Bizi Takip Edin

Rusya

Rusya’da üç bölgede yakıt satışlarına sınırlama

Yayınlanma

Ukrayna’ya ait insansız hava araçlarının Rus petrol rafinerilerini hedef almasının ardından Rusya genelinde yakıt krizi derinleşiyor. Üç bölgede yüksek alarm durumuna geçilirken, ülke genelinde 40 bölgede akaryakıt satışlarına sınırlama getirildi.

Ukrayna insansız hava araçlarının petrol rafinerilerine düzenlediği saldırıların ardından ortaya çıkan akaryakıt krizinin gölgesinde, Rusya’nın çeşitli bölgelerinde yüksek alarm durumuna geçilmeye başladı.

Yakıt sıkıntısıyla mücadele kapsamında ilk olarak 25 Haziran günü Transbaykal Krayı idaresi bu yönde bir karar alarak bireysel tüketicilere benzin satışını araç başına 15 litreyle sınırlandırdı.

Benzer bir adım 28 Haziran günü İrkutsk Oblastı tarafından atıldı. İrkutsk Valisi İgor Kobzev, kararın gerekçesini açıklarken “Bu uygulama, acil bir durumun önüne geçebilmek adına atılması zorunlu bir adımdır” ifadesini kullandı.

Bölgedeki devlet kontrolündeki Rosneft istasyonlarında araç başına 50 litrelik benzin sınırı getirilirken, diğer özel akaryakıt istasyonlarına da kendi bünyelerinde daha katı kısıtlamalar uygulama yetkisi tanındı.

Bu tedbirlerin ardından 30 Haziran günü Penza Oblastı Valisi Oleg Melniçenko da bölgede yüksek alarm durumuna geçildiğini bildirdi.

Melniçenko, kararın amacını “Temel hedefimiz, yakıt ve enerji sektörü de dahil olmak üzere acil müdahale ekiplerinin ve sosyal açıdan kritik öneme sahip tesislerin kesintisiz çalışmasını güvence altına almaktır” sözleriyle aktardı.

Penza Oblastı sınırları içerisinde 23 Haziran tarihinden bu yana araç başına en fazla 100 litre benzin ve en fazla 200 litre dizel yakıt alınmasına izin veriliyor.

Rusya yasalarına göre yüksek alarm durumu ilanı, diğer tedbirlerin yanı sıra seçimlerin ertelenmesine de olanak tanıyor. Daha önce Rusya güvenlik birimlerinin, Devlet Başkanı Vladimir Putin’i parlamento seçimlerini ertelemesi yönünde ikna etmeye çalıştığı belirtiliyordu.

Rusya hükümetinden rafineri saldırıları sonrası düşük standartlı yakıt adımı

Ancak Putin, seçimlerin yapılmasına ilişkin kararnameyi imzalamış ve iktidardaki Birleşik Rusya Partisinin kongresinde oylamanın eylül ayı sonunda gerçekleştirileceğini açıklamıştı.

Haziran ayı sonu itibarıyla Rusya genelindeki 40 bölgede akaryakıt dağıtımına yönelik kısmi ya da tam kısıtlamalar resmen yürürlüğe girdi.

Yakıt yetersizliğinden etkilenen bölge sayısının ise 80’i aştığı bildiriliyor. Bu gelişmeler üzerine Rusya hükümeti benzin ithalatını artırma kararı alırken, çevre standartları daha düşük olan Euro-2, Euro-3 ve Euro-4 sınıfı yakıtların üretimine yeniden izin verilmesini tartışmaya açtı.

Rusya genelinde Euro-2 sınıfı yakıt satışı 2013 yılından bu yana yasaklanmış durumda bulunuyor ve bu yakıtın modern otomobillerin motor aksamı için risk teşkil edebileceği belirtiliyor.

