Bizi Takip Edin

Avrupa

NATO, Rusya’nın ucuz dronlarına karşı hazırlıksız olduğunu itiraf etti

Yayınlanma

Rusya’ya ait insansız hava araçlarının Polonya hava sahasını ihlal ettiği yönündeki iddialar sonrası başlayan tartışmada NATO, ucuz dron tehditlerine karşı hazırlıksız olduğunu itiraf etti. İttifakın pahalı savaş uçaklarıyla müdahalesi sürdürülemez bulunurken, uzmanlar Ukrayna’nın tecrübelerinden ders alınmadığını belirtiyor.

“Dron savaşları” olarak adlandırılan sürecin başlamasından üç buçuk yıl sonra, Rusya’ya ait insansız hava araçlarının Polonya hava sahasını ihlal ettiği iddialarının ardından başlayan tartışma, NATO ülkelerinin yeni savaş türüne hâlâ hazırlıklı olmadığını gösterdi.

Polonya’nın verilerine göre, ülkeye giren 19 drondan en az üçü, yani yüzde 16’sı düşürülebildi. Sürekli Rusya’nın saldırılarına maruz kalan Ukrayna’da ise bu oran çok daha yüksek.

Örneğin, Polonya’ya yönelik ihlalin gerçekleştiği gece Ukrayna Hava Kuvvetleri, 458 araçtan 413’ünü imha ettiğini açıklamıştı; bu, yüzde 90’lık bir başarı oranına tekabül ediyor.

Polonya, müdahale esnasında ikişer adet F-16 ve F-35 savaş uçağı, iki AWACS tipi keşif uçağı, bir yakıt ikmal uçağı, Mi-24, Mi-17 ve Black Hawk helikopterleri ile Patriot hava savunma sistemlerinin radarlarını devreye soktu. Ukrayna ise bu tür gelişmiş silahları genellikle füzelere karşı kullanıyor.

Dronlara karşı ise uzun zamandır çok daha basit ve ucuz yöntemler uygulanıyor. Bu yöntemler arasında otomobillerin veya binaların çatılarındaki makineli tüfekli ekiplerden, tüfekle ateş edilen Yak-52 tipi eğitim uçaklarına ve Rusya’nın İran yapımı Şahid (örneğin 35 bin dolarlık Geran-2 veya Polonya’ya giren 10 bin dolarlık Gerbera) benzeri dronlarını avlayan 5 bin dolarlık önleyici dronlara kadar pek çok farklı çözüm bulunuyor.

Rutte: Bu şekilde devam edemeyiz

Politico dergisinin haberine göre, konu perşembe günü Brüksel’de AB ülkelerinin büyükelçilerinin katıldığı ve NATO Genel Sekreteri Mark Rutte’nin ilk kez yer aldığı toplantıda gündeme geldi.

Pek çok diplomat, NATO’nun Rus dronlarına verdiği yanıtın, ittifakın bu tür saldırılara hazırlıksız olduğunu gösterdiğine dair kaygılarını dile getirdi.

Gazeteye konuşan bir diplomat, “Bu tür nesneleri engellemek için sürekli F-35’leri havalandıramayız. Rutte’nin kendisi bu sonuca vardı ve kimse ona itiraz etmedi,” ifadelerini kullandı.

Avrupa Dış İlişkiler Konseyi kıdemli araştırmacısı Ulrike Francke, Polonya’nın, NATO’yu “siyasi ve askeri bir teste tabi tutmak” amacıyla Rusya tarafından fırlatılan insansız hava araçlarını tespit edip düşürmesinin çok iyi olduğunu söyledi.

Ancak Francke, asıl sorunun başka bir yerde yattığına işaret etti:

“Her seferinde F-16 ve F-35’leri mi göndereceğiz? Bu israf. İnsansız hava araçlarına karşı savunma sistemleriyle donanımımızı geliştirmemiz gerekiyor.”

Yaşananların ardından Polonya’nın ilk adımı, müttefiklerinden yeni Patriot sistemleri talep etmek oldu.

