Asya
Myanmar ordusu Rusya destekli liman projesi için harekete geçti

Myanmar ordusu, Rusya’nın desteğiyle canlandırılmaya çalışılan Dawei Özel Ekonomik Bölgesi sahasında kontrolü sağlamak için yüzlerce askerle geniş çaplı operasyon başlattı. Tayland sınırındaki bölgede yerel direniş güçleriyle şiddetli çatışmalar yaşanırken Malakka Boğazı’na stratejik alternatif sunan projede derin deniz limanı ve enerji tesisleri inşa edilmesi hedefleniyor.
Myanmar ordusu, Rusya’nın desteğiyle hayata geçirilmesi planlanan Dawei Özel Ekonomik Bölgesi (SEZ) arazisinde operasyon yürütmek üzere yüzlerce asker konuşlandırdı.
Yerel direniş güçleri ve aktivistlerin Reuters’a verdiği bilgilere göre bölgede ordu birlikleri ile silahlı muhalifler arasında çatışmalar patlak verdi.
Andaman Denizi kıyısında derin deniz limanı ve enerji santrali inşasının öngörüldüğü Dawei sahasındaki bu askeri harekat, Myanmar’daki askeri hükümetin projeyi yeniden canlandırmak için güç kullanmaya hazır olduğunu gösteren en somut adım olarak nitelendiriliyor.
Söz konusu ekonomik bölge, küresel deniz ticaretinin kilit noktalarından Malakka Boğazı’na stratejik bir alternatif olarak değerlendiriliyor.
Andaman Denizi kıyısında 196 kilometrekarelik bir alanı kapsayan Dawei Özel Ekonomik Bölgesi projesi bünyesinde gelecekte yüksek teknolojili sanayi alanları, ulaşım merkezleri, bilişim teknolojisi bölgeleri ve ihracata yönelik işleme tesislerinin kurulması hedefleniyor.
Ordu birlikleri, temmuz ayından bu yana Dawei’nin yer aldığı ve Tayland sınırında bulunan güneydeki Tanintharyi bölgesine yüzlerce asker sevk etti. Bu askeri sevkiyat, yerel direniş gruplarıyla doğrudan çatışmalara yol açtı.
Bölgedeki operasyonların sertleşmesi, Myanmar Silahlı Kuvvetleri Genelkurmay İkinci Başkanı Kyaw Swa Lin’in haziran ayı sonunda bölgeye yaptığı ziyaretin ardından geldi.
Kyaw Swa Lin, askerlere Dawei de dahil olmak üzere ülkedeki “stratejik projeleri” koruma çağrısında bulunmuştu. Bu ziyaretin ardından yaklaşık 700 askerden oluşan bir askeri konvoy bölgeye doğru ilerlemeye başladı.
Dawei Özel Ekonomik Bölgesi çevresinde yürütülen askeri operasyon hava kuvvetleri ve donanma unsurlarınca da destekleniyor.
İlk olarak 2008 yılında Tayland ile ortak girişim biçiminde başlatılan Dawei projesi, yerel halkın direnişi ve finansman yetersizliği sebebiyle 2013’te dondurulmuştu.
Myanmar’daki askeri hükümet, projeyi şimdilerde Rusya’nın desteğiyle yeniden faaliyete geçirmeye çalışıyor.
Myanmar askeri yönetimi, ordunun demokratik yollarla seçilmiş hükümeti devirdiği 1 Şubat 2021 tarihindeki askeri darbeden bu yana ortaya çıkan çok sayıda silahlı muhalif gruba karşı savaşıyor.
Cuntaya karşı, gölge Ulusal Birlik Hükümeti (NUG) bünyesinde faaliyet gösteren Halk Savunma Güçleri (PDF) ile etnik silahlı gruplar mücadele yürütüyor.
Myanmar’daki askeri yönetim, ülkede 4,5 yıl boyunca yürürlükte kalan olağanüstü hal uygulamasını 2025 yazında kaldırdı.
Çatışma ve olay izleme örgütü ACLED’in verilerine göre, ülkedeki iç savaş Temmuz 2026 itibarıyla yaklaşık 100 bin kişinin hayatını kaybetmesine ve 3,7 milyondan fazla sivilin yerinden edilmesine neden oldu.