Ukrayna ordusu, bahar aylarında Rus petrol rafinerilerine yönelik hava saldırılarını yoğunlaştırmış ve mayıs ayında 16 tesisi hedef alarak tarihinin en yüksek saldırı sayısına ulaşmıştı.

Bu saldırılar neticesinde Rusya’nın günlük benzin üretimi yüzde 25 oranında gerileyerek 85 bin tona düştü. Rusya ekonomisinin yaz aylarındaki günlük benzin tüketim ihtiyacı ise ortalama 110 bin ton seviyesinde seyrediyor.

Enerji sektörü analiz kuruluşu Energy Intelligence uzmanları konuya ilişkin değerlendirmelerinde “Ukrayna’nın Rus enerji sektörünü hedef alan operasyonları büyük çaplı hasara yol açtı ve bu durum ülkeyi tarihinin en ağır yakıt krizine doğru sürüklüyor” tespitinde bulundu.

Rusya

Rusya’dan CIA Direktörü Ratcliffe’in ziyaretinin ardından kıtalararası balistik füze testi

Yayınlanma

Rusya Savunma Bakanlığı, stratejik füze kuvvetlerinin kıtalararası balistik füze ile başarılı bir eğitim atışı gerçekleştirdiğini duyurdu. Arhangelsk bölgesindeki Plesetsk Uzay Üssü’nden fırlatılan katı yakıtlı füzenin harp başlıkları Kamçatka’daki hedefe ulaştı. Denemenin, CIA Direktörü John Ratcliffe’in Moskova’ya yaptığı sürpriz ziyaretin hemen ardından gelmesi dikkat çekti.

Rusya Federasyonu Silahlı Kuvvetleri Stratejik Füze Kuvvetleri cuma günü kıtalararası balistik füze ile bir eğitim ve muharebe atışı gerçekleştirdi.

RBK’nın aktardığı Rusya Savunma Bakanlığı açıklamasına göre fırlatma, füzenin teknik ve uçuş özelliklerinin teyit edilmesi amacıyla Arhangelsk bölgesinde bulunan Plesetsk Uzay Üssü’nden yapıldı.

Tatbikatta aynı zamanda mobil kara tabanlı füze sistemi bataryasının uzak bir bölgeye intikali ile fırlatma hazırlıkları ve atış süreci uygulandı.

Savunma Bakanlığı, tatbikatın başarıyla tamamlandığını ve harp başlıklarının Kamçatka’daki Kura poligonunda belirlenen hedefe ulaştığını bildirdi. Bakanlık test edilen füzenin adını açıklamazken yalnızca “katı yakıtlı” olduğunu belirtti.

Bu sınıfta yer alan ve 10 bin 500 kilometre menzile sahip Topol ve Yars füzeleri ABD topraklarına ulaşabilme kapasitesine sahip. Topol füzeleri 800 kilotonluk tek bir harp başlığı taşırken, Yars füzeleri her biri 250 kilotonluk dört harp başlığı bulunduruyor.

Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü (SIPRI) verilerine göre Rusya’nın envanterinde her iki sınıftan 78’i Topol, 193’ü Yars olmak üzere toplam 271 füze yer alıyor. Bu füzeler, Rusya’nın toplam 321 füzeden oluşan ve ülkenin tüm stratejik nükleer füzelerinin yüzde 56’sını kapsayan kara konuşlu cephaneliğinin temelini oluşturuyor.

CIA Direktörünün Moskova ziyaretinin ardından geldi

Stratejik Füze Kuvvetlerinin gerçekleştirdiği füze atışı, ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) Direktörü John Ratcliffe’in Moskova’ya gerçekleştirdiği sürpriz ve önceden duyurulmamış ziyaretin üç gün sonrasında düzenlendi.

The Wall Street Journal’a konuşan kaynaklar, ziyaretin amacının Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’i NATO ile olası bir gerilimi tırmandırmaması, ayrıca Rusya ile sınırı bulunan Estonya, Letonya ve Litvanya’ya yönelik saldırgan eylemlerden kaçınması konusunda uyarmak olduğunu bildirdi.

