Avrupa
AB’den “rekabetçilik” planı: Sermaye piyasaları birliği, deregülasyon, emeklilik reformu

Ursula von der Leyen liderliğindeki yeni Avrupa Komisyonu, kendi “kutup yıldızı” olarak nitelendirdiği Rekabetçilik Pusulası ile AB’nin iktisadi sorunlarına çözüm bulmayı hedefliyor.
AB yürütme organının Rekabetçilik Pusulası taslağına göre, Avrupa Komisyonu önümüzdeki beş yıl içinde bloğun bocalayan ekonomisini canlandırmak için bürokrasinin “benzeri görülmemiş” bir şekilde azaltılması çağrısında bulunacak.
Leyen’in Noel tatili sırasında hastalanması üzerine açıklanması ertelenen plan, AB kurumları, üye devletler ve özel şirketler arasında daha derin bir iktisadi “koordinasyon” çağrısında da bulunuyor.
Leyen tarafından yeni Komisyonun “Kutup Yıldızı” olarak selamlanan belge, şirketleri ölçek büyütmeye teşvik etmek için AB rekabet politikasına “yeni bir yaklaşım” ve bloğun “parçalanmış” sermaye piyasalarının daha derin entegrasyonu çağrısında bulunuyor.
Bir kez daha sermaye piyasaları birliği
“Sermaye eksikliğimiz yok,” diyen Leyen, Avrupalı hane halklarının tasarruflarının 312 milyar dolarının her yıl yurtdışına yatırıldığına dikkat çekti.
Leyen, özellikle “oyunun kurallarını değiştirme potansiyeline sahip erken aşama teknolojiler” için tasarrufları yatırıma dönüştürecek etkin bir sermaye piyasasına sahip olmadıklarına dikkat çekti.
Çözümün “derin ve likit bir sermaye piyasası” olduğunu söyleyen Leyen, “AB’de finansman için iç ulusal sınırlar olmaksızın gerçek bir tek pazar yaratmayı amaçlayan” yeni Avrupa Tasarruf ve Yatırım Birliğini duyurdu.
Ayrıca AB dijital ve fiziksel altyapısına yönelik artan tehditlere karşı “kamu ve özel sektör arasında daha yakın bir uyum”, stratejik açıdan kritik sektörlerdeki kamu ihalelerinde “Avrupa tercihi” ve kritik hammaddelerin ortak alımını kolaylaştırmak için ortak bir AB “platformu” öneriyor.
İnovasyon, karbonsuzlaştırma ve güvenlik
“Vites ve yaklaşımda acil bir değişiklik yapılmazsa, AB’nin iktisadi bir güç merkezi, bir yatırım yeri ve bir üretim merkezi olarak geleceği tehlikededir,” denilen belgede, ‘sanayisizleşme ve ekonomik sıkıntı riskinin’ geçtiğimiz haziran ayında yapılan Avrupa seçimlerinde seçmenler arasında etkili bir rol oynadığı belirtiliyor.
Leyen, Davos’taki Dünya Ekonomik Forumu zirvesinde, bu paketin inovasyon, karbonsuzlaştırma ve güvenlik sütunları üzerinde yükseleceğini söylemişti.
Komisyonun 26 Şubat’ta uygulamaya koyacağı “Basitleştirme Paketi” ile şirketlerin mevzuat yükünün hafifletileceği belirtilen taslakta, paketin bir dizi alanda “geniş kapsamlı basitleştirme” önereceği ve küçük firmaların karşılaştığı “aşırı raporlama taleplerinin” azaltılmasına yardımcı olacağı ifade ediliyor.
