Amerika
Teknoloji milyarderi Peter Thiel’in sızdırılan gizli ‘Deccal’ dersleri

Teknoloji milyarderi ve siyasi stratejist Peter Thiel’in San Francisco’da verdiği gizli “Deccal” derslerinin kayıtları sızdırıldı. Thiel, derslerde Deccal’i “tek dünya devleti” ile eşdeğer tuttuğunu belirterek, bu figürün Greta Thunberg gibi bir çevreci aktivist ya da ABD’nin kendisi olabileceğini öne sürdü. Yaklaşan bir Armageddon’a karşı uyarılarda bulunan Thiel, uluslararası kurumları ve teknoloji kısıtlamalarını Deccal’in yükselişinin işaretleri olarak yorumladı.
Silikon Vadisi’nin en etkili isimlerinden milyarder yatırımcı ve sağ siyasetin akıl hocası Peter Thiel, son dönemde “zamanın sonunda ortaya çıkan kötü bir kral ya da tiran” olarak tanımladığı Deccal üzerine kapalı kapılar ardında dersler veriyor. Thiel’e göre bu figür, Amerika Birleşik Devletleri de olabilir, İsveçli iklim aktivisti Greta Thunberg de.
Geçtiğimiz ay boyunca San Francisco’nun merkez sahilinde dört ayrı ders veren Thiel, kimin Deccal olabileceği üzerine felsefi tartışmalar yürüttü ve yaklaşan Armageddon’a karşı uyarılarda bulundu.
Kendisini “küçük harfle ortodoks Hristiyan” olarak tanımlayan Thiel, dünyanın sonunu haber veren figürün çoktan aramızda olabileceğine inanıyor. Thiel, uluslararası kuruluşların, çevrecilik hareketinin ve teknoloji üzerindeki kısıtlamaların Deccal’in yükselişini hızlandırabileceğini öne sürüyor.
“Kötü bir kral, tiran ya da sahte Mesih”
Guardian gazetesinin haberine göre Thiel, ilk dersinin açılışında, “Deccal’in temel bir tanımıyla başlayalım. Bazı insanlar onu son derece kötü bir kişi olarak görür. Bazense kötülük güçlerinin ruhani bir betimlemesi olarak kullanılır. Ben, Deccal’in en yaygın ve en dramatik yorumuna odaklanacağım: Zamanın sonunda ortaya çıkan kötü bir kral, tiran ya da sahte Mesih figürü” diye konuştu.
PayPal’ın kurucu ortaklarından biri olarak servetinin temelini atan Thiel, yatırım şirketi Founders Fund aracılığıyla Facebook’un ilk dış yatırımcısı olmuş, ayrıca SpaceX ve OpenAI gibi birçok girişime kaynak sağlamıştı.
Kurucu ortağı olduğu Palantir ise Pentagon, ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Kurumu (ICE) ve Birleşik Krallık Ulusal Sağlık Hizmeti (NHS) gibi kurumlardan milyarlarca dolarlık yazılım sözleşmeleri kazandı.
Silikon Vadisi’ndeki sağa kayıştan çok önce muhafazakâr siyasetin ön saflarında yer alan Thiel, Donald Trump’ın ikinci başkanlık döneminden bu yana eski başkanla yakın bağlarını koruyor.
Cumhuriyetçilerin 2026 ara seçim kampanyalarına büyük finansal destek sağlayan Thiel’in, JD Vance’in başkan yardımcılığı koltuğuna oturmasında da kilit rol oynadığı biliniyor.
Üçüncü dersinde kendini, “Ben bir liberteryenim ya da klasik anlamda bir liberalim ama küçük bir farkla ayrılıyorum: Deccal konusunda endişeliyim” sözleriyle tanımladı.
