Bizi Takip Edin

Rusya

Ruble bu yılın en kârlı para birimi oldu

Yayınlanma

Rus rublesi, bu yıl dolar karşısında yüzde 38’lik artışla en güçlü performansı sergileyen para birimi oldu ve altını dahi geride bıraktı. Bu yükselişte Rusya’ya özgü iç faktörler, Donald Trump’ın ticaret savaşlarıyla zayıflayan dolar ve Ukrayna’da barış umutları etkili olurken, sermaye kontrolleri de rubleyi dış şoklardan korudu. Ancak güçlü ruble, petrol ihracatı gelirlerini düşürerek bütçe üzerinde baskı yaratıyor.

Rus rublesi bu yıl dolar karşısında en güçlü yükselişi sergileyerek sadece diğer para birimlerini değil, piyasa çalkantıları sırasında geleneksel güvenli liman olarak görülen altını da geride bıraktı.

Bu durumun nedenleri arasında Rusya’ya özgü bazı iç faktörler, Donald Trump’ın başlattığı ticaret savaşı nedeniyle zayıflayan dolar ve Ukrayna’da barış anlaşması umutları yer alıyor.

Bloomberg‘in hesaplamalarına göre, ruble yılbaşından bu yana tezgah üstü piyasada dolar karşısında yüzde 38 değer kazandı.

Ancak ruble, yüzde 23 değer kazanan altın gibi uluslararası yatırımcılar için bir sığınak hâline gelmedi.

Dubai merkezli Istar Capital’in Analitik ve Portföy Yönetimi Direktörü İskender Lutsko, yatırımcıların daha ziyade ruble ve ruble bağlantılı varlıklarla, özellikle de Rusya’ya “dost” ülkeler aracılığıyla daha aktif işlem yapmaya başladığını belirtiyor.

Rublenin güçlenmesinde, Vladimir Putin ile Trump arasında şubat ayında yapılan telefon görüşmesinin ardından savaşın sona ereceğine dair umutların artması etkili oldu.

Bu durum, Maliye Bakan Yardımcısı İvan Çebeskov’un “kovboy parası” olarak tanımladığı (yaptırımların hafifletilmesi üzerine oynamaya çalışan yabancı yatırımcıları kastettiği) sermaye akışını tetikledi.

Ayrıca, talebi (ve dolayısıyla ithalatı) sınırlayan yüksek politika faizi de rubleyi destekledi; nitekim ithalat şubat ayında yıllık bazda yüzde 10 düşüş gösterdi.

Raiffeisenbank analistleri, mart ayında yaptırımlara ve petrol fiyatlarındaki düşüşe rağmen ihracatın arttığını, ithalatın ise artsa da düşük seviyelerde kaldığını belirtiyor.

Ödemeler dengesi iyileşerek döviz girişini artırıyor ve bu da rubleyi destekliyor.

Rusya Merkez Bankası verilerine göre, mart ayında cari işlemler fazlası 10,7 milyar dolara yükselirken, dış ticaret fazlası 15 milyar dolara ulaştı (Şubat ayında bu rakamlar sırasıyla 6,7 milyar dolar ve 11 milyar dolardı).

Fakat güçlü ruble, petrol ihracatından elde edilen bütçe gelirlerini olumsuz etkiliyor: Varil başına elde edilen aynı dolar tutarı karşılığında daha az ruble alınıyor.

Bunun yanı sıra nisan ayında petrol fiyatlarında yaşanan sert düşüş nedeniyle dolar bazında elde edilen gelirler de önemli ölçüde azaldı.

Bu yılki bütçede ortalama ruble kuru 96,5 ruble/dolar olarak hedeflenmişti; bu seviye mevcut kurdan yüzde 14 daha düşük.

SberCIB analistleri, Trump’ın gümrük vergileri nedeniyle artan küresel ekonomide yavaşlama risklerinin ham madde fiyatlarında daha fazla düşüşe yol açmasını bekliyor.

Bunun orta vadede ruble üzerinde baskı oluşturacağı öngörülüyor.