Draghi beklenen raporunu sundu: AB’nin yılda ilave 800 milyar avro yatırıma ihtiyacı var
‘28. Rejim’ ile KOBİ’lere ‘birlik çerçevesi’ sunulacak
Belgede ayrıca “mid-caps” olarak adlandırılan, küçük ve orta ölçekli işletmelerden (KOBİ’ler) daha büyük ama büyük çok uluslu şirketlerden daha küçük olan firmalar için “özel bir düzenleyici” rejimin yanı sıra birden fazla üye ülkede faaliyet gösteren şirketler için özel bir “28. yasal rejim” çağrısında bulunuluyor.
28. Rejim, üye devletlerin kendi ulusal kurallarının yerine geçmeyen fakat bunlara isteğe bağlı bir alternatif olan AB kurallarının önerilen yasal çerçevelerine verilen ad.
Yeni mevzuat vergi, iş ve şirketler hukukunun yanı sıra iflas hukukunu da “tek ve basit bir çerçevede” birleştirecek.
Ayrıca Komisyonun raporlama yükümlülüklerini tüm özel şirketler için %25 (ve KOBİ’ler için %35) azaltma taahhüdünü yerine getirmek için “gerekli adımları” atacağı belirtiliyor.
Belgede, “Basitleştirme, değer zincirlerinin pratik işleyişine ilişkin bir anlayışla ve ayrıntılı kontrol yerine güven ve teşviklere dayalı bir düzenleyici sistem göz önünde bulundurularak yapılmalıdır” diye ekleniyor.
AB tek pazarı Avrupa Birliği’nin “baş tacı” olarak görülmekle birlikte, parçalı mevzuat ve karmaşık uyum, işletmelere, özellikle de Avrupa firmalarının yüzde 99’unu oluşturan ve genellikle ayak uyduracak kaynaklardan yoksun olan KOBİ’lere yük getiriyor.
Geçen sene yayınlanan Mario Draghi’nin ve Enrico Letta’nın raporları da AB’nin rekabet gücünü artırmaya yönelik tavsiyeler içeriyordu.
Bürokrasiyi azaltmak mı, deregülasyon mu?
AB’nin bürokrasiyi azaltma hedefinin, aslında Donald Trump yönetimi ile birlikte küresel bir görünüm alan deregülasyon çağrısına uyum sağlamanın bir kılıfı olduğunu düşünenler de var.
Corporate Europe Observatory adlı lobi izleme kuruluşundan Olivier Hoedeman, “Bu deregülasyon gündemi şirketlerin rüyalarının gerçekleşmesidir,” dedi.
Hoedeman, AB’nin, “aşırı regülasyon” etrafında şekillenen “şüpheli şirket lobisi” çerçevesini benimseyerek, “ahlaki ve düzenleyici pusulasını kaybetme” riskiyle karşı karşıya olduğunu savundu.
EUObserver’a göre Leyen’in kendi merkez sağ Avrupa Halk Partisindeki (EPP) isyan, Donald Trump’ın Beyaz Saray’a dönüşü, Çin’in bariz iktisadi süper gücü, AB’de popülizmin yükselişi ve Almanya’daki endüstriyel kriz, bu yön değişikliğinin arkasındaki itici güçler gibi görünüyor.
Öte yandan EUObserver, rekabetçiliğin önündeki temel engel olarak düzenlemeleri suçlamanın “konuyu aşırı basitleştirmekte” ve Avrupa’nın “süper düzenleyici” olduğu şeklindeki eski klişeye oynamakta olduğunu öne sürüyor.
Bu eleştiriye göre deregülasyona odaklanmak, küresel rekabetçilikle ilgili neredeyse tüm tartışmalarda odağı yatırım ve finansman gibi zor sorulardan uzaklaştırıyor.
Bürokrasiye ilişkin endişeler 2007 yılında özel bir uzman grubunun oluşturulmasına ve 2012 yılında 66’dan fazla mevzuat değişikliğini içeren idari yükün azaltılması eylem programının kabul edilmesine yol açmıştı. Ama o günden bu yana devamlı olarak AB’nin rekabetçiliğine engel olarak “aşırı regülasyon” gösterilmeye devam ediyor.