Japon gazetesi Nikkei’nin temmuz ayı başındaki haberine göre Myanmar; Rusya, Çin ve Hindistan’ın katılımıyla topraklarındaki lojistik projeleri ve enerji altyapısını geliştirme çalışmalarına hız verdi.
Haberde, bu işbirliğinin Rusya açısından Güneydoğu Asya’da varlık göstermek adına önemli bir fırsat sunduğu kaydedildi.
Rusya ile Myanmar, Rus heyetinin Nepido’ya yaptığı resmi ziyaret sırasında, Şubat 2025’te Dawei Özel Ekonomik Bölgesi’ndeki yatırım işbirliğine ilişkin bir mutabakat zaptı imzaladı.
Rusya Ekonomik Kalkınma Bakanı Maksim Reşetnikov anlaşmaya ilişkin yaptığı açıklamada, “Mutabakat zaptının metni, Myanmar topraklarında Rus şirketleriyle ortaklaşa yürütülen birkaç büyük altyapı ve enerji projesinin temel parametrelerini içeriyor. Bunlar arasında bir liman, kömürle çalışan bir termik santral ve bir petrol rafinerisi inşası projeleri yer alıyor” ifadelerini kullandı.
Bu mutabakattan bir yıl sonra Rusya Güvenlik Konseyi Sekreteri Sergey Şoygu, Myanmar’a gerçekleştirdiği resmi ziyarette Myanmar lideri Min Aung Hlaing’e Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in iki ülke arasındaki işbirliğini her alanda derinleştirme kararlılığını teyit eden mesajını iletti.
Asya
Kuzey Kore’de lüks tüketim ve inşaat patlaması yaşanıyor

Kuzey Kore’nin başkenti Pyongyang’da Rusya ile derinleşen ilişkilerin ve ekonomik büyümenin etkisiyle lüks tüketime talep arttı. Ülke genelinde inşaat hamlesi hız kazanırken mağazalarda Batılı lüks markalar ve kayıt dışı IKEA ürünleri satılıyor. Ancak Financial Times gazetesine konuşan analistler, gelir artışına rağmen yapısal sorunların ve gıda yetersizliğinin sürdüğüne dikkat çekiyor.
Financial Times’ın haberine göre Kuzey Kore, analistlerin öncelikle Rusya ile derinleşen işbirliğine bağladığı belirgin bir inşaat ve tüketim patlaması yaşıyor.
Başkent Pyongyang’da son yıllarda yeni yerleşim bölgeleri, mağazalar ve eğlence merkezleri kuruldu. Büyük mağazalarda Omega marka saatler ve Chanel kozmetik ürünleri dahil olmak üzere lüks markalar satılırken alışveriş merkezlerinden birinde resmi olmayan bir IKEA mağazası faaliyet gösteriyor.
Şehirde ayrıca taksi çağırma ve QR kodla ödeme yapma imkanı sunan yaklaşık 500 dolar değerinde akıllı telefonlar bulunuyor.
Pyongyang’da altyapı alanında da gelişmeler yaşanıyor. Taksi çağırma hizmetleri, yeni mağazalar ve QR kodlu ödeme sistemlerinin yanı sıra internet kafeler ile BMW marka araçların da satın alınabildiği otomobil galerileri açıldı.
Güney Kore merkezli Kore Bankası (Bank of Korea), 1965 yılından bu yana düzenli resmi ekonomik veri açıklamayan Kuzey Kore’nin reel gayrisafi yurt içi hasılasının (GSYH) 2025 yılında yüzde 3,5 büyüdüğünü tahmin etti. Bu veriyle birlikte ülke ekonomisi üst üste üçüncü yılı da yüzde 3’ün üzerinde büyümeyle tamamladı.
Dış ticaret verileri de toparlanmaya işaret ediyor. Kore Bankası verilerine göre 2025 yılında ülkenin ithalatı yüzde 14 artışla 2,66 milyar dolara, ihracatı ise yüzde 30 yükselişle 470 milyon dolara ulaştı.
Stimson Center düşünce kuruluşunun verileri de ocak-mayıs döneminde Çin’e yapılan ihracatın yüzde 68 artarak 287 milyon dolara çıktığını gösterdi. Bu artıştaki temel payı volfram sevkiyatı oluşturdu.
