Diplomasi
Rusya ve Brezilya, ABD yaptırımları gölgesinde işbirliği anlaşması imzaladı

Rusya ve Brezilya maliye bakanlıkları, iki ülke arasındaki mali ve ekonomik işbirliğini koordine etmeyi amaçlayan bir memorandum imzaladı. Brezilya, ABD’nin ek gümrük vergilerinden endişe duymasına rağmen Rusya ile ticari bağlarını güçlendiriyor.
Rusya ve Brezilya maliye bakanlıkları, iki ülke arasında bir işbirliği memorandumu imzaladı. Brezilya hükümetinin resmi yayınında yer alan habere göre mutabakat, iki ülke arasındaki mali ve ekonomik işbirliğinin çeşitli yönlerini koordine etmeyi amaçlıyor.
Anlaşma kapsamında taraflar; makroekonomik politika beklentileri, vergiler, altyapı projelerinin finansmanı ve reform programları gibi çeşitli alanlarda işbirliği yapma kararı aldı.
Ayrıca BRICS, G20 ve uluslararası finans kurumları bağlamında işbirliğinin güçlendirilmesi konusunda da mutabakata varıldı.
Daha önce Washington, Rusya’nın kilit ticaret ortakları olan ülkelere yönelik hem ikincil yaptırımlar hem de ek gümrük vergileri uygulama ihtimaline işaret etmişti.
Brezilya, ABD tarifelerinden endişeli
Rus dizelinin en büyük alıcısı konumundaki Brezilya’nın, Hindistan’ın ardından ABD tarafından ek gümrük vergileriyle karşı karşıya kalmaktan endişe duyduğu Financial Times (FT) gazetesinde yer almıştı.
Brezilya için halihazırda yüzde 50’lik bir temel gümrük vergisi uygulanıyor. Bu durumun, ABD’nin eski Başkanı Donald Trump’ın, “tropiklerin Trump’ı” olarak anılan eski Brezilya Devlet Başkanı Jair Bolsonaro’ya yönelik takibatın durdurulması arzusuyla bağlantılı olduğu belirtiliyor.
Brezilya’nın mevcut Devlet Başkanı Luiz Inacio Lula da Silva, ABD’nin baskısını kabul edilemez bulduğunu ifade etmişti.
Daha önce Hindistan, Rus petrolü alımları nedeniyle mevcut yüzde 25’lik vergiye ek olarak yüzde 25’lik bir gümrük vergisiyle karşılaşmıştı.
Uygulamanın ağustos sonunda yürürlüğe gireceği bildirilmişti. Yeni Delhi yönetimi, gümrük vergilerinin getirilmesini haksızlık olarak nitelendirmişti.
“Ticaret hacmi 5,8 milyar dolara ulaştı”
Rusya’nın Brezilya Büyükelçisi Aleksey Labetskiy, ağustos ayında yaptığı açıklamada, “2025 yılında Rusya ile Brezilya arasındaki ticari ve ekonomik ilişkilerin gelişme eğilimi devam ediyor,” demişti.
Labetskiy, bu durumun kanıtlarından birinin Rus mineral gübrelerinin Brezilya’ya istikrarlı sevkiyatı olduğunu belirterek, bu yılın ilk altı ayında ithalatın yüzde 32 artarak 2 milyar dolara yükseldiğini söylemişti.
Diplomat, Rusya ile Brezilya arasındaki toplam ticaret hacminin 2025 yılının ocak-haziran döneminde 5,8 milyar dolar olarak gerçekleştiğini kaydetmişti.
Diplomasi
ABD, Ukrayna’da füze üretimi seçeneğini değerlendiriyor

ABD Başkanı Donald Trump, Amerikan savunma şirketlerinin Avrupa ve Ukrayna’da lisanslı silah üretmesine izin verilmesi seçeneğini değerlendirebileceğini söyledi. Bloomberg’e göre görüşmelerin odağında, tedarik sıkıntısı yaşanan hava savunma füzelerinin üretiminin artırılması yer alıyor.
ABD Başkanı Donald Trump, Amerikan savunma şirketlerinden Avrupa ve Ukrayna’da lisanslı silah üretimi yapılmasını istemeyi planlıyor. Bloomberg’in konuya vakıf kaynaklara dayandırdığı haberine göre, görüşmeler özellikle hava savunma sistemlerinde kullanılan füzelere odaklanıyor.
Habere göre, söz konusu mühimmatlar halen yalnızca ABD’de üretiliyor ve üretim kapasitesinin artırılması zaman gerektiriyor.
Trump, G7 zirvesi sırasında gazetecilerin sorularını yanıtlarken bu seçeneği değerlendirebileceğini söyledi.
Trump, “Böyle bir imkâna sahip olmak istiyorlar, bakacağız” dedi.
Almanya Başbakanı Friedrich Merz de Amerikan şirketlerinin Avrupalı savunma üreticilerine lisans vermesi konusunun görüşüldüğünü doğruladı.
Bloomberg’in aktardığına göre Merz, anlaşmaların ayrıntılarının henüz netleşmediğini belirtti.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ise Trump’ın Amerikan savunma sanayisinin bu tür silahların tedarik kapasitesini genişletmesinden yana olduğunu ifade etti.