Mario Draghi’den AB için kritik konuşma: Radikal bir değişime ihtiyacımız var
İşçi sendikaları da deregülasyona ve ‘mezarda emekliliğe’ işaret ediyor
Örneğin Avrupa Sendikalar Konfederasyonu (ETUC), Rekabetçilik Pusulası’nı onaylamayı reddederek Leyen ile acil görüşme talebinde bulundu.
Bazı şirketlerin ulusal iş kanununun dışında faaliyet göstermesine izin verecek olan 28. şirket rejimi önerisi için, “Bu bir felaket reçetesi olacaktır ve Avrupa genelinde tüm istihdam mevzuatının altını oyma riski taşımaktadır,” diyen ETUC, ayrıca planın, daha uzun çalışma yaşamına dayalı emeklilik reformları için açık bir çağrı içerdiğine işaret etti.
Gerçekten raporda, “Komisyon ayrıca AB vatandaşlarının emekliliklerini planlamalarına ve tasarruflarını ekonomiye yönlendirmelerine yardımcı olmak üzere özel ve mesleki emekliliklerin potansiyeli üzerinde çalışacaktır,” deniyor ve emeklilik reformlarının, daha uzun çalışma hayatını teşvik eden, “aktif ve sağlıklı yaşlanmayı” destekleyen ve “daha kapsayıcı işgücü piyasaları yaratan” girişimlerle birleştirilmesi gerektiği ileri sürülüyor.
ETUC, iş gruplarına sayısız vaatte bulunulan planda, çalışan insanların “yeşil ve dijital geçişlerde nasıl başarılı olacaklarına” cevap vermek gibi, çalışan insanlara fayda sağlayacak tek bir mevzuat taahhüdü yer almadığına da işaret ediyor.
ETUC’a göre plan, kamu parasını, “daha yüksek CEO ikramiyeleri veya hisse geri alımları yaratmak yerine kaliteli işler yaratmak için kullanılmasını sağlamak için gereken herhangi bir sosyal koşul olmaksızın” şirketlere akıtacak.
Rekabetçilik için çağrılar
Taslağa göre Komisyon ayrıca, üye devletlerin ortak stratejik çıkarları olan projeler üzerinde işbirliği yapmalarına yardımcı olacak yeni bir “Rekabetçilik Koordinasyon Aracı” önerecek.
Temmuz ayında Komisyon başkanlığına yeniden seçilmesinden önce Leyen tarafından dile getirilen bir öneriyi yineleyen taslak, yapay zeka, uzay, temiz teknoloji ve biyoteknolojilere yatırımı artırmak için önümüzdeki yedi yıllık AB bütçesinde özel bir “Rekabetçilik Fonu” oluşturulmasını da öneriyor.
Mali sektörde Komisyon, bloğun menkul kıymetleştirme piyasasını “canlandırmaya” çalışarak “banka finansmanının kilidini açmaya” çalışacak.
Ayrıca “çok daha birleşik denetim”, sınır ötesi yatırımların önündeki vergiyle ilgili engellerin kaldırılması ve borsaların, borsaların ve fonların daha “piyasa odaklı” konsolidasyonu için “iddialı tedbirler” öneriyor.
Alman patronlar “rekabet” için çözümü buldu: İşçilerin hastalık izinlerini topun ağzında
İşçi yetiştirme hamlesi
AB, “rekabet gücü” için yeni bir eğitim hamlesi de başlatmak istiyor.