Ülkenin bir diğer gelir kaynağı ise kripto para hırsızlıkları oldu. TRM Labs’in değerlendirmesine göre Kuzey Kore yönetimiyle bağlantılı korsanlar, 2026 yılının ilk yarısında 643 milyon dolarlık kripto para çaldı.
Buna karşın analistler, yaşanan ekonomik büyümenin Kuzey Kore ekonomisinde henüz köklü ve yapısal bir dönüşüm anlamına gelmediğini savunuyor.
Güney Kore Ulusal Güvenlik Stratejisi Enstitüsü’nün tahminlerine göre ülke, Rusya ile yürüttüğü işbirliği kapsamında Ağustos 2023 ile Aralık 2025 döneminde nakit para ve mal olarak 7,7 milyar dolar ile 14,4 milyar dolar arasında kaynak elde etti.
Ekonomik hareketlilik sürerken Kuzey Kore lideri Kim Jong-un, ekonomi üzerindeki devlet denetimini artırıyor. Salgın sonrasında devlet dağıtım sistemini güçlendirmeyi hedefleyen yönetim, kayıt dışı piyasalar ile özel ticaret üzerindeki kontrolleri genişletti.
Wall Street Journal haziran ayı başında yayımladığı haberde, uluslararası yaptırımlara rağmen yönetici elit tabakanın zenginleşmesini “dünyanın en şaşırtıcı ekonomik başarı hikayesi” olarak nitelendirmişti.
Gazete, ekonomik büyümeyi Pyongyang’ın enerji ve malzeme ithalatını artırmasını ve yaptırımların bir kısmını aşmasını sağlayan Rusya ve Çin desteğiyle ilişkilendirmişti.
Kuzey Kore’nin 2006 yılındaki ilk nükleer denemesinin ardından Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi tarafından uygulamaya konulan ve sonrasında defalarca genişletilen yaptırımlar; finansal varlıkları, ülkeye takım tezgahı, mineral, çelik ve demir sevkiyatını ve bazı malların ihracatını kısıtlıyor.
Kuzey Kore, uygulanan yaptırımları paravan şirketler, dost ülkelerdeki aracılar, korsanlar ve kripto paralar vasıtasıyla aşmayı öğrendi.
Rusya Dışişleri Bakanlığı 2023 yılında, yaptırımların farklı bir jeopolitik ortamda alındığını belirterek Moskova ve Pekin’in Kuzey Kore’ye yönelik yaptırımlardan vazgeçeceğini açıklamıştı.
Devlet Başkanı Vladimir Putin ise Rus tarafının Pyongyang ile askeri-teknik işbirliğine ilişkin yürürlükteki BM kısıtlamalarına uymayı sürdüreceğini ifade etmişti.
Bloomberg, 2025 yılındaki haberinde Kuzey Kore ekonomisinin 2024 yılında ağır sanayi, kimya sanayisi ve inşaat sektöründeki üretim artışının etkisiyle yüzde 3,7 büyüyerek 2016’dan bu yana en yüksek büyüme hızına ulaştığını bildirmişti.
Bununla birlikte Bloomberg, Kuzey Kore’nin yoksul bir ülke olmayı sürdürdüğünü vurgulamıştı. Ülkenin 2024 yılı gayrisafi milli geliri (GSMG) Güney Kore’nin yüzde 1,7’sine denk gelerek yaklaşık 33,3 milyar dolar, kişi başına düşen geliri ise Güney Kore seviyesinin yüzde 3,4’ü düzeyinde kalarak yaklaşık 1,24 bin dolar oldu.
Birleşmiş Milletler verilerine göre ise 26 milyonluk nüfusa sahip ülkenin yaklaşık yarısı yetersiz beslenme sorunu yaşıyor.
Asya
Çin ve Endonezya savunma ilişkilerini derinleştirme konusunda anlaştı

Çin ve Endonezya, üst düzey görüşmelerde ikili savunma bağlarını derinleştirme konusunda anlaştı.
Çin ve Endonezya, cuma günü Cakarta’da gerçekleştirilen üst düzey görüşmelerde askeri, denizcilik ve teknoloji alanlarındaki işbirliğini derinleştirme konusunda anlaşmaya vardı. Bu gelişme, ABD’nin Asya’daki güvenlik taahhütlerine ilişkin belirsizliğin yeniden arttığı bir dönemde Pekin’in bölgedeki etkisinin arttığına işaret ediyor.