The New York Times’a konuşan kaynaklar ise Ratcliffe’in Rusya Federal Güvenlik Servisi (FSB) Direktörü Aleksandr Bortnikov ile görüştüğünü belirtti. Ratcliffe’in bu görüşmede Rus ekonomisinin geleceğine ve Rus ordusunun cephedeki durumuna ilişkin “karanlık” bir değerlendirme sunduğu aktarıldı.

Gazeteye konuşan yetkililere göre Donald Trump, eski bir istihbaratçı olan Putin’in geleneksel diplomatik kanallarla iletilen sinyallere kıyasla bu rapora daha ciddi yaklaşacağı beklentisiyle Ratcliffe’i Moskova’ya bizzat gönderdi.

Bloomberg’e konuşan Kremlin’e yakın kaynaklar ise Putin’in ekonomik zorluklara ve Ukrayna Silahlı Kuvvetlerinin Rus topraklarına yönelik uzun menzilli saldırılarına rağmen Ukrayna konusunda taviz vermeye yanaşmadığını ve askeri operasyonları tırmandırmayı planladığını savundu.

Habere göre Rus liderin çevresindeki yetkililer arasında, Putin’in en nihayetinde taktik nükleer silahlara başvurabileceğine inananların sayısı artıyor.

SIPRI verileri, Rusya’nın 1816 adetle dünyanın en büyük taktik nükleer harp başlığı cephaneliğine sahip olduğunu ortaya koyuyor; ABD’de ise bu sayı 200 olarak kaydediliyor.

Rusya’nın envanterinde yer alan 150 adet İskender füze sistemi, 10 ila 100 kiloton kapasiteli harp başlıkları taşıyabiliyor.

Okumaya Devam Et

Rusya

Rusal yıllık 800 milyon dolarlık zarar nedeniyle dört fabrikasını kapatıyor

Yayınlanma

Rus alüminyum üreticisi Rusal, yıllık 800 milyon dolar zarar getiren dört boksit ve alümina tesisini geçici olarak kapatmayı planlıyor. Kararın tek sanayili kentlerde istihdam kaybına yol açabileceği belirtilirken şirket hükümetten destek talep ediyor.

Rus milyarder Oleg Deripaska tarafından kurulan alüminyum üreticisi Rusal, bünyesindeki dört boksit ve alümina tesisinde üretimi geçici olarak durdurmayı planlıyor. Şirket verilerine göre söz konusu işletmeler Rusal’a yıllık 800 milyon dolar zarar getiriyor.

Kommersant gazetesinin kaynaklara dayandırdığı haberine göre şirket, tesislerin geçici olarak korumaya alınması planını Rusya Başbakanı Mihail Mişustin’e bildirdi. Olası kapatma kararının Pikalevo Alümina Fabrikası, Severouralsk Boksit Madeni ile Bogoslovsk ve Ural alümina fabrikalarını kapsaması bekleniyor.

Pikalevo, Bogoslovsk ve Ural fabrikaları 2025 yılında 2,1 milyon ton alümina üreterek şirketin bu hammaddedeki toplam üretiminin yaklaşık yüzde 30,7’sini karşıladı. Bu tesislerde hammadde işlemeden kaynaklanan zararın üretilen her bir ton alüminyum başına 400 dolar düzeyinde olduğu hesaplanıyor.

Kommersant’a konuşan metalurji sektörü kaynakları, temel riskin söz konusu işletmelerin yer aldığı tek sanayili şehirlerde yaşanabilecek işten çıkarmalar olduğuna dikkat çekiyor.

Rusal, planlanan üretim durdurma kararı nedeniyle hükümetten hem bölgelere yönelik destek hem de tesislerin modernizasyonu için finansal katkı talep etti. Sosyo-ekonomik sonuçları en aza indirme taahhüdünde bulunan Rusal, konuya ilişkin resmi bir yorum yapmadı.

