Asya
ABD ithalat ambarlarını kapatırken, Çinli çelik üreticileri kapasite fazlası sorunu yaşıyor

ABD Başkanı Joe Biden’ın ürünlerine yönelik daha yüksek gümrük vergileri için bastırdığı bir dönemde, kazanç raporları Çinli çelik üreticilerinin kapasite fazlası nedeniyle zorlandığını ve ihracatı artırarak bir çıkış yolu aradıklarını gösteriyor.
Angang Steel, bir önceki yıl 108 milyon yuan net kar açıklamasının ardından geçen yıl 3,25 milyar yuan (450 milyon dolar) net zarara düştü. Dünya Çelik Birliği’ne göre 2022 yılında hacim bakımından üçüncü en büyük çelik üreticisi olan Ansteel Group’un borsada işlem gören ana kolu, geçen ayın sonunda yayınladığı son yıllık sonuçlarında çelik sektörünün “yeni bir uyum döngüsüne girdiğini” kabul etti.
Başkan Wang Jun liderliğindeki yönetim, 2024 yılına kadar zayıf taleple birlikte “yüksek düzeyde” bir arz öngördü. Şirket, yurtiçi rekabetin daha da şiddetleneceğini ve “yurtdışında korumacılığın artması ve uluslararası ticaret üzerindeki risklerin şiddetlenmesinin çelik ürünleri ihracatı üzerinde belirli bir baskı yaratacağını” söyledi.
Birkaç hafta sonra, çarşamba günü Biden Amerikalı çelik işçilerine Çin çelik ve alüminyumuna uygulanan gümrük vergilerinin üç katına çıkarılması çağrısında bulunduğunu söyledi. Biden, “Çinli çelik şirketleri Çin’in ihtiyacından çok daha fazla çelik ürettiği için, küresel piyasalara haksız yere düşük fiyatlarla fazladan çelik dampingi yapıyor” dedi. Çin çeliği Amerikan talebinin sadece küçük bir yüzdesini oluştursa da, ABD’li bir yetkili yönetimin “Çin’in yeni ihracat artışının önüne geçmek için” önleyici olarak hareket etmek istediğini söyledi.
Çin Ulusal İstatistik Bürosu’na göre, ülkenin ham çelik üretimi geçen yıl 1.019 milyar ton ile neredeyse sabit kaldı. Çelik ürünleri ihracatı yıllık %36 artışla 90,26 milyon tona ulaşırken, ithalat %28 düşüşle 7,65 milyon tona geriledi.
Angang halihazırda yurt dışına açılıyor. Yurtiçi satışları 2023 yılında bir önceki yıla göre %15 azalarak 106,34 milyar yuana düşerken, ihracatı %18 artarak 7,16 milyar yuana ulaştı. Gelirinin büyük bir kısmı hala iç pazardan elde ediliyor olsa da, iç satışlar zarar ederken ihracat brüt düzeyde kârlı oldu.
Yönetim açıklamasında, yurtdışı serisine yeni ürünler ekleyerek “yurtdışı satış kanallarını aktif olarak genişlettiğini” belirtti. Şirket, “konteyner çeliği, 50 metrelik sabit ayaklı ağır ray ve EPS [elektrikli direksiyon] otomobil çeliği” dahil olmak üzere ihracatta “yeni atılımlar gerçekleştirildiğini” söyledi.
Hacim bakımından dünyanın en büyük çelik üreticisi olan China Baowu Steel Group’un bir iştiraki olan Maanshan Iron & Steel, bir önceki yıl 858 milyon yuan olan net zararını daha da kötüleştirerek geçen yıl için 1,32 milyar yuan net zarar bildirdi. O da piyasadaki malzeme fazlalığına dikkat çekti.
Şirket, son yıllık sonuçlarının yönetim tartışması ve analizi bölümünde “Demir ve çelik arz fazlası, işletmelerin kalite ve verimliliği artırmasını zorlaştırdı” dedi. Yönetim Kurulu Başkanı Ding Yi tarafından imzalanan raporda, aşırı arzın “emlak sektöründeki gerileme nedeniyle” yurtiçi ham çelik talebinin düşmesiyle daha da arttığı belirtildi. Bu durum, satış fiyatlarında keskin bir düşüşe yol açarak, geçen yıl ortalama %9’un üzerinde düşüş gösteren gösterge niteliğindeki Bileşik Çelik Fiyat Endeksi’ne (CSPI) ve uzun çelik ürünleri endeksinde %10’un üzerinde bir düşüşe neden oldu.