T-Investments Baş Ekonomisti Sofya Donets, “Petrol fiyatının varil başına 55 dolara düşmesi hâlinde ruble dolar karşısında 108 seviyesine kadar zayıflayabilir (bu bizim uzun vadeli eğilimler ve ham madde fiyatlarıyla olan ilişkiye dayalı tahminimizdir),” diye yazdı.

Ancak Donets, son dönemdeki çeşitli faktörlerin birleşimi nedeniyle ruble kurunun normal eğilimlerden saptığını da belirtiyor ve bu nedenle sonraki düşüşün daha yavaş ve daha sınırlı olabileceğini ekliyor.

Donets, Bloomberg‘e yaptığı açıklamada, Rusya’nın izolasyon nedeniyle, ticaret savaşı riskleri ve yatırımcıların riskli varlıklardan çıkışı yüzünden değer kaybeden pek çok gelişmekte olan piyasa para biriminin aksine, sermaye çıkışlarından olumsuz etkilenmediğini de sözlerine ekledi.

Donets, “‘Sermaye hareketleri üzerindeki kontroller Rusya’yı büyük ölçüde bundan korudu,’ dedi ve yüksek borçlanma maliyetlerinin de para birimini desteklediğini ifade etti.

Lutsko ise, Rus şirketlerinin aşırı pahalı ruble kredilerini çok daha ucuz yuan cinsinden borçlanarak yeniden finanse etmeye çalıştığını ve bunun da ek dövizin rubleye çevrilmesine yol açtığını ekledi.

Petrol üreticisi ülkeler düşen fiyatlar karşısında mali zorluk yaşıyor

Rusya

Rusya, 1000 kilometre menzile sahip kamikaze dronlarının seri üretimine başladı

Yayınlanma

Rus savunma sanayisi şirketi Almaz-Antey, 1000 kilometreden fazla menzile sahip Garpiya-A1 kamikaze dronlarının seri üretimine geçti. Rosoboroneksport, uluslararası pazara sunulan sistemin yabancı müşterilerin ilgisini çektiğini ve dost ülkelerde ortak üretime açık olduklarını bildirdi.

Rusya merkezli Almaz-Antey Doğu Kazakistan Bölgesi (VKO) Konsorsiyumu, dolanan mühimmat sınıfındaki “Garpiya-A1” kamikaze dronlarının seri üretimine başladı.

Rusya’nın resmi silah ihracat şirketi Rosoboroneksport’un basın servisi, üretimin sistemi dünya pazarına sunma hedefi doğrultusunda yürütüldüğünü duyurdu.

Rosoboroneksport Genel Direktörü Aleksandr Miheyev, şirketin ulaştığı üretim kapasitesine dikkat çekerek, “Almaz-Antey VKO Konsorsiyumu, Garpiya-A1 (E) sisteminin seri üretiminde yetkinlik kazandı. Ülkenin savunma kabiliyetine zarar vermeden, yabancı müşterilerle yapılan sözleşmeleri rekabetçi sürelerde yerine getirmeyi sağlayan bir seviyeye ulaştı” dedi.

Miheyev, şirketin sistemin sevkiyatına ve Rusya’ya dost ülkelerin topraklarında üretimin yerelleştirilmesine yönelik müzakerelere açık olduğunu belirtti.

İnsansız hava aracının ihraç versiyonunun yabancı müşterilerin ilgisini çektiğini vurgulayan Miheyev, ürünün bazı ortaklara tanıtıldığını kaydetti.

Belirlenen koordinatlardaki sabit hedefleri vurmak üzere tasarlanan “Garpiya-A1 (E)” sistemi bünyesindeki uzun menzilli BLA-D insansız hava aracı, 50 metreden 2 bin 500 metreye kadar irtifada uçabiliyor.

Saatte 170 kilometreye varan hıza ulaşabilen araç, 1000 kilometrenin üzerinde mesafe katedebiliyor. Havada en az altı saat kalabilen dron, 50 kilogramın üzerinde harp başlığı taşıma kapasitesine sahip.

Rusya’da insansız sistemlere yönelik geliştirme faaliyetleri sürerken Kalaşnikov Konsorsiyumu Başkanı Alan Luşnikov da ağustos ayı başında yaptığı açıklamada, 11 kilogramlık harp başlığına ve yapay zeka unsurları içeren bir otomatik güdüm sistemine sahip “Kub-10ME” kamikaze dronunun yakında Ukrayna’daki askeri harekat bölgesinde kullanılacağını açıklamıştı.

