Asya
Batılı havayolu şirketleri geri çekilirken Çinli şirketler Avrupa’ya akın ediyor

Çin’in devlete ait en büyük üç havayolu şirketi, Rus hava sahası üzerinden uçma kabiliyetlerinin bölgesel rakiplerine karşı maliyet avantajı sağlaması nedeniyle Avrupa’ya olan seferlerini ve kapasitelerini hızla artırıyor.
Financial Times’ın haberine göre, İskandinav Havayolları, Lufthansa, British Airways ve Virgin Atlantic’in Rusya’dan kaçınmanın yarattığı maliyet baskısını gerekçe göstererek 2024 yılında anakaraya olan bazı seferlerini askıya almasıyla birlikte Batılı havayolu şirketleri Çin’e olan doğrudan uçuşlarını azalttı.
Moskova, Batı’nın yaptırımlarına yanıt olarak 2022’de çoğu Avrupalı havayolu şirketine Rus hava sahasını yasakladı ve Çin dahil Asya destinasyonlarına uçuşlara saatler ekleyerek yakıt faturalarını artırdı.
Rus hava sahası yasağından etkilenmeyen Çinli havayolu şirketleri, sürekli zarar bildirmelerine rağmen kapasitelerini artırarak ve daha ucuz biletler sunarak bu boşluğu doldurmak için acele ettiler.
Financial Times’a konuşan, New York Üniversitesi Şanghay’da havacılık sektörü uzmanı olan David Yu, “Avrupalı taşıyıcılar rekabetçi değiller” dedi.
DBS hisse senedi araştırma analisti Jason Sum’a göre, Çin’in üç ana kıtalararası havayolu şirketinin (Air China, China Eastern ve China Southern) Çin ile Batı Avrupa arasındaki mevcut koltuk kilometresi cinsinden ölçülen yolcu koltuk kapasitesi, Ekim ayında 2019’un aynı ayına göre yüzde 18 daha yüksekti.
Havacılık danışmanlık şirketi Ishka’ya göre, bu üç havayolu şirketinin İngiltere, İspanya ve İtalya’ya tarifeli uçuşları hızla arttı ve 2024’ün ilk dokuz ayında 2019’a kıyasla yüzde 25 ila yüzde 45 arasında artış gösterdi.
Ayrıca Rusya üzerinden uçmanın maliyet avantajı nedeniyle daha rekabetçi fiyatlar sunabiliyorlar. UBS analisti Eric Lin’e göre, üç büyük havayolu şirketinin ücretleri, Çin ile Batı Avrupa arasındaki doğrudan gidiş-dönüş uçuşlarda Avrupalı havayolu şirketlerinin ücretlerinden yaklaşık yüzde 5 ila 35 daha ucuz.
ABD’li havayolu şirketleri müdahale etmeye çalışıyor
Avrupalı havayolu şirketleri, Çinli taşıyıcıların haksız bir avantaja sahip olduklarından ve iki bölge arasındaki güzergahlar üzerinde bir hakimiyet kurduklarından şikayet ediyor.
ABD’li havayolu şirketleri, büyük Çinli taşıyıcıların daha fazla ilerlemesini durdurmak için Çin’e doğrudan gidiş-dönüş uçuş sayısına sıkı bir sınırlama getirilmesi konusunda ABD hükümeti nezdinde başarılı bir lobi faaliyeti yürüttü.
Lufthansa yaptığı açıklamada, Avrupalı havayolu şirketlerinin “Çin ile son derece eşitsiz bir rekabet pozisyonunda” olduğunu belirterek, taşıyıcıların daha düşük maliyetler ve daha fazla devlet desteğinin yanı sıra Rusya’yı aşma kabiliyetinden faydalandığını söyledi.
Havayolu şirketi, “Lufthansa’nın en eski rotalarından biri olan Frankfurt-Pekin’i uçuş programından çıkarması gerektiği gerçeği, uluslararası rekabet dengesinin ne kadar değiştiğini gösteriyor” dedi.
Batılı sektör yöneticileri, bazılarının zarar edebileceğini söylediği Çinli havayolu şirketlerinin uçuşlarına yönelik talep düzeyini özel olarak sorguluyor. Analistler, Pekin’in turistleri geri getirmek için vizesiz uçuş planlarını genişletirken siyasi motivasyonun da iş başında olduğunu söylüyor.
Çin merkezli bir havacılık sektörü yöneticisi, “Çin’de ekonomi çöküyor, turizm henüz [tam olarak] geri dönmedi ve iş dünyası hala toparlanıyor,” dedi. “Çin’e insan akışını artırmak için bağlantıyı artırmanız gerekiyor” diye ekledi.