Angang’da olduğu gibi Maanshan’ın 2024 iş planının önemli bir parçası da yurtdışında kazanç elde etmek. Şirket, “ihraç edilen ürünlerin oranını artırma [ve] denizaşırı pazarları genişletmek ve kâr artışı için yeni alanlar keşfetmek üzere uluslararası operasyonu derinleştirmek için inisiyatif alma” sözü verdi.
Baowu’nun borsada işlem gören bir diğer iştiraki olan Xinjiang Ba Yi Iron & Steel de Pazartesi gecesi yayınladığı yıllık sonuçlarında kapasite fazlası konusunda uyarıda bulundu.
İki yıl üst üste net zarar açıklayan Şanghay borsasına kote şirket, “Çelik sektöründe aşırı üretim kapasitesi sorunu, özellikle Çin’in dünyanın en büyük üreticisi ve tüketicisi olduğu 2024 yılında öne çıkacak ve arz ile talep arasındaki çelişkiler daha da keskinleşecek” dedi. 2023 için 1,16 milyar yuan ve 2022 için 1,36 milyar yuan.
‘Benzeri görülmemiş bir meydan okuma’
Şirket, sektördeki düzenlemeleri “benzeri görülmemiş bir meydan okuma” olarak tanımlayarak, oyuncuların “büyük bir yeniden düzenleme” baskısı altında olduğunu ve “hayatta kalmak için sert bir çile” ile karşı karşıya olduğunu yineledi.
Ba Yi’nin ana pazarı Sincan bölgesi olmaya devam ederken, şirket Şanghay ve çevresine kadar diğer eyalet ve bölgelerin yanı sıra Çin sınırlarının ötesinde Orta Asya ve Rusya’ya kadar genişlediğini söyledi.
Diğer orta ve küçük ölçekli çelik üreticileri de potadan çıkış yollarını ihracatta arıyor.
Devlete ait Shandong Iron & Steel, geçen yıl ürünlerini Avrupa, Güney Kore, Güneydoğu Asya ve Amerika’ya ihraç ettiğini ve 553,64 milyon yuan net kârdan 399,59 milyon yuan net zarara düştüğünü açıkladı.
Shenzhen borsasında işlem gören ve devlete ait bir şirket olan Hunan Valin Steel, yıllık açıklamasında “küçük miktarda ihracat” yaptığını söyledi. Geçen yıl net kârı %20 düşen şirket, toplam ihracatın 1,56 milyon tona ulaştığını ve bir önceki yıla göre %26 artış gösterdiğini belirtti. Şirketin denizaşırı “odak” bölgeleri Orta Doğu ve Güneydoğu Asya.
Bu şirketler sektörün gerçekleriyle boğuşurken, Çin hükümeti ABD ve Avrupa’nın aşırı kapasitenin küresel pazara ucuz ihracat akınını tetiklediği yönündeki iddialarını reddediyor.
Ulusal Kalkınma ve Reform Komisyonu politika çalışmaları ofisi genel müdürü Jin Xiandong, ABD ve Avrupalı liderlerden gelen son eleştirilere karşı çıktı. Çarşamba günü Pekin’de Çin hükümetinin enformasyon ofisi tarafından düzenlenen bir basın toplantısında “Arz ve talep arasındaki denge görecelidir, dengesizlik ise yaygındır” dedi. Daha fazla ihracatı kapasite fazlasına bağlamanın “savunulabilir olmadığını” savundu.
“Çin önemli miktarda çip, uçak, soya fasulyesi, ham petrol ve daha fazlasını ithal ediyor, ancak bu ürünlerin ihracatçılarının hepsinin kapasite fazlası sorunu var mı?” diye sordu.
Citi’nin Hong Kong merkezli analisti Jack Shang ise, Biden yönetiminin gümrük vergisi teklifine ilişkin olarak, ABD’ye nispeten düşük ihracatları göz önüne alındığında Çinli çelik üreticileri üzerindeki gerçek etkinin “önemsiz” olacağını söyledi.
