Bizi Takip Edin

Asya

Batılı havayolu şirketleri geri çekilirken Çinli şirketler Avrupa’ya akın ediyor

Yayınlanma

Çin’in devlete ait en büyük üç havayolu şirketi, Rus hava sahası üzerinden uçma kabiliyetlerinin bölgesel rakiplerine karşı maliyet avantajı sağlaması nedeniyle Avrupa’ya olan seferlerini ve kapasitelerini hızla artırıyor.

Financial Times’ın haberine göre, İskandinav Havayolları, Lufthansa, British Airways ve Virgin Atlantic’in Rusya’dan kaçınmanın yarattığı maliyet baskısını gerekçe göstererek 2024 yılında anakaraya olan bazı seferlerini askıya almasıyla birlikte Batılı havayolu şirketleri Çin’e olan doğrudan uçuşlarını azalttı.

Moskova, Batı’nın yaptırımlarına yanıt olarak 2022’de çoğu Avrupalı havayolu şirketine Rus hava sahasını yasakladı ve Çin dahil Asya destinasyonlarına uçuşlara saatler ekleyerek yakıt faturalarını artırdı.

Rus hava sahası yasağından etkilenmeyen Çinli havayolu şirketleri, sürekli zarar bildirmelerine rağmen kapasitelerini artırarak ve daha ucuz biletler sunarak bu boşluğu doldurmak için acele ettiler.

Financial Times’a konuşan, New York Üniversitesi Şanghay’da havacılık sektörü uzmanı olan David Yu, “Avrupalı taşıyıcılar rekabetçi değiller” dedi.

DBS hisse senedi araştırma analisti Jason Sum’a göre, Çin’in üç ana kıtalararası havayolu şirketinin (Air China, China Eastern ve China Southern) Çin ile Batı Avrupa arasındaki mevcut koltuk kilometresi cinsinden ölçülen yolcu koltuk kapasitesi, Ekim ayında 2019’un aynı ayına göre yüzde 18 daha yüksekti.

Havacılık danışmanlık şirketi Ishka’ya göre, bu üç havayolu şirketinin İngiltere, İspanya ve İtalya’ya tarifeli uçuşları hızla arttı ve 2024’ün ilk dokuz ayında 2019’a kıyasla yüzde 25 ila yüzde 45 arasında artış gösterdi.

Ayrıca Rusya üzerinden uçmanın maliyet avantajı nedeniyle daha rekabetçi fiyatlar sunabiliyorlar. UBS analisti Eric Lin’e göre, üç büyük havayolu şirketinin ücretleri, Çin ile Batı Avrupa arasındaki doğrudan gidiş-dönüş uçuşlarda Avrupalı havayolu şirketlerinin ücretlerinden yaklaşık yüzde 5 ila 35 daha ucuz.

ABD’li havayolu şirketleri müdahale etmeye çalışıyor

Avrupalı havayolu şirketleri, Çinli taşıyıcıların haksız bir avantaja sahip olduklarından ve iki bölge arasındaki güzergahlar üzerinde bir hakimiyet kurduklarından şikayet ediyor.

ABD’li havayolu şirketleri, büyük Çinli taşıyıcıların daha fazla ilerlemesini durdurmak için Çin’e doğrudan gidiş-dönüş uçuş sayısına sıkı bir sınırlama getirilmesi konusunda ABD hükümeti nezdinde başarılı bir lobi faaliyeti yürüttü.

Lufthansa yaptığı açıklamada, Avrupalı havayolu şirketlerinin “Çin ile son derece eşitsiz bir rekabet pozisyonunda” olduğunu belirterek, taşıyıcıların daha düşük maliyetler ve daha fazla devlet desteğinin yanı sıra Rusya’yı aşma kabiliyetinden faydalandığını söyledi.

Havayolu şirketi, “Lufthansa’nın en eski rotalarından biri olan Frankfurt-Pekin’i uçuş programından çıkarması gerektiği gerçeği, uluslararası rekabet dengesinin ne kadar değiştiğini gösteriyor” dedi.