Ortadoğu’ya uçuşlar arttı
Ancak bazı Batılı havayolu şirketleri Çin dışına uçuşlar için zayıf talebe işaret ederken, UBS büyük Çin havayolu şirketlerine yönelik uluslararası yolcu talebinin pandemi öncesi seviyelere yakın olduğunu söyledi.
Büyük Çinli havayolu şirketleri de Asya’nın en büyük ekonomisi ile Körfez bölgesi arasındaki ticari faaliyetlerin artması ve özellikle Çin ile Suudi Arabistan arasındaki ekonomik bağların derinleşmesi nedeniyle son aylarda Orta Doğu’ya doğrudan uçuşlarını artırdı.
Ishka’ya göre, 2024 yılının ilk dokuz ayında üç büyük havayolu şirketinin Suudi Arabistan’a tarifeli uçuşları 2019’un aynı dönemine kıyasla yedi kattan fazla artarken, Birleşik Arap Emirlikleri’ne uçuşlar yüzde 40 arttı.
Ishka’nın analistleri, havacılığın “devam eden ekonomik büyüme için kritik bir motor olarak görülmesi” nedeniyle üç büyük havayolu şirketinin Pekin’deki hükümet için önemli olduğunu söyledi ve havayolu şirketlerine güzergah sübvansiyonlarının yardımcı olduğunu ve devlet mülkiyetinin önemli kredi olanaklarına sahip oldukları anlamına geldiğini ekledi.
Maliyet avantajlarına rağmen para kaybediyorlar
Pekin merkezli Air China, Şanghay’ın China Eastern ve Guangzhou’nun China Southern havayolu şirketleri 1980’lerde devlet havayolu tekelinin kırılması ve sektörün konsolidasyona uğramasıyla ortaya çıktı. Her üçü de Hong Kong’da ve Çin anakarasında çift kote edilmiş durumda.
Çinli havayolları Avrupalı rakiplerine göre maliyet avantajından yararlanırken, ülkenin Covid-19 salgınından sonra karışık bir ekonomik toparlanma yaşaması, genel olarak hala para kaybettikleri anlamına geliyor.
Avrupa ve diğer Asya ülkelerinin önde gelen havayolu şirketlerinin 2023 yılında açıkladıkları yüksek kâr rakamlarının tam aksine, Çin’in üç büyük havayolu şirketi toplam 13,3 milyar Rmb (1,8 milyar $) zarar etti. HSBC ve DBS, Air China ve China Eastern’in 2024’te yeniden zarar açıklayabileceğine inanıyor.
Analistler, büyük Çinli taşıyıcıların Çin’de yavaşlayan tüketimin yanı sıra iç hatlarda düşük maliyetli taşıyıcıların artan rekabetinden özellikle etkilendiğini söyledi. Havacılık veri sağlayıcısı ForwardKeys’e göre, 2024 yılında Çin havalimanlarından kalkan uçuşların ücretleri iç ve dış hatlarda 2023 yılına kıyasla yüzde 20’den fazla düşüş gösterdi.
DBS’den Sum’a göre, Çin’in büyük havayolu şirketlerinin 2025 yılı için görünümü “sönük olmaya devam ediyor”; Sum, iç rekabetin yolcu başına kar üzerinde “güçlü bir baskı” oluşturmaya devam edeceğini ve Çin’in ekonomik yavaşlamasının premium seyahat talebini azaltacağını söyledi.
UBS’den Lin’e göre, havayollarının ana pazarı olan Kuzey Amerika’ya yapılan uçuşlardaki durgun toparlanma da kârlılık üzerindeki baskıları artıracak. UBS’e göre, Kanada Ekim ayında Çin’e uçuşlardaki kısıtlamaları kaldırırken, kasım ayı başlarında Çin ile ABD arasındaki uçuşlar 2019 seviyelerinin yalnızca yüzde 30’una ulaştı, Çin-Avrupa uçuşları için bu oran yüzde 90’ın üzerindeydi.
Asya
Tayvan, komutanların kabiliyetlerinin sınanacağı geniş çaplı savaş tatbikatı başlattı

Tayvan, komuta esnekliğini sınamak için geniş çaplı savaş tatbikatı başlattığını duyurdu.