Asya
Samsung, Kore tarihinin en büyük hissedar ödeme planını açıkladı

Elektronik, akıllı telefon ve yarı iletken üreticisi Samsung Electronics, 2026 yılında hissedarlarına 90 trilyon ile 110 trilyon won (65-80 milyar dolar) arasında ödeme yapmayı planladığını duyurdu. Bloomberg verilerine göre bu adım Kore şirketleri tarihindeki en yüksek ödeme hacmi olma niteliği taşırken, rakip SK Hynix’in hisse geri alımı sonrasında devreye alındı.
Elektronik, akıllı telefon ve yarı iletken üreticisi Samsung Electronics, 2026 yılında hissedarlarına 90 trilyon ile 110 trilyon won (65-80 milyar dolar) arasında kaynak aktarmayı planladığını bildirdi.
Bloomberg verilerine göre bu tutar, Kore şirketleri tarihindeki en yüksek ödeme hacmi olma özelliği taşıyor.
Samsung’un duyurduğu bu plan, dünya genelinde bugüne kadar açıklanan en büyük sermaye getirisi programları arasında da yer alıyor.
ABD tarihinde ise Apple, 2024 yılında 110 milyar dolarlık hisse geri alımını onaylamış ve bu işlem ülkenin en büyük hisse geri alımı olarak kayda geçmişti.
Samsung, serbest nakit akışının yaklaşık yarısını hissedarlara yönlendireceğini açıkladı. Şirket, bu tutarın yaklaşık 30 trilyon wonluk (yaklaşık 21,4 milyar dolar) kısmını üçüncü çeyrek temettüsü olarak ödeyecek.
Şirket ayrıca çalışan tazminatlarını karşılamak amacıyla yaklaşık 15 trilyon won (10,73 milyar dolar) tutarında hisse geri alımı gerçekleştirmeyi hedefliyor.
Buna karşılık Samsung, yaptığı açıklamada hedeflenen toplam tutarın kalan kısmının tam olarak nasıl ödeneceğini belirtmedi.
Şirket, kalan ödeme miktarının ve dağıtım şeklinin ocak ayındaki yönetim kurulu toplantısında kesinleştirileceğini kaydetti.
Samsung, rakibi SK Hynix gibi, yapay zeka alanındaki yükselişin etkisiyle rekor seviyeye ulaşan çip satışlarından elde edilen kârın bir bölümünü geri almak isteyen hissedarların baskısı altında.
SK Hynix, daha önce 40 trilyon won (28,5 trilyon dolar) tutarında kendi hisselerini geri alacağını duyurmuştu.
Financial Times’ın aktardığına göre, JPMorgan analistleri SK Hynix’in hissedarlarına en az 130 milyar dolar tutarında ek ödeme açıklamasını bekliyor.
Hissedarlara yönelik sermaye getirisi programını 2024 yılında başlatan Samsung, bu kapsamda yıllık 9,8 trilyon wonluk (7 milyar dolar) düzenli temettü ödemelerini korurken, 2024-2026 döneminde oluşacak serbest nakit akışının yüzde 50’sini hissedarlara aktarmayı taahhüt etmişti.
Samsung’un mart ayında yayımladığı kurumsal değer artırma planına göre şirket, 2024 ve 2025 yıllarında 20,9 trilyon won (14,9 milyar dolar) nakit temettü ödedi ve ardından iptal edilmek üzere hisse geri alımlarına 8,4 trilyon won (6 milyar dolar) harcadı.
Asya
Kuzey Kore’de lüks tüketim ve inşaat patlaması yaşanıyor

Kuzey Kore’nin başkenti Pyongyang’da Rusya ile derinleşen ilişkilerin ve ekonomik büyümenin etkisiyle lüks tüketime talep arttı. Ülke genelinde inşaat hamlesi hız kazanırken mağazalarda Batılı lüks markalar ve kayıt dışı IKEA ürünleri satılıyor. Ancak Financial Times gazetesine konuşan analistler, gelir artışına rağmen yapısal sorunların ve gıda yetersizliğinin sürdüğüne dikkat çekiyor.
Financial Times’ın haberine göre Kuzey Kore, analistlerin öncelikle Rusya ile derinleşen işbirliğine bağladığı belirgin bir inşaat ve tüketim patlaması yaşıyor.