Batılı sektör yöneticileri, bazılarının zarar edebileceğini söylediği Çinli havayolu şirketlerinin uçuşlarına yönelik talep düzeyini özel olarak sorguluyor. Analistler, Pekin’in turistleri geri getirmek için vizesiz uçuş planlarını genişletirken siyasi motivasyonun da iş başında olduğunu söylüyor.

Çin merkezli bir havacılık sektörü yöneticisi, “Çin’de ekonomi çöküyor, turizm henüz [tam olarak] geri dönmedi ve iş dünyası hala toparlanıyor,” dedi. “Çin’e insan akışını artırmak için bağlantıyı artırmanız gerekiyor” diye ekledi.

Ortadoğu’ya uçuşlar arttı

Ancak bazı Batılı havayolu şirketleri Çin dışına uçuşlar için zayıf talebe işaret ederken, UBS büyük Çin havayolu şirketlerine yönelik uluslararası yolcu talebinin pandemi öncesi seviyelere yakın olduğunu söyledi.

Büyük Çinli havayolu şirketleri de Asya’nın en büyük ekonomisi ile Körfez bölgesi arasındaki ticari faaliyetlerin artması ve özellikle Çin ile Suudi Arabistan arasındaki ekonomik bağların derinleşmesi nedeniyle son aylarda Orta Doğu’ya doğrudan uçuşlarını artırdı.

Ishka’ya göre, 2024 yılının ilk dokuz ayında üç büyük havayolu şirketinin Suudi Arabistan’a tarifeli uçuşları 2019’un aynı dönemine kıyasla yedi kattan fazla artarken, Birleşik Arap Emirlikleri’ne uçuşlar yüzde 40 arttı.

Ishka’nın analistleri, havacılığın “devam eden ekonomik büyüme için kritik bir motor olarak görülmesi” nedeniyle üç büyük havayolu şirketinin Pekin’deki hükümet için önemli olduğunu söyledi ve havayolu şirketlerine güzergah sübvansiyonlarının yardımcı olduğunu ve devlet mülkiyetinin önemli kredi olanaklarına sahip oldukları anlamına geldiğini ekledi.

Maliyet avantajlarına rağmen para kaybediyorlar

Pekin merkezli Air China, Şanghay’ın China Eastern ve Guangzhou’nun China Southern havayolu şirketleri 1980’lerde devlet havayolu tekelinin kırılması ve sektörün konsolidasyona uğramasıyla ortaya çıktı. Her üçü de Hong Kong’da ve Çin anakarasında çift kote edilmiş durumda.

Çinli havayolları Avrupalı rakiplerine göre maliyet avantajından yararlanırken, ülkenin Covid-19 salgınından sonra karışık bir ekonomik toparlanma yaşaması, genel olarak hala para kaybettikleri anlamına geliyor.

Avrupa ve diğer Asya ülkelerinin önde gelen havayolu şirketlerinin 2023 yılında açıkladıkları yüksek kâr rakamlarının tam aksine, Çin’in üç büyük havayolu şirketi toplam 13,3 milyar Rmb (1,8 milyar $) zarar etti. HSBC ve DBS, Air China ve China Eastern’in 2024’te yeniden zarar açıklayabileceğine inanıyor.

Analistler, büyük Çinli taşıyıcıların Çin’de yavaşlayan tüketimin yanı sıra iç hatlarda düşük maliyetli taşıyıcıların artan rekabetinden özellikle etkilendiğini söyledi. Havacılık veri sağlayıcısı ForwardKeys’e göre, 2024 yılında Çin havalimanlarından kalkan uçuşların ücretleri iç ve dış hatlarda 2023 yılına kıyasla yüzde 20’den fazla düşüş gösterdi.

DBS’den Sum’a göre, Çin’in büyük havayolu şirketlerinin 2025 yılı için görünümü “sönük olmaya devam ediyor”; Sum, iç rekabetin yolcu başına kar üzerinde “güçlü bir baskı” oluşturmaya devam edeceğini ve Çin’in ekonomik yavaşlamasının premium seyahat talebini azaltacağını söyledi.