Tayvan, düşman hareketlerinin öngörülen senaryoların dışına çıkması durumunda komutanların sahada hızla karar alma ve savaşma kabiliyetini sınamak amacıyla çarşamba günü geniş çaplı askeri tatbikatlara başladığını duyurdu. Üst düzey Tayvanlı yetkililer, tatbikat kapsamında ilk kez internet erişiminin geçici olarak sınırlandırılacağını da söyledi.
Konu hakkında bilgilendirilen iki üst düzey Tayvanlı yetkilinin Reuters’a verdiği bilgiye göre, 10 gün sürecek yıllık Han Kuang tatbikatı, Taipei’deki yer altı komuta merkezinden tatbikat emrinin verilmesinin ardından sabah erken saatlerde başladı. Emirle birlikte savaş uçaklarının farklı noktalara dağıtılması ve donanmanın acil konuşlandırılması gibi muharebe hazırlığı adımları devreye sokuldu.
Yetkililer, konunun hassasiyeti nedeniyle isimlerinin açıklanmaması koşuluyla, Tayvan’ın ilk kez ABD askeri uygulamalarından esinlenen “backbrief” yöntemini de kullanacağını belirtti. Bu yöntemde emir alan alt rütbeli subaylar, görevin ayrıntılarını komutanlarına kendi ifadeleriyle tekrar aktararak talimatları doğru anladıklarını teyit ediyor.
Yetkililerden biri, bu uygulamanın amacının “komutanlar ile astların harekâtın amacı konusunda aynı anlayışa sahip olmasını sağlamak” olduğunu söyledi.
Tatbikat, Çin’in olası bir saldırının ilk aşamasında komuta merkezlerini, limanları, lojistik ağları ve savunma sanayisi tesislerini felce uğratmaya çalışması ihtimaline odaklanacak.
Tayvan sadece Pekin tarafından değil, Birleşmiş Millet ve bağlı ülkeler tarafından da Çin’in bir parçası olarak görülüyor. Tayvan’ın Çin’e bağlı olduğunu tasdik eden ‘Tek Çin’ ilkesi ABD tarafından da resmi olarak kabul ediliyor. Ancak buna rağmen Washington adayı Çin’e karşı bir koz olarak kullanmaya ve silahlandırarak ayrılıkçı politikaları desteklemeye devam ediyor. Çin ise Tayvan’ın bağımsızlığına karşı çıkarak ada ile yeniden birleşme taahhüdünde bulundu.
Savaş döneminde tesislerin taşınması
1984’ten bu yana her yıl düzenlenen tatbikatlarda ilk kez, bant genişliğinin sınırlı hâle gelmesi durumunda sivillerin nasıl iletişim kuracağını test etmek amacıyla mobil internet hızları bilinçli olarak düşürülecek.
Tayvan ordusu büyük bir cephaneliğin savaş koşullarında başka bir yere taşınmasını canlandıracak, sivil fabrikaları seferber edecek ve Tayvan’ın Pasifik kıyısı açıklarında refakat tatbikatları düzenleyecek.
Operasyonun hassasiyeti nedeniyle isminin açıklanmaması koşuluyla konuşan üçüncü bir üst düzey yetkili, “Bunların tamamı tatbikatları daha zorlayıcı hâle getiren bir dizi uygulamanın parçası. Artık boşlukta yürütülen laboratuvar benzeri bir tatbikattan söz etmiyoruz” dedi.
Savunma yetkilisi, “Gerçek bir saha ortamına giriyor, gerçek sınır koşullarıyla karşılaşıyorsunuz. Eğitimin son aşamasında bu seviyeye ulaşmayı umuyoruz” ifadelerini kullandı.
Bu yaklaşım, geçmişte bazı tatbikatların fazlasıyla kurgulanmış olduğu yönündeki eleştirilerin ardından Tayvan’ın askeri tatbikatlarını daha gerçekçi hâle getirme çabalarının bir parçasını oluşturuyor.
Dayanıklılık tatbikatları
Bu çalışmalar kapsamında, depremden Çin müdahalesine kadar birbirini izleyen krizlerde yerel yetkililerin devlet işleyişini nasıl sürdüreceğini sınayan dayanıklılık tatbikatları da yapılıyor.
Savunma yetkilisi, 14 Ağustos’ta sona erecek tatbikatlarda saha komutanlarının “beklenmedik senaryolarla” sınanacağını belirterek, “Durum başlangıçta öngörülen düşman senaryosuna uymuyorsa ne yapmalı? Durumu nasıl yeniden değerlendirmeli, planlarını nasıl uyarlamalı ve hızla nasıl emir vermeli?” dedi.