Başkent Pyongyang’da son yıllarda yeni yerleşim bölgeleri, mağazalar ve eğlence merkezleri kuruldu. Büyük mağazalarda Omega marka saatler ve Chanel kozmetik ürünleri dahil olmak üzere lüks markalar satılırken alışveriş merkezlerinden birinde resmi olmayan bir IKEA mağazası faaliyet gösteriyor.
Şehirde ayrıca taksi çağırma ve QR kodla ödeme yapma imkanı sunan yaklaşık 500 dolar değerinde akıllı telefonlar bulunuyor.
Pyongyang’da altyapı alanında da gelişmeler yaşanıyor. Taksi çağırma hizmetleri, yeni mağazalar ve QR kodlu ödeme sistemlerinin yanı sıra internet kafeler ile BMW marka araçların da satın alınabildiği otomobil galerileri açıldı.
Güney Kore merkezli Kore Bankası (Bank of Korea), 1965 yılından bu yana düzenli resmi ekonomik veri açıklamayan Kuzey Kore’nin reel gayrisafi yurt içi hasılasının (GSYH) 2025 yılında yüzde 3,5 büyüdüğünü tahmin etti. Bu veriyle birlikte ülke ekonomisi üst üste üçüncü yılı da yüzde 3’ün üzerinde büyümeyle tamamladı.
Dış ticaret verileri de toparlanmaya işaret ediyor. Kore Bankası verilerine göre 2025 yılında ülkenin ithalatı yüzde 14 artışla 2,66 milyar dolara, ihracatı ise yüzde 30 yükselişle 470 milyon dolara ulaştı.
Stimson Center düşünce kuruluşunun verileri de ocak-mayıs döneminde Çin’e yapılan ihracatın yüzde 68 artarak 287 milyon dolara çıktığını gösterdi. Bu artıştaki temel payı volfram sevkiyatı oluşturdu.
Ülkenin bir diğer gelir kaynağı ise kripto para hırsızlıkları oldu. TRM Labs’in değerlendirmesine göre Kuzey Kore yönetimiyle bağlantılı korsanlar, 2026 yılının ilk yarısında 643 milyon dolarlık kripto para çaldı.
Buna karşın analistler, yaşanan ekonomik büyümenin Kuzey Kore ekonomisinde henüz köklü ve yapısal bir dönüşüm anlamına gelmediğini savunuyor.
Güney Kore Ulusal Güvenlik Stratejisi Enstitüsü’nün tahminlerine göre ülke, Rusya ile yürüttüğü işbirliği kapsamında Ağustos 2023 ile Aralık 2025 döneminde nakit para ve mal olarak 7,7 milyar dolar ile 14,4 milyar dolar arasında kaynak elde etti.
Ekonomik hareketlilik sürerken Kuzey Kore lideri Kim Jong-un, ekonomi üzerindeki devlet denetimini artırıyor. Salgın sonrasında devlet dağıtım sistemini güçlendirmeyi hedefleyen yönetim, kayıt dışı piyasalar ile özel ticaret üzerindeki kontrolleri genişletti.
Wall Street Journal haziran ayı başında yayımladığı haberde, uluslararası yaptırımlara rağmen yönetici elit tabakanın zenginleşmesini “dünyanın en şaşırtıcı ekonomik başarı hikayesi” olarak nitelendirmişti.
Gazete, ekonomik büyümeyi Pyongyang’ın enerji ve malzeme ithalatını artırmasını ve yaptırımların bir kısmını aşmasını sağlayan Rusya ve Çin desteğiyle ilişkilendirmişti.
Kuzey Kore’nin 2006 yılındaki ilk nükleer denemesinin ardından Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi tarafından uygulamaya konulan ve sonrasında defalarca genişletilen yaptırımlar; finansal varlıkları, ülkeye takım tezgahı, mineral, çelik ve demir sevkiyatını ve bazı malların ihracatını kısıtlıyor.
Kuzey Kore, uygulanan yaptırımları paravan şirketler, dost ülkelerdeki aracılar, korsanlar ve kripto paralar vasıtasıyla aşmayı öğrendi.
Rusya Dışişleri Bakanlığı 2023 yılında, yaptırımların farklı bir jeopolitik ortamda alındığını belirterek Moskova ve Pekin’in Kuzey Kore’ye yönelik yaptırımlardan vazgeçeceğini açıklamıştı.