UBS’den Lin’e göre, havayollarının ana pazarı olan Kuzey Amerika’ya yapılan uçuşlardaki durgun toparlanma da kârlılık üzerindeki baskıları artıracak. UBS’e göre, Kanada Ekim ayında Çin’e uçuşlardaki kısıtlamaları kaldırırken, kasım ayı başlarında Çin ile ABD arasındaki uçuşlar 2019 seviyelerinin yalnızca yüzde 30’una ulaştı, Çin-Avrupa uçuşları için bu oran yüzde 90’ın üzerindeydi.

Asya

ABD, Japonya ve Güney Kore’den Kuzey Kore’ye karşı ortak tatbikat

Yayınlanma

ABD, Güney Kore ve Japonya, Kuzey Kore’nin füze ve nükleer tehditlerine karşı hazırlık seviyesini sınamak amacıyla ortak askeri tatbikat düzenleyecek. Freedom Edge adı verilen ve savunma amaçlı olduğu belirtilen tatbikat, 7-11 Eylül tarihleri arasında Jeju Adası açıklarındaki uluslararası sularda icra edilecek.

ABD, Güney Kore ve Japonya, 7-11 Eylül tarihleri arasında “Freedom Edge” adı verilen ortak askeri tatbikatı gerçekleştirecek.

Yonhap ajansının haberine göre Jeju Adası’nın güney ve doğusundaki uluslararası sularda icra edilecek manevraların temel amacının, üç ülkenin Kuzey Kore’den gelebilecek füze ve nükleer tehditlere karşı hazırlık durumunu test etmek olduğu kaydedildi. Güney Kore ordusu tatbikatın savunma odaklı olduğunu vurguladı.

Çok uluslu deniz ve hava unsurlarının yer alacağı manevralarda askeri birlikler, güçlendirilmiş hava savunması ile deniz hedeflerini önleme operasyonları üzerine eğitim alacak.

Yapılan açıklamada, “Bu tatbikatların ölçeğinin genişlemesi ve her üç ülke arasındaki işbirliğinin sürmesi; kolektif gücümüzü, yüksek düzeydeki birlikte çalışabilirlik kabiliyetimizi, devletlerimizi korumaya ve serbest ile açık bir Hint-Pasifik bölgesinin güvenliğini sağlamaya yönelik sarsılmaz kararlılığımızı ortaya koymaktadır” denildi.

Trump’ın tatbikat kararı sonrası üçlü manevra

Reuters haber ajansının aktardığına göre söz konusu tatbikat, ABD’nin Güney Kore ile yürüttüğü ortak manevraların kapsamını daraltması ve gelecek ay yapılması planlanan iki ülke deniz piyadeleri tatbikatını iptal etmesinin ardından gerçekleşiyor.

ABD Başkanı Donald Trump, Washington yönetiminin bu kararını Seul’ün İran’a yönelik askeri operasyonda yer almayı reddetmesiyle gerekçelendirmişti.

Freedom Edge tatbikatı; ABD, Güney Kore ve Japonya’nın hava, deniz ve siber alanda icra ettiği üçlü bir tatbikat olma özelliği taşıyor. Ülkeler bu manevralar kapsamında özellikle balistik füzelere karşı koyma kabiliyetlerini geliştiriyor.

Daha önce, Temmuz ayı sonunda Kuzey Kore devlet haber ajansı KCNA, Japonya’daki ABD komutanlığının personel sayısının artırılmasını Kore Yarımadası’ndaki çatışma riskini tırmandıran bir etken olarak nitelendirmişti.

Ajansın yayımladığı başyazıda, Amerikan komutanlığının genişletilmesinin silahlı bir çatışmayı yakınlaştırdığı ve çatışmanın patlak vermesini “yalnızca an meselesi” haline getirdiği savunulmuştu.

Okumaya Devam Et

Asya

Güney Korelilerin yüzde 65’i nükleer silahlanmayı destekliyor

Yayınlanma

Gallup Korea kamuoyu araştırmasına göre Güney Kore vatandaşlarının yüzde 65’i ülkenin nükleer silaha sahip olmasını desteklerken yüzde 30’u buna karşı çıkıyor. Araştırmaya katılanların yüzde 39’u Kuzey Kore’nin savaş başlatma ihtimali gördüğünü belirtiyor. Sonuçlar, ABD Başkanı Donald Trump’ın Seul ile ortak askeri tatbikatları daraltma kararının ardından kamuoyuna yansıdı.