Tatbikatlarda 20 binden fazla yedek asker de seferber edilecek.
Çarşamba günü Taipei’deki bir lisenin spor sahasında onlarca yedek asker, havan topu kullanma ve tüfekle mevzi alma eğitimi için bir araya geldi.
Yetkililer ayrıca ordunun, savaş döneminde cepheden yapılacak haber duyurularını ve düşman dezenformasyonuna karşı yürütülecek çalışmaları değerlendirmek amacıyla “iliştirilmiş muhabir” mekanizmasını da devreye sokacağını söyledi.
Savunma yetkilisi, esas vurgunun “Tayvan’ın savaşla nasıl yüzleşmesi gerektiği” üzerine olacağını belirtti.
Çin’in füze testi nükleer denizaltı kabiliyetlerini ortaya koydu
Asya
Hindistan’dan Zuckerberg’e üç gün mühlet

Hindistan Parlamentosu İletişim ve Bilgi Teknolojileri Komisyonu, Başbakan Narendra Modi’nin bir paylaşımının geçici olarak silinmesi nedeniyle Meta Üst Yöneticisi Mark Zuckerberg’den üç gün içinde özür dilemesini istedi. İstenen özrün gelmemesi halinde şirketin hukuki koruma sağlayan “Safe Harbour” statüsünün kaldırılacağı ve yöneticiler hakkında cezai süreç başlatılabileceği bildirildi.
Hindistan Parlamentosu İletişim ve Bilgi Teknolojileri Komisyonu, sosyal medya platformlarının bağlı bulunduğu Meta şirketinin Üst Yöneticisi (CEO) Mark Zuckerberg’e üç günlük bir süre vererek Başbakan Narendra Modi’nin paylaşımının geçici olarak silinmesi nedeniyle resmi özür talebinde bulundu.
India Today ve News18 kanallarının haber kaynaklarına dayandırdığı bilgilere göre, talep edilen özrün metne dökülmemesi durumunda Hindistan yönetimi, Meta şirketinin bünyesindeki platformlara yasal koruma sağlayan “Safe Harbour” (Güvenli Liman) statüsünü iptal etmeyi planlıyor.
Bu statünün kaldırılması, platform temsilcileri ile yöneticilerinin doğrudan cezai kovuşturmaya tabi tutulması riskini doğuruyor.
“Safe Harbour” düzenlemesi, Hindistan’daki vergilendirme ve hukuki mevzuat kapsamında uluslararası şirketler ile sınır ötesi ticari işlemler için vergi dairesince önceden belirlenmiş makul kar marjı sınırlarını ifade ediyor.
Söz konusu mekanizma, ilgili işletmeleri detaylı denetim süreçlerinden muaf tutarak mali hesaplamaları kolaylaştırıyor ve platformlara içerik sorumlulukları bazında yasal güvence sağlıyor.
Tartışmaya konu olan olay, Başbakan Narendra Modi’nin Facebook ve Instagram hesapları üzerinden yayımlanan video mesajının sistemden kaldırılmasıyla başladı. Modi ilgili video kaydında, ülkede tıp öğrencilerini ilgilendiren sınav evrakının dışarı sızdırılması üzerine patlak veren kitlesel protestolara değinerek, usulsüzlüklerden sorumlu olanlara karşı en sert tedbirlerin uygulanacağını taahhüt etmişti.
Meta yönetimi, kamuoyundan gelen tepkilerin ardından erişim engeli getirdiği videodaki kısıtlamayı kaldırarak paylaşımı yeniden erişime açtı.
Söz konusu geçici engelleme hamlesini inceleyen parlamento komisyonu üyesi yetkililer, Başbakan Modi’nin paylaşımına uygulanan kısıtlamayı “demokrasiye yönelik bir saldırı” olarak nitelendirdi.
Süreç, mayıs ayında ülke genelinde 2 milyondan fazla adayın katıldığı “NEET-UG” tıp fakültesi giriş sınavı sorularının dışarı sızdırıldığının anlaşılmasıyla başlayan skandala dayanıyor.
Sınav skandalının ardından hükümet kanadı testlerin tekrarlanacağını duyursa da Hindistan Yüksek Mahkemesi Başverici Hâkimi Surya Kant’ın işsiz gençlerin bir kesimini “hamamböceklerine” benzetmesi toplumsal tepkiyi artırdı.
Siyasi danışman Abhijit Dipke, yargıcın bu ifadelerine ve iktidar partisine gönderme yapma amacıyla “Hamamböceği Halk Partisi” (CJP) adıyla yeni bir siyasi hareket kurdu.
Haziran ayında başkent Yeni Delhi başta olmak üzere birden fazla şehir merkezinde “hamamböceği protestoları” adı altında kitlesel gösteriler düzenlendi.
Eylemcilerin gerçekleştirdiği açlık grevleri, polisle yaşanan arbedeler ve gözaltılar sonrasında hükümet yetkilileri protestocularla müzakere masasına oturmak zorunda kaldı.
Olayların ardından Eğitim Bakanı Dharmendra Pradhan görevinden istifa etti.
Temmuz ayı sonlarında ise sınav sorularının dışarı sızdırılmasına yönelik cezaları ağırlaştıran yasal düzenlemeler parlamentoda kabul edildi.
Asya
Çin, süper zenginleri hedef alarak küresel vergi takibi başlattı

Çin, gelir ve servet eşitsizliğini azaltmak ve derinleşen bütçe açığını kapatmak amacıyla süper zenginleri hedef alarak, onlarca yıl öncesine uzanan yüz milyarlarca dolarlık ödenmemiş vergiyi tahsil etmek için küresel bir takip başlattı.
Yetkililer, bazı durumlarda 2000 yılına kadar uzanan yurt dışı sermaye kazançları ve yatırımlar üzerindeki incelemelerini artırdı. Kampanya, Pekin’in ülke dışına çıkan sermaye akışları üzerindeki denetimini önemli ölçüde genişletmeye çalıştığı bir dönemde yürütülüyor.
Yabancı yetkililer ile Çinli bankacılar ve aile ofisi yöneticilerinin Financial Times’a verdiği bilgilere göre, Çinli bankalara ve diğer finans kuruluşlarına, varlıklı Çinlilerin yurt dışındaki yatırımlarını incelemeleri ve elde edilen gelirlerin Pekin’deki vergi makamlarına beyan edilip edilmediğini kontrol etmeleri talimatı verildi.
Ülkenin zenginlerini ve yurt dışı tröstlerini hedef alan kapsamlı vergi reformlarının parçası olan çalışmalar; gayrimenkul, hisse senedi, değerli metal ve kripto para gibi varlıkların alımından elde edilen kazançlara odaklanıyor.
İncelemelerin bazı durumlarda 25 yıldan daha geriye uzanmasıyla kampanyanın geriye dönük niteliği, çok sayıda yetkili, bankacı ve danışman tarafından doğrulandı.
Çin’in güneyindeki bir bankacı, son aylarda Çinli bankaların, yurt dışındaki varlıklar, hesaplar ve tröstlerden elde edilen sermaye kazançlarına ilişkin vergilerin ödendiği konusunda yetkililer ikna olana kadar varlıklı müşterilerin hesaplarını dondurmak için vergi makamlarıyla giderek daha fazla koordinasyon kurduğunu söyledi.
Bankacı, “Normal uygulamada bu varlıklı kişiler, hesaplarını yeniden kullanıma açtırmak için cezaları ve vergileri derhâl nakit olarak ödüyor” dedi.
Vergi takibinde esas alınan dönemlerin büyük ölçüde değişiklik gösterdiği anlaşılıyor. Örneğin Shenzhen merkezli bir aile ofisinin yöneticisi, müşterilerinden 2017-2022 yılları arasında yurt dışındaki varlıklardan elde ettikleri kazançlar için vergi ödemelerinin istendiğini söyledi. Neden özellikle bu döneme odaklanıldığına ilişkin herhangi bir açıklama yapılmadı.
California San Diego Üniversitesi Çin siyasal ekonomisi profesörü Victor Shih, yeni kampanyanın arkasındaki motivasyonun “açıkça mali nedenlere dayandığını” söyledi.
Vergilerin önemli bir boşluğu doldurduğu Çin’in bütçe gelirleri, pandemiden bu yana çoğunlukla yerinde saydı ve 2025’te yüzde 1,7 azalarak 21,6 trilyon yuana, yani 3,2 trilyon dolara geriledi. Bir zamanlar devletin temel gelir kaynaklarından biri olan arazi satışlarından elde edilen toplam kamu geliri ise emlak piyasasındaki gerilemenin ardından 2021’deki 8,7 trilyon yuanlık zirveden 4,15 trilyon yuana düştü.
Çin, geçen ay yurt dışındaki tröstlere aktarılan varlıklara ilişkin kapsamlı vergi kurallarını da yürürlüğe koydu. Çin Maliye Bakanlığı ile Devlet Vergi İdaresinin ortak açıklamasına göre bu düzenleme, varlıklı kişilerin varlıklarını yurt dışında korumak için uzun süredir kullandığı bir yasal boşluğu kapattı.
Yeni kurallar kapsamında yurt dışındaki tröstlerden elde edilen gelir, birden fazla aşamada yüzde 20 oranında vergiye tabi tutulacak.
Varlıklı Çinlilerin yurt dışındaki varlıklarını yöneten Singapur merkezli bir bankacı, yurt dışı tröst vergisinin müşterilerini “şoke ettiğini” söyledi.
Bankacı, “Halka açık şirketlerin hisseleri gibi kamuya açık varlıklar için tröst kuran kişiler var. Halka arzların çok yaygın olduğu dönemlerde doğru tröst yapısına sahip olmak gelir vergisi açısından koruma sağlıyordu. Bu yeni karar söz konusu avantajı ortadan kaldırdı” dedi.
Uzmanlara göre bazı karmaşık yurt dışı yapılar yeni kurallardan kaçınabilecek olsa da birçok tröst sahibinin bir defaya mahsus vergi yükümlülüğüyle karşılaşması bekleniyor. Bazılarının ödemeleri karşılayabilmek için varlıklarını satmak zorunda kalabileceği belirtiliyor.
Yeni politikalar, diğer vergi reformlarıyla birlikte Çin’in vergilendirme sistemini, Amerikalı vergi mükelleflerinin genel olarak dünya çapındaki gelirleri üzerinden vergilendirildiği ABD sistemine daha fazla yaklaştıracak.
Şanghay merkezli vergi avukatı ve Anli Partners ortağı Ye Yongqing, “Düzenleyici kurumlar sınır ötesi sermaye akışları, yurt dışı gelirlerin beyanı ve döviz işlemleri üzerindeki denetimleri istikrarlı biçimde güçlendirdi. Böylece varlıklı Çinlilerin varlıklarını yurt dışına aktarma veya vergi işlerini offshore araçlar üzerinden yapılandırma alanı daraltıldı” dedi.
Ye, Pekin’in yurt dışı tröstlerine karşı “ABD vergi mevzuatına benzer biçimde kısıtlayıcı bir yaklaşım benimsediğini ve vergi mükelleflerinin bu araçları vergiyi ertelemek veya tamamen ortadan kaldırmak amacıyla kullanmasını genel olarak reddettiğini” söyledi.
Çin’in varlıklı kesimlerinden daha sıkı vergi tahsil edilmesinin son yıllarda sonuç verdiğine dair işaretler de bulunuyor. Resmî verilere göre Hong Kong’daki hisse senedi işlemlerinin vergilendirilmesi dâhil önceki kampanyaların etkisiyle kişisel gelir vergisi gelirleri 2025’te yüzde 11,5 arttı. Bu oran, toplam vergi gelirlerindeki yüzde 0,8’lik büyümenin çok üzerinde gerçekleşti.
Çin ve New York’ta ofisleri bulunan bir göçmenlik şirketinin yöneticisi, yetkililerin ilk etapta ABD hisselerinde Hong Kong veya diğer yurt dışı kanalları üzerinden işlem yapan varlıklı Çinlileri hedef aldığını söyledi.
Yönetici, incelemelerin daha sonra özellikle Hong Kong’daki yurt dışı banka hesaplarında önemli miktarda finansal varlık bulunduran kişilere ve nihayetinde gayrimenkul dâhil diğer yurt dışı servet türlerine yönelmesini beklediğini belirtti.
Dünya Basını1 hafta önceGlazyev yazdı: Hibrit dünya savaşının devam etmesinin nedenleri üzerine – 1
Diplomasi7 gün öncePaşinyan’dan Moskova’ya demiryolu resti
Dünya Basını1 hafta önceGlazyev yazdı: Hibrit dünya savaşının devam etmesinin nedenleri üzerine – 2
Dünya Basını1 hafta önceEski NATO yetkilisi Kujat’tan nükleer kış uyarısı
Avrupa1 hafta önce‘Yeraltı ülkesi’ geri geliyor: İsviçre sığınaklarında yeni ‘savaş düzenlemesi’
Asya2 hafta önceDeepSeek kullanıcılarının özel sohbetleri Google’a sızdı
Dünya Basını2 hafta önceProf. Pape: İran savaş öncesinden daha güçlü
Asya1 hafta önceÇin, ileri düzey çip üretimi açısından kritik önemedeki yerli litografi makinelerinin seri üretimine başladı