T-Investitsii kıdemli analisti Ahmed Aliyev, işletmelerin tamamen durdurulması halinde Rusal’ın hammaddeyi dış pazarlardan temin etme yoluna gidebileceğini ve mevcut düşük alümina fiyatları dikkate alındığında bunun daha karlı olacağını ifade etti.

Rusal, 2025 yılı sonuçlarına göre gelirini yüzde 22,6 artırarak 14,81 milyar dolara yükseltmesine rağmen 455 milyon dolar net zarar açıkladı. Şirketin 2026 yılının ilk altı ayındaki net karı ise bir önceki yılın aynı dönemindeki 87 milyon dolarlık zarara kıyasla 419 milyon dolar olarak gerçekleşti.

Buna karşın şirket hissedarlarına gelir sağlamamaya devam ediyor. Hissedarlar 26 Haziran’da, 2025 yılı sonuçlarına göre temettü dağıtılmaması yönündeki kararı onayladı. Şirket ortakları en son 2022 yılının ilk yarısı için temettü almıştı.

Metalurji sektöründe maliyet kısıtlamaları

Gelirlerde yaşanan sıkıntılar sektördeki diğer metalurji şirketlerini de harcamalarını kısmaya yöneltti. Milyarder Aleksey Mordaşov, mayıs ayında yaptığı açıklamada sahibi olduğu Severstal şirketinin işe alımları durdurduğunu ve sektördeki kriz nedeniyle işten çıkarma olasılığını değerlendirdiğini duyurmuştu.

Mordaşov, şirketin bu yılki yatırım programını yüzde 24 oranında daralttığını, gelecek yıl ise harcamalarda daha sert kesintilere gitmeyi planladığını belirterek negatif nakit akışıyla karşı karşıya kaldıklarını kaydetmişti.

Çin dışındaki en büyük alüminyum üreticisi konumundaki Rusal’ın yüzde 56,88’i En+ grubuna ait. Oleg Deripaska ise şirketteki oy hakkına sahip hisselerin yüzde 35’ini kontrol ediyor.

2025 verilerine göre küresel alüminyum üretiminin yüzde 5,3’ünü, alümina üretiminin ise yüzde 4,7’sini Rusal gerçekleştirdi.

Şirketin Rusya, İrlanda, İtalya, Gine ve Jamaika’da 11 alümina tesisi bulunuyor. Rusal ayrıca Çin’deki Wenfeng fabrikasında yüzde 30, Hindistan’daki Pioneer fabrikasında yüzde 26 ve Avustralya’daki QAL fabrikasında yüzde 20 hisseye sahip.

Okumaya Devam Et

Rusya

Lavrov, CIA Direktörü Ratcliffe’in Moskova ziyaretini değerlendirdi

Yayınlanma

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, CIA Direktörü John Ratcliffe’in Moskova ziyaretine ilişkin açıklamalarda bulunarak istihbarat servislerinin kendi kuralları çerçevesinde temas kurduğunu söyledi. Ratcliffe’in Rus mevkidaşı Sergey Narışkin ile gerçekleştirdiği görüşme Washington ve Moskova tarafından çalışma ziyareti olarak nitelendirilirken, NATO konusundaki uyarı iddiaları yalanlandı.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, RBK meda kuruluşuna verdiği mülakatta, ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) Direktörü John Ratcliffe’in 25 Ağustos’ta Moskova’ya gerçekleştirdiği ziyareti değerlendirdi.

Amerikan basınında yer alan iddiaları yorumlayan Lavrov, istihbarat servislerinin işbirliği kurallarına dikkati çekerek “Biliyorsunuz, ben orada değildim. Bütün dünyada olduğu gibi bizde de özel servislerin birbirleriyle etkileşim kurduğu kurallar vardır. Bunda olağandışı bir durum yok ve bu çalışmaları sessizlik içinde yürütmelerinde de şaşılacak bir şey bulunmuyor. Biz de diplomaside büyük ölçüde sessiz çalışıyoruz. Ancak diplomatlar gelenekleri ve mesleklerinin gereği olarak bir şeyler anlatmak zorundadır” ifadelerini kullandı.