Bu kapsamda şunlar planlanıyor:
- yatırım, yaşam boyu öğrenme ve becerilerin korunması konularına odaklanacak bir Beceriler Birliği kurulması;
- temel becerileri geliştirmek için çalışmak;
- performans düşüşünü, bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik (STEM) ile bağlantılı alanlarda nitelikli öğretmen eksikliğini ele almak ve daha fazla kız çocuğunu STEM eğitimine ve kariyerine kazandırmak için bir STEM Eğitimi Stratejik Planı önermek;
- Mesleki Eğitim ve Öğretim için bir Avrupa Stratejisi ile mesleki eğitim ve öğretimin (VET) teşvik edilmesi;
- AB bütçesinde beceri finansmanının artırılması ve yeniden odaklanılması;
- bir Beceri Taşınabilirliği Girişimi ortaya koyarak becerilerin ülkeler arasında tanınmasını sağlamak ve
- bir Avrupa Derecesi için çalışmaya devam etmek.
Avrupa
AB ülkeleri yeni ECB lideri için pazarlık yapıyor

Avro bölgesi hükümetleri, Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) 28 yıllık tarihindeki en büyük liderlik değişikliklerinden birine hazırlanıyor.
Financial Times’a (FT) göre bankanın en üst düzey üç pozisyonuna ilişkin “kapsamlı bir paket”in Aralık ayı sonuna kadar karara bağlanması bekleniyor.
ECB Başkanı Christine Lagarde’ın, 2027’nin başlarında ECB Başkanlığından ayrılacağını açıklaması bekleniyor.
Baş ekonomist Philip Lane ve yönetim kurulu üyesi Isabel Schnabel’in sekiz yıllık görev süreleri de gelecek yıl sona erecek.
Görüşmeler hakkında bilgi sahibi bir AB diplomatı, “Hedef, yıl sonuna kadar büyük bir paket üzerinde anlaşmaya varmak,” dedi.
Müzakerelerden haberdar olan bir başka diplomat ise, “Stratejik istişareler yapılıyor, bu doğru. Herkes, karar vermemiz gereken çok sayıda önemli iktisadi görevin olduğunun farkında,” dedi.
Yaklaşan kadro değişikliği, Orta Doğu’da altı aydan fazla süren savaşın hükümetlerin borç servisi maliyetlerini artırması ve AB genelinde bütçe sıkıntılarına ilişkin endişeleri şiddetlendirmesi nedeniyle küresel tahvil piyasalarında dalgalanmanın yaşandığı bir dönemde gerçekleşiyor.
ECB, 2027’ye kadar “daha uzun süreli” enflasyona hazırlık amacıyla bu yıl içinde ana faiz oranını iki kez artırdı. ABD Merkez Bankası (Fed) ise bu hafta kendi tepkisini değerlendirecek.
Nisan ayında Fransa’da yapılacak seçimler de Avrupa liderleri için büyük önem taşıyor. Marine Le Pen, Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un halefi olarak en önde gelen aday konumunda.
“ECB başkanlığı kararı, bir portföy kararıdır,” diyen konuyla ilgili üst düzey bir yetkili, bunun Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in görev süresinin sona ereceği 2029 yılına kadar Avrupa’daki “en önemli personel kararı” olduğunu da ekledi.
Söz konusu üst düzey yetkili, ECB’nin yeni liderlik kadrosunun “önümüzdeki yıllarda etkili bir şekilde hareket edebilecek, farklı profillere sahip güçlü kişilerden” oluşması gerektiğini de ekledi.
Yazılı olmayan kurallar, ulusal gururlar ve gizli karşılıklı bağımlılıkların birleşimi, Lagarde’ın halefi olması muhtemel iki ana aday arasındaki yarışın son derece açık olduğunu gösteriyor.
Bu iki aday, Uluslararası Ödemeler Bankası’nı yöneten Pablo Hernández de Cos ile eski Hollanda Merkez Bankası Başkanı Klaas Knot.
Kapalı kapılar ardında bu göreve ilgi duyduğunu da ifade eden Bundesbank Başkanı Joachim Nagel’in seçilme ihtimalinin düşük olduğu düşünülüyor.
AB’nin en önemli iki kurumunu (ECB ve Avrupa Komisyonu) iki Alman vatandaşının yönetmesi emsalsiz bir durum olur. Konuya yakın birkaç kişi de FT’ye, Berlin’de Nagel’e verilen desteğin “ılımlı” olduğunu söyledi.