ABD daha önce de yurt dışında üretime izin verdi
Bloomberg, ABD’nin bazı silah sistemlerinin yurt dışında üretilmesine daha önce de izin verdiğini hatırlattı. Patriot hava savunma sistemlerinde kullanılan füzeler Almanya’da lisans altında üretiliyor.
Washington, son yıllarda savunma üretimini ülke dışına yaymaya yönelik başka adımlar da attı.
The Wall Street Journal’ın Mart 2024 tarihli haberine göre ABD, HIMARS çok namlulu roket sistemlerinde kullanılan GMLRS güdümlü füzelerinin üretimi için Avustralya’da ilk yurt dışı tesisini açmayı planladı.
Aynı yılın yaz aylarında Lockheed Martin ile ABD ordusu arasında, Patriot sistemlerinde kullanılan 870 adet PAC-3 MSE füzesinin üretimini kapsayan 4,5 milyar dolarlık sözleşme imzalandı.
2025 yılında Avrupa ülkeleri de Amerikan hava savunma sistemleri için parça üretimindeki rollerini artırmaya başladı. İspanya, ağustos ayında Raytheon ile Patriot sistemleri için parça üretiminin genişletilmesini öngören bir anlaşma yaptığını duyurdu.
Kiev üretim lisansı talep ediyor
Ukrayna yönetimi, füze stoklarındaki yetersizlik nedeniyle uzun süredir Washington’dan üretim lisansları verilmesini talep ediyor.
Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy, mayıs ayında yaptığı açıklamada hem önceki ABD yönetiminden hem de mevcut yönetimden bu konuda talepte bulunduğunu söyledi.
Zelenskiy, mevcut üretim hacminin ihtiyaçları karşılamadığını ifade etti.
Haziran ayında Lockheed Martin, küresel talebin yüksekliği nedeniyle müttefik ülkelere PAC-3 füzelerinin teslimat takvimi konusunda garanti veremeyeceğini açıkladı.
Daha sonra The New York Times, Ukrayna’nın Patriot sistemleri için kullanılan önleyici füze sıkıntısının giderek arttığını ve üretimin ABD stoklarının azalması nedeniyle zorlaştığını yazdı.
G7 liderleri de son toplantılarında Ukrayna’ya silah sevkiyatının artırılması konusunda mutabakata vardı. Ortak bildiride, Ukrayna’nın savunma sanayisi kapasitesini genişletmesine yardımcı olacak imtiyazlı lisansların verilmesi seçeneğinin değerlendirilebileceği belirtildi.
Diplomasi
ABD Savaş Bakanı Hegseth, ‘NATO 3.0’ çağrısı yaptı

ABD Savaş Bakanı Pete Hegseth, ittifakın katı bir çizgi izleyen ve Avrupa güvenliğini bağımsız şekilde sağlayabilen gerçek bir askeri ittifak rolüne dönmesi gerektiğini açıkladı. Hegseth, Brüksel’deki savunma bakanları toplantısı öncesinde yaptığı açıklamada, savunma harcamalarının artırılması için baskıyı sürdüreceklerini belirtti.
ABD Savaş Bakanı Pete Hegseth, NATO’nun yeniden “gerçek bir askeri ittifak” rolüne dönmesi gerektiğini ve Avrupa’nın güvenliğini sağlamada daha büyük sorumluluk üstlenmesini istedi.
Associated Press’in aktardığına göre Hegseth, Brüksel’de düzenlenen NATO savunma bakanları toplantısı öncesinde yaptığı açıklamada, ittifakın daha güçlü askeri kapasitelere sahip olması gerektiğini söyledi.
Hegseth, “Kıtada caydırıcılık sağlayacak gerçek askeri kabiliyetlere sahip, Avrupa’nın konvansiyonel savunmasında öncü rol üstlenecek ve kararlı bir çizgi izleyen gerçek bir askeri ittifaka dönmemiz gerekiyor” dedi.
Bakan, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ve ABD Başkanı Donald Trump ile birlikte “NATO 3.0” olarak adlandırdığı bir konsept üzerinde çalıştıklarını belirtti.
Hegseth’e göre bu yaklaşım, Soğuk Savaş’ın sona ermesinden sonra güvenlik alanında yaşanan değişimleri dikkate alacak.
Hegseth, ABD’nin NATO üyelerinden savunma harcamalarını artırmalarını istemeyi sürdüreceğini de söyledi. Washington’un bu talebi hem kamuoyu önünde hem de kapalı görüşmelerde dile getireceğini ifade etti.
Ülkesinin 2027 yılında savunmaya 1,5 trilyon dolar ayırmayı planladığını açıklayan Hegseth, bu kaynağın “özgürlük cephaneliği” olarak tanımladığı kapasitenin oluşturulması için kullanılacağını söyledi.
Alman gazetesi Welt am Sonntag, mayıs ayının sonunda yayımladığı haberinde ABD’nin Avrupa’daki askeri varlığını beklenenden daha hızlı azaltmayı planladığını bildirmişti.