Lavrov, diplomaside ve müzakerelerde henüz üzerinde çalışılan, olası uzlaşı ve tavizleri riske atmamak adına hassas ayrıntıların kamuoyuna açıklanmadığını vurguladı.

Ratcliffe’in yanı sıra Vatikan Devletler ve Uluslararası Örgütlerle İlişkiler Sekreteri Başpiskopos Paul Richard Gallagher’ın ziyaretine de değinen Lavrov, her iki temasın da Moskova’ya gelen tarafların doğrudan görüşme isteğinden kaynaklandığını kaydetti.

Öte yandan The Wall Street Journal gazetesi, ABD’li yetkililere dayandırdığı haberinde Ratcliffe’in Moskova’ya bizzat ABD Başkanı Donald Trump tarafından gönderildiğini yazdı.

Haberde, görevin son derece hassas olması nedeniyle Beyaz Saray’daki bazı üst düzey yetkililerin dahi seyahatten önceden haberdar edilmediği aktarıldı.

Ratcliffe’in Letonya’dan ABD’ye ait bir C-17 askeri nakliye uçağıyla Moskova’ya geçtiği, temasın duyulmasının ardından Avrupalı yetkililerin alelacele bilgi edinmeye çalıştığı kaydedildi.

Amerikan basınında, Ratcliffe’in Moskova’ya Rusya’yı NATO ülkelerine, özellikle Estonya, Letonya ve Litvanya’ya yönelik gerilimi tırmandırmaması konusunda uyarmak amacıyla gittiği iddiaları yer aldı.

Politico da CIA Direktörünün Moskova’ya ittifak üyelerine yönelik olası adımlar konusunda uyarı ilettiğini yazdı.

ABD Başkanı Donald Trump ise bu iddiaları reddederek seyahati “yarı rutin” bir çalışma ziyareti olarak tanımladı. Trump, Ratcliffe’in Moskova’ya herhangi bir uyarı mesajı iletmediğini belirterek “Hiçbir mesaj verilmedi ve olağandışı bir şey yaşanmadı” dedi.

Ratcliffe’in Rusya Dış İstihbarat Servisi (SVR) Direktörü Sergey Narışkin ile altı ayda bir veya yılda bir görüştüğünü ve ikili arasında çok iyi ilişkiler bulunduğunu kaydeden Trump, Rusya’nın NATO’ya saldıracağı yönündeki kaygılara katılmadığını ifade etti.

Rusya Dış İstihbarat Servisi Başkanı Sergey Narışkin de Ratcliffe ile Moskova’da görüştüğünü doğruladı. Dünyanın tüm kıtalarından istihbarat başkanlarıyla neredeyse her hafta bir araya geldiğini belirten Narışkin, “Dolayısıyla John Ratcliffe ile gerçekleşen görüşme de bir çalışma formatıydı” açıklamasını yaptı.

Narışkin, görüşmede doğrudan özel servislerin yetki alanındaki konuların ele alındığını bildirdi.

Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov ise temasın istihbarat birimleri hattında gerçekleştiğini, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Ratcliffe ile görüşmediğini ancak gelişmelerin derhal Putin’e rapor edildiğini duyurdu.

Peskov, Batı basınında çıkan haberleri “asılsız iddialar” ve “gerçekliğin çarpıtılması” olarak nitelendirdi. Putin’in daha önce dile getirdiği ifadelere atıfta bulunan Rus yetkililer, Moskova’nın NATO ülkeleriyle savaşmak için jeopolitik, ekonomik, siyasi ya da askeri hiçbir gerekçesi ve çıkarı bulunmadığını vurguladı.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English