviçre’deki kış buluşmasına verdiği karşılık olarak görülen etkinlik— geçmişte uluslararası yöneticileri kendine çekmiş ve Pekin’in üst düzey politika yapıcılarının başlıca ekonomik eğilimlere dair açıklamaları nedeniyle yakından izlenmişti.
Son yıllarda Pekin’in iki numaralı yetkilisi olan Li, bu etkinliği Çin’i küresel ticaret sisteminin bir dayanağı olarak göstermek ve ülkenin hızla artan ihracatına ilişkin Batı’daki kaygıları yatıştırmak için kullandı.
Bu yılki açılış konuşmasını çarşamba günü yapan Li, “maliyetli Ar-Ge harcamaları” yapan ve “haksız dış baskılarla” karşı karşıya kalan yerli şirketleri övdü.
Li, ABD’nin ihracat kontrolleri nedeniyle en ileri çip üretim teknolojilerine erişimi kısıtlanan Huawei örneğini öne çıkardı.
Huawei’nin “uzun süredir mali ve teknolojik ablukalardan muzdarip olduğunu” ancak “direnç gösterdiğini” söyleyen Li, şirketin on yılda Ar-Ge’ye 1 trilyon RMB’den —147 milyar dolar— fazla yatırım yaptığını ve “öncü teknolojilerde bir dizi atılım gerçekleştirdiğini” belirtti.
Li, “ikinci Çin şoku” uyarıları gibi “dostane olmayan anlatıları” eleştirdi. Bu ifade, Çin’in 2001’de Dünya Ticaret Örgütü’ne katılmasının ardından yaşanan ilk ihracat patlamasının bugünkü yankılarına gönderme yapıyor.
“Geçmişte Çin’in büyük pazarı ve düşük maliyetli üretim faktörleri dünyaya pazar getirileri sağlamıştı” diyen Li, şöyle devam etti:
“Bugün Çin, daha da büyük pazar getirileri sunmayı sürdürürken, teknolojik ilerlemesi ve sanayi modernizasyonuyla giderek daha fazla inovasyon getirisi de sağlıyor.”
Li, Batılı ticaret ortakları ve iş dünyası odalarının sıkça dile getirdiği bir şikâyet konusu olan pazara erişimi genişletme taahhüdünde bulunmasının yanı sıra, yapay zekânın taşıdığı riskler ve uluslararası düzenleyici işbirliği ihtiyacı konusunda da uyarıda bulundu.
Riskleri kontrol altına alacak “uygun bir yönetişim” olmaması halinde, “sonuçların ağır olabileceğini” söyledi.
Li ayrıca, perakende satışların mayısta 2022’den bu yana ilk kez gerilediği ve yılbaşından bu yana yatırımlardaki düşüşün derinleştiği iç ekonominin durumu konusunda da dinleyicilere güven vermeye çalıştı.
Çin ekonomisinin ikinci çeyrekte “sağlam ivmesini koruduğunu” söyledi.
Amerika1 hafta öncePeter Thiel’in gizli cemiyeti: “Dialog”
Görüş2 hafta önceYeni Delhi’den Yükselen Ses: BRICS’in Yeni Dünya Düzeni Manifestosu
Görüş2 hafta önceSavaşın kısa tarihi ve senaryolar – 5
Asya1 hafta önceÇKP, ‘Xi Jinping’in Parti İnşası Üzerine Düşüncesi’ni resmi doktrin ilan etti
Ortadoğu1 hafta önceİran, ABD ile varılan anlaşmanın detaylarını açıkladı
Asya2 hafta önceGüney Kore’de askeri istihbarat teşkilatına tarihi darbe
Görüş2 hafta önceSavaşın kısa tarihi ve senaryolar – 4
Dünya Basını7 gün önceİngiliz iktisatçı Pettifor: Yapay zeka çöküşü kaçınılmaz bir krize yol açacak