Endonezya Savunma Bakanı Sjafrie Sjamsoeddin, Çinli mevkidaşı Dong Jun ile yaptığı görüşmenin ardından, iki ülkenin askeri kabiliyetlerini güçlendirmek amacıyla personel değişimlerini ve savunma sanayii işbirliğini artıracağını söyledi. Saatler sonra Dışişleri Bakanı Sugiono ile Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, Endonezya’nın önemli ihraç ürünleri için pazara erişimin genişletilmesi olanaklarını araştırma ve yapay zekâ, haberleşme uyduları, enerji ve mineraller alanındaki işbirliğini derinleştirme konusunda mutabık kaldı.
Wang, iki ülkenin balıkçılık alanındaki işbirliğini yeniden başlatacağını, Güney Çin Denizi’nde ortak kalkınmayı teşvik edeceğini ve bölgesel bir davranış kurallarına ilişkin müzakerelerin sonuçlandırılması için çalışacağını söyledi. Sugiono ise tarafların, sürdürülebilir finansman yöntemlerinden yararlanarak ve yolcu sayısını artırmaya yönelik çalışmalar yürüterek Cakarta-Bandung yüksek hızlı demiryolu projesini sürdürme konusunda da anlaştığını belirtti.
Görüşmeler, cuma günü ilerleyen saatlerde yapılması planlanan ikinci dışişleri ve savunma bakanları toplantısı, yani “2+2” diyaloğu öncesinde gerçekleşti. Bu temaslar, geçen yıl yaklaşık 155 milyar dolarlık ikili ticarete dayanan ilişkilere yeni bir stratejik boyut kazandırıyor. Aynı zamanda, Devlet Başkanı Prabowo Subianto’nun bölgede nüfuz için rekabet eden hem Pekin hem de Washington ile ilişkileri derinleştirme çabasını da ortaya koyuyor.
Endonezya ile ABD, nisan ayında askeri modernizasyon, eğitim, tatbikatlar ve operasyonel işbirliğini kapsayan “Büyük Savunma İşbirliği Ortaklığı”nı kurmuştu. Buna rağmen Asya’da birçok kişi, özellikle ABD Başkanı Donald Trump’ın Güney Kore ile yapılan tatbikatları ani bir kararla kısıtlamasının ardından Washington’ın bölgeye bağlılığını sorguluyor.
Endonezya’nın Çin ile yakınlaşması, Cakarta ile Pekin’in güvenlik ve denizcilik işbirliğini derinleştirme konusunda anlaştığı Nisan 2025’te Pekin’de gerçekleştirilen ilk 2+2 diyaloğunun da devamı niteliğinde. O görüşmelerde istihbarat paylaşımı, koordineli operasyonlar ve sahil güvenlik güçleri arasındaki bağların güçlendirilmesi de dahil olmak üzere çeşitli alanlarda anlaşmaya varılmıştı.
Dışişleri bakanları cuma günü ayrıca ilk Endonezya-Çin Kapsamlı Stratejik Diyaloğu’nu başlattı ve 2027-2031 dönemini kapsayacak beş yıllık bir eylem planına ilişkin görüşmeleri memnuniyetle karşıladı.
Çin, iki ülke arasındaki ortaklığın daha geniş bir stratejik rol üstlenmesini istiyor. Dong, ülkelerin Güneydoğu Asya Uluslar Birliği (ASEAN) çerçeveleri üzerinden güvenlik işbirliğini derinleştirmesi ve Küresel Güney ülkeleri arasındaki savunma ilişkilerine örnek teşkil etmesi gerektiğini söyledi. Eş zamanlı çeviriye göre Dong ayrıca taraflara “dış güçlerin kötü niyetlerini” boşa çıkarma çağrısında bulundu.