Almanya, “Baltık ülkeleri ve Polonya’ya yönelik mevcut taahhütlere ek olarak” Eurofighter savaş uçaklarıyla “Polonya üzerindeki hava devriyelerini genişletme ve güçlendirme” sözü verdi.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ise ülkeye üç savaş uçağı daha gönderme kararı aldı.

NATO, Polonya’daki İHA operasyonuna en az 1,2 milyon avro harcadı

Ukrayna’dan eğitim, Rheinmetall’den yatırım teklifi

Daha pratik teklifler ise Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy ve Avrupa’nın en büyük savunma şirketi Rheinmetall’in genel müdürü Armin Papperger’den geldi.

Zelenskiy, Polonyalılara dronlarla mücadele konusunda eğitim vermeyi teklif etti ve Varşova bu amaçla askerlerini Ukrayna’ya gönderme kararı aldı.

Papperger ise şirketinin Polonya’ya hava savunma sistemleri konusunda yardım etmeye hazır olduğunu belirterek, Avrupa’nın “çok ucuz” İHA karşıtı sistemlerin geliştirilmesine yönelik yatırımları ve üretim kapasitesini artırması gerektiğini vurguladı.

Papperger, Financial Times‘a verdiği mülakatta, “Ukrayna’nın şu an sahip olduğunun iki katına ihtiyacı olduğunu düşünüyorum, ancak Avrupa’ya yatırım yapmalıyız, zira Avrupa’nın neredeyse hiçbir şeyi yok,” dedi.

Bazı Avrupalı savunma şirketleri gerekli araçları geliştirmeye başladı, ancak bu adımlar savaşın dördüncü yılında atıldı.

Ağustos sonunda İsveçli Saab, alçak irtifadaki küçük İHA’ları etkisiz hâle getirmek için tasarlanan yeni ve düşük maliyetli Nimbrix füzesini tanıttı.

Fransa’nın silah tedarik kurumu da kısa süre önce MBDA, Safran, Thales ve Cilas gibi şirketlerden oluşan bir gruptan lazerli dron savunma sistemi için bir prototip sipariş etti.

Francke, yeni kurulan teknoloji şirketlerinin bu alanda büyük başarılar elde ettiğini ancak Avrupa’da ürünlerine yeterli talebin olmadığını belirtti.

Francke’ye göre, insansız hava araçlarını dikkate alan modern ve kademeli bir savunma sistemi de inşa edilmedi.

Tek bir sistemin tüm tehditlere karşı koyamayacağını belirten Francke, “Tanım gereği, hem elektronik hem de kinetik karşı tedbirleri içeren çok katmanlı bir savunma gerekli,” diye ekledi.

Helsinki merkezli düşünce kuruluşu Nordic West Office’in genel müdürü Charly Salonius-Pasternak, NATO’nun “milyonlarca avro değerindeki füzeleri kullanmadan çok sayıda ucuz dronu nasıl izleyip düşüreceği” konusunda Ukrayna’da yaşananlardan çoktan ders çıkarmış olması gerektiğini söyledi ve ekledi:

“Peki Avrupa’daki siyasi müesses nizam bu konuda ne yaptı?”

Avrupa

Almanya’da silahlı saldırı: 5 ölü

Yayınlanma

Almanya’nın kuzeyindeki Hamburg yakınlarındaki Stade’de, bir sosyal yardım merkezinde meydana gelen silahlı saldırıda beş kişi hayatını kaybetti.

Polis, şüpheli silahlı saldırgan da dahil olmak üzere olay yerinde iki kişinin gözaltına alındığını doğruladı.

Polis, halk için aktif bir tehlike bulunmadığını belirtti.

Saldırının nedeni ve olayla ilgili ayrıntılar şu aşamada hâlâ belirsizliğini koruyor.

Polis sözcüsü, Alman haber ajansı dpa’ya yaptığı açıklamada, silahlı saldırıya maruz kalanlardan bazılarının “ciddi” şekilde yaralandığını söyledi.

Stade’deki yerel polis, WhatsApp gruplarında ve sosyal medyada yayılan “doğrulanmamış bilgiler” konusunda uyarıda bulundu; bu haberlerin “polis tarafından resmi olarak teyit edilen güncel bilgileri yansıtmadığını” belirtti.