Alman hükümeti şu anda, başkanlık pozisyonundan sonra en önemli ikinci pozisyon olarak kabul edilen ECB’nin bir sonraki baş ekonomisti olarak önerilecek adayları değerlendiriyor.
Tartışmalar hakkında ilk elden bilgi sahibi bir kişi, “Başka bir ülkeden bir ECB başkanı… ile dengelenen güçlü bir Alman baş ekonomist… Berlin’de potansiyel bir model olarak görülüyor,” dedi.
Konuyla ilgili bilgilendirilen üç kişi, FT’ye, Princeton’dan ekonomist Markus Brunnermeier, Stanford Üniversitesi’nden Profesör Monika Piazzesi ve eski IMF kıdemli ekonomisti Tobias Adrian’ın, Berlin’de ECB baş ekonomisti pozisyonu için tartışılan isimler arasında olduğunu söyledi.
Almanya’nın bu pozisyon için baskı yapması, Avro bölgesinin en büyük ekonomisini, bu kilit rolü de gözüne kestiren Fransa ile karşı karşıya getirecek.
Paris’te iki aday tartışılıyor: Fransa Merkez Bankası (Banque de France) başkan yardımcısı Agnès Bénassy-Quéré ve şu anda Santander’in Fransa’daki kurumsal ve yatırım bankacılığı bölümünün başkanı olan eski OECD baş ekonomisti Laurence Boone.
Ne var ki Alman hükümetinin düşüncesine aşina olan üç kişi, bir Fransız baş ekonomist ile bir İspanyol başkanın bir arada olmasının Berlin için “hayal edilmesi zor” olacağını belirtirken, Paris’in ise muhtemelen Hollandalı bir başkan ve Alman bir baş ekonomisti engelleyeceğini ifade etti.
Birçok gözlemci, 2019’da Macron’un Lagarde’ı aniden ECB başkanlığı için baş aday olarak öne sürdüğü gibi, son anda sürpriz bir üçüncü adayın ortaya çıkabileceği konusunda uyarıda bulundu.
Düşünce kuruluşu OMFIF’in başkanı David Marsh, yakın zamanda yayınladığı bir blog yazısında, eski Fransa Merkez Bankası Başkanı François Villeroy de Galhau’nun ECB başkanlığı için beklenmedik bir aday olabileceğini öne sürdü.
FT Şubat ayında, Lagarde’ın sekiz yıllık görev süresinin Ekim 2027’de sona ermesinden önce görevden ayrılmasının beklendiğini bildirmişti.
İran savaşının patlak vermesinin ardından Bloomberg’e verdiği demeçte, iktisadi çalkantı dönemlerinde erken ayrılmanın bir seçenek olmadığını belirtmişti.
Fakat Haziran ayında Fransız Les Echos gazetesine verdiği demeçte, koşulların iyileşmesi halinde durumun değişebileceğini ifade etmişti.
Geçen hafta düzenlenen ECB’nin son basın toplantısında Lagarde, geleceği hakkında “bildirecek bir şey olmadığını” söyledi.
Lagarde, bir yılı aşkın süredir Dünya Ekonomik Forumu (WEF) ile İsviçre’nin Davos kentinde her yıl düzenlenen ve siyasetçiler ile iş dünyası temsilcilerinin bir araya geldiği toplantıların ardındaki kuruluşun bir sonraki başkanı olması konusunda görüşüyor.
İki kaynak FT’ye, WEF yönetim kurulunun Lagarde’ın atanmasına ilişkin oylamasının önümüzdeki ay veya Kasım ayında gerçekleşebileceğini ve Lagarde’ın Ekim ayındaki para politikası toplantısında ECB’den ayrılacağını duyurabileceğini söyledi.