Gallup Korea tarafından yapılan kamuoyu araştırmasına göre, Güney Kore vatandaşlarının yüzde 65’i ülkenin nükleer silaha sahip olması fikrini destekliyor. Ankete katılanların yüzde 30’u ise bu adıma karşı çıkıyor.

Araştırma sonuçlarına göre katılımcıların yüzde 70’i Güney Kore ordusunun Kuzey Kore ordusundan daha güçlü olduğunu düşünüyor. Katılımcıların yüzde 21’i Kuzey Kore ordusunun daha güçlü olduğu görüşünü savunurken, yüzde 3’ü askeri güçlerin yaklaşık olarak eşit seviyede olduğunu belirtiyor. Katılımcıların yüzde 6’sı ise bu konuda görüş bildirmedi.

Araştırmaya katılanların yüzde 39’u Kuzey Kore’nin fiilen bir savaş başlatabileceğini değerlendiriyor. Askeri bir provokasyon olasılığını en yüksek gören grubu yüzde 54 ile 18-29 yaş aralığı ve yüzde 53 ile 30-39 yaş aralığı oluşturuyor. Bu ihtimali en düşük gören yaş grubu ise yüzde 29 ile 40-49 yaş aralığındakiler oldu. Diğer yaş gruplarında bu oran yaklaşık yüzde 30 seviyesinde ölçüldü.

Gallup, Kuzey Kore ile gerçek bir savaş riski görmeyen katılımcılar arasında dahi nükleer silah edinilmesini destekleyenlerin oranının yüzde 58 olduğunu aktardı.

Kamuoyu araştırması 25-27 Ağustos tarihleri arasında, ülke genelinde 18 yaş ve üzerindeki 1.001 kişinin rastgele seçilen sanal cep telefonu numaraları üzerinden telefonla mülakat yöntemiyle yapıldı.

Trump tatbikatları azaltma kararı almıştı

Anket, ABD Başkanı Donald Trump’ın bu ay içinde ABD ile Güney Kore arasındaki ortak askeri tatbikatları Kuzey Kore lideri Kim Jong Un ile “çok iyi ilişkileri” olduğunu belirterek beklenmedik biçimde daraltmasının ardından gerçekleşti.

Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae-myung, Trump’ın kararını “anlamlı” olarak nitelendirdi. Lee, X hesabından yaptığı paylaşımda, “Sayın Başkan Trump, bu mesajınız Kore Yarımadası’ndaki düşmanlık ve cepheleşmeyi aşarak barışı tesis etmeye yönelik derin düşünceler içeren anlamlı bir karar olarak değerlendirilmektedir” ifadelerini kullandı.

Lee, askeri güç bakımından dünyada beşinci sırada yer alan Güney Kore’nin savunmaya şimdiden Kuzey Kore’nin yıllık gayrisafi yurtiçi hasılasının (GSYİH) 1,4 katı kadar harcama yaptığını ve bu harcamaları GSYİH’nin yüzde 3,5’ine çıkarmayı planladığını kaydetti. Lee, bu adımın yarımadanın güvenliğini ülkenin kendi imkanlarıyla sağlamasına olanak tanıyacağını ve bunun Başkan Trump’ın tutumuyla tam uyum gösterdiğini dile getirdi.

ABD ile Güney Kore’nin her yıl düzenlediği ortak “Ulchi Özgürlük Kalkanı” tatbikatı 17 Ağustos’ta başladı ve 27 Ağustos’a kadar sürdü. Tatbikat, müttefiklerin savaşa hazırlık düzeyini artırmayı hedefleyen ortak operasyonları kapsadı.

Tatbikat başlamadan önce Kuzey Kore Merkezi Haber Ajansı (KCNA), manevraları “saldırgan” olarak niteleyen bir Kuzey Kore Dışişleri Bakanlığı temsilcisinin açıklamasını yayımladı.