Biletler 200 dolardan satıldı, kayıt yapmak yasaklandı
15 Eylül’de başlayan ve geçtiğimiz pazartesi tamamlanan konuşmalar, Kutsal Kitap’tan pasajlar, yakın tarih ve felsefi tartışmaların bir araya getirildiği uzun metinlerdi. Thiel, zaman zaman komplo teorilerine de değinerek video oyunlarından ve televizyon dizilerinden göndermeler yaptı, J.R.R. Tolkien’in Yüzüklerin Efendisi üzerine yorumlarda bulundu. Konuşmalarında Elon Musk ve Binyamin Netanyahu ile yaptığı sohbetleri anlatan Thiel, Bill Gates hakkında ise “çok ama çok kötü bir insan” dedi.
Ders serisinin 200 dolardan satılan biletleri birkaç saat içinde tükendi. Katılımcılara konuşmaların kesinlikle kayda alınamayacağı, fotoğraf, video veya ses kaydı yapmalarının yasaklandığı bildirildi. Notlarını X platformunda paylaşan en az bir kişinin bileti iptal edildi.
Kimliğini gizli tutan bir katılımcı, derslerin kayıtlarını gazeteyle paylaştı. Thiel’in sözcüsü Jeremiah Hall, yayımlanan içerikleri yalanlamadı, yalnızca Thiel’in Yahudiler ve Deccal üzerine yaptığı bir tartışmaya ilişkin ifadeyi düzelttiğini belirtti.
Thiel’e göre Deccal kim olabilir?
Thiel, Deccal’in tek bir kötü tiran olacağına inanıyor ancak bu figürün kim olabileceğine dair net bir isim vermiyor. Bununla birlikte, özellikle “bilim karşıtı bir lüdist” figürün, yani tüm bilimi durdurmak isteyen birinin Deccal olabileceğini öne sürüyor. Bu noktada Greta Thunberg, Eliezer Yudkowsky ve Marc Andreessen gibi isimleri anıyor:
“Benim tezime göre, 17. ya da 18. yüzyılda Deccal, delice deneyler yapan, kötülüğün sınırlarını zorlayan bir bilim insanı olurdu. 21. yüzyılda ise Deccal, bilimi durdurmak isteyen bir lüdisttir. Greta ya da Eliezer gibi biri.”
Thiel, Microsoft’un kurucusu Bill Gates’i de hedef aldı:
“Bir arkadaşım bana, San Francisco’daki insanlara Bill Gates’in Deccal olduğunu söyleme fırsatını kaçırmamam gerektiğini söyledi. Kabul ediyorum, o tam bir Dr. Jekyll ve Mr. Hyde karışımı.”
Ancak Thiel, Gates’in bir siyasi lider olmaması ve kitlelerce sevilmemesi nedeniyle Deccal olamayacağını da ekledi: “Bill Gates’in çok kötü biri olduğuna inanıyorum ama Deccal olmaktan çok uzakta.”
Trump, Musk ve Amerikan siyasetine bakışı
Thiel, eski dostu ve müttefiki Elon Musk’la yaptığı özel bir konuşmayı da anlattı. Musk’ı, milyarderlerin servetlerinin çoğunu bağışlamasını öngören Giving Pledge girişiminden ayrılmaya ikna etmeye çalıştığını belirten Thiel, şunları söyledi:
“Elon’a dedim ki, ‘2012’de imzaladığın şu aptal Bağış Taahhüdü’nü iptal et. Servetinin yarısını vermeye söz vermiştin. Dikkat etmezsen, 200 milyar dolar solcu vakıflara gidecek.’ Sonra bir adım öteye geçtim ve dedim ki, ‘Ölüm ihtimalini hiç düşünmüyorsun. 54 yaşında birinin önümüzdeki yıl ölme ihtimali yüzde 0,7. Bu da 1,4 milyar dolar demek. Yani Bay Gates, senden gelecek 1,4 milyar doları bekliyor.’”
Thiel’in aktardığına göre Musk, “Aslında ölme ihtimalim yüzde 0,7’den yüksek” yanıtını verdi ve ekledi:
“Ne yapmamı istiyorsun? Parayı çocuklarıma mı vereyim? Trans kızım var, ona veremem, bu kötü olur. Bill Gates’e vermek ondan da beter olur.”