Avrupa
Burnham, iş dünyası liderleriyle bir araya gelecek

Britanya Başbakanı Andy Burnham, birkaç büyük şirketin yöneticileriyle bir araya gelerek iktisadi büyümeyi sağlama planlarını görüşecek.
Burnham, HSBC ve Standard Chartered bankaları, Aviva, BP ve Shell gibi büyük petrol şirketleri, süpermarket zincirleri Morrisons ve Sainsbury’s, savunma sanayiinden Rolls Royce ve BAE Systems ile BT ve Vodafone gibi telekom şirketlerinin üst düzey yöneticileriyle bir resepsiyon düzenleyecek.
Burnham, yetki devri planlarının çok ihtiyaç duyulan altyapının sağlanmasına yardımcı olabileceğini belirtecek ve inovasyonu destekleyecek bir kültür dönüşümünü teşvik etmeye çalışacak.
İngiltere’nin en büyük enerji şirketlerinin yöneticileriyle yapılacak toplantı, Burnham’ın Shell destekli Jackdaw gaz sahasının devreye alınmasına ilişkin kararı, önümüzdeki ay yapılacak parlamento ara seçimlerinden sonraya ertelemesi konusundaki bir raporun ardından gerçekleşecek.
Resepsiyona bölge belediye başkanları da katılacak.
Resepsiyondan önce, fintech, yapay zeka, temiz enerji ve ileri imalat alanlarından İngiliz girişimcilerle bir yuvarlak masa toplantısı düzenleyecek.
Burnham’ın yuvarlak masada ağırlayacağı simler arasında Octopus Energy, Revolut ve Starling Bank’ın kurucuları ile Oxford Quantum Circuits gibi kuantum bilişim şirketlerinin temsilcileri de yer alıyor.
Burnham’ın maliye bakanı John Healey, geçen hafta göreve gelmesinden bu yana yaptığı ilk önemli konuşmasında, zorlu vergi ve harcama kararlarıyla karşı karşıya kalacağı yıllık bütçe öncesinde ekonomi için daha parlak bir vizyon ortaya koydu.
Etkinlik öncesinde Andy Burnham, ülkenin yetenekli insan kaynakları ve dünya çapında üniversiteler dahil olmak üzere “başarılı olmak için ihtiyaç duyduğu her şeye” sahip olduğunu fakat tam potansiyelini ortaya çıkarabilmesi için “İngiltere’nin iş yapma biçiminde bir kültür dönüşümüne” ihtiyaç duyduğunu belirtti.
Yeni başbakan, iş dünyasıyla kurulacak yeni bir ortaklık aracılığıyla “İngiltere’yi yeniden sanayileştireceğine” söz verdi:
“Bu, hükümetin risk alan, şirket kuran, istihdam yaratan ve yeni fikirleri hayata geçiren insanların yanında kararlı bir şekilde durması anlamına gelir. Bu, hırsın ödüllendirilmesini sağlamak, bir iş kurmayı ve büyütmeyi kolaylaştırmak ve insanlara, harika bir fikirleri varsa bunu hayata geçirmek için ihtiyaç duydukları tüm desteği alabileceklerine dair güven vermek anlamına gelir.”
Ekonomi, yapay zeka ve bulut bilişim sektörlerinin desteğiyle Temmuz ayında beklenmedik bir şekilde %0,4 oranında büyümüş olsa da, iktisatçılar artan enerji maliyetlerinin Ağustos ve Eylül aylarında büyümeyi frenlemiş olabileceği konusunda uyarıda bulundular.
Hem Burnham hem de Healey, eski maliye bakanı Rachel Reeves tarafından belirlenen mali kurallara bağlılıklarını vurguladılar.
Bu kurallar, günlük harcamaların vergilerle karşılanmasını ve 2029/30 yılına kadar kamu borcunun ekonomiye oranının düşmesini gerektiriyor.