Lee Jae-myung bu açıklamanın ardından Kuzey Kore’ye savaşı sona erdirme müzakerelerine başlama teklifinde bulundu. Lee ayrıca “istikrarsız ateşkes sistemini” bir barış düzeniyle değiştirmeye yönelik adımlar atma taahhüdü verdi. Kim Jong Un ise Güney Kore’yi “en düşman devlet” olarak tanımladı ve iki ülkenin birleşmesi ihtimalini dışladı.

Güney Kore’nin tarihi rakibi Kuzey Kore nükleer silaha sahip. Güney Kore Savunma Analiz Enstitüsünün geçen yılın kasım ayındaki değerlendirmelerine göre Kuzey Kore’nin elinde 150 adede kadar nükleer silah var ve bu sayı 2040 yılına kadar 400’ün üzerine çıkabilir.

Reuters’ın aktardığına göre, 28 Ağustos’ta Güney Koreli yetkililer, Güney Kore, Japonya ve ABD’nin, Kuzey Kore kaynaklı füze ve nükleer tehditlere karşı hazırlık düzeyini test etmek amacıyla 9-11 Eylül tarihleri arasında yıllık ortak askeri tatbikat Freedom Edge’i gerçekleştireceğini bildirdi.

Okumaya Devam Et

Asya

Çin-Nepal sınırında sel felaketi: 1.000’den fazla kişi kayıp

Yayınlanma

Çarşamba günü Çin-Nepal sınırındaki Gyirong Sınır Kapısı bölgesinde büyük bir çamur kayması ve ani sel meydana geldi. Felakette sınırın iki tarafında en az 160 kişi hayatını kaybederken, 1.000’den fazla kişi kayboldu. Arama çalışmaları sınırın her iki yanına genişletildi.

Şigatse belediye yönetiminin perşembe sabahı düzenlediği basın toplantısında paylaşılan son resmi bilgilere göre Çin tarafında üç kişinin öldüğü doğrulandı, 558 kişi ise hâlâ kayıp.

İki kişi sağ olarak kurtarıldı. Arama çalışmalarının genişletilmesiyle daha önce 265 olarak açıklanan kayıp sayısı yukarı yönlü revize edildi.

Çinli yetkililer, itfaiyeciler, askerler ve mühendislik ekipleri dahil 1.500’den fazla personeli bölgeye sevk etti. Başbakan Yardımcısı Zhang Guoqing de operasyonları yönetmek üzere olay yerine ulaştı.

Devlet yayıncısı CCTV’ye göre sınır kapısı yakınlarında bir heyelan set gölü oluştu ve bu durum kurtarma çalışmalarını zorlaştırıyor.

Nepal polisi ise çarşamba günü geç saatlerde 157 kişinin cesedine ulaşıldığını bildirdi.

Nepal Başbakanlık Ofisi’ne göre kayıp durumda olan 484 turist arasında en az 26 ülkeden 391 yabancı uyruklu bulunuyor. Bunların 142’si Hindistan, 47’si ABD, 34’ü Avustralya, 33’ü İngiltere ve 24’ü Kanada vatandaşı.

Nepal Turizm Kurulu Sözcüsü Sunil Sharma, Associated Press’e yaptığı açıklamada kayıp turistlerden 133’ünün Hintli hacı olduğunu söyledi.

Felaket, çarşamba günü saat 10.30 civarında Tibet’in Şigatse kentindeki Gyirong ilçesini vurdu ve Nepal tarafından kaynaklandı.

Bölge, Tibet’in kutsal Kailash Dağı ve Manasarovar Gölü’ne uzanan önemli bir hac güzergâhı üzerinde bulunuyor. Özellikle yılın bu yoğun döneminde Hindistan’dan ve diğer ülkelerden yüzlerce hacı bölgeyi ziyaret ediyor.

Nepalli yetkililerin ilk değerlendirmeleri, bir depremin bir buzulun alt bölümünde çökmeyi tetiklemiş olabileceğine ve bunun da yıkıcı sel sularını serbest bırakmış olabileceğine işaret etti.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English