Katılımcılardan biri, Donald Trump’ın küresel yönetime karşı çıkmasının kendisine güven verip vermediğini sorduğunda Thiel, “En fanatik Trump destekçisinin bile şunu anlaması gerekir: Hiçbir siyasetçi, hatta Reagan bile, tüm sorunları sonsuza dek çözemedi. Aynı yükü Trump’a yüklemek de haksızlık olur” yanıtını verdi.
33 sayısının gizemi ve ‘genç fatih’ miti
Thiel’e göre, Deccal’in bir ömür içinde Armageddon’u gerçekleştirebilmesi için genç olması gerekiyor. Bu noktada “33” sayısına mistik bir önem atfeden Thiel, “Mesih yalnızca 33 yaşına kadar yaşadı ve tarihin en büyük insanı oldu. Deccal’in bunu bir şekilde aşması gerekir. Bu sayı, farklı kültürlerde neredeyse mistik biçimde tekrar eder” dedi.
Bu mantıkla yaşlı liderlerin Deccal tanımına uymadığını belirten Thiel, “Hitler, İkinci Dünya Savaşı başladığında 50 yaşındaydı. Şi Cinping’e gelince, yetmişlerinde; vadesi dolmuş bir lider” ifadelerini kullandı.
“ABD hem Deccal hem de onu durduran güç olabilir”
Thiel, son dersinin büyük bir bölümünü ABD’nin hem Deccal’i besleyen hem de onu dizginleyen çelişkili konumuna ayırdı. Ona göre ABD, bugün hem Deccal’i engelleyen güç (“katehon”) hem de Deccal olma potansiyeline sahip tek aday.
“Tek dünya devletinin sıfır noktası olduğu kadar, ona karşı direnişin de merkez üssü. ABD, dünyanın polisidir; gerçekten egemen tek ülkedir. Başkan, Amerika’nın belediye başkanı ama dünyanın diktatörüdür” diyen Thiel, küresel finansal sistemin de esasen Amerika tarafından yönetildiğini savundu.
Öte yandan Thiel, derslerinde sık sık “Deccal” ve “katehon” kavramları arasında gidip geldi. “Katehon”, İncil’de Deccal’in gelişini engelleyen gücü temsil eden bir sözcük. Thiel, Soğuk Savaş sonrası dönemde neoliberalizmin bu “katehon” niteliğini kaybederek Deccalvari bir yönetime dönüştüğünü iddia etti.
Thiel’in son dersinin yapıldığı gün, salonun önünde yaklaşık yirmi kişilik bir grup protesto gösterisi düzenledi. Göstericiler, “Yırtıcı teknoloji” ve “Bugün değil, Şeytan” yazılı pankartlar taşıdı.
Siyah giysiler ve gotik makyajlı üç “satanist” de kalabalığın arasında dolaşarak “karanlık ayin” adını verdikleri bir performans sergiledi. Gösteri, protestocuların yerde kıvranarak “Bizi kişisel cehennemine götür… Karanlık efendimiz olduğun için teşekkür ederiz!” diye bağırmalarıyla sona erdi.
Amerika
Hackerlar, Meta AI’ı “kandırarak” kullanıcı hesaplarını ele geçirdiler
Bilgisayar korsanlarının, Meta’nın yapay zeka destek ekibini (Meta AI) ünlü hesapları ele geçirmelerine yardım etmeleri için “kandırdığı” ortaya çıktı.
Henüz kaç hesabın etkilendiği belli değil ama mağdurlar arasında Barack Obama’nın Beyaz Saray hesabı, ABD Uzay Kuvvetleri’nin başçavuşu ve güvenlik araştırmacısı olan eski bir Meta çalışanı da bulunuyor gibi görünüyor.
Hackerların sosyal medya paylaşımlarının da gösterdiği gibi, Meta’nın sohbet robotunu kandırmak şaşırtıcı derecede kolaydı.
404 Media’ya göre, hackerlar ilk olarak bir VPN kullanarak kendilerini hedef hesap sahibinin bulunduğu coğrafi bölgedeymiş gibi gösterdiler ve böylece otomatik hesap korumalarını atlattılar.