Gazetenin aktardığına göre Pentagon, NATO kuvvet modeli kapsamında asker sayısının azaltılmasına yönelik öneriler hazırlıyor. Haberde, Avrupa ülkelerinin kıtanın savunmasında temel sorumluluğu üstlenmesinin beklendiği belirtilmişti.
Financial Times da daha sonra ABD’nin Avrupa’daki müttefikleriyle yürüttüğü nükleer paylaşım programının genişletilmesi ihtimalini değerlendirdiğini yazmıştı.
Gazetenin kaynaklarına göre Washington, bir yandan Avrupa üzerindeki Amerikan nükleer korumasını sürdürmeyi hedeflerken diğer yandan müttefiklerinden kendi savunmalarına daha fazla kaynak ayırmalarını istiyor.
Diplomasi
Almanya, ABD-İran anlaşmasını görmeden Hürmüz görevine katılmayacak

Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, Berlin’in Hürmüz Boğazı’nın güvenliğini sağlamak amacıyla düzenlenecek bir misyona katılması için şart koştu.
Wadephul, Berlin’de Polonyalı mevkidaşı Radosław Sikorski ile birlikte gazetecilere yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“Bir görev tanımı hazırlayabilmemiz için ön koşul, gerçek koşulların netleşmiş olması ve bu, ABD ile İran tarafından ortaya konulan 14 maddenin, sadece basın açıklamalarından değil, resmi olarak da ne olduğunu bilmek istememle başlıyor. Bunları anlamak istiyorum. Neyi içerdiklerini bilmek istiyorum.”
Wadephul ayrıca, salı günü G7 liderleri zirvesinde konuşan Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un sözlerini de yineledi. Macron, savaş uçakları ve fırkateynleri hızlı bir şekilde sevk etmeye hazır olabileceğini ama k bunun için talebin sadece ABD’den değil, İran ve Umman’dan da gelmesi gerektiğini belirtmişti:
“Almanya, böyle bir görevin o deniz bölgesinde mümkün olup olmadığını bilmek zorundadır. Bu da kıyı devletlerinin rızasını vermesi gerektiği anlamına gelir.“Şu ana kadar İran tarafında en azından bir miktar belirsizlik var, hatta reddedici ifadeler bile duyuldu. Bunun nihai karar olup olmadığını bilmiyorum. Fakat bu ön koşulların netleştirilmesi gerektiği bizim için açık.”
Almanya’nın nihayetinde mayın tarama gemileri göndererek göreve katkıda bulunması bekleniyor fakat Şansölye Friedrich Merz’in hükümeti, bunu yapmak için net bir yasal dayanağa ihtiyaç duyduğunu defalarca vurguladı.
Wadephul ve Polonyalı mevkidaşı, bu amaca, Kızıldeniz’deki deniz taşımacılığına yönelik “Husi tehdidini” ele almak üzere 2024’ten itibaren yürütülecek bir AB askeri operasyonu olan Avrupa’nın Aspides misyonunun yetki alanının güçlendirilmesiyle de ulaşılabileceğini belirttiler.
Alman bakan, “Alman hükümetinin bakış açısına göre, Avrupa Birliği’nin Aspides misyonu, buradaki Avrupa sorumluluğumuzu pekiştirmek ve yasal bir temel sağlamak için de uygun bir dayanak teşkil ediyor. İşte bu nedenle, Avrupa çerçevesi içinde bu yetki alanının buna uygun şekilde uyarlanmasını tartışmamızı bir kez daha öneriyorum,” dedi.
Polonya Dışişleri Bakanı Sikorski de bu görüşü paylaştı. Berlin’de yaptığı açıklamada, “Askeri operasyonlar sona erdiğinde, Aspides misyonu için bir yasal çerçeve oluşturulmasını değerlendiriyoruz ve bu, Polonya için de kabul edilebilir olacaktır,” dedi.
Aspides görevi şu anda Kızıldeniz, Aden Körfezi, Umman Denizi ve Umman Körfezi’ni kapsıyor fakat Hürmüz Boğazı’na kadar uzanmıyor. AB liderleri, mart ayında düzenlenen zirvede bu görevin genişletilmesini reddetti.
Görüş1 hafta önceSavaşın kısa tarihi ve senaryolar – 3
Diplomasi2 hafta önceErmenistan ve ABD, Trump koridoru projesi için anlaşma imzaladı
Görüş2 hafta önceSavaşın kısa tarihi ve senaryolar – 2
Dünya Basını2 hafta önceİktisatçı Michael Hudson: Mevcut savaşın tüm detayları elli yıl önce planlandı
Amerika1 gün öncePeter Thiel’in gizli cemiyeti: “Dialog”
Görüş2 hafta önceİran Krizi ve Bilinçli Anlamsal Kaosun Yükselişi
Dünya Basını2 hafta önceProf. Wolff: Çin’in yükselişi küresel kapitalizmin tüm dengelerini sarsıyor
Asya2 hafta önceJaponya ve Filipinler’in deniz sınırı görüşmeleri Çin’i neden öfkelendirdi?