Çin ve Endonezya Tayvan’ın doğusunda deniz tatbikatı gerçekleştirecek
Güvenlik alanındaki yakınlaşma, Güney Çin Denizi konusunda iki ülke arasında uzun süredir devam eden görüş ayrılıklarına rağmen ilerliyor. Prabowo ile Çin Devlet Başkanı Xi Jinping arasında 2024 yılında yayımlanan ortak bildiride “örtüşen hak iddialarının bulunduğu bölgelerde ortak kalkınma” ifadesine yer verilmesi, Cakarta’nın Pekin’in geniş kapsamlı deniz yetki alanı iddialarına yönelik muhalefetini yumuşattığı yönünde yorumlanmıştı.
Savunma ilişkileri, silah tedariki alanına da daha fazla yayılabilir. Endonezya, Çin yapımı Chengdu J-10 savaş uçaklarını satın almayı değerlendiriyor ancak henüz herhangi bir sözleşme sonuçlandırılmış değil.
Ekonomik işbirliği ise ilişkilerin merkezindeki yerini koruyor. Sugiono, iki ülkenin yerel para birimleriyle yapılan işlemleri ve finansal işbirliğini güçlendirme konusunda anlaştığını söyledi. Wang ise Endonezya’nın Çinli şirketler için adil, şeffaf ve elverişli bir iş ortamı sağlamayı taahhüt ettiğini belirtti.
Bununla birlikte şirketler düzeyinde bazı gerilimler de yaşanıyor. Çinli şirketler, Endonezya’nın nikel sektöründeki daha sıkı politikalarının maliyetleri artırdığından ve yatırımları tehdit ettiğinden şikâyet ederken, Çin Büyükelçiliği söz konusu politika değişikliklerinin mevcut ve planlanan yaklaşık 50 milyar dolarlık yatırımı riske atabileceği uyarısında bulundu.
Malezya, ABD destekli Filipin askeri üssü konusunda endişeli
Asya
Politico: Asyalı müttefikler ABD şemsiyesinden uzaklaşma arayışında

ABD Başkanı Donald Trump’ın tatbikatları daraltma kararı ve Kuzey Kore ile temasları, Washington’ın Asyalı müttefiklerini savunma harcamalarını artırmaya ve yeni ortaklıklar aramaya itti. Bölge ülkeleri, uzun vadede Amerikan güvenlik şemsiyesine bağımlılığı azaltmayı ve askeri işbirliklerini çeşitlendirmeyi hedefliyor.
ABD Başkanı Donald Trump’ın Güney Kore ile düzenlenen ortak askeri tatbikatların kapsamını daraltacağını açıklaması ve Kuzey Kore lideri Kim Jong-un ile temaslarda bulunması, Washington’ın Asya’daki müttefiklerini savunma alanında ABD’ye olan bağımlılıklarını yeniden gözden geçirmeye, askeri harcamalarını artırmaya ve alternatif ortaklıklar kurmaya yöneltti.
Politico’ya konuşan Asyalı bir diplomat, “Amerikan savunma teknolojileri halen en iyisi. Bu sisteme halihazırda entegre olmuş ülkeler için uyumluluk ve bakım sorunları sebebiyle yön değiştirmek ya da çeşitlendirmeye gitmek ne makul ne de mantıklı” dedi.
Diplomat sözlerini şöyle sürdürdü: “Ancak imkanı olanların, uzun vadede ‘Amerikan şemsiyesine’ olan bağımlılığı azaltmak için kendi savunmalarına daha fazla yatırım yapacağını düşünüyorum.”
George W. Bush yönetiminde 2001-2005 yılları arasında ABD Savaş Bakanı’nın Avrupa ve NATO’dan Sorumlu Yardımcısı olarak görev yapan ve Asya ülkeleriyle düzenli temaslarını sürdüren Ian Brzezinski, yalnızca Güney Kore’de değil, tüm Hint-Pasifik bölgesinde ABD ile ilişkilerin istikrarının sorgulandığını kaydetti.
ABD Savaş Bakanı Pete Hegseth daha geçen aralık ayında Güney Kore’yi “özel muameleyi” hak eden “örnek bir müttefik” olarak nitelendirmişti.
Trump ise ağustos ayında Seul ile ortak tatbikatların kapsamının ciddi oranda daraltılacağını duyurdu.
Tatbikatların yüksek maliyetli olduğunu savunan Trump, bu faaliyetlerin Kuzey Kore’ye “tamamen yersiz ve düşmanca bir mesaj ilettiğini” belirtti.