Ardından, Meta AI Destek Asistanı’ndan hesaba yeni bir e-posta adresi eklemesini istediler ve botun bir kod göndermesini sağladılar.
Kodu ele geçiren hacker, şifre sıfırlama talebinde bulunabildi; bot da bunu yeni e-posta adresine göndererek hesabın kontrolünü devretti.
Fakat bot artık hackerlara kapılarını ardına kadar açmayacak. Dün bir Meta sözcüsü, sorunun “çözüldüğünü ve etkilenen hesapları güvence altına aldıklarını” söyledi.
Botun yaptığı bu hata, önemli iş fonksiyonlarını yapay zeka ajanlarına devretme gibi giderek yaygınlaşan uygulamanın risklerini ortaya koyuyor.
Instagram, birçok kullanıcının hesabının ele geçirilmesine yol açan güvenlik sorununu çözdüğünü açıkladı.
Hafta sonu boyunca, Reddit’teki birçok kullanıcı Instagram hesaplarının ele geçirildiğini iddia etti ve X’teki bir dizi kullanıcı da benzer hesap ele geçirme olaylarına karşı uyarıda bulundu.
Güvenlik araştırmacısı Jane Wong, kendi Instagram hesabının da ele geçirildiğini söyledi.
Wong, “Şifrem benden habersiz değiştirildi ve dün boyunca farklı şifre sıfırlama girişimleri aldım. Oldukça endişe verici,” dedi.
Amerika
Trump, yapay zeka kararnamesini imzaladı

ABD Başkanı Donald Trump, yapay zeka şirketlerinden, modellerin tam olarak piyasaya sürülmeden önce yeteneklerini değerlendirmek üzere federal hükümete modeller sunmalarını talep eden bir başkanlık emri imzaladı.
Emirde, şirketlerden gönüllülük esasına dayalı olarak, bir modelin “gelişmiş siber yeteneklerini” değerlendirmek ve modelin “kapsam dahilindeki öncü model” olarak kabul edilip edilmeyeceğini belirlemek üzere bir karşılaştırmalı değerlendirme sürecine katılmaları isteniyor.
Ardından, şirketlerin bu modelleri daha geniş bir kitleye sunmayı planladıkları tarihten en fazla 30 gün önce bu modellere erişim talep ediyor ve hükümetin erken erişim hakkı alacak “güvenilir ortakları” seçmesine olanak tanıyor.
Kararnamede şöyle deniyor.
“Bu bölümdeki hiçbir hüküm, sınır modeli dahil olmak üzere yeni yapay zeka modellerinin geliştirilmesi, yayınlanması, piyasaya sürülmesi veya dağıtımı için zorunlu bir hükümet lisanslama, ön onay veya izin şartı oluşturulmasına yetki verdiği şeklinde yorumlanamaz.”
Trump, o dönemde gazetecilere verdiği demeçte, önde gelen teknoloji şirketlerinin CEO’larıyla imza törenini “kararnamenin bazı yönlerini beğenmediği”için ertelediğini söylemişti.
Somut ayrıntılar açısından yetersiz olan salı günkü kararname, ABD’deki yapay zeka geliştirme çalışmaları için kritik bir anda yayınlandı.
Pazartesi günü Anthropic, Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonuna halka arz için gizli başvuruda bulunduğunu açıkladı. Rakip OpenAI da bu yıl içinde olası bir halka arz için hazırlıklarını sürdürüyor.
SpaceX, kendi AI laboratuvarı SpaceXAI’nin sahibi olarak, her ikisini de halka arz konusunda geride bırakmaya hazırlanıyor. Şirketin değerini 1 trilyon doların çok üzerine çıkarabilecek halka arzın önümüzdeki hafta gerçekleşmesi bekleniyor.
AI patlaması sırasında servetlerin hızla arttığı teknoloji sektörü, Beyaz Saray’ın AI konusundaki tutumunda merkezi bir rol oynadı.
Musk’ın uzun süredir müttefiki olan risk sermayedarı David Sacks, bu yılın başlarında görevine son verilene kadar ilk kripto ve yapay zeka sorumlusu olarak görev yaptı.