Devlet Başkanı Vladimir Putin ise Rus tarafının Pyongyang ile askeri-teknik işbirliğine ilişkin yürürlükteki BM kısıtlamalarına uymayı sürdüreceğini ifade etmişti.
Bloomberg, 2025 yılındaki haberinde Kuzey Kore ekonomisinin 2024 yılında ağır sanayi, kimya sanayisi ve inşaat sektöründeki üretim artışının etkisiyle yüzde 3,7 büyüyerek 2016’dan bu yana en yüksek büyüme hızına ulaştığını bildirmişti.
Bununla birlikte Bloomberg, Kuzey Kore’nin yoksul bir ülke olmayı sürdürdüğünü vurgulamıştı. Ülkenin 2024 yılı gayrisafi milli geliri (GSMG) Güney Kore’nin yüzde 1,7’sine denk gelerek yaklaşık 33,3 milyar dolar, kişi başına düşen geliri ise Güney Kore seviyesinin yüzde 3,4’ü düzeyinde kalarak yaklaşık 1,24 bin dolar oldu.
Birleşmiş Milletler verilerine göre ise 26 milyonluk nüfusa sahip ülkenin yaklaşık yarısı yetersiz beslenme sorunu yaşıyor.
Asya
Çin ve Endonezya savunma ilişkilerini derinleştirme konusunda anlaştı

Çin ve Endonezya, üst düzey görüşmelerde ikili savunma bağlarını derinleştirme konusunda anlaştı.
Çin ve Endonezya, cuma günü Cakarta’da gerçekleştirilen üst düzey görüşmelerde askeri, denizcilik ve teknoloji alanlarındaki işbirliğini derinleştirme konusunda anlaşmaya vardı. Bu gelişme, ABD’nin Asya’daki güvenlik taahhütlerine ilişkin belirsizliğin yeniden arttığı bir dönemde Pekin’in bölgedeki etkisinin arttığına işaret ediyor.
Endonezya Savunma Bakanı Sjafrie Sjamsoeddin, Çinli mevkidaşı Dong Jun ile yaptığı görüşmenin ardından, iki ülkenin askeri kabiliyetlerini güçlendirmek amacıyla personel değişimlerini ve savunma sanayii işbirliğini artıracağını söyledi. Saatler sonra Dışişleri Bakanı Sugiono ile Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, Endonezya’nın önemli ihraç ürünleri için pazara erişimin genişletilmesi olanaklarını araştırma ve yapay zekâ, haberleşme uyduları, enerji ve mineraller alanındaki işbirliğini derinleştirme konusunda mutabık kaldı.
Wang, iki ülkenin balıkçılık alanındaki işbirliğini yeniden başlatacağını, Güney Çin Denizi’nde ortak kalkınmayı teşvik edeceğini ve bölgesel bir davranış kurallarına ilişkin müzakerelerin sonuçlandırılması için çalışacağını söyledi. Sugiono ise tarafların, sürdürülebilir finansman yöntemlerinden yararlanarak ve yolcu sayısını artırmaya yönelik çalışmalar yürüterek Cakarta-Bandung yüksek hızlı demiryolu projesini sürdürme konusunda da anlaştığını belirtti.
Görüşmeler, cuma günü ilerleyen saatlerde yapılması planlanan ikinci dışişleri ve savunma bakanları toplantısı, yani “2+2” diyaloğu öncesinde gerçekleşti. Bu temaslar, geçen yıl yaklaşık 155 milyar dolarlık ikili ticarete dayanan ilişkilere yeni bir stratejik boyut kazandırıyor. Aynı zamanda, Devlet Başkanı Prabowo Subianto’nun bölgede nüfuz için rekabet eden hem Pekin hem de Washington ile ilişkileri derinleştirme çabasını da ortaya koyuyor.
Endonezya ile ABD, nisan ayında askeri modernizasyon, eğitim, tatbikatlar ve operasyonel işbirliğini kapsayan “Büyük Savunma İşbirliği Ortaklığı”nı kurmuştu. Buna rağmen Asya’da birçok kişi, özellikle ABD Başkanı Donald Trump’ın Güney Kore ile yapılan tatbikatları ani bir kararla kısıtlamasının ardından Washington’ın bölgeye bağlılığını sorguluyor.