Sözcü, “Lütfen doğrulanmamış haberleri, sesli mesajları veya söylentileri paylaşmayın. Bu durum kafa karışıklığına yol açabilir ve polis operasyonlarını engelleyebilir,” diye ekledi.

Okumaya Devam Et

Avrupa

British American Tobacco 9 bin kişiyi işten çıkarıyor

Yayınlanma

Sigara üreticisi British American Tobacco, operasyonlarını sadeleştirmek ve maliyetleri düşürmek amacıyla küresel işgücünün neredeyse beşte birini azaltıyor.

Dunhill sigaralarının üreticisi BAT, dünya çapında yaklaşık 47 bin kişiyi istihdam ediyor ve 2028 yılına kadar yılda 600 milyon sterlin tasarruf sağlamak amacıyla bir maliyet azaltma programı uyguluyor.

Kısıntılar yıl sonuna kadar gerçekleştirilecek ve 5 bin 500 işin ortadan kaldırılmasını, diğer 3 bin 500 pozisyonun ise dış kaynaklara devredilmesini içeriyor.

Bu önlemler, ABD dışındaki tüm grup çalışanlarını etkileyecek ve Londra Borsası’nda işlem gören şirketin daha önce duyurduğu yeniden yapılandırma programının bir parçası.

Bu adım, tütün endüstrisinin sigara talebindeki düşüşle mücadele ettiği ve BAT ile rakiplerini “sigara içermeyen” alternatiflere yönelmeye zorladığı bir dönemde atıldı.

Genel Müdür Tadeu Marroco şunları söyledi:

“Bu değişiklikler birçok çalışma arkadaşımızı etkiliyor ve şirketi geleceğe hazırlarken, bu geçiş sürecinde onlara özen ve saygıyla destek olmaya odaklanıyoruz.”

Marroco, BAT’ın “daha çevik, maliyet disiplinine sahip ve teknoloji destekli” bir şirket olmasını istediğini belirtti.

BAT, geçen yıl Accenture ile ortaklık kurmuş ve bu adım sonucunda Birleşik Krallık, Singapur, Kosta Rika, Meksika, Polonya, Romanya ve Malezya’daki bazı işler danışmanlık şirketine devredilmişti. Bazı görevler ayrıca Pakistanlı bir BT şirketine de aktarılmıştı.

BAT ayrıca, Hintli BT firması ITC Infotech ile ortaklığını genişleteceğini duyurdu.

Pazartesi günü Londra’da erken saatlerdeki işlemlerde BAT hisseleri yüzde 1,5 değer kaybetti. 

Hisse senedi geçtiğimiz yıl yaklaşık yüzde 35 değer kazanmış ve grubun piyasa değerini 100 milyar sterlinin üzerine çıkararak onu Londra borsasının en değerli şirketlerinden biri haline getirmişti.

Okumaya Devam Et

Avrupa

Estonya: “Serseri” Ukrayna drone’ları Rusya’nın vurulmasına değer

Yayınlanma

Estonya Dışişleri Bakanı, NATO topraklarına düşen kayıp Ukrayna insansız hava araçlarının, Rus rafinerileri ve askeri üslerinin imha edilmesi için ödenmesi gereken bir bedel olduğunu belirtti.

Son aylarda Kiev, Rusya içindeki hedeflere yönelik “derin vuruş” füze ve insansız hava aracı saldırılarının sayısını keskin bir şekilde artırdı.

Bu saldırılar bazen Ukrayna’daki cephe hatlarından yüzlerce kilometre uzaktaki yerleri vurdu.

Rusya ise elektronik sinyal bozma ve diğer karşı önlemleri yoğunlaştırarak yanıt verdi.

Bu da özellikle Baltık limanı St. Petersburg’u hedef alan bazı Ukrayna insansız hava araçlarının  rotasından sapmasına ve NATO topraklarında patlamasına neden oldu.