Ayrıca, gelir vergisi, sosyal güvenlik primi veya KDV’yi artırmama yönündeki İşçi Partisi’nin seçim bildirgesindeki taahhüdüne de uymak zorundalar.
Avrupa
Fransa, çocukların sosyal medya kullanımını yasaklamaya yönelik yeni bir öneri sundu

Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Fransa hükümetinin çocuklar için sosyal medyayı yasaklamaya yönelik yeniden düzenlenmiş bir öneri sunduğunu belirtti.
Fransa Anayasa Konseyi, önceki yasayı Ağustos ortasında, yasanın bir kısmının etkilenen kişilerin ifade özgürlüğüne gereksiz bir ihlal teşkil ettiği gerekçesiyle iptal etmişti.
Macron, sosyal medyada, “Titiz bir teknik çalışmanın ardından hükümet bugün [yeni taslağı Avrupa Komisyonu’na] bildiriyor,” diye yazdı.
Bu bildirim, yasanın Avrupa Birliği mevzuatına uygun olmasını sağladığı için önemli bir adım.
Macron, çocukların ve gençlerin sosyal medya kullanımını yasaklamayı en önemli önceliklerinden biri haline getirmiş ve gelecek yıl görev süresinin sona ermesine kadar bu yasağın yürürlüğe girmesini umuyor.
Fransız lider Avrupa Birliği genelinde de benzer bir yasamanın kabul edilmesi çağrısında bulundu.
Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in, bu hafta Brüksel’de yapacağı bir konuşmada, blok genelinde uygulanabilecek bir çocuklar için sosyal medya yasağı konusuna değinmesi bekleniyor.
Sosyal medyanın çocuklar üzerindeki zararlı etkilerine dair uyarıların artmasıyla birlikte, giderek daha fazla ülke sosyal medya erişimini kısıtlamak için adımlar atıyor.
Euractiv tarafından elde edilen bir mektuba göre Macron, Avrupa Komisyonu’ndan 15 yaşından küçük çocuklar için AB çapında bir sosyal medya yasağı önermesini istiyor.
Komisyon Başkanı Ursula von der Leyen’e hitaben yazılan ve ilk olarak AFP tarafından haberleştirilen mektupta, “Birlik’teki tüm çocukları korumak” amacıyla sosyal medyaya erişimi yasaklayacak yeni Avrupa kuralları getirilmesi için baskı yapıldı.
Macron’un mektubunda, yeni AB kurallarının sosyal medyada “bağımlılık yaratan özelliklere ilişkin net düzenlemeler” getirmesi gerektiği belirtildi.
Buna, gençler için “varsayılan güvenlik standartları”nın belirlenmesi de dahil; örneğin, kullanım süresi sınırlamaları veya bağımlılık yaratan özellikler içermeyen hesaplar gibi.
Macron, algoritmik öneri sistemleri, arayüz tasarımı, bildirim ve ödül sistemleri ile kullanıcı denetimlerinin de gözden geçirilmesi gerektiğini yazdı.
Avrupa1 hafta önceAvrupa savunma sanayii Ukrayna’ya yetişemiyor
Avrupa6 gün önceKoçbaşı olarak AfD
Görüş2 hafta önceBişkek’te “Yeni Düzen” gerçeğe dönüşüp dönüşemeyeceğini görmek için toplanıyor
Avrupa1 hafta önceCDU, AfD’yi durdurmak için yeni göç planı hazırlıyor
Asya2 hafta önceHindistan’ın 2047 gelişmiş ekonomi hedefi zora girdi
Asya2 hafta önceABD’nin baskısıyla karşı karşıya kalan Japonya Merkez Bankası kritik bir karar aşamasında
Asya6 gün önceÇin’in HQ-17AE kısa menzilli hava savunma sistemi Pakistan’ın İHA savunmasını güçlendirecek
Asya2 hafta önceÇin insansı robot pazarında liderliği hedefliyor