Endonezya’nın Çin ile yakınlaşması, Cakarta ile Pekin’in güvenlik ve denizcilik işbirliğini derinleştirme konusunda anlaştığı Nisan 2025’te Pekin’de gerçekleştirilen ilk 2+2 diyaloğunun da devamı niteliğinde. O görüşmelerde istihbarat paylaşımı, koordineli operasyonlar ve sahil güvenlik güçleri arasındaki bağların güçlendirilmesi de dahil olmak üzere çeşitli alanlarda anlaşmaya varılmıştı.
Dışişleri bakanları cuma günü ayrıca ilk Endonezya-Çin Kapsamlı Stratejik Diyaloğu’nu başlattı ve 2027-2031 dönemini kapsayacak beş yıllık bir eylem planına ilişkin görüşmeleri memnuniyetle karşıladı.
Çin, iki ülke arasındaki ortaklığın daha geniş bir stratejik rol üstlenmesini istiyor. Dong, ülkelerin Güneydoğu Asya Uluslar Birliği (ASEAN) çerçeveleri üzerinden güvenlik işbirliğini derinleştirmesi ve Küresel Güney ülkeleri arasındaki savunma ilişkilerine örnek teşkil etmesi gerektiğini söyledi. Eş zamanlı çeviriye göre Dong ayrıca taraflara “dış güçlerin kötü niyetlerini” boşa çıkarma çağrısında bulundu.
Çin ve Endonezya Tayvan’ın doğusunda deniz tatbikatı gerçekleştirecek
Güvenlik alanındaki yakınlaşma, Güney Çin Denizi konusunda iki ülke arasında uzun süredir devam eden görüş ayrılıklarına rağmen ilerliyor. Prabowo ile Çin Devlet Başkanı Xi Jinping arasında 2024 yılında yayımlanan ortak bildiride “örtüşen hak iddialarının bulunduğu bölgelerde ortak kalkınma” ifadesine yer verilmesi, Cakarta’nın Pekin’in geniş kapsamlı deniz yetki alanı iddialarına yönelik muhalefetini yumuşattığı yönünde yorumlanmıştı.
Savunma ilişkileri, silah tedariki alanına da daha fazla yayılabilir. Endonezya, Çin yapımı Chengdu J-10 savaş uçaklarını satın almayı değerlendiriyor ancak henüz herhangi bir sözleşme sonuçlandırılmış değil.
Ekonomik işbirliği ise ilişkilerin merkezindeki yerini koruyor. Sugiono, iki ülkenin yerel para birimleriyle yapılan işlemleri ve finansal işbirliğini güçlendirme konusunda anlaştığını söyledi. Wang ise Endonezya’nın Çinli şirketler için adil, şeffaf ve elverişli bir iş ortamı sağlamayı taahhüt ettiğini belirtti.
Bununla birlikte şirketler düzeyinde bazı gerilimler de yaşanıyor. Çinli şirketler, Endonezya’nın nikel sektöründeki daha sıkı politikalarının maliyetleri artırdığından ve yatırımları tehdit ettiğinden şikâyet ederken, Çin Büyükelçiliği söz konusu politika değişikliklerinin mevcut ve planlanan yaklaşık 50 milyar dolarlık yatırımı riske atabileceği uyarısında bulundu.
Malezya, ABD destekli Filipin askeri üssü konusunda endişeli
Görüş2 hafta önceTürkiye ve İsrail ilişkilerinin geleceği
Dünya Basını2 hafta önceThe Jerusalem Post: Suudi Arabistan-Türkiye-Pakistan savunma anlaşması İsrail’e tehdit
Ortadoğu2 hafta önceMısır, üçlü pakta neden katılmadı?
Diplomasi2 hafta önce‘İslami NATO’ mu? Yeni savunma paktı Hindistan’ı neden tedirgin ediyor?
Diplomasi2 hafta önceUkrayna, Türkiye’den 70 ATACMS ve diğer ABD menşeli silah satın aldı
Rusya6 gün önceDört AB ülkesi daha Rus pasaportlarına kısıtlama getiriyor
Dünya Basını5 gün önceThe Economist, Daron Acemoğlu’nu yerden yere vurdu: “Sığ ve inandırıcılıktan uzak”
Asya2 hafta önceVietnam, yerli üretim en büyük denizaltı savunma gemisinin inşasına başladı