Estonya Dışişleri Bakanı Margus Tsahkna, Financial Times’a verdiği demeçte şunları söyledi:

“Elbette [bu olaylardan] memnun değiliz. Ama Ukrayna’ya bunu durdurmasını söylemiyoruz. Bu, [Vladimir] Putin’in can damarına darbe vuruyor.”

Komşu ülke Letonya’da ise geçen ay, yetkililerin yolunu şaşırmış insansız hava araçlarına verdiği tepkiyle ilgili siyasi bir kargaşa, koalisyon hükümetinin düşmesine neden oldu.

Baltık devletleri arasında en kuzeyde yer alan ve St Petersburg’a en yakın ülke olan Estonya’nın topraklarına da birkaç Ukrayna insansız hava aracı düştü.

Geçen hafta Estonya’da bir tarlada, 5 kg’lık bir savaş başlığı taşıyan patlamamış bir Ukrayna insansız hava aracı bulundu.

Bu yıl Litvanya ve Finlandiya’ya da Ukrayna insansız hava araçları düştü.

Rusya’nın, Baltık ülkelerinin saldırılara doğrudan dahil olduğu ve hava sahalarının Ukrayna tarafından bu amaçla kullanılmasına izin verdiği yönündeki suçlamaları “saçma” olan Tsahkna, bunların “Kremlin’in çaresizliğinin bir ürünü” olduğunu savundu:

“Putin’in çevresindeki havanın son iki buçuk ayda değiştiğini biliyoruz . . . Artık o kadar da iyimser değil. Bunun ana nedeni iktisadi; bu derin saldırılar yüzünden.”

Kiev’in yürüttüğü kampanya, Ukrayna sosyal medyasında sıklıkla “derin yaptırımlar” olarak anılıyor ve Tsahkna bu kampanyaya hayranlığını dile getirdi.

Bakan, Kremlin’in bu saldırılar konusunda “derin endişe” duyduğunu ve iktisadi önemi nedeniyle özellikle Baltık Denizi üzerinden yapılan ihracattan kaygı duyduğunu belirtti.

İhraç edilen Rus petrolünün yüzde 60’ı kadar dar Finlandiya Körfezi’nden geçiyor.

Bu arada, Rusya genelinde yakıt kıtlığı sıradan bir durum haline geldi. Son dönemde St. Petersburg ve Moskova’daki petrol tesislerine düzenlenen insansız hava aracı saldırıları enerji altyapısını hedef almıştı.

Bununla birlikte Tsahkna, Putin’in artık müzakereye hazır olduğunu düşünmenin henüz erken olduğunu söyledi.

Bakan, Avrupa’nın son dönemde Rusya ile diyalog kurma yönündeki çabalarının yanlış yönlendirilmiş olduğunu da sözlerine ekledi:

“Putin, geçtiğimiz ay boyunca Avrupa’yı müzakerelere çekmeye çalıştı. Bunun amacı zaman kazanmak. Avrupa’yı zaman kazanmak için bir fırsat olarak kullanmak. Bizi bölmek. 

Tsahkna, Kremlin’in Avrupa güçlerini Ukrayna’nın destekçisi olarak değil, müzakerelerde “arabulucu” rolüne çekmeyi umduğunu söyledi.

“Muhtemelen Avrupa Birliği’nde, [bu gibi koşullarda] Rusya’ya daha fazla baskı uygulanmasına karşı çıkacak birçok ülke var; çünkü şöyle diyecekler: ‘Müzakereler yapılacaksa ve biz arabulucuyuz, tarafsız olmalıyız.’ ‘Barış yakında gelecek,’ diyecekler, ‘bir anlaşma yapılacak.’ Bu bir bahane. Çok tehlikeli bir yol.”

Tsahkna, blok içindeki ülkeler arasında Ruslarla yapılacak müzakerelerde potansiyel AB temsilcisinin kim olabileceği konusundaki tartışmaların da yararsız olduğunu belirtti.

Bakan, “Avrupa bizi kimin temsil edeceğine karar vermeden önce, öncelikle mesaj üzerinde anlaşmalıyız ve ancak o zaman elçi meselesini tartışmalıyız,” dedi.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English