Okumaya Devam Et

Rusya

Şeremetyevo özelleştirmesinde devlet altın hisse hakkını kullanacak

Yayınlanma

Rusya hükümeti, Şeremetyevo Uluslararası Havalimanı’nın yönetiminde Rusya Federasyonu’nun “altın hisse” özel hakkını kullanmasını kararlaştırdı. Başbakan Mihail Mişustin’in imzaladığı karar, Devlet Başkanı Vladimir Putin’in havalimanındaki kamu hisselerinin özelleştirilmesine izin veren kararnamesi doğrultusunda alındı.

Rusya hükümeti, Şeremetyevo Uluslararası Havalimanı Anonim Şirketi’nin yönetiminde Rusya Federasyonu adına özel bir hak olan “altın hisse” uygulamasını devreye sokma kararı aldı.

İnterfaks ajansının aktardığına göre Başbakan Mihail Mişustin ilgili kararnameyi 18 Ağustos’ta imzaladı.

Söz konusu belge, Devlet Başkanı Vladimir Putin’in ağustos ayı başında yayımlanan kararnamesinin icrası kapsamında hazırlandı. Putin, bahsi geçen kararnameyle Şeremetyevo’yu stratejik işletmeler listesinden çıkarmış ve havalimanındaki kamu hisselerinin özelleştirilmesine izin vermişti.

“Altın hisse”, bir anonim şirkette hissedar konumundaki kamu tüzel kişiliklerine veya yerel yönetimlere tanınan kurumsal bir hakkı ifade ediyor.

Özelleştirilen işletmeler üzerindeki devlet denetimini koruma işlevi gören bu hak, yabancı yatırımcıların yer aldığı şirketlerde genel olarak oy kullanma imkanı sağlamasa da devlete ana sözleşme değişikliklerini onaylama veya veto etme yetkisi veriyor.

Devlet Başkanı Vladimir Putin’in yayımladığı kararname, özelleştirme ve stratejik işletme statüsüne dair hükümlerin yanı sıra havalimanının ana faaliyet alanının korunmasını, tesis ve kapasitelerin modernizasyonu için gerekli şartların sağlanmasını şart koşuyor.

Belge aynı zamanda hisse senetlerinin doğrudan ya da dolaylı yoldan yabancı kişi ve kuruluşların kontrolündeki tüzel kişilere geçmesini engellemeyi de güvence altına alıyor.

Putin, 2015 yılında Şeremetyevo’nun varlıklarının konsolidasyonunu ve kısmi özelleştirmesini öngören kararnameyi imzalamıştı.

Devlet, yeni kurulan “Şeremetyevo Havalimanı” şirketine federal mülkiyette bulunan yüzde 83,038 oranındaki havalimanı hissesini devrederken kamu payının en az yüzde 30 seviyesinde kalması şartı getirilmişti.

Varlıkların birleştirilmesi süreci Mayıs 2017’de tamamlandı. Bu konsolidasyon sonucunda Şeremetyevo Holding havalimanının yüzde 66,06 hissesine sahip olurken Rusya Federal Mülkiyet Yönetim Ajansı (Rosimuşçestvo) yüzde 30,46’lık payı elinde tuttu.

Geriye kalan hisselerin yüzde 2,43’ü Aeroflot’a, yüzde 1,05’i ise havalimanı yönetimine geçti.

Şeremetyevo Holding 2020 yılında devlete ait hisseleri satın almak üzere başvuruda bulunmuş, ancak daha sonra işlemden vazgeçmişti. Bu vazgeçmeyle birlikte havalimanının mülkiyeti bütünüyle özel sektöre devredilmemişti.

Okumaya Devam Et

Rusya

Rusya, Alman gazeteci Michael Martens hakkında arama kararı çıkardı

Yayınlanma

Rusya İçişleri Bakanlığı, Alman Frankfurter Allgemeine Zeitung gazetesi muhabiri Michael Martens hakkında uluslararası arama kararı çıkardı. Kararın, gazetecinin Ukrayna ve Sırbistan liderlerinin basın toplantısında Rus askerlerinin öldürülmesine dair yönelttiği sorunun ardından alındığı bildirildi. Rusya Dışişleri Bakanlığı ve ilgili diplomatik misyonlar gazetecinin ifadelerine sert tepki gösterdi.

