Bizi Takip Edin

Diplomasi

SIPRI: Küresel askeri harcamalar 2,8 trilyon dolarla rekor kırdı

Yayınlanma

Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü (SIPRI) tarafından hazırlanan 2025 yılı raporuna göre, küresel savunma harcamaları yüzde 2,9 artarak 2 trilyon 887 milyar dolarla tarihi bir zirveye ulaştı. ABD, Çin ve Rusya’nın ilk üç sıradaki yerini koruduğu listede, askeri harcamaların küresel gayrisafi yurt içi hasıladaki payı yüzde 2,5 olarak kaydedildi.

Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü (SIPRI) tarafından hazırlanan “2025 Yılı Dünya Askeri Harcama Eğilimleri” (Trends In World Military Expenditure, 2025) raporuna göre, dünya genelindeki savunma harcamaları 2025 yılında yüzde 2,9 oranında bir artış kaydederek 2 trilyon 887 milyar dolarlık yeni bir rekora ulaştı.

Kuruluşun hazırladığı yıllık incelemede, savunma harcamalarının 11 yıldır aralıksız artış gösterdiği ve son on yıllık dönemde yüzde 41 oranında yükseldiği bilgisine yer verildi.

Mevcut veriler ışığında askeri harcamaların küresel gayrisafi yurt içi hasıla (GSYİH) içindeki payı yüzde 2,5 seviyesinde gerçekleşti.

Dünya genelindeki ortalama savunma harcamaları, tüm kamu harcamalarının yüzde 6,9’unu oluştururken, kişi başına düşen harcama miktarı 352 dolar olarak hesaplandı.

Küresel ölçekteki toplam harcamaların yüzde 80’ine karşılık gelen 2 trilyon 304 milyar dolarlık kısım, 15 ülke tarafından gerçekleştirildi.

2024 yılına göre sıralaması değişmeyen ilk beş ülke; ABD, Çin, Rusya, Almanya ve Hindistan’dan oluştu. Bu beş devlet, 2025 yılında savunma alanında toplam 1 trilyon 686 milyar dolar harcayarak küresel harcamaların yüzde 58’ini üstlendi.

Askeri harcamalarda uzun süredir liderliğini koruyan ABD, 2025 yılında savunma harcamalarına 954 milyar dolar ayırdı. Bu rakam küresel harcamaların yüzde 33’ünü oluşturmasına rağmen, ABD’nin harcamalarında 2024 yılına kıyasla yüzde 7,5 oranında bir azalma görüldü.

SIPRI analistleri bu durumu, Pentagon’un başlangıç bütçesinin üzerindeki ek tahsisatlar vasıtasıyla diğer ülkelere sağlanan dış yardımın keskin bir şekilde azalmasına bağlıyor.

ABD Savunma Bakanlığına 2022 ile 2025 yılları arasında Ukrayna’yı desteklemek amacıyla toplam 127 milyar dolar tahsis edildiği, 2025 yılının sonuna gelindiğinde bu miktarın 65,1 milyar dolarlık kısmının harcandığı bildirildi.

Ayrıca 2024 yılında İsrail’e destek için Pentagon’a 13 milyar dolarlık ek tahsisat sağlandığı aktarıldı. 2025 yılında hem Ukrayna hem de İsrail için yeni ek kaynak ayrılmamış olsa da, İsrail’in Dışişleri Bakanlığı bütçesinden finanse edilen ve 2019-2028 dönemini kapsayan özel bir mekanizma çerçevesinde 3,8 milyar dolarlık yardım almaya devam ettiği kaydedildi.

Washington’un 2025 yılındaki öncelikleri arasında nükleer silahların modernizasyonu ve ileri düzey silahların geliştirilmesi yer aldı.

Bu yatırımların temel amacının, ABD’nin Batı yarımküredeki askeri üstünlüğünü korumak ve Asya-Pasifik bölgesinde Çin’i dengelemek olduğu ifade edildi.