Fakat Sacks’ın, Musk ve Meta CEO’su Mark Zuckerberg ile birlikte geçen ay Trump yönetimini arayarak, başkanın imzalamaya hazırlandığı önceki yapay zeka başkanlık kararnamesine karşı lobi yaptığı bildirildi.
Salı günkü kararname, Anthropic’in yazılımdaki zayıflıkları ve güvenlik açıklarını tespit etmede üstün bir model olan Claude Mythos Preview’u duyurarak bu yılın başlarında hükümet yetkililerini ve Wall Street’i şaşırtmasının ardından geldi.
Şirket, Project Glasswing adlı siber güvenlik girişiminin bir parçası olarak bu modelin kullanıma sunulmasını seçkin bir grup şirketle sınırladı ve bu girişimi salı günü genişletti.
Mythos’un piyasaya sürülmesi, Anthropic ile Beyaz Saray Özel Kalem Müdürü Susie Wiles ve Hazine Bakanı Scott Bessent dahil olmak üzere Trump yönetiminin üst düzey üyeleri arasında birkaç yüksek profilli toplantı düzenlenmesine yol açtı.
Trump’ın yapay zeka kararnamesi, yönergeler ve diğer kılavuzların geliştirilmesi için çeşitli zaman dilimlerini özetliyor ve özellikle Savunma Bakanlığı’ndan bilgi sistemlerinin siber savunmasına öncelik vermesini istiyor.
Savunma Bakanlığı, Mythos’u piyasaya sürmeden kısa bir süre önce bu girişimi bir tedarik zinciri riski olarak nitelendirerek, Anthropic’in öncü modellerinden aktif olarak uzaklaşmaya çalıştı.
Bu tanımlama, Anthropic’in ABD ulusal güvenliğini tehdit ettiği anlamına geliyor ve savunma müteahhitlerinin kurumla yaptıkları çalışmalarda şirketin teknolojisini kullanmalarını yasaklıyor.
Anthropic, bu tanımlamayı geri aldırmak için Trump yönetimine dava açtı ve bu dava halen devam ediyor.
Amerika
SpaceX 75 milyar dolarlık rekor halka arza hazırlanıyor

Elon Musk’ın sahibi olduğu havacılık ve uzay şirketi SpaceX, hisse başına 135 dolar sabit fiyat belirleyerek gerçekleştireceği halka arzla rekor düzeyde 75 milyar dolar toplamayı planlıyor. Reuters’ın haberine göre şirket, bu adımla piyasa değerini 1,75 trilyon dolara ulaştırmayı hedefliyor.
Milyarder Elon Musk’ın sahibi olduğu SpaceX şirketi, hisse başına 135 dolar sabit fiyat belirleyerek gerçekleştireceği halka arzla rekor düzeyde 75 milyar dolar toplamayı planlıyor. Reuters ajansının konuya aşina bir kaynağa dayandırdığı haberine göre şirket, bu süreçte 555,6 milyon adet hisse satmayı amaçlıyor ve toplam piyasa değerinin 1,75 trilyon dolara ulaşmasını bekliyor.
Bu halka arzın borsa tarihindeki en büyük işlem olabileceği ve ardından yapay zeka devleri OpenAI ile Anthropic’in de izlemesi beklenen büyük ölçekli yeni bir halka arz dalgasına öncülük edebileceği belirtiliyor.
Sabit fiyatlı halka arz, bir şirketin talep toplama süreci başlamadan önce hisse başına kesin değeri önceden duyurduğu bir fiyatlandırma yöntemi. Bu fiyat, şirketin analistleri ve yetkilendirilmiş aracı kurumlar tarafından finansal göstergeler, piyasa koşulları ve rakip analizleri temel alınarak hesaplanıyor. Yatırımcılar bu arza katılırken doğrudan belirlenen bu fiyat üzerinden talep iletiyor; talebin arzı aşması durumunda hisseler, genellikle bireysel küçük yatırımcılara öncelik verilerek katılımcılar arasında dağıtılıyor.
Reuters, yatırımcı sunumları yapılmadan ve talep toplama defteri oluşturulmadan önce sabit bir fiyat belirlenmesinin piyasa teamülleri açısından sıra dışı bir adım olduğunu aktardı.
Şirketler genellikle talebe göre fiyatı ayarlayabilmek amacıyla belirli bir fiyat aralığı ilan etmeyi tercih ediyor.
ABD merkezli hukuk firması Wilson Sonsini Goodrich & Rosati’nin kıdemli ortağı Weiheng Chen konuya ilişkin değerlendirmesinde, “Musk, kendi takipçi kitlesinde işe yarayan ‘ister al ister bırak’ yaklaşımını uyguluyor. Piyasa koşulları ve sektörde karşılaştırılabilecek başka bir şirketin bulunmaması göz önüne alındığında bu makul bir adım” dedi.
SpaceX’in yatırımcı turları kapsamındaki tanıtım faaliyetleri (roadshow) 4 Haziran Perşembe günü başlayacak.
Halka arzın tamamen birincil piyasa halka arzı olarak yapılandırılması, yani elde edilecek tüm gelirlerin doğrudan şirkete aktarılması ve mevcut hissedarların kendi paylarını satamaması bekleniyor. Kurucu Elon Musk’ın da halka arzın ardından 366 gün boyunca SpaceX hisselerini elinde tutma zorunluluğu bulunuyor.
Şirket halka arz gelirini yapay zeka ve Starlink yatırımlarında kullanacak
Halka arzdan elde edilecek fonlar, şirketin yapay zeka bilgi işlem kaynaklarının genişletilmesinde ve Starlink uydu ağının büyütülmesinde kullanılacak.
SpaceX, bu yılın başlarında Elon Musk’ın yapay zeka girişimi xAI ile bir ortaklık kurmuş, bu süreçte roket şirketine 1 trilyon dolar, Grok adlı sohbet robotunun geliştiricisine ise 250 milyar dolar değer biçilmişti.
Finansal tablolara göre SpaceX, bir önceki yıl elde ettiği 791 milyon dolarlık kârın ardından, 2025 yılında 4,94 milyar dolar net zarar bildirdi.
Nasdaq borsasında “SPCX” koduyla işlem görmeyi hedefleyen SpaceX’in borsaya ilk adımını 12 Haziran’da atması bekleniyor. Goldman Sachs, Morgan Stanley, BofA Securities, Citigroup ve J.P. Morgan süreçte ortak lider aracı kurumlar (joint bookrunners) olarak görev alıyor.
Bank of America’nın Asya-Pasifik bölgesindeki eski küresel sermaye piyasaları eş başkanı Craig Coben sürece ilişkin olarak, “Tarihin en çok beklenen halka arzı konumundaysanız, yatırımcılardan kendi sürecinize uyum sağlamalarını isteyebilirsiniz; tersini yapmak zorunda kalmazsınız” değerlendirmesinde bulundu.
Dünya Basını2 hafta önceProf. Mearsheimer: Trump, İran savaşını sonlandırmak için Çin’den yardım istedi
Dünya Basını2 hafta önceİktisat tarihçisi Chance: Batı, Çin’i kendi sistemine entegre ederek liberal bir demokrasiye dönüştüreceğini sandı
Asya2 hafta önceRusya ve Çin liderleri Pekin’de stratejik ortaklığı görüştü
Diplomasi2 hafta önceXi ve Putin ‘çok kutuplu bir dünya ve yeni tip uluslararası ilişkiler’ çağrısı yaptı
Amerika2 hafta önceBolivyalı işçi ve köylüler başkent La Paz’ı kuşattı
Asya2 hafta önceLai, Tayvan’ın “özgürlüğünden vazgeçmeyeceğini” söyledi, yeni İHA bütçeleri sözü verdi
Asya2 hafta önceRusya ve Çin arasındaki ticaret hacmi 240 milyar dolara ulaştı
Asya2 hafta önceİran’daki savaş yuan için küresel ticarette fırsat penceresi açtı