ABD Başkanı bu kararını, Güney Kore’nin İran’ın nükleerden arındırılması çalışmalarında ABD’ye yardım etmeyi kısa süre önce reddetmesiyle de ilişkilendirdi. Trump, önceki gün de Kim Jong-un ile bu yıl içinde bir araya geleceğini ilan etti.
Güney Kore Dışişleri Bakanı Cho Hyun, parlamentoda yaptığı konuşmada hükümetin Trump’ın tatbikat kararı konusunda önceden bilgilendirilmediğini açıkladı.
Cho, Devlet Başkanı Lee Jae-myung’un müzakereler yoluyla ABD ile askeri işbirliğinin normal seyrini yeniden tesis etmeye çalıştığını ifade etti.
Ancak Politico’ya konuşan kaynak, Güney Kore’deki Amerikan kuvvetleri komutanlığı ile askeri yönetimin “şaşkınlık içinde olduğunu ve henüz somut bir planlarının bulunmadığını” aktardı.
Joe Biden yönetiminde Kuzey Kore ve bölgeye ilişkin dosyaları yöneten Jung Pak ise Lee’nin Afrika ülkeleri, Körfez devletleri ve Japonya ile temaslar yürüterek başka aktörlerle ortaklıklar kurma fırsatlarını araştırdığını söyledi.
Güney Kore Devlet Başkanı, Trump’ın tatbikatları azaltma kararını destekledi.
Asyalı bir diplomat, Asya’da konuşlu yegane Amerikan uçak gemisinin Ortadoğu’ya gönderilmesinin ardından müttefiklerin Washington’ın “vaat edilen düzeydeki askeri varlığını sürdürme” kabiliyetini sorgulamaya başladığını ifade etti.
Yetkililerden biri, Asya ülkelerinin savunma kabiliyetlerini güvenceye almak için hava ve füze savunma sistemlerine yatırım yapma, askeri tesisleri saldırılara karşı güçlendirme ve Avustralya ile Avrupa ülkelerinin silahlı kuvvetleriyle işbirliğini genişletme imkanlarına sahip olduğunu belirtti.
Japonya’nın Washington Büyükelçiliği’nin eski siyasi işler özel danışmanı Yuki Tatsumi konuya ilişkin şu değerlendirmede bulundu:
“Tokyo, ABD-Japonya ittifakının kendi savunma politikasının temel taşı olduğunu savunuyor; ancak bu yaklaşım pratikte içi boş bir söyleme dönüştü. Japonya, Washington’ın bölge güvenliğini sağlama konusundaki uzun vadeli taahhütlerinden ciddi endişe duyan ABD müttefikleri koalisyonunda liderlik rolünü giderek daha fazla üstleniyor.”
Biden yönetiminde ABD’nin Çin Büyükelçisi olarak görev yapan Nicholas Burns ise Pekin’in uzun süredir ABD ile bölgedeki en önemli iki müttefiki olan Güney Kore ve Japonya’nın “arasını açmak” için fırsat kolladığını vurguladı.
Burns, “Başkanın Güney Kore yönetimine yönelik eleştirileri, [Çin Dışişleri Bakanı] Wang Yi’ye Washington ile Seul arasındaki ayrışmayı daha da derinleştirme şansı veriyor” dedi.
Ortadoğu2 hafta önceMısır, üçlü pakta neden katılmadı?
Dünya Basını1 hafta önceThe Jerusalem Post: Suudi Arabistan-Türkiye-Pakistan savunma anlaşması İsrail’e tehdit
Görüş2 hafta önceTürkiye ve İsrail ilişkilerinin geleceği
Dünya Basını2 hafta önceForeign Affairs: Amerika Ortadoğu’dan Vazgeçmeli
Diplomasi1 hafta önce‘İslami NATO’ mu? Yeni savunma paktı Hindistan’ı neden tedirgin ediyor?
Diplomasi2 hafta önceUkrayna, Türkiye’den 70 ATACMS ve diğer ABD menşeli silah satın aldı
Rusya2 hafta önceRusya, yolları insansız hava aracı saldırılarına karşı koruyacak
Rusya4 gün önceDört AB ülkesi daha Rus pasaportlarına kısıtlama getiriyor