Listenin ikinci sırasında bulunan Çin, 2025 yılında savunma harcamalarına 336 milyar dolar (küresel harcamaların yüzde 12’si) ayırdı. Askeri harcamalarını 31 yıldır kesintisiz artıran Çin’in harcamaları, 2024 yılına göre yüzde 7,4, son on yılda (2016-2025) ise yüzde 62 oranında yükseliş gösterdi.

Pekin’in bu yatırımlarla Çin Halk Kurtuluş Ordusu’nu 2035 yılına kadar kapsamlı bir şekilde modernize etmeyi hedeflediği belirtildi.

Bu kapsamda Çin, 2025 yılında J-36 ve J-50 tipi altıncı nesil savaş uçaklarını test ederken, stratejik bombardıman uçağı H-20 için “başlangıç operasyonel hazırlık” seviyesine ulaştı.

SIPRI raporunda kullanılan “başlangıç operasyonel hazırlık” (initial operational capability – IOC) terimi, sistemin gerçek muharebe koşullarında görev yapabilmesi için yeterli görüldüğünü, onaylanmış asgari araç sayısına ulaşıldığını ve eğitimli personelin operasyonel konuşlanmaya hazır olduğunu ifade ediyor.

Ancak bu durumun, sistemlerin tüm senaryolarda ve ölçeklerde tam olarak konuşlandırıldığı “tam operasyonel hazırlık” (full operational capability – FOC) aşamasıyla karıştırılmaması gerektiği vurgulanıyor.

Rusya, 2025 yılında savunma alanında 190 milyar dolar harcayarak küresel ölçekte yüzde 6,6’lık pay ile üçüncü sıradaki yerini korudu.

Moskova’nın askeri harcamaları 2024 yılına göre yüzde 5,9 oranında artarken, bu oranın 2022’de başlayan geniş kapsamlı çatışmalardan bu yana kaydedilen en yavaş büyüme hızı olduğu paylaşıldı.

Bununla birlikte, askeri harcamaların Rus ekonomisi üzerindeki yükünün GSYİH’nin yüzde 7,5’ine ve toplam kamu harcamalarının yüzde 20’sine karşılık gelerek yüksek seyretmeye devam ettiği not edildi.

Analistler, Rusya’nın askeri tedarik süreçlerindeki değişime de dikkat çekti. Ukrayna’daki çatışmaların bir “yıpratma savaşına” dönüşmesiyle birlikte, operasyonel maliyetleri sınırlamayı hedefleyen Rusya’nın daha düşük maliyetli silah sistemlerine yöneldiği ve özellikle insansız hava araçlarının (İHA) kullanımını artırdığı gözlemlendi.

Rusya, Çin, Ukrayna ve Suudi Arabistan gibi ülkelerin verileri söz konusu olduğunda SIPRI, yaklaşık tahmin rakamlarını kullanıyor.

Rosteh Başkanı Sergey Çemyozov, SIPRI’nin savunma sektörü şirketlerine ilişkin hesaplama yöntemlerini eleştirerek, Rusya ve Çin gibi ülkelerin bu tür verileri kamuoyuyla paylaşmadığını dile getirdi.

Çemyozov, söz konusu verilerin kapalı olduğunu vurgulayarak, enstitünün kullandığı rakamların gerçek dışı yollarla üretildiğini belirtti.

Almanya, 2025 yılında askeri harcamalarını 2024 yılına göre yüzde 24 artırarak 114 milyar dolara (küresel pay yüzde 3,9) çıkardı. SIPRI, Berlin’in savunma harcamalarında üç yıldır üst üste çift haneli büyüme kaydedildiğine işaret etti.

1990 yılından bu yana ilk kez GSYİH’nin yüzde 2’si eşiğini aşan Almanya’nın bu oranı 2025’te yüzde 2,3 olarak gerçekleşti. Berlin yönetiminin 2029 yılına kadar bu oranı yüzde 3,5’e çıkarma planı olduğu aktarıldı.

Hindistan ise 2025 yılında savunma harcamalarını yıllık yüzde 8,9 artışla 92,1 milyar dolara (küresel pay yüzde 3,2) taşıdı.

Bu artışta 2025 yılı Mayıs ayında Pakistan ile yaşanan ve savaş uçakları, füzeler ile İHA’ların kullanıldığı çatışmaların belirleyici olduğu, Yeni Delhi yönetiminin bu süreçte havacılık bütçesini yüzde 18 oranında artırdığı ifade edildi.