Rusya, Alman Frankfurter Allgemeine Zeitung (FAZ) gazetesi muhabiri Michael Martens hakkında uluslararası arama kararı çıkardı.

RBK’ya konuşan kolluk kuvvetlerindeki iki kaynak, kararın Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy ile Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic’in ortak basın toplantısının ardından alındığını aktardı.

Rusya İçişleri Bakanlığının arananlar veri tabanında, Martens’in Rusya Ceza Kanunu’nun ilgili maddesi uyarınca arandığı bilgisi yer alıyor.

Martens söz konusu basın toplantısında, Avrupa ülkelerinin “daha fazla Rus’un öldürülmesine yardımcı olmak” için neler yapabileceğini sormuştu.

Gelişmelerin ardından FAZ gazetesi, sorunun ifade ediliş biçimini “yanıltıcı” olarak nitelendirerek kurumun yayın politikasının “mümkün olduğunca çok sayıda Rus askerinin öldürülmesine yönelik çağrıları” kapsamadığını vurguladı.

RBK’nın kaynaklarına göre, gazeteci hakkındaki arama kararı Moskova İçişleri Ana Müdürlüğü tarafından 13 Ağustos’ta çıkarıldı.

Martens’e gıyabında Rusya Ceza Kanunu’nun 282. maddesinin 2. fıkrası uyarınca nefret veya düşmanlığı körükleme suçlaması yöneltildi. Soruşturma makamlarının yakın zamanda mahkemeye başvurarak gazeteci hakkında gıyabi tutuklama talep etmeyi planladığı belirtildi.

Rusya’nın Berlin Büyükelçiliği, Martens’in sözlerini “iğrenç” olarak nitelendirerek Moskova’nın hukuki mekanizmaları kullanma ihtimalini değerlendireceğini duyurdu.

Diplomatik temsilcilik, Martens’in fiilen Zelenskiy’e Rus askerlerinin öldürülmesi konusunda yardım teklif ettiğini ve gazetecinin daha sonra sosyal medyada yaptığı paylaşımların “her türlü yanlış anlaşılmayı ortadan kaldırdığını” açıkladı.

Büyükelçilik ayrıca Alman makamlarının, Almanya Gazeteciler Birliği dahil olmak üzere meslek örgütlerinin ve meslektaşlarının çoğunluğunun bu ifadeleri kınamamasını “üzüntü verici” bulduğunu bildirdi.

Büyükelçilik açıklamasında şu ifadelere yer verildi:

“FAZ’ın kısa açıklaması maalesef durumu kökten değiştirmiyor. Gazetenin Michael Martens’in ifadelerindeki ‘muğlaklığa’ sığınma girişimi eleştirilere dayanamaz; nitekim gazeteci sonrasında tam olarak söylediği şeyi kastettiğini ve bunda kınanacak bir yön görmediğini defalarca teyit etti.”

Rus diplomatlar, ifade özgürlüğünün, “burada resmi düzeyde iddia edildiği gibi” Almanya’nın resmi olarak çatışma halinde bulunmadığı bir devletin vatandaşları da dahil olmak üzere insanların öldürülmesine yönelik aleni çağrıları kapsamaması gerektiğini değerlendirdi.

Rusya’nın Washington Büyükelçiliği ise Martens’in sorusunu “Freudyen bir dil sürçmesi” olarak nitelendirdi ve bu çıkışın Alman makamlarının “Rusya-ABD cepheleşmesi” yönündeki arzusunu yansıttığını öne sürdü.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov da Sırbistan makamlarına çağrıda bulunarak Martens’in sorusuna tepki göstermelerini istedi.

Gazetecinin ifadelerini kabul edilemez olarak nitelendiren Lavrov, Vucic’in bu soruyu duyduğunda “adeta donakaldığına” dikkat çekti.

Lavrov, bu tür görüşlere sahip bir kişinin medyada veya devlet kurumlarında görev almaması gerektiğini söyledi.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English