Bölgesel bazdaki değerlendirmelere göre, son on yıllık dönemde Kuzey ve Güney Amerika’nın küresel askeri harcamalardaki payı yüzde 5,5 azalarak yüzde 37’ye gerilerken, Avrupa’nın payı yüzde 11 artarak yüzde 30 seviyesine yükseldi.

NATO üyesi 32 ülkenin 2025 yılındaki toplam askeri harcaması 1 trilyon 581 milyar dolar (küresel toplamın yüzde 55’i) olarak gerçekleşti.

İttifak üyelerinin 2035 yılına kadar askeri harcamalarını ulusal GSYİH’lerinin yüzde 5’ine çıkarma hedefi olduğu bildirildi.

Bu hedefin yüzde 3,5’lik kısmının temel askeri ihtiyaçlara, yüzde 1,5’lik kısmının ise savunma ve güvenlik bağlantılı diğer harcamalara ayrılması öngörülüyor.

SIPRI raporu, NATO bünyesinde temel ve yan askeri harcamalar konusunda henüz net kriterlerin belirlenmediğine de dikkat çekti. Bu durumun şeffaflığı azalttığı ve toplumsal denetimi zorlaştırdığı belirtilirken, bazı üyelerin siyasi hedefler doğrultusunda askeri olmayan harcamaları savunma kalemine dahil edebileceği uyarısı yapıldı.

Raporda bu duruma örnek olarak İtalya’nın 2025 yılında Sicilya’ya inşa edilecek bir köprü projesini askeri harcama kapsamına alma planı gösterildi.

Diplomasi

NATO yeni bir ‘Baltık Muharebesi’ne hazırlanıyor

Yayınlanma

The Telegraph, ABD ve NATO ülkelerinin Baltık bölgesinde olası bir Rusya çatışmasına karşı lojistik hazırlıklarını yoğunlaştırdığını yazdı. Gazeteye göre BALTOPS tatbikatı kapsamında ABD birlikleri hızlı üs konuşlandırma ve ikmal altyapısı kurma kabiliyetlerini test etti.

The Telegraph gazetesi, ABD ve diğer NATO ülkelerinin Baltık bölgesinde olası bir çatışmaya yönelik lojistik hazırlıklar yürüttüğünü ve bölgenin Rusya ile yaşanabilecek yeni bir küresel karşılaşmanın merkezlerinden biri olarak değerlendirildiğini yazdı.

Gazetenin aktardığına göre, 4-19 Haziran tarihleri arasında düzenlenen BALTOPS tatbikatı kapsamında ABD Deniz Kuvvetleri’nin mühendis birlikleri Seabees, Baltık kıyısında tekne rampaları ve çeşitli yapılar inşa ederek üslerin hızlı şekilde konuşlandırılmasına yönelik çalışmalar gerçekleştirdi.

ABD’li Teğmen Cody Robertson, “Belirlenen bir bölgeye ulaşma, kamp kurma ve bu merkezi savaş gücümüzü yansıtabileceğimiz bir nokta olarak kullanma kabiliyetimizi test ediyoruz” dedi.

The Telegraph, 1942 yılında kurulan Seabees birliğinin, eski ABD Başkanı ve General Dwight Eisenhower’ın “Muharebeler, harekatlar ve hatta savaşlar öncelikle lojistik nedeniyle kazanıldı ya da kaybedildi” sözüyle özetlenen anlayış doğrultusunda faaliyet gösterdiğini belirtti.

Haberde, Baltık Denizi’nin sekiz NATO ülkesi ile Rusya tarafından çevrelendiği ve İsveç’e bağlı Gotland ile Danimarka’ya bağlı Bornholm gibi stratejik öneme sahip adalarla çevrili olduğu kaydedildi.

Gazeteye göre NATO, bu adaları olası bir saldırının püskürtülmesinde ve karşı harekatlar için ileri üs olarak kullanmayı planlıyor.

Baltık’ın doğu kıyısında ise Rusya Baltık Filosu’nun konuşlu bulunduğu Kaliningrad bölgesi yer alıyor.

The Telegraph, Finlandiya ve İsveç’in 2023 ve 2024 yıllarında NATO’ya katılmasının ardından bölgenin kolektif savunmasının daha da öncelikli hale geldiğini yazdı.

Robertson da gazeteye yaptığı açıklamada, “Finlandiya ve İsveç’in NATO’ya katılması, buradaki koşulları iyi tanımamızı daha da önemli hale getiriyor” ifadelerini kullandı.

Bununla birlikte gazetenin aktardığına göre, Letonya Güvenlik Kurumu’nun (SAB) eski başkanı Janis Kazocins, Rusya ile NATO arasında tam ölçekli bir çatışma yaşanma ihtimaline kuşkuyla yaklaştı.

Kazocins, Rusya’nın Ukrayna’daki savaşının henüz sona ermediğine işaret etti ancak Baltık ülkelerinin enerji altyapısına yönelik olası sabotajlara karşı kırılgan olmaya devam ettiği uyarısında bulundu.

Baltık Denizi’nde Kasım 2024 ile Şubat 2026 arasında bir dizi denizaltı kablosu arızası ve hasarı meydana geldi. Finlandiya ile Almanya arasındaki C-Lion1 kablosu Kasım 2024, Aralık 2024 ve Şubat 2026’da olmak üzere üç kez koptu. EstLink 2 enerji kablosu Ocak ve Aralık 2025’te devre dışı kaldı.

Litvanya ile İsveç arasındaki BCS East-West Interlink Kasım 2024’te, Letonya ile İsveç arasındaki fiber optik kablo Ocak 2025’te ve Rusya’ya ait Baltika kablosu ise Şubat 2026’da zarar gördü. Avrupa’daki bazı yetkililer bu olaylarda Rusya’dan şüphelendiklerini açıklamıştı.

Rus yetkililer ise kablo kopmaları ve NATO ülkelerindeki diğer sabotaj eylemleriyle bağlantılı oldukları yönündeki tüm suçlamaları reddediyor. Kremlin, Rusya’nın başka ülkelerin iç işlerine müdahale etmediğini belirtiyor.

Washington Post, 19 Ocak’ta yayımladığı haberinde ABD ve bazı Avrupa ülkelerinin istihbarat servislerinin, Moskova’nın söz konusu olaylarla bağlantılı olmadığı yönündeki değerlendirmeye eğilim gösterdiğini yazmıştı.

Letonya Dışişleri Bakanı Bayba Braze de gazeteye yaptığı açıklamada, Baltık’taki tatbikatların ABD’nin müttefiklerine bağlılığını ortaya koyduğunu belirterek, “BALTOPS-26’nın ölçeği her şeyi anlatıyor. Güçlü transatlantik işbirliği NATO’nun kolektif savunmasının temelini oluşturuyor ve mevcut güvenlik ortamında her zamankinden daha önemli” dedi.

Daha önce The Economist de Baltık Denizi’nin Rusya ile NATO arasında yaşanabilecek olası bir karşılaşmanın kilit alanlarından biri haline geldiğini yazmış, denizaltı altyapısının kırılganlığına ve bunun korunmasının ittifak açısından yarattığı zorluklara dikkat çekmişti.

Politico ise İsveç’in Gotland Adası’nı güçlendirerek adayı bir savunma merkezine dönüştürmeye çalıştığını aktarmıştı.

Rusya Devlet Başkanı Yardımcısı ve Denizcilik Kurulu Başkanı Nikolay Patruşev, Baltık bölgesinde çok uluslu NATO grubunun ortaya çıkmasının ardından bölgede “karmaşık bir durum” oluştuğunu söylemişti.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ise birçok kez Rusya’nın NATO ile savaşmak için herhangi bir nedeni ya da çıkarı bulunmadığını ifade etti.

Putin, “Rusya’nın NATO’ya saldırmak istediğini uydurdular. Aklınızı mı kaçırdınız? Şu masa kadar bile akıllı değil misiniz?” sözlerini kullanmıştı.

Okumaya Devam Et

Diplomasi

Hindistan, Rusya’dan petrol alımında rekor kırdı

Yayınlanma

Kpler verilerine göre Hindistan’ın Rusya’dan petrol ve kömür ithalatı, Ortadoğu’daki savaş ve sevkiyat aksaklıkları nedeniyle haziran ayında rekor seviyelere ulaştı. Rusya’dan yapılan günlük petrol sevkiyatının haziranda 2,55 milyon varile çıkması beklenirken, Moskova Avustralya’yı geride bırakarak Hindistan’ın ikinci en büyük kömür tedarikçisi konumuna yükseliyor.

Hindistan, İran’da yaşanan gerilim nedeniyle tedarik zincirinde meydana gelen aksamalar ve yükselen fiyatlar karşısında Rusya’dan petrol ve kömür ithalatını artırıyor.

Reuters haber ajansının uluslararası analiz şirketi Kpler verilerine dayandırdığı habere göre, Rusya’dan Hindistan’a yapılan sevkiyatlar haziran ayında rekor düzeylere ulaştı.

Kpler tahminlerine göre, Rusya’nın Hindistan’a petrol sevkiyatı haziran ayında günlük 2,55 milyon varille rekor düzeye yükselecek.

Bu miktar, mayıs ayındaki günlük 2,13 milyon varillik sevkiyatı ve Mayıs 2023’teki günlük 2,16 milyon varillik düzeyi geride bırakıyor.

Rusya’nın Hindistan’ın haziran ayındaki toplam ithalatı içindeki payı ise yüzde 50’nin hemen altında gerçekleşecek. Bu oran, Ortadoğu’daki çatışmanın başladığı 28 Şubat öncesindeki üç aylık dönemde ortalama yüzde 23 seviyesindeydi.

Hindistan’ın Rus petrolüne yönelmesi, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı fiilen kapatmasının ardından piyasadaki arzı artırmak amacıyla ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin alımlara yönelik yaptırımları geçici olarak kaldırmasını izledi.

Ancak yaptırımlardan muafiyet süresi 17 Haziran’da sona erdi ve ABD Hazine Bakanlığı tarafından uzatılmadı.

Reuters, bu durumun Rus petrolü alımlarında azalmaya yol açabileceğini, ancak sürecin gidişatının Hindistan rafinerilerinin ve yetkililerinin Ortadoğu ülkelerinden sevkiyatlara dönme konusundaki istekliliğine bağlı olacağını belirtiyor.

Kpler öngörülerine göre, Suudi Arabistan’dan yapılan ithalatın haziran ayında günlük 349 bin varil seviyesinde kalması bekleniyor. Bu miktar, savaş öncesindeki üç aylık dönemde günlük ortalama 832 bin varil düzeyindeydi.

İthalat artışı Rus kömüründe de gözleniyor. Haziran ayında tüm kalitelerde Rus kömürü ithalatının, mayıs ayındaki 3,27 milyon tona kıyasla 3,16 milyon ton olarak gerçekleşmesi bekleniyor.

Her iki ay da geçen yılın mayıs ayında kaydedilen 3,76 milyon tonluk zirvenin ardından sırasıyla tarihin en yüksek ikinci ve üçüncü değerleri olarak kayda geçecek.

Rusya’nın haziran ayında Avustralya’yı geride bırakarak, Çin’den sonra dünyanın en büyük ikinci kömür ithalatçısı olan Hindistan’a en çok kömür sağlayan ikinci ülke konumuna geleceği tahmin ediliyor.

Ajansın değerlendirmesine göre Rusya, Hindistan’ın temel kömür tedarikçisi olma rolünü korumaya devam edecek; ancak Rus petrolünün gelecekteki alımları, ABD’nin Moskova’ya yönelik yaptırım politikasını olası sıkılaştırma adımlarına bağlı olacak.

Yeni Delhi petrol sevkiyatının yaptırımlardan etkilenmeyeceğini açıkladı

Hindistan Dışişleri Bakanı Subrahmanyam Jaishankar, haziran ayı ortasında yaptığı açıklamada, ülkesinin 2022 yılından bu yana küresel fiyatları dizginlemek amacıyla ABD’nin talebi doğrultusunda Rus petrolü alımlarını artırdığını belirtmişti.

Jaishankar, Rus hammaddesine yönelik Amerikan kısıtlamalarını eleştirerek, bu önlemlere büyük ilkeler süsü verilmemesi çağrısında bulunmuştu.

Hindistan Petrol ve Doğalgaz Bakanlığı Temsilcisi Sujata Sharma da mayıs ayında yaptığı açıklamada, Rusya’dan sevkiyatların devam ettiğini ve ABD’nin yaptırım muafiyetlerine ilişkin kararlarından bağımsız olarak süreceğini kaydetmişti.

Hindistan rafinerileri, 2025 yılında ABD baskısı ve Hindistan mallarına yönelik yüzde 25’lik gümrük tarifesi tehdidi nedeniyle Rusya’dan yaptıkları ithalatı azaltarak Suudi Arabistan ve Irak’a yönelmişti.

Ancak Reuters’ın verilerine göre, Ortadoğu’daki savaşın ve Hürmüz Boğazı’ndaki ablukanın ardından Hindistan firmaları mart ayı başında Rus petrolü alımlarını yeniden artırdı.

Rusya’nın Yeni Delhi Büyükelçisi Denis Alipov nisan ayı sonunda yaptığı açıklamada, Hindistan’ın kabul etmeye hazır olduğu miktarda hammaddeyi tedarik etmeye hazır olduklarını duyurmuştu.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov da daha sonra yaptığı açıklamada, Moskova’nın Hindistan’a enerji taşıyıcıları sevkiyatına ilişkin anlaşmalara bağlı kaldığını doğrulamıştı.

Okumaya Devam Et

Diplomasi

Honduras uyuşturucu çeteleriyle mücadele için Ukrayna’dan İHA alacak

Yayınlanma

Honduras Devlet Başkanı Nasry Asfura, organize suçla mücadele ve sınır güvenliğini sağlamak amacıyla Ukrayna’dan insansız hava araçları satın almayı planladıklarını açıkladı. Geçen hafta Kiev’i ziyaret eden Asfura, Ukrayna’nın yüksek teknolojik ekipmanlarıyla uyuşturucu kaçakçılığına karşı destek sağlayabileceğini belirtti.

Honduras Devlet Başkanı Nasry Asfura, AFP’ye verdiği mülakatta, ülkesinin sınırlarını korumak ve uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadele etmek amacıyla Ukrayna’dan insansız hava araçları satın almayı planladığını duyurdu.

Asfura, yüksek teknolojik ekipmanlar aracılığıyla organize suçla daha etkin mücadele etmeyi hedeflediklerini belirterek, “Sınırlarımızı korumak, sınırlarımızda etkin güvenliği sağlamak ve yüksek teknolojik ekipmanlarla organize suçla mücadele etmek için insansız hava araçlarından bahsediyoruz” ifadesini kullandı.

Honduras lideri, Ukrayna’nın sınırların daha da güçlendirilmesi ve uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadele süreçlerinde ülkesine yardımcı olabileceğini kaydetti.

Geçen hafta Ukrayna’nın başkenti Kiev’e resmi bir ziyarette bulunan Asfura ile bir araya gelen Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Honduraslı mevkidaşına Ukrayna’nın bu alandaki deneyimlerinden yararlanmayı teklif etti.

Ukrayna lideri Zelenskiy, haziran ayında Baltık ülkeleri üzerindeki insansız hava aracı sorununa çözüm olarak “drone anlaşması” önerisinde bulunmuş ve Ukrayna’nın İHA koruması konusundaki uzman ekiplerini her an bu bölgeye göndermeye hazır olduğunu ifade etmişti.

Rusya Güvenlik Konseyi Sekreter Yardımcısı Aleksey Şevtsov ise ilkbahar aylarında yaptığı açıklamada, Ukrayna’ya ait insansız hava araçlarının Polonya ve Baltık ülkelerinin hava sahasından engelsiz şekilde geçtiğini ifade etmişti.

Uyuşturucu kartelleri Ukrayna’yı drone okulu olarak kullanıyor